İçeriğe atla

Kafa travması

Kafa travması
Diğer ismi Baş travması
Bulgular Beyin veya kafatası yaralanmsı
KomplikasyonlarHidrosefali, Serebral ödem, Beyin kanaması, İnme, koma, sinir sistemi hasarı, paralizi, ölüm
Tipleri Konküzyon, Serebral kontüzyon, Penetran kafa travması, Basiler kafa travması, travmatik beyin hasarı

Kafa travması, kafatası veya beyinde travma sonrası gerçekleşen herhangi bir yaralanmadır. Travmatik beyin hasarı ve kafa travması terimleri tıp literatüründe sıklıkla birbirinin yerine kullanılmaktadır.[1] Kafa yaralanmaları çok geniş bir alanı kapsamaktadır. Kafa yaralanmaları kaza, düşme, fiziksel saldırı veya trafik kazaları gibi birçok nedenle olabilir.

Antietam'da 1862'de yaralanan bir asker

Amerika Birleşik Devletleri'nde her yıl yeni vaka sayısı 1,7 milyon olup, bu vakaların yaklaşık %3'ü ölümle sonuçlanmaktadır. Yetişkinlerde düşmeler, motorlu araç çarpmaları, çarpışma veya bir nesneye çarpma veya saldırılar önde gelen sebeplerdendir. Bununla birlikte, çocuklar ise kazara düşmeler veya kasıtlı nedenlerle (darbe veya sarsılma gibi) hastaneye yatmaya yol açan kafa yaralanmaları yaşayabilirler.[1] Edinilmiş beyin hasarı (ABI), doğumdan sonra meydana gelen beyin yaralanmalarını genetik bir bozukluktan veya doğuştan gelen bir bozukluktan ayırmak için kullanılan bir terimdir.[2]

Vücuttaki travmanın gözlenebildiği durumların aksine, kafa travmaları fark edilerek veya fark edilmeden olabilir. Açık kafa travması durumunda, kafatası kemiği ve üzerindeki cilt dokusu temas eden bir nesne tarafından çatlatılır ve/veya kırılır. Bu durum kanamaya yol açar. Nörolojik semptomlar gelişebilir. Kişi uykuya meyilli hale gelebilir, anormal davranabilir, bilincini kaybedebilir, kusabilir, şiddetli bir baş ağrısı geliştirebilir, huzursuz bir yapıya sahip olabilir ve/veya vücudun belirli kısımlarını hareket ettiremeyebilir. Bu belirtiler kafa travması meydana geldikten hemen sonra da ortaya çıkabilir, yaşamın ilerleyen dönemlerinde de bazı sonuçları görülebilir. Örneğin Alzheimer hastalığı'nın kafa travması geçirmiş bir kişide gelişme olasılığı çok daha yüksektir.[3]

Sınıflandırma

Kafa yaralanmaları, hem beyindeki hem de kafa derisi ve kafatası gibi kafanın diğer kısımlarındaki yaralanmaları içerir. Kafa yaralanmaları kapalı veya açık olabilir. Kapalı (dokuları delmemiş) bir kafa yaralanması, dura mater'in sağlam kaldığı durumdur. Kafatası kemikleri şart olmamakla beraber kırılabilir. Penetran kafa travması, bir nesne kafatasını deldiğinde ve dura mater'i parçaladığında meydana gelir. Beyin yaralanmaları, geniş bir alanı etkilerse yaygın (diffüz), ancak küçük, belirli bir alanda oluşmuşsa fokal olarak adlandırılır. Bir kafa travması sonrasında oluşan kemik kırıkları beyinde hasar yapabilir veya yapmayabilir. Bazı hastalarda lineer veya depresif tipde kafatası kırıkları olabilir. Beyin kanaması meydana gelirse içeride yer alan hematom beyne baskı uygulayabilir. Kafa içi kanama türleri arasında subdural, subaraknoid, ekstradural ve intraparankimal hematom bulunur . Bu vakalarda kanı boşaltarak basıncı azaltmak için kraniotomi ameliyatları yapılır.

Darbe bölgesinde beyin hasarı meydana gelebilir, ancak aynı zamanda bir kontrkup etkisi nedeniyle kafatasının karşı tarafında da etkilenme olabilir (kafaya gelen darbe, beynin kafatası içinde hareket etmesine neden olarak beynin diğer kısımlarının etkilemesine neden olabilir. Kontrkup lezyonlarda darbe alan yerin tam karşı tarafındaki beyin dokusu hasar görebilir.) Kafatasının yaralanması darbe yerinde olmakta ve beyin de bu darbeden zarar görmektedir. Darbe sonucunda kafada sert hareketler olursa, yaralanma daha da kötüleşebilir. Çünkü beyin kafatasının içinde hızlı hareket ederek, çarpar ve ilave darbelere neden olabilir.

Kafa travmasından sonraki spesifik problemler şunlardır;[4][5][6]

  • Kafatası kırığı
  • Lacerations to the scalp and resulting hemorrhage of the skin
  • Travmatik subdural hematom; dura mater'in altında yavaş gelişen kanama
  • Travmatik ekstradural veya epidural hematoma; dura ve kafatası kemiği arası kanama
  • Travmatic subaraknoid kanama
  • Serebral kontüzyon; beynin ezilme şeklinde hasarı
  • Konküzyon; travma sonrası fonksiyon kaybı durumu
  • Dementia pugilistika veya "punch-drunk sendromuu", boks gibi tekrarlayıcı travmaların yaşandığı durumlarda gözlenir.

A severe injury may lead to a coma or death
Shaken baby syndrome – a form of child abuse

Beyin sarsıntısı

darbe hareketi

Sarsıntı veya konküzyon, hafif bir travmatik beyin hasarı (TBH) şeklidir. Bu yaralanma, kişinin fiziksel, bilişsel ve duygusal davranışlarını değiştirebilir. Semptomlar öncelikle dengesizlik, yorgunluk, kafa karışıklığı, mide bulantısı, bulanık görme, baş ağrısıdır.[7] Hafif sarsıntı sonrası sekel kalabilir.[8] Sarsıntı şiddeti çeşitli sarsıntı derecelendirme kategorileri kullanılarak ölçülür.

