İçeriğe atla

Işık tekniği

Işık tekniği, sinemada ışık, filme alınacak objeleri ve oyuncuları senaryoda istenilen şekilde aydınlatmak için kullanılan bir tekniktir. Doğru kullanılacak ışık tekniği ile seyirciye istenilen psikolojik etki rahatlıkla yaratılabilir. Işıklar sabit veya hareketli objeleri aydınlatmak için farklı ışık üreten cihazların seçilmesi sonucunda oluşturulur. Sinema sektöründe kullanılan ışıkların en büyük özelliği, çekimlerin zaman zaman sesli yapılması ihtimaline karşılık "ses çıkarmayan sistemler" kullanılmasıdır.

Teknik açıdan aydınlatma

Kameranın doğru görüntüyü verebilmesi için minimum ve maksimum ışık ihtiyacına denir. Işık dağılımının ihtiyaca göre doğru şekilde yapılması gerekir. Aşırı ışık, filmin kalitesini bozar, hoş olmayan görüntüler ortaya çıkarır. Az ışık ise filmde kaliteyi ortadan kaldırır.

Görsel açıdan aydınlatma

Gerekli ihtiyacın haricinde, korku filmleri gibi belli efektler verme amacıyla sahnenin özel amaçlı aydınlatılmasına denir. Son dönemlerde moda olan dijital efektler ile ışık tektiğinin birleştirilmesi sonucu harikulade sonuçlara ulaşılabilmektedir.

Tek kameralı çekim örneği

Konuya göre yapılan çekimler tepe lambası kullanılarak gerçekleştirilebileceği gibi, profesyonel amaçlı sonuç elde etmek için minimum ışık tekniği de kullanılabilir. Örnek olarak:

  • 2 yan dolgu ışığı (Sağ ve solda, gölgeleri yok etmek için) 650 Watt
  • 1 ana dolgu ışığı (Kamera üstünden) 650 Watt
  • 1 ana ışık (2000 Watt) Genel aydınlatma
  • 1 geri besleme ışığı (Arka tarafı aydınlatmak için, örneğin mavi) 300 Watt

Sıcak ve soğuk efektler

Işıkların üzerinde çeşitli filitreler kullanılarak sıcak ve soğuk ışık efektleri elde edilebiliyor. Işıkların psikolojik etkileri vardır.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Görüntü işleme</span>

Görüntü işleme isim ölçülmüş veya kaydedilmiş olan elektronik (dijital) görüntü verilerini, elektronik ortamda amaca uygun şekilde değiştirmeye yönelik yapılan bilgisayar çalışması.

<span class="mw-page-title-main">Algı</span> Duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesi

Algı, psikoloji ve bilişsel bilimlerde duyusal bilginin alınması, yorumlanması, seçilmesi ve düzenlenmesi anlamına gelir. Algı, duyu organlarının fiziksel uyarılmasıyla oluşan sinir sistemindeki sinyallerden oluşur. Örneğin, görme gözün retinasına düşen ışıkla, işitme kulağa gelen ses ile oluşur. Algı bu sinyallerin sadece pasif bir şekilde alınması değildir. Öğrenme, dikkat, hafıza ve beklenti ile şekillenebilir. Algı, bu "yukarıdan aşağıya etkileri" kapsadığı gibi duyusal girdinin "aşağıdan yukarıya" işlenmesini de içerir. "Aşağıdan yukarıya işlemler", basitçe, düşük seviye bilgi kullanılarak daha yüksek seviyede bilginin oluşturulmasıdır. Yukarıdan aşağıya işlemler ile kastedilen, kişinin kavram ve beklentilerinin algıyı etkilemesidir. Algılama, sinir sisteminin kompleks işlemlerine dayanır, ancak bilinçsel farkındalığın dışında gerçekleştiği için çoğu zaman kişilere zahmetsizce gerçekleşir gibi gelir.

Fizikte, kütle, Newton'un ikinci yasasından yararlanılarak tanımlandığında cismin herhangi bir kuvvet tarafından ivmelenmeye karşı gösterdiği dirençtir. Doğal olarak kütlesi olan bir cisim eylemsizliğe sahiptir. Kütleçekim kuramına göre, kütle kütleçekim etkileşmesinin büyüklüğünü de belirleyen bir çarpandır (parametredir) ve eşdeğerlik ilkesinden yola çıkılarak bir cismin kütlesi kütleçekimden elde edilebilir. Ama kütle ve ağırlık birbirinden farklı kavramlardır. Ağırlık cismin hangi cisim tarafından kütleçekime maruz kaldığına göre ve konumuna göre değişebilir.

Oktan sayısı, teknik anlamıyla, benzinin vuruntu kalitesinin değerlendirilmesi için kullanılan bir ölçüttür. Bir yakıtın oktan sayısı, yanma kalitesinin ve özellikle de zor koşullara dayanma yeteneğinin ölçüsüdür. Araç performansının düşmesinden ve motorun hasar görmesinden kaçınmak için benzinin motora uygun bir oktan kalitesine sahip olması gerekmektedir. Motorlarda kullanılacak benzin, motorun yapısına ve teknolojisine göre seçilir.

