İçeriğe atla

Küresel göç

Kontrol Edilmiş

Küresel göç, bir bireyin yaşadığı devletten farklı bir devlete göç etmesi anlamına gelen uluslararası göç, küreselleşmenin bir sonucu olarak özellikle ekonomik açıdan daha az gelişmiş olan, şiddetin ve savaşların yaşandığı ülkelerden gelişmiş Batı ülkelerine doğru gerçekleşir.

Küresel göçün nedenleri arasında:

  • Ülkelerin iklimleri
  • İşsizlik konusundaki problemleri
  • Hukuk sisteminin adaletli bir biçimde uygulanmaması

gibi durumlar sıralanabilir. Bu durumlardan kurtulmak için genellikle aile ile yapılan harekete göç, bu kişilere de göçmen adı verilir. Dünyada tahmini olarak 272 milyon uluslararası göçmen bulunmaktadır, bu da dünya nüfusunun %3,5'ini kapsıyor. Göçlerin hem negatif hem de pozitif etkileri vardır. Avantajları; ucuz iş gücü, kültürel çeşitlilik iken dezavantajları; ülke içinde yaşanacak işsizlik, ırkçılık, hastalıklar ve uyum sorunudur.

Yasa dışı göçmen

Göç edilen ülkenin yasalarını benimsemeden ihlal ederek ülkeye ayak basan ve ülkede barınması için devletin izin vermediği kişilerdir. Bu kişiler çeşitli yollarla insan kaçakçıları tarafından ülkeye izinsiz şekilde giriş yaparlar. Bu kişiler yasa dışı göçmen statüsünden olduğundan birçok alanda zorluklarla karşılaşmaktadırlar.

Belgesiz göçmen

İzinsiz bir şekilde başka bir ülkede hayatını devam ettiren ve kayıtları bulunmayan insanlardır. Aynı zamanda yasal olarak bir ülkeyi turizm, seyahat, eğitim ve sağlık gibi amaçlarla ziyaret eden, ancak kendi ülkesine geri dönmeyen kişiler de belgesiz göçmen olarak adlandırılır.

Küresel göçün önemi

Küresel göçün insan gücü ve yeteneklerinin transferi için gerçek anlamda önemi ortadadır. Ayrıca küresel büyüme için gerekli bilgi ve yeniliği de sağlamaya yarar. Küresel göçün gündeme getirdiği sorunları ele almak için uluslararası koordinasyonun geliştirilmesi gerektiği bilinmektedir.

Bunlardan hariç çeşitli göç biçimleri vardır.

Kıtalar arası göç

Hareket, Kore'den (Asya) Brezilya'ya (Güney Amerika) olduğu gibi kıtalar arasındaki göçe verilen addır.

Kırsal-kentsel göç

Bu yeni fırsatlar ve yaşam tarzları aramak için insanların kırsal alanlardan veya kırsal alanlardan aynı ülkenin kentsel alanlarına taşınmasını içerir.

Zorla veya istemsiz göç

Bir yerin devleti ya da üst mercilerinin, insanlarını bir sebepten dolayı göç etmeye zorladığı zaman dilimidir.

Zorla veya dayatılan göç

Bu göç tipinde kimsenin göç etme gibi bir zorunluluğu yoktur. Ancak savaş, açlık ve diğer zor koşullar gibi bazı itici faktörler nedeniyle insanlar göç etmeye karar verirler.

Mevsimsel göç

Bazen insanlar mahsul toplama ve hava değişimi gibi belirli mevsimlerde göç ederler ve mevsim bittiğinde geri dönerler.

Dönüş göçü

Göçmenlerin çeşitli nedenlerle terk ettikleri topraklara geri dönmelerini ifade etmektedir. Çoğu zaman çalışmak için şehirlere taşınan gençler, hayatlarının geri kalanını kasabalarının sessizliğinde ve eski arkadaşlarıyla, aileleriyle geçirmek için emekli olduklarında eve dönerler.

Uzun ve kısa süreli göç

Eğer evlerindeki durum tehdit edici bir durumsa, insanlar göç etmeyi düşünebilirler. Örneğin, insanlar sadece başka bir yerde alınabilecek bir düzeyde dikkat gerektiren bazı hastalıkları varsa daha iyi sağlık durumları için hareket ederler. Öte yandan, doğada zamansal olabilir. Örneğin, bir kişi başka bir yerde çalışabilir, ancak durumunun daha iyiye gitmesi için geri dönmeden önce uzun yıllar kalmaya ve çalışmaya karar verebilir.

