İçeriğe atla

Kahin Tepe

Koordinatlar: 41°13′48″N 33°23′31″E / 41.2301°K 33.3919°D / 41.2301; 33.3919
Kahin Tepe
KonumAraç, Kastamonu, Türkiye
BölgeKaradeniz Bölgesi
Koordinatlar41°13′48″N 33°23′31″E / 41.2301°K 33.3919°D / 41.2301; 33.3919
Türtapınak, atölye, yerleşim alanı
Tarihçe
Kuruluşen geç M.Ö. 9 bin
Devir(ler)Akeramik Neolitik
Sit ayrıntıları
Buluntu(lar)öğütme taşı, süs eşyası
Kazı tarihleri2018-2022
ArkeologlarNurperi Ayengin

Kahin Tepe, Türkiye'nin Kastamonu ilinin Araç ilçesi sınırları içindeki Başköy yakınlarında yer alan 1. derece arkeolojik sit alanıdır. Yapılan tespitler ve buluntulara göre Kahin Tepe, en erken MÖ. 12.000-7.000 arasına tarihlenen Akeramik Neolitik Çağ ve III. II. binyıl arası Orta-Erken Tunç Çağı'nda yerleşim gördüğü düşünülmektedir.[1]

Sit alanındaki kazılar Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nün destekleriyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Kastamonu Müze Müdürlüğü başkanlığında Düzce Üniversitesi'nden Nurperi Ayengin danışmanlığında yürütülmüştür. 2022 itibari ile Filyos Barajı'nın inşasından ötürü kazı çalışmaları durdurulmuştur; Kahin Tepe'nin ise su altında kalacağı tespit edilmiştir.[1][2]

Araştırma ve kazılar

Kahin Tepe hakkında ilk araştırmalar ilk defa 1950'li yıllarda İsmail Kılıç Kökten tarafından yapılmış; ilk sistemli yüzey çalışmaları ise Aslı Erim Özdoğan ve ekibi tarafından 1995-98 yılları arasında yapılmıştır.[3] İlk kazılar ise Nurperi Ayengin ve ekibi tarafından 2018 yılında Filyos Barajı inşası sırasında kurtarma kazısı olarak başlatılmış olup 3 sezon devam etmiştir.[4][5] Daha sonrasında Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Mayıs 2022'de aldığı karara göre, bölgedeki baraj inşası sebebiyle kazı çalışmaları durdurulmuş, bölgenin barajdan ötürü su altında kalacağı tespit edilmiştir.[1]

Tabakalanma

Kazılar sonucunda Kahin Tepe'de iki tabakaya ulaşılmıştır:[6]

  • I. tabaka: Akeramik Neolitik Çağ: Kazı alanında herhangi bir karbon izi bulunmadığından net tarihlendirme yapılamamıştır; alandaki sürtme ve yontma taş endüstrisi, ayrıca dini inanışıyla ilişkili olduğu tahmin edilen mimari ve objelerin değerlendirilmesiyle bu katmanın Akeramik Neolitik Çağ'a tarihlendiği düşünülmektedir. II. Tabakadaki adak çukurları bu tabakayı tahrip etmiştir.[7]
  • II. tabaka: Erken Tunç Çağı'nın sonu-MÖ. 2.000 arası.

Buluntular

Kahin Tepe, Karadeniz'deki en eski yerleşim yeridir.[4][5][8][9] Bölgede yapılan kazılar sonucu bulunan buluntular bölgede Erken Tunç Çağı ve Akeramik Neolitik Çağ'a tarihlendirilen yerleşim yerleri olduğunu ortaya koymaktadır.[5] Kahin Tepe'nin, bölge yakınlarında kalan diğer çağdaşları arasında bir ara istasyon görevi gördüğü düşünülmektedir.[1]

Bölgenin doğusunda kalan Erken Tunç Çağı yerleşimi, bir tür sur sistemiyle çevrildiği tahmin edilse de bakanlık açıklamasına göre bu surlara dair bir buluntu yoktur.[1] Bölgede ayrıca adak çukurları bulunmaktadır; ayrıca tarım arazisi olarak kullanılmasından ötürü tahribe uğramıştır.[3] Bölgenin yanındaki akarsu, hendek görevi görmektedir.[3]

