İçeriğe atla

Jean Hyppolite

Jean Hyppolite (d. 8 Ocak 1907, Jonzac, Fransa – ö. 26 Ekim 1968, Paris, Fransa), Fransız akademisyen ve düşünür. Georg Wilhelm Friedrich Hegel'in ve diğer Alman filozofların çalışmalarını tanınır hale getirmesi ve İkinci Dünya Savaşı sonrasında Fransa'nın en önde bazı düşünürlerini eğitmesiyle tanınır. Başlıca eserleri arasında Genesis and Structure of Hegel's Phenomenology of Spirit ve Studies on Marx and Hegel (Marx ve Hegel Üzerine Çalışmalar) yer alır.[1]

Yaşamı ve kariyeri

Hyppolite Jonzac'ta doğdu. Jean-Paul Sartre ile hemen hemen aynı zamanlarda Ecole Normale Supérieure'den (ENS) mezun oldu. Bu okulda Raymond Aron ve Maurice Merleau-Ponty gibi isimlerle birlikte eğitim gördü. 1929 yılından itibaren Hegel üzerine yoğun biçimde çalışmaya başladı ve Tinin Fenomenolojisini orijinalinden okumak için kendi kendine Almanca öğrendi. 1939 yılında kendi çevirisini yayınladı ve bu konudaki yorumu daha sonra Genesis and Structure of the Phenomenology of Spirit (1947'de yayınlandı) kitabının temelini oluşturdu. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Hyppolite, 1949'da Sorbonne'a taşınmadan önce Strasbourg Üniversitesi'nde profesör oldu.[2]

1952'de Hyppolite, post-yapısalcılık olarak bilinen kavram üzerinde ufuk açıcı bir etki yaramış olan Logique et Existence adlı çalışmasını yayınladı. Bu kitap Hegel'in Fenomenolojisi ile Mantık kitaplarını ilişkilendirmeye çalışmıştır. Bunu yaparken, 20. yüzyılın sonunda yeni Fransız felsefesinin ayırt edici özellikleri haline gelecek olan dil, varlık ve farklılık sorunlarını gündeme getirmiştir. Dil iletişim aracı olduğu için bilginin esasen dilsel olduğunu belirten Hyppolite varolanın dilinin, mutlak bilgiden yoksun salt insan dili ile aynı olmasa da doğal dilin içinde var olduğunu savunur.[3] Ona göre "fenomenolojiden mutlak bilgiye geçiş nasıl işler" sorusu, mükemmel Hegelci bir sorudur.[4]

Kitap daha sonra filozof Gilles Deleuze tarafından gözden geçirildi. Metnin 1997 yılında SUNY Press'ten yayınlanan İngilizce baskısının çevirmenleri, cildin sonuna Deleuze'ün incelemesini de eklediler.

1954 yılında ENS'nin müdürü oldu ve 1955'te, Fransızların Hegel'e olan ilgisinin doruğa ulaştığı bir zamanda, Karl Marx'ın erken dönemi, daha Hegelci olduğu dönem, üzerine bir çalışma yaptı.[2] 1963'te Collège de France'a seçildi ve Felsefi Düşünce Tarihi'nde kürsüsüne atandı.

Jean-Paul Sartre gibi filozoflar Alman felsefesinden etkilenen yeni eserler üretmeleriyle tanınırken, Hyppolite bir yorumcu, öğretmen ve çevirmen olarak hatırlanmaktadır. Gilles Deleuze ve Michel Foucault'nun yanı sıra Jacques Derrida, Gérard Granel ve Étienne Balibar dahil olmak üzere birçok düşünürü etkilemiştir.[5] Öğrencileri özellikle Hyppolite'in Hegel yorumundaki dil vurgısını önemsemişler ve bu konuyu analiz etmeye devam etmişlerdir.[2][6]

Hyppolite Paris'te ölmüştür.

