İçeriğe atla

Joule genişlemesi

Başlangıç hacmi Vi (Vi = V0) olan kapalı bir kabın Joule genişlemesine maruz kalarak hacminin artması. Son hacim Vf , Vf = 2V0 olmaktadır.

Joule genişlemesi termodinamikte (ısıdevinimsel) geri dönülmez (tersinemez) bir süreçtir. Burada ısısal olarak yalıtılmış bölmeli kabın bir tarafına belli bir hacimde gaz konur, kalan diğer tarafı ise boşaltılmıştır (kabın iki tarafı musluk ile ayrılmıştır). Kabın ortasındaki engel kaldırılır ve bir taraftaki gaz tüm kaba yayılır.

Joule genişlemesinin diğer adı ise serbest genişlemedir. Bu süreç klasik termodinamiği anlamak için kullanışlı bir uygulamadır. Buradan entropideki (dağıntıdaki) artış kolayca anlaşılabilir ve bu duruma entropi üretimi denilebilir. Eğer gaz ideal değil ise bu süreç daha karmaşıktır ve Joule-Thomson etkisi olarak isimlendirilir.[1][2][3]

Bu tip genişleme, James Prescott Joule tarafından 1845 yılında sıcaklığın mekanik eşitliği ile ilgili çalışmasında isimlendirilmiştir fakat bu genişleme çok daha önceden 19.yüzyılın başlarında John Leslie tarafından biliniyordu ve 1807'de Joseph-Louis ve Gay-Lussac, Joule ile benzer sonuçlar elde etmişti.[4][5]

Tanım

Pi basıncında Ti sıcaklığında n mol ideal gaz şekilde görüldüğü gibi ısısal olarak yalıtılmış kabın sol tarafındaki bölmesine sıkıştırıldığını düşünelim. Burada işgal edilen hacim Vi = V0 'dır. Kabın sağ tarafı da V0 hacmine sahiptir ve boştur. Kabın bölmeleri arasındaki musluk birden açılır ve gaz tüm kaba yayılır. Bu durumda son hacim Vf = 2V0 olur. Önceki sıcaklık basınç değerlerinin ve yeni sıcaklık-basınç değerlerinin (Tf, Pf) ideal gaz yasasını takip ettiğini öneriyoruz. Bu nedenle önceki durumda PiVi = nRTi ilişkisine sahip olmaktayız. Musluk açıldığı zaman ise PfVf = nRTf, ilişkisine sahip oluruz. Buradaki R molar ideal gaz sabitdir.

Sistem ısısal olarak yalıtıldığı için etrafıyla ısı alışverişi yapmaz. Dahası, sistemin hacmi sabit kaldığı için sistem etrafına yapmaz[6] Sonuç olarak, iç enerjideki değişim ΔU = 0'dır çünkü sadece ideal gazlar için U sıcaklığa bağlı bir fonksiyondur(işlevdir). Şüphesiz Ti = Tf'dir. Bundan dolayı PiV0 = Pf(2V0) olmalıdır. Böylece basınç yarıya inmelidir. Örneğin; Pf = ½Pi.

Entropi (Dağıntı) Üretimi

Bu süreçte entropi üretimini ölçmek de zordur çünkü musluk açıldıktan sonra genişlemenin izlediği yol ve denge durumuna ulaşıncaya kadar geçen zaman ısısal denge durumundan çok uzak durumlar içerir. Fakat entropi bir hal (durum) işlevidir. Böylelikle entropi değişimi ilk ve son denge hallerindeki bilgiyle doğrudan hesaplanabilir. Tek atomlu ideal bir gaz için entropi; iç enerji U, hacim V ve atomların sayısı n'in bir işlevidir. Sactur-Tetrode eşitliğine göre;[7]

Bu ifadedeki m parçacık kütlesi ve h Planck sabitidir. İdeal gaz için U = (3/2)nRT = nCVT' dir. CV sabit hacimdeki molar ısı sığasıdır. Klasik termodinamiğe göre ideal gazın entropisi aşağıda verildiği gibidir;

buradaki S0,T0. sıcaklığında ve V0 hacminde rastgele seçilmiş bir entropi değeridir.[8] Görüldüğü gibi sabit U veya T değerinde hacmi iki katına çıkarmak entropiyi ΔS = nR ln(2) kadar artırır. Bu sonuç gaz tek atomlu olmasa bile geçerlidir. Entropinin hacme bağımlılığı tüm ideal gazlar için aynıdır.

