İçeriğe atla

Kübizm

Prag'da Kübist bir ev

Kübizm, 20. yüzyıl başındaki temsile dayalı sanat anlayışından saparak devrim yapan Fransız sanat akımıdır.[1] Pablo Picasso ve Georges Braque, nesne yüzeylerinin ardına bakarak konuyu aynı anda değişik açılardan sunabilecek geometrik şekilleri vurgulamışlardır.[1]

Tarihi

20. yüzyıl başlarında ortaya çıkmıştır. Kübizm terimi I. Dünya Savaşı'ndan önceki yıllarda Paris'te gelişen bir resim akımını belirtir. O dönemde Avrupa'da biçimlenmekte olan modern sanatın ışığın geçici etkilerini resmetmek olan izlenimcilerden hoşnut olmayan bir genç ressamlar kuşağı yetişiyordu; bunlar, Matisse'in çevresinde toplanmış olan fovların çok renkli resim sanatından da hoşlanmıyorlardı. Kübist sanatçılara göre dış dünyanın nesneleri sadece göründükleri yanıyla değil görünmeyen tüm yanları ile ele alınmalıydı. Empresyonizm'e egemen olan görme duygusu yerine, Kübistler aklın başatlığına dayanan aklın gücünü ortaya koymak istiyorlardı.Tablolarını sağlam temellere oturtmak istiyor ve bu konuda ressam Paul Cezanne'ın izinden gidiyorlardı. Nitekim bu ressamlar, Cezanne'dan, onun son Provence manzaralarından ve natürmortlarından esinlenecekler, bundan da kübizm doğacaktı. Manifestosu yazan Apollinair, bir taklit sanat değil tasarım sanatı olduğunu söyler.

1907'den 1912'ye değin süren kübizmin dönemi analitik kübizm olarak da bilinmektedir. Bu dönemde doğa, geometrik biçimlere silindir, küre, koni ya da prizma gibi bileşimlere sahip gibi düşünülerek tasvir edilmiştir.

Küçük Küpler

Kübizm adı, Georges Braque'ın bir tablosunu gören bir sanat eleştirmeni olan Louis Vauxcelles'in bu tablo için «küçük küpler» sözünü kullanmasıyla ortaya çıkmıştır. Bir yanılgı sonucu yeni resme uygulanan bu deyim, Picasso ve Georges Braque'ın o tarihlerde birbirine pek benzeyen ilk kübist eserleri konusunda bir fikir verebilir. Her ikisi de hacimlerin iç içe geçtiği portreler, manzaralar, natürmortlar çizmekteydi. Onlar iki boyutlu (en ve boy) olan tuvalin yüzüne doğada üç boyutlu (en, boy, derinlik) olan nesneleri çizebilmenin çarelerini araştırıyorlardı. Bu, yeni bir sorun değildi; bütün resim sanatının sorunuydu; ama o zamana kadar, derinlik izlenimi perspektif aracılığıyla verilebiliyordu.

Picasso ile Braque, her şeyden önce bir tablonun ne olduğunu unutturan bu çözüm yolunu bir yana bıraktılar: Tablo, aslında dümdüz bir yüzeydir. Braque ile Picasso, biçimleri tuvalin üzerine kademeli sıralayarak üst üste yerleştirdiler. Zaten onların niyeti, gerçeği gördüğümüz gibi değil, olduğu gibi göstermekti: Yerimizi değiştirmeden bir nesneye baktığımız zaman onun sadece bir kısmını, bir köşesini veya bir yüzünü görürüz

Kübistler ise nesneleri, sanki çevresinde dolaşıyorlarmış gibi, birkaç bakış açısından, cepheden, yandan, üstten, alttan bakarak aynı imge üzerinde göstereceklerdir. Aynı şekilde, bir yüzü hem yandan, hem de iki gözü görülecek biçimde (karmaşık görüntü) vereceklerdir.

1911'e doğru Braque ve Picasso için, nesneleri kat kat açıp saydam küçük yüzeylere bölmek, kenar çizgilerini kırmak, gerçek bir oyun haline geldi; o kadar ki, neyin resmini yaptıklarını anlamak giderek zorlaştı. İki ressam o sıralarda Avrupa'nın başka merkezlerinde doğmakta olan soyut sanata çok yaklaşmış.

