İçeriğe atla

Kaman Kalehöyük

Koordinatlar: 39°21′46″N 33°47′12″E / 39.3628°K 33.7866°D / 39.3628; 33.7866
Arkeolojik Höyük
Adı:Kaman Kalehöyük
il:Kırşehir
İlçe:Kaman
Köy:
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:
Tescil No ve derece:
Tescil tarihi:
Araştırma yöntemi:Kazı

Kaman Kalehöyük, Kırşehir İl merkezinin kuzeybatısında, Kaman İlçesi'nin 3 km. doğu-kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe yaklaşık 280 metre çapında olup 16 metre yüksekliktedir.[1]

Kazılar

Höyükteki kazılar 1986 yılından bu yana Sachihiro Omura başkanlığında, Japonya Ortadoğu Kültür Merkezi ve Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü adına yapılmaktadır.[1] 2014 yılında Kırşehir Müze Başkanlığın tarafından yapılan kazılarda çizim, belgeleme ve Geç Demir Çağına ait buluntular - (Pişmiş toprak seramik parçaları, minyatür küp,, öğütme taşları, ağırlıklar, ağırşaklar, Fenike tarzı cam pendant) bulunmakta. Ayrıca kazılarda çıkan parçalar arasında Geç Tunç Çağı seramik parçaları da bulunmaktadır.[2]

Tabakalanma

Kazılarda 4 uygarlık katı ve bu katlara ait evreler ve çok sayıda yapı katı ortaya çıkarılmıştır.[3] Bu dört uygarlık katı, yeniden eskiye doğru şu şekilde sıralanmaktadır.

İkinci kat içinde birbirinden farklı mimari plan, yapı tekniği ve küçük buluntularla ayrılan dört evre belirlenmektedir. Bunlar IIa, IIb, IIc ve IId olarak tanımlanmıştır.[9] Evrelerde de farklı yapı katları tespit edilmiştir. Örneğin IId evresinde sekiz yapı katı belirlenmiştir. Ancak boyalı seramiklere göre 1-5 ve 6-8 olarak iki safhaya ayrılmaktadır. Her yapı katında alçak bodrumlu ve tek odalı mimari kalıntılar görülmekteyken çanak çömlekte büyük farklılıklar vardır. İlk safhada boyalı çok sayıda seramik ele geçmişken ikinci safhada hiç yoktur.[3] Diğer yanan IId'nin Hitit İmparatorluğu yıkıldıktan sonra Orta Anadolu'da yaygın olan kültüre ait olduğu önerilmektedir.[8] Bu katın yangın geçirmiş olduğu anlaşılmaktadır.[10]

Asur Ticaret Kolonileri Çağı yerleşimi, Kültepe Karum'unun Ib katı ile çağdaş görülmektedir.[11]

Erken Tunç Çağı tabakasında 5 yapı katı belirlenmiş olup Va olarak tanımlanan yapı katı, Erken Tunç Çağı – Orta Tunç Çağı geçişini temsil etmektedir.[1]

Buluntular

Kazı buluntularından

Birinci kat mimarisinde duvarların içine girmiş durumda dikdörtgen ya da yarım daire şeklindeki ocaklardır. Bu ocakların çevresinde demir cürufları, demir nallar ve aletler ele geçmiştir. Bu yapıların dışında ise kül dolu pek çok çöp çukuru ortaya çıkarılmıştır. Bu buluntulara dayanılarak söz konusu yapıların madencilik işliği olduğu düşünülmektedir. Yine birinci kat küçük buluntuları içinde ilgi çekici olanlar 17. yüzyıla ait bir Çin porseleni parçası, aynı yüzyıla ait bir Avrupa gümüş sikkesi, biri altın olmak üzere çeşitli tunç yüzükler, gümüş süs eşyası, demir nallar, beş nargile parçası ve cam bilezikler,[12] akik boncuklar, pişmiş toprak pipolar ve taş ağırşaklardır.[13] IIa yapı katında iki odalı megaron tipindeki binalar, evrenin sonlarına doğru yaygınlaşmıştır. Daha batıdaki örneklerinin etkisinde yapıldıkları düşünülmektedir. Bu yapıların MÖ 5. yüzyılın sonunda ya da MÖ 4. yüzyılın başında terk edildikleri düşünülmektedir.[14]

