İçeriğe atla

Karadut Mevkii

Düz yerleşme
Adı:Karadut Mevkii
il:Adıyaman
İlçe:Samsat
Köy:Hardiyan
Türü:Düz yerleşme
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi:Kazı

Karadut Mevkii, Adıyaman il merkezinin güneydoğusunda, Samsat İlçesi'nden 10 km. Gritille'den 2 km. mesafede, Fırat kıyısında yer alan bir düz yerleşmedir. İki hektarlık bir alanı kaplayan yerleşme günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmıştır.[1]

Kazılar

Yerleşme 1977 yılında Mehmet Özdoğan başkanlığında, Atatürk Barajı suları altında kalacak yerleşmelerin belirlenmesi amacıyla yürütülen araştırmalar sırasında saptanmıştır. Daha sonra Gritille kazı ekibince de incelenmiştir. Kazı çalışmaları ise 1984 yılında Gritille Projesi çerçevesinde Schwartz başkanlığında kısa süreli olarak yapılmıştır.[1]

Buluntular

Altı açmada yürütülen kazı çalışmalarında mimari kalıntılara ulaşılamamıştır. Yapı ögeleri olarak saptanabilen sadece ana toprak içine açılmış çukurlar ve çok sayıda çanak çömlek buluntusu veren yüzeylerdir.[1]

Çanak çömlek buluntuları üç grupta değerlendirilmiştir. Bunlar saman yüzlüler, basit yalın mallar ve el yapımı, kum katkılı mallardır. Saman yüzlü mallar en yoğun ele geçen mal grubudur ve % 74'ü oluşturur. Yüzey renkleri çoğunda açık pembemsi devetüyüdür. Diğer renk kahverengi ve açık sarı devetüyüdür. Çoğu el yapımı olmakla birlikte bazılarının yavaş dönen çarkta yapıldığı anlaşılmaktadır. Çark yapımı kaseler ve kalıpta yapılmış devrik ağızlı kaseler dışında en sık görülen biçimler omurgalı kaseler, dışa açılan kenarlı kaplar ile uzun ve kısa boyunlu çömleklerdir. Bazı örneklerde tırnak izi bezekleri ve çıkıntılar görülmektedir.[1]

Basit yalın mallar ele geçen çanak çömlek buluntularının % 24'ünü oluşturmaktadır. Yüzey renkleri çoğunlukla açık sarı devetüyüdür. Açık pembe ya da kahverengimsi devetüyü yüzey renkleri de görülmektedir. İnce kum katkılı bu malların hemen hepsi çark yapımıdır. Biçim olarak açık kaseler, dışa dönük ağızlı kaplar, uzun boyunlu çömlekler ile s profilli kaseler görülür. Bezeme olarak tarak bezemeden, kazı bezemeden, saklı astar bezemeden, boya bezemeden ve kazı çentikli bezemeden söz edilmektedir.[1]

El yapımı, kum katkılı mallar ise yapım ve renk açısından saman yüzlü mallara benzemektedir. Biçim olarak küresel çömlekler görülür.[1]

Değerlendirme

Karadut Mevkii yerleşmesinde ele geçen buluntulara dayanılarak yerleşmenin geçici bir kamp yeri ya da üst tabakasının tümüyle tahrip olduğu ileri sürülmektedir.[1]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g "TAY –- Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ekim 2012. 

İlgili Araştırma Makaleleri

Fatmalı Kalecik Höyüğü, Keban Baraj Gölü altında kalmadan önce, Elazığ İl merkezinin yaklaşık 32 km. kuzeybatısında Fatmalı Köyü'nün 4 km. güney-güneydoğusunda bulunan bir höyüktür. Tepenin 60 metre çapında ve 2 metre yükseklikte olduğu belirtilmektedir.

Karavelyan Höyüğü, Diyarbakır'ın doğusunda, Bismil İlçesi'nin 13 km. doğusunda, Bismil'in Tepe Beldesi, Merdan Köyü'nün yaklaşık 2 km. batısında, Karavelyan Düzünün kuzeydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Arkeoloji yazınında Karavelyan Tarlası 2 olarak da geçmektedir. Höyüğün çok yakınında Çeltikdüzü olarak bilinen bataklık bir alan vardır. Birbirine yakın iki hafif yüksek iki düzlük, yöre halkı tarafından Karavelyan ve Hınçıka olarak adlandırılır. Bu iki düzlükten batıdaki Karavenyan, devlet haritalarında Karaveyan Düzü olarak geçer. Tepe, 75 metre çapında olup 1-2 metre yüksekliktedir. Dicle'nin güney, Savur Çayı'nın batı kıyısındadır. Çevre, birikinti sekileri, yaz kış akan akarsularla verimli topraklara sahip olduğu gibi hayvancılık için uygun otlak alanları vermektedir. Yerleşme yeri olarak seçilmesinde bu çevresel özelliklerin belirleyici olduğu düşünülmektedir. Çok küçük bir höyük olup bir Halaf yerleşmesidir. Hınçıka Höyük yüzey araştırmalarında ulaşılan buluntulardan, Höyük'ün Orta Asur ve Geç Asur Dönemleri'nde iskan edildiği anlaşılmaktadır. Karavelyan Höyük'te iskanın MÖ 5700 yıllarında başladığı ileri sürülmektedir. Yerleşimin Halaf Dönemi'nden sonra terk edildiği, Orta Asur Dönemi'nde ise Karavelyan'ın değil 100 metre doğudaki Hınçıka Höyük'e yerleşildiği belirtilmektedir.

