İçeriğe atla

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu
KısaltmaKCDP
Slogan-Asla yalnız yürümeyeceksin!
-Kadın cinayetlerini durduracağız
Kuruluş2010
TürPolitik platform
ÜyelerBireyler
ÜyelikGönüllü olmak isteyen herkes.[1]
Resmî sitekadincinayetlerinidurduracagiz.net

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, kısaca KCDP, 2010 yılında, Türkiye'de artan kadın cinayetlerine dikkat çekmek ve önlemek amacıyla çeşitli kadın ve LGBT örgütlerinin katılımıyla kurulmuş bir platform.

Türkiye'de kadın hareketi içinde yer alan örgütlerden biridir. Kamuoyunda "aşk", "töre", "cinnet", "kıskançlık" cinayeti olarak bilinen şiddet eylemlerinin birer “kadın cinayeti” olduğunu anlatmak üzere protesto yürüyüşleri ve "sahip çıkıyoruz" eylemleri gerçekleştirmiştir. Erkek şiddetinin son bulması için kamusal düzenlemeler yapılması konusunda mücadele eder.

Münevver Karabulut cinayetinin toplumun gündemine gelmesinden sonra Türkiye'de kadın cinayetlerinin toplumsal bir sorun haline gelebileceği öngörüsü ile kurulan platform; 2012 yılında dernekleşmiştir.

Kuruluş

Platformun Genel Temsilcisi Gülsüm Kav İzmir Kadın Meclisi'nin düzenlediği konuşmada İstanbul Sözleşmesi'nden bahsederken (28 Eylül 2019).

2010 yılında kadın cinayetlerinde artış başlaması ve aynı yıl Münevver Karabulut cinayetinin toplumun gündemine gelmesiyle birlikte, çeşitli siyasi partiler, dernekler, sendikalar, demokratik kitle örgütlerinden kadınlar, Türkiye'de kadın cinayetlerinin toplumsal bir sorun hâline gelebileceği öngörerek Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nu meydana getirdi. Kadın cinayeti kurbanlarının yakınları ve erkek şiddetine uğrayan kadınlar da kuruluşunda yer aldı.[2]

Platform, Türkiye'deki kadın cinayetlerinin boyutlarını ve sebeplerini görebilmek, seyrini analiz edebilmek için ilgili bakanlıklardan her yıl kadın cinayetleri verisini talep etti. “Böyle bir verinin olmadığı” yanıtı alındığı için kadın cinayetleri verilerini 2010 yılından itibaren raporladı.[3]

Platform, kadın cinayeti davalarının ve şüpheli kadın ölümlerinin takibine Münevver Karabulut davasının takibi ile başladı. 2010 yılında Siirt'te boşanmak istediği eşi tarafından uçurumdan atılarak öldürülen sınıf öğretmeni Esin Güneş'in davasını takip etti; intihar diye üzeri örtülmeye çalışılan bir cinayet olduğunu ortaya çıkardı. Başlangıçta sadece kadın cinayeti davaları takip edilirken zamanla mücadele alanı genişledi; gerek kadınlara gerekse LGBT'lere yönelik her türlü şiddet ve çocuk istismarı davaları da platform tarafından takip edilir oldu.

Kadın cinayetlerini protesto için ilk yürüyüş 16 Ağustos 2010 tarihinde yapıldı.[4] Kadın cinayeti işlenen şehirlerde kadınların ellerinde karanfil ve öldürülen kadının gülen yüzünü olduğu fotoğrafları taşıdıkları yürütüşler düzenleyen platform, "Asla yalnız yürümeyeceksin" sloganı ile simgeleşti.[5]

Platform, 2012'de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği adıyla dernekleşti. 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un hazırlık sürecinde yer aldı. Kadın cinayeti davalarındaki ayrımcı indirimlerin düzenlenmesiyle ilgili Türk Ceza Kanunu tadil önerisini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine sundu. 2015'teki Özgecan Aslan cinayetinin ardından bu öneri "Özgecan Yasası" olarak anılır oldu.[6] Platform, İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması için çalışmalar yürüttü.

