İçeriğe atla

J. Willard Gibbs

J. Willard Gibbs
Josiah Willard Gibbs
Doğum11 Şubat 1839(1839-02-11)
New Haven, Connecticut
Ölüm28 Nisan 1903 (64 yaşında)
New Haven, Connecticut
MilliyetAmerikalı
Mezun olduğu okul(lar)Yale Üniversitesi
ÖdüllerRumford Ödülü (1880)
Copley Nişanı (1901)
Kariyeri
DalıFizik, kimya, matematik, makine mühendisliği
Çalıştığı kurumlarYale Üniversitesi
Doktora
danışmanı
Hubert Anson Newton
Doktora öğrencileriEdwin Bidwell Wilson
Irving Fisher
Henry Andrews Bumstead
EtkiledikleriGustav Robert Kirchhoff
Hermann von Helmholtz
İmza

Josiah Willard Gibbs (d. 11 Şubat 1839 New Haven, Connecticut - ö. 28 Nisan 1903 New Haven, Connecticut) Amerikalı bilim insanı. Fizik, kimya, matematik ve makine mühendisliği alanlarında çalışan Gibbs, klasik termodinamiğin ve kurucusu sayıldığı fiziksel kimyanın[1] teorik temellerini ortaya koydu. Matematikçi olarak diğer alanlardaki çalışmalarının da katkısıyla vektör hesabını[2] geliştirdi. 1863'te Amerika Birleşik Devletleri üniversitelerinde mühendislik alanında verilen ilk, doğa bilimleri dalında verilen ikinci doktor unvanının sahibi oldu[3] ve kariyeri boyunca doktorasını yaptığı Yale Üniversitesi'nde çalıştı.[4]

Gibbs'in çalışmaları sayesinde, termodinamiğin ikinci yasası sadece buhar makinelerine uygulanabilir olmaktan çıkar ve kimyasal, elastik, elektrokimyasal, elektromanyetik vb. sistemlere de uygulanabilir hale gelir.

Hayatı

Doktora öncesi

Gibbs, gençlik yıllarında.

J. Willard Gibbs 11 Şubat 1839 tarihinde Connecticut eyaletine bağlı New Haven'da ABD'ye 17. yüzyılda göç etmiş bir ailenin 6. kuşağı[] olarak dünyaya geldi. Yale'de kutsal metinler profesörü olan Josiah Willard Gibbs Sr.[not 1] ve Mary Anna Van Cleve Gibbs'in beş çocuğundan biri ve tek oğludur[5][6].

Üniversite'ye Hopkins Grammer School, New Heaven'da hazırlanan[not 2] Gibbs, 1854 yılında Yale'e lisans eğitimi için kabul edildi. 1858'deki mezuniyetine[1][6] kadar matematik ve Latincedeki başarısı nedeniyle çeşitli ödüllerin de sahibi oldu[6][7]. Mezuniyet sonrası akademik çalışmalarına devam etti ve 1863[1][not 3] yılında doktor unvanını yine aynı üniversiteden makine mühendisliği alanında aldı. Gibbs'in doktorayı bitirdiği sene, ABD'de doktora programları henüz iki senedir açıktı[]. Bu durumunda da etkisiyle ülke tarihinde bütün fen bilimlerinde ikinci, mühendislikte verilmiş ilk doktora derecesinin sahibi olan bilim insanıdır.[3]

Doktora sonrası Yale'de okutman olarak bir dönem[1] ya da üç yıl geçiren Gibbs, bu zaman zarfında, ilk iki senesinde Latince son senesinde ise fizik[7] ya da doğa felsefesi[6] dersleri verdi. 1866 yılında iki kız kardeşi ile beraber Avrupa'ya gitmek üzere New Heaven'dan ayrıldı.[6]

Avrupa seyahati

Avrupa seyahati öncesi Gibbs Yale Üniversitesi'nde okutman olarak çalışmaktaydı.(1958)

İlk önce bir süre Paris'te kalan Gibbs, sonraki sene Magnus'un ve diğer fizikçi ve matematikçilerin derslerine katıldığı Berlin'e geçti. Son iki senesini Helmholtz ve Kirchoff'un ders verdiği Heidelberg'de geçirdikten sonra 1869'da New Heaven'a geri döndü[7]. Akademik kariyerinin gelişiminde kısa Avrupa seyahatinin etkisinin mühendislik eğitimine nazaran belirleyici olduğu söylenebilir.[6]

