İçeriğe atla

Karadeniz tufanı hipotezi

Karadeniz haritası

Karadeniz tufanı hipotezi, MÖ 5600'lü yıllarda Karadeniz'in varsayımsal olarak taşması olayıdır. Bu olayın en büyük sebebi Akdeniz'den gelen suların İstanbul Boğazı üzerinden Karadeniz'e doğru bir patika izlemesidir. Bu hipotez Aralık 1996'da The New York Times'ta akademik yayınlar bölümünde yazılmıştır.[1] Bu hipotez ortaya atıldıktan sonra birçok bilim kuruluşu tarafından onaylanmış ve birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Bu olayın gerçekleşmesinde iki farklı hipotez bulunmaktadır: su kademeli olarak yükseldi, su titreşim nedeniyle yükseldi. Titreşim hipotezine göre Karadeniz 30,000 yıl boyunca ileri geri olarak hareketi nedeniyle suyunu akıttı ve bu yüzden bir hacim boşluğu oluştu fakat bu hipotez nasıl yeniden doldurulduğuna dair bir bilgi vermiyor.

Sel hipotezi

Karadeniz bugün (açık mavi) ve MÖ 5600 (koyu mavi) göre Ryan ve Pitman hipotezi

1992'de William Ryan ve Walter Pitman milattan önce 5600'lerde Karadeniz'de büyük bir selin olduğunu keşfettiler. Bu tarihten önce buzul suların erimesi Karadeniz ve Ege Denizi'ni birer tatlı su denizine çevirdi.[2] Buzul çözülünce bu sular Kuzey Denizi'nden Karadeniz'e döküldü fakat deniz seviyesinde bir değişiklik yapmadı. Bunun sebebi önce denizin taşması ve daha sonrasında da hızla buharlaşmasıydı. Karadeniz'in su seviyesini taşıran şey ise Dünya çapında olan su olaylarıydı. Yükselen Akdeniz suyu Boğaziçi'ne kadar gelebildi. Bu olay Karadeniz'in 155,000 km² kadar taşmasını sağladı. Taşan sular kuzeybatı ve güneybatıda daha yoğundu. Boğaziçi'nin su yolu üç yüz gün boyunca taşmış olarak durdu.[3][4]

1998 ve 2005 yılları arasında Avrupa Meclis Projesi Karadeniz'deki çökeltileri kayıt etti.[5] Okyanusbilimci Gilles Lericolais tarafından yönetildi[6] ve bulunan veriler Ryan ve Pitman'ın hipotezlerine yenilik getirdi. Sonuçlar Bulgar Okyanusbilim İnstitüsü'nde çalışan Petko Dimitrov'un Nuh Projesi'nde göründü.[7][8] Ayrıca Petko Mark Diddall tarafından yapılan hesaplamalar sualtı kanyonunun gerçekten olduğunu gösterdi.[9]

Eleştiriler

Bazı jeologlar tarafından anlatılan olaylar dizisi meydana gelenin gerçek olduğunu iddia ederken, ani ve büyüklüğü konusunda tartışmalara sebep olmuşlardır. Özellikle, Karadeniz'in su seviyesi daha ilk başta yüksek ise taşması çok daha az dramatik olurdu. Jeoloji cemiyeti akademisyenlerinin çok büyük bir kısmı Ege Denizi'nden gelen suyun Boğaziçi'nden Karadeniz'e büyük bir baskı yapıp taşma yaptırabileceği düşüncesini reddetmektedir. [kaynak belirtilmeli]

Bu teoriyi ortaya atan Ryan ve Pitman'ın baskılarını Ukraynalı ve Rus bilim insanları yayınlamıştır. Bu yayınları yapanlardan biri olan Valentina Yanko-Hombach, Ege ve Karadeniz'in su seviyelerine bakarak Boğaziçi'ne doğru giden suyun farklı jeolojik zamanlarda ters ve hatta farklı yönlerde aktığını söylemiştir.

Aynı şekilde, Yanko-Hombach tarafından ölçülen su seviyeleri Ryan ve Pitman'a ters düşmektedir.