Alanın kazıları sırasında ayrıca Akeramik Neolitik Çağ'a tarihlenen adak çukurları ve yuvarlak planlı yapılar ortaya çıkarıldı.[9] Bunun yanında yine Akeramik Neolitik'e tarihlenen öğütme taşı, süs eşyası gibi eserler de ortaya çıkarılmıştır.[8] Elde edilen buluntulara göre buradaki yuvarlak planlı yapılar bir tür atölye olmalıdır.[10] Araştırma ekibi başkanı Ayengin'in açıklamalarına göre, bölgede ortaya çıkarılan hayvan figürleri ve dikili taşlar üzerindeki figürlerin bir tür dini inanış ile ilişkili olduğu tahmin edilmektedir.[9][11][12] Kahin Tepe, bu özelliği ile, çağdaşı olduğu Göbeklitepe ile benzerlik göstermektedir. Ayengin, gelecek kazı dönemlerinde tapınak alanlarının da bulunabileceğini ifade etmiştir.[13]

Değerlendirme ve yorumlar

Bölgede gerçekleştirilen kazıları yürüten Ayengin, "M.Ö.12 bin ile 7 bine kadar süren Akeramik Neolitik Dönem'e tarihlenen yerleşim yeri keşfettik. Bu dönemin en meşhurlarından biri Güneydoğu'daki Göbeklitepe. Dönemin toplumsal yapısına baktığımızda, ana unsurun katı ve karmaşık bir dini inancın olduğunu biliyoruz. Bunu Göbeklitepe'den gözlemliyorduk ama Akeramik Neolitik Dönem Karadeniz'de hiç bilinmiyordu." diyerek keşfin önemini ifade etmiştir.[14]

Dış bağlantılar

Kaynakça

Özel

  1. ^ a b c d e "Kahintepe sorularına Bakanlık'tan cevap". Kastamonu Gazetesi - Kastamonu ve Bölge Haberleri, Kastamonuspor, Şehir Gündemi ve Son Dakika Haberleri. 4 Kasım 2022. 27 Temmuz 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Temmuz 2023. 
  2. ^ "T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI ANKARA KÜLTÜR VARLIKLARINI KORUMA BÖLGE KURULU KARAR" (PDF). Kültür ve Turizm Bakanlığı. 2022. 27 Temmuz 2023 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  3. ^ a b c Karasalihoğlu, Murat (2019). "Araç-Kahintepe". Kastamonu Gazetesi. 16 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ocak 2021. 
  4. ^ a b Alantor, Özgür (2017). "Kahin Tepe'de Karadeniz'in ilk taş atölyesine rastlandı". Anadolu Ajansı. 14 Kasım 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ocak 2021. 
  5. ^ a b c Alantor, Özgür (2019). "Kahin Tepe'de heyecanlandıran buluntular". Anadolu Ajansı. 4 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Kasım 2020. 
  6. ^ "Kahintepe Sadece Türkiye İçin Değil Dünya Tarihi İçin de Çok Önemli". duzce.edu.tr. 2020. 25 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Ocak 2021. 
  7. ^ Ayengin 2020, s. 16.
  8. ^ a b "Ezber bozan 12 bin yıllık Kahin Tepe'de kazı çalışmaları". NTV. 2020. Erişim tarihi: 4 Kasım 2020. 
  9. ^ a b c "Kahin Tepe'de Göbeklitepe ile Çağdaş Tapınım Alanı Bulundu". Arkeofili. 1 Ekim 2020. 26 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 4 Kasım 2020. 
  10. ^ Ayengin, Nurperi (2020). "Kahin Tepe". Aktüel Arkeoloji. 20 Ocak 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ocak 2021. 
  11. ^ Alantor, Özgür (2020). "Kastamonu'da Kahin Tepe kazısında eski döneme ait tapınak bulundu". Anadolu Ajansı. 7 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ocak 2021. 
  12. ^ Ayengin 2020, s. 17.
  13. ^ Alantor, Özgür (2020). "Kahin Tepe ikinci Göbeklitepe olma yolunda". Anadolu Ajansı. 24 Kasım 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ocak 2021. 
  14. ^ "Kahin Tepe kazısında tapınak bulundu". Habertürk. 29 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 3 Ocak 2021. 

