İçeriğe atla

Jeofizik tarihi

Jeofiziğin tarihsel gelişimini iki ana motive edici güc yönlendirmiştir. Bunlardan birincisi, insanlığın bilimsel anlamda Yeryuvarı'nı araştırma "merak"ıdır. İkincisi ise ekonomik ve ticari olarak petrol, madenler, su kaynakları gibi yerküre kaynaklarından "yarar sağlama" ve deprem, yanardağ, tsunami, sel gibi doğal afetlerden "korunma çabası"dır.

Klâsik ve gözlemsel dönem

Yeryuvarı'nın bilimsel bir merak ile anlaşılmasına yönelik ilk çabalar Miletos'da Thales ile görünür. Onun Dünya'nın (Evrenin) ana oluştucu maddesi olarak "Su"yu görmesi ilk bilimsel ve felsefi yaklaşımdır. Daha sonra MÖ 3. yüzyılda Eratosthenes, yerküre'nin çevresini hesaplamıştır.

Aristo'nun Meteorologia, Gaius Plinius Secundus'un Doğa tarihi, Strabon'un Geographika adlı eserlerinde depremlerin oluşum nedenleri ve dünya üzerinde olmuş depremlerin tasvirine yönelik bilgiler vardır. Örneğin Aristo depremlerin "yer içinde sıkışan gazların kasılmaları sonucu oluştuğunu" söyler. Bu görüş neredeyse yeni çağ başlangıcına kadar hakim bir görüş olarak yer alır.

Aletsel ve analitik dönem

Nitel jeofizikten nicel jeofiziğe geçişin ilk ipuçları William Gilbert'in De Magnet (Mıknatıs Üzerine) ve Isaac Newton'un Philosophiæ Naturalis Principia Mathematica (Doğa Felsefesinin Matematiksel İlkeleri) adlı eserinde görülür. Bu deneysel ve matematik analiz daha sonraları jeofiziğin çeşitli alanlarına uygulanır. Örneğin; Pierre Bouguer (1698 – 1758); Alexis-Claude Clairaut (1713 –1765) ve Henry Cavendish (1731-1810) yerin biçimi, yerçekimi alanı ve yoğunluğu konularında; Alexander von Humboldt (1769-1859), Edmond Halley ve Carl Friedrich Gauss yerin manyetik alanı konularında; John Milne (1850-1913) ve Robert Mallet sismoloji konularında öncülük ederler.

20. yüzyıl

20 yüzyıl jeofiziğin bilimsel olarak devrim yaptığı yüzyıldır. Yeriçi fiziği konusunda; Emil Wiechert (1861-1928); Beno Gutenberg (1889-1960); Andrij Mohorovicic (1857-1936); Harold Jeffreys (1891-1989); Inge Lehmann ve Walter Elsaser öncü çalışmalara imza atarlar.

20. yüzyılın ikinci yarısında gelişen levha tektoniği kuramı yerkabuğunun yapısı ve dinamiğinin anlaşılmasında önemli rol oynar. Bu konuda; Alfred Wegener; Beniof (1954) Runcorn (1962), Sykes (1968); Bullard (1969); T. Wilson gibi jeofizikçilerin önemli katkıları görünür.

Jeofiziğin endüstriyel uygulamaları 1920'lerde petrole duyulan büyük talep ile gelişmiştir. Petrol kapanları için yapılan jeofizik araştırmalar ile 1924 yılında Teksas'ta petrol sahası keşfedilmiştir. Daha sonra petrol, maden, yeraltısuları jeofiziği gelişmiş ve bugün arama teknolojisinin olmazsa olmazları haline gelmişlerdir. Ayrıca güvenli yapılaşma ve yerseçimine yönelik jeofizik mühendisliği çalışmaları da deprem zararlarını azaltmada, zemin,deprem ve yapı etkileşimini belirlemede önemli bir gelişim sergilemiştir.