Travma'nın şiddeti ile beraber hem anterograd hem de retrograd amnezi gözlenebilir (yaralanmadan önceki veya sonraki olayları hatırlayamama). Amnezinin süresi yaralanmanın ciddiyeti ile ilişkilidir. Her durumda hastalarda hafıza sorunları, baş dönmesi, yorgunluk ve depresyonu içeren bulgular oluşur. Çocuklarda en sık görülen kafa travması beyin sarsıntısıdır.[9]

Kafa içi kanama

Kafa içi kanama (beyin kanaması) türleri kabaca intra-axial (eksen içi) ve ekstra-axial (eksen dışı) olarak gruplandırılır. Kanamanın fokal beyin hasarı olarak kabul edilmesi için geniş bir alanda yaygın hasara yol açmaktan ziyade lokal bir alanda oluşması gerekir.

İntra-axial kanama (eksen içi kanama)

Bu durum beyin dokusu içinde gerçekleşen beyin kanamasıdır . Bu kategori, intraparankimal kanamayı, intraventriküler kanamayı, beynin ventriküllerinde kanamayı (özellikle prematüre bebeklerde) kapsar.Bu kanamaları eksen dışı kanamalara göre daha tehlikeli ve tedavisi daha zordur.[10]

Ekstra-axial kanama (eksen dışı kanama)

Kafatasının içinde ancak beyin dokusunun dışında meydana gelen kanama olan ekstra axial kanama üç alt tipe ayrılır:

  • Epidural kanama; Dura mater (en dış meninks katı) ile kafatası arasında meydana gelen epidural kanama (ekstradural kanama) travma sonucu oluşur. En sık olarak orta meningeal arter yırtılmasından kaynaklanabilir. Bu çok tehlikeli bir yaralanma türüdür çünkü kanama yüksek basınçlı bir damar sistemini etkilemiştir ve kafa içi basıncında hızlı artışlar ölümle sonuçlanabilir. Ancak en az görülen meningeal kanama tipidir ve %1 ila %3 kafa travması vakalasında görülür.
    • Hastalarda bilinç kaybı, ardından lucid interval denilen bir bilinçlilik dönemi ve ardından ani kötüleşme (kusma, huzursuzluk, bilinç kaybı) gerçekleşir.
    • Kafa BT'sinde lentiküler (dışbükey - konkav) deformite gözlenebilir.
  • Subdural kanama, dura ile araknoid mater arasındaki subdural boşlukta köprü oluşturan venlerin yırtılmasından kaynaklanır.
    • Kafa BT'si hilal şeklindeki deformite gözlenebilir.
  • Subaraknoid kanama ise Araknoid ve pia tabakaları arasında meydana gelen kanamadır Travma, anevrizma rüptürlerinden veya arteriyovenöz malformasyonlardan kaynaklanabilir . Kan, beyne sulkuslar ve fissürler boyunca yayılır veya sistern denen boşlukları doldurur (Willis poligonu damarlarının dallanma yapısından dolayı çoğunlukla suprasellar sistern kanla dolar). Subaraknoid kanamanın klasik görünümü, ani başlayan şiddetli bir baş ağrısıdır (gök gürültüsü baş ağrısı ). Bu çok tehlikeli bir bulgudur ve acil beyin cerrahisi değerlendirmesi ve bazen acil müdahale gerektirir.

Serebral kontüzyon

Beyin kontüzyonu beyin dokusunun ezilmesi ve morarmasıdır. Kesiklerin aksine kontüzyonda pia mater yırtılmaz. Kontüzyonların çoğu frontal ve temporal loblarda meydana gelir. Komplikasyonlar arasında serebral ödem ve transtentoryal herniasyon vardır. Tedavinin amacı kafa içi basıncının artmasını tedavi etmektir, cerrahi bir girişim yapılmaz.

Diffüz aksonal yaralanma

Diffüz aksonal yaralanma veya DAI, genellikle bir darbe değil, kafanın ani hızlanma veya yavaşlama hareketinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Aksonlar, beynin farklı yoğunluktaki bölümleri birbiri üzerine kaydığında gerilir ve hasar görür. Hasarın derecesine bağlı olarak klinik tablo değişkenlik gösterir.

Bileşik Kafa Yaralanması

Kafatası kırığı ile devam eden kafa derisi yırtılması ve yumuşak doku hasarı “bileşik kafa travması” oluşturur. Bu durum yüksek enfeksiyon oranları, kötü nörolojik sonuç, gecikmiş nöbetler, ölüm riski ve hastanede uzun kalış süresine yol açabilir.[11]

Belirti ve bulgular

Beyin yaralanmalarının şiddetini sınıflandırmak için kullanılan üç kategori hafif, orta ve şiddetlidir.

Hafif beyin yaralanmaları

Hafif beyin hasarının belirtileri arasında baş ağrısı, kafa karışıklığı, kulak çınlaması, yorgunluk, uyku düzeninde, ruh halinde veya davranışta değişiklikler bulunur. Diğer semptomlar hafıza, konsantrasyon, dikkat veya düşünme ile ilgili sorunları içerir. Zihinsel yorgunluk yaygın bir bulgudur ancak hasta tarafından geçirmiş olduğu nispeten küçük travmayla ilişkilendirilmeyebilir. Narkolepsi ve uyku bozuklukları yaygın yanlış teşhislerdir.[]

Orta/ağır beyin yaralanmaları

Bilişsel belirtiler arasında kafa karışıklığı, saldırgan, anormal davranış, geveleyerek konuşma, koma ve değişik ölçüde bilinç bozuklukları yer alır. Fiziksel belirtiler arasında geçmeyen baş ağrıları, kusma veya mide bulantısı, kasılmalar veya nöbetler, göz bebeklerinde anormal genişleme, uykudan uyanamama, ekstremitelerde güçsüzlük ve koordinasyon kaybı sayılabilir. Ağır beyin yaralanmaları vakalarında, nörobilişsel eksiklikler, sanrılar, konuşma veya hareket sorunlar vardır. Hasar zihinsel engelli ve/veya kalıcı sakatlığa yol açabilir. Kişilik değişiklikleri de olabilir. En şiddetli vakalar koma ve kalıcı bitkisel hayatla sonuçlanır.[12]