Watt, SI'de, uluslararası standart güç birimidir.

<span class="mw-page-title-main">Dolly zoom</span>

Dolly zoom, sinemada kullanılan bir kamera özel efektidir. Film kamerasını taşıyan ve "dolly" adı verilen kaydırma arabası veya vinç ileri veya geriye doğru çekilirken kameranın bunun tersine bir optik yaklaştırma veya uzaklaştırma işlemi yapmasına "dolly zoom" adı verilir. Dolly zoom işleminde, merkezdeki obje perdede sabit kalırken önünde ve arkasındaki nesneler hızla değişen objektif açısının çarpıtmalarına uğrayarak özel görsel efektler oluştururlar. Dolly zoom normal görsel algıyı baltalayan tedirgin edici bir özel efekttir.

Nesnellik, yaygın olarak her tür öznel etki ve ögelerden bağımsız olabilme durumunu ifade etmek için kullanılan bir terimdir. Nesnel bilginin temellendirilmesinde ileri sürülen argümanları şekilde burada da geçerlidir. Nesnellikten kastedilen, özneden kesin bir şekilde bağımsızlıktır, daha doğru bir deyişle öznenin birebir nesnenin kendisine uygunluğudur. bunun nasıl olabildiği, kuramsal düzlemde açık değildir; dolayısıyla da bu haliyle nesnellik bir varsayımdan ibarettir. Örneğin resimde çizgi tekniği kullanılması.

Film, hareketli resimlerin seri şekilde gösterilmesi ile ortaya çıkan bir yapıttır. Filmler, gerçek insan ve objelerin kamerayla kayıt edilmesiyle veya animasyon teknikleri, özel efektler gibi teknikler ile her iki unsurun yaratılmasıyla ortaya çıkar. Filmlerde bir seri tekil çerçeveler oluşturulur ancak bu çerçeveler ardışık ve hızlıca gösterildiğinde, optik illüzyon oluşur ve bu optik illüzyon izleyicinin, sırayla hızla izlenen ayrı çerçeveler arasındaki sürekli hareketi algılamasına neden olur. Film yapım süreci hem bir sanat hem de bir endüstridir. Sinematografinin kısaltması olan "sinema" kelimesi genellikle film yapımcılığını, film endüstrisini ve ilgili sanatları ifade etmek için kullanılır.

<span class="mw-page-title-main">Kırmızıya kayma</span>

Fizik ve astronomide kırmızıya kayma diye tanımlanan fenomen, bir cisimden yayılan ışımanın dalga boyunun artmasıdır. Görülebilen ışık için bu ışığın renginin elektromanyetik tayfın kırmızı yöne doğru kaymasıdır. Tersine dalga uzunluğunun azalması, maviye kayma olarak bilinir. Kâinat'ta gözlenen galaksilerden gelen ışığın birkaç istisnaî durum dışında tayfın hep kırmızı bölgesine kaydığı gözlenir. Edwin Hubble, bu gözlemin sonucunda Kâinat'ın yönden bağımsız olarak genişlediğini söylemiştir.

<span class="mw-page-title-main">Cinerama</span>

Cinerama üç adet senkronize 35 mm projektör kullanılarak görüntülerin eş zamanlı olarak içbükey, dev bir perdeye yansıtılması şeklinde çalışan bir geniş ekran işleminin ticari adıdır. Cinerama 1950'ler sırasında, televizyonun sinema endüstrisiyle olan rekabetine bir tepki olarak gelişen geniş ekran işlemlerinin ilkini oluşturmaktadır ve film endüstrisi üzerinde önemli etkileri olmuştur.

<i>Bokeh</i>

Bokeh veya boke, fotoğraf çekilirken, fokus yani odak dışında kalan net olmayan kısımların fotoğrafçının seçtiği objektif, kullandığı diyafram gibi ayarlar neticesinde fotoğrafta oluşan bulanıklık efektidir. Bokehin belirleyicisi öncelikle objektiftir. Her objektifin bokehi farklı olduğu gibi, seçilen diyafram değeri ile bokeh efekti ve derecesi değişebilir.

<span class="mw-page-title-main">Dijital fotoğrafçılık</span>

Sayısal Fotoğrafçılık, nesnelerin görüntülerini oluşturmak için sayısal teknolojinin kullanıldığı bir fotoğrafçılık tarzıdır. Sayısal teknolojinin gelişimine kadar fotoğrafçılıkta görüntülerin karta basılması için kimyasal işlemlere ihtiyaç duyulan fotoğraf filmi kullanılmaktaydı. Aksine, sayısal görüntü kimyasal işleme gerek olmaksızın tamamen sayısal teknoloji ve bilgisayar kullanılarak görüntülenebilir, basılabilir, işlenebilir, taşınabilir ya da arşivlenebilir.

