
Malatya, Türkiye'nin Malatya ilinin merkezi olan şehirdir.
Tūnyokuk, Göktürk Kağanlığının yabgusudur. "Aşina" ailesinin akrabalarından Göktürk "Aşide" ailesindendir. Göktürkler ve diğer Türk göçebe imparatorluklarının kurucusu ve yönetenleri, Aşina sülalesindendir.

Etrüskler, İtalya'nın Tiber ile Arno nehirleri arasında yer alan Etruria bölgesinde yaşamış ve MÖ 6. yüzyıla dek varlığını sürdürmüş bir halk olup Antik Romalılar tarafından Etrusci veya Tusci adlarıyla tanımlanmışken Yunanlar Tyrrhen, Tyrsen diye tanımlamıştır. Kendilerine Rasena diyen Etrüsk halkının bir kısmı ve kültürü zamanla Roma İmparatorluğu içinde erimiştir. Etrüskler İtalya'da dönemlerindeki diğer kavimlerden çok daha ileri bir uygarlık düzeyindeydiler. Roma uygarlığının, Etrüsk mitolojisindeki ilahlardan, hukukundan yol yapım tekniklerine kadar, kökünü hemen hemen tümüyle Etrüsk uygarlığından almış olduğu günümüzde saptanmış durumdadır. Etrüskler'in dini, Ciceronun değindiği gibi, vahyedilmiş bir dindi ve 12'li sistemi baz alan bir inisiyatik örgütlenmeleri vardı.

Orhun Vadisi Moğolistan’ın göbeğinde, başkent Ulan Batur’dan 370 km uzaklıkta Orhun Nehrinin etrafında bulunmaktadır. Orhun Vadisi 2004 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine alınmıştır. Orhun Vadisinin tarih açısından büyük önemi vardır. Uygur Kağanlığı ve bir zamanlar dünyanın en büyük imparatorluğu olan Moğol İmparatorluğu'nun başkentleri Orhun Vadisi’ndedir. Bu yüzden Orhun Vadisi Hun İmparatorluğu, Göktürk Kağanlığı, Uygur Kağanlığı ve Moğol İmparatorluğu’na ait arkeolojik kalıntılar, eski kent ve yerleşim merkezlerinin enkazları, yazılı ve dikil taşlar, mezarlar ve Budist tapınaklarının bulunduğu, çok sayıda tarihi bilgi içeren kültürel bir miras olarak kabul edilmektedir.

Kül Tigin Yazıtı veya Kül Tigin Kitabesi, Bilge Kağan'ın kardeşi, İkinci Doğu Göktürk Kağanlığı'nın yöneticisi Kül Tigin'in ölümü üzerine MS 732'de Orhun Vadisinde diktirilmiş yazıt.

Bilge Kağan Yazıtı veya Bilge Kağan Kitabesi, Türk dilinin en eski yazıtlarındandır. Orhun Yazıtları olarak bilinen yazıtlardan biridir.

Tonyukuk Yazıtları ya da uluslararası literatürdeki adıyla bulunduğu yere nisbetleBain Tsokto Yazıtları, Orhun Irmağı vadisinde 8. yüzyılda yazılıp dikilmiş olan Göktürk Yazıtlarından birisidir. Moğolistan'ın başkenti Ulan Bator'un ilçesi Nalayh'ta Bayan Tsokto adlı yerde bulunmuştur.