Çocuklarda belirtiler

Çocuklarda gözlemlenen belirtiler arasında yeme alışkanlıklarındaki değişiklikler, kalıcı sinirlilik veya üzüntü, dikkat bozuklukları, uyku alışkanlıklarında bozulma veya oyuncaklara karşı ilgi kaybı yer alır.[12]

Durum yaralanmaya göre değişir. Kafa travmalı bazı hastaların bulguları hep aynıyken bazı hastalar kötüleşir. Hasta nörolojik defisitli veya nörolojik defisit olmaksızın başvurabilir. Beyin sarsıntısı olan hastalarda, saniyeler ila dakikalar arasında bilinç kaybı, ardından normale dönüş öyküsü olabilir. Görme ve denge bozuklukları da meydana gelebilir. Kafa travması sık rastlanan belirtileri arasında koma, konfüzyon, uyuşukluk, kişilik değişikliği, nöbetler, bulantı ve kusma, baş ağrısı ve lucid interval olabilir.[13]

Kafatası kırığının belirtileri arasında şunlar vardır:

  • Beyin omurilik sıvısı sızıntısı (burun, ağız veya kulaktan berrak sıvı drenajı ); baziler kafatası kırığının ve beyni çevreleyen kılıfların hasarının güçlü bir göstergesidir. Üzerine bölgede enfeksiyon da gelişebilir.
  • kafada veya yüzde görünür deformite veya çöküntü olması; örneğin çukura kaçmış gözüken bir göz maksiller kırığı gösterebilir
  • hareket edemeyen veya bir tarafa sapan bir göz, kırık bir yüz kemiğinin göz kaslarını innerve eden bir siniri sıkıştırdığını gösterebilir.
  • kafa derisi veya yüzdeki yaralar veya morluklar.
  • Baziler kafatası kırığı olduğu zaman Battle'ın işareti, mastoid bölgesi üzerinde cilt altı kanama, hemotympanum ve beyin omurilik sıvısı'nın rinore veya başka bir şekilde dışarı aktığı gözlenebilir..

Beyin yaralanmaları hayati tehlike oluşturabileceğinden, belirgin bir belirti veya şikayeti olmayan görünüşte hafif yaralanmaları olan kişiler bile yakın gözlem gerektirir. Hastaneden taburcu edilen hafif travmalı hastaların yanındakilere semptomları takip etmek için sonraki 12 ila 24 saat içinde hastayı birkaç kez uyandırmaları sıklıkla tavsiye edilir.

Glasgow Koma Skalası (GKS), kafa travmasının ciddiyetini ortaya koymak ve takip etmek için kullanılan bir tablodur. Pediatrik Glasgow Koma Skalası küçük çocuklarda kullanılır. Yaygın olarak kullanılan PECARN Pediatrik Kafa Yaralanması/Travma Algoritması, doktorların, yaralanmanın mekanizması/yeri, hastanın yaşı ve GKS skorunu ele alarak hastanın tablosunu ve takibini değerlendirmekte kullanılır.[14]

Beyin hasarının yeri semptomları açıklayıcıdır

Beyin yaralanmalarının semptomları, yaralanmanın konumuna bağlı olabilir ve bazı özgül bulgulara yol açabilir. Beyin yaralanmaları sıklıkla, ciddiyeti büyük ölçüde değişebilen engellilik hali yaratabilir.

Çalışmalar beyinde oluşan hasar ile dil, konuşma ve hasar yerine özgü bozukluklar arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir. Wernicke'in afazisi, anomi, yeni kelime türetme (neolojizmler ) ve anlama sorunları ile ilişkilidir. Wernicke afazisi genelde üst temporal bölgenin arka kısmındaki hasardan kaynaklanır.[15][16]

Broca bölgesinin hasar görmesi, tipik olarak, işlevsel sözcüklerin atlanması (agrammatizm ), ses oluşumunda değişiklikler, disleksi, disgrafi, anlama ve cümle oluşturma ilgili sorunlar gibi semptomlar üretir. Broca afazisi, beynin arka alt frontal girusundaki hasarın göstergesidir.[17]

Bununla birlikte, beynin bir bölgesindeki hasarın ardından meydana gelen bozulma, hasarlı alanın, bozulmuş olan bilişsel süreçten tamamen sorumlu olduğu anlamına gelmez. Örneğin, saf aleksi'de, hem sol görme alanı hem de sağ görme alanı ile dil alanları (Broca alanı ve Wernicke alanı) arasındaki bağlantıya zarar veren bir lezyon tarafından okuma yeteneği kaybı olur. Ancak bu, saf aleksiden mustarip olan birinin konuşmayı anlayamadığı anlamına gelmez; yalnızca çalışan görsel korteks ve dil alanları arasında hiçbir bağlantı yoktur. Durum saf aleksiklerin hala yazabilmeleri, konuşabilmeleri ve hatta yazıya dökebilmeleri gerçeğiyle kanıtlanmıştır.[18] Fusiform girus lezyonları genellikle prosopagnozi, yüzleri ve diğer karmaşık nesneleri birbirinden ayırt edememe ile sonuçlanır.[19]  Amigdaladaki lezyonlar ise görme alanı alanı bozulmaksızın korkuya yanıt olarak oksipital ve fusiform görsel alanlarda görülen gelişmiş aktivasyonu ortadan kaldıracaktır.

Sebepler

Kafa yaralanmaları çok çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. Tüm bu nedenler, kafa yaralanmalarını sınıflandırmak için iki kategoriye ayrılabilir; çarpma (darbeler) ve sarsılma sonucu oluşanlar.[20] Darbeye bağlı kafa travmasının yaygın nedenleri, motorlu taşıt trafik çarpışmaları, ev ve iş kazaları, düşmeler, saldırı ve sporla ilgili kazalardır. Sarsıntıdan kaynaklanan kafa yaralanmaları en çok bebekler ve çocuklar arasında görülür.[21]

Amerika Birleşik Devletleri kayıtlarına göre, travmatik beyin yaralanmalarının %32'si düşmelerden, %10'u saldırılardan, %16,5'i çarpmaktalardan, %17'si motorlu araç kazalarından kaynaklanmaktadır. %21 ise diğer/bilinmeyen nedenlerle olmaktadır. Ayrıca, en yüksek yaralanma oranı 0-14 yaş arası çocuklar ve 65 yaş ve üstü yetişkinler arasındadır.[22] Zehirli kimyasallara, oksijen eksikliğine, tümörlere, enfeksiyonlara ve felçlere maruz kalma da beyin hasarına yol açan beyin yaralanmalarına neden olabilir.[23] Yaygın beyin hasarı olası nedenleri arasında doğum hipoksisi, uzun süreli hipoksi, zehirlenme (alkol dahil ), enfeksiyon ve nörolojik hastalıklar yer almaktadır . Beyin tümörleri de kafa içi basıncını artırarak beyin hasarına neden olabilir.