2007 yılında bu konuyla ilgili bir derleme İngilizce dilinde basıldı. Bu basım, Rusların çok önceden bu konuyla ilgilenmesine rağmen İngilizce olarak basılan ilk Karadeniz Tufanı makale derlemesiydi.[10]

UNESCO ve Uluslararası Jeoloji Bilimleri Cemiyeti'nin sponsorluğunda beş yıllık bir disiplinli çalışma 2005 ile 2009 yılları arasında yapıldı..[11]

2009 yılının Şubat ayında yayınlanan makalede selin oldukça yumuşak olabileceği söylendi.[12]

Uygun bir çalışma ile Liviu Giosan ve arkadaşları,[13] Karadeniz'in seviyesinin deniz birleşmesinden önce daha önceden bilinenin aksine su seviyesinin 30 metre altında olduğunu söylemiştir. Eğer ki bu sel (tufan) olmuş ise kesinlike denizin su seviyesi yükselir ve denizlerin yeniden birleşiminde tufandan etkilenmiş bölge önemli bir şekilde küçülürdü. Ayrıca bu olay İsa'dan önce 7400'lerde olmuş olabilir. Boğaziçi'nin derinliği günümüzde 36 metreden 124 metreye kadar değişirken (ortalama 65 metre) günümüz Karadeniz kıyı şeridi derinliğinden 30 metre daha düşük olduğu ölçülmüştür.

2012 yılında küçük fosillerin incelenerek yapılan bir araştırmada aynı şekilde Karadeniz Tufanı reddedilmiştir.[14]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ John Noble Wilford, "Geologists Link Black Sea Deluge to Farming's Rise," The New York Times, December 17, 1996, pp. B5 and B13
  2. ^ National Oceanographic and Atmospheric Administration.
  3. ^ Ryan William B. F., Walter C. Pitman, Candace O. Major, Kazimieras Shimkus, Vladamir Moskalenko, Glenn A. Jones, Petko Dimitrov, Naci Gorür, Mehmet Sakinç, Hüseyin Yüce. 1997. An abrupt drowning of the Black Sea shelf. 1997. Marine Geology, Volume 138, Issues 1–2, 1997, Pages 119–126, ISSN 0025-3227. Bibcode:1997MGeol.138..119R 8 Mart 2021 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. doi:10.1016/s0025-3227(97)00007-8
  4. ^ William Ryan & Walter Pittman (1998).
  5. ^ ASSEMBLAGE—ASSEssMent of the BLAck Sea sedimentary system since the last Glacial Extreme 17 Ağustos 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., FR: French Research Institute in Oceanography 
  6. ^ Gilles Lericolais, FR: French Research Institute in Oceanography, archived from the original on July 26, 2009 
  7. ^ Dimitrov P. 1982. Radiocarbon datings of bottom sediments from the Bulgarian Black Sea shelf 22 Ekim 2017 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. Oceanology, Bulgarian Academy of Sciences, 9, 45-53.
  8. ^ Dimitrov, Petko; Dimitrov, Dimitar (2004), Noah Project 18 Ağustos 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., BG: IO-Bas 
  9. ^ Nature 2004
  10. ^ Yanko-Hombach et al. 2007
  11. ^ IGCP 521 24 Temmuz 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., CA: Sea level 
  12. ^ National Geographic News 2009
  13. ^ Liviu Giosan, F. Filip; Constantinescu, S. (2009), "Was the Black Sea catastrophically flooded in the early Holocene?"
  14. ^ Neil Mertens, Kenneth; et al. (2012).

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Karadeniz</span> Avrupa ve Asya arasında yer alan bir iç deniz

Karadeniz, güneydoğu Avrupa ile Anadolu yarımadası arasında yer alan, kuzeyinde Ukrayna, kuzeydoğusunda Rusya, doğusunda Gürcistan; güneyinde Türkiye, batısında Romanya ve Bulgaristanla çevrili, Atlas Okyanusu'na Akdeniz, Ege Denizi ve Marmara Denizi aracılığıyla bağlanan bir iç denizdir. İstanbul Boğazı vasıtasıyla Marmara, Kerç Boğazı vasıtasıyla ise Azak Denizi'ne bağlanmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Tsunami</span> doğal ya da yapay sebeplerden dolayı okyanus veya denizde meydana gelen ani kabarma