Çalışmaları

  • Genesis and Structure of Hegel's Phenomenology of Spirit (1947)
  • Logic and Existence (1952)
  • Studies on Marx and Hegel (1955) (Türkçe çevirisi: Marx ve Hegel Üzerine Çalışmalar, Çev. Doğan Barış Klınıç, Doğu Batı Yayınları, ISBN 9789758717583)[7]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "Jean Hyppolite". Doğu Batı. 30 Temmuz 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Kasım 2023. 
  2. ^ a b c Heckman, John. 2000 (1974). Introduction. In: Hyppolite, Jean. Genesis and Structure of Hegel's Phenomenology of Spirit. Northwestern University Press: Evanston. pp. xv–xli.
  3. ^ Gutting, G. (2020). İmkansızı Düşünmek. Fol. ss. 53-54. ISBN 9786050607772. 
  4. ^ Gutting, G. (2020). İmkansızı Düşünmek. Fol. s. 54. ISBN 9786050607772. 
  5. ^ "Felsefe ve Hakikat: Alain Badiou, Georges Canguilhem, Dina Dreyfus, Michel Foucault, Jean Hyppolite, Paul Ricoeur (1965/Türkçe Altyazılı)". Medyascope. 1 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Kasım 2023. 
  6. ^ Gutting, G. (2020). İmkansızı Düşünmek. Fol. s. 55. ISBN 9786050607772. 
  7. ^ "Marx ve Hegel Üzerine Çalışmalar". Doğu Batı. 1 Kasım 2023 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Kasım 2023. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Karl Marx</span> Almanya doğumlu filozof (1818–1883)

Karl Marx, 19. yüzyılda yaşamış Alman filozof, politik ekonomist ve bilimsel sosyalizmin kurucusu. Bir müddet gazetecilik de yapan Marx, iktisadi ve beşerî konularda eleştirel fikirler ve tespitler ortaya koymuştur.

<span class="mw-page-title-main">Mihail Bakunin</span> Anarşist filozof

Mihail Aleksandroviç Bakunin, tanınmış bir Rus devrimci ve kolektivist anarşizm kuramcısıdır. Anarşist düşünürlerin ilk kuşağının temsilcilerindendir ve Anarşizmin babaları olarak anılan düşünürlerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Louis Althusser</span> Fransız filozof (1918-1990)

Louis Pierre Althusser, Fransız marksist filozof.

<span class="mw-page-title-main">Diyalektik materyalizm</span> Karl Marx ve Friedrich Engelsin eserlerinden türetilen felsefi görüş

Diyalektik Materyalizm, materyalizmin Karl Marx tarafından yorumlanmış biçimi, Marksist felsefenin adlandırılma biçimi ya da Marksizmin felsefi öğretisidir.

<span class="mw-page-title-main">Jacques Derrida</span> Edebiyat eleştirmeni ve yapısökümcülük olarak bilinen eleştirel düşünce yönteminin kurucusu

Jacques Derrida, Fransız filozof, edebiyat eleştirmeni ve yapısökümcülük olarak bilinen eleştirel düşünce yönteminin kurucusudur.

Gilles Deleuze,, Fransız yazar ve filozoftur.

Sovyetler Birliği’nde felsefe, resmi olarak Marksist-Leninist düşünce odaklıydı, bu kuramsal olarak nihai felsefi doğru ve nesnellik temeliydi. 1920’ler ve 1930’lar boyunca, Rus düşüncesinin diğer eğilimleri baskılandı. Stalin 1931’de diyalektik materyalizm’i Marksizm Leninizm ile özdeşleştiren bir karar çıkartarak, bütün komünist devletlerde ve Comintern aracılığıyla çoğu Komünist partide geçerli olacak resmi felsefe haline getirdi.. Bolşevik yönetimin başlangıcından itibaren Sovyet felsefesinin resmi amacı, Komünist düşüncelerin kuramsal olarak anlatılmasıydı. Bununla birlikte, 1917 Ekim Devrimi nden sonra, hem felsefi hem siyasi mücadeleler damgasını vurmuş ve artık eskisi gibi dogmatik olunmayıp daha ilerici ve olumlu konular tartışılır hale getirmiştir. Evald Vasilevich Ilyenkov 1960’ların önde gelen filozoflarından biriydi, Leninist Diyalektik ve Positivizmin Metafizikliği (1979) kitabında, 1920’lerin “mekanikçiler ile “diyalektikçiler” tartışmasını yeniden açtı. 1960’lar ve 1970’lerde analitik felsefe ve mantık deneyciliği dahil Batı felsefeleri Sovyet düşüncesi üzerinde iz bırakmaya başladılar. Keza bu durum da SSCB'nin Stalin sonrası yönetiminde komünist idealini ne derece yeteneksiz kullandığının ve emperyalist ülkelerinin felsefelerine gittikçe kayan bir ivme kazandığının göstergesidir.

