İçeriğe atla

Kırışkal Höyüğü

Arkeolojik Höyük
Adı:Kırışkal Höyük
il:Gaziantep
İlçe:İslahiye
Köy:Kırışkal
Türü:Höyük
Tahribat:
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:1886
Tescil tarihi:13.02.1986
Araştırma yöntemi Kazı

Kırışkal Höyüğü, Gaziantep il merkezinin kuzeybatısında, Kırışkal köyünün içinde bulunan, İslahiye ilçesinin 37 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Sakçagözü Ovası'nda, Zincirli Höyük'ün 25 km. kuzeydoğusundadır. Höyük, yaklaşık olarak 250 x 200 metre boyutlarında ve 7 metre yüksekliktedir. Bu haliyle bölgenin orta çapta höyüklerinden biridir.[2]

Kazılar

Prof. Dr. Uluğ Bahadır Alkım tarafından, 5 km. mesafedeki Gedikli Karahöyük'ün 1966 yılı kazıları sırasında, kaçak kazılardan köylülerce haberdar edilmesi üzerine tespit edilmiştir. Daha sonra 1967 ve 1970 yıllarında kazılar yapılmıştır.[2] 1970 yılı kazıları Türk Tarih Kurumu adına Milli Eğitim Bakanlığı Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü'nün ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eski Önasya Dilleri ve Kültürleri Bölümünün katılımıyla Prof. Dr. Bahadır Alkım başkanlığında, Handan Alkım ve Doçent Dr. Refik Duru gözetiminde yapılmıştır. Bu ekip kazı çalışmalarını Tilmen Höyük'te ve Kırışkal Höyük'te sürdürmüştür.[3]

Tabakalanma

Tabakalanma konusunda bir yayın yapılmamıştır.[2]

Buluntular

Megalit görünüşlü yer altı yapısı 1966 yılında keşfedilmiştir. Bir sonraki yıl, pompa çalıştırılmasına karşın ovanın taban suyu nedeniyle mimari yapısı tam olarak anlaşılamamıştır.[4] Galeri, tepenin yamacından başlayarak eteğe doğru eğimli olarak doğu yönünde inmekte, sonra kuzeydoğuya dönmektedir. Bu iniş 29 metre devam ettikten sonra kayaya oyulmuş üç basamağa ulaşmaktadır. Galerinin her iki yanı oldukça itinalı bir şekilde moloz duvar tekniğinde örülmüş olup yer seviyesinde 1,10 metre, tavanda ise 0,70 cm. genişliktedir. Yüksekliği 1,80 metredir. Üst döşeme, yan yana koyulmuş Megalit görünüşlü monolitlerle örtülmüştür. Taban, başlarda sertleştirilmiş topraktır, ilerledikçe anakayaya gelmiş ve burası düzleştirilerek taban oluşturulmuştur. Galerinin sonunda kayaya oyulmuş küçük bir hücre bulunmaktadır. Bu hücrenin içinde taban suyu kaynamakta olup ikinci basamak hizasına kadar suyla doludur. Galerinin girişi ile hücre içindeki su seviyesi arasındaki yükselti farkı 6,30 metre kadardır. Tüm yapı içinde herhangi bir buluntuya rastlanmamıştır. Bu durumda, yapının dromoslu bir yer altı mezar odası olmadığı, yer altı kültü ile ilgili bir kutsal mekan olduğu düşünülmektedir. Kazı başkanı Prof. Dr. Bahadır Alkım, yapım tekniği olarak benzer iki yapıdan daha söz etmektedir. Bunlardan biri Gedikli Karahöyük nekropol'ünün güney tarafındaki yer altı yapısı ve Malatya'da 1966-67 yıllarındaki kazılarda ortaya çıkarılan yer altı yapısıdır.[5]

Bu yer altı yapısının Erken Tunç Çağı II ve Orta tunç çağı'nda (MÖ 2.100 – 1.900) kullanıldığı düşünülmektedir.[6]