Eski Hitit Dönemi'ne tarihlenen IIb katında, yerleşmenin merkezinde yer alan geniş yuvarlak beş yapının silo olduğuna karar verilmiştir. Ancak bu silolardaki erzağın sadece Kalehöyük'ten elde edilen erzak olmadığı, yakın civardan vergi olarak toplanan erzağı da içerdiği ifade edilmektedir. Bu bağlamda Kalehöyük'ün Eski Hitit Çağı'nda bölgenin erzağının toplandığı bir merkez olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bu erzağın korunması için yerleşme bir sular çevriliydi.[15]

İkinci katın küçük buluntuları içinde ilginç olanı ise fayanstan yapılma bir damga mühürdür. Mühürün üzerinde "Horus" olarak ifade edilen bir kuş figürü ile "Ra" olarak ifade edilen bir yuvarlak bulunmaktadır. Bu ifadenin "yabancı ülkenin yöneticisi" anlamına geldiği belirtilmelidir. Söz konusu damga mühürün Amarna Devri, yani 18. Haneden Dönemi'ne ait olduğu önerilmektedir.[16] İlginç küçük buluntular arasında tunç olarak fibulalar, iki ya da üç kanatlı ok uçları, mızrak uçları, at koşumları, kemer tokası ve süs eşyaları, toplu iğneler ile demir mızrak ucu sayılabilir.[13]

"Karanlık Çağ"

Demir Çağı'na tarihlenen II. uygarlık katının IIc evresinin boya nakışlı seramiklerinin motifleri, bir önceki evre olan IId evresinin 1-4 yapı katlarında görülen motiflerle çok açık bir benzerlik göstermektedir. Buna göre, IIc evresinin boya nakışlı seramik motifleri geleneğinin IId evresinden geldiği açıktır. Ancak bu gelenek, 4. yapı katında, gelişkin motifleriyle birlikte birdenbire ortaya çıkmış görünmektedir. Kazı başkanı Sachihiro Omura, bu tür seramiğin güneyden ithal edildiğini, batı ile bir ilgisi olmadığını belirtmektedir. Burada önemli olan IId evresinde ortaya çıkan bir çanak çömlek geleneğinin sonraki IIc evresinde de sürdürülmüş olmasıdır. Öte yandan IId yapı katının mimari geleneğinin dikdörtgen planlı ve tek odalı, tabanlarında direk kaidesi izleri olan, yani bol ahşap kullanılan, duvarları tek sıra taş örülü bir mimari olduğunu anlatmaktadır. Bu yapı planının IIIa yani Hitit İmparatorluğu döneminde görülmediğini, IId yapı katında birdenbire başladığını ifade etmektedir. Bu tarz mimari geleneğin Gordion'da görüldüğünden hareketle, mimari geleneğin batıdan, çanak çömleğin ise güneyden geldiği ortadadır.[17] Burada da önemli olan mimari bakımdan IId ile IIc arasında yakınlık olmasıdır. Bu bağlamda IIc kültürü, IId'nin devamı olduğu önerilmektedir.[18] Bu bağlamda "Orta Anadolu'da var olan Karanlık Çağ'ın (Bronz Çağı Çöküşü) Kaman Kalehöyük'te görülmediği" sonucuna varmaktadır.[17]

Kaman Kalehöyük Arkeoloji Müzesi

Japon Hükûmeti'nin "Kültürel Mirası Koruma Projesi" çerçevesinde hibe olarak yaptığı Kaman Kalehöyük Arkeoloji Müzesi, 830 metrekare açık, 470 metrekare kapalı alan olmak üzere toplam 1.500 metrekarelik alanı kapsamaktadır. Müzede sergi salonları, sinevizyon köşesi, kütüphane, inceleme, araştırma, fotoğraflama ve restorasyon çalışmalarına olanak sağlayan labarotuar, kafe, depolar ve teknik bölümler bulunmaktadır. Çevre düzenlemesi, kazısı yapılmakta olan bir höyük tarzında düzenlenmiştir. Böylelikle ziyaretçilerin hem kazılarda ele geçen buluntuları, hem de kazı yöntem ve çalışmalarını görmeleri sağlanmıştır.[19] Ayrıca bir de, Japonya dışındaki en büyük botanik bahçesi, bir "Japon bahçesi" stilinde yapılmıştır.[20] Müze, 2011 yılında "En iyi yeşil müze" ödülü almış olup, 2012 yılında da Avrupa'da Yılın Müzesi'ne aday gösterilmiştir.[21]