Kadınların kıyafetleri bahane edilerek sıkça saldırıya uğramaları nedeniye 2017'de Kıyafetime Karışma eylemi platformun çağrısı ile gerçekleşti. İlki İstanbul'da Kadıköy Süreyya Operası önünde gerçekleşen[7] eylem, başka illerde de tekrarlandı. İstanbul'daki eylemin ardından Maçka Parkı'nda bir kadın forumu gerçekleşti ve forumda Kadın Meclisi kurma kararı alındı.[8] İstanbul Kadın Meclisi'nin ardından 76 ilde kadın meclisi kuruldu.[9]

Amaç

  • Kadınların göz göre göre öldürülmelerini durdurmak, platforma başvuran kadınlarla beraber, 6284 sayılı koruma kanunu'nun uygulanması için çalışmak.
  • Kadının etkin korunmasını sağlamak ve kadın katillerine haksız tahrik, iyi hâl gibi nedenlerle uygulanan ceza indirimlerinin önüne geçmek.

Takip ettiği bazı davalar

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "Arşivlenmiş kopya". 20 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Eylül 2020. 
  2. ^ "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu". Sessiz Kalma. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2024. 
  3. ^ "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği nedir?". Cumhuriyet. 6 Ocak 2022. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2024. 
  4. ^ "Arşivlenmiş kopya". 22 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 22 Şubat 2015. 
  5. ^ "Kadınlar şiddete karşı alanlarda". Evrensel. 25 Kasım 2012. 27 Eylül 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2024. 
  6. ^ Aktaş, Melike; Akçay, Ebru (15 Aralık 2019). "Dijital Savunuculuk Örneği Olarak "Özgecan Yasası" Change.org İmza Kampanyasi". Moment Dergi. 16 Ağustos 2024 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2024. 
  7. ^ Beyazıt, Ahenk (30 Temmuz 2017). "Kadınlar 'Kıyafetime Karışma' dedi". Milliyet. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2024. 
  8. ^ "'Kıyafetime Karışma' sloganıyla buluştular, İstanbul Kadın Meclisi'ni kurdular". Agos. 8 Ağustos 2017. Erişim tarihi: 16 Ağustos 2024. 
  9. ^ "Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Kadın Meclisleri". Kadin Cinayetlerini Durduracagiz resmî sitesi. 

Dış Bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<i>Penguen</i> (dergi) Türk mizah dergisi

Penguen, 2002 ile 2017 yılları arasında Türkiye ve Kuzey Kıbrıs'ta yayımlanmış haftalık bağımsız mizah ve hiciv dergisi.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de kadın hakları</span>

Türkiye'de kadın hakları konusu, Batı dünyasındaki gelişmelere paralel olarak 19. yüzyıl ortalarından itibaren gündeme gelmiştir.

Töre ve namus suçları, namus cinayeti ya da onur suçu, aldatmak, zinâ etmek, evlenmeyi reddetmek, boşanmaya çalışmak, tecavüze uğramış olmak gibi nedenlerle, aile fertlerine yöneltilen şiddet. Batılı kaynaklarda genellikle onur suçları şeklinde adlandırılır. Bu suçların çok büyük bir kısmı cinayetle sonuçlanır. Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun tahminlerine göre dünyada her sene yaklaşık 5000 kadın veya genç kız töre ve namus cinayetlerine kurban gitmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Münevver Karabulut cinayeti</span> Türkiyede işlenmiş bir kadın cinayetidir

17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut, 3 Mart 2009 tarihinde Cem Garipoğlu tarafından öldürüldü. Cinayet duyulduktan sonra Türkiye kamuoyunda dikkat çekmiş ve büyük tepki oluşmuştur. Katil zanlısı Cem Garipoğlu cinayetten 197 gün sonra teslim olmuştur. Yargılama süreci 18 Kasım 2011 tarihinde mahkûmiyet kararının verilmesiyle sona ermiştir. Garipoğlu, 10 Ekim 2014 tarihinde Silivri'de cezasını çektiği 5 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde bir ip ve poşet kullanarak intihar etmiştir.

2009'daki Türkiye olayları.

Cause célèbre, kamuoyunda büyük tartışmalara ve kampanyalara yol açan olaylara verilen addır. Terim genelde büyük ilgi gören; ama sıradan insanların yer aldığı davalar için kullanılır. Terim 1763 yılında yayınlanan Nouvelles Causes Célèbres adlı kitapta ortaya atılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Özgecan Aslan cinayeti</span> 2015te cinayet kurbanı olan Türk üniversite öğrencisi

Özgecan Aslan Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te tecavüz girişimine direndiği için bir minibüste öldürülen üniversite öğrencisi. Aslan'ın yanmış bedeni; 12 Şubat 2015'te, suçu beraberindeki iki kişiyle işlediğini itiraf eden kişinin jandarma ekiplerini olay yerine götürmesi ile bulundu.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Sözleşmesi</span> kadına karşı ve aile içi şiddetin önlenmesiyle ilgili uluslararası sözleşme

İstanbul Sözleşmesi ya da tam adıyla Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen uluslararası insan hakları sözleşmesidir.

