İçeriğe atla

Kün fe yekün

Kün fe yekün (Arapça: كُنْ فَيَكُونُ, romanizasyon: kun fe-yekûn(u) veya kun fa-yakūnu) Kur'an'ın çeşitli ayetlerinde geçen ve Arapça "Ol!" (كن, kun) ile "olur" (فيكون, fe-yekûn(u)) anlamına gelen kelimelerden oluşan bir kalıptır.

Kalıp; "Ol der, o da hemen oluverir." veya "Ol der ve olur." gibi farklı şekillerde tercüme edilmektedir. Bu yaygın çeviriler dışında; Arapça "fe" sözcüğünün, "ve" sözcüğü ile aynı anlamın yanı sıra "bağlı" anlamı da içerdiği vurgulanarak; "Ol der, buna bağlı olur." çevirisi de öne sürülmektedir. Özgün ifadede; yaygın kabul gören "hemen", "ol-(u)verir" benzeri bir anlam yoktur.

İfade, İslam'da inanılan Allah'ın yaratma gücüne atıfta bulunur ve tekvinî emir olarak sınıflandırılır.[1]

Söz öbeği, Bakara Suresi'nin 117. ayetinde, Nahl Suresi'nin 40. ayetinde, Âl-i İmrân Sûresi 6., 47. ve 59. ayetlerde, En‘âm Sûresi 73. ve 19. ayetlerde, Meryem Sûresi 35. ve 36. ayetlerde, Yâsin Sûresi 82. ve 40. ayetlerde Mü‘min Sûresi 68. ayette geçmektedir. Kalıp aynı zamanda Yunus Emre ve diğer Kur'an'dan alıntı yapan şairlerin eserlerinde de yer almaktadır.[2][3]

Kaynakça

  1. ^ YAĞLI MAVİL, Hikmet (30 Mayıs 2021). "Eş'arîlik ve Mâtürîdîlik Arasındaki İhtilaflı Meselelere Bir Katkı: Kün Emri ve Yaratmaya Tesiri". Abant İzzet Baysal Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi. 9 (1): 64-94. doi:10.33931/abuifd.902409. ISSN 2148-0494. 
  2. ^ kotan, hüsna (31 Aralık 2017). "Yunus Emre Divanı'ndaki Ayet ve Hadis İktibaslarının Söz Dizimindeki Yeri". İlahiyat Tetkikleri Dergisi. doi:10.29288/ilted.340094. ISSN 2458-7508. 
  3. ^ Ata, Çınar. Öncekilerin Masalları: Öncekilerin Masalları. Ötüken Neşriyat A.Ş. ISBN 978-605-155-283-5. 10 Ağustos 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 10 Ağustos 2021. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kur'an</span> İslamın temel dinî metni

Kur'an veya yaygın kullanılan adıyla Kur'an-ı Kerim, Müslüman inancına göre, yaklaşık 23 yıllık bir süreçte ayetleri Allah tarafından Cebrâil adındaki melek aracılığıyla Muhammed'e parça parça vahiyler hâlinde indirilen bir kutsal kitaptır. İslam inancına göre Kur'an, Muhammed'in gerçek bir peygamber olduğunu kanıtlayan en önemli ve en büyük mucizedir. Müslümanlar, namaz başta olmak üzere belli başlı ibadetlerinde Kur'an'dan çeşitli bölümler okurlar.

Peygamber veya yalvaç, Tanrı aracılığıyla bir dini veya dinî öğretiyi yaymakla görevlendirildiğine inanılan kişidir. Peygamberler ayrıca dinî terminolojide âyet, işaret veya mûcize denilen doğaüstü güç veya olayların kendilerine atfedildiği mitolojik veya yarı mitolojik insanlardır. İbrahimî dinlerin inananları, peygamberlerin Tanrı'dan aldıkları “vahiy” adlı mesajları diğer insanlara ulaştırdıklarına inanırlar.

<span class="mw-page-title-main">Namaz</span> İslamda farz olan günlük ibadet

Namaz, İslâm'ın şartlarından biri olarak kabul edilen bir ibadettir. Kur'an'da günün belli vakitlerinde abdestle birlikte duaya kalkılması ifadesi bulunur. Kur'an'a göre namaz Allah'ı anarak teslimiyetin gösterildiği bir arınma biçimi ve İbrâhim peygambere öğretilen bir ibadet şeklidir.

<span class="mw-page-title-main">Alak Suresi</span> İslam inancına göre Muhammede vahyedilen ilk sure

Alak Suresi, Kur'an'ın 96. suresi ve kronolojik olarak indiğine inanılan ilk suresidir. Sure, 19 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Kadir Gecesi</span> İslamda, Kuranın indirilmeye başlandığına inanılan Ramazan ayının içerisinde yer alan kutsal sayılan gece

Kadir Gecesi, İslam inancına göre Kur'an'ın, Allah tarafından Cebrail adlı melek aracılığıyla Peygamber Muhammed'e vahyedilmeye başlandığı gecedir. Tarihsel olarak Ramazan ayının son günlerinde yer alır. Kur'an'da bu günün ''bin aydan daha hayırlı'' olduğu belirtilmiştir.