Jeofizik sözcüğünün kökeni

Almanca jeofizik anlamına gelen Geophysik sözcüğü, bilindiği kadarıyla, ilk olarak 1844'te Julius Fröbel[1][2] tarafından kullanılmıştır. O, hocası Christian Friedrich Schönbein'e (1799-1868) yazdığı mektuplarda jeofiziği tartışmıştır. Bununla birlikte basılı olarak jeofizik sözcüğü 1834 ile 1880 yılları arasında görünür. Fröber tarafından yazıldığı sanılan fakat Meyers Grosses Conversationslexikon adlı eserde anonim olarak yazılan ve basılan Geophysik[3] maddesi vardır.[4][5] Carl Friedrich Naumann (1797-1873) Lehrbuch der Geognosie isimli kitabında terimi yeni bir bağlamda kullanmıştır. Naumann jeofiziği sınırlı bir anlamda kullanmıştır. Jeofizik terimi 1860'lar ve 1870'ler boyunca düzensiz olarak görülür.[6] 1863'te Adolph Muhry (1810-1888) sözcüğü meteoroloji ve klimatoloji ile ilişkili olarak kullanır. 1870'lerde, Georg von Neumayer (1826-1909) sözcüğü okyanusları içerecek şekilde ve Ferdinand von Richthofen (1833-1905) katı Yerküre'yi içerecek şekilde kullanır. İngilizcede, Italyanca'da ve büyük olasılıkla diğer dillerde ilişkili terimler vardır. John Herschel 1840'ta "terrestrial physics" sözcüğünü kullanılır.[7] Angelo Secchi (1818-1878), Ernesto Sergent ve Francesco Denza (1834-1894) ve diğer İtalyanlar "fisica terrestre" terimini tercih ederler. Secchi[8] (1879) ve Sergent[9] (1868) öğrencileri için "physical terrestrial" konuları sunarlar. Denza (1882) özel olarak meteorolojiyi yer fiziğinin bir bölümü olarak tartışır. Türkçede ise "yer fiziği" anlamına gelen "Arz-ı Fizikî" ilk olarak 1920'lerde Kandilli Rasathanesi'nin adında "Arz-ı Fizikî Kandilli Rasathanesi" olarak görülür.[10]

Kaynakça

  1. ^ Buntebarth, G. (1981) "Zur Entwicklung des Begriffes Geophysik", Abhandlungen der Braunschwiegischen Wissenschaftlichen Gesellschaft 32, 95-109
  2. ^ Beck, H. (1961) Alexander von Humboldt, 2 Vols (Wiesbaden: Steiner)
  3. ^ [Anonymous] (1848) &Geophysik', Meyers Grosses Conversationslexikon, 52 Vols (Dresden), Vol. 12, pp. 530ff.
  4. ^ Kertz, W. (1979) &Die Entwicklung der Geophysik zur eigenstaKndigen Wissenschaft', Mitteilungen der Gauss-Gesellschaft, No. 16, 41-54.
  5. ^ Buntebarth, G. (1981) Zur Entwicklung des Begri!es Geophysik', Abhandlungen der Braunschwiegischen Wissenschaftlichen Gesellschaft 32, 95-109
  6. ^ Buntebarth, G. (1981) Zur Entwicklung des Begriffes Geophysik', Abhandlungen der Braunschwiegischen Wissenschaftlichen Gesellschaft 32, 95-109.
  7. ^ Herschel, J. (1840) Terrestrial Magnetism', Quarterly Review, 1840. Reprinted in Essays from the Edinburgh and Quarterly Reviews (London: Longman et al.), pp. 63}141
  8. ^ Secchi, A. (1879) Lezioni elementari di fisica terrestre: coll'aggiunta di due discorsi sopra la grandezza del creato; opera compilata da scritti inediti (Torino and Rome: Ermanno Loescher)
  9. ^ Sergent, E. (1868) Compendio di fisica terrestre e geograxa: ad uso dei giovanetti delle scuole elementari, tecniche e ginnasiali e degli allievi delle scuole popolari e professionali (Milan: Presso Carlo Barbini).
  10. ^ Özçep, F., Orbay, N., (2002). Jeofizik ve Tarihsel Gelişimi, İstanbul Universitesi yayınları, Yayın No:4347, 446 Sayfa, İstanbul

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Coğrafya</span> karasal yüzeyi, bu yüzeyler içerisinde yaşayan toplulukları ve birbirleriyle etkileşim halinde olan bölgeleri, yerleri ve konumları inceleyen bilim

Coğrafya; beşerî (insanî) sistemleri ve yeryüzünü araştıran, bunlar arasındaki ilişkiyi neden-sonuç ve dağılış ilkesine bağlı olarak inceleyen ve sorgulayan bir bilim dalıdır. Yer ve insanlar arasındaki ilişkiler coğrafyanın konusunu oluşturur. Coğrafya sözcüğü Yunanca “γεωγραφία” gaia (yer) ve gráphein sözcüklerinden türemiştir. Türkçesi yerçizim sözcüğüdür. Zamanımızdan 2200 yıl önce coğrafya terimini ilk kullanan kişi Eratosthenes olmuştur. Gregg ve Leinhardt (1994), coğrafyayı 4 özellikle karakterize edilen bir disiplin olarak tanımlamaktadırlar:

<span class="mw-page-title-main">Albert Einstein</span> Almanya doğumlu fizikçi (1879–1955)

Albert Einstein, Almanya doğumlu teorik fizikçi ve bilim insanı. Tüm zamanların en iyi fizikçilerinden birisi olarak kabul edilen Albert Einstein, en çok görelilik teorisini geliştirmesiyle tanınır. Aynı zamanda kuantum mekaniğinin gelişimine önemli ölçüde katkılarda bulunmuştur. Kendisi tarafından bulunan ve bilim dünyasında yeni bir çığır açan kütle-enerji denkliği formülü E = mc2 dünyanın en ünlü denklemi olarak adlandırılmıştır. Fizik ve matematik alanına sağladığı katkılardan dolayı ve fotoelektrik etki yasasının keşfi sebebiyle 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü. 1999 yılında Time dergisi tarafından yüzyılın en önemli kişisi seçilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İsviçre</span> Batı Avrupa ve kısmen Orta Avrupada bir federe ülke

İsviçre, Batı, Orta ve Güney Avrupa'nın kesişme noktasında bulunan bir ülkedir. Federal otoritelerin merkezi Bern ile birlikte 26 kantondan oluşan bir federal cumhuriyettir. Kuzey sınırında Almanya, batısında Fransa, güneyinde İtalya, doğusunda Avusturya ile Lihtenştayn yer alır.

<span class="mw-page-title-main">Japonya</span> Doğu Asyada bir ada ülkesi

Japonya, Doğu Asya'da yer alan bir ada ülkesidir. Büyük Okyanus'un kuzeybatısında konumlanan ülke; Japon Denizi'nden Çin, Kuzey Kore, Güney Kore ve Rusya'nın doğusuna; kuzeyde Ohotsk Denizi'nden güneyde Doğu Çin Denizi ve Tayvan'a kadar uzanır. De facto başkenti ve en büyük şehri Tokyo'dur. Adını oluşturan kanji karakterler, "güneş" ve "köken" anlamına geldiğinden "Doğan Güneşin Ülkesi" olarak adlandırılır.

<span class="mw-page-title-main">Atlantis</span> efsanevi kıta

Atlantis, Platon'un Timeos ve Critias diyaloglarında ulusların kibirlerini alegorik bir şekilde anlatmak için kullandığı efsanevi bir ada.

<span class="mw-page-title-main">Antarktika</span> kutup kıtası

Antarktika, Güney Yarımküre'nin en güneyinde bulunan ve Güney Kutbu'nu içeren kıta. Afrika ve Okyanusya'nın güneyinde olan ve içinde ülke bulunmayan tek kıta. Dünyanın en kurak yeridir, kıtanın bazı yerlerine 2 milyon sene yağmur yağmamıştır.

<span class="mw-page-title-main">Levha tektoniği</span> Litosferin yapısını inceleyen jeoloji dalı

Levha tektoniği } Dünya'nın litosfer'inin yaklaşık 3,4 milyar yıl öncesinden beri yavaş hareket eden birçok büyük tektonik levha içerdiği düşünülen genel kabul görmüş bilimsel bir teoridir.

<span class="mw-page-title-main">Aslan</span> Afrika ve Asyaya özgü büyük bir kedi

Aslan veya arslan, Panthera cinsindeki büyük kedilerden biridir ve kedigiller (Felidae) ailesinin bir üyesidir. 184-208 cm (72-82 in) kafa-gövde uzunluğuna sahip yetişkin erkek bireyler, 160-184 cm (63-72 in) uzunluğundaki dişilerden daha büyüktür. Pride adı verilen gruplar oluşturan sosyal bir türdür. Bir aslan grubu, birkaç yetişkin erkekten, ilgili dişilerden ve yavrulardan oluşur. Dişi aslan grupları genellikle birlikte avlanır ve çoğunlukla büyük toynaklıları hedef alır. Aslan bir süper avcı ve kilittaşı avcısıdır. Her ne kadar bazı aslanların fırsatlar ortaya çıktığında insanları avladıkları bilinse de, tipik olarak bunu yapmazlar.

<span class="mw-page-title-main">Ernst Mach</span>

Ernst Waldfried Josef Wenzel Mach,, Avusturyalı fizikçi ve felsefeci. Bilim tarihi alanının kurucularından biridir. Ses hızına bağlı olarak hızı tanımlayan Mach sayısı, Ernst Mach'ın adını almıştır.