Teşhis

Kafa travmasını teşhis etmek için kullanılan birkaç yöntem vardır. Öncelikle hastanın hikâyesinin alınması gereklidir. Buna ek olarak işitme, görme, denge testleri ve refleks durumları da yaralanmanın ciddiyetinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.[22] Orta veya şiddetli kafa travması geçiren tüm hastalarda kontrastsız beyin BT çekilmelidir. BT, beyinde iç kanama veya şişlik olup olmadığını belirlemek için sağlık profesyonellerinin kafatasının içini görmesini sağlayan bir görüntüleme tekniğidir.[24] Bilgisayarlı tomografi (BT), doğruluğu, güvenilirliği, güvenliği ve geniş kullanılabilirliği nedeniyle kafa travması için tercih edilen tanı yöntemi haline gelmiştir. Mikrosirkülasyon, bozulmuş otoregülasyon, beyin ödemi ve aksonal hasardaki değişiklikler ise kafa travması meydana gelir gelmez başlar ve klinik, biyokimyasal ve radyolojik değişiklikler olarak kendini gösterir.[25] Bir kişinin beyninde anormal büyüme veya tümör olup olmadığını veya hastanın felç geçirip geçirmediğini belirlemek için MRI (Manyetik Rezonans Görüntüleme) da yapılabilir.[26]

Glasgow Koma Ölçeği (GCS), beyin hasarının ciddiyet seviyesini değerlendirmek için kullanılan en yaygın kullanılan skorlama sistemidir. Bu yöntem, beyin hasarının ciddiyetini belirlemek için hastadaki bazı bulguları değerlendirmeye dayanmaktadır. Kriterler göz açma, sözlü tepki ve motor tepki olmak üzere üç özelliğe dayanmaktadır. Glasgow Koma Ölçeğine göre ciddiyet şu şekilde sınıflandırılır, ciddi beyin yaralanmaları 3-8, orta beyin yaralanmaları 9-12 ve hafif puan 13-15.

Bilgisayarlı tomografi (BT) taraması, manyetik rezonans görüntüleme (MRI), difüzyon tensör görüntüleme (DTI) ve manyetik rezonans spektroskopisi (MRS), pozitron emisyonu gibi beyin hasarının boyutunu teşhis etmeye ve değerlendirmeye yardımcı olabilecek çeşitli görüntüleme teknikleri vardır. Pozitron emisyon tomografi (PET), tek foton emisyonlu tomografi (SPECT). BT taramaları ve MRI, yaygın olarak kullanılan ve en verimli tekniklerdir. BT taramaları beyin kanamalarını, kafatası kırıklarını, beyinde artan kraniyal basınca yol açacak sıvı (veya kan) birikimini gösterebilir. MRG, daha küçük yaralanmaları daha iyi tespit edebilir; beyin içindeki hasarı, yaygın aksonal yaralanmayı, beyin sapı yaralanmalarını, posterior fossa ve subtemporal ve subfrontal bölgeleri daha iyi gösterebilir. Ancak vücutlarında kalp pili, metalik implant veya başka metal bulunan hastalarda MRI yapılamaz. Tipik olarak diğer görüntüleme teknikleri, maliyet ve bulunabilirlik nedeniyle her klinik ortamda rutin kullanılmaz.

Yönetim

Çoğu kafa yaralanması iyi seyirlidir ve asetaminofen gibi analjeziklerin ötesinde bir tedavi gerektirmez. Küçük beyin yaralanmalarının fark edilmeme riskinin yüksek olması nedeniyle yakın takip gerekebilir. Beyin, travma nedeniyle ciddi şekilde hasar görmüşse, beyin cerrahisi değerlendirmesi faydalı olabilir. Tedavi olarak eğer yüksek kafa içi basıncı varsa bunun kontrolü sağlanmalıdır.Cerrahi alternatifler arasında dekompresif kraniektomi (Jagannathan ve ark. pediatrik hastalarda net %65 olumlu sonuç oranı bulmuştur), barbitürat koma, hipertonik salin ve hipotermi uygulamaları yer alır. Tüm bu yöntemlerin potansiyel yararları olmasına rağmen, kesin yarar gösteren randomize, çok merkezli, kontrollü kaliteli bir çalışma bulunmamaktadır.

Klinisyenler, hastanın daha fazla tetkike veya yalnızca gözleme ihtiyacı olup olmadığına karar vermek için genellikle Kanada CT Baş Değerlendirmesi veya New Orleans/Charity Kafa Yarası/Travma Değerlendirmesi gibi klinik destek algortimalarına danışabilirler. Bunun gibi algortimalar oluşturulurken büyük çaplı araştırma grubu tarafından desteklenmiş olmalıdır.[27]

Beyin hasarı tedavisinde uzmanlık anlamında bazı ülkelerde üst ihtisas alanları da mevcuttur.[28][29]

Prognoz

Prognoz veya hasarın olası ilerlemesi beyin hasarının doğasına, konumuna ve nedenine bağlıdır