Akademisyen yılları

Yale Üniversitesi (1905)

Avrupa seyahatinden iki sene sonra, 1871'de, henüz ilk bilimsel makalesini yayımlamamış iken[6] Yale'de vefatına kadar sürdüreceği matematik fiziği profesörlüğü görevine kabul edildi[1][7]. Kariyerinin ilk dokuz senesinde maaş almadan çalıştı ve diğer üniversitelerden gelen teklifleri de reddetti.[6][not 4] 1873'te önemli makalelerinden ilki "Akışkanlar termodinamiğinde grafik yöntemleri"ni[y 1] ve ikincisi "Maddelerin termodinamik özelliklerinin geometrik anlatımı için bir method"u[y 2] yayımladı. Bu makalelerle Gibbs, matematik fiziği alanındaki uzmanlığını bilim dünyasına gösterirken, o iki bölüm halinde 1876 ve 1878 yıllarında yayımlanacak olan "Heterojen maddelerin dengesi üzerine"yi[y 3] hazırlıyordu. Kimyasal tepkimenin enerjisi ile ısı enerjisinin bağlantısını selefi teorilere göre çok daha net bir şekilde açıklayan bu makalenin[8] yayımlanması bile sorunluydu. Çünkü dergiyi yayımlayan Connecticut Sanat ve Bilimler Akademisi üyelerinin hiçbiri bu makaleyi tam olarak değerlendirebilecek bilgiye sahip değildi. Makale akademisyenlerin Gibbs'e olan güvenlerine dayanarak yayımlanabildi.[9] Aynı nedenle uzun bir süre hak ettiği ilgiyi görmedi, ta ki 1892'ye dek.

1892'de Ostwald tarafından Almancaya, 1899'da Le Chatelier tarafından Fransızcaya çevrilen makalesi Maxwell'in de verdiği destekle[9] kendisine Avrupa'da hakkettiği ünü sağladı[8]. Yayımladığı son çalışması 1902 yılında yayımlanan "İstatiksel mekaniğin temel prensipleri"[y 4] isimli kitabı olan Gibbs, ölmeden önce heterojen denge konusunda çalışmaya devam ediyordu[2].

Kariyeri

Willard Gibbs içine kapanık, yalnız çalışmayı seven ve titiz bir bilim insan olarak tanımlanır. Yakınlarınca anlatılan en belirgin özelliği mütevazı kişiliğidir. Çalışmaları ve kendisi hakkında konuşurken ki alçak gönüllülüğü onlara bilim dünyasındaki yerinin tam olarak farkında olmadığını düşündürecek kadar fazladır.[10] Halbuki Gibbs'in mütevazılığı akademik tarzı ile son derece örtüşmektedir. Bumsted onun bu tavrını çalışmaları ile arasında duygusal bir bağ kurmamasına ve onları savunmak ya da önemini anlatmak zorunda kalmayacak kadar rafine bir hale gelince yayımlamasına bağlar. Gibbs'in eserleri kendi başlarına ayakta kalacak kadar sağlamdır.[6]

Ostwald, Gibbs'in tarzını klasik teorisyenliğin en uç noktası olduğunu belirtmiştir. Ona göre bir klasik teorisyen az sayıda konuyla son derece titizce ilgilenir, fikir alışverişine fazla önem vermez, çalışmaları ile ilgili söylediği ilk söz genelde son sözüdür. Çünkü çalışmasının son halidir. Genellikle bu rafine çalışma muadillerine göre uzun süre gündemde kalacak kalitede olur. Gibbs'in tüm kariyerinde bu tanımlamanın izlerini görmek mümkündür.[6]

Çalışmaları

Entropi

"Akışkanlar termodinamiğinde grafik yöntemleri" ve "Maddelerin termodinamik özelliklerinin geometrik anlatımı için bir method" isimli makalelerinde termodinamik kurallarının algılanmasını geliştirecek yöntemleri araştıran Gibbs mekanik modellerin kavramları tam olarak anlatabildiğine inanmıyordu. Bu nedenle ilk çalışmaları geometrik gösterimler üzerine incelemelerdi. Bu makalelerinde ilk defa kullanılan grafiklerden en temeli sıcaklık - entropi diyagramıdır. Halihazırda yaygın bir şekilde kullanılan tıpkı hacim - basınç diyagramındaki gibi, herhangi bir çevrimin alanı ısısı ya da işi ile doğru orantılıdır. Belirli nedenlerden dolayı özellikle buhar makinelerinde ilk diyagrama göre daha fazla uygulama alanı bulmuştur[7][11].

