
Hunlar, MS 4-6. yüzyıllar arasında Orta Asya, Kafkaslar ve Doğu Avrupa'da yaşayan göçebe bir halktır. İlk olarak Volga'nın doğusunda, o zamanlar İskitya'nın bir parçası olan bir bölgede yaşadıkları tahmin edilmektedir. MS 370 yılına gelindiğinde Hunlar Volga bölgesine varmış ve 430 yılına gelindiğinde ise Avrupa'da kısa ömürlü de olsa geniş bir hakimiyet kurmuşlardır. Gotları ve Roma sınırları dışında yaşayan diğer birçok Cermen halkını fethetmiş ve diğerlerinin Roma topraklarına kaçmasına neden olmuştu. Hunlar, özellikle Attila döneminde Doğu Roma İmparatorluğu'na sık ve yıkıcı baskınlar yaptılar. 451'de Hunlar, Batı Roma eyaleti Galya'yı işgal ettiler ve burada Katalonya Tarlaları Savaşı'nda Romalılar ve Vizigotlardan oluşan birleşik bir orduyla savaştılar ve 452'de İtalya'yı işgal ettiler. 453'te Attila'nın ölümünden sonra Hunlar Roma için büyük bir tehdit olmaktan çıkmış ve Nedao Savaşı'ndan sonra imparatorluklarının çoğunu kaybetmişlerdir (454?). Hun isminin varyantları Kafkasya'da 8. yüzyılın başlarına kadar kaydedilmiştir.

Engizisyon, Katolik Kilisesi'ne bağlı bir mahkeme sistemi idi. Gerek kararları, gerek siyasi ve dini görüşleri nedeniyle dört büyük engizisyon adından çok söz ettirdi.

İsmet sıfatı İslam inancına göre Muhammed'in ve diğer peygamberlerin ilahi koruma sayesinde günahtan ve yanlıştan uzak olduğunu ifade eder. Bu sıfat, Şiîlerin inancına göre On İki İmam ve Muhammed'in kızı Fatıma Zehra için de geçerlidir. Zeydîler, "İsmet" sıfatını imamlara atfetmeyerek bu noktada diğerlerinden ayrılır.

Baruch Samuel "Barry" Blumberg Yahudi kökenli Amerikalı doktor ve 1976 yılı Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi. Nobel Ödülü'nü enfeksiyöz olduğu gösterilen ilk insan prion hastalığı olan kuru hastalığı üzerine yaptığı çalışmalarla kazanmıştır. Ayrıca 2005 yılından ölümüne kadar Amerikan Felsefe Topluluğu başkanlığını yürütmüştür.

Havariler Çağı, Hristiyanlık tarihinde geleneksel olarak M.S. 33 yılında Kudüs'te İsa'nın dirilişiyle On İki Havari'ye verdiği Büyük Görev'den M.S. 100 yılında Anadolu'da Yuhanna olduğu düşünülen son havarinin ölümüne kadar geçen süreye verilen ad. Geleneksel olarak havarilerin Kudüs'ten dağıldığına ve Havari Makamları'nı kurduklarına inanılır. Hristiyan geleneğinde İsa'nın havarilerinin çağına büyük önem verilir. Havariler Çağı ile ilgili en önemli birinci kaynak Elçilerin İşleri'dir ancak bu kaynağın tarihsel doğruluğu kimileri tarafından sorgulanmaktadır.

Batı Zhou Hanedanı, MÖ. 1046-771 yılları arasında Zhou Hanedanı'nın bir parçası olan hanedanlıktı.

Japon kültürü, ülkenin tarih öncesi dönemdeki Jōmon döneminden Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika'dan gelen etkileri sentezleyen çağdaş modern kültürüne kadar değişmiştir. Japonya sakinleri, Kara Gemiler ve Meiji dönemi gelene dek Japonya'nın Çin misyonlarından sonra Tokugawa şogunluğu sırasında dış dünya ile uzun bir süre görece izolasyon yaşadı.