Genel

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Yeşilova Höyüğü</span> İzmir, Türkiyede arkeolojik sit

Yeşilova Höyüğü İzmir'in en eski yerleşim birimidir. Bornova ilçesinin Karacaoğlan mahallesinde, Manda çayı kıyısında bulunan bir höyüktür. Yer olarak Işıkkent Eğitim Kampüsü'nün doğusuna, Bornova Anadolu Lisesi'nin güneybatısına düşmektedir. Yerleşim olduğu dönemlerde İzmir Körfezi iki kilometre daha içerideydi, bölge bugünkünden daha sulaktı ve daha zengin bir flora ile faunaya sahipti. Bornova Ovası'nın orta kesimindeki Yeşilova Höyüğü, Yassıtepe Höyüğü ve İpeklikuyu Höyüğü, günümüz İzmir'inde ilk düzenli yerleşimlerin olduğu noktalardır. Diğer yandan alan olarak bakıldığında Batı Anadolu'daki en büyük yerleşimdir. Günümüzde, Bornova Ovası yüzeyinin 4-5 metre altında kalmış durumdadır.

<span class="mw-page-title-main">Alacahöyük</span> ören yeri

Alacahöyük, Çorum'un Alaca ilçesinin 15 km kuzeybatısındaki Alacahüyük köyündeki bir höyüktür. Bu höyükte dört ayrı kültür evresinden kalma 15 yerleşim ya da yapı katı saptanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Göbeklitepe</span> Dünyanın bilinen en eski kült yapılar topluluğu

Göbeklitepe veya Göbekli Tepe, Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki Şanlıurfa ilinin 18 km kuzeydoğusunda, Haliliye ilçesine bağlı Örencik köyü yakınlarında yer alan Neolitik bir arkeolojik sit alanıdır. MÖ 9600–9500 civarına tarihlenen Göbeklitepe, dünyanın şu ana kadar bilinen en eski tarihî yapısıdır. Bazı popüler kaynaklarda "tarihin sıfır noktası" nitelendirmesiyle de anılmaktadır. Yapıt, dünyanın bilinen en eski megalitleri olan taş sütunlarla, bir dizi büyük dairesel yapıdan oluşmaktadır. Çanak Çömleksiz Neolitik Çağ'a ait olduğu düşünülen bu yapıda T biçimindeki 10-12 dikilitaş yuvarlak planda dizilmiş, araları ise taş duvarlarla örülmüştür. Yapının merkezinde daha yüksek boyda olan iki dikilitaş, karşılıklı olarak yerleştirilmiştir. Bu dikilitaşların çoğu üzerinde insan, eller ve kollar, çeşitli hayvan ve soyut semboller, kabartılarak veya oyularak betimlenmiştir. Bölgede yapılan kazılarda çıkartılan bazı heykel ve taşlar, günümüzde Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Limantepe</span> Urla Belediyesi sınırları içinde, kasabanın deniz kıyısındaki İskele Mahallesinde yer alan ve Tunç Çağı boyunca yerleşime konu olmuş arkeolojik alan

Limantepe, İzmir ili Urla belediyesi sınırları içinde, kasabanın deniz kıyısındaki İskele Mahallesi'nde yer alan ve Tunç Çağı boyunca yerleşime konu olmuş tarih öncesi dönem (prehistorya) arkeolojisi siti.

<span class="mw-page-title-main">Aksaray Müzesi</span>

Aksaray Müzesi 1969 yılında Zinciriye Medresesi'nde kurulmuş ve civardan eser toplanmıştır. Daha sonra Acemhöyük, Aşıklı Höyük, Musular ve Güvercinkayası Höyüğü kazılarının yapılmasıyla yeni bir binaya ihtiyaç duyulmuş ve 2004 yılında yeni bir bina inşa edilmiştir. Sergilenmekte olan eserler akeramik Neolitik çağdan Osmanlı Çağı'na kadar uzanmaktadır.

