
Grozni Rusya'nın Çeçen Cumhuriyeti'nin başkentidir. Şehir Sunja Nehri'nin kıyısında yer almaktadır. Şehrin ismi Rus çarı Korkunç İvan'a ithafen Grozni olarak seçilmiştir. Eski isimleri ise Süncekale ve Cevherkale'dir. Yüzölçümü 324,16 km² olan şehrin nüfusu 2010 yılı itibarıyla 271.573'tür. 2010 nüfus sayımına göre, nüfusu 271.573 olan nüfusu, 2002 nüfus sayımına göre 210.720 olan nüfusuna kıyasla artmış olsa da, 1989 nüfus sayımına göre 399.688 olan nüfusun sadece üçte ikisi kaydedilmiştir. 1870'e kadar Rusça: Groznaya olarak bilinirdi.

İvan Konev, II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanya'sının yenilgiye uğratılmasında önemli rol oynayan SSCB'li general, Sovyetler Birliği Mareşali.

Kahraman şehir II. Dünya Savaşı sırasında çarpışmalar sırasında olağanüstü direniş gösterilen yerleşim yerlerine verilen onursal Sovyet unvanıdır. Aynı zamanda Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti de şehirlere bu unvanı vermiştir. Brest Kalesi ise benzer şekilde "kahraman tahkimat" unvanına layık görülmüştür. Unvan, kişilere verilen Sovyetler Birliği Kahramanı unvanının şehirlere verilen hali olarak düşünülebilir. İlgili yasa uyarınca kahraman ilan edilen şehre Lenin Nişanı ile birlikte kahramanlık madalyasının yanı sıra Yüksek Sovyet Prezidyumu tarafından hazırlanan sertifika verilmekteydi. Ayrıca şehre kahramanlık anıtı yapılırdı.

Władysław Eugeniusz Sikorski, Polonyalı asker ve siyasetçi. II. Dünya Savaşı sırasında Sürgündeki Polonya Hükûmeti Başbakanı olarak görev yaptı.

Nikolay İvanoviç Vlasov, Sovyet savaş pilotu, yarbay ve Sovyetler Birliği Kahramanı. 2. Dünya Savaşı sırasında 29 Temmuz 1943'te Yak-1 ile uçuşunu sürdürürken Leningrad'da uçaksavar ateşi ile vuruldu ve Nazilerce esir alındı. Gönderildiği pek çok toplama kampında direniş örgütledi ve birçok kez kaçış girişimi gerçekleştirdi. Bu girişimleri nedeniyle Mauthausen-Gusen toplama kampına gönderildi. Yine bir kaçma girişimi organize ettiği sırada bir esirin ihanetine uğradı ve SS tarafından Müttefik birliklerin bölgeye yaklaşmasına yakın dönemde SS tarafından işkence gördü ve 26 Ocak 1945'te bir krematoryum fırınında canlı canlı yakıldı. Diğer mahkûmlar Vlasov'un ölümünden sonra ayaklanmaya devam etti ve 3 Şubat 1945'te yaklaşık 500 esir kamptan kaçmayı başardı.

Movlid Aleroyeviç Visaitov, Çeçen Kızıl Ordu albayı ve Sovyetler Birliği Kahramanıydı. Visaitov, 2. Dünya Savaşı sırasında 255. ayrı Çeçen-İnguş süvari alayının komutanıydı.