Değerlendirme

Kazı başkanı Sachihiro Omura, Kaman Kalehöyük'ün her dönemde tipik bir Orta Anadolu yerleşmesi olduğunu ve her eserin bu oluşumu kanıtladığını belirtmektedir.[22] Diğer yandan Kaman Kalehöyük, hem Eski Hitit Çağı'nda, hem de Asur Ticaret Kolonileri Çağı'nda önemli bir merkezdi. Bir yandan kazılarda ele geçen yapılar, seramik ve kabartmalı vazo parçaları, mühürler, bullalar ve madeni eserler bunu gösterirken ayrıca, Kültepe – Karum Ib katıyla çağdaş eski Asurca bir metin de bunu göstermektedir.[23]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b c d "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 10 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mayıs 2012. 
  2. ^ Adak, Işık (2014). 37.Kazı sonuçları toplantısı 3.cilt (PDF). Dr.AdilÖZME. ss. 45,46,47,48. ISSN 1017-7655. 21 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 1 Nisan 2022. 
  3. ^ a b 19. Kazı Sonuçları Toplantısı (1998) Cilt 1, Sh.: 317
  4. ^ a b c 32. Kazı Sonuçları Toplantısı (2010) Cilt 4, Sh.: 421
  5. ^ 24. Kazı Sonuçları Toplantısı, (2002) Cilt 1, Sh.: 11
  6. ^ a b 19. Kazı Sonuçları Toplantısı (1998) Cilt 1, Sh.: 312
  7. ^ a b 32. Kazı Sonuçları Toplantısı (2010) Cilt 4, Sh.: 422
  8. ^ a b c d 16. Kazı Sonuçları Toplantısı (1994) Cilt 1, Sh.: 320
  9. ^ 13. Kazı Sonuçları Toplantısı (1991) Cilt 1, Sh.: 321-322
  10. ^ 14. Kazı Sonuçları Toplantısı, (1992) Cilt 1. Sh.: 311
  11. ^ 17. Kazı Sonuçları Toplantısı (1995) Cilt 1, Sh.: 197
  12. ^ 9. Kazı Sonuçları Toplantısı (1987) Cilt 2, Sh.: 3
  13. ^ a b 13. Kazı Sonuçları Toplantısı (1991) Cilt 1, Sh.: 323
  14. ^ 18. Kazı Sonuçları Toplantısı, (1996) Cilt 1, Sh.: 207
  15. ^ 30. Kazı Sonuçları Toplantısı, (2008) Cilt 3, Sh.: 201
  16. ^ 10. Kazı Sonuçları Toplantısı (1988) Cilt 1, Sh.: 356
  17. ^ a b 21. Kazı Sonuçları Toplantısı, (1999) Cilt 1, Sh.: 220
  18. ^ 32. Kazı Sonuçları Toplantısı, Sh.: 423
  19. ^ "Kültür ve Turizm Bakanlığı". 15 Nisan 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mayıs 2012. 
  20. ^ "Kırşehir Kaymakamlığı". 8 Aralık 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mayıs 2012. 
  21. ^ "Kaman Kalehöyük Müzesi". 3 Mayıs 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mayıs 2012. 
  22. ^ 12. Kazı Sonuçları Toplantısı (1990) Cilt 1, Sh.: 432
  23. ^ 23. Kazı Sonuçları Toplantısı, (2001) Cilt 1, Sh.: 392

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kültepe</span> Eski yerleşke

Kültepe, Kayseri'de bulunan ve Kaniş (Kanesh) harabelerinin bulunduğu bir antik kent ve ören yeridir. 2014 yılından bu yana Türkiye'deki Dünya Mirası Alanları Geçici listesindedir. Ayrıca Hitit dilinin en erken izleri ile birlikte, MÖ 20. yüzyıla tarihlenen yazılı buluntularla, Hint-Avrupa dil ailesinin en eski izleri keşfedilmiştir.