Entropi değişimi ilk (önceki) halden son hale alınacak başka bir yolla da ispatlanabilir. Böyle bir yol sadece değişimlerin sonsuz ölçüde yavaş sınırlandırılmasıyla gerçekleşebilir. Bu gibi yollar hemen hemen duruk yollar veya duruğumsu yollar olarak da adlandırılır. Bazı kitaplarda duruğumsu yolun geri döndürülebilir olması gerektiği talep edilebilir. Burada bunu gerekli bir durum olarak eklemeyeceğiz. Tam bağıntı değişimi, ilk hal ile son hal arasındaki duruğumsu yolun özel seçiminden bağımsızdır çünkü durum işlevidir.

Hacmi iki katına çıkan gazın serbest genişleme yapmadığını, bunun yerine izin verilen çok küçük bir miktarda δV hacim kadar genişlediğini varsayılır. Isısal dengeye ulaşıldıktan sonra gazın tekrar δV miktarında serbest genişleme yapmasına izin verilir ve ısısal dengeye ulaşılması tekrar beklenir. Bunu gazın hacmi iki katına çıkıncaya (iki kabın toplam hacmine) kadar tekrar edelir. δV 'nin sınırlandırılması sıfıra yaklaştıkça en iyi duruğumsu fakat tersinemeyen bir süreç elde edilmiş olur. Şimdi, esas termodinamik ilişkisine göre;

Bu eşitlik termodinamikteki hal ve hal değişkenlerinin değişimlerini ilişkilendirdiğinden tersinebilir veya tersinemezliğine bağlı olmaksızın herhangi bir duruğumsu değişim için geçerlidir. Yukarıda tanımlanan yol için dU=0 eşitliğine sahibiz ve böylece Tds=PdV'dir. Ve sonunda Joule'ün genişlemesindeki entropi artışı aşağıdaki eşitlikteki gibidir;

Seçilebilecek bir başka yolda sistemi tersinebilir ısı geçirmeyen genişleme altına sokmaktır. Burada hacim iki katına çıkar. Daha sonra sistem iş yapar hale gelir ve gazın ısısı düşer. Böylece Joule genişlemesi olayında olduğu gibi sergilenen işi eşitlemek ve aynı final durumunda sonlanması için sisteme ısı sağlamak zorundayız. Ters çevrilebilir ısı geçirmez genişleme boyunca dS=0'dır. Entropinin klasik açıklamasından, sabit entropide hacmi iki katına çıkardıktan sonra, sonraki ısı tüketilebilir.

Gazı ilk ısıs Ti ye kadar ısıtmak entropiyi şu şekilde artırır;

Gazın bastırılarak sol kısma koyulmasında Joule genişlemesi gözlemlendiğinde yapılan işin ne olduğunu sorulabilir. En iyi yöntem ters çevrilebilir eşsıcaklık baskılamadır;

Joule genişlemesi boyunca çevre değişmez yani çevre entropisi sabittir. Evrenin entropi değişimi gazın entropi değişmi nRln2'ye eşittir.

Kaynakça

  1. ^ "Joule-Thomson-effect". The Editors of The Encyclopædia Britannica. 1 Mayıs 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Aralık 2013. 
  2. ^ "JOULE THOMSON EFFECT" (PDF). Chemistry Department, Wright State University, Ohio. 13 Şubat 2015 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 31 Aralık 2013. 
  3. ^ "Joule–Thomson effect". wiki. ChemEngineering. Erişim tarihi: 31 Aralık 2013. []
  4. ^ D.S.L. Cardwell, From Watt to Clausius, Heinemann, London (1957)
  5. ^ M.J. Klein, Principles of the theory of heat, D. Reidel Pub.Cy., Dordrecht (1986)
  6. ^ Note that the fact that the gas expands in a vacuum and thus against zero pressure is irrelevant. The work done by the system would also be zero if the right hand side of the chamber were not evacuated, but is instead filled with a gas at a lower pressure. While the expanding gas would then do work against the gas in the right-hand side of the container, the whole system doesn't do any work against the environment.
  7. ^ K. Huang, Introduction to Statistical Physics, Taylor and Francis, London, 2001
  8. ^ M.W. Zemansky, Heat and Thermodynamics, McGraw-Hill Pub.Cy. New York (1951), page 177.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Türev</span> Fonksiyonun grafiğine çizilen teğetin eğimini hesaplama tekniğidir.

