İçeriğe atla

Kai-awase

Kai-awase kabuğu

Kaiawase, Heian döneminde ortaya çıkan geleneksel bir Japon oyunudur.

Özet

Kai-awase'nin iki türü vardır.[1]

  1. Heian Döneminde uygulanan bir çöpçatanlık türü[1] - Kai-awase aslında, iki farklı gruba ayrılıp deniz kabuğunun şekline, rengine, büyüklüğüne ve türünün çeşitliliğine göre rekabet eden aristokratlar tarafından oynanan bir oyundu.[1]
  2. Heian Döneminin sonlarından itibaren oynanan bir tür deniz kabuğu eşleştirme oyunu[1] - 360 istiridye kabuğu sol kabuklar (dashigai) ve sağ kabuklar (jigai) olarak ikiye ayrılır, sol kabuklarla eşleştirilen sağ kabukların sayısı üzerinden katılımcılara puan verilirdi.[1]

Önceleri, sağ taraftaki kabukları sol taraftakilerle eşleştirmek üzerine tasarlanan kai-awase türüne kai-oi denilirdi. Kabukları ‘eşleştirme’ eyleminden dolayı sonraki dönemlerde kafa karışıklığına sebep olmuş ve kai-awase olarak anılmaya başlamıştır.

Kai-oi oyununun kuralları

Kabukların eşleştirilmiş halleri

Kai-oi için kullanılan kabuklar, bir kadının avucunun içine sığacak, uygun bir büyüklükte olurdu. Bu kabuklar Ise Vilayetinin Futami Şehrinden gelen istiridyelerden elde edilirdi. Kabuğun iç yüzü kâğıt ile kaplanır, Genji tarzında bir karakterin resmi çizilir, altın varak benzeri malzemelerle renklendirerek son haline getirilirdi. Aynı resim hem sağ kabuğa hem de sol kabuğa çizilirdi.

Kabuk; kısa tarafı katılımcıya, üst kısmı yukarıya bakacak şekilde yerleştirildiğinde, sol kabuklar dashigai yani yin; sol kabuklar ise jigai yani yang enerjisi olarak görülürdü. Böylece bu iki taraf bir arada gökyüzü-toprak ve kadın-erkek ilişkisini temsil etmiş olurdu. Kabuklar farklı kai-oke'lerde (istiridyelerin konulduğu sandık) tutulur, astrolojik takvim de incelenerek oyunun kuralları belirlenirdi. Gökyüzüne benzetilen jigai için öncelikle 12 ayı temsil edecek 12 kabuk dizilir, sonrasında haftanın 7 gününü temsil etmesi için kademeli olarak 7 kabuk daha eklenir, en sonunda bir yıldaki günleri temsil edecek 360 istiridye kabuğu eksiksiz olacak bir şekilde 9 sıra boyunca dizilirdi. Kabukların 9 sıra boyunca dizilmesinin ise eski astrolojide gökyüzünün 9 katlı olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Sağ kabuklar yerleştirildikten sonra, bir saray kadını, sol kabuklardan birini alıp iç yüzü aşağıya gelecek şekilde ortaya koyardı. Kabukların etrafında toplanan 20 himegimi (aristokrat kızı), 360 sağ kabuk içinden ortadaki sol kabuk ile aynı şekil ve desenlere sahip olan kabuğu bulmaya çalışırdı. Himegimi'ler, birer çift istiridye kabuğunu yavaşça avuçlarının içine alır ve ellerini bir araya getirirlerdi. Eğer kabukları doğru buldularsa, ellerini açıp kabukları dizlerinin önüne sererlerdi. Katılımcılar sağ kabukları ortaya koydukça, aynı süreç tekrarlanır ve en çok kabuk toplayan kişi kazanırdı.

Aynı hatayı tekrarlamak ise ayıp olarak görülürdü. Böylece oyun doğal olarak bir kişisel gelişim aracı haline geldi. Meiji Dönemine kadar, kai-oi'nin üst sınıfa ait bir evlilik aracı olduğu düşünülmekteydi. Ancak modern çağdan sonra kai-awase oynanmamaya başlanmıştır. Gerçek kai-oi setleri günümüzde yalnızca müzelerde görülmekte olsa da hinamatsuri süsleri arasında minyatür kai-oke setleri hala görülmektedir.

Edo döneminde Kai-awase

‘Shiohi no tsuto’ (Gifts from the Ebb Tide) [Cezirin Hediyesi] (Kitagawa Utamar), 1790) eserinde görülen kai-awase illüstrasyonu.