İkiztepe Höyüğü, Samsun ili Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında yer alan bir höyük'tür. Günümüzde Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerin hemen batısında yer alan höyük adını, uzaktan bakıldığında iki tepe olarak görülmesinden almaktadır. Fakat gerçekte dört tepedir. Bu tepeler kazı başkanları tarafından romen rakamlarıyla tanımlanmıştır. Güneydeki en büyük tepe, günümüzde ovadan 29 metre yükseklikte olup Tepe I olarak adlandırılır. Tepe II, bunun kuzeyindedir ve 22,5 metre yüksekliktedir. En kuzeydeki Tepe III, 12,3 metredir. Tepe II'nin batısına düşen Tepe IV ise 16 metredir. Bugün denizden 7 km. içeride olan İkiztepe Höyüğü MÖ 5-3 binlerde denize oldukça yakın konumdaydı.

Değirmentepe Höyüğü, Malatya ilinin 24 km. kuzeydoğusunda Karakaya Barajı Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür.

Köşkerbaba Höyük, Malatya İl merkezinin 31 km. kuzeydoğusunda, Karakaya Baraj Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür. Öncesinde Fırat kıyısından 100 metre içerdeydi. Höyük adını hemen yakınındaki bir yatırdan almaktadır. Höyüğün en üst tabakası eski yıllarda köprü inşaatı sırasında büyük ölçüde tahribata uğramıştır.

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Samsat Höyük, Adıyaman ili, Samsat ilçesi hemen kuzeydoğusunda, günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmış olan bir höyüktür. Baraj gölü suları altında kalmasından önce Fırat kıyısından 700 metre içeride olmasına karşın iskan edildiği dönemde hemen nehrin kıyısındaydı. Yüksek bir höyük sayılabilecek olan Samsat Höyük, ova seviyesinden 37-40 metre yükseklikte olup taban alanı 500 x 350 metre kadardır. En dik yamacı doğu yamacı, en düşük eğimli yamacı ise güneybatıya bakan yamacıdır. Adı, Klasik Çağ kaynaklarında Samosate, Samosatum, İslami Dönem kaynaklarında ise Semisat, Sumaisat olarak geçmektedir. Yer olarak, Fırat'ın oldukça geniş, dolayısıyla sığ olduğu bir kesimdedir. Yerleşim olarak ise höyük, teras ve alt şehirden oluşmaktadır. Samsat Höyük, taşıdığı öneme karşın yeterince kazı çalışmaları yapılamadan baraj gölü altında kalıp yok olmuş bir arkeolojik yerleşimdir.

Mezraa - Teleilat Höyüğü, Şanlıurfa il merkezinin kuzeybatısında, Birecik ilçesinin 5 km güneyinde, Mezraa Köyü'nün hemen batısında ve kısmen altına yayılmış olan bir höyüktür. Yayıldığı alan 7 hektar olan höyük 450 x 160 metre boyutlarında olup 4 metre yüksekliktedir.

Şaraga Höyük, Şanlıurfa ili Birecik ilçesi yakınlarında ve Fırat'ın batı kıyısında yer alan bir höyüktür. Önemli bir tarihi merkez olan Karkamış'ın 10 km kuzeyindedir. Höyük, 200 x 150 metre boyutlarında ve 25 metre yüksekliktedir.

İmikuşağı Höyüğü, Elazığ İli, Baskil İlçesi, İmikuşağı Köyü'nün kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın doğu kıyısındadır. Tohma Çayı'nın Fırat'a döküldüğü bölgenin karşısındadır. Nehir yatağından 38 metre yüksekteki höyük 200 x 150 metre boyutlarındadır. Ovadan yüksekliği ise 20 metredir.

Tille Höyük, Adıyaman ilinin Kâhta ilçesinin 30 km. doğusunda, Fırat'ın batı tarafında yer alan bir höyüktür. Höyüğün doğu, batı ve güney yamaçlarında eski adı Tille, günümüzde adı Geldibuldu olan küçük bir köy yerleşimi vardır. Fırat'a katılan bir derenin dar vadisindeki yerleşme doğu terasıyla birlikte 200 x 140 metre, 26 metre yüksekliktedir ve üstünde bir düzlük vardır.