Matematikte türev, bir fonksiyonun tanımlı olduğu herhangi bir noktada değişim yönünü veya hızını veren temel bir kavramdır. Tek değişkenli bir fonksiyonun tanım kümesinin belli bir noktasında türevi, fonksiyonun grafiğine bu noktada karşılık gelen değerde çizilen teğet doğrunun eğimidir. Teğet doğru, tanım kümesinin bu noktasında fonksiyonun en iyi doğrusal yaklaşımıdır. Bu nedenle türev genellikle anlık değişim oranı ya da daha açık bir ifadeyle, bağımlı değişkendeki anlık değişimin bağımsız değişkendeki anlık değişime oranı olarak tanımlanır. Bir fonksiyonun türevini teorik olarak bulmaya türev alma denilir. Eğer bir fonksiyonun tanım kümesindeki her değerinde hesaplanan türev değerlerini veren başka bir fonksiyon varsa, bu fonksiyona eldeki fonksiyonun türevi denir.

Laplasyen , skaler bir alanının gradyanı alınarak elde edilen vektörün diverjansıdır. Fizikteki birçok diferansiyel denklem laplasyen içerir.

Bu irrasyonel fonksiyonların integrallerini (terstürevlerini) barındıran bir listedir. Farklı fonksiyonların integrallerine ait bilgi için integral tablosu sayfasına göz atabilirsiniz.

<span class="mw-page-title-main">İş (fizik)</span>

Fizikte, bir kuvvet bir cisim üzerine etki ettiğinde ve kuvvetin uygulama yönünde konum değişikliği olduğunda iş yaptığı söylenir. Örneğin, bir valizi yerden kaldırdığınızda, valiz üzerine yapılan iş kaldırıldığı yükseklik süresince ağırlığını kaldırmak için aldığı kuvvettir.

<span class="mw-page-title-main">Genleşme</span> Genleşen cisim hacmi artacağından dolayı yüzer.

Genleşme, sıcaklığı artırılan bir cismin uzunluk ya da hacminin değişmesi olayıdır.

Fizikte, birim zamanda aktarılan veya dönüştürülen enerjiye ya da yapılan işe güç denir, P simgesiyle gösterilir. Uluslararası Birim Sistemi'nde güç birimi, saniyedeki bir joule'e eşit olan watt'tır kısacası J/s. Eski çalışmalarda güç bazen iş olarak adlandırılırmıştır. Güç türetilmiş bir nicelik ve skaler bir büyüklüktür.

Termodinamiğin(Isıldevinimin) ikinci yasası, izole sistemlerin entropisinin asla azalamayacağını belirtir. Bunun sebebini izole sistemlerin termodinamik dengeden spontane olarak oluşmasıyla açıklar. Buna benzer olarak sürekli çalışan makinelerin ikinci kanunu imkânsızdır.

Aşağıdaki liste üstel fonksiyonların integrallerini içermektedir. İntegral fonksiyonlarının tüm bir listesi için lütfen İntegral tablosu sayfasına bakınız.

where
<span class="mw-page-title-main">Kurtulma hızı</span> bir cismin kendisini bağlayan kütleçekim alanından kurtulak için varması gereken hız

Fizikte, kurtulma hızı kütleçekim alanındaki herhangi bir cismin kinetik enerjisinin söz konusu alana bağıl potansiyel enerjisine eşit olduğu andaki hızıdır. Genellikle üç boyutlu bir uzayda bulunan cismin kendisini etkileyen kütleçekim alanından kurtulabilmesi için ulaşması gereken sürati ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Gamma dağılımı</span>

Olasılık kuramı ve istatistik bilim dallarında gamma dağılımı iki parametreli bir sürekli olasılık dağılımıdır. Bu parametrelerden biri ölçek parametresi θ; diğeri ise şekil parametresi k olarak anılır. Eğer k tam sayı ise, gamma dağılımı k tane üstel dağılım gösteren rassal değişkenlerin toplamını temsil eder; rassal değişkenlerin her biri nin üstel dağılımı için parametre olur.