Yer altı galerisi bir yer altı su kaynağına ulaşmaktadır. Yer altı suyuyla bağlantılı tünel yapısı Anadolu'da, Gre Virike Höyüğü ve Gedikli Karahöyük olmak üzere üç yerde görülmektedir.[7]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ "TAY – Yerleşme Ayrıntıları". 25 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Mart 2012. 
  2. ^ a b c "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Mart 2012. 
  3. ^ Bahadır Alkım, Tilmen ve Kırışkal Höyük Kazıları (1970) 13 Eylül 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. – Türk Arkeoloji Dergisi, 1970 Sayı 19 Sh.: 39
  4. ^ Bahadır Alkım, Sh.: 41
  5. ^ Bahadır Alkım, Sh.: 42
  6. ^ "mitolojisozlugu.com". 27 Şubat 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 16 Mart 2012. 
  7. ^ Derya Yılmaz, Erken Tunç Çağı'nda Güneydoğu Anadolu'da Oda Mezar Geleneği 27 Şubat 2012 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. – Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, Sayı 31 (2006) Sh.: 66

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kültepe</span> Eski yerleşke

Kültepe, Kayseri'de bulunan ve Kaniş (Kanesh) harabelerinin bulunduğu bir antik kent ve ören yeridir. 2014 yılından bu yana Türkiye'deki Dünya Mirası Alanları Geçici listesindedir. Ayrıca Hitit dilinin en erken izleri ile birlikte, MÖ 20. yüzyıla tarihlenen yazılı buluntularla, Hint-Avrupa dil ailesinin en eski izleri keşfedilmiştir.

Bademağacı Höyüğü, Antalya'nın merkez ilçenin 2,5 km kuzeydoğusunda, Çubuk Geçidi'nin 5 km kuzeyinde yer alan arkeolojik bir yerleşimdir. Höyüğün eski adı Kızılkaya'dır. Yerleşim alanı 210 metreye 120 metredir. Tepenin yüksekliği 7 metredir.

Hayaz Höyük, Adıyaman ilinin Samsat ilçesine bağlı Hayaz köyü yakınında bulunan arkeolojik bir yerleşmedir. Samsat ilçesinin 17 km. güneyinde bulunan köy ve höyük daha sonra Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmıştır. Göl oluşmadan önce Fırat ile onun bir kolu olan Kalburcu Çayı'nın birleştiği noktada bulunmakta idi.

Oylum Höyük, Kilis ilinin 7 km. doğu güneydoğusunda Oylum köyü yakınlarında yer alan bir höyüktür. Oylum Höyük doğu - batı yaklaşımlarında Fırat Vadisi - Amik Ovası, kuzey – güney yaklaşımlarında ise Anadolu Platosu ile Kuzey Suriye ulaşım hatları üzerinde bulunmaktadır. Öte yandan Holosen devirde Kilis Ovası'nın ılıman, dolayısıyla flora ve fauna yönünden zengin doğasında bölgenin insan yerleşimi açısından elverişliliği yüksekti.

İkiztepe Höyüğü, Samsun ili Bafra ilçesinin 7 km. kuzeybatısında yer alan bir höyük'tür. Günümüzde Kızılırmak'ın denize döküldüğü yerin hemen batısında yer alan höyük adını, uzaktan bakıldığında iki tepe olarak görülmesinden almaktadır. Fakat gerçekte dört tepedir. Bu tepeler kazı başkanları tarafından romen rakamlarıyla tanımlanmıştır. Güneydeki en büyük tepe, günümüzde ovadan 29 metre yükseklikte olup Tepe I olarak adlandırılır. Tepe II, bunun kuzeyindedir ve 22,5 metre yüksekliktedir. En kuzeydeki Tepe III, 12,3 metredir. Tepe II'nin batısına düşen Tepe IV ise 16 metredir. Bugün denizden 7 km. içeride olan İkiztepe Höyüğü MÖ 5-3 binlerde denize oldukça yakın konumdaydı.

Değirmentepe Höyüğü, Malatya ilinin 24 km. kuzeydoğusunda Karakaya Barajı Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür.