Tsunami [Japoncada liman dalgası anlamına gelen "津波" (つなみ) sözcüğünden] ya da dev dalga, okyanus ya da denizlerin tabanında oluşan deprem, gök taşı düşmesi, deniz altındaki nükleer patlamalar, yanardağ patlaması ve bunlara bağlı taban çökmesi, zemin kaymaları gibi tektonik olaylar sonucu denize geçen enerji nedeniyle oluşan uzun periyotlu deniz dalgalarıdır. Ayrıca kasırgalar da tsunamiye neden olabilir. Önceleri tsunami dalgalarına gelgit dalgaları da denmiştir. Tsunamilerin %80'i Pasifik Okyanusu'nda gerçekleşir.

<span class="mw-page-title-main">Atlantis</span> efsanevi kıta

Atlantis, Platon'un Timeos ve Critias diyaloglarında ulusların kibirlerini alegorik bir şekilde anlatmak için kullandığı efsanevi bir ada.

<span class="mw-page-title-main">Hazar Denizi</span> Dünyanın en büyük gölü

Hazar Denizi dünyanın en büyük gölü veya eksiksiz bir deniz olarak sınıflandırılan dünyanın en büyük iç su kütlesidir. Adını Hazar Kağanlığı'ndan almıştır. Güneydoğu Avrupa ve güneybatı Asya'dadır ve dünyanın en büyük tuzlu su gölüdür. Hem deniz, hem de göl özelliklerini taşımaktadır. Petrol yataklarınca zengindir. Tektonik göllere örnektir. Endoreik bir havza olarak, Avrupa ile Asya arasında, Kafkasya'nın doğusunda, Orta Asya'nın geniş bozkırlarının batısında ve Batı Asya'daki İran platosunun kuzeyinde yer almaktadır. Denizin yüzey alanı 371.000 km2 ve hacmi 78.200 km3'tür. Tuzluluk oranı yaklaşık %1,2 olup, bu oran çoğu deniz suyunun tuzluluğunun yaklaşık üçte biri kadardır. Kuzeydoğuda Kazakistan, kuzeybatıda Rusya, batıda Azerbaycan, güneyde İran ve güneydoğuda Türkmenistan ile sınırlanmıştır. Hazar Denizi çok çeşitli canlı türlerine ev sahipliği yapmaktadır ve en çok havyar ve petrol endüstrileriyle tanınmaktadır. Petrol endüstrisinden kaynaklanan kirlilik ve Hazar Denizi'ne akan nehirler üzerine inşa edilmiş barajlar, denizde yaşayan organizmaları olumsuz etkilemiştir.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Boğazı</span> Karadeniz ile Marmara Denizi arasındaki boğaz

İstanbul Boğazı ya da tarihî ismiyle Bosporus (Yunanca: Βόσπορος, romanize: Bosporos ), Asya ile Avrupa kıtalarını birbirinden ayıran ve Marmara Denizi ile Karadeniz'i birbirine bağlayan bir boğaz ve uluslararası su yoludur. Boğaz, genel olarak kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanır ve İstanbul şehrini Avrupa Yakası ve Anadolu (Asya) Yakası olarak ikiye böler. Boğazın her iki yakasına yayılan yerleşim bölgesine Boğaziçi adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Adriyatik Denizi</span> deniz

Adriyatik Denizi, Akdeniz'in bir parçası olan ve İtalya Yarımadası ile Balkan Yarımadası arasında kalan uzun bir körfezdir. Adriyatik, Akdeniz'in en kuzeydeki koludur ve Otranto Boğazı'ndan kuzeybatıya ve Po Ovası'na kadar uzanır. İtalya, Arnavutluk, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Slovenya ve Karadağ'ın denize kıyısı bulunmaktadır. Adriyatik, çoğu doğu kıyısının Hırvat kesiminde yer alan 1.300'den fazla adaya sahiptir. Kuzeyi en sığ, güneyi en derin olmak üzere üç havzaya ayrılmıştır ve maksimum 1.233 metre (4.045 ft) derinliğindedir. Bir su altı sırtı olan Otranto Sill, Adriyatik ve İyonya Denizleri arasındaki sınırda yer almaktadır. Hakim akıntılar Otranto Boğazı'ndan saat yönünün tersine doğu kıyısı boyunca ve batı kıyısı (İtalya) boyunca tekrar boğaza akar. Adriyatik'teki gelgit hareketleri azdır, ancak zaman zaman daha büyük genliklerin meydana geldiği bilinmektedir. Adriyatik'in tuzluluk oranı Akdeniz'dekinden daha düşüktür çünkü Adriyatik, Akdeniz'e akan tatlı suyun üçte birini bir seyreltme havzası görevi görerek toplar. Yüzey suyu sıcaklıkları genellikle yazın 30 °C (86 °F) ile kışın 12 °C (54 °F) arasında değişir ve Adriyatik Havzası'nın iklimini önemli ölçüde yumuşatır.