Komplike olmayan minör kafa yaralanması olan çocuklarda, 1 milyonda 2 oranında sonraki yıl kafa içi kanama riski olabilir.[30] Bazı durumlarda, dakikalar veya saatler süren geçici nörolojik rahatsızlıklar meydana gelebilir. Malign post travmatik beyin şişmesi de travma sonrası nöbetlerde olduğu gibi, yaralanma sonrası stabil hastalarda beklenmedik bir şekilde gelişebilir. Nörolojik defisiti olan çocuklarda iyileşme değişiklik gösterecektir. Her gün iyileşme gösteren nörolojik defisitleri olan çocukların iyileşme olasılığı daha yüksekken, aylarca vejetatif olan çocukların iyileşme olasılığı daha düşüktür. Bir saat veya daha fazla süre boyunca bilinç kaybıyla sonuçlanan kafa travması geçiren kişilerde, daha sonraki yaşamlarında Alzheimer hastalığına yakalanma riski iki kat daha fazladır.[31]

Kafa yaralanması boyun yaralanması ile ilişkili olabilir. Sırt veya boyundaki morluklar, boyun ağrısı veya kollara yayılan ağrı, servikal omurga yaralanmasının belirtileridir. Bu hastalarboyunluk ve muhtemelen bir longboard (uzun tahtaya yatılması) uygulanması yoluyla spinal immobilizasyona alınmalıdır. Nörolojik muayene normal bulunursa bu pozitif bir bulgudur. Artan bir baş ağrısı, nöbet, tek taraflı güçsüzlük veya sürekli kusma varsa yeniden değerlendirme gereklidir.

Hastalarda gereksiz BT çekimlerinden de kaçınılmalıdır.

Sonuç olarak beyin yaralanmalarının gidişatını tahmin etmek çok zordur. Prognoz olasılığını belirlemek için birçok test ve uzmana ihtiyaç vardır. Küçük beyin hasarı olan kişilerde olumsuz tablolar oluşabilir. Bir beyin hasarının yan etkileri, konuma ve vücudun yaralanmaya verdiği tepkiye bağlıdır. Hafif bir sarsıntının bile çözülmeyen uzun vadeli etkileri olabilir.

Tarihçe

İnsan davranışını ve beyin hasarının etkisini anlamak için Phineas Gage vakasına ve Paul Broca'nın ünlü vaka çalışmalarına göz atılmaldır. Phineas Gage'in kafa travmasıyla ilgili vaka örneği tarihteki en şaşırtıcı beyin yaralanmalarından biridir. 1848'de Phineas Gage, ön frontal lobunun içinden geçen bir demir çubukla yaralanmıştı. Gage'in entelektüel olarak etkilenmediği gözlemlendi, ancak yaralanma sonrası davranışsal değişiklikler gözlenmeye başladı. Bu değişiklikler içerisinde dağınıklık, saygısız olmak ve diğer kişilere saygısızlık gibi durumlar vardı. Gage, Şubat 1860'ta nöbet geçirmeye başlamış ve sadece dört ay sonra 21 Mayıs 1860'ta ölmüştür.[32]

On yıl sonra Paul Broca, ön lob yaralanmaları sonrası konuşma bozukluğu sergileyen iki hastayı inceledi. Broca'nın ilk hastası üretken konuşmadan yoksundu. Bunu konuşma yapısını ele almak için bir fırsat olarak gördü. Her iki vakanın sonuçları, konuşma ile sol serebral hemisfer arasındaki ilişkinin mutlak bir doğrulaması oldu. Etkilenen alanlar bugün Broca alanı ve Broca Afazisi olarak bilinir.[33]

Birkaç yıl sonra, bir Alman sinirbilimci Carl Wernicke, felçli bir hastayla görüştü. Hastanın ne konuşma ne de işitme bozukluğu vardı ancak değişik sayılabilecek nörolojik hasarı mevcuttu. Bu hasarlar arasında kendisine söylenenleri ve yazılanları anlamama durumu vardı. Ölümünden sonra, Wernicke otopsi yaptı ve sol şakak bölgesinde bir lezyon buldu. Bu alan Wernicke alanı olarak tanımlandı. Wernicke daha sonra Wernicke alanı ile Broca alanı arasındaki ilişkiyi de kanıtladı.[34]

Epidemiyoloji

Kafa travması birçok ülkede önde gelen ölüm nedenidir.[35]