Şemsiyetepe Höyüğü, Elazığ il merkezinin batısında, Bilaluşağı Köyü'nün hemen güneyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğün büyük bir bölümü günümüzde Karakaya Baraj Gölü kıyısında kalmıştır. Höyük, 70 x 90 metre ölçülerinde, 5-6 metre yükseklikte dairesel ve küçük bir tepedir. Esasen höyük orta boy bir yerleşme sayılırdı, fakat Fırat günümüze kadar yerleşmenin kuzey ve kuzeybatı kesimini yemiştir.

Üçtepe Höyük Diyarbakır il merkezinin 40 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Bismil ilçesine 10 km. mesafedeki eski adı Kerh ya da Kerh-i Dicle olan Üçtepe köyündedir. Göksu Çayı'nın batı kıyısında ovaya hakim durumdaki höyük 200 x 180 metre genişlik ve 44 metre yükseklikteki doğal bir tepedir.

Gedikli, Karahöyük, Gaziantep il merkezinin kuzeybatısında, Nurdağı ilçesinin 7–8 km. batısında Gedikli Köyü yakınlarında yer alan bir höyüktür. Yerel adı Karahöyük olan höyüğük, Anadolu'da aynı adla bilinen diğer höyüklerle karıştırılmaması için tüm yayınlarda Gedikli Karahöyük olarak belirtilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Tilmen Höyük</span>

Tilmen Höyük, Gaziantep ilinin İslahiye ilçesinin 10 km. doğusunda yer alan bir höyüktür. Karasu Irmağı kollarıyla çevrili bir arazide 225 metre çapında 21 metre yüksekliktedir. Sakçagözü Ovası'nın batı kenarında bulunmakta olup bu ovada ellinin üzerinde höyük yer almakta olup en büyüklerinden biridir.

Domuztepe Höyüğü, Osmaniye il merkezinin 35 km. güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Günümüzde Aslantaş Barajı kıyısında yer alan höyüğü tarihöncesi yerleşim katları su altında kalmıştır.

Bakla Tepe Höyüğü, İzmir il merkezinin 30 km. güneyinde, Menderes (Cumaovası) ilçesinde, Tahtalı Barajı nedeniyle terk edilen Bulgurca Çiftlik Köyü'nün hemen yakınında yer alan bir Höyüktür. Yıllardır bakla yetiştirilen bir alan olduğundan Köy'de Bakla Tepe olarak bilinmekteydi. Tarihöncesi bir yerleşimin höyükten köy altına kadar uzandığı, sapılan sondalardan anlaşılmaktadır.

Samsat Höyük, Adıyaman ili, Samsat ilçesi hemen kuzeydoğusunda, günümüzde Atatürk Baraj Gölü altında kalmış olan bir höyüktür. Baraj gölü suları altında kalmasından önce Fırat kıyısından 700 metre içeride olmasına karşın iskan edildiği dönemde hemen nehrin kıyısındaydı. Yüksek bir höyük sayılabilecek olan Samsat Höyük, ova seviyesinden 37-40 metre yükseklikte olup taban alanı 500 x 350 metre kadardır. En dik yamacı doğu yamacı, en düşük eğimli yamacı ise güneybatıya bakan yamacıdır. Adı, Klasik Çağ kaynaklarında Samosate, Samosatum, İslami Dönem kaynaklarında ise Semisat, Sumaisat olarak geçmektedir. Yer olarak, Fırat'ın oldukça geniş, dolayısıyla sığ olduğu bir kesimdedir. Yerleşim olarak ise höyük, teras ve alt şehirden oluşmaktadır. Samsat Höyük, taşıdığı öneme karşın yeterince kazı çalışmaları yapılamadan baraj gölü altında kalıp yok olmuş bir arkeolojik yerleşimdir.