<span class="mw-page-title-main">Maurice Merleau-Ponty</span> Fransız felsefeci ve fenomenolog

Maurice Jean Jacques Merleau-Ponty, Edmund Husserl ve Martin Heidegger tarafından büyük ölçüde etkilenmiş Fransız Fenomenoloji filozofu. Algı, sanat, politika, din, biyoloji, psikoloji, psikanaliz, dil, doğa ve tarih konuları üzerine yazılar kaleme almıştır. 1945 yılında Jean-Paul Sartre ve Simone de Beauvoir tarafından kurulmuş solcu Les Temps modernes dergisinde baş editörlük yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Georg Lukács</span> Macar siyasetçi, filozof ve edebiyat eleştirmeni (1885-1971)

Georg Lukács, Batı Marksizminin ünlü isimlerinden Macar Marksist filozof ve edebiyat bilimcisidir. Marksizmi Hegelci anlamda yeniden değerlendirmiş ve geliştirmiştir. Ernst Bloch, Antonio Gramsci, Karl Korsch ile birlikte Lukacs, 20. yüzyılın ilk yarısında, Marksist felsefe ve Marksist teorinin yeniden oluşturulmasında en önemli isimlerden biri olmuştur.

Yersizyurtsuzluk, kavram olarak postmodernizmle birlikte öne çıkmış ve postmodern felsefe tarafından kuramsal alanda kavramsal statüye kavuşturulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Batı felsefesi</span>

Batı felsefesi, Antik Yunan'dan başlayıp günümüze kadar gelen Batılı felsefe tarihi anlayışı. Özellikle Avrupa'nın ve batı olarak adlandırılan dünyanın 19. yüzyıl'da felsefe tarihini yazarken kategorize ettikleri düşünce geleneği Batı felsefesi olarak adlandrılır. Platon'dan başlayıp modern zamanlara uzanan belirli bir felsefe yapma tarzı batı felsefesinin ayırıcı özelliği, daha ayrıcalıklı özelliği olarak anlaşılır. Bu eğilim genel bir yaklaşımla "Doğu'da felsefe yoktur" savını ileri sürer. Antik Mısır, Mezopotamya, İran, Çin ve Hint kültürleri tarih olarak çok daha eski olmalarına ve buralarda yaşayan insanların belirli düşünce geleneklerine sahip olmalarına rağmen, Batı felsefesi Antik Yunan dönemiyle birlikte başlatılır ve bunlar dışta bırakılır. Doğu felsefesi, Hint ve Çin felsefeleri dahil olmak üzere çok önceleri başlamıştır, bu gelenekler etkileşimlerle sürekli varlıklarını devam ettirmişlerdir, ancak Batı felsefesi bu gelenekleri felsefe-dışı sayma yönelimindedir. Felsefe tarihi kitapları, genel bir eğilim olarak, MÖ 500'lerden başlayarak bugüne kadar, batı olarak addedilen bölgelerde ve batılı düşürlerce ortaya konulan felsefe yapma geleneği Batı felsefesi olarak görülür.

Alman felsefesi, 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başlarından itibaren belirgin bir ağırlık kazanan, bir bakıma felsefenin yurdu hâline gelen Alman felsefe geleneğini ya da başka bir açıdan farklı felsefi eğilimlere sahip olan Alman felsefecilerinin bütünlüğünü ifade etmektedir.

<span class="mw-page-title-main">19. yüzyıl felsefesi</span>

19. yüzyıl felsefesi öncelikli olarak Alman felsefesinde romantizmin ve idealizmin zirveye ulaştığı bir dönemdir. Aynı şekilde materyalizmin de yeni bir derinlik kazandığı ve öne çıktığı görülür. Fransız felsefesinde bir yanda Charles Fourrier, Pierre-Joseph Proudhon, Claude Henri de Saint-Simon gibi reformcu düşünürler; öte yanda da August Comte ile pozitivizmin belirginleştiği görülür. Tarihçi Tocqueville ile sosyolog ve düşünür olan Emile Durkheim'ı da buraya eklemek gerekir.