Jeofizik, yerfiziği olarak da bilinir, fiziğin temel ilkelerinden yararlanılarak, hidrosferi ve atmosferi de içerecek biçimde Dünya'nın araştırılmasını konu edinen yer bilimleri dalı. Jeofizik tarihi insanoğlunun bilimsel merakını giderme ile ilişkili "kuramsal" problemlerle ve yerin doğal kaynaklarından yarar sağlama ile yer kaynaklı afetlerle ilişkili "pratik" problemlerle ilişkili olarak gelişmiştir.

<i>Plateosaurus</i>

Plateosaurus, geç Triayas dönemimde yaklaşık 214 ile 204 milyon yıl önce şimdiki Avrupa kıtasında yaşamış olan bir plateosaurid dinozor cinsidir. Plateosaurus, sauropodomorph dinozorların atası olarak "prosauropod" olarak da isimlendirilir. 2011 yılına kadar iki türü keşfedildi; P. engelhardti ve P. gracilis. Geçmişte başka türlerde keşfedilmesine rağmen plateosaurid dinozorların tür taksonomisinde geniş bir görüş birliği olmadığından kabul edilmemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Kıta kayması</span> Kıtaların bir zamanlar parçalanan ve şimdi yavaşça birbirinden uzaklaşan büyük bir kara alanı olduğu kuramı

Kıta Kayması Teorisi, 1912'de Alman meteorolog Alfred Wegener tarafından ortaya konulmuş olan ve kıtaların hareket halinde olduğunu ve bugünkü durumunu böylece aldığını öne süren bir teoridir. Kıta kayması, kıtaların birbirlerine ve okyanus havzalarına göre girmiş olduğu büyük ölçekli yatay hareketlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Karl Wittfogel</span> Alman akademisyen

Karl August Wittfogel Alman-Amerikalı oyun yazarı, dilbilimci tarihçi, türkolog, sinolog, öğretmen, yazar ve siyasetçi. Aslen Marksist ve Almanya Komünist Partisi’nin aktif bir üyesi olan Wittfogel, II. Dünya Savaşı’ndan sonra aynı derecede katı bir Anti-komünist olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Bilim insanı</span> bilimsel çalışmalarla uğraşan kimse

Bilim insanı, bilimci veya bilimadamı-bilimkadını, evrene ilişkin olgulara ve değişkenlere yönelik bilimsel veri elde etme yöntemlerini kullanarak sistematik bir şekilde bilgi elde etmeye çalışan kişidir. Daha sınırlı anlamda ise bilimsel yöntem kullanan bir bireydir. Kişi bilimin bir veya birden fazla alanında uzman olabilir. Bilim insanları; fiziksel, matematiksel ve sosyal alanlar da dâhil olmak üzere bilimin tüm alanlarında araştırmalar yaparlar. Onlar olaylar hakkında soru soran ve bu soruları sistematik olarak cevaplama yoluna giden insanlardır. Doğaları gereği meraklı ve iyi organize insanlardır. Diğer insanların aksine, bilim insanları bir şeyleri gözlemleme yeteneğine ve gözlemlediklerinde bir şeyler görebilme yetisine sahip olurlar.

<span class="mw-page-title-main">Walter Heitler</span> Alman fizikçi

Walter Heinrich Heitler kuantum elektrodinamiği ve kuantum alan kuramı konularına katkıda bulunmuş Alman fizikçidir. Değerlik bağlanma teorisi ile, kimyayı kuantum mekaniğinin içine sokmuştur.

Herbert Louis Almanya’dan davet edilmiş ve Türkiye’de modern coğrafya biliminin kurucularından birisi olmuştur.

Alman fiziği ya da ari fizik, 1930'ların başında Alman fizik topluluğunda görülen ve "Yahudi fiziği" şeklinde etiketlenen, Albert Einstein’ın çalışmalarına ve diğer modern teorik fizik öğretisine muhalif milliyetçi bir akım. Terim, 1930’larda Philipp Lenard tarafından yazılan dört ciltlik fizik ders kitabının başlığından alınmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Bilimde kadınlar zaman çizelgesi</span> Doğal, sosyal ve formal bilimlerde yer alan kadınların tarihsel zaman çizelgesi

Bu, antik tarihten 21. yüzyıla kadar uzanan bir bilimdeki kadınların zaman çizelgesidir. Zaman çizelgesi öncelikle astronomi, biyoloji, kimya ve fizik gibi doğa bilimleri ile ilgilenen kadınlara odaklanırken, sosyal bilimler ve formal bilimler alanlarından kadınların yanı sıra önemli bilim eğitimcileri ve tıp bilimcileri de içermektedir. Zaman çizelgesinde listelenen kronolojik olaylar hem bilimsel başarılar hem de bilimlerdeki toplumsal cinsiyet eşitliği ile ilgilidir.