Entropi ile ilgili olarak geliştirdiği bir diğer diyagram hacim - entropi diyagramıdır. Bu gösterim maddelerin ısı ya da iş gereksinimleri değil de kimyasal özellikleri incelendiği zaman faydasını gösterir. Çünkü entropi de hacim de niceliğe bağlı özelliklerdir, madde miktarı ile değişiklik gösterirler. Örneğin hacim - entropi diyagramını kullanmadan su benzeri en yüksek hacmine sıvı halinde ulaşan maddelerin fazlarının gösterimi mümkün değildir[7].

Termodinamik

Kimyasal enerji ve ısı enerjisi arasındaki bağlantı Gibbs'in Heterojen maddelerin dengesi üzerine isimli makalesine kadar belirgin değildi. Bu makale ile kimyasal reaksiyonlar da termodinamik yasaları dahilinde tanımlanabilir oldu[7]. Gibbs, tek bir makale ile, şimdi fiziksel kimya dediğimiz alanın ana hatlarını neredeyse hatasızca çizdi[8]. Van't Hoff'un seyreltik çözeltiler ve gazlar arasındaki benzerlik ile ilgili çalışmaları, Helmholtz'un (şu an Gibbs - Helmholtz denklemi olarak adlandırılan) galvanik pil üzerine çalışmalarını bu eserler ortaya çıkmadan yıllar önce Gibbs'in makalesinde görmek mümkündür. Makalesinin matematik altyapısı yaşadığı devrin kimyagerleri için karmaşıktır. Bu nedenle içeriğinin önemi yıllar sonra fark edilebilmiştir.[1] Lord Rayleigh'ın çalışmanın çok yoğun olduğu ve daha açıklayıcı yeni bir yayıma ihtiyaç duydukları ve makaleyi mevcut haliyle sadece yazarının anlayabileceğine ilişkin yorumuna Gibbs makalenin en büyük problemin tam tersine fazla uzun olması olduğu karşılığını vermiştir.[12]

Gibbs faz kuralı

Heterojen sistemlerle bağlantılı olarak geliştirdiği faz kuralı çalışmalarının en sadelerinden ve en önemlilerinden biridir. Kimyasal bileşenlerin sınıflandırılmasında önemli rol oynayan bu kural, aynı bileşenlerin kararlılıkları konusunda da fikir verir. Demir ve çelik metalurjisinin temel taşı olan faz diyagramlarının çizilebilmesini sağlar.[1][2]

Vektör hesabı

Gibbs'in kimyadaki başarılarının yanı sıra, matematiğe katkıları da azımsanamayacak boyuttadır. Yale'deki matematik fiziği derslerinde, özellikle elektrik teorisi ve manyetizma'nın netlikle açıklanabilmesi için vektör cebrine olan ihtiyacı fark eden Gibbs günümüzde de kullanılan vektör hesabını geliştirdi.[2]

İstatistiksel mekanik

Son çalışması The elemantary principles of statistical mechanics yüksek serbestlik derecesine sahip sistemlerin açıklanması üzerineydi.[2]

Diğer çalışmaları

Gibbs'in çalışmalarının teorik altyapısı probleme geniş bir perspektiften yaklaştığı için pek çok alana uygulanabilir. Bu temelden yola çıkarak kolloid bilimi[8], peroksitlerin gaz yoğunlukları,[y 5] elektrokimya[y 6][y 7] konularında makaleler kaleme almıştır. Yine 1882 - 1889 yılları arasında ışığın elektromanyetik teorisi ile ilgili yayımladığı 5 makale temelini önceki çalışmalarından alır. Günümüzde Gibbs - Konowalow Kanunu denilen, seyreltilen bir karışımın gaz basıncının değişim yönünün, derişimin değişim yönü ile aynı olduğu olgusu yine bu makalelerde görülebilir.[2]

Bu çalışmalarının yanı sıra meslektaşlarının isteği üzerine çalışmalarda da bulunmuştur. Edwin Wilson, Gibbs'in 1894 yılında Amerikalı bilim adamı Samuel Langley'nin yardım isteği üzerine süzülme sırasında etki eden kuvvetler hakkında çalıştığını belirtmektedir.[13]

Eğitimciliği

Gibbs'in öğrencileri ile olan ilişkisi de mesafelidir. Ona göre, verdiği derslerin zorluğu, kapsamı veya öğrencilerin temeldeki eksikleri onların problemidir ve kendilerini derse hazırlamaları gerekmektedir.