Hanpaşa Nuradiloviç Nuradilov 1941-1942 yılları arasında Kızıl Ordu'ya hizmet eden Dağıstan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti doğumlu Çeçen makine tüfekçisi. PM M1910 makineli tüfeğiyle tahminen 920 düşman askerini öldürdü, ayrıca 18 Nazi Alman askerini esir aldı ve 9 Alman makineli tüfeğini ele geçirdi. Dört kez Sovyetler Birliği Kahramanı unvanına aday gösterildi. Son savaşı Stalingrad Muharebesi idi. Vücudu asla bulunamadı ve insanlar onun Alman bombardıman uçakları tarafından öldürüldüğü (bombalandığı) sonucuna vardı. Ölümünden sonra Stalingrad Muharebesi'nde gösterdiği icraatlar nedeniyle Sovyetler Birliği Kahramanı unvanını aldı.
Hansultan Çapayeviç Daçiyev, II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu'ya hizmet etmiş Çeçen süvari. 15 Ocak 1944'te Sovyetler Birliği Kahramanı unvanıyla ödüllendirildi, ancak daha sonra Çeçen etnik kökeninden dolayı Celal-Abad'a sürüldü; Lavrenti Beriya'ya Çeçen halkının haklarının geri verilmesini talep eden bir mektup yazdıktan sonra güveni kötüye kullanma suçundan tutuklandı ve yirmi yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tutuklandıktan sonra askerî madalyaları elinden alındı ve Sovyetler Birliği Kahramanı unvanı iptal edildi. Sonunda serbest bırakıldı ve 1985'te beraat etti. Ardından unvanı Mihail Gorbaçov tarafından yeniden verildi.
Havaci Muhamed-Mirzayev İkinci Dünya Savaşı sırasında 15 Ocak 1944 tarihinde Sovyetler Birliği Kahramanı unvanını alan bir Çeçen süvari askeri.
Abuhaci İdrisoviç İdrisov İkinci Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu'da görev alan Çeçen keskin nişancı ve makineli tüfekçi. Savaş boyunca toplam 349 düşman askeri öldürdü fakat bu başarısına rağmen sadece Çeçen etnik kökeninden dolayı Kazakistan SSC'ye sınır dışı edilmeden kısa bir süre önce Sovyetler Birliği Kahramanı unvanını almıştır. Kruşçev döneminde Çeçenlere geri dönme hakkı verildikten sonra, 1957'de Çeçenistan'daki köyüne geri döndü.
Üzeir Abduramanoviç Abduramanov, Alman-Sovyet Savaşı sırasında Kızıl Ordu'da bir kazıcıydı. Ağır düşman ateşi altında ve buzlu suyla örtülü Soj Nehri boyunca askerlerin güvenli bir şekilde nakledilmesini sağladıktan sonra, 15 Ocak 1944'te Sovyetler Birliği Kahramanı ilan edildi. Tüm savaş boyunca Kızıl Ordu'da görev yapmış olmasına ve cesaretinin tanınmasına rağmen, Kırım Tatarı etnik kökeninden dolayı 1945'te Özbekistan'a sınır dışı edildi. Tüm ailesi de 1944 tehcirinde sürgüne gönderildi.

Abduraim İsmailoviç Reşidov, SSCB'de Büyük Vatanseverlik Savaşı olarak bilinen II.Dünya Savaşı sırasında Sovyet Hava Kuvvetlerinin 162. Muhafız Bombardıman Havacılık Alayı komutan yardımcısıydı. 1945'te Binbaşı rütbesini korurken, savaş sırasında Pe-2'deki ilk 166 görevi için Sovyetler Birliği Kahramanı ilan edildi. Savaştan sonra, Kırım Tatarı sivil haklar hareketine yoğun bir şekilde dahil oldu ve hükûmete, geri dönüş hakkını reddetmeye devam ederlerse alenen kendi kendini feda edeceğine dair yemin etti.
Cevdet Umeroviç Dermendzi, Kızıl Ordu'da Kırım Tatarı kökenli yüzbaşı rütbeli bir tabur komutanıdır. Birliğine ilk kez komuta etmeye başladığında, çıkarma grubuyla Dinyeper nehrini ikinci geçişi sırasında gösterdiği cesaretten dolayı Sovyetler Birliği Kahramanı unvanına aday gösterildi, ancak yalnızca Lenin Nişanı ile ödüllendirildi.
İsmail Bulatov, II. Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu'da görev yapan Kırım Tatar generaliydi. Çatışmanın başlangıcında yarbay olan rütbesi yükseltilerek tümgeneralliğe terfi ettirildi ve Berlin üzerinden birlikleri yönettiği 21. Ordu'nun komutan yardımcısı oldu. Savaştan sonra sağlığı nedeniyle ordudan istifa etmek zorunda kalmış ve uzun süre askerlik yapmasına rağmen Kırım'a bir daha dönememiş, hayatının geri kalanını Odessa'da geçirmiştir. Kardeşi Zekeri Bulatov da askerlik hizmeti sayesinde 1944'te sınır dışı edilmekten kurtuldu, ancak savaştan sonra Kırım'da ikamet edemedi ve Kattakurgan'da yaşadı.