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İşsizlik</span>

İşsizlik, herhangi bir ekonomik toplumda çalışmak istediği halde iş bulamayan yetişkinlerin bulunması durumu. İş bulamayan kimseye işsiz denir. Ekonomide genellikle 16 yaş ve üzeri kimseler işsiz grubuna dahil edilirler. Başlıca işsizlik türlerinden bazıları yapısal işsizlik, friksiyonel işsizlik, döngüsel işsizlik, gönülsüz işsizlik ve klasik işsizliktir. Yapısal argümanlar, yıkıcı teknolojiler ve küreselleşmeyle ilgili nedenleri ve çözümleri vurguluyor. BM Uluslararası Çalışma Örgütü'ne (ILO) göre, 2018 yılında dünya çapında 172 milyon insan işsizdi.

Uluslararası Göç Örgütü (İngilizce: International Organization for Migration - IOM) acil durumlarda yardım, mültecilerin yeni bir ülkeye yerleştirilmesi, gönüllü geri dönüşlere yardım, göçmen sağlığı, para gönderme ve yasal göç seçeneklerinin desteklenmesi gibi alanlarda faaliyet gösteren uluslararası bir örgüttür. Merkezi İsviçre’nin Cenevre şehrinde bulunan ve hükûmetler arası bir kuruluş olan IOM, toplam 173 üye devletten oluşmaktadır. 1951 yılında Intergovernmental Committee for European Migration (ICEM) adıyla II. Dünya Savaşı'ndan etkilenerek göç eden insanlara yardım etmek amacıyla kurulan örgüt daha sonra isim değiştirerek bugünkü halini aldı. Örgütün resmi dilleri İngilizce, Fransızca ve İspanyolcadır. Genel sekreterliğini 2018 yılında beri Portekizli bir avukat, sosyalist parti üyesi ve 1995-1997 yılları arasında Savunma Bakanı olarak hizmet etmiş António Vitorino yapmaktadır. IOM, 2016 yılının Aralık ayında tam olarak Birleşmiş Milletler çatısı altına girmiştir. Birleşmiş Milletler Göç Ajansı ismi ile de anılmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Hastalık</span> organizmaları olumsuz etkileyen anormal durum

Hastalık, bir organizmanın tamamının veya bir kısmının yapısını veya işlevini olumsuz yönde etkileyen ve hemen herhangi bir dış yaralanmaya bağlı olmayan belirli bir anormal durumdur. Hastalıklar genellikle belirli belirti ve semptomlarla ilişkili tıbbi durumlar olarak bilinir. Bir hastalığa patojenler gibi dış faktörler veya iç işlev bozuklukları neden olabilir. Örneğin, bağışıklık sisteminin dahili işlev bozuklukları, çeşitli bağışıklık yetmezliği, aşırı duyarlılık, alerjiler ve otoimmün bozukluklar dahil olmak üzere çeşitli farklı hastalıklara neden olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Göçmen kuşlar</span> Kuşların mevsimsel göçü

Göçmen kuşlar farklı mevsimleri farklı coğrafyalarda geçiren kuş türlerinden oluşan bir gruptur. Her sene dünyaca 50 milyar kuşun göç ettiği tahmin edilir. Bunlardan yaklaşık 5 milyarı Avrupa ile Afrika arasında göç eder.

<span class="mw-page-title-main">Almanya'daki Türkler</span> Almanyada bulunan etnik bir grup

Almanya'daki Türkler, Türkiye'den Almanya'ya göçmüş ve yerleşmiş Türklerdir. Almanya'daki Türkler geniş tanımı ile Almanya'da doğan Türkleri de kapsamaktadır. Gurbetçiler tanımıyla yaşadıkları ülkede kalıcı konuma geçmiş, değişik meslekleri ifa eden ve bazıları yaşadıkları ülkenin yurttaşlığına geçen özellikle yeni nesil Türkleri tam olarak ifade etmemektedir. Geçtiğimiz 40 yıl içerisinde Türkiye'den Almanya'ya üç milyon civarında insan göç etmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kentleşme</span>

Kentleşme, kentsel yaşam biçimlerinin gelişimi olarak tarif edilmektedir. Başka bir deyişle, dar bir alana yerleşen büyük nüfus birikimi, yeni fiziksel ve sosyal oluşum, karmaşık ilişkiler ağı, iş dallarının farklılaşması ve kendine özgü bir kültürel sistemin ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Kentleşme, kente göç eden bireyin ya da kentte ikamet eden nüfusun değişim sürecini oluşturur ve sosyal, kültürel, ekonomik özellikleri ile ele alınır. Kentlileşme sosyal bakımdan, kente özgü tavır ve davranış biçimlerinin benimsenmesi ile gerçekleşirken kırsal alanlarda yaşayanlar daha farklı ekonomik ve sosyo-kültürel yaşam biçimine sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Pandemi</span> bulaşıcı bir hastalığın küresel çapta yayılmasıdır

Pandemiler veya pandemik hastalıklar, dünyada birden fazla ülkede veya kıtada, çok geniş bir alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara (epidemilere) verilen genel isimdir.