Bademağacı Höyüğü, Antalya'nın merkez ilçenin 2,5 km kuzeydoğusunda, Çubuk Geçidi'nin 5 km kuzeyinde yer alan arkeolojik bir yerleşimdir. Höyüğün eski adı Kızılkaya'dır. Yerleşim alanı 210 metreye 120 metredir. Tepenin yüksekliği 7 metredir.

<span class="mw-page-title-main">Cafer Höyük</span>

Cafer Höyük, Malatya il merkezinin yaklaşık 40 km. kuzeydoğusunda bulunan höyük bugün için Karakaya Barajı suları altında kalmıştır. Bölgenin günümüzde 9 bin yıl önce iskan edildiği düşünülmektedir. Paleolitik Çağ insanlarının, Malatya civarında sık rastlanan mağaralardan çıkıp yabanıl tahıl devşiriciliği ile yerleşik yaşama geçtikleri, ardından da tarıma başladıkları anlaşılmaktadır. Ancak hayvan evcilleştirildiğine ilişkin bir bulgu yoktur.

Horum Höyük, Gaziantep'in Nizip İlçesi'nin 15 km. kuzeyinde Fırat'ın batı kıyısında yer alan bir höyüktür.

Zeytinlibahçe Höyük, Şanlıurfa ilinin batısında, Birecik ilçesinin 3 km. güneyinde Mezra Köyü yakınlarında bir höyüktür. Höyük, 31 metre yükseklikte, 190 x 140 metre boyutlarında olup 26 dönümlük yerleşim alanı varıdır. Bir bölümü tarım amaçlı kullanılmaktadır.

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Bakla Tepe Höyüğü, İzmir il merkezinin 30 km. güneyinde, Menderes (Cumaovası) ilçesinde, Tahtalı Barajı nedeniyle terk edilen Bulgurca Çiftlik Köyü'nün hemen yakınında yer alan bir Höyüktür. Yıllardır bakla yetiştirilen bir alan olduğundan Köy'de Bakla Tepe olarak bilinmekteydi. Tarihöncesi bir yerleşimin höyükten köy altına kadar uzandığı, sapılan sondalardan anlaşılmaktadır.

Ziyaret Tepe Höyüğü, Diyarbakır ilinin Bismil ilçesi güneydoğusunda, Dicle ve Batman Çayı'nın birleşme noktasının 20 km. batısında, Dicle'nin güney kıyısında yer alan bir höyüktür. Bölgedeki büyük höyüklerden biri olup, ovadan 22 metre yükseklikte 3 hektarlık bir alandır. Kuzey taraftaki höyüğün (akropol) üç tarafında uzanan "aşağı şehir" ise 29 hektarlık bir alana yayılmıştır. Diyarbakır Arkeoloji Müzesi tarafından Tepe Höyüğü adıyla tescil edilmiştir.

Hakemi Use Tepe, Diyarbakır ili Bismil ilçesi sınırları içinde yer alan bir höyüktür. Aslında biri, günümüzde tarla seviyesine inmiş iki höyükten, kazı yapılan diğeridir. Kazı yapılan höyük, yüzey araştırmaları Orta Çağ seramikleri veren diğer höyük sakinleri tarafından mezarlık olarak kullanılmaktaydı. Höyük, günümüz Suriye sınırında 150 km. içeride, Önasya'nın önemli neolitik yerleşimlerinden biri olan Çayönü'nden kuş uçumu 80 km. doğuda, Ziyaret Tepe Höyüğü'nün 3 km. batısında, Dicle'nin eski yatağının sağ kıyısında yer almaktadır. Tepe, 120 metre çapında ve 4 metre yüksekliğindedir.