Talgat Jakypbekuly Bigeldinov İkinci Dünya Savaşı sırasında yer almış kara taarruz pilotu ve Sovyetler Birliği Kahramanı unvanını iki kez kazanan tek Kazak asker. Savaştan sonra orduda kaldı ve yedek kuvvetlere transfer olmadan önce yarbay rütbesine ulaştı. Kazakistan'ın Sovyetler Birliği'nden bağımsızlığını kazandıktan sonra Tümgeneral rütbesine terfi etti.

Mariya Semyonovna Polivanova, II. Dünya Savaşı sırasında Sovyet keskin nişancıydı. 14 Ağustos 1942'de Alman askerleri tarafından kuşatılmışken o ve meslektaşı Natalya Kovshova'nın sadece iki el bombası kalmıştı, bombaları patlatarak kendilerini ve çevredeki Alman askerlerini öldürdüler. Cesaretlerinden dolayı Kovshova ile birlikte 14 Şubat 1943'te ölümünden sonra Sovyetler Birliği Kahramanı unvanını aldılar.

Magomed Shotaevich Shataev - Sovyet döneminin Çeçen halk figürü.

Ali Umaroviç Dimayev Çeçen müzisyen ve besteci. 1968'de okul arkadaşlarıyla birlikte Sovyetler Birliği'ndeki ilk Vaynah rock topluluğunu kurdu ve Sovyet ordusunda görev yaptıktan sonra Çeçen-İnguş ÖSSC'de devlet radyosunun halk çalgıları orkestrasının başına geçti. Nokhchicho (Нохчийчоь) da dahil olmak üzere 500'den fazla şarkı yazmıştır. Nokhchicho parçası İçkerya'nın millî marşı olmamasına rağmen Türkiye'de "Çeçen Marşı" namıyla meşhur olmuştur.
Mariya Vasilyevna Oktyabrskaya, II. Dünya Savaşı sırasında Doğu Cephesinde Nazi Almanya'sına karşı savaşan bir Sovyet tank sürücüsü ve tamircisiydi. Kocası 1941'de çatışmada öldürüldükten sonra, savaşa katkı sağlayabilmek için bir tank kullanmak üzere eşyalarını sattı ve onu kullanmasına izin verilmesini istedi. "Savaşan Kız Arkadaş" adını verdiği bir T-34 orta tankını aldı ve sürmek ve tamir etmek için eğitildi. Oktyabrskaya savaşta yeteneğini ve cesaretini kanıtladı ve çavuş rütbesine terfi etti. 1944'te savaşta aldığı yaralardan öldükten sonra, Sovyetler Birliği'nin savaş sırasında gösterdiği en büyük cesaret ödülü olan Sovyetler Birliği Kahramanı ilan edildi. Bu unvana layık görülen ilk kadın tank sürücüsüydü.

Cafer Osman Topçu, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kızıl Ordu'da görevli bir Kırım Tatar subayıydı. Altı kez yaralandı, savaşta birçok kez kendini gösterdi ve bunun için iki ayrı kez Sovyetler Birliği Kahramanı unvanına aday gösterildi, ancak hiçbir zaman alamadı.