Kübistler, sanatlarını geliştirirken gerçeği tamamen özgün bir biçimde resim sanatına sokmak amacını güttüler: resme tamamen yabancı öğeleri (kâğıt, gazete parçaları, kibrit çöpleri) tablolarına yapıştırdılar. Üstelik boyalarına kum karıştırdıkları da oluyordu. Bütün bunlar günümüz resim sanatında sık sık rastlanan şeylerdir, ama o dönemde hiç görülmemişti. Kübistler bunu hem gerçek ile ilişkilerini yitirmediklerini göstermek, hem de resimde imtiyazlı madde diye bir şey olmadığını, bir tablonun herhangi bir şeyle yapılabileceğini göstermek için yaptılar. Yeter ki, tablo, biçimlerin tutarlı bir kompozisyonunu oluştursun.

Açıklık kaygısıyla, yapısal çizgileri iyice azalttılar ve kompozisyonlarına, hemen belirli bir nesneyi akla getiren resmedilmiş biçimleri eklediler: söz gelimi, bir gitarı belirtmek için teller ve bir eğri, keman için üzerindeki delikleri, şişe için ise şişenin boynunu çizmekle yetindiler.

Sanat felsefesi olarak, ayrı ayrı yerlerde geçen şeylerin birlikte ve aynı zamanda cereyan ettiğini tasavvur ve tasvir etmek düşüncesi ile, karışıklıktan hoşlanma zevkinin birleştirilerek ifade edilmesi esasına dayanır. Nitekim kübistlerin eserlerinde karmakarışık imajlara ve dağınık kelimelere rastlanır.

Kübistler, herhangi bir şeyde gözün türlü yönlerden görebildiği özellikleri, bir arada geometrik şekillerle göstermeye çalışır. Bu tarz resimlere kübik resim adı verilir. Kübizm, eşyanın uzaklık ve yer içinde kapladığı hacim kanununu temel hareket noktası olarak alır. Bu akıma mensup sanatçılar, resimde özün, değişmeyenin peşinde koştuklarını savunurlar. Onlara göre, konunun sadece görünen yönünü değil, görünmeyen tarafını da göstermek gerekir.

Bu akıma mensup olan edebiyatçıların gayesi ise, duygularla olayları birbirine karıştırmak, ayrı ayrı yerlerde geçen olayların birlikte, aynı anda olduğunu kabul etmek ve bu anlayışta eser vermektir. Bu yüzden kübistlerin eserleri oldukça karmaşıktır.

Kübistler, resimde renk oyunlarının yankılarını, güneş ışınlarının tabiat içinde uyandırdığı parıltıları bir yana bırakarak, eşyanın geometrik yapısına önem vermişlerdir. Bu bakımdan Kübizm, tabiatın yepyeni bir anlayışla değerlendirilmesidir denilebilir. Onlar sanatlarının kaynağını duygudan çok, düşüncede aramışlar, esere düşünceyi katarak empresyonistlerin aksine, ilim yoluyla değil sanat yoluyla sanata varmak prensibini seçmişlerdir.

Kübizm'in Edebiyat'a etkisi

Kübizm etkisi 20. yüzyıl başlarında resim ve heykel sanat dallarında ortaya konan eserlerde görülmektedir. Ancak Fransa'da o dönem yaşanan toplumsal gerginlikler nedeniyle Kübizm edebiyat alanına da taşınmıştır. Şiirleri ile meşhur olmuş Guillaume Apollinaire Kübist şiirler yazarak Kübizm'i edebiyat alanına taşıyan isim olmuştur. Kübizm'in önce parçala sonra birleştir yönteminin Max Jacob tarafından şiirde kullanılmıştır.[2]

Kübizm Sanatçıları

Kaynakça

  1. ^ a b Grivet, Valentin (2019). La peinture française, 1830-1920. Paris: Koenemann. ISBN 978-3741924323. 
  2. ^ "Kübizm nedir? | Önce parçala sonra birleştir – Edebiyat-Sanat". www.bilgikosku.com. 8 Ekim 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Eylül 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Pablo Picasso</span> İspanyol heykeltıraş ve ressam (1881-1973)

