İçeriğe atla

Kalıp tanıma reseptörleri

Kalıp tanıma reseptörleri veya PRRler (Pattern Recognition Receptors), mikrobiyal patojenler veya hücresel stresle ilgili molekülleri tanımak için bağışıklık sistemi hücrelerince üretilen proteinlerdir. Örnek, desen veya patern tanıma reseptörleri olarak da adlandırılabilmektedirler.

Bir kalıp tanıma reseptörü tarafından tanınan mikroba-özgül moleküller, "patojen ilişkili moleküle kalıplar" (PAMPlar) olarak isimlendiriler; bakteriyal karbonhidratlar (örn. lipopolisakkaritler veya LPS), mannoz, nükleik asitler (örn. bakteriyal ya da viral DNA veya RNA), (Gram pozitif bakterilerden) peptidoglikanlar ve lipopotekoik asitler, N-formilmetiyonin, lipoproteinler ve fungal glukanlar bu molekülleri teşkil ederler.

Endojen stres sinyalleri, "tehlike ilişkili moleküler kalıplar" (DAMPlar) olarak adlandırlırlar ve ürik asiti kapsarlar.

Sınıflandırma

PRRler, bağlama özgüllüklerine, işlevlerine, yerleşimlerine ve/veya erimsel ilişkilerine göre sınıflandırılabilirler. İşlevleri temelinde PRRler; endositik veya sinyalleme PRRleri olarak ayrılabilirler.

  • Sinyalleme PRRleri, membrana bağlı Toll-benzeri reseptör ve sitoplazmik NOD-benzeri reseptör ailelerini kapsarlar.
  • Endositik PRRler, hücreiçi bir sinyal nöbeti olmaksızın mikroorganizmaların fagositozla yıkımı ve yutulmasını ilerletirler. Bu PRRler karbonhidratları tanırlar ve makrofajların mannoz, bütün fagositlerde bulunan glukan ve bütün fagositlerde bulunan ve apoptotik hücrelerin kaldırılmasına aracılık eden yüklü zincirleri tanıyan çöpçü reseptörleri kapsarlar.

Tipleri

Membrana bağlı PRRler

Toll-benzeri reseptörler

Hücredışı veya endozomal patojen-ilişkili moleküllerin tanınmasına TLRler olarak bilinen membran boyunca uzanan proteinlerin bir dizisi aracılık etmektedir.[1] Toll-benzeri reseptörler ilk olarak Drosophila keşfedilmiştir ve doğuştan veya edinilmiş bağışıklık yanıtlarının gelişiminde önemli bir role sahip olan konak savunma programlarının etkinleştirilmesi, sitokinlerin salgılanması ve sentezindeki mekanizmalarda öncülük eden tetikleyiciler olarak bilinirler.

TLRler günümüzde bazı türlerde bulunmaktadırlar. Memelilerde TLR1'den 11'e kadar tanımlanmışlardır. TLRlerin kendilerine özgü PAMPlarıyla etkileşimleri NFκB sinyallemesini ve MAP kinaz yolunu ve böylece yangı-öncesi sitokinlerin salınımını ve yardımcı baskılayıcı molekülleri aktive ederler. TLR aktivasyon sinyalini izleyerek diğer hücrelere salınan moleküller, TLRleri doğuştan gelen ve edinilmiş bağışıklık sisteminin anahtarları yapmaktadır.[2]

Mannoz reseptörü

Mannoz reseptörü (MR) başlıca makrofaj ve dendritik hücrelerin yüzeyinde bulunan bir PRR dir. Mannoz reseptörü (MR) başlıca makrofaj ve dendritik hücrelerin yüzeyinde bulunan bir PRR dir. Mannoz reseptörü (MR) başlıca makrofaj ve dendritik hücrelerin yüzeyinde bulunan bir PRR dir.Enfeksiyon ajanlarının yüzeyindeki karbonhidratları tanır ve bağlanırlar,aktive olmaları sonucu mikrobun endositoz ve fagositozu gerçekleşir.MR multilektin reseptör protein grubuna dahildir ve TLR ler gibi doğal ve adaptif immünite arasında bağlantı sağlar.[3]