Girharrin Höyüğü, Mardin il merkezinin 11 km. güney-güneydoğusunda, Mardin - Nusaybin karayolunun hemen batısında, eski adı Girharrin olan Ortaköy Köyü'nün ortasında yer alan bir höyüktür. Bazı kaynaklarda Gülharrin olarak geçmektedir. Tepe, teraslarıyla birlikte 400 x 300 metre boyutlarında ve 40 metre yüksekliktedir. Navala Kutte Vadisi'nde yer alan ve Riji Deresi'nin batı tarafında olan höyük, bu vadinin kuzeydoğu yönünde doğal bir geçit sağlamaktadır. Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda Kültepe Karum'a uzanan ve Kral Yolu olarak bilinen ana ticaret hattının yerleşimden geçtiği bilinmektedir. Tepenin ve köyün eski adı olan Girharrin'in, gir (tepe) ve harrin (yol) sözcüklerine dayandığı ileri sürülmektedir. Diğer yandan Asur belgelerinde adı Huzirina olarak geçen kentin burası olduğu düşünülmektedir.

Araptepe Höyüğü, İzmir İl merkezinin kuzeyinde, Menemen İlçesi'nin yaklaşık olarak 13 km. kuzeybatısında, Eski Foça'ya giden yol üzerinde yer alan bir höyüktür. Helvacı Höyücek Höyüğü'nün 2 km. kadar batısında, Bekirler Düz Yerleşmesi'nin 500-600 metre kuzeyindedir. Helvacı Köyü'nün batısındadır. Helvacı Ovası'ndaki yerleşme, daha çok dağlara yakındır.

Çakal, Adıyaman il merkezinin 11 km. güneybatısında, Çakal Köyü'nde yer alan bir düz yerleşmedir. Çakal Deresi'nin oluşturduğu dar bir vadi olan Çakal Vadisi'nin doğu yamacındadır.

Abdullahın Düzü, Diyarbakır il merkezinin doğusunda Bismil - Batman arasında, Yukarısalat - Salat köyleri arasında yer alan bir höyüktür. Aşağı Salat Höyüğü'nün 1,5 km. güneydoğusundadır. Dicle Nehri'nin kuzey, Salat Çayı'nın doğu kıyısındadır. Tepe, 100 metre çapında, 1-2 metre yüksekliktedir. Tarım faaliyetleri dolayısıyla bir miktar tahribat olduğu izlenmektedir. Yüzey buluntularına göre 1-2 hektarlık alana yayılmış küçük bir yerleşmedir.

Aharköy Höyük, Bilecik il merkezinin güneydoğusunda, eski adı Aharköy olan Yeşilyurt Köy'nün 2 km kadar güneybatısında yer alan bir höyüktür. Tepe, 100 metre çapında olup 4-5 metre yüksekliktedir. Bölgenin küçük höyüklerinden biridir. Bazı arkeolojik kaynaklarda Sarıket Mezarlığı olarak geçen Demircihöyük'ün 5 km kuzeyindedir. Doğalgaz hattı döşenmesi sırasında Höyük'ün batı kesimi kısmen tahrip edilmiştir.

Bahçetepe Höyüğü, Aydın il merkezinin doğusunda, Sultanhisar İlçesinin 5 km. batısında yer alan bir höyüktür. Ova seviyesinden 8 metre yükseklikte oval bir tepedir. Çiftekahveler yol ayrımında Ayrancılar Mevkii'ndedir. Höyüğün güneyi, doğu batı yönünde uzanan İzmir – Aydın Demiryolu tarafından kesilmiştir. Üzerinde günümüzde harap durumda bir bağ evi bulunmaktadır. Batı tarafından da toprak çekilmiş olduğu belirtilmektedir. Tüm bunlara ilaveten yıllardır yürütülen tarımsal faaliyetler ve kaçak kazılar yüzünden tahrip olmuştur. Büyük Menderes Ovası'nda, nehrin kuzeyinde, Aydın Dağları'nın güneyinde yer almaktadır.

Söğüt Tarlası 2, Şanlıurfa il merkezinin 35 km. kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin 2 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Buluntu dağılımına göre yerleşme 90 x 50 metrelik bir alana yayılmış olup tepenin yüksekliği 2-3 metre kadardır. Hemen kuzeybatısında bir göl bulunmaktadır.

Sürük Mevkii, Adıyaman il merkezinin güneyinde, eski Samsat İlçesi'nin kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Yerleşme günümüzde Atatürk Barajı suları altında kalmıştır. Buluntu dağılımına göre 130 x 90 metre boyutlarındadır. Gritille'ye 2 km. mesafededir.