<span class="mw-page-title-main">Ortalama deniz seviyesinden yükseklik</span> dağ, ova, yapı gibi coğrafi unsurların, meteorolojik olayların veya hava taşıtlarının yüksekliğini belirtmekte kullanılan bir kavram

Ortalama deniz seviyesinden yükseklik veya ortalama deniz seviyesine göre yükseklik (AMSL); dağ, ova, yapı gibi coğrafi unsurların, meteorolojik olayların veya hava taşıtlarının yüksekliğini belirtmekte kullanılan bir kavram. Bunun için ortalama deniz seviyesi referans alınır. AMSL kısaltması, İngilizce above mean sea level kavramının akronimidir.

<span class="mw-page-title-main">Tufan</span>

Tufan, birçok yerel efsaneye ve kutsal kitaplara göre Tanrı tarafından bir kavmi, milleti ya da tüm insanları cezalandırmak amacıyla gönderildiğine inanılan büyük felaket. Tufanın detayları farklı kültürlerde farklılıklar arz etmekle beraber en çok bilinen şekli Nuh Tufanı'dır.

<span class="mw-page-title-main">Deniz seviyesi</span> Terim

Deniz seviyesi, atmosfer ile deniz yüzeyinin birleştiği yükseklik. Deniz seviyesi, Dünya'nın bir veya daha fazla su kütlesinin ortalama yüzey seviyesidir. Yeryüzündeki tüm yüksekliklerin ve denizaltındaki tüm derinliklerin tanımlanmasında kullanılan referans seviyedir. Deniz seviyeleri birçok faktörden etkilenebilir ve jeolojik zamanlar içerisinde büyük farklılıklar gösterdiği bilinmektedir. Dünya üzerindeki herhangi bir bölgenin deniz seviyesi; gel-git, atmosfer basıncı ve rüzgâr gibi nedenlerle kısa süreli değişiklikler gösterir. Kısa vadedeki değişimler ise Dünya'nın iklim değişikliklerine bağlıdır. Örneğin; 20. yüzyılda mevcut deniz seviyesindeki yükselmenin küresel ısınmadan kaynaklandığı varsayılmaktadır. Deniz seviyesinin ölçülmesi; devam eden iklim değişikliğine ilişkin ön görüler sunabilir. Bu değişimler nedeniyle deniz seviyesini, deniz yüzeyinin uzun vadedeki tüm hareketlerinin ortalaması alınarak hesaplanmış olan ortalama deniz seviyesi şeklinde tanımlamak daha doğru olur. Ortalama deniz seviyesi, uluslararası şekilde MSL kısaltması ile gösterilir. Türkçe yayınlarda zaman zaman ODS kısaltması kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Sel</span> su taşkını

Sel, genellikle kuru olan araziyi sular altında bırakan bir su taşkını olayıdır. "Akma halinde olan su" anlamına gelen kelime, gelgitin içeri akışına da uygulanabilmektedir. Taşkınlar hidroloji disiplinin bir çalışma alanıdır. Tarım, inşaat mühendisliği ve halk sağlığı gibi alanlarda önemli bir endişe kaynağıdır. Genellikle insanların çevreye verdiği değişiklikler, sellerin yoğunluğunu ve sıklığını arttırır. Örneğin; ormansızlaşma ve sulak alanların kaldırılması gibi arazi kullanımı değişiklikleri, su seti akışındaki değişikliklere ve iklim değişikliğine yol açar. Aynı zamanda deniz seviyesinin yükselmesi gibi daha büyük çevresel sorunlara da yol açmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">2009 Marmara sel dizisi</span>

