İçeriğe atla

John Mearsheimer

John Mearsheimer
John J. Mearsheimer
DoğumuAralık 1947 (76 yaşında)
Brooklyn, ABD

John J. Mearsheimer (d. Aralık 1947) Chicago Üniversitesi'nde görev yapan bir Amerikalı Siyaset Bilimi profesörüdür.

Etkili bir uluslararası ilişkiler teorisyenidir. Saldırgan gerçekçilik üzerine yazdığı The Tragedy of Great Power Politics, Amerika Birleşik Devletleri'nin genel olarak Ortadoğu ve özel olarak da İsrail'e yönelik dış politikasını eleştirdiği ve Stephen M. Walt ile birlikte kalme aldığı İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası isimli kitaplarıyla meşhurdur. The Tragedy of Great Power Politics'de Kenneth N. Waltz'ın kurucusu olduğu neorealist akımın savunmacı yaklaşımının aksine saldırgan gerçekçilik yaklaşımıyla Mearsheimer devletlerin güç kazanma hırsının sınırsız olduğunu savunur. İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası'nda İsrail Filistin Çatışması temelinde Amerika Birleşik Devletleri'nin Ortadoğu politikası ve bu politikanın yapım sürecinde Amerikan karar alma mekanizması üzerinde Amerikan Yahudi Toplumu'nun etkisi değerlendirilir. En son kitabı Liderler Neden Yalan Söyler? Uluslararası Politikada Yalan Gerçeği'nde uluslararası politikada söylenen yalanları kategorilere ayırarak ele almaktadır: devletlerarası yalanlar, korku tellallığı, stratejik kılıflar, milliyetçi efsaneler ve liberal yalanlar.

Kitapları

  • İsrail Lobisi ve Amerikan Dış Politikası (2009)
  • Liderler Neden Yalan Söyler: Uluslararası Politikada Yalan Gerçeği (2011)
  • Conventional Deterrence (1983)
  • Liddell Hart and the Weight of History (1988)
  • The Tragedy of Great Power Politics (2001)

Kaynakça

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

Amerika Birleşik Devletleri'nin dış politikasını ve askerî operasyonlarını İsrail lehine etkileyerek, İsrail'in tek başına yapamadığı "Irak İşgali" türü operasyonların ABD tarafından yapılmasını ve finanse edilmesini sağlayan sivil toplum örgütleri koalisyonudur.

Büyük güç veya eski adıyla Düvel-i Muazzama. Genel olarak bu terim, ekonomileri, dış siyasetleri ve askerî güçleri ile küresel alanda etkisi olan devletleri kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Amerikan karşıtlığı</span> ABDden hoşlanmama

Anti-Amerikanizm, Amerikan karşıtı duygular, politikalar, kültür, toplum, ekonomi ya da Amerika Birleşik Devletleri'nin uluslararası politikasına, Amerika'nın Orta Doğu'da ve yeryüzündeki Amerikan çıkarlarına, İsrail ve Rusya ayrıca demokrasi, adalet tavrına karşıt olarak muhalefet, yazılı veya görsel tartışılabilir düşmanlık, kin anlamına gelebilir. Amerikalı bireyleri de kibirli, cahil, emperyalist, boşboğaz, militarist olarak algılama anlamını taşıyabilir.

Hans Joachim Morgenthau, uluslararası ilişkiler alanında yaptığı çalışmalarla tanınan Alman-Amerikalı akademisyen.

Uluslararası ilişkiler teorileri uluslararası ilişkilerin kuramsal perspektiften çalışma alanıdır. Analiz edilebilen uluslararası ilişkilere kavramsal çerçeveden bakılabilmeye olanak sağlar. Ole Holsti uluslararası ilişkiler teorilerini, yalnızca teoriyle alakalı göze çarpan olayları görmeye olanak sağlayan renkli bir güneş gözlüğüne benzeterek tanımlamaktadır. Örneğin realizmi savunan bir kimse, konstrüktivizmi savunan bir kimsenin çok önemli gördüğü bir olayı tam aksine hiç umursamayabilir. Uluslararası ilişkiler teorilerinde üç temel teori vardır: realizm, liberalizm ve inşacılıktır.

Bir hükûmet simülasyonu veya politik simülasyon, bir ulusun tamamının veya bir kısmının hükûmeti ve politikasını simüle etmeye çalışan bir oyundur. Bu oyunlar jeopolitik durumları, iç politik politikaların oluşturulmasını veya politik kampanyaların simülasyonunu içerebilir. Askeri veya eylem unsurlarının cesaretini kırması veya soyutlaması nedeniyle klasik savaş oyunları türünden farklıdırlar.