Edo döneminde kai-awase için içeri kısımları lake veya altın yaprak ile kaplanmış istiridye kabukları kullanılırdı. İstiridye kabuğu gibi çift çenetliler, ancak karşı tarafına denk gelecek kabuklarla birleştirilebileceğinden, oyun tersine döndürülmüş kabukları eşleştirerek oynanırdı.

Ayrıca, eşleştirilen kabukların ayrılamayacağı fikrinden dolayı, evlilikte uyumun bir simgesi olarak istiridye kabukları ve kabuk kutuları aristokratlar veya daimyolar için düğün hediyesi olarak hazırlanırdı. Kabukların içine çizilen resimler genellikle doğal manzaralar ya da Tosa Klanı üyelerine benzeyen kadın ve erkek figürler olurdu. Kabuğun eşine de aynı resim çizilirdi. Güzelce süslenmiş istiridye kabuklarını taşıyan sandıklar sekizgen şeklinde ve çift halinde olurlardı. Daimyo ailelerinin kızlarının düğün malzemeleri arasında büyük önem taşıdıklarından, bu istiridye sandıkları düğün töreni sırasında en önde taşınırlardı. Düğün alayı damat evine geldiğinde, öncelikle istiridye kabuklarının gelinin kovasından damadın kovasına aktırıldığı ‘kai-oke watashi’ (kai-oke aktarma) seremonisi gerçekleşirdi. ‘Kai-oke watashi’ (kai-oke aktarma) daimyo düğünleri için önemli bir seremoni olduğundan, üst düzey samuraylar gibi yüksek mertebeli görevliler bu seremoniden sorumlu olurdu. Günümüzde ‘kai-awase no gi’ (kai-awase seremonisi) isminde toplum içinde gerçekleştirilen bir tören haline gelmiştir.

Diğer kullanımları

  • Yemekte kullanılan kai-awase tekniği ise, istiridyelerin içindeki etin sağ ve sol taraflarda kalmasını sağlamak için aynı büyüklükte olan farklı kabukların birleştirilmesidir.

Dipnot

  1. ^ a b c d e Ishii Tanayuki. “’Kasanari shikō’ no nipponbunka 5 Aralık 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.” (‘Örtüşen amaçlı’ Japon kültürü)  The Japan Association of Language and Culture. Accessed on 2019.11.3.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Tavla</span> iki kişilik bir oyun

Tavla, özel bir platform üzerinde 2 zar ve 15 siyah, 15 beyaz tavla pulu ile oynanan iki kişilik bir oyundur. Tavla anlamında Osmanlıca ﻧﺮﺩ /nerd/ sözcüğü de kullanılırdı. Tavlanın eş anlamlısı olarak nert, nerttahta verilmektedir. Dünyadaki en eski oyunlardan birisidir ve mirası pek çok millet tarafından sahiplenilir. Oyunun ilk ortaya çıktığı devirde tavladaki zarlar ve taşların kemiklerden yapıldığı düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Voleybol</span> ortada file olmak üzere filenin batısında ve doğusunda iki takım olmak üzere oynanan bir spor dalı

Voleybol, file ile ikiye bölünmüş bir oyun alanı üzerinde altı kişilik iki takım ile oynanan, voleybol topuna eller ve kollarla vurarak file üzerinden karşı tarafın oyun alanına gönderme ve yere değmesini sağlama esasına dayalı bir takım sporudur.

<span class="mw-page-title-main">Dolmabahçe Sarayı</span> Türkiye, İstanbul’da bir saray

Dolmabahçe Sarayı, İstanbul, Beşiktaş'ta, Kabataş'tan Beşiktaş'a uzanan Dolmabahçe Caddesi'yle İstanbul Boğazı arasında, 250.000 m²'lik bir alan üzerinde bulunan Osmanlı sarayı. Marmara Denizi'nden Boğaziçi'ne deniz yoluyla girişte sol kıyıda, Üsküdar ve Kuzguncuk'un karşısında yer alır. Sultan Abdülmecid tarafından inşa ettirilen sarayın yapımı 1843 yılında başlayıp 1856 yılında bitirilmiştir. Günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Bilardo</span> Masada oynanan bir oyun

Bilardo, bir spor çeşididir ve ıstaka adı verilen sopalar, bilardo topları ve bilardo masası ile oynanan pek çok oyun türünün ortak ismidir.

<span class="mw-page-title-main">Burun</span> koku alma organı

Burun, anatomik olarak hayvan ve insan yüzü üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organıdır. İnsan burnu ve hayvan burnu arasında birçok anatomik farklar bulunur.