Pablo Picasso, Fransa'da yaşamış İspanyol ressam, heykeltıraş, sahne tasarımcısı, şair ve oyun yazarıdır. 20. yüzyıl sanatının en iyi bilinen isimlerindendir. Georges Braque ile birlikte kübizm akımının temelini atmış, asamblajı icat etmiş, kolajın icadında yer almış ve çok çeşitli tarzların gelişimine katkı vermiştir. En önemli eserleri olarak öncü kübizm eseri Avignonlu Kızlar ve Alman ve İtalyan askerlerin İspanyol İç Savaşı sırasında yaptığı katliamı anlatan Guernica sayılabilir.

<span class="mw-page-title-main">Paul Cézanne</span> Fransız ressam (1839 – 1906)

Paul Cézanne, Fransız post-empresyonist ressam ve gezgin. Modern sanatın gelişmesine yaptığı katkılar ve etkisi nedeniyle çoğu zaman modern sanatın babası olarak anılmıştır. Empresyonizm ile kübizm arasında bir köprü oluşturmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Guillaume Apollinaire</span> Fransız şair (1880 – 1918)

Guillaume Apollinaire, İtalyan asıllı Fransız şair, yazar ve sanat eleştirmeni.

<span class="mw-page-title-main">Juan Gris</span> İspanyol sanatçı (1887-1927)

José Victoriano González-Pérez veya bilinen adıyla Juan Gris, hayatının büyük bölümünü Fransa'da geçirmiş olan İspanyol ressam ve heykeltıraş. Eserleri, devrinde yeni ortaya çıkmaya başlayan kübizm çizgisindedir.

<span class="mw-page-title-main">Kübizm Manifestosu</span>

Kübizm'in kuramsal dayanağı Gertrude Stein, Alfred Jarry ve Guillaume Apollinaire gibi yazar ve şairlerin yapıtlarında yer almaktadır. Picasso, Stein'in yeni gelen çağı "Her şeyin paramparça olduğu, yıkıma uğradığı ve yalnızlığa terk edildiği" bir çağ olarak tanımlayan sözlerinden çok etkilenmiş ve çağının gerçeklerini en iyi biçimde anlatabilecek bir resim dili oluşturma çabası onu Kübizme götürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Avignonlu Kızlar</span> Picassonun yağlı boya tablosu

Avignonlu Kızlar, Picasso'nun yağlı boya tablosudur. Kübizmin ve modern sanatın doğuşunu simgelemektedir. İnsan yüzünün temsili kurallarının bozulması uç noktalardadır.

Georges Braque, Fransız ressam ve heykeltıraş. Pablo Picasso ile Kübizm akımını başlatmıştır.

Nurullah Berk Türk ressamdır. Türkiye’de geometrik-figüratif yapımcılığın (konstrüktivizim) ilk temsilcilerinden biridir. Eserlerinde kübizm etkilenmeleri de mevcuttur.

André Lhote, Fransız heykeltıraş, ressam, sanat eğitimcisi ve yazar.

Çallı Kuşağı, 1914 Kuşağı veya Türk İzlenimciler, Sanayi-i Nefise Mektebi tarafından düzenlenen Avrupa sınavını kazanarak Paris'e gönderilen, İbrahim Çallı ve kendi olanakları ile giden Namık İsmail, Hüseyin Avni Lifij, Nazmi Ziya Güran gibi ressamlar I. Dünya Savaşı'nın başlaması ile birlikte 1914'te ülkeye geri döndüler. Türk resim tarihinde "1914 Kuşağı", "Çallı Kuşağı" veya "Türk İzlenimcileri" diye adlandırılan bu grubun başlıca üyeleri, İbrahim Çallı, Ruhi Arel, Feyhaman Duran, Hikmet Onat, Hüseyin Avni Lifij, Nazmi Ziya Güran, Namık İsmail, Sami Yetik ve Ali Sami Boyar ve Hasan Vecih Bereketoğlu'dur.

<span class="mw-page-title-main">Zeki Kocamemi</span>

Ahmet Zeki Kocamemi, Türk ressam.