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ a b "Is cranial computed tomography unnecessary in children with a head injury and isolated vomiting?". BMJ. 365: l1875. May 2019. doi:10.1136/bmj.l1875. PMID 31123100. 
  2. ^ Counseling Individuals Post Acquired Brain Injury. Acquired Brain Injury. Springer New York. 13 Nisan 2007. ss. 259-274. ISBN 9780387375748. 
  3. ^ "[Importance of Co35 in the treatment of secondary hypochromic anemia in young children]". Zdravookhranenie Kirgizii (5): 44-8. September 1975. PMID 1942. 
  4. ^ Head Injury. Oxford: OUP Oxford. 2008. ISBN 9780191578717. 13 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 13 Ağustos 2021. 
  5. ^ Outcome after Head, Neck and Spinal Trauma: a medicolegal guide. Oxford: Reed Educational and Professional Publishing Ltd. 1997. ISBN 978-0-7506-2178-6. 
  6. ^ Head Injury: A Practical Guide. 2nd. United Kingdom: Speech mark publishing Ltd. 2004. ISBN 978-0-86388-451-1. 
  7. ^ "Concussion - Symptoms and causes". Mayo Clinic (İngilizce). 17 Eylül 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ekim 2020. 
  8. ^ "Neuropsychiatric aspects of concussion: acute and chronic sequelae". Concussion. 2 (1): CNC29. March 2017. doi:10.2217/cnc-2016-0018. PMC 6094361 $2. PMID 30202570. 
  9. ^ "Mild traumatic brain injury: a neuropsychiatric approach to diagnosis, evaluation, and treatment". Neuropsychiatric Disease and Treatment. 1 (4): 311-27. December 2005. PMC 2424119 $2. PMID 18568112. 
  10. ^ "Introduction to brain imaging". Fundamentals of Diagnostic Radiology. Philadelphia: Lippincott, Williams & Wilkins. 2007. s. 53. ISBN 978-0-7817-6135-2. 6 Kasım 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 17 Kasım 2008. 
  11. ^ Dhandapani (Nov 2015). "Validation of a New Clinico-Radiological Grading for Compound Head Injury: Implications on the Prognosis and the Need for Surgical Intervention". World Neurosurg. 84 (5): 1244-50. doi:10.1016/j.wneu.2015.05.058. PMID 26054870. 
  12. ^ a b "Traumatic brain injury and stroke". Mayo Clinic Proceedings. 89 (2): 142-3. February 2014. doi:10.1016/j.mayocp.2013.12.006. PMID 24485126. 
  13. ^ Atianzar (2017). "Update on the Management of Patent Foramen Ovale in 2017: Indication for Closure and Literature Review". US Cardiology Review. 11 (2): 75. doi:10.15420/usc.2017:18:1. ISSN 1758-3896. 
  14. ^ "Identification of children at very low risk of clinically-important brain injuries after head trauma: a prospective cohort study". Lancet. 374 (9696): 1160-70. October 2009. doi:10.1016/S0140-6736(09)61558-0. PMID 19758692. 
  15. ^ "DNALC Internet Sites: Dolan DNA Learning Center". Choice Reviews Online. 47 (6): 47-3137-47-3137. 1 Şubat 2010. doi:10.5860/choice.47-3137. 
  16. ^ "Wernicke-Lichtheim Model of Aphasia". Springer Reference. SpringerReference. Springer-Verlag. 2011. doi:10.1007/springerreference_183699. 
  17. ^ Kean (October 2003). "Syntactic deficits in aphasia: Was Wernicke right after all?". Brain and Language. 87 (1): 27-28. doi:10.1016/s0093-934x(03)00180-9. 
  18. ^ Wilkes (October 1980). "More Brain Lesions". Philosophy. 55 (214): 455-470. doi:10.1017/s0031819100049482. 
  19. ^ "Prosopagnosia: current perspectives". Eye and Brain. Eye Brain. 8: 165-175. 26 Eylül 2016. doi:10.2147/EB.S92838. PMC 5398751 $2. PMID 28539812. 
  20. ^ Headaches, Traumatic Brain Injury, and Concussion. The Cleveland Clinic Manual of Headache Therapy. Springer International Publishing. 2014. ss. 341-352. doi:10.1007/978-3-319-04072-1_24. ISBN 9783319040714. 
  21. ^ Classification of Head Injury. Management of Severe Traumatic Brain Injury. Springer Berlin Heidelberg. 2012. ss. 11-16. doi:10.1007/978-3-642-28126-6_2. ISBN 9783642281259. 
  22. ^ a b "Traumatic Brain Injury | Signs, Symptoms, & Diagnosis". www.alz.org. 23 Haziran 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2018. 
  23. ^ "TBI | Traumatic Brain Injury | Traumatic Brain Injury Resources | Brain Injury Support | Brain Injury Information". www.traumaticbraininjury.com (İngilizce). 27 Nisan 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2018. 
  24. ^ "NICE". NICE (İngilizce). 3 Ekim 2006 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Haziran 2018. 
  25. ^ Cross-sectional imaging made easy. New Delhi: Jaypee Brothers Medical Pub. 2011. ISBN 9789350251959. OCLC 913381359. 
  26. ^ "Traumatic Brain Injury (TBI)". Springer Reference. SpringerReference (İngilizce). Springer-Verlag. 2011. doi:10.1007/springerreference_183102. 
  27. ^ "Comparison of the Canadian CT Head Rule and the New Orleans Criteria in patients with minor head injury". JAMA. 294 (12): 1511-8. September 2005. doi:10.1001/jama.294.12.1511. PMID 16189364. 
  28. ^ "Subspeciality Certification in Brain Injury Medicine". Brainline. WETA Public Television. 5 Aralık 2011. 6 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Kasım 2019. 
  29. ^ "Brain Injury Medicine". American Board of Physical Medicine and Rehabilitation. 6 Ekim 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 5 Kasım 2019. 
  30. ^ "Incidence of delayed intracranial hemorrhage in children after uncomplicated minor head injuries". Pediatrics. 126 (1): e33-9. July 2010. doi:10.1542/peds.2009-0692. PMID 20566618. 
  31. ^ "What we need to know about age-related memory loss". BMJ. 324 (7352): 1502-5. June 2002. doi:10.1136/bmj.324.7352.1502. PMC 1123445 $2. PMID 12077041. 
  32. ^ "Phineas Gage and the science of brain localisation". Journal of Neurology, Neurosurgery, and Psychiatry. 71 (6): 761. December 2001. doi:10.1136/jnnp.71.6.761. PMC 1737620 $2. PMID 11723197. 
  33. ^ "Paul Broca's historic cases: high resolution MR imaging of the brains of Leborgne and Lelong". Brain. 130 (Pt 5): 1432-41. May 2007. doi:10.1093/brain/awm042. PMID 17405763. 
  34. ^ Guenther (November 2013). "The disappearing lesion: sigmund freud, sensory-motor physiology, and the beginnings of psychoanalysis*" (PDF). Modern Intellectual History (İngilizce). 10 (3): 569-601. doi:10.1017/S147924431300022X. 9 Ekim 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 13 Ağustos 2021. 
  35. ^ Essential Surgery. Disease Control Priorities. 3rd. 1. Washington, DC: World Bank. 2015. doi:10.1596/978-1-4648-0346-8. ISBN 978-1-4648-0346-8. PMID 26740991. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Beyin kanaması</span> Beyni besleyen damarlardan bir veya birkaçının hastalık veya darbe sonucu zedelenip kanaması

Beyin kanaması, beyni besleyen damarlardan bir veya birkaçından dışarı kan sızması sonucu, kanla beslenen bölgenin çalışamaz duruma gelmesidir. Bu durum aniden oluşabilmektedir ve genellikle yüksek tansiyon hastalarında görülebilmektedir. Beyin kanaması sonucu hastada felç, inme meydana gelebilmektedir.