Ostwald'ın tanımı Gibbs'in eğitimciliğinde de kendini gösterir. Tüm akademik kariyeri boyunca ancak yüze yakın doktora öğrencisi olan Gibbs'in öğrencileri ile olan ilişkisi de mesafelidir. Ona göre verdiği derslerin zorluğu, kapsamı veya öğrencilerin temeldeki eksikleri onların problemidir ve kendilerini derse hazırlamaları gerekmektedir.[14] Bu nedenle bazı öğrencileri onun bu tarzından şikayet ederken, bir kısmı ise kendine has tarzı olan ve zekasının büyüsüne kapılan herkese ilham veren biri olarak tanımlar.[10] Onun bu kendine yeter tarzı bilimsel yaklaşımını devam ettirecek öğrenciler bulmasına, bir akım oluşturmasına engel olmuştur.[14] Doktora öğrencileri bile çalışmalarını son birkaç rötuşa kadar kimseyle paylaşmadığını, öğrencilerinin onu gerçek anlamıyla çalışırken asla göremediğini belirtirler.[10]

Kişiliği

Gibbs'in mütevazı kişiliği yakınlarınca anlatılan en belirgin özelliğidir. Çalışmaları ve kendisi hakkında konuşurken ki alçak gönüllülüğü bilim dünyasındaki yerinin tam olarak farkında olmadığını düşündürecek kadar fazladır[10].

Ödülleri

Başarılarla dolu kariyerinde aldığı sayısız takdirler arasında Connecticut Sanat ve Bilimler Akademisi, Amerikan Sanat ve Bilimler Akademisi, Britanya Kraliyet Enstitüsü, Cambridge Felsefe Topluluğu, Londra Kraliyet Topluluğu, Berlin Prusya Kraliyet Akademisi, Fransız Enstitüsü, Londra Fizik Topluluğu, Bavyera Bilim Akademisi ve Amerikan Matematik Topluluğu sayılabilir[10].

Aldığı ödüller arasında 1881'de Boston Amerikan Üniversitesi tarafından Rumford Madalyası'na,[15] 1901 yılında döneminin en prestijli bilim ödülü sayılabilecek Copley Madalyası'na layık görülmüştür[1][10].

Etkileri

Willard Gibbs'i meslektaşlarından ayıran en büyük özelliği termodinamiği kimsenin ulaşamadığı farklı bakış açısı ile ele alması ve sayısız termodinamik prensibi tek başına keşfetmesidir[7]. Bir mühendistir ve ilk çalışmalarının hepsi mühendislik problemlerinin çözümüne odaklıdır. Herhangi bir kuramsal çalışması 1871'deki ünlü makalesine kadar yoktur[9]. Tüm bunlara rağmen teorik kimya alanına bir tek çalışmayla en fazla katkıyı yapan Amerikalıdır.[1] Guerlac Gibbs'in pratik konulardan kuramsal alana kayışının ABD'de teorik çalışmaların yaygınlaşmaya başlamasının öncül bir örneği olduğu yorumunu çıkarır[9].

Anma

1910 yılından beri Amerikan Kimya Topluluğu'nun Chicago Bölümü yılın en iyi makalesinin sahibine Willard Gibbs Madalyası vermektedir[10]. Yale, 1934'ten beri adını yaşatmak için Gibbs matematik profesörü unvanını saygın akademisyenlerine sunmaktadır.[1]