<span class="mw-page-title-main">Şogi</span> oyun

Japon satrancı veya Kumandanlar Oyunu olarak da bilinen Şogi ya da Shōgi, Japonya kökenli, satrançla akraba iki kişilik soyut kombinatoryal ve eksiksiz enformasyonlu bir strateji oyunudur. Satranç ailesi içinde Japonya’da en yaygın oynanan çeşit olup 17 Kasım’da bayramı kutlanır. Shōgi, Japoncada kumandanın masa oyunu anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Malabadi Köprüsü</span> Tarihî köprü

Malabadi Köprüsü veya orijinal adıyla Akarman Köprüsü, Silvan'a 23,2 km uzaklıkta Silvan ilçe sınırları içerisinde yer alan ve Oğuz Türkleri'nden Artuklu beyliğinin önderi Hüsameddin Timurtaş tarafından yaptırılmış tarihi bir köprü. Silvan'dan rahatlıkla ulaşım imkânı vardır. Diyarbakır Tarihi Eserler Envanteri'ne kayıtlıdır. Malabadi Köprüsü 1989 yılında Silvan Belediyesi tarafından restore edilmiştir. Malabadi Köprüsü Silvan Belediyesi'nin logosunu oluşturan ana unsurdur. Malabadi Köprüsü Silvan ilçesine ait bir köprüdür.

<span class="mw-page-title-main">Boks</span> Spor dalı

Boks, iki kişinin boks hakemi gözetiminde karşılıklı yumruklaştıkları ve birbirlerini nakavtla ya da puanla yenmeye çalıştıkları spor müsabakasıdır. Belden aşağıya ve enseye vurmak, sporcunun kendi etrafında 180 derece dönmesi, avuç içi vurmak, ses çıkarmak uyarı almasına neden olur, üç uyarı bir ihtar alınmasına neden olur. Amatör boksörler 227 gr ağırlığında, profesyonel boksörler ise ağırlığı 170-283 gr arasında değişen eldivenler kullanırlar. Profesyonel boksörler yalnızca şort, amatör boksörler ise şort ve atlet giyer. Hem amatör hem de profesyonel boksörler karşılaşmada diş ve kasık koruyucuları kullanırlar. Amatör boksörler ayrıca koruyucu başlık da takarlar.

<span class="mw-page-title-main">Dolaşım sistemi</span> hayvanlarda kan dolaşımını sağlayan organ sistemi

Dolaşım sistemi veya kardiyovasküler sistem maddelerin vücuttaki dolaşımını sağlayan organ sistemidir.

<span class="mw-page-title-main">Mürekkepbalığı</span> balık türü

Mürekkepbalığı, Kafadanbacaklılar (Cephalopoda) sınıfının, Onkollular (Decapodiformes) grubundan denizlerde yaşayan bir yumuşakça. Hepsi ayrı eşeylidir. Diğer adı Sübye'dir.Solungaç solunumu yaparlar. Ağız bölgesinden çıkan 10 adet kolları vardır. İki kolu diğerlerinden daha uzundur. Dinlenme halinde içe çekilmiş olan bu kollarını avlarını yakalamak veya korunmak amacıyla ileri doğru fırlatırlar. Kollarının iç yüzeylerinde çok sayıda vantuz (emeç) bulunur. Vantuzların içleri dişli boynuzsu yapılarla bezenmiştir. Ilıman ve sıcak denizlerin kıyı sularında bol rastlanırlar. Boyları 17 cm ile 17 metre arasında değişen türleri vardır. Çoğu 50–60 cm arasındadır. Türkiye'de Akdeniz kıyılarında avlanırlar. Yırtıcı hayvanlardır. Balık, karides, yengeç ve diğer yumuşakçalarla beslenirler. Bazen balık sürülerine dalar veya ufak mürekkepbalığı kolonilerini takip edip karınlarını doyururlar. Mürekkepbalığı, avına arkasından yaklaşıp omuriliğini ısırarak kopartır ve felç etmek suretiyle öldürür. Bazen her avdan sadece bir ısırık alıp dinlenmeye çekilir. Vantuzlu dokunaçlarıyla avlarını yakalar, kollarıyla da ağza götürürler.