Şili Donanması, Şili Silahlı Kuvvetleri'nin deniz kuvvetleridir. Donanma, 1817 tarihinde kurulmuştur.

Tanrı'dan korkanlar yahut Tanrı'ya tapanlar Yunan ve Roma dünyasında varlığını sürdüren ve Hellenistik Yahudiliğe sempati besleyen bir gruptur. Aslen Yahudi olmayan bu gruba mensup insanlar, Yahudiliğe geçmeden Yahudilerin uyguladığı gelenek ve ritleri takip etmiş ve bunlardan etkilenmiştir.
Amvâs Veba Salgını ya da Amvâs Taunu miladi 638 - 639 yılları arasında günümüzde Filistin sınırları içinde ortaya çıkan ve daha sonra Ürdün, Şam ve Urfa'ya yayılan veba salgınıdır. Adını, Kudüs'ün 33 km kuzeybatısında yer alan Amvâs köyünden almıştır. İslâm tarihinde ilk görülen salgın hastalık olarak kabul edilmektedir.

Mount Angel Abbey özel Katolik dini eğitim merkezi, üniversitesi ve Saint Benedict, Oregon, ABD'deki Benediktin rahipleri topluluğu.

Kemalist tarihyazımı, Türk siyasi ideolojisi Kemalizm tarafından desteklenen ve Atatürk'ün kişilik kültünden etkilenen tarih anlatısıdır. Kemalist tarihyazımı, Türkiye Cumhuriyeti'nin Osmanlı İmparatorluğu'ndan açık bir kopuşu temsil ettiğini ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin İttihat ve Terakki'nin halefi olmadığını ileri sürer. Bu iddialara Taner Akçam, Erik-Jan Zürcher, Uğur Ümit Üngör ve Hans-Lukas Kieser gibi akademisyenler tarafından karşı çıkıldı.

Rhineland Katliamları, tarihte Birinci Haçlı Seferi'nin ilk aşaması olarak hatırlanır.

Kurban milliyetçiliği; bir milleti, tarihte gerçekleşmiş mağduriyetlerini vurgulayarak kolektif bir şekilde masum ve suçsuz olarak sunan bir milliyetçilik türüdür. Bu düşünce türü, özellikle İrlanda ve Polonya gibi geleneksel olarak Katolik Kilisesi'ne bağlı olan ülkelerde daha belirgindir. Çin ve Kore halkının, Japon işgali döneminde işlenen savaş suçlarına dair bakış açısı da sıklıkla bunun bir örneği olarak gösterilir. Bunların yanında; kurban milliyetçiliği, Ermeni milliyetçiliğinin önemli bir parçasıdır. Düşünce; halk tarafından benimsenmesi durumunda diğer grupların yaşadığı mağduriyetleri kabul etmeyi zorlaştırdığı için, etnik çatışmalarda barışın sağlanması sürecini olumsuz etkileyebilir. II. Dünya Savaşı'ndan sonra 1980'lere kadar Avusturya'nın resmî bir devlet politikası olarak benimsediği Opferthese'nin ve Almanya'nın durumunda olduğu gibi; bu düşünce yapısı, uluslararası çatışmalarda "fail" olarak görülen ülkelerin, kendilerini çatışmadan sorumlu rejimlerin "ilk kurbanı" olarak göstermesiyle sonuçlanabilir.