İlişkili maddeler

Rudolf Clausius
Sadi Carnot
Gibbs Termodinamik Formülü

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  1. ^ Gibbs, JW (1873) "Graphical methods in thermodynamics of fluids" Transactions of Connecticut Academy 2:309
  2. ^ Gibbs, JW (1873) "A method of geometrical representation of the thermodynamic properties of substances" Transactions of Connecticut Academy 2:382
  3. ^ Gibbs, JW (1876) "On the equalibrium of heterogeneous substances" Transactions of Connecticut Academy 3:108; (1878)3:343
  4. ^ Gibbs, JW (1902). The elemantary principles of statistical mechanics (İngilizce). New Heaven, Connecticut: Yale University Press. 10 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 30 Ocak 2010. 
  5. ^ Gibbs, JW (1879). "On the vapor densities of peroxide of nitrogen, formic acid, acetic acid and percholoride of phosphorus". American Journal of Science. Cilt 3. ss. 18, 277, 371. 
  6. ^ Gibbs, JW (1886). "Electrochemical Thermodynamics. Two Letters to the Secretary of the Electrolysis Committee of the British Association for the Advancement of Science". The British Association. ss. 388-389. 
  7. ^ Gibbs, J.W. (1888). "Electrochemical Thermodynamics. Two Letters to the Secretary of the Electrolysis Committee of the British Association for the Advancement of Science". The British Association. ss. 343-346. 

İkincil kaynaklar

Notlar

  1. ^ Getman, Willard Gibbs'in babasını konusunda son derece uzman, alçak gönüllü ve meslektaşları tarafından yayımlarını alışılmadık biçimde titiz hazırlayan bir bilim insanı olarak bilinen biri şeklinde tasvir etmektedir. Onun bu özelliklerinin kalıtsal ve örnek olma yoluyla Gibbs'e de geçtiği sonucunu çıkarır. Getman, FH a.g.e., s.129
  2. ^ 19. yüzyıl Amerikası kolej başvurularında Yunanca ve Latince bilgisi de bir şarttır. Kraus, CA a.g.e., s.276
  3. ^ Getman, Gibbs'in doktorasını 1866 yılında tamamladığını iddia etse de kaynaklar ağırlıklı olarak 1863 yılını işaret etmektedir. Getman, FH a.g.e., s.130
  4. ^ 1890 yılında Johns Hopkins Üniversitesi'nden teklifi kabul etmek üzereyken Yale'in kendisine maaş ödemeye başlaması üzerine fikrini değiştirdi. Deltete, RJ a.g.e., s.289

Kaynakça

  1. ^ a b c d e f g h i j Yale Üni. Sek.a.g.e., s.98
  2. ^ a b c d e f Getman, FH a.g.e., s.132
  3. ^ a b Wheeler, L.P. a.g.e., s.V.
  4. ^ Hassani S. a.g.e., s.356.
  5. ^ Getman, FH a.g.e., s.129
  6. ^ a b c d e f g h i j Deltete, RJ a.g.e., s.289
  7. ^ a b c d e f g h Getman, FH a.g.e., s.130
  8. ^ a b c d Getman, FH a.g.e., s.131
  9. ^ a b c d Guerlac, H a.g.e., s.244
  10. ^ a b c d e f g Getman, FH a.g.e., s.133
  11. ^ Thurston, RH a.g.e., s.137
  12. ^ Wilson, Edwin B. A Letter from..., s.38
  13. ^ Wilson, Edwin B. Willard Gibbs..., s.233
  14. ^ a b Deltete a.g.e., s.294
  15. ^ Richards TW a.g.e., s.103

Dış bağlantılar

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bilim</span> bilgiyi inşa eden ve organize eden sistematik sistem ve bu sistem tarafından üretilen bilgi kümesi

Bilim veya ilim, nedensellik, merak ve amaç besleyen, olguları ve iddiaları deney, gözlem ve düşünce aracılığıyla sistematik bir şekilde inceleyen entelektüel ve uygulamalı disiplinler bütünüdür. Kimi kullanımlarda bu tanımın "ilim" için geçerli olmadığının altını çizmek gerekir. Çünkü bilim somut, evrensel olayları kendine konu edinmişken ilim doğaötesi olaylarla da ilgilenebilir fakat somut kanıt sunmaz. Bilimi sınıflandıran bilim felsefecileri bilimi formal bilimler, sosyal bilimler ve doğa bilimleri olmak üzere üçe ayırır. Bilimin diğer tüm dallardan en ayırt edici özelliği, savunmalarını somut kanıtlarla sunmasıdır. Bu sayede bilim, bilinmeyen olguları açıklamamıza ve evreni idrak etmemize güçlü destek olur.

