
Galata Mevlevihanesi veya diğer adıyla Kulekapı Mevlevihanesi, Türkiye'nin İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesinde bulunan eski bir mevlevihane. Günümüzde Galata Mevlevihanesi Müzesi adıyla müze olarak faaliyet göstermektedir.
Beşiktaşlı Yahya Efendi, Molla Şeyhzade ya da Şeyh Yahya Beşiktaşî, Osmanlı devrinde yaşamış mutasavvıf, alim ve şair. Kanuni Sultan Süleyman devrinde İstanbul’da müderrislik yapmış olan Yahya Efendi, devrinin tanınmış alimlerindendir. Osmanlı sarayı ile yakın ilişkileri oldu ve hayatı boyunca Kanuni tarafından kendisine danışıldı. Emekli olduktan sonra Beşiktaş’ta pek çok bina inşa ettirip dergah ve vakıflar kurdu, bölgeyi ağaçlandırarak mesire yerine dönüştürdü.

Sarı Saltuk Baba Balkanların Osmanlılar tarafından fethedilmesinden önce başlıca Balkanlarda ve civârındaki bölgelerde seyahat ederek insanlara İslâm'ı tebliğ eden Alevî-Bektâşî şeyhi ve Türkmen bir Derviştir.

“Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması”, 30 Kasım 1925 tarihinde kabul edilip 13 Aralık 1925 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 677 sayılı kanun ile hayata geçmiştir. Konya milletvekili Refik Bey (Koraltan) ve beş arkadaşının önerisiyle meclise sunulup kabul edilen Tekke ve Zaviyeler ile Türbelerin Seddine ve Türbedarlar ile Bazı Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun; bütün tarikatlarla birlikte şeyhlik, dervişlik, müritlik, dedelik, seyitlik, çelebilik, babalık, emirlik, halifelik, falcılık, büyücülük, üfürükçülük, gaipten haber vermek ve murada kavuşturmak amacıyla muskacılık gibi, eylem, unvan ve sıfatların kullanılmasını, bunlara ait hizmetlerin yapılmasını ve bu unvanlarla ilgili elbise giyilmesini de yasaklamıştır. Ayrıca yasa ile Türkiye Cumhuriyeti içinde padişahlara ait ya da bir tarikata çıkar sağlamaya yönelik tüm türbeler kapatılmış, türbedarlıklar kaldırılmıştır. Yasaya aykırı davrananlara para ve hapis cezası getirilmiştir.

Yahya Efendi Türbesi, İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde, Çırağan Sarayı karşısında, Yahya Efendi Tekkesi'nin bitişiğinde bulunan 1571 tarihli Mimar Sinan eseri kâgir türbedir.

İskender Paşa Camii, İstanbul'un Beykoz ilçesinde yer alan bir külliyedir. Kanlıca İskelesi'nin önündeki küçük meydanda bulunmaktadır. I. Süleyman (Kanuni) ve II. Selim dönemlerinin devletin ileri gelenlerinden "Mağusa Fatihi" olarak tanınan Gazi İskender Paşa tarafından yaptırılmıştır. Kanlıca Camii olarak da bilinir. İskender Paşa'nın 967/ 1559 tarihli vakfiyesi ile belirtilen bu mescidi, Mimar Sinan'ın tezkirelerinde "Kanlıca'da merhum İskender Paşa" ve "Camii İskender Paşa der Kanlıca" şeklinde kayıtlıdır. Caminin harim kapısı üzerindeki kitabede görülen 967/ 1559-60 tarihi külliyenin tamamlanma tarihi olarak kabul edilebilir. Yapıların tasarımı Mimar Sinan'a aittir.

Merkez Efendi Camii, İstanbul'un Zeytinburnu ilinde Merkez Efendi Türbesi'nde bulunan cami.

Avşar, Sivas ilinin İmranlı ilçesine bağlı bir köydür.

Gazi Ahmed Paşa Camii ya da Kara Ahmed Paşa Camii, İstanbul'un Topkapı semtinde Fatma Sultan mahallesinde 1558 yılında tamamlanmış bir camidir. Caminin banisi Kara Ahmed Paşa, Yavuz Selim'in damadıdır. Caminin yapımı 1555 yılında Edirnekapı civarında başlanmıştır. 1555'te muhtemelen Rüstem Paşa ile husumeti yüzünden idam edilmiş; ölümünen az önce yapımı başlayan caminin tamamlandığını görmemiştir. İnşaat Mihrimah Sultan'ın isteği üzerine durdurulmuştur ve bölgede Mihrimah Sultan Camii'nin inşaatına başlanmıştır. Bunun üzerine cami ve türbenin inşaatı Topkapı'daki yeni bir vakıf arazisinde yapılmuştır. Kara Ahmed'in türbesi caminin 50 metre batısında müstakil bir yapıdır. Cami, medrese, türbe ve sıbyan mektebinden oluşan bir külliye şeklinde yapılmıştır.
Maarifî Camii ya da Muhammed Maarifî Camii, İstanbul'un Anadolu Yakası'nda, Kartal ilçesi Kordonboyu mahallesinde bulunan tarihî bir camidir. Eskiden bir Rufai tekkesi olan cami, Rufailiğin Maarifiye kolunun kurucusu Şeyh Seyit Muhammet Maarifi tarafından inşa edildi. Yapının ilk önceleri şeyhin özel eviyken, daha sonraları kendi tarafından tam teşekküllü bir tekkeye çevrildiği sanılmaktadır.
Merkez Efendi Türbesi İstanbul, Zeytinburnu'nun Topkapı semti, Merkezefendi mahallesinde, Merkez Efendi Camii bahçesinde yer alır. Türbe günümüzde İstanbul Türbeler Müdürlüğü'nün yönetiminde olup, ziyarete açıktır.
Hamdullah (Ahmed) el-Ensârî, Sahabe-i Kiram’dan bir zattır. Medine’li olduğu için Ensârî adını almıştır. Eyüp Sultan ile birlikte Konstantinopolis’in kuşatmasına katılmış ve can vermiştir.