Sitoplazmik PRRler

NOD -benzeri reseptörler

NOD benzeri reseptörler inflamasyon ve apoptotik cevabın düzenlenmesinde çeşidi fonksiyonları olabilen sitoplazmik proteinlerdir.Bu proteinlerin yaklaşık 20 tanesi memeli genomunda bulunur; NOD ve NALP olarak adlandırılan iki büyük altfamilya,MHC sınıf II transaktivatör (CIITA)) ve diğer bazı molekülleri içerir (örn.IPAF ve BIRC1).

Mevcut bilgiler bu proteinlerin bazılarının IL-1 gibi önemli inflamatuvar sitokinlerin ayrılmasına ve aktivasyonuna neden olan inflamatuvar kaspazları aktive eden ve/veya inflamatuvar moleküllerin üretimini arttıran [[NF-KB]] sinyal yolağını aktive eden endojen veya mikrobiyal molekülleri ya da stres yanıtı ve oligomer oluşumunu tanıdığını göstermektedir.

NLR ailesi CATERPILLAR (CLR) ya da NOD-LRR gibi birkaç farklı isimle bilinirler.[4][5][6]

NOD'ler
Ligandlar NOD1 ve NOD2 olarak bilinir.NOD1 sadece Gram negatif bakterilerde bulunan bir peptidoglikan olan meso-DAP adlı molekülü tanır.NOD2 proteinleri hem Gram pozitif hem de Gram negatif bakterilerde bulunan bir peptidoglikan olan intraselüler MDP (muramil dipeptid)yi tanır. NOD'ler RIP2 adlı serin-treonin kinaz aracılığıyla NF-κB ve MAP kinaz yolaklarında sinyal üretirler.NOD proteinleri nükleotid trifosfatı bağlayan nükleoid-binding oligomerization domain içerdiklerinden bu şekilde adlandırılırlar.NOD'ler N-terminaldekiCARD domainleri aracılığıyla sinyal verir ve C-terminaldeki lösin-zengin tekrarlar(LRR) aracılığıyla mikrobiyal moleküllerle etkileşime girerler.[7]

Kaynakça

  1. ^ Beutler et al. GENETIC ANALYSIS OF HOST RESISTANCE: Toll-Like Receptor Signaling and Immunity at Large. Annual Review of Immunology Volume 24, pages 353-389.
  2. ^ Doyle and O'Neill. Toll-like receptors: From the discovery of NFκB to new insights into transcriptional regulations in innate immunity. Biochemical Pharmacology Volume 72, Issue 9, 2006, Pages 1102-1113.
  3. ^ Apostolopoulos and McKenzie. Role of the Mannose Receptor in the Immune Response. Current Molecular Medicine 2001, Volume 1, pages 469-474.
  4. ^ Ting JP, Williams KL. The CATERPILLER family: an ancient family of immune/apoptotic proteins. Clinical Immunology, 2005, Volume 115(1):33-7.
  5. ^ Harton JA et al., CATERPILLER: a large family of mammalian genes containing CARD, pyrin, nucleotide-binding, and leucine-rich repeat domains. J Immunol. 2002 Volume 169(8):4088-93.
  6. ^ Inohara et al., NOD-LRR proteins: role in host-microbial interactions and inflammatory disease. Annu Rev Biochem. 2005, Volume 74:355-83.
  7. ^ Strober et al., Signalling pathways and molecular interactions of NOD1 and NOD2. Nat Rev Immunol. 2006, Volume 6(1):9-20.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Doğal öldürücü hücre</span> sitotoksik lenfosit türü

Doğal öldürücü hücre veya doğal kâtil hücre diye adlandırılan bir çeşit lenfosit hücresi.