İlk veba salgını, Yersinia pestis bakterisinin neden olduğu bulaşıcı hastalık olan vebanın ilk Eski Dünya salgınıdır. Erken Orta Çağ Pandemisi olarak da adlandırılan bu hastalık, 541'de Justinianus Veba Salgını ile başladı ve 750 veya 767'ye kadar devam etti; Justinianus Veba Salgını'nı takip eden en az on beş veya on sekiz büyük veba dalgası tarihsel kayıtlardan tespit edilmiştir. Pandemi, en şiddetli ve en sık Akdeniz Havzası'nı etkiledi, ancak Yakın Doğu ve Kuzey Avrupa'yı da etkiledi. Doğu Roma imparatoru I. Justinianus'un adı bazen Geç Antik Çağ'daki tüm veba salgınları dizisinin yanı sıra 540'ların başlarında Doğu Roma İmparatorluğu'nu vuran Justinianus Vebası için de kullanılır.
Yamhad; Halep, Suriye merkezli eski bir Sami krallığıdır. Krallık, MÖ 19. yüzyılın sonunda ortaya çıkmış ve sınırlarını genişletmek için hem askeri hem de diplomasi gücüne güvenen Yamhad Hanedanı kralları tarafından yönetilmiştir. Krallık, kuruluşundan itibaren sınır komşuları Mari, Qatna ile Asur'un saldırılarına direnmiş ve I. Yarim-Lim'in eylemleriyle döneminin en güçlü Suriye krallığına dönüşmüştür. MÖ 18. yüzyılın ortalarında, güneyi hariç Suriye'nin çoğu, ya doğrudan mülk olarak ya da vassallık yoluyla Yamhad'ın yetkisi altına girmiştir. Yaklaşık bir buçuk yüzyıl boyunca Yamhad; Kuzey, Kuzeybatı ve Doğu Suriye'ye egemen ve Mezopotamya'da Elam sınırındaki küçük krallıklar üzerinde nüfuz sahibi olmuştur. Krallık, Hititler tarafından yok edilmiş ve ardından MÖ 16. yüzyılda Mitanni tarafından ilhak edilmiştir.

Dıraç Sancağı Batıda İtalyan söylenişiyle Durazzo Sancağı olarak da bilinen, Osmanlı İmparatorluğu sancaklarından biriydi. Adını Dıraç'tan almıştır. Sancak, Dıraç, Tiran, Şayak, Kavalye ve Akçahisar kazalarından oluşuyordu. Dıraç Sancağı, İşkodra Vilayeti'nin güney kesiminde bulunuyordu ve vilayeti oluşturan iki sancaktan biriydi. Kuzeyde İşkodra Sancağı, kuzeydoğuda Manastır ve Debre, doğu ve güneyde Elbasan, batıda Adriyatik Denizi ile komşuydu. Arazisi genellikle düz ve ovadır ve sadece Tiran ve Kavalye kazalarının doğu kısımları dağlıktır.
Gerald R. Hawting (d.1944), İngiliz tarihçi ve İslam uzmanıdır.

Ealdred, erken Orta Çağ İngilteresi'nde Tavistock Başrahibi, Worcester Piskoposu ve York Başpiskoposu'ydu. Dönemin bir dizi başka din adamıyla akrabaydı. Winchester'daki manastırda keşiş olduktan sonra, yaklaşık olarak 1027 yılında Tavistock Manastırı Başrahibi olarak atandı. 1046'da Worcester Piskoposluğu'na seçildi. Ealdred, piskoposluk görevlerinin yanı sıra, İngiltere Kralı Günah Çıkartıcı Edward'a bir diplomat ve askeri lider olarak hizmet etti. Kralın ardında bir veliaht bırakmadan ölmesinin ardından veraseti güvence altına almak için kralın akrabalarından biri olan Sürgün Edward'ı Macaristan'dan İngiltere'ye geri getirmek için çalıştı.

Osmanlı İmparatorluğu'ndaki Jön Türk hareketinin parçası olan kişileri içeren eksik bir listedir. Bu devrimci ve ilerici hareket, öncülüğünü İttihat ve Terakki'nin (İTC) yaptığı çeşitli fraksiyonlardan oluşuyordu. Jön Türkler ismine rağmen, takipçiler dini ve etnik kökenleri bakımından çeşitliydi ve bazıları Osmanlı İmparatorluğu'ndan değildi. Türklerin dışında, üyeler ve destekçiler çoğunlukla Arnavutlar, Çerkesler, Kürtler, Ermeniler, Yunanlar, Yahudiler ve Araplar idi.