Epidural hematom, oluşan bir kanamanın beyin dokusunun üzerinde yer alan dura mater ile kafatası kemiği arasında birikmesine verilen isimdir. Epidural hematom, ekstradural hematom olarak da isimlendirilir. Biriken kanın yaratttığı intrakranial basınç artışı sonucu ölüm gerçekleşebilir. Epidural hematom hassas beyin alanlarını baskılayıp shifte( beynin orta hattının kayması)sebep olur. Oluşan hematomlarda değişik yayınlarda değişik rakamlar telaffuz edilmekle beraber ortalama %15-20 civarı ölüm oranından bahsedilmektedir. Dura mater aynı zamanda spinal kordu da sarar; bu sebeple spinal kordda da epidural kanamalar olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Hidrosefali</span> beyin ventriküllerinde ve boşluklarında normalin üzerinde BOS birikmesi

Hidrosefali, "beyinde su toplanması" olarak da bilinen, beyin ventriküllerinde ve boşluklarında normalin üzerinde BOS birikmesi durumudur. Bu durum kafatasının içindeki kafa boşluğunda basıncın artmasına ve kafanın artan ölçüde büyümesine, kasılmalara ve zihinsel engelli olma sonuçlarına yol açabilir. Bu terim hidro (su) ve sefali (kafa) terimlerinden türemiştir.

Glasgow Koma Skalası (GKS), bir insanın bilinç durumunu başlangıçta ve sonraki değerlendirmelerde güvenilir ve objektif olarak kaydetmeyi amaçlayan bir yöntemdir. Hasta skalanın kriterlerine göre değerlendirildiğinde, hastaya 3 ile 14 ya da 15 arasında puanlar verilir.

<span class="mw-page-title-main">Serebral arteriovenöz malformasyon</span>

Serebral arteriovenöz malformasyon, beyindeki atardamarlar ve toplardamarlar arasında oluşan anormal bağlantılardır.

<span class="mw-page-title-main">Subaraknoid kanama</span> Subaraknoid aralığa kanama

Subaraknoid kanama, araknoid membran ile beyni çevreleyen pia mater arasındaki alan olan subaraknoid boşlukta meydana gelen kanamalardır.

Eksternal ventriküler drenaj (EVD) ayrıca ventrikülostomi veya sadece ventriküler drenaj olarak da bilinir. Sistem beyin cerrahları tarafından beyin omurilik sıvısının dolaşımının veya emiliminin bozulduğu durumlarda artmış kafa içi basıncının azaltılması için kullanılır. EVD, silikon esnek bir kataterin, yoğun bakımda hasta başında veya ameliyathanede takılması sonrası hastanın yoğun bakımda takibini gerektirir. EVD'nin amacı BOS'u dışarı boşaltmak ve kafa içi basıncın takibini sağlamaktır. EVD takılması esnasında meydana gelebilecek kanama gibi komplikasyonlar nedeniyle bu işlem tam olarak beyin cerrahisi işlemlerinin tümünün yapıldığı bir merkezde uygulanması tavsiye edilir. EVD hidrosefalinin tedavisinde kısa süreli uygulanan bir yöntemdir. Uzun dönemde hidrosefalinin düzelmeyeceği hastalarda ya direk serebral şant takılır veya EVD takılmış hastaların şantları kapalı sisteme alınır.

Serebral perfüzyon basıncı veya SPB kanın beyin içerisine akışını sağlayan net basınç farkıdır. Bu basınç farkı sınırlı aralıkta tutulmaktadır. Düşük serebral perfüzyon basıncında kan akımı azalacağından iskemi ve kalıcı veya geçici beyin hasarı meydana gelebilir. Fazla olduğu durtumlarda ise kafa içi basınç arttırır.

<span class="mw-page-title-main">Kafa içi basıncı</span> kafatası içerisinde kan, BOS ve beyin dokusunun oluşturduğu basınç

Kafa içi basıncı (KIB) veya intrakraniyal basınç (İKB) kafatası içerisindeki Beyin-omurilik sıvısı ve beyinin oluşturduğu basınçtır. Ölçü birimi milimetre-cıva (mmHg)'dır. Düz zeminde uzanan sağlıklı bir erişkinde normal aralık 7-15 mmHg aralığındadır. Vücut kafa içi basıncını denge halinde tutmak için bir takım mekanizmalara sahiptir. Kafa içi basıncında 1 mmHg civarında oynamalar meydana gelebilir. Bunlar pozisyon, beyin omurilik sıvısının emilimi veya üretimi esnasında olur ve hızla dengelenir. Kafa içi basınç değişikliklerine sebep olan etkene bağlı olarak kafatası sabit bir hacime sahip olduğu için içerideki diğer bileşenlerde hacimsel değişimler meydana gelir. Öksürmek veya ıkınmak gibi bazı manevralardan sonra da göğüs içi ve karın içi basıncındaki artışa bağlı ana toplar damarlar üzerindeki basınç ve dolayısıyla direnç artacağından kafa içi basıncıda yükselir. Normal şartlarda kafa içi basıncı sağlıklı bir erişkinde 7-17 mmHg civarındadır. Bu değerin 20 mmHg'nin üstine çıkması durumunda artmış kafa içi basıncı veya kafa içi hipertansiyonu olarak adlandırılır ve tedavi gerektirir.

<span class="mw-page-title-main">Subdural kanama</span> kafa travmaları sonrası ortaya çıkan, beyin zarları arasında olan bir kanama şekli

Subdural kanama beyini çevreleyen beyin zarlarından dura mater ile araknoid zar arasında, sıklıkla travma sonrası ortaya çıkan kanamalardır. Kanamanın kaynağı genellikle subdural aralıkta bulunan köprü venlerinin yaralanmasıdır. Subdural kanamalar kitle etkisi yaratırlar ve beyin dokusuna baskı uygulayarak hasar meydana getirirler. Akut subdural kanamalar sıklıkla yaşamı tehdit eder. Kronik subdural kanamalar ise eğer doğru şekilde tedavi edilirse sonuçları oldukça iyidir. Tedavi ve iyileşme döneminde 6-8 ay boyunca amnezi, anksiyete, dengesizlikler ve şiddetli baş ağrıları görülür.