<span class="mw-page-title-main">Gönüllü</span> çıkar beklemeksizin bir iş yapmayı üstlenen kişi

Gönüllü, içinde bulunduğu toplulukta herhangi bir karşılık ya da çıkar beklemeksizin bir işi yapmayı kendiliğinden üstlenen kişidir.

Budist felsefede anatta (Pāli) ya da anātman (Sanskritçe) "bensizlik" veya "ayrı bir benliğin yokluğu" olarak tanımlanan kavramdır. Geçicilik (anicca) ve ızdırap (dukkha) ile birlikte olgular dünyasının üç özelliğinden biridir. Kimi araştırmacılara göre, "bensizlik, insanlarda ve nesnelerde kısıtlayıcı ben kimliğinin yokluğu" anlamına gelmektedir. Buda'nın açıkça reddettiği yeniden doğumdan sonra varlığını sürdüren bir ruh ya da Ben'in varlığı anlamına gelen atta (Pāli) ya da ātman (Sanskrit) kavramının tam karşıtıdır.

<span class="mw-page-title-main">Engellilik</span> bozukluklar, aktivite kısıtlamaları ve katılım kısıtlamaları

Engelli, yaralanma ya da fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık nedeniyle bazı hareketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlanan kişidir. Engeller doğuştan gelebilir veya sonradan geçirilen hastalıklar sonucu ortaya çıkabilir. Dünya Sağlık Örgütü'nün İşlevsellik, Yetiyitimi ve Sağlığın Uluslararası Sınıflandırması'na göre engelli olma hâli için yeti yitimi terimi kullanılır. Engelliler; vücudun duyusal, işlevsel, zihinsel ve ruhsal farklılıkları öne sürülerek; toplumsal veya yönetimsel tutum ve tercihler sonucu, yaşamın birçok alanında kısıtlama ve engellerle karşılaşabilirler. Birçok toplumlarda en yaygın ayrımcılık türlerinden biridir.

Avrupa Birliği'nin Bölgesel Politikası, Avrupa Birliği üyesi ülkeler içinde belirli bölgelerin refahı ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla uygulanan bir politikadır. Avrupa Birliği'nin toplam bütçesinin yaklaşık üçte biri, bu politika için ayrılmıştır. Politikanın amacı Avrupa Birliği içinde bölgelerarası gelir uçurumunu en aza indirgemek, gerilemekte olan sanayi alanlarını yeniden yapılandırmak ve tarımın önemini yitirmeye yüz tuttuğu kırsal bölgelerde tarımsal çeşitliliği artırmaktır. Avrupa Birliği'nin bugüne kadarki en büyük genişleme hareketi Mayıs 2004'te olmuş ve çoğunluğunu Doğu ve Orta Avrupa ülkelerinin oluşturduğu bu büyüme atılımını 2007'de birliğe Romanya ve Bulgaristan'ın katılması izlemiştir. Birliğe sonradan katılmış olan bu on iki ülkenin pek çoğunun önceden üye ülkelerden ekonomik olarak daha az gelişmiş düzeyde olması nedeniyle Avrupa Birliği'nin kişi başına düşen gayri safi yurt içi hasılası azalmıştır. Birliğe yeni katılan ülkelerin az gelişmiş bölgelerine bu politika uyarınca "amaç 1" ya "amaç 2" görevleri yüklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İnsan göçleri</span>

Göç, dini, iktisadi, siyasi, sosyal ve diğer sebeplerden dolayı insan topluluklarının hayatlarının tamamını veya bir bölümünü geçirmek üzere bir iskân ünitesinden, bir başkasına yerleşmek suretiyle yaptıkları coğrafi yer değiştirme hareketidir. Kişisel nedenlerle yer değiştirmeye ve bu esnada nakledilen eşyaların hepsine de göç denmektedir. Ayrıca kuşların, balıkların ve bazı hayvan türlerinin, belli mevsimlerde dünyanın çeşitli yerlerine gitmeleri de göç adıyla anılır.