Likçe ya da Likya dili, Güneybatı Anadolu'da, günümüzde Teke Yarımadası'na karşı gelen Likya ülkesinin halkı olan Likyalılar tarafından kullanılmış ve M.Ö. 1. binyıl ortalarından itibaren kayda geçmiş Anadolu dili.
Urartuca, günümüzde Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde, Ermeni Yaylası adıyla da bilinen coğrafî bölgede, Van Gölü çevresinde yerleşmiş ve başkenti günümüz Van şehrinin yakınlarında kurulmuş Urartu Krallığı'nda yaşayanlar tarafından konuşulan dil. Ne coğrafi kökeni ne de çoğunluk dili olarak konuşulduğu bölge kesin olarak belirlenememekle birlikte muhtemelen Van Gölü çevresi ve Yukarı Zap Suyu Vadisi'nin yakınlarında baskın olarak konuşulmuştur.
Zincirli Höyük Gaziantep il merkezinin batısında, İslahiye ilçesinin 10 km. kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Amanos Dağları'ndan doğu - batı yönünde geçit veren Beyhan Geçidi'ndeki ovada, küçük bir bataklığın batı kenarındadır. Geç Hitit Dönemi buluntuları ile tanınmıştır. Antik adı Aramice'de Sam'al olup Geç Hitit Dönemi'nin en önde gelen metropollerinden biri ve bir kraliyet merkezi olarak bilinmektedir. Günümüzden 3 bin yıl önce 40 hektarlık bir alana yayılmış bir kentti. Zincirli Höyük kazılarında ele geçen Asur Kralı Esarhaddon'a ait bir kitabe, kentin Sam'al olduğunu doğrulamaktadır. Hitit İmparatorluğu'nun MÖ 1.200'lerden sonra çöküşü ardından Güneydoğu Anadolu Bölgesi - Kuzey Suriye genel yayılımında, tarihçilerin Geç Hitit Devletleri, Kuzey Suriye Krallıkları ya da Suriye - Hitit Devletleri olarak adlandırdıkları devletler kurulmuştu. Bu devletlerin başkentlerinde, kentin merkezini oluşturan yönetsel ve dinsel yapılar bir yükseltide kurulmuş, ayrıca tahkim edilmiş bir kale içinde yer alınmıştır. Kentler, çift sur ile çevrilidir. Zincirli kenti de bu başkentlere bir örnek oluşturmaktadır.

Yenisey Yazıtları, Rusya'da Hakasya, Tuva ve Altay Özerk Cumhuriyetleri içinden geçen Yenisey Nehri boyunca bugüne kadar bulunmuş olan toplam 158 adet Türkçe yazıt kurgan (mezar) ve kaya taşlarından oluşmaktadır. Yazıtlar Orhun Alfabesi diye bildiğimiz Türkçe Damgalar ile yazılmıştır.

Anadolu hiyeroglifleri, yaklaşık 500 işaretten oluşan bir logografik yazı biçimi. Önceleri Hitit hiyeroglifleri olarak biliniyorlardı fakat kullanıldığı dilin Hititçe değil Luvice olduğu kanıtlandı ve ardından bazı İngilizce kaynaklarda Luvi hiyeroglifi olarak anılmaya başlandı. Son zamanlarda ise bu yazı sistemi kullanılarak daha başka dillerde yazılmış yazıtlar ortaya çıkınca bu tanım yerine, coğrafyayı işaret edecek şekilde "Anadolu Hiyeroglifi" kullanımı kabul görmeye başladı. Tipolojik olarak Mısır hiyeroglifleri'ne benzeseler de grafiksel olarak bir ilişkileri yoktur. Mısır hiyeroglifleri'ne benzer bir şekilde bu Hiyeroglif yazı biçiminin de kutsal bir rol oynadığı kesinlik kazanmamıştır. Hitit çivi yazısı ile kanıtlanabilir bir bağlantısı yoktur.
Bilge İşbara Tamgan Tarkan ya da Taçam Bey, İkinci Göktürk Kağanlığı döneminde yaşamış olan bir Göktürk devlet adamıdır.
Frig dili, klasik antik çağda Anadolu'da konuşulan ve Frig medeniyetinin resmi dili olan bir Hint-Avrupa diliydi.
Palu Kalesi Yazıtı, Urartulardan kalma çivi yazısı ile yazılmış taş kitabedir. Kitabe, Palu Kalesi'nin kuzeybatısında yer alır. 3.40 x 1,50 m boyutlarında ve 0,30 m derinliğinde bir oyuk içerisinde iki bölümden oluşur. Urartuların batı seferleri hakkında bilgi veren kitabede özet olarak bu yazıtlarda Kral Menua'nın yöredeki fetihleri, Malatya kralı ile yaptığı anlaşma ve kurulan bir tapınaktan bahsedilir. Ayrıca bu yazıtlara zarar verenlere de "Hava, güneş ve diğer tanrıların lâneti istenir."