<span class="mw-page-title-main">Sitokin</span> hücre sinyalizasyonunda önemli olan küçük proteinlerin (~5-20 kDa) geniş ve gevşek kategorisi

Sitokin, hayvan ve bitki hücrelerince üretilen, hücrelerin birbirleriyle iletişimini sağlayan protein ve peptidlerin bir grubudur. Hücre yüzeyi sitokin reseptörleri aracılığıyla görevlerini yapar. Yangı (enflamasyon) ve bağışıklık reaksiyonlarında, aktif lenfositler, makrofajlar, endotel, epitel ve konnektif dokular tarafından oluşturulurlar. Salınımları geçicidir. Sitokinler, hücrelerdeki reseptörlere bağlanarak hücre çoğalmasını uyarırlar.

<span class="mw-page-title-main">İnflamasyon</span> iltihaplanma

İnflamasyon, canlı dokunun her türlü canlı, cansız yabancı etkene veya içsel/dışsal doku hasarına verdiği sellüler (hücresel), humoral (sıvısal) ve vasküler (damarsal) bir seri vital yanıttır. İnflamasyon normalde patolojik bir durum olmasına karşın, inflamatuar reaksiyon fizyolojik olarak vücudun gösterdiği bir tepkidir. Halk arasında iltihap tabiri yangı için kullanılmasına rağmen sık sık apseler için de iltihap denmesinden dolayı inflamasyon (inflammare) terimini kullanmak daha yerinde olacaktır. Hücre dejenerasyonu ile birlikte inflamasyon konusu, hastalıkların patolojik temelini oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Fagositoz</span>

Fagositoz, bir fagositin solid partikülleri yakalayıp yutması ve sitoplazmasında oluşturduğu fagosom adı verilen boşluğa hapsederek eritme (sindirme) çabasıdır. Fagosite ettikleri başlıca solid partiküller canlı etkenler (mikroplar), ölü hücre ve doku artıkları, suda erimeyen mineraller ve metal tuzları, yabancı cisimler vb. oluşumlardır. Fagositler ve fagositoz olgusu ilk kez 1882 yılında İlya İlyiç Meçnikov tarafında bulundu. Bu buluşu ona Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülünü kazandırdı.

<span class="mw-page-title-main">Toll benzeri reseptör</span> doğuştan gelen bağışıklık sisteminde kilit rol oynayan protein sınıfı

Toll benzeri reseptör ya da almaç, mikroplardan kaynaklanan, yapısal olarak korunmuş moleküller deri veya bağırsak mukozası gibi fiziki bariyerleri aştığında, bu molekülleri tanıyan tek membran boyunca uzanmış, katalitik-olmayan reseptörlerin bir sınıfıdır. Bu yapıların doğuştan gelen bağışıklık sisteminde anahtar rol oynadıkları düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">TLR1</span>

TLR1 ya da Toll benzeri reseptör 1, bağışıklık sisteminde rol oynayan Toll benzeri reseptörler ailesinin kalıp tanıma reseptörlerinden biridir. Diğer isimleri CD281, KIAA0012, rsc786'dır. İnsanlarda 4. kromozomun 4p14 bölgesinde; 38,474,275-38,482,807 noktalarında bulunur.

<span class="mw-page-title-main">TLR4</span>

TLR 4 ya da Toll benzeri reseptör 4, bağışıklık sisteminde rol oynayan Toll benzeri reseptörler ailesinden TLR4 olarak bilinen gen ve bunun ürünü olan proteindir.

<span class="mw-page-title-main">TLR2</span>

TLR 2 ya da Toll benzeri reseptör 2, insan bağışıklık sisteminde rol oynayan biyomoleküllerden biridir. TIL4, CD282 olarak da bilinir. İnsanlarda 4. kromozomun 4q32 bölgesinde bulunur.