<span class="mw-page-title-main">Kırkpınar Yağlı Güreşleri</span> Geleneksel yağlı güreş festivali

Kırkpınar Yağlı Güreşleri, geleneksel Türk yağlı güreş turnuvası. Her sene haziran ayı sonu ile temmuz ayı başında Edirne'de düzenlenir. Pehlivanlar üç gün süresince er meydanında mücadele ederler. Son gün yapılan finallerde her boyun (kategorinin) birinci, ikinci ve üçüncüleri belirlenir. Bunlardan en önemlisi başpehlivandır. Güreşler esnasında Kırkpınar Festivali düzenlenir ve çeşitli etkinlikler gerçekleştirilir. Osmanlı Devleti'nin her yerinde düzenlenen panayırların hepsinde güreş yapılır ama bunların içinde yalnız Kırkpınar’da “baş”ı kazanan pehlivan, gelecek senenin Kırkpınar güreşlerine kadar “başpehlivan” bilinirdi. Bu düşünce günümüzde de devam etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Körling</span> Buz üzerinde oynanan takım sporu

Körling, 42×4,3 metrelik buzdan bir pist (rink) üzerinde oynanan olimpik bir takım oyunudur. En basit tanımıyla oyunun amacı, granitten yapılmış dairesel taşı buz üzerinde kaydırarak hedefin merkezinde durdurmaktır.

Oyun teorisi veya Oyun kuramı, istatistik, sosyal bilimler, biyoloji, mühendislik, siyasi bilimler, bilgisayar bilimleri kullanılan meşhur teoridir. Oyun teorisi, bireyin başarısının diğerlerinin seçimlerine dayalı olduğu seçimler yapması olan bazı stratejik durumların matematiksel olarak davranış biçimlerini yakalamaya çalışır. İlk başlarda bir bireyin kazancının ötekinin zararına olduğu yarışmaları çözümlemek için geliştirilmişse bile, daha sonradan birçok kısıta dayanan çok geniş bir etkileşim alanını incelemeye başlamıştır. Bugün:

Oyun teorisi, sosyal kelimesinin geniş anlamda insan ve insan-dışı oyuncuları kapsayacak biçimde tanımlandığı, sosyal bilimlerin rasyonel yönü için bir birleşik alan kuramı veya bir tür şemsiyedir.

<span class="mw-page-title-main">Sipahi</span> askeri sınıf

Sipahi, Osmanlı ordusunun ağır süvari sınıfı askeri. Tımar sahibi olan tımarlı sipahiler ve Kapıkulu Ocağı'na bağlı kapıkulu sipahileri olmak üzere ikiye ayrılır. "

<span class="mw-page-title-main">Misket</span> oyun

Misket,, çocukların oyuncak olarak kullandığı, genellikle kemik, cam veya demirden yapılan küçük, sert, küre biçimindeki toplara denir.

<i>Çocuk Oyunları</i> (tablo)

Çocuk Oyunları, Çocukların Oyunu ya da Çocukların Oyunları, Flaman ressam Pieter Brueghel'in 1560 yılında ahşap panel üzerine yağlı boya ile çizdiği tablodur. Tabloda 16. yüzyıl Hollanda'sından 80 farklı çocuk oyunu betimlenir. Tablo, Viyana'daki Sanat Tarihi Müzesinde sergilenmektedir.

Teras , akarsu vadi yamaçlarında, deniz ve göl kıyılarında, eğim kırığının üzerindeki düz veya hafif eğimli alan. Değişik alanlarda ve değişik nedenlerle oluştuklarından sınıflandırma yapılmıştır. Terasa benzeyen fakat sadece üst üste sert ve yumuşak kayaların farklı aşınmasından oluşan şekle sözde taraçalar denir. Menderesli nehirlerin kenarlarında polijenik taraçalar) oluşur. Dalga aşındırmasıyla abrazyon taraçaları, vadi kenarlarında eski kum çakıl depolarına akarsu taraçaları, falezlerin üstünde çakıl kum depolanan yüzeylere deniz taraçaları denilir.

<span class="mw-page-title-main">Çift ipte düğme</span>

Çift ipte düğme, iki ip üzerinde, o iki ipin oluşturduğu, sepet örgülü / saç örgülü görünüşlü cevizimsi bir düğümdür.

<span class="mw-page-title-main">Hinamatsuri</span> 3 Mart Kız Çocukları Bayramı

Hinamatsuri kız çocuklarının sağlıklı büyümesi için Japonya'da yapılan bir festivaldir.

<span class="mw-page-title-main">Aziz Yuhanna Kilisesi</span> İzmir, Türkiyede bir kilise

Aziz Yuhanna Kilisesi veya İzmir Müjdeci Aziz Yuhanna Anglikan Kilisesi, İzmir'in Alsancak semtinde bulunan ve hala aktif az kiliselerden biri olan bir Anglikan kilisesidir. Levant Şirketi tarafından 1625 yılında yapılmıştır.