<span class="mw-page-title-main">Şenal Sarıhan</span>

Şenal Sarıhan, Türk hukukçu ve siyasetçi. Haziran 2015 ve Kasım 2015 Türkiye genel seçimleri'nde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara ikinci bölge milletvekili olarak meclise girdi. 100 Kahraman Kadın ve Robert Kennedy İnsan Hakları Ödülü sahibidir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de suç</span>

Türkiye'de suç ile polis ve jandarma teşkilatı mücadele etmektedir. 1990-2014 yılları arasında suç oranlarında önemli artış (%400) olmuştur. Hırsızlık, insan öldürme ve uyuşturucu suçlarında artış %600'e ulaşmıştır. 2015 yılında günde ortalama 4 kişi öldürüldü. Cinayetlerin çoğunun nedeni namus ve para iken, 369 kadın aile içi şiddet kurbanı oldu. Aynı yıl 18 yaşından küçük 193 çocuk öldürüldü.

Esin Güneş cinayeti, sınıf öğretmeni Esin Güneş'in 24 Ağustos 2010 günü Siirt'te, boşanmak istediği eşi tarafından uçurumdan atılarak öldürülmesidir.

Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun veya 6284 Sayılı Kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 8 Mart 2012'de kabul edilen ve 20 Mart 2012'de T.C. Resmî Gazete'de yayımlanan yasadır. Kanunun amacı şiddet gören ya da bu yönde bir tehdit altında bulunan kadın, çocuk, aile bireyi ve tek taraflı ısrarlı takip mağdurlarının korunması ve bu kişileri hedef alan şiddetin önlenmesi için alınacak önlemleri düzenlemektir.

Israrlı takip; özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, tehdit ve şantaja başvurmak gibi yollarla bir kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma durumudur. Eylemi gerçekleştiren kişi karşı tarafta korku uyandırmayı, ona gözdağı vermeyi ve kendisini güvensiz hissetmesini hedefler. Psikoloji, sosyoloji, kriminoloji ve hukuk gibi disiplinlerin çalışma alanına girmekle birlikte ısrarlı takibin hukuki bir nitelik kazanması nispeten daha yeni bir olaydır. Çeşitli uzmanlar tarafından farklı tanımları yapılmış olsa da genel itibarıyla bir taciz ve sarkıntılık türü olduğu kabul edilmektedir. Günümüzde ısrarlı takip pek çok ülkede suç olarak sayılmakta ve ilgili yasalarca yaptırıma tabii tutulmaktadır. Literatüre İngilizce "stalking" kelimesinden türeyerek giren ısrarlı takibin tam Türkçe karşılığı "musallat olma" veya "dadanma"dır.

<span class="mw-page-title-main">Gülsüm Kav</span> Türk hekim, kadın hakları savunucusu

Gülsüm Kav, Türk feminist aktivist, yazar ve doktor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu kurucularından olup, halihazırda Platform'un genel temsilcisidir.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de kadın cinayeti</span> Türkiyede kadınların toplumsal rollerine bağlı nedenlerle öldürüldükleri cinayet vakaları

Türkiye'de kadın cinayeti, Türkiye'de kadınların "namus temizleme" gerekçesiyle öldürülmek gibi, toplumsal rollerine bağlı nedenlerle öldürüldükleri cinayet vakalarını ifade eder.

Kadın sığınmaevi, kadına yönelik şiddet olaylarına karşı kadınların varsa çocukları ile birlikte, şiddetten geçici olarak korunmasını sağlamak, bu dönemde şiddet mağdurlarının psikolojik, sosyal ve ekonomik sorunlarının çözülmesi için açılmış sosyal hizmet kuruluşlarıdır. Türkiye'de Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, belediyeler ve Sivil Toplum Kuruluşları'na bağlı toplam 143 kadın sığınmaevi bulunmaktadır.

Cinsiyet suçlarının kovuşturulması, tecavüz ve diğer cinsel şiddet suçlarının kovuşturulmasına yönelik yasal işlemlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Anıt Sayaç</span>

Anıt Sayaç, Türkiye'de 2008 yılından bu yana işlenmiş kadın cinayetlerinde ölen kadınlara ilişkin bilgi veren dijital arşiv.

Ayşe Paşalı cinayeti, 7 Aralık 2010'da Türkiye'nin başkenti Ankara'da Ayşe Paşalı'nın şiddet gördüğü eski eşi tarafından bıçaklanarak öldürülmesidir.

Fidan Ataselim Türk feminist aktivist.