İçeriğe atla

Kaba fikir birliği

Kaba fikir birliği, fikir birliği kararlarında belirli bir konuyla ilgili “grubun görüşünü” belirtmek için kullanılan bir terimdir. Başkan tarafından belirlenen bir grubun “baskın görüşü” olarak tanımlanır. Terim ilk olarak çalışma grupları için prosedürler tarif ederken İnternet Mühendisliği Görev Gücü tarafından kullanılmıştır.[1]

Kaynakça

  1. ^ RFC 2418 - IETF Working Group Guidelines and Procedures. 1998

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Propaganda</span> psikolojik olarak etkilemek amacıyla yapılan mesajlar

Propaganda ya da yaymaca, çok sayıda insanın düşünce ve davranışlarını etkilemek amacını taşıyan önceden planlanmış bir mesajlar bütünüdür. Propaganda tarafsız bilgi sağlamak yerine, en temelde kendi kitlesini etkileyecek bilgiyi sunar. Mesaj doğru olsa da yönlü olabilir ve olayın tümünü dengeli bir şekilde sunmayabilir. Genellikle politikada; eski ifadeyle "seçim propagandası" ya da günümüz ifadesiyle "seçim kampanyası" şeklinde kullanılır. Hükûmetler ve politik partiler tarafından da desteklenir.

<span class="mw-page-title-main">Rosa Luxemburg</span> Polonyalı-Alman Marksist devrimci (1871–1919)

Rosa Luxemburg, Polonyalı Marksist, filozof, ekonomist, savaş karşıtı aktivist ve devrimci sosyalistti. 28 yaşında Alman vatandaşı oldu.

<span class="mw-page-title-main">Yazar</span> fikir iletmek ve edebiyat eserleri üretmek için yazılı kelimeleri kullanan kişi

Yazar terimi, aslında yazılı bir iş üreten herkes için kullanılabilmekle birlikte, genelde yaratıcılığını kullanarak profesyonel bir şekilde eser üreten veya farklı formatlarda çok sayıda eseri olan kişiler için kullanılır.

İcmâ, bir İslam hukuku terimi.

İnanç, en geniş tanımıyla bir kişinin belli bir iddiayı ya da varsayımı, sezgisel yol ile (hissetme) "doğru" ya da "yanlış" kabul ettiği psikolojik bir durumdur. İnanç merkezli bir beyne sahip birey için ampirik veya bilimsel ispatın bir önemi yoktur. İnancın tanımlanmasının bir başka yolu ise bunun gerçek olma olasılığına karşı pozitif yönde tutum gösteren bir tutumun zihinsel temsil olarak görülüyor olmasıdır. Antik Yunan düşüncesi bağlamında inanç kavramıyla ilgili olarak pistis ve doxa olmak üzere iki ilgili terim belirlenmiştir. Basitleştirilmiş olarak, pistisin "güven" ve "itimat", doxanın ise "görüş" ve "kabul" anlamlarına geldiği söylenebilir. İngilizcedeki "ortodoks" sözcüğünün kökeni doxaya dayanmaktadır. Jonathan Leicester, inancın gerçeği göstermek yerine eylemde bulunma amacına sahip olduğu görüşünü önermektedir.

Ademimerkeziyetçilik veya adem-i merkeziyetçilik ya da ademi merkeziyetçilik, devlet merkezinin gücünü azaltarak yerel yönetimlerin yetkilerinin artırılmasını savunan siyasi görüş. Özellikle planlama ve karar alma ile ilgili faaliyetlerin bir merkezden dağıtıldığı veya devredildiği süreçtir. Yetki, grup veya içindeki daha küçük gruplara verilir. Ademimerkeziyet kelimesi, Arapça "merkezin yokluğu" anlamına gelir. Liberal ideolojinin savunduğu görüşlerden biridir.

İdeoloji, özellikle tamamen epistemik olmayan nedenlerle bir kişi veya grup tarafından benimsenen inanç veya felsefeler kümesidir. bu durumda "pratik unsurların teorik unsurlar kadar önemli olduğu" anlamına gelir. Daha önceden genellikle ekonomik, siyasi veya dini teorilere ve politikalara uygulanan terim, Karl Marx ve Friedrich Engels'e kadar uzanan bir geleneğe sahipti. Ancak daha yakın zamanlarda yapılan kullanımlarda terim genellikle ek olarak kullanılmaktadır.

Adil kullanım, ABD Telif Hakları Yasası'nda bulunan, telifli malzemelerin, telif sahibinden izin istenmeden, kısıtlı olarak kullanılmasına imkân veren bir doktrindir.

<span class="mw-page-title-main">Stalinizm</span> Marksist-Leninist ideolojinin teori ve pratiği

Stalinizm veya Stalincilik, Marksist-Leninist ideolojinin 1928-1953 yılları arasında Sovyetler Birliği’ni yöneten Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin’in uyguladığı siyasi sistemde kullanılan teori ve pratiğine verilen addır.