<span class="mw-page-title-main">TLR6</span>

TLR6 ya da Toll benzeri reseptör 6, bağışıklık sisteminde rol oynayan Toll benzeri reseptörler ailesinin bir üyesi olan bir gen ve bunun ürünü olan proteindir.

<span class="mw-page-title-main">TLR5</span>

TLR5 ya da Toll benzeri reseptör 5, bağışıklık sisteminde rol oynayan Toll benzeri reseptörler ailesinin bir üyesi olan bir gen ve bunun ürünü olan proteindir. TIL3; SLEB1; FLJ10052; MGC126430; MGC126431 olarak da isimlendirilir.

<span class="mw-page-title-main">TLR8</span>

TLR8 ya da Toll benzeri reseptör 8, bağışıklık sisteminde rol oynayan Toll benzeri reseptörler ailesinin bir üyesi olan bir gen ve bunun ürünü olan proteindir. MGC119599; MGC119600 olarak da isimlendirilir.

TLR9 ya da Toll benzeri reseptör 9, bağışıklık sisteminde rol oynayan Toll benzeri reseptörler ailesinin bir üyesi olan bir gen ve bunun ürünü olan proteindir. CD289 olarak da isimlendirilir.

<span class="mw-page-title-main">Doğuştan gelen bağışıklık sistemi</span> omurgalılarda bulunan iki ana bağışıklık stratejisinden biri

Doğuştan gelen bağışıklık sistemi ya da doğal bağışıklık diğer organizmaların enfeksiyonlarına karşı spesifik olmayan yolla koruma yapan ev sahibinin savunmasındaki hücreleri ve mekanizmaları kapsayan bir bağışıklık sistemi çeşididir.

<span class="mw-page-title-main">Edinilmiş bağışıklık sistemi</span> Özelleşmiş, sistemik hücreler ve süreçlerden oluşan bağışıklık sistemi alt sistemi

Edinilmiş bağışıklık sistemi ya da Edinilmiş bağışıklık ya da Akkiz (acquired) immunite yüksek oranda özelleşmiş bütün sisteme etki edebilen hücreler ve patojenik mücadeleleri ortaya çıkaran süreçlerle düzenlenen bağışıklık sistemi çeşididir.

<span class="mw-page-title-main">TLR10</span>

TLR10 ya da Toll benzeri reseptör 10, bağışıklık sisteminde rol oynayan Toll benzeri reseptörler ailesinin bir üyesi olan bir gen ve bunun ürünü olan proteindir. MGC104967; MGC126398; MGC126399 olarak da isimlendirilir.

Antijen sunumu, vücuttaki bağışıklık sisteminin, makrofajlar, dendritik hücreler ve diğer hücre çeşitleriyle antijenleri yakalama ve onları T-hücreleri ile tanımlama sürecidir. Edinilmiş bağışıklık sisteminin temelleri, bağışıklık sistemi hücrelerinin kendi hücreleri ile enfektöz patojenleri tanıması arasındaki kapasitede yatar.

Biyokimyada reseptör veya almaç, birbiriyle kısmen örtüşen iki anlama karşılık gelir.

Endotoksinler bakteri gibi patojenlerin içinde bulunan, potansiyel olarak toksik olabilecek bileşiklerdir. Endotoksinler bakteri tarafından salgılanmazlar, ama bakterinin parçalanırsa ortama salınan, onun yapısal bir bileşenidirler. Endotoksinler ile enterotoksinler karıştırılmamalıdır.

ICAM-1, diğer adı CD54, hücre içi adhezyon molekülü-1, bir hücrelerarası adhezyon molekülü. İnsanlarda ICAM1 geni ile ifade edilmektedir. Bu gen bağışıklık sistemi hücreleri ve endotel hücrelerin lüminal yüzeyinde bulunmakta olan bir hücre yüzey glikoproteinini ifade etmektedir. CD11a / CD 18 veya CD11b / CD18 tipi integrinlere bağlanmakta ve aynı zamanda rinovirüs reseptörüdür.

CD14, bir insan genidir.