Rasul, İslam dininde insanları müjdelemek ve uyarmak için Allah tarafından gönderilen kişilere verilen isimdir. Kelime anlamı olarak: "tasarrufa hakkı olmaksızın, birinin sözünü olduğu gibi bir başkasına bildiren kimse" anlamına gelir. Rasuller konusunda günümüzde verilen bilgilerin çoğu, Kur'an dışındaki kaynaklardan alındığından İslam dininin asıl kaynağı olan Kur'an'ın esas alınması gerekmektedir.

Nefis ya da Nefs (نفس), Arapça kökenlidir, sözlükte ruh, bir şeyin kendi, akıl, insan bedeni, ceset, kan, azamet, arzu ve kötü istekler gibi manalara gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Tefsir</span> İslami dini terim

Tefsir veya Yorumlama, İslam dini terimidir. 'el-Fesr' masdarından tef'il babında yorumlamak, açıklamak manalarına gelen bir kelimedir. Eş değer bir kelime "te'vil"dir (yorum). Kur'an ayetlerinin açıklanmasına dair dalıdır. Tefsir ilmi ile uğraşan kişiye müfessir denir. Al-i İmran suresi 7. ayette yer aldığı üzere Kur'an hem anlamı açık, hem de yoruma açık (müteşabih) ayetleri bünyesinde barındırır. İslam tarihinde Kur'an ayetlerini anlamak veya anlamlandırmak üzere çok sayıda çalışma yapılmıştır.

Şehit kutsal bir ülkü, din veya inanç uğrunda ölen kimse. Şehit olma eylemine "şehâdet" adı verilir.

Mâtüridîlik, Matüridî'nin kurduğu, Hanefî Mezhebi'nin kurucusu İmam-ı A'zam'ın düşüncesini tâkip eden, akla önemli bir yer veren İslam dini itikad mezhebidir. Türkiye, Afganistan, Pakistan, Hindistan ve Orta Asya ülkelerinde yaygındır.

<span class="mw-page-title-main">Cin Suresi</span> Kuranın 72. suresi

Cin Suresi, Kur'an'ın 72. suresidir. Sure 28 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Hadid Suresi</span> Kuranın 57. suresi

Hadid Suresi, Kur'an'ın 57. suresidir ve 29 ayetten oluşur, ismini 25. ayette geçen ve demir anlamına gelen “hadid” kelimesinden alır.

<span class="mw-page-title-main">Kalem Suresi</span> Kuranın 68. suresi

Kalem Suresi, Kur'an'ın 68. suresidir. Sure, 52 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Tarık Suresi</span> Kuranın 86. suresi

Tarık Suresi (Arapça: سورة الطارق), Kur'an'ın 86. suresidir ve 17 ayetten oluşur. Sure, ismini 1. ayette geçen ve üzerine yemin edilen ve bir "necm yıldız" olduğu ifade edilen tarık kelimesinden alır.

Rab "Efendi" veya "kral" anlamına gelen İbranice kökenli bir sözcük. Bir diğer anlamı da öğretmen veya usta'dır.

Tuba, Arapça kökenli bir sözcük olup hoşluk, güzellik, iyilik gibi anlamlara gelmektedir. Kur'an'da bu kelime Ra'd Suresi'nde geçmektedir:

<span class="mw-page-title-main">Huri</span> Cennette erillere verileceği vadedilen dişiler

Huri veya Arapça kullanım şekliyle Hûr, Cennet kadınlarını ve bu kadınların güzelliğini ifade eden bir tabir.

<span class="mw-page-title-main">Salavat</span> İslamî bir dua

Salavat, İslam peygamberi Muhammed’e ve onun soyundan gelenlere saygı bildirmek için Müslümanlar tarafından okunan dualara denir. En yaygın biçimleri Allahüme salli âla seyyidina Muhammedin ve âla ali seyyidina Muhammed ile Sallallâhu aleyhi ve sellem şeklindedir. Kur'an’da Ahzab Suresi’nin 56. ayetinde Allah ve meleklerin Muhammed’e salâvat okuduğu belirtilerek, inanan kişilerin de ona salat ve selâm okumaları istenir. Müslümanlarda namaz içinde tahiyyata oturunca, namazdan sonraki dualarda, çeşitli dualarda (Mevlid) ve Muhammed’in adını söyleyince ya da yazınca ona salavat okurlar.

<span class="mw-page-title-main">Ay'ın ikiye bölünmesi</span> İslam peygamberi Muhammede atfedilen bir mucize

Ay'ın ikiye bölünmesi, Sünniler'in çoğuna göre bazı hadisler ve Kamer Suresi'nin ilk ayetlerine dayanılarak Muhammed'e atfedilen, Ay'ın dolunay halinde iken bir gece vaktinde Muhammed'in el işaretiyle ikiye ayrılması mucizesidir.

<span class="mw-page-title-main">Nadr bin Haris</span> Arap tüccar

Nadr bin Haris, Arap tüccar ve şairdir. Kureyş'in Abdumenâfoğulları koluna mensup olan Nadr, babası Hâris'ten tıp alanında eğitim almış ve babası gibi hekim olmuştur. Aynı zamanda bir tüccar olan Nadr Bizans ve İran topraklarında ticaret yapmaktaydı.