Tepecik / Makaraz Tepe Höyüğü, Elazığ İl merkezinin yaklaşık olarak 31 km. doğusunda, günümüzde Keban Baraj Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür. Höyüğün asıl ismi Makaraz Tepe'dir. Fakat arkeolojik yazında daha çok Tepecik olarak geçmektedir. Tepe, 200 metre çapında olup 16-17 metre yüksekliktedir.

<span class="mw-page-title-main">Demircihöyük</span>

Demircihöyük, Bilecik il merkezinin yaklaşık olarak 25 km. batısında, Çukurhisar ilçesinin kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Eskişehir Ovası'nın batı kenarındaki höyük 80 metre çapında, 5 metre yüksekliktedir. Yerleşim gördüğü dönemlerde genişlik ve yüksekliğinin çok daha fazla olduğu yapılan sondajlardan anlaşılmaktadır. Buluntular Eskişehir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Gözlükule Höyüğü, Mersin İl merkezinin 30 km. doğusunda Tarsus İlçesi'nin güneybatısında, günümüzde İlçe'nin bir parkı olarak kullanılan bir höyüktür. Tepe, 300 metre çapında olup 25 metre yüksekliktedir. Bir Klasik Çağ kenti olan Tarsu ya da Tarse, hem tepede hem de günümüz Tarsus İlçesi'nin altındadır. Günümüz Tarsus'unu oluşturan ilk yerleşimin, Toroslar'dan gelen bir akarsuyun kıyısında, MÖ 7. binyılda bir köy olarak kurulduğu belirtilmektedir.Höyük, Orta Anadolu'dan Akdeniz kıyılarına doğal bir geçiş olan Gülek Boğazı çıkışında, Antik Kilikya ovasında yer almaktadır. Diğer yandan Gülek Boğazı çıkışından Amik Ovası yoluyla Kuzey Suriye'ye ulaşımın da kavşağındadır.

Nemrut Höyük, İzmir ili'nin Kemalpaşa İlçesi'nin kuzeydoğusunda, Çambel Köyü'nün güneyinde yer alan bir höyüktür. İzmir – Ankara yolu üzerinde, karayolunun 100 metre güneyinde, Bornova İlçesi'nden 26 km. uzaklıktadır. Manisa Dağları'nın güney tepelerinin eteklerinin ilersindedir. Civar köylerde Kemeraltı olarak adlandırılan tepe, topoğrafik haritalarda Karaoğlan Tepe olarak gösterilmiştir. Höyüğü ilk tespit edine Recep Meriç ise Nemrut Höyük adını vermiştir. Höyük civarı verimli arazilerdir, dolayısıyla yoğun olarak, ağırlıkla meyve ve sebze tarımı yapılmaktadır. Gerek tarımsal faaliyetler, gerek toprak çekilmesiyle höyükte ağır bir tahribat süregelmektedir. Olağan yüksekliğini kaybederek bugün 3-5 metre yüksekliğe inmiş olan yerleşmenin kültür dolgusunun önemli ölçüde yok edilmiş olduğu ileri sürülmektedir.

Dedecik-Heybelitepe Höyüğü, İzmir ili'nin yaklaşık 35 km. güneyinde, Torbalı Ovası'nın batı kenarında, Metropolis Antik Kenti'nin 2 km. kadar güneyinde, Özbey ve Yeniköy köyleri arasında yer alan bir höyüktür.

<span class="mw-page-title-main">Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesi</span> arkeoloji ve mozaik müzesi

Şanlıurfa Arkeoloji ve Mozaik Müzesi, mevcut eserlerin 1948 yılında toplanmaya başlanması ile birlikte ilk olarak 1969 yılında açılmıştır. Şanlıurfa Müzesi, Türkiye’nin en büyük kapalı alan ve sergi salonuna, Türkiye’nin en büyük canlandırma sayısına ve gezi güzergahı olarak 4.5 km ile Türkiye’nin en uzun gezi güzergahına sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Batman Müzesi</span> Batmanda bir arkeoloji müzesi

Batman Müzesi; Batman'da bulunan, 2015'te ziyarete açılmış arkeoloji müzesidir.