İmamoğlu Höyüğü, Malatya il merkezinin 15 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Höyük, Karakaya Baraj Gölü içinde bir ada haline gelmiş olup yamaçları tahrip olmuştur. Ada halindeyken de, 1987 yılında höyükte kazı çalışmaları yapılmıştır. Fırat'a dökülen Höyük Deresi ve Kırmısı Dere'nin birleşme noktasındadır. Büyük olasılıkla Fırat'ın oluşturduğu bir birikinti tepesidir. Yamaçları göl suları altından kalmadan önce 14 metre yükseklikte ve 150 x 140 metre boyutlarındaydı.

Gre Virike Höyüğü, Şanlıurfa il merkezinin 75 km güneybatısında, Birecik ilçesinin 15 km güneyinde, Fırat'ın doğu kıyısında yer alan bir höyüktür. Höyük, 15 metre yükseklikte, 70 x 60 metre boyutlarındadır.

<span class="mw-page-title-main">Demircihöyük</span>

Demircihöyük, Bilecik il merkezinin yaklaşık olarak 25 km. batısında, Çukurhisar ilçesinin kuzeybatısında yer alan bir höyüktür. Eskişehir Ovası'nın batı kenarındaki höyük 80 metre çapında, 5 metre yüksekliktedir. Yerleşim gördüğü dönemlerde genişlik ve yüksekliğinin çok daha fazla olduğu yapılan sondajlardan anlaşılmaktadır. Buluntular Eskişehir Arkeoloji Müzesi'nde sergilenmektedir.

Titriş Höyük, Şanlıurfa İl merkezinin kuş uçuşu 36 km. kuzeyinde, Karaköprü İlçesi'nin 18 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Kısmen Bahçeli köyünün altına da uzanan höyük 3,3 hektarlık olup tepe, 33 hektarlık bir alana yayılmakta ve 22 metre yüksekliktedir. Höyük, Atatürk Barajı su toplama sahası dışında kalmaktadır. Titriş Höyük, tepe, teraslara yayılan aşağı şehir ve bunların oluşturduğu kent merkezinin ötesinde dış şehir olarak büyük bir yerleşmedir. Yukarı kent (akropolis) tepenin 200 x 180 metre boyutlarındaki üst kesiminde yer alır. Tepenin doğusunda ve batısındaki 300 x 180 ve 400x 200 metre boyutlarındaki teraslarda aşağı şehir yayılmaktadır. Tepenin kuzey kesiminde ise 800 x 200 metre alana yayılmış bir dış şehir bulunmaktadır. Bunlara ilaveten höyüğün yaklaşık 400 metre kuzeybatısında bir mezarlık alanı vardır. Tüm bunların dışında yerleşmenin bütünüyle dışında işlik ve mandıra tarzı, birkaç evden oluşan yapılar bulunmaktadır. Bu haliyle tamamı 43 hektar gibi o dönem için inanılması güç bir yayılma alanı oluşmaktadır.

Tille Höyük, Adıyaman ilinin Kâhta ilçesinin 30 km. doğusunda, Fırat'ın batı tarafında yer alan bir höyüktür. Höyüğün doğu, batı ve güney yamaçlarında eski adı Tille, günümüzde adı Geldibuldu olan küçük bir köy yerleşimi vardır. Fırat'a katılan bir derenin dar vadisindeki yerleşme doğu terasıyla birlikte 200 x 140 metre, 26 metre yüksekliktedir ve üstünde bir düzlük vardır.

Hüseyindede Höyüğü, Çorum İl merkezinin güneybatısında, Sungurlu İlçesi'nin kuzeybatısında Yörüklü beldesinin 2,5 km. güneyinde yer alan bir höyüktür. Tepe, Hüseyindede Tepesi olarak da bilinmektedir. Kazılar sonucunda höyüğün bir Eski Hitit kült merkezi olduğu, kült yapılarının dışında başkaca yapı bulunmadığı ve Hüseyindede'nin geniş bir yerleşim olmadığı anlaşılmıştır.

Uluğ Bahadır Alkım;, Kazı, yüzey araştırmaları ve tarihi coğrafya çalış­malarıyla Anadolu arkeolojisine ve özellik­le Hitit döneminin aydınlatılmasına büyük katkıda bulunan arkeologtur.