Saldırgan realizm, uluslararası ilişkilerde neorealist düşünceye ait yapısal bir teoridir ve siyaset bilimci John Mearsheimer tarafından savunmacı realizme tepki olarak ortaya atılmıştır. Saldırgan realizm, uluslararası sistemin anarşik doğasının uluslararası politikada saldırgan devlet davranışlarının teşvik edilmesinden sorumlu olduğunu savunur. Teori, büyük güçleri, uluslararası sisteme hükmetme yönündeki tutarlı amaçları doğrultusunda dengeleme stratejileri yerine sorumluluk yükleme ve kendi reklamını yapmaya öncelik veren yani gücü maksimize eden revizyonistler olarak tasvir ederek savunmacı realizmden temelde ayrılır. Teori, uluslararası ilişkilerin incelenmesi ve anlaşılması için önemli alternatif katkılar getirmekte ancak bir eleştiri konusu olmaya devam etmektedir.

Savunmacı realizm ya da savunmacı neorealizm, uluslararası ilişkilerde neorealizm ekolünden yapısal bir teoridir. Teori, siyaset bilimci Kenneth Waltz’un Uluslararası Politika Teorisi’nde temellenmektedir. Waltz, uluslararası sistemin anarşik yapısının, devletleri millî güvenliklerini sağlamak için ılımlı ve çekingen politikalar izlemeye teşvik ettiğini ileri sürmektedir. Buna karşılık, saldırgan realizm ise devletlerin tahakküm ve hegemonya yoluyla güvenliklerini sağlamak için güçlerini ve etkilerini en üst düzeye çıkarmaya çalıştıklarını varsaymaktadır. Savunmacı neorealizm, saldırgan neorealistler tarafından teşvik edilen saldırgan politikaların devletlerin güç dengesi teorisine uyma eğilimini bozduğunu ve birincil hedef olarak iddia ettikleri güvenlik durumunu bozduğunu ileri sürer. Savunmacı realizm ne devletlerarası çatışmanın gerçekliğini ne de devlet genişlemesi için politikaların varlığını reddeder, ancak bu teşviklerin düzensiz olduğunu ileri sürerler. Savunmacı neorealizm, çatışmanın patlak vermesini açıklamak için güvenlik ikilemine, coğrafya gibi “yapısal değişkenlere” ve elitlerin inanç ve algılarına işaret eder.

Uluslararası ilişkilerde bölgesel hegemonya, bölgesel hegemon olarak adlandırılan, bağımsız olarak güçlü bir devletin diğer komşu ülkeler üzerindeki siyasi, ekonom,k veya askeri üstünlük, kontrol veya etkisi ile kurduğu hegemonyadır. Bölgesel hegemonlar ile etki alanlarındaki diğer devletler arasındaki ilişki, küresel bir hegemon ile uluslararası sistemdeki diğer devletler arasındaki ilişkiye benzer.

Offshore dengeleme, uluslararası ilişkilerde realist teoride kullanılan stratejik bir kavramdır. Büyük bir gücün, potansiyel olarak düşman güçlerin yükselişini kontrol etmek için tercih edilen bölgesel güçleri kullandığı bir stratejiyi tanımlar. Bu strateji ABD'deki baskın büyük strateji olan liberal hegemonya ile zıttır. Offshore dengeleme, büyük bir gücün karadaki pozisyonlarından çekilmesi ve offshore kabiliyetlerini dünyanın üç kilit jeopolitik bölgesine odaklamasını gerektirir: Avrupa, Basra Körfezi ve Kuzeydoğu Asya.

<span class="mw-page-title-main">Güç dengesi (uluslararası ilişkiler)</span>

Uluslararası ilişkilerde güç dengesi teorisi, devletlerin herhangi bir devletin diğerlerine üstünlük kuracak kadar askerî güç kazanmasını önleyerek hayatta kalmalarını güvence altına alabileceğini öne süren teoridir. Teori, bir devlet çok daha güçlü hale gelirse daha zayıf komşularından yararlanacağını ve böylece onları savunma amaçlı bir koalisyona iteceğini öngörür. Bazı realistler, rakip koalisyonlar arasında güç dengesi olduğunda saldırganlığın karlı olmamasından dolayı güç dengesi sisteminin, baskın bir devletin olduğu bir sistemden daha istikrarlı olduğunu savunurlar.