<span class="mw-page-title-main">Polarizasyon</span>

Polarizasyon dalganın hareket yönüne dik gelen düzlemdeki salınımların yönünü tanımlayan yansıyan dalgaların bir özelliğidir. Bu kavram dalga yayılımı ile ilgilenen optik, deprembilim ve uziletişim gibi bilim ve teknoloji sahalarında kullanılmaktadır. Elektrodinamikte polarizasyon, ışık gibi elektromanyetik dalgaların elektrik alanının yönünü belirten özelliğini ifade eder. Sıvılarda ve gazlarda ses dalgaları gibi boyuna dalgalar polarizasyon özelliği göstermez çünkü bu dalgaların salınım yönü uzunlamasınadır yani yönü dalganın hareketinin yönü tarafından belirlenmektedir. Tersine elektromanyetik dalgalarda salınımın yönü sadece yayılımın yönü ile belirlenmemektedir. Benzer şekilde katı bir maddede yansıyan ses dalgasında paralel stres yayılım yönüne dik gelen bir düzlemde her türlü yönlendirmeye tabi olabilir.

<span class="mw-page-title-main">Film ekibi</span> prodüksiyon şirketi tarafından bir film yapımı için işe alınan insan topluluğu

Film ekibi, prodüksiyon şirketi tarafından bir film yapımı için işe alınan insan topluluğudur. Teknik ekip, Kast'tan yani oyuncu grubundan farklı bir ekiptir. Aynı zamanda film şirketinde ya da filmin fikir haklarında pay sahibi olan prodüktörlerden de ayrıdır. Film set ekibi uzmanlık alanlarına göre farklı departmanlara ayrılır.

Peyzaj mühendisliği, ekolojik ölçütler doğrultusunda araziyi ve suyu şekillendirmek için matematik ve bilimin uygulamasıdır. Ayrıca yeşil mühendislik diye tariflenebilir ama peyzaj mühendisliği için bilinen en iyi tasarım profesyonelleri peyzaj mimarıdır. Peyzaj mühendisliği, antropojenik peyzajın yaratılması ve tasarlanması için mühendislik ve diğer bilimlerin disiplinler arası uygulamasıdır. Bu farklılık geleneksel olarak alanın, arazinin yeniden ıslahı, iyileştirilmesi, yeniden kullanımını ve geri kazanımını kapsamaktadır. Bunu yaparken Peyzaj mühendisliği;

Fotometri bir astronomik nesnenin ışık akısı veya elektromanyetik radyasyonunun yoğunluğunun ölçülmesi ile ilgili bir astronomi tekniğidir.

<span class="mw-page-title-main">Görelilik teorisi</span> zamanın göreceli olduğunu söyleyen teori

Görelilik teorisi, Albert Einstein'ın çalışmaları sonucu önerilen ve yayınlanan, özel görelilik ve genel görelilik adlarında birbirleriyle ilişkili iki teorisini kapsar. Özel görelilik, yer çekiminin yokluğunda tüm fiziksel fenomenler için geçerlidir. Genel görelilik, yer çekimi yasasını ve bu yasanın diğer doğa kuvvetleri ile ilişkisini açıklar. Astronomi de dahil olmak üzere kozmolojik ve astrofiziksel alem için geçerlidir.

<span class="mw-page-title-main">Gereksinim çözümleme</span>

Bilgisayar bilimlerinde, gereksinim analizi ya da gereksinim çözümleme; çeşitli sistemlerin gerekliliklerini ve olası çelişkili durumlarını göz önüne alarak, yazılımı analiz etmek, belgelemek, doğrulamak ve yönetmek için yeni veya değiştirilmiş bir ürün üzerinde projenin ihtiyaçlarını, sistem gereksinimlerini ve koşullarını belirleyen görevleri kapsamaktadır.

Lenticular baskı işlemi birden çok basamağı olan merceksi lensler yardımı ile en az iki veya daha fazla imajın kombine edilmesi ile oluşturulan baskı teknolojisidir. Birden fazla frame kullanılarak kısa ve değişken animasyonlar, yaşam evresini gösteren kısıtlı sayıda görsel geçişler ile farklı efektler de oluşturulabilir. Birden fazla imaj toplanarak, dijital alanda tek düz bir imaj haline getirilmektedir. Bu işleme imaj birleştirme işlemi denilmektedir.

Görsel efekt, görüntülerin film yapımında ve video prodüksiyonunda canlı aksiyon çekimi bağlamı dışında oluşturulduğu veya manipüle edildiği süreçtir. Gerçekçi görüntüler oluşturmak için esas canlı çekim ve diğer canlı çekim görüntülerinin veya bilgisayar tabanlı görüntü (CGI) öğelerinin filme bütünleştirilmesine VFX denir.