Zank Höyük, Nevşehir İl merkezinin kuzeydoğusunda, Avanos İlçesi'nin Sarılar kasabasının yaklaşık 4 km. kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Tepe yaklaşık 300 metre çapında ve 30 metre yüksekliktedir. Höyüğün 20 dönüm kadar bir alana yayılmış olduğu tahmin edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Tell Tayinat</span>

Tell Tayinat Höyüğü, Hatay il merkezinin doğu – kuzeydoğusunda, Reyhanlı ilçesinin 17–18 km batısında, Asi Nehri'nin 1,5 km doğusunda yer alan bir höyüktür. Tepe, yamaçlar dahil olmak üzere 700 x 500 metre boyutlarında, 15 metre yüksekliktedir. Kazı yapılmadan önce üzerinde Tayinat Köyü bulunmakta idi.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Boyalı Höyük, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Sungurlu İlçesi'nin kuzeybatısında, Yörüklü belde merkezinin 2 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Yörüklü'nün genişlemesiyle artık bir mahallesi haline gelen eski Güloluk Köyü'nün 450 metre doğusundaydı. Yerleşmenin bulunduğu vadi, Delice Havzası ile Kaledere dağlık bölgesi arasında uzanmaktadır. Bölge, MÖ III. binyılda Hatti Kültürü'nün çekirdek bölgesi olarak görülmektedir. Bu nedenle Boyalı Höyük kazıları bölgesel bir çalışmanın odak noktasını oluşturmaktadır. Diğer yandan Hüseyindede Höyüğü ve Fatmaören Höyüğü'ne yaklaşık 7 km. mesafededir. Üç höyük de birer Hitit yerleşmesidir.

Fatmaören Höyüğü, Çorum'un Sungurlu İlçe'sinin Yörüklü beldesinin 500 metre batı kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Hüseyindede Höyüğü'ne kuş uçuşu 2,5 km. mesafededir. Höyük üç doğal yükselti üzerinde oluşmuştur. En yüksek noktasında tarla seviyesinden 25 metre yüksekliktedir. Fatmaören Tepesi olarak bilinen bu üç yükselti, çevrenin kurak ve çorak olmasına karşın sulak bir bölgede, adeta bir vaha görünümündedir. Boyalı Höyük, Hüseyindede Höyüğü ve Fatmaören, MÖ III. binyılda Hitit Kültürü'nün çekirdek bölgesi olarak görülmektedir.

Hüseyindede Höyüğü, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Sungurlu İlçesi'nin kuzeybatısında Yörüklü beldesinin 2,5 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, Hüseyindede Tepesi olarak da bilinmektedir. Kazılar sonucunda höyüğün bir Eski Hitit kült merkezi olduğu, kült yapılarının dışında başkaca yapı bulunmadığı ve Hüseyindede'nin geniş bir yerleşim olmadığı anlaşılmıştır.

Yassıhöyük, Kırşehir İl merkezinin 25 km. kuzeyinde, Karahıdır Köyü'nün güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, 635x500 metre boyutlarında ve 12-13 metre yüksekliğindedir. Kırşehir'in Kaman İlçesi sınırları içinde olan Kaman Kalehöyük'ün 30 km. kadar doğusuna düşmektedir.

Hirbemerdon Tepe, Diyarbakır İli Bismil İlçesi'nin kabaca 40 km. doğusunda, Yukarı Dicle Vadisi ile Raman Dağı arasında, Batman Çayı ile Dicle Nehri'nin birleştiği bölgede, Dicle'nin batı kıyısında yer alan bir höyüktür. Yerleşme, 4 hektarlık yüksek bir höyük, kuzeybatı tarafta 3,5 hektarlık bir alana yayılmış bir dış şehir ve 3 hektara yayılmış bir aşağı şehirden oluşmaktadır.

Kilise Tepe Höyüğü, Mersin İl merkezinin batısında, Mut İlçesi'nin kabaca 20–21 km. güneydoğusunda, Silifke'nin 36 km. kuzeybatısında Kışlaköy Köyü'nün 1 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Göksu Nehri üzerinde yapımı planlanan Kayraktepe Barajı su toplama sahası içinde kalacak olan höyük Maltepe Höyüğü olarak da bilinmektedir.

Gavurtepe Höyük, Manisa İl merkezinin güneydoğusunda, Alaşehir İlçesi'nin güneybatısında, Gediz Ovası'nda Sarıkız Çayı'nın batı yakasında yer alan bir höyüktür. Yamaçları oldukça dik ve sarp bir tepedir. Bulunduğu yer olarak, hem batı kesimindeki yerleşimlerle, hem de Hitit topraklarının batı yerleşimleriyle ulaşım sağlayabilecek konumda görünmektedir. Öte yandan Gediz Vadisi üzerinden Balıkesir ve Denizli ulaşımları üzerindedir.