<span class="mw-page-title-main">Marsden Hartley</span> Amerikalı sanatçı (1877 – 1943)

Amerikalı ressam. Başlangıçta Pablo Picasso'nun çözümleyici kübist üslubunun izlerini taşıyan resimler yapan Marsden Hartley, 1913'te dışavurumcuların, özellikle de Wassily Kandinsky, paul Klee, Franz Marc'ın etkisinde tablolar gerçekleştirdi. Sanat anlayışı ve üslubunu sık sık değiştirip, uzun yolculuklara çıkarak, kendine özgü bir üslup arayışını sürdürdü. Genellikle hep manzara resimleri ve natürmortlar yaptı. ABD'nin modernizm yanlısı ilk sanatçılarından biri ve Alfred Stieglitz'in Gallery 291 üyesiyken, yaşamının sonuna doğru modernizmi bırakarak, yalın bir soyutluğa yöneldi.

<span class="mw-page-title-main">Orangerie Müzesi</span> Pariste sanat müzesi

Orangerie Müzesi, Paris'te bulunan bir sanat müzesidir. Müzede izlenimcilik, ard izlenimcilik ve Paris Okulu akımlarına ait tablolar sergilenir. Paul Cézanne, Henri Matisse, Amedeo Modigliani, Claude Monet, Pablo Picasso, Pierre-Auguste Renoir, Henri Rousseau, Chaim Soutine, Alfred Sisley ve Maurice Utrillo gibi ressamların eserleri müzede yer alır.

Giorgio Morandi, özellikle natürmort tabloları ile tanınan İtalyan ressam.

Albert Gleizes, Fransız ressam, teorisyen ve yazardır.

<span class="mw-page-title-main">Musée National d'Art Moderne</span>

Musée National d'Art Moderne Fransa'daki bir modern sanat müzesidir. Müze Paris'teki Centre Pompidou'da, 4.arrondissement'ında bulunur. 1947 yılında aslen Palais de Tokyo'da kurulmuştur ama 1977 yılında müze şu anki yerine taşınmıştır. Müze dünyadaki çağdaş ve modern sanat müzelerindeki ikinci en büyük koleksiyona sahiptir. En büyük modern ve çağdaş sanat koleksiyonu ise New York'ta bulunan MoMa'dadır. Müzenin koleksiyonunda 70,000'den fazla sanat eseri vardır. Bu koleksiyon resim, mimari, fotoğrafçılık, sinema, yeni medya, heykel ve tasarım gibi birçok alandaki eserlerin derlenmesi sonucu oluşmuştur. Bu koleksiyonun bir kısmı iki kattan oluşan 14,000 metre karelik bir alanda sergilenmektedir. Bu sergi alanı Centre Pompidou'nun 4. ve 5. katlarında bulunur. Bu iki kattan biri modern sanat(1905'ten 1960'a kadar, 5. kat)'a ayrılmıştır. Diğerinde ise çağdaş sanat(1960'tan beri, 4.kat) eserleri yer alır. Koleksiyonda yer alan daha değerli çağdaş ve modern sanat eserleri ise binanın 6.katında sergilenir.

Francis Picabia, Fransız ressam, heykeltıraş, grafik sanatçısı ve yazar. Dadaizmin ve Gerçeküstücülüğün en önemli temsilcilerinden sayılır.

<span class="mw-page-title-main">Wilhelm Uhde</span> Alman sanat tarihçisi (1874 – 1947)

Wilhelm Uhde, Alman sanat koleksiyoneri ve satıcısı, yazar ve eleştirmen. Modern sanatın ilk koleksiyonerlerinden olup ressam Henri Rousseau'nun kariyerinde önemli yere sahiptir.

İvan Vasileviç Kliun Rus avangart ve süprematist ressam, heykeltıraş ve sanat teorisyeni.

<span class="mw-page-title-main">Nicolas de Staël</span> Rus ressam (1914 – 1955)

Nicolas de Staël, Rus kökenli Fransız ressam. Taşizm akımına mensup olup kalın impasto tekniği ile yaptığı oldukça soyut manzara tabloları ile tanınır. Ayrıca kolaj, illüstrasyon ve kumaş alanında da eserler vermiştir.