Kökten dincilik, genellikle dinî esaslı aslî kaidelere geri dönme talebiyle kendini belli eden ve bu kaidelere katı bir biçimde bağlı olan, diğer görüşlere karşı toleranssız ve laiklik karşıtı dinî hareket veya bakış açısı. Kökten dincilik, genellikle dinî tabiattaki bir dizi kurala sıkı sıkıya bağlı, çağdaş, sosyal ve siyâsî yaşam ile ilgili üzerinde uzlaşılmış prensiplere karşı tepkisi olan inancı belirtir.

<span class="mw-page-title-main">Megali İdea</span> Yunanların tarihte yerleştiği bütün alanlarda bir Yunan devleti kurmayı amaçlayan fikir

Megali İdea, Yunan İhtilali'nin (1821-1829) bitmesinden sonrasının ilerleyen yıllarında ortaya atılan, hala Osmanlı hakimiyetinde bulunan ve Yunan nüfusunun fazla olduğu bölgeleri de içeren, geleneksel olarak antik dönemlerden beri Yunanlarla ilgili olan yerleri bir Yunan Devleti hakimiyetine geçirerek Bizans İmparatorluğu’nu diriltme hedefini ifade eden irredantist bir görüştür.

İslam mezhepleri, başlangıçta İlk dönemlerde Ali ile Muâviye b. Ebû Süfyân arasındaki savaş ve İslâm toplumundaki bölünme Ehl-i Sünnet, Şîa ve Hâricîler şeklinde ilk mezhepsel ayrışmayı beraberinde getirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Afro-Asya dilleri</span> eski adıyla Hami-Sami dilleri olup; yaklaşık olarak 375 dilden oluşan bir dil ailesi

Afro-Asyatik, Afrasya veya eski adıyla Hami-Sami dil ailesi, yaklaşık olarak 300 dilden oluşan bir dil ailesi. Afroasya dilleri coğrafi açıdan Kuzey Afrika, Afrika Boynuzu, Sahel ve Güneybatı Asya'ya yayılmış olup 500 milyondan fazla insan tarafından anadil olarak konuşulmaktadır. Ailedeki en büyük ve baskın dil grubu, 313 milyon anadil konuşuruyla Sami diller kolunda yer alan Arapça değişkeleridir.

Üçüncü görüş, II. Dünya Savaşı sırasında Batı Avrupa'da gelişmiş milliyetçi bir politik pozisyondur. Bir ırk veya millet içerisinde yer alan insanlar arasındaki sosyal adalet gibi konulara önem vermektedir. Üçüncü görüş genellikle aşırı milliyetçiliğe ve ırkçılığa varan örneklere sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Sosyalist revizyonizm</span> Sosyalist revizyonizm, Marksist hareketin içinde revizyonizm sözcüğü, önemli Marksist öncüllerin çeşitli fikirlerinin, ilkelerinin ve teorilerinin revizyondan geçmesi gerektiğine inanan bir düşünce tarzıdır.

Sosyalist revizyonizm, Marksist hareketin içinde revizyonizm sözcüğü, önemli Marksist öncüllerin çeşitli fikirlerinin, ilkelerinin ve teorilerinin genellikle burjuvazi sınıfı ile birlik olma benzeri değişiklikler içeren bir revizyondan geçmesi gerektiğine inanan bir düşünce tarzıdır.

Etnosentrizm ya da Etnik merkezcilik; bir aşirete, kabileye, boya ve benzeri etnik gruba bağlılık ile tarif edilen, bir kimsenin kendi kültürünü temel olarak alması ve diğer kültürleri kendi kültürü açısından değerlendirmesi ile tarif edilen duygu.

<span class="mw-page-title-main">Doğu Avrupa</span> Avrupanın doğu yönü

Doğu Avrupa, Avrupa kıtasının Batı Avrupa ile Asya kıtası arasında kalan kesimi. Bölge; jeopolitik, coğrafi, kültürel ve sosyo-ekonomik bakımdan farklı anlamları çağrıştırdığı için tam olarak kapladığı alana dair fikir birliği yoktur.

Sosyalist yurtseverlik, Marksist-Leninist düşünce yapısı içerisinde, çeşitli komünist partilerin yönettiği sosyalist devletlerin bulunduğu topraklara yurtseverlik kapsamında duyulan sevgiye verilen ad. Bir başka tanıma göre ise; sosyalist vatana, toplumun devrimci dönüşümü ve komünizm ideali doğrultusunda sevgi beslemektir. Bu terim, milliyetçilik ve şovenizm kapsamında değerlendirilen vatanseverlik kapsamına girmez.

Süper emperyalizm, güçlü emperyalist devletlerin, zayıf veya eşit düzeydeki rakiplerine karşı hegemonyasını ifade eden Marksist-Leninist terim.

Millî demokrasi, milliyetçilik ilkelerinin demokrasi ilkeleri ile uyumlu olduğunu öngören bir görüştür. Terim olarak ilk defa, milliyetçi liderler tarafından demokrasi görüşüne uyarlanmış hali olarak kullanıldı. Açıkça milliyetçi veya merkez sağcı olmamakla birlikte millî çıkarlar konusunun daha çok önemsenmesinin yanı sıra kültürel ve etnik kimliklerin korunması amacını güden ideolojik duruşları tanımlamada kullanılan bir politik terimdir. Millî demokrasi, ayrıca liberal milliyetçilikle ilgilidir.