Girik Tepe, Adıyaman il merkezinin güneyinde, Karababa Dağı'nın kuzeybatısında, Bebek Köyü'nün 3,3 km. güneybatısına düşen bir höyüktür. Fırat Vadisi'ne uzanan dar bir vadinin kuzey kesiminde yer almaktadır.

Kumartepe, Şanlıurfa il merkezinin 1,5 km kuzeybatısında, Bozova İlçesi'nin kuzeydoğusunda, İğdeli Köyü'nün kuzeyinde yer alan bir düz yerleşmedir. Günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmıştır. Barajın yapımından önce Fırat'ın güney kıyısında, İncesu Vadisi ile Fırat Vadisi'nin birleştiği yerdeydi.

Orman Fidanlığı, Eskişehir il merkezinin 5–6 km. güneybatısında, Eskişehir Belediyesi'nin Orman Fidanlığı içinde yer alan bir düz yerleşmedir. Yerleşme Yukarı Porsuk Çayı Vadisi'ni kuzey tarafından çeviren ve Karabayırlar olarak bilinen tepelerin vadiye bakan yamacındadır. Yukarı Porsuk Vadisi'yle Eskişehir Ovası'nın birleştiği yerdedir.

Akmakca, Kütahya il merkezinin güneybatısında, 1970 depreminden sonra terk edilmiş olan Dayınlar Köyü'nün aşağı yamacında yer alan bir düz yerleşmedir. Yerel adı Akmakca Mevkii olmasından dolayı bu ad verilmiştir. Yerleşmenin 100 metre çapında bir alana yayılmış olduğu belirtilmektedir.

Fındık Kayabaşı, Kütahya il merkezinin kuzeydoğusunda, Sabuncupınar İlçesi'ne bağlı Fındıkköy Köyü'nün 3 km kadar kuzeydoğusunda yer alan bir düz yerleşmedir. Kütahya – Eskişehir demiryolunun 500 metre güneyindedir. Yerleşme, kayalık bir yükseltinin kuzey yamacı üstündedir. Günümüzde oldukça eğimlidir. Ancak yerleşme gördüğü dönemde teraslama yapılarak düzeltilmiş olduğu düşünülmektedir.

Kanlıtaş Höyük, Eskişehir il merkezinin kuzeyinde, Aşağıkuzfındık Köyü'nün 1 km. doğusunda, "Kanlıtaş Mevkii" olarak bilinen yörede yer alan bir höyüktür. Yerleşme, vadinin ortasındaki kayalık bir yükseltinin kuzey yamacındadır. Tepe, 30 metre çapında olup 4 - 7 metre yüksekliktedir.

Etiyokuşu Höyüğü, Ankara il merkezinin yaklaşık 5 km. kuzey – kuzeydoğusunda, günümüzde tümüyle yapıların altında kalmış bir höyüktür. Etiyokuşu ismi, muhtemelen kazı ekibi tarafından verilmiş bir isimdir. Tepe, 86 x 22,5 metre boyutlarında, 1,5 metre yükseklikte ve yerleşme alanının 6,5 dönüm olduğu bildirilmiştir. Kazı öncesinde Çubuk Barajı asfaltıyla ikiye bölünmüş durumdaydı ve kum çekilmesiyle kısmen tahrip edilmiş bulunuyordu.

Ahlatlıbel Düz Yerleşmesi, Ankara il merkezinin yaklaşık olarak 14 km. güneybatısında, ODTÜ arazisi içinde, eski Yalıncak Köyü'nün güney – güneybatısında, Haymana yolu üzerinde yer alan bir düz yerleşmedir. Bölgede geniş bir alanın yakın geçmişte toprakla doldurulmuş olması nedeniyle, 1933 yılında kazısı yapılmış olan yerleşmenin tam olarak yeri yakın zamana kadar saptanamamıştı. Ancak Gülçin İlgezdi Bertram ve Jan - K. Bertram'ın çalışmalarıyla yerleşmenin yeri 2010 yılında saptanmıştır. Kale olarak tanımlanan mimari kalıntılar ve konumu dikkate alınarak bir bey şatosu olduğu düşünülmektedir.

Koçumbeli Yamaç Yerleşmesi, Ankara il merkezinin güneybatısında, eski Yalıncak Köyü'nün 1,5 km kadar güneyinde, günümüzde ODTÜ arazisi içinde kalan bir yamaç yerleşmesidir. Ahlatlıbel'in 2 km kuzeyindedir. Ahlatlıbel'le aralarında bir sıra tepe vardır.

Yazır Höyük, Eskişehir il merkezinin güneydoğusunda, Günyüzü İlçesi'nin batısında, Dutlu Köyü'nün doğusunda yer alan bir höyüktür. Höyüğün bulunduğu mevkii Örenbağları olarak bilinmektedir. Yerleşme, yakından geçen Yazır Deresi'nden 20 metre yükseklikte doğal bir yükselti üzerindedir. Çanak çömlek dağılımına göre yerleşme alanı çapı 95 metrelik bir alandır. Ankara – Sivrihisar karayolunun 6 km. güneyindedir.