İçeriğe atla

Ius publicum

Ius publicum ya da jus publicum, Latincede kamu hukuku anlamına gelmektedir. Antik Roma'da bu kavram genel olarak yönetici ile vatandaşlar arasındaki ilişkileri düzenlemek için kullanılmaktaydı. Aynı zamanda, mutlak ve değiştirilemez kurallar bütününü ifade etmek için de kullanılan bir kavramdı.[1] Başka bir deyişle bu kurallar devletin koyduğu kurallardı.[2] Bu bakımdan ius publicum kuralların özelliği, hukuksal ilişki kuran tarafların bu kurallara aykırı bir düzenleme yapma imkanının olmaması, herhangi bir şekilde farklı davranma serbestisine sahip olmamalarıdır.[1] Başka bir anlatımla, ius publicum kurallarının, kişilerin kendi aralarında yaptıkları anlaşmalarla değiştirilmesi mümkün değildir.[3]

Roma hukukunda özel hukuk kuralları ise, ius privatum olarak nitelendirilmekteydi. Bu ayrımın (Özel hukuk-ius privatum- Kamu huku-ius publicum) çıkış noktası, yarar düşüncesiydi.[4]

Bir görüşe göre[5] ius publicumun günümüz karşılığı kamu (amme) hukuku yerine; umumi hukuk olarak kullanılmalıdır; çünkü kamu hukuku ius publicumun yalnızca belli bir kısmını içermektedir ve bugün hukuk fakültelerinde okutulan genel kamu hukuku ile karıştırılması bu şekilde önlenmelidir.

Kaynakça

  1. ^ a b Yasin Öztürk, "Uluslararası Hukukta Devletlerin Egemen Eşitliği Kavramının Jus Cogens Niteliği",Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2017, Cilt 31, Sayı 42, s.41
  2. ^ Gökçe TÜRKOĞLU ÖZDEMİR, "Roma Hukukunda Rüşveti Engellemeye Yönelik Düzenlemeler.", Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Özel Sayı, 2007, s.1180, dipnot 2.
  3. ^ Ziya UMUR, Roma Hukuku, Tarihi Giriş- Kaynaklar- Umumi Mefhumlar- Hakların Himayesi, Đstanbul, 1974, s. 329
  4. ^ Gökçe TÜRKOĞLU ÖZDEMİR, "Roma Hukukunda Rüşveti Engellemeye Yönelik Düzenlemeler.", Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Özel Sayı, 2007, s.1180, dipnot 4.
  5. ^ Recai OKANDAN, "AMME HUKUKU DERSLERİ." İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası 8.3-4, s. 692.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Hukuk</span> genellikle devlet otoritesi tarafından desteklenen kurallar ve yönergeler sistemi

Hukuk ya da tüze birey, toplum ve devletin hareketlerini, birbirleriyle olan ilişkilerini; yetkili organlar tarafından usulüne uygun olarak çıkarılan, kamu gücüyle desteklenen, muhatabına genel olarak nasıl davranması yahut nasıl davranmaması gerektiğini gösteren ve bunun için ilgili bütün olasılıkları yürürlükte olan normlarla düzenleyen normatif bir bilimdir. Ayrıca, toplumu düzen altına alan ve kişiler arası ilişkileri düzenleyen, ortak yaşamın huzur ve güven içinde akışını sağlayan, gerektiğinde adaleti yerine getiren, kamu gücü ile desteklenen ve devlet tarafından yaptırımlarla güvence altına alınan kurallar bütünüdür. Hukuk, birey-toplum-devlet ilişkilerinde ortak iyilik ve ortak menfaati gözetir.

<span class="mw-page-title-main">Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi</span> Barolar Birliğine göre Türkiyenin en iyi hukuk fakülteleri sıralamasında 2. olan hukuk fakültesi

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi; Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk hukuk okulu olarak 1925 yılında Ankara'da Ankara Adliye Hukuk Mektebi adıyla kurulan, 1946 yılından itibaren Ankara Üniversitesine bağlı bir fakülte olarak hizmet veren hukuk okuludur.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi</span> Türkiyenin ilk hukuk fakültesi

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi, tüm idari ve akademik birimleriyle İstanbul Üniversitesi'nin Beyazıt merkez kampüsünde faaliyet gösteren Türkiye'nin ilk hukuk fakültesidir. Türkiye Barolar Birliği'nin hukuk fakültelerine yönelik 22 ölçütlü değerlendirmesine göre Türkiye'nin en iyi hukuk fakültesidir.