Wernicke alanı, Wernike'nin konuşma alanı olarak da adlandırılır, serebral korteksin konuşmaya bağlı olan iki bölümünden biridir, diğeri Broca'nın alanıdır. Dilin üretiminde yer alan Broca'nın aksine, yazılı ve sözlü dilin anlaşılmasında rol oynar. Geleneksel olarak, sağ elini kullananların yaklaşık% 95'inde ve sol elini kullananların %60'ında sol yarıküre olan baskın serebral yarımkürede üstün temporal girusta yer alan Brodmann bölgesi 22'de bulunduğu düşünülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Doğum travması (fiziksel)</span>

Doğum travması, yeni doğmuş bir çocuğun doku ve organlarında, genellikle doğum sırasındaki fiziksel baskı veya travmanın bir sonucu olarak meydana gelen hasarı ifade eder. Bu terim aynı zamanda beyne veya kafatasına verilen hasarın genellikle bilişsel nitelikteki uzun vadeli sonuçlarını da kapsar. Doğum travmasının tıbbi araştırması 16. yüzyıla kadar uzanır ve yanlış yönetilen doğumun morfolojik sonuçları Rönesans dönemi tıp literatüründe anlatılır. Doğum yaralanması, tıp ilkelerinde benzersiz bir ilgi alanı ve çalışma alanıdır. ICD-10'da "doğum travması" 49 ayrı kod (P10-Р15) ile gösterildi.

<span class="mw-page-title-main">Beyin herniasyonu</span>

Beyin herniasyonu , beynin bir kısmının kafatası içindeki yapılar arasında sıkıştığında ortaya çıkan, kafatası içindeki çok yüksek basıncın potansiyel olarak ölümcül bir yan etkisidir. Beyin bu durumda, falx cerebri, tentorium cerebelli gibi yapılar arasından, hatta foramen magnum içinden geçebilir. Fıtıklaşma, kitle etkisine neden olan ve kafa içi basıncını (ICP) artıran bir dizi faktörden kaynaklanabilir. Bunlar arasında travmatik beyin hasarı, kafa içi kanama veya beyin tümörü vardır.

<span class="mw-page-title-main">Künt travma</span>

Künt travma veya perforan (delici) olmayan travma; bir fiziksel travma sonrası ortaya çıkan durumdur. Bir nesne cildi deldiğinde ve vücudun bir dokusuna girerek açık bir yara ve çürük oluşturduğunda ortaya çıkan delici travmadan (penetran) farklı bir durumdur.

<span class="mw-page-title-main">Travmatik beyin hasarı</span>

Kafa içi yaralanma olarak da bilinen travmatik beyin hasarı (TBI), harici bir kuvvetin neden olduğu beyin hasarıdır. TBI, ciddiyetine, mekanizmaya veya diğer özelliklere göre sınıflandırılabilir. Kafa travması kavramı ise kafa derisi ve kafatası gibi diğer yapılara da zarar verebilecek daha geniş bir kategoridir. TBI, fiziksel, bilişsel, sosyal, duygusal ve davranışsal semptomlarla sonuçlanabilir ve tam iyileşmeden kalıcı sakatlık veya ölüme kadar değişebilir.

Vejetatif durum (VD), bitkisel hayat veya koma sonrası tepkisizlik (KST), ciddi beyin hasarı olan hastaların gerçek farkındalıktan ziyade kısmi bir uyarılma durumunda olduğu bir bilinç bozukluğudur. Vejetatif durumda dört hafta kaldıktan sonra hasta kalıcı vejetatif durumda (KVD) olarak sınıflandırılır. Bu tanı, travmatik olmayan bir beyin hasarından birkaç ay sonra veya travmatik bir hasardan bir yıl sonra kalıcı vejetatif durum olarak sınıflandırılır. Alternatif olarak tepkisiz uyanıklık sendromu terimi de kullanılabilir, çünkü "bitkisel hayat" halk arasında bazı olumsuz çağrışımlara sahiptir.

Travma sonrası amnezi veya posttravmatik amnezi (PTA), travmatik beyin hasarının hemen ardından meydana gelen, yaralı kişinin oryantasyonunu kaybettiği ve yaralanmadan sonra meydana gelen olayları hatırlayamadığı bir kafa karışıklığı durumudur. Kişi adını, nerede olduğunu ve saatin kaç olduğunu söyleyemeyebilir. Sürekli bellek geri döndüğünde bu tip amnezinin çözüldüğü kabul edilir. Posttravmatik amnezi sürerken yeni olaylar bellekte saklanamaz. Hafif kafa travması olan hastaların yaklaşık üçte birinin hastanın yalnızca bazı olayları hatırlayabildiği "hafıza adaları"na sahip olduğu bildirilmektedir. PTA sırasında hastanın bilinci "bulutlanır". Posttravmatik amnezi tipik hafıza kaybına ek olarak kafa karışıklığını da içerdiğinden, "travma sonrası kafa karışıklığı durumu" terimi bir alternatif olarak önerilmiştir.

Beyin ödemi, beynin hücre içi veya hücre dışı boşluklarında aşırı sıvı birikmesidir (ödem). Bu genellikle sinir fonksiyonlarının bozulmasına, kafatası içindeki basıncın artmasına neden olur ve sonunda beyin dokusunun ve kan damarlarının doğrudan sıkışmasına yol açabilir. Semptomlar ödemin yeri ve derecesine göre değişir ve genellikle baş ağrıları, bulantı, kusma, nöbetler, uyuşukluk, görme bozuklukları, baş dönmesi ve ciddi vakalarda ölüm olabilir.

İç kanama, vücudun içinde toplanan bir kan damarından kaynaklanan kan kaybıdır. İç kanama genellikle dışarıdan görülmez. Bu ciddi bir tıbbi acil durumdur ancak ciddiyetin derecesi kanama hızına ve kanamanın yerine bağlıdır. Göğüste, karında, retroperitoneal alanda, pelviste ve uylukta şiddetli iç kanama, eğer uygun tıbbi tedavi hızlı bir şekilde alınmazsa hemorajik şoka veya ölüme neden olabilir. İç kanama tıbbi bir acil durumdur ve tıbbi uzmanlar tarafından derhal tedavi edilmelidir.

Psikolojide logore veya logorrhoea aşırı söz ve tekrarlamaya neden olan ve tutarsızlığa neden olabilen bir iletişim bozukluğudur. Logore bazen akıl hastalığı olarak sınıflandırılır, ancak daha yaygın olarak akıl hastalığının veya beyin hasarının bir belirtisi olarak sınıflandırılır. Bu rahatsızlık sıklıkla Wernicke afazisinin bir belirtisi olarak rapor edilir; beynin dil işleme merkezindeki hasar ben-merkezli konuşmada zorluk yaratır.