<span class="mw-page-title-main">20. yüzyıl felsefesi</span>

20. yüzyıl felsefesi, 19. yüzyıl sonlarından başlayıp günümüze kadar gelen ve devam eden düşünce geleneklerini ve felsefi akımları kapsar. Her çağın felsefesinin kendi toplumsal, kültürel ve siyasal koşullarıyla etkileşimli olduğu gibi, 20. yüzyıl felsefesi de kendi siyasal ve toplumsal gelişmelerinden etkilenmiştir. Çağın siyasal olayları, kültürel ve teknolojik gelişmeler, bilimsel alandaki yeni sonuçlar, ortaya çıkan yeni düşünce eğilimlerinin hepsi 20. yüzyıl felsefesinde görülen bilime yönelik sorgulayıcı yaklaşımların, aklın sorgulanması girişimlerinin, dile yönelik ilginin, özne kavramı üzerinde yürütülen tartışmaların, zihin problemlerinin, yeni bir boyut kazanan bilgi sorununun, cinsellik soruşturmasının, yabancılaşma ve iktidar sorunsalının arka planını oluşturmaktadır. Bu çağın düşünürlerinin çoğunluğu bir şekilde çalışmalarında çağın kuramsal sorunlarını dillendirmiş ve yanıt arayışında olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Tarih felsefesi</span> Tarihi konu alan felsefe dalı

Tarih felsefesi, tarihin kavramsal bir bakış açısıyla yorumlanması. Eleştirel tarih felsefesi ve kurgusal tarih felsefesi olarak iki başlık altında incelenir. Bunlardan ilki, akademik tarih dalını "kuram" özelinde incelemekte; tarihsel belgelerin doğası, nesnelliğin ne derece olası olduğu gibi konularla uğraşmaktadır. Kurgusal tarih felsefesi ise insanlık tarihi başta olmak üzere olayların önem derecesini konu almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Kıta felsefesi</span>

Kıta felsefesi, Avrupa'daki 19. ve 20. yüzyıl felsefe geleneklerini tanımlamakta kullanılan terim. 20. yüzyılın ikinci yarısında anadili İngilizce olan filozoflar tarafından, analitik felsefenin dışında kalan görüş ve düşünceler için kullanılmaya başlanmıştır. Kıta felsefesi, şu akımları içinde barındırır: Alman idealizmi, fenomenoloji, varoluşçuluk, yorumsama, yapısalcılık, postyapısalcı felsefe, Fransız feminizmi, Frankfurt Okulu'nun eleştirel teorisi ve Batı Marksizmi ile psikoanalitik teorinin ilgili alanları.

Varlık ve Zaman, Alman filozof Martin Heidegger'in 1927 yılında yayınlanmış eseridir. Her ne kadar kısa sürede yazılmış ve giriş kısmında belirtilen ikinci bölüm tamamlanamamış olsa da 20. yüzyıl felsefesinde bir hayli etkili olmuş bir kitaptır. Heidegger'in toplam 110 eserlik külliyatı içinde felsefesinin ana fikirlerini açımladığı temel eseri olarak kabul görür.

Açık Toplum ve Düşmanları, filozof Karl Popper tarafından yazılmış, ilk baskısı 1945 yılında Londra'da yapılan siyaset felsefesi kitabıdır. Popper; Platon, Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve Karl Marx gibi isimleri tarihselliğe dayanarak kendi totaliter politik felsefelerini destekledikleri için eleştirmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Georges Canguilhem</span> Fransız filozof (1904 – 1995)

Georges Canguilhem, epistemoloji ve bilim felsefesi konusunda uzmanlaşmış Fransız filozof ve doktordur.

Gary Michael Gutting, Amerikalı filozof ve yazar. Notre Dame Üniversitesi'nde felsefe alanında kendine armağan edilmiş bir kürsünün sahibiydi. Türkçeye çevrilmiş kitapları bulunmaktadır.