<span class="mw-page-title-main">Oktay Sinanoğlu</span> Türk kimyager ve akademisyen

Oktay Sinanoğlu, Türk kimya mühendisi ve akademisyen. Kimya, moleküler biyofizik, biyokimya ve matematik alanlarında dersler vermiştir. 1975 yılında özel kanunla Oktay Sinanoğlu'na ilk ve tek Türkiye Cumhuriyeti Profesörü ünvanı verilmiştir. Türkiye'de akademik çalışmalarıyla olduğu kadar, Türkçe ile ilgili politik görüşleriyle de tanınmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">William Thomson</span> Britanyalı fizikçi ve mühendis (1824-1907)

William Thomson, İskoçyalı fizikçi.

<span class="mw-page-title-main">Doğa bilimleri</span> doğal dünyayı inceleyen bilim dalları

Doğa bilimleri, gözlem ve deneylerden elde edilen ampirik kanıtlara dayalı olarak doğal olayların tanımlanması, anlaşılması ve tahmin edilmesiyle ilgilenen bilim dallarından biridir. Akran değerlendirmesi ve bulguların tekrarlanabilirliği gibi mekanizmalar, bilimsel ilerlemelerin geçerliliğini sağlamaya çalışmak için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Jacobus Henricus van 't Hoff</span>

Jacobus Henricus van 't Hoff, Nobel Kimya Ödülü sahibi Hollandalı kimyacı.

<span class="mw-page-title-main">Lars Onsager</span>

Lars Onsager, Norveçli kimyacı. Daha sonra ABD vatandaşı olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Theodore Richards</span> Amerikalı kimyager (1868 – 1928)

Theodore William Richards Amerikalı kimyacı, 1914 Nobel Kimya Ödülü sahibi. Nobel ödülünü "çok sayıdaki kimyasal elementin atom ağırlıklarının doğru bir şekilde saptanmasından dolayı" kazandı.

<span class="mw-page-title-main">Tjalling Koopmans</span> Hollandalı-Amerikalı ekonomist (1910 – 1985)

Tjalling Charles Koopmans, 1975'te Nobel İktisat Ödülü'nü Leonid Kantoroviç ile ortaklaşa kazandı.

<span class="mw-page-title-main">Ludwig Boltzmann</span> Avusturyalı fizikçi (1844-1906)

Ludwig Eduard Boltzmann. Avusturyalı fizikçi. İstatistiksel mekanik ve istatistiksel termodinamik alanındaki buluşları ve katkıları ile ünlüdür. Henüz tartışmalı olduğu günlerde dahi atom teorisinin en önemli savunucuları arasında yer almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Godfrey Harold Hardy</span> İngiliz matematikçi (1877–1947)

Godfrey Harold Hardy, sayı teorisi ve matematiksel analizdeki başarılarıyla tanınan İngiliz bir matematikçiydi. Biyolojide, popülasyon genetiğinin temel bir ilkesi olan Hardy-Weinberg ilkesi olarak da bilinen, tür içi gen alışverişinin fazla olduğu topluluklarda başat ve çekinik genetik özelliklerin dağılımının oranı hakkındaki teorisiyle bu konudaki tartışmaya son vermiştir.

Kimyasal reaktiflik, bir reaksiyonun meydana gelme eğilimiyle ilişkilidir. Kimyasal tepkimelerin gerçekleşmesini belirleyen faktörler termodinamik düzeyinde incelenir. Termodinamik olarak bir reaksiyon eğer tepkimenin ürünleri reaktanlara kıyasla daha düşük serbest enerji düzeyinde ise gerçekleşir. Diğer taraftan Reaktiflik ise genel olarak bir maddenin kimyasal değişikliklere ya da kimyasal tepkimelere girme eğilimine denir. Elementlerin atomik yapısı ve elektronlarının dizilişi elementlerin ve oluşturdukları moleküllerin reaktifliğinde önemli rol oynar. Soygazların örneğin kimyasal olarak çok az reaktiflik gösterdiği belirtilir. Dolayısıyla kimyasal bileşik oluşturmaları zordur. Bu durum soygazların tam dolu olan en dış elektron kabuğundan dolayıdır.
Kimyasal denge, asit ve baz kimyası, elektron aktarımı tepkimesi ve entropi gibi konular kimyasal reaktifliğin temel kavramlarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Gibbs paradoksu</span>

İstatistiksel mekanik, entropinin yarı-klasik türevinde parçacıkların ayırt edilemezliklerini hesaba almaz, kapsamlı olmayan bir entropi ifadesi verir. Bu, Josiah Willard Gibbs'den sonra, Gibbs paradoksu olarak bilinen bir paradoksa yol açar. Paradoks kapalı sistemlerin entropisini azaltmak için termodinamiğin ikinci yasasını ihlale izin verir. Konuyla ilgili bir paradoks da "karıştırma paradoks" udur. Eğer entropi tanımının parçacık permütasyonu göz ardı edilerek değiştirilmesi gerektiğini göz önüne alırsak, paradoks önlenir.