Tanır Yazıtı, Kahramanmaraş ilinin Afşin ilçesinin Tanır kasabasının Yukarı Boğaz mevkiinde bulunan, Hititlerden kalma, Luvice yazılmış doğal sebeplerle oldukça aşınmış bir kaya yazıtıdır. Düzlenmiş bir kaya yüzeyine yerden yaklaşık 2.70 metre yukarıya kazınmıştır. Orta bölümde Malatya şehrinin ismi okunabilmiştir. Sağdaki altı adet okunaklı olmayan hiyeroglif karakter bu şehrin hükümdarlarından birine ait olabilir. Kırık olan sol tarafta ise bu kişiye ait bir unvanın bulunduğu tahmin edilmektedir. Bu yazıt ilk olarak İstanbul Üniversitesi’nden Erkan Konyar tarafından 2009 yılında rapor edilmiştir.
Gürün Yazıtları, Sivas ilinin antik çağdaki adı Tegarama olan Gürün ilçesinin batısında bulunan Şuğul vadisi boğazında yer alır. Granit kayalıklar üzerinde Luvi hiyeroglifi ile yazılmış yazıtlar ilk olarak 1879 yılında Sir Charles Wilson tarafından fark edilmiştir. Birbirinden ayrı iki yazıt vardır. Daha yukarıdaki büyük olan yazıt altı satır, aşağıdaki ise dört satırdır ve aynı metnin kopyalarıdır. Her ikisi de biraz yıpranmış olsa da büyük olan daha iyi korunmuştur ve Malatya Kralı Runtiya tarafından kurulan bir yerleşkeye ait kayıttır. Runtiya kendisini Kargamış kahramanı Kuzi-Teshubun torunu ve PUGNUS-milinin oğlu olarak tanıtır. Kral Runtiyanın ismi Kötükale yazıtından da bilinmektedir. Anıtın tarihi Kuzi-Teshupa dayandırılırsa MÖ 12. yy.'a, yazı biçimine bakılırsa daha geç bir döneme, yani MÖ 11. veya 10. yy.'a ait olduğu tahmin edilmektedir.
Darende Steli, Malatya ilinde günümüz Darende ilçesinin 2 km batısındaki eski Darende mevkiinde bulunur. Luvice yazılmış bazalt stel 79 x 30 x 20 cm boyutlarındadır. Söylentilere göre 1920'lerde bir cami duvarında bulunmuş ve o sıralarda Sivas Müzesi olarak kullanılan Gök Medrese'ye taşınmıştır. Orijinal yeri bilinmemektedir.

Niğde Steli, MÖ 8. yy'ın sonlarına tarihlenen Niğde'de bulunan bir Geç Hitit anıtıdır.

Fethiye Müzesi, Muğla ilinin Fethiye ilçesinde bulunan bir müzedir. Dalaman, Fethiye, Ortaca, Köyceğiz ve Seydikemer'den gelen arkeolojik eser ve bulguların sergilendiği müze, 1962 yılında faaliyet göstermeye başladı. Fethiye Müzesi iki ana salondan oluşur ve sergilenen eserler kronolojik olarak sıralanmıştır. Eserler MÖ 3000 ile Geç Osmanlı Dönemi aralığını kapsar. Fethiye çevresinde bulunan arkeolojik bölgeler Fethiye Müzesi'ne bağlıdır.