İnsan kaçakçılığı ya da göçmen kaçakçılığı, Türkiye Cumhuriyeti'nde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 79'uncu maddesine göre "doğrudan, doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan bir yabancının ülkeye sokulmasına veya ülkede kalmasına imkân sağlanması ile birlikte Türk vatandaşlarının ya da yabancıların yurt dışına çıkmasına imkân sağlanması" şekillerinde gerçekleşen bir suçtur. Amerika Birleşik Devletleri yasalarına göre ise "bir veya daha fazla ülkenin yasalarını ihlal ederek, uluslararası sınırlardan kişinin gizlice, sahte belgeler kullanarak aldatma yolu ile yasa dışı şekilde ülkeye girişi ya da bu girişimin kolaylaştırılması, ulaşımın sağlanması, taşınmaya teşebbüs edilmesi" durumlarında gerçekleşen bir suçtur.

<span class="mw-page-title-main">Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları</span> 2030 için Birleşmiş Milletlerin 17 küresel hedefi

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları (SKA), Birleşmiş Milletler üyesi ülkeler tarafından 2030 sonuna kadar ulaşılması amaçlanan hedefleri içeren bir evrensel eylem çağrısıdır.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'ye göçler</span>

Türkiye'ye göçler üç başlık altında incelenebilir.

<span class="mw-page-title-main">Düzensiz göç</span>

Düzensiz göç, insanların bir ülkeden başka bir ülkeye yasal olmayacak şekilde girişleri, çıkışları, çıkmaya teşebbüs etmeleri ile yasal bir şekilde giriş yapmalarına karşın yasal kalış hakkını ihlal etmeleri ve çalışma izinleri bulunmamasına rağmen çalışmaları sonucunda ilgili ülkenin göç yasalarına muhalefet etmeleri durumudur. Düzensiz göç tanımını daha da genişletirsek suça karışan ve kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığını tehdit eden kişiler de bu tanıma eklenebilir.

İsrail Vatandaşlık Kanunu kimlerin İsrail vatandaşı olduğunu ve olabileceğini düzenler. Kanun diğer iki ilgili kanuna dayanır: 1950 yılında yürürlüğe giren, her Yahudinin İsrail’e göçmesine izin veren Geri Dönüş Kanunu ve nasıl İsrail vatandaşlığının alınıp kaybedileceğini tanımlayan, 1952 yılında yürürlüğe giren Vatandaşlık Kanunudur. Geri Dönüş Kanunu iki defa değiştirilirken ve Vatandaşlık Kanunu yürürlüğe girdiğinden beri 13 defa değişikliğe uğradı.

<span class="mw-page-title-main">Ekolojik mültecilik</span> Yerel çevrelerindeki değişiklikler nedeniyle yaşadıkları bölgeyi terk etmek zorunda kalmak

Ekolojik mültecilik, ani veya uzun vadeli çevre­sel değişikler sonucunda yaşamları veya yaşam koşulları kötü bir şe­kilde etkilenen; bunun neticesinde daimi yerleşimlerini bir süreliğine veya sürekli olarak terk etmek zo­runda kalan veya bırakılan; aynı ülke içerisinde veya başka bir ülke­ye göç etmek tercihinde bulunan ya da zorunda kalan kişiler veya grupların göç hareketini tanımlayan bir kavramdır. Ayrıca, ekolojik mültecilik hakkında son dönemlerde yapılan çalışmalar incelendiğinde karşımıza ekolojik mültecilik kavramı yerine çevresel mülteci, iklim mültecisi/göçü, iklim değişikliği mültecisi, çevresel olarak yerinden edilmiş kişi, afet mültecisi ve eko-mülteci gibi kavramlar da çıkmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Küresel Göç Mutabakatı</span>

Güvenli, Sistemli ve Düzenli Göç için Küresel Mutabakat Metni, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 19 Aralık 2018'de kabul edilmiş uluslararası belgedir.

<span class="mw-page-title-main">Ülke içinde yerinden edilmiş kişi</span> evini terk etmek zorunda kalan ve ülkesinde kalan kişi

Ülke içinde yerinden edilmiş kişi (ÜİYEK), evini terk etmeye zorlanan ancak ülke sınırları içinde kalan kişidir. Bir mültecinin yasal tanımlarına girmeseler de, genellikle mülteci olarak anılırlar.