<span class="mw-page-title-main">Termodinamik tarihi</span>

Termodinamiğin tarihi fizik tarihinde, kimya tarihinde ve genel olarak bilimin tarihinde temel bir aşamadır. Bilim ve teknolojinin birçok yerinde termodinamiğin bağıntısı sebebiyle, termodinamiğin tarihi klasik mekanik, kuantum mekaniği, manyetizma ve kimyasal hız bilimin gelişimi ile ince bir biçimde dokunmuştur ve meteoroloji, bilgi teorisi ve biyoloji, fizyoloji gibi daha uzak pratik alanlara ve buhar makinesi, iç yakımlı makine, kriyojeni ve elektrik üretimi gibi teknolojik gelişmelerle de bağlantılıdır. Termodinamiğin gelişmesi atom teorisi tarafından sürdü ve sürdürüldü. Ayrıca, ustaca bir yaklaşımla, olasılık ve istatistikte yeni yönleri harekete geçirdi.

Mekaniğin daha önce Rudolf Clausius tarafından tanıtılan entropi fonksiyonu olasılık teorisi kullanılarak istatistiksel entropi olarak yorumlanır. İstatistiksel termodinamik perspektif Avusturyalı fizikçi Ludwig Boltzmanın çalışmaları ile 1870 yılında tamamlandı.

Willard Gibbs Madalyası, American Chemical Society'nin Chicago Bölümü tarafından sunulur. 1910 yılında Chicago Bölümü'nünü başkanı ve sekreteri William A. Converse (1862-1940) tarafından Yale Üniversitesi'nden Profesör Josiah Willard Gibbs (1839-1903) adına oluşturulmuştur. Faz Kuralı'nın formülasyonu ile yeni bir bilim kurmuş olan Gibbs, birçokları tarafından keşifleri, doğada Newton ve Galileo'nunkiler kadar temel olan tek Amerikalı bilim insanı olarak görülüyordu.

<span class="mw-page-title-main">John F. Hartwig</span> Amerikalı kimyager

John F. Hartwig, Berkeley'de bulunan Kaliforniya Üniversitesi'nde kimya profesörüdür. Laboratuvarı, çok çeşitli organik bileşiklerin hazırlanması için yeni yöntemler geliştirmeye odaklanmaktadır.

Asger Hartvig Aaboe, antik Babil astronomisi tarihine katkılarıyla tanınan bir bilim tarihçisi ve matematikçiydi. Babil astronomi çalışmalarında, Babillilerin hesaplama şemalarını nasıl tasarladıklarını anlamak için modern matematik açısından analizlerin ötesine geçti.

Bilimsel Biyografi Sözlüğü, baş editörü Princeton Üniversitesi'nden bilim tarihçisi Charles Gillispie ile birlikte 1970'ten 1980'e kadar yayıncı Charles Scribner's Sons tarafından, yayınlanan bilimsel bir referans çalışmasıdır. Yeni Bilimsel Biyografi Sözlüğü tarafından sürdürülmektedir. Bu yayınların her ikisi de Complete Dictionary of Scientific Biography adlı bir elektronik kitaptan oluşmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Bilimsel bilginin sosyolojisi</span>

Bilimsel bilgi sosyolojisi, özellikle bilimin sosyal koşullarını, etkilerini, sosyal süreçlerini mercek altına alan bir bilimin incelemesidir. Bilimsel cehalet sosyolojisi de bilimsel bilgi sosyolojisinin tamamlayıcısı görevini görmektedir. Bilimsel bilgi sosyolojisi, insan bilgisinin etkisini, etki alanlarını ve toplumlar üzerinde hakim olan fikirleri ve ortaya çıkışına neden olan sosyal etkileri incelemektedir.

<span class="mw-page-title-main">Henry Andrews Bumstead</span> Amerikalı fizikçi

Henry Andrews Bumstead, Amerikalı fizikçi. 1918'de Londra'daki Birleşik Devletler elçiliğinde bilimsel ataşe ve 1920'de Ulusal Araştırma Konseyi başkanı olarak görev yaptı.