<span class="mw-page-title-main">Pareto dağılımı</span>

Pareto dağılımı, olasılık kuramı ve istatistik bilim dallarında birçok pratik uygulaması bulunan ve "küçük" bir nesnenin bir "büyük" nesneye dağılımında kararlılık elde edildiği hallerde kullanılan bir sürekli olasılık dağılımı veya bir güç kuramıdır. İlk olarak bir İtalyan iktisatçısı olan Vilfredo Pareto tarafından ekonomilerde bireylerin servet dağılımını göstermek için kullanılmıştır. İktisat bilim dalı dışında bu dağılım Bradford dağılımı adı altında da bilinmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Gibbs serbest enerjisi</span>

Gibbs serbest enerjisi entalpiden, entropi ve mutlak sıcaklığın çarpımının çıkarılmasıyla elde edilen termodinamik bir değişkendir. Genel olarak kimyasal bir reaksiyonun enerji potansiyelinin işe dönüştürülebilmesiyle ilgilidir.

<span class="mw-page-title-main">Enerji biçimleri</span>

Enerji biçimleri, iki ana grubu ayrılabilir: kinetik enerji ve potansiyel enerji. Diğer enerji türleri bu iki enerji türünün karışımdan elde edilir.

Lamb kayması, adını Willis Lamb'den alan, hidrojen atomunun kuantum elektrodinamiğindeki 2S1/2 ve 2P1/2 enerji düzeyleri arasındaki küçük farklılıktır. Dirac denklemine göre, 2S1/2 ve 2P1/2 orbitalleri (yörüngeleri) aynı enerjiye sahip olmalıdır. Ancak, boşluktaki elektronlar arasındaki etkileşim, 2S1/2 ve 2P1/2 enerji düzeylerinde küçük bir enerji değişimine sebep olur. Lamb ve Robert Retherford bu değişimi 1947'de ölçmüşlerdir ve bu ölçüm, ıraksamayı açıklamak için tekrar normalleştirme teorisine teşvik edici bir unsur olmuştur. Bu, Julian Schwinger, Richard Feynman, Ernst Stueckelberg ve Sin-Itiro Tomonaga tarafından geliştirilmiş modern kuantum elektrodinamiğinin müjdecisiydi. Lamb, 1955 yılında Lamb kayması ile ilgili keşiflerinden ötürü Nobel Fizik Ödülü'nü kazandı.

<span class="mw-page-title-main">Termodinamiğin üçüncü kanunu</span>

Termodinamik'in üçüncü yasası bazen ‘mutlak sıfır sıcaklığında dengede olan sistemlerin özelliklerine ilişkin’ olarak şu şekilde tanımlanır:

<span class="mw-page-title-main">Gibbs paradoksu</span>

İstatistiksel mekanik, entropinin yarı-klasik türevinde parçacıkların ayırt edilemezliklerini hesaba almaz, kapsamlı olmayan bir entropi ifadesi verir. Bu, Josiah Willard Gibbs'den sonra, Gibbs paradoksu olarak bilinen bir paradoksa yol açar. Paradoks kapalı sistemlerin entropisini azaltmak için termodinamiğin ikinci yasasını ihlale izin verir. Konuyla ilgili bir paradoks da "karıştırma paradoks" udur. Eğer entropi tanımının parçacık permütasyonu göz ardı edilerek değiştirilmesi gerektiğini göz önüne alırsak, paradoks önlenir.

<span class="mw-page-title-main">Hipsometrik denklem</span>

İki izobarik yüzey arasındaki kalınlık, h tabakasının ortalama sanal sıcaklığına ilişkin bir denklemi verir.

Elektrokimyada Nernst denklemi, bir elektrokimyasal reaksiyonun indirgenme potansiyelini ; indirgeme ve oksidasyona uğrayan kimyasal türlerin standart elektrot potansiyeli, sıcaklığı ve aktiflikleri ile ilişkilendiren bir denklemdir. Denklemi formüle eden Alman fiziksel kimyacı Walther Nernst'in adını almıştır.

Daha yaygın ismiyle Goldman denklemi olarak bilinen Goldman-Hodgkin-Katzl denklemi, hücre zarıfizyolojisinde, hücre zarından geçen tüm iyonları hesaba katarak hücre zarındaki ters potansiyeli belirlemek için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Logaritmik ortalama</span>

Matematikte logaritmik ortalama, iki pozitif gerçek sayının farkının bu sayıların doğal logaritmalarının farkına oranı olarak tanımlanır. Bu hesaplama, ısı ve kütle transferi içeren mühendislik problemlerinde kullanılabilir.