2009 Marmara sel dizisi, 9 Eylül 2009 tarihinde Türkiye'nin Marmara Bölgesinde meydana gelen bir sel dizisidir. Daha çok İstanbul ve Tekirdağ'ı etkilemiş, en az 31 kişinin ölümü ve 9 kişinin kaybolmasıyla sonuçlanmış, en az 70 milyon dolarlık bir zarar vermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Deniz mağarası</span>

Deniz mağarası, kıyı mağarası veya diğer adıyla dalga oyukluğu, deniz ya da göllerdeki dalga hareketleri sonucunda sarp kayalıklarda oluşan mağaralar. Deniz mağaraları, dalgaların doğrudan kayalara çarparak kırıldığı kayalık uçlarında ya da kıyılarda görülürler. Yeraltı suyu, akışı sırasında daha az dirençle karşılaşacağı rotaları, kırık ve çatlaklı bölümleri tercih eder. Karbonik asit içeren yeraltı suyunun bu rotalardaki akışı sırasında devam eden çözünme, milimetre boyutunda başlayıp, zamanla kilometrelerce uzunluğa sahip yeraltı akım kanallarının ve mağaraların oluşmasına neden olur.

<span class="mw-page-title-main">Denizaltı kanyonu</span>

Denizaltı kanyonu, okyanusların kenar kısımlarındaki diplerde, bir kısmı sığ, enine profilleri V şeklinde olan, bir kısmı da çok derin şeklinde yarılmış dik yamaçlı vadilere denilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Sapropel</span>

Sapropel, deniz jeolojisinde organik madde açısından zengin koyu renkli tortuları tanımlamak için kullanılan bir terimdir.

<span class="mw-page-title-main">Karadeniz deniz altı nehri</span>

Karadeniz deniz altı nehri veya İstanbul Boğazı'nın altındaki nehir İstanbul Boğazı'nın içinden geçen ve Karadeniz'in dibi boyunca akan bir tuzlu su akıntısıdır. Nehrin keşfi, Leeds Üniversitesi'ndeki bilim insanları tarafından 1 Ağustos 2010'da açıklandı. Bu nehir dünyada türünün tek örneğidir. Akdeniz'den gelen deniz altı nehrindeki tuzluluk, İstanbul Boğazı aracılığıyla tuzluluk oranının daha düşük olduğu Karadeniz'e akarak nehri oluşturur.

Kıyı taşkını, normalde kuru halde bulunan yüzeyin deniz suyu ile sular altında kalmasıyla meydana gelir. Kıyı taşkınlarının kapsamı, su basmasına maruz kalan kıyı arazilerinin topografyası tarafından kontrol edilen iç su taşkınlarının nüfuz etmesinin bir fonksiyonudur. Deniz suyu, araziyi birkaç farklı yoldan sular altında bırakabilir:

<span class="mw-page-title-main">Manıç-Gudilo Gölü</span>

Manıç-Gudilo Gölü Kalmukya, Rusya'da büyük bir yapay tuzlu su gölüdür. Gölün bir kısmı da Rostov Oblastı ve Stavropol Krayı'nda bulunmaktadır. Yaklaşık 344 km²'lik bir alana ve ortalama olarak 0,6 m derinliğe sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Bali Denizi</span> deniz

Bali Denizi, Bali adasının kuzeyinde, Endonezya'daki Kangean Adası'nın ise güneyinde bulunan bir su kütlesidir. Bali Denizi, Flores Denizi'nin güneybatı bölümünü oluşturur ve Madura Boğazı batıdan Bali Denizi'ne açılır.

<span class="mw-page-title-main">Yaratılış Kitabı Tufan hikayesi</span>

Nuh'un Tufanı, Kutsal Kitap'a göre dünya çapında Tanrı tarafından insanları cezalandırmak amacıyla yaratılan bir felaketti.

Petko Stoyanov Dimitrov, Varna'daki Bulgar Bilimler Akademisi Oşinoloji Enstitüsünden bir Bulgar deniz jeoloğu ve okyanusbilimcidir.