Lefkoşa Mevlevihanesi veya Mevlevi Tekkesi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin başkenti Kuzey Lefkoşa'da 1593 yılında Kıbrıs fatihlerinden Arap Ahmet Paşa tarafından kurulan mevlevihanedir. Semahane ve türbe kısmı günümüze kadar gelebilmiştir ve Mevlevi-Tekke Kültürü müzesi olarak kullanılmaktadır. Girne Kapısı yakınlarındaki Mevlevihane, Kıbrıs'ın Osmanlı döneminde en önemli yapılarından birisidir. Tarihi boyunca gemi ile hacca gidenlerin uğrak yeri olan mevlevihane, yetiştirdiği insanlar ve verdiği hizmetlerle Kıbrıs Türk tarihinin önemli kurumlardan birisi olmuştur. Dânişî ve İlmî mahlaslarıyla şiirleri olan Dânişî Ali Dede, Siyahi Mustafa Dede, Hızır Handi Dede, Siyahi Mustafa Dede'nin oğlu Arif Dede, Sadri Dede, Danişi Ali Dede'nin oğlu Muhammed Mukim Dede, Talib Dede, Nesib Dede, Müneccimbaşı Ahmed Dede, Derviş Lebib Lefkoşa Mevlevihanesi'nde yetişmiş şairler arasındadır. 17. yüzyılda bina bakımsızlıktan harap olunca Rumeli Beylerbeyi Ferhad Paşa Mevlevihane'yi yeniden inşa ettirmiş ve tekke kendi adıyla anılmıştır.

Kurt Baba Türbesi, Kuzey Lefkoşa'da bir türbe. Türbe geçmişte "Üçler" ve "Kutup Baba" olarak da bilinmekteydi. Türbede bulunan üç mezarın Lefkoşa'nın Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirilmesi esnasındaki sokak savaşlarında, ölen Bektaşi şeyhlerinden "Kutup Baba" ile iki müridine ait olduğu düşünülmektedir.

İttik Dede Türbesi, Yitik Dede Türbesi veya İsmail Çavuş Türbesi, Lefkoşa'nın kuzey kesiminde yer alan bir türbedir. Selimiye Mahallesi'nde, Selimiye Meydanı'nın güney tarafında yer alır.

Aziziye Tekkesi veya Aziz Efendi Tekkesi, Kıbrıs'ın Lefkoşa şehrinde bulunan tarihî bir tekke yapısı ve bu tekkeye ait haziresidir. Lefkoşa'nın Belediye Pazarı semtinin güneydoğusunda yer alır. Türbenin içinde medfûn bulunan Aziz Efendi'nin, 1570-1571 yıllarında Lefkoşa'nın fethi sırasında bir alay müftüsü olduğuna inanılır. Osmanlılar'ın Lefkoşa'ya girdiği gün Ayasofya Katedrali bölgesinde öldü. Öldüğü yere önce bir kabir, daha sonra Padişah II. Selim'in emri ile kabrin üzerine bir türbe inşâ edildi. Sonraki yıllarda türbenin çevresine bir mescit ve odalar yapılarak bölge bir tekkeye dönüştürüldü.

Yeni Cami, Lefkoşa'nın kuzey kesiminde yer alan bir camidir. İçinde bulunduğu Yenicami Mahallesi'ne adını verir. Mevcut cami 1898-1899 yılında tamamlanmış olup, yanında bulunan ve günümüze kalıntıları ulaşan eski cami ise kiliseden çevrilmişti.
Türkiye'deki türbeler listesi, türbelerin illere göre düzenlenmiş bir referans listedir.

Sen Timur Türbesi, Tokat şehrinin merkezinde bulunan, Moğol emîrlerinden Nûreddin bin Sentimur'un mezarı olarak yapılmış 14. yüzyıla ait tarihî yapı.

Şeyh Yunus Emre Türbesi, Ordu ilinde, Ünye kentinin Gölevi mahallesinde bulunan ve Yunus Emre'nin gömülü olduğu ileri sürülen türbedir. Ancak Ünye, Yunus Emre Türbesi'nin bulunduğu iddia edilen tek yer değildir. Günümüzde türbe modern bir yapı içine alınmıştır. Burada eskiden de bir türbe olduğu, bu türbenin halk tarafından "Şehnuz" ve "Şeynuz" olarak adlandırıldığı bilinmektedir. Şeyh Yunus adının zaman içinde halk dilinde "Şehnuz" veya "Şeynuz"a dönüştüğü varsayılmıştır. Bununla birlikte söz konusu adlar üzerinden Şeyh Yunus'un türetildiği de söylenebilir.