Uluslararası Politika Teorisi, Kenneth Waltz’un uluslararası ilişkileri açıklamak için yapısal realist bir teori olan neorealizmi oluşturduğu 1979 tarihli uluslararası ilişkiler teorisi kitabıdır. Waltz, neoklasik ekonomi teorisini dikkate alarak uluslararası siyasi sistemin temel “düzenleyici ilkesinin” anarşi olduğunu ve bunun da “işlevsel olarak farklılaşmamış”, “üstlük ve astlık ilişkilerinden” yoksun, yalnızca farklı yetenekleriyle ayırt edilen bireysel devlet aktörlerinin varlığıyla tanımlandığını ileri sürmüştür.

Büyük Güç Siyasetinin Trajedisi, Amerikalı akademisyen John Mearsheimer’ın 2001 yılında yayınladığı uluslararası ilişkiler teorisi konulu kitabıdır. Mearsheimer, “saldırgan realizm” teorisini, temel varsayımlarını, erken dönem realist teoriden evrimini ve öngörü kabiliyetini belirterek açıklamakta ve savunmaktadır. Kitaptan uyarlanan bir makale daha önce Foreign Affairs dergisinde yayınlanmıştır.

Uluslararası ilişkilerde eklemlenme ya da yandaşlık veya peşine takılma bir devletin daha güçlü, hasım bir güçle ittifak kurması ve birlikte ele geçirdikleri ganimetlerden daha güçlü hasmın orantısız bir şekilde kazanç sağladığını kabul etmesiyle ortaya çıkar. Bu nedenle bu eklemlenme durumu, kendilerini zayıf bir konumda bulan devletler tarafından kullanılan bir stratejidir. Mantık, silahsız ve zayıf bir devletin daha güçlü bir düşmanla aynı safta yer almasını öngörür çünkü güçlü olan zaten istediğini zorla alabilir. Thukididis'in meşhur “güçlüler yapabileceklerini yapar, zayıflar ise çekmeleri gerekeni çeker” sözü eklemlenme (bandwagoning) stratejisinin özünü yansıtır.

Uluslararası Politika: Güç ve Barış Mücadelesi, Hans Morgenthau tarafından 1948 yılında yayımlanan bir siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler kitabıdır.

<span class="mw-page-title-main">Dengeleme (uluslararası ilişkiler)</span>

Dengeleme kavramı, realist düşünce ekolünün en etkili teorisi olan ve çok devletli bir sistemde hegemonya oluşumunun ulaşılamaz olduğunu çünkü hegemonyanın diğer devletler tarafından bir tehdit olarak algılandığını ve bunun da potansiyel bir hegemona karşı dengeleme yapmalarına neden olduğunu varsayan güç dengesi teorisinden türemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Sorumluluk yükleme (uluslararası ilişkiler)</span>

Sorumluluk yükleme, sorumluluk devretme, suçu başkasına atma, topu başkasına atmak ya da suçlama oyunu kişinin kendi sorumluluğunu başka bir kişi veya gruba yükleme eylemidir. Genellikle güç politikasında bir devletin kendisi kenarda dururken başka bir devletin saldırgan bir devleti caydırmasını veya onunla savaşmasını sağlamaya çalıştığı bir stratejiye atıfta bulunmak için kullanılır.

Yirmi Yıl Krizi: 1919-1939: Uluslararası İlişkiler Çalışmalarına Giriş, E. H. Carr tarafından uluslararası ilişkiler üzerine yazılmış bir kitaptır. Kitap 1930'larda Avrupa'da İkinci Dünya Savaşı'nın patlak vermesinden kısa bir süre önce yazılmış ve ilk baskısı savaşın patlamk vermesinden kısa bir süre sonra, Eylül 1939'da yapılmıştır; ikinci baskısı ise 1945 yılında yapılmıştır. Gözden geçirilmiş baskıda Carr, "olayların sonraki seyri tarafından bir şekilde değiştirilen her pasajı yeniden yazmamış", bunun yerine "birkaç cümleyi değiştirmeye" ve eserin anlaşılırlığını artırmak başka küçük çabalar göstermeye karar vermiştir.

Liberal kurumsalcılık, devletler arasında uluslararası işbirliğinin mümkün ve sürdürülebilir olduğunu ve bu işbirliğinin çatışma ve rekabeti azaltabileceğini savunan bir uluslararası ilişkiler teorisidir. Neoliberalizm, liberalizmin gözden geçirilmiş bir versiyonudur. Neorealizm ile birlikte liberal kurumsalcılık, uluslararası ilişkilere yönelik en etkili iki çağdaş yaklaşımdan biridir.

Güç politikası, uluslararası ilişkilerde güç ve ulusal çıkar dağılımlarının veya bu dağılımlardaki değişikliklerin savaşın ve sistem istikrarının temel nedenleri olduğunu iddia eden bir güç teorisidir.