Dogmatizm, A priori ilkeler, çeşitli öğretiler ve asla değişmeyeceği kabul edilen mutlak değerleri kabul eden, bu bilgilerin mutlak hakikat olduğunu, inceleme, tartışma yahut araştırmaya ihtiyacın olmadığını savunan anlayışa verilen isimdir. Bu tür savlara, öğretilere ve inançlara ise dogma veya nas denir.

<span class="mw-page-title-main">Tarık Zafer Tunaya</span> Türk hukukçu, akademisyen ve yazar

Tarık Zafer Tunaya,, Türk anayasa hukukçusu.

İdare hukuku, temeli anayasada belirlenen, idarenin faaliyet ve örgütlenmesine ilişkin kurallar öngören, kamuya tanınan üstünlük ve ayrıcalıklar ile bireye tanınan hak ve hürriyetlerin dengelenmesini sağlayan hukuk dalıdır.

Meslek birliği, ticari faaliyette bulunan ve aynı zamanda bir kamu hizmetini yerine getiren, mesleki menfaatlerin arttırılması amacı taşıyan her türlü kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlarca oluşturulan birliklerdir.

<span class="mw-page-title-main">Savcı</span> İddia makamı olarak adalete hizmet eden kişi

Savcı, ceza yargılamasında iddia makamı olarak adalete hizmet eden kişidir. Savcılık ceza muhakemesinde iddia görevini yaparak devlet adına ceza davası açan makamdır. Bu makamdaki yetkiliye savcı adı verilmiştir. Özetle savcı, suç haberinin kendisine ulaşmasıyla birlikte devlet adına araştırma ve soruşturma faaliyetinde bulunmak, kamu davasının açılmasını gerektiren şartlar oluştuğunda dava açmak ve yürütmek, mahkemelerin verdiği kararları yerine getirmek ve kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmak durumunda olan ve yargı organı içinde yer alan kamu görevlisi olarak tanımlanabilir.

Tahsin Bekir Balta, Türk hukukçu ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">Birgül Ayman Güler</span> Türk akademisyen, yazar ve siyasetçi

Birgül Ayman Güler, Boşnak asıllı Türk akademisyen, yazar ve siyasetçi.

Basit şekliyle taksir bir kişinin kendisinden beklenen özen ve dikkati göstermeden sergilediği davranışın kanunda öngörülen sonuca yol açması durumudur.

<span class="mw-page-title-main">Kara Avrupası hukuk düzeni</span>

Kara Avrupası hukuk düzeni ya da diğer bir adla Kıta Avrupası hukuk sistemi, modern dünyadaki en yaygın hukuk düzenidir. Temellerini Roma hukukundan alan Kara Avrupası hukuk düzeni, derlenmiş yazılı kurallara dayanmaktadır. Bu düzenin en önemli parçaları kamu hukuku-özel hukuk ayrımı ve adlî yargı-idarî yargı ayrılığıdır.

Kamu yönetimi, işlevsel anlamda kamu politikaları belirleme ve uygulama, yapısal anlamda ise devletin örgütsel yapısını ifade eder. Kamu, bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme anlamlarına gelirken; kamu yönetimi bu bütünün sevk ve idaresi anlamına gelmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Yazılı hukuk</span> Kanun koyucu tarafından yazılı bir metne bağlanan hukuk

Yazılı hukuk toplumun ortak çıkarlarını korumak amacıyla, yetkili organlar tarafından yürürlüğe konulan metinlere denir. Yazılı hukuk kuralları, eylem ve işlemlerde yurttaşları olduğu kadar devlet organlarını da bağlayan kurallardır. Yazılı hukuk kuralları, pozitif hukukun bağlayıcı asli hukuk kaynakları arasında yer almaktadır. Hukun asli kaynakları; yazılı kaynaklar ile yazılı olmayan örf ve adetler olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır.

Zafer Zeytin(d. 7 Mayıs 1968, Gölcük-Türkiye) akademisyen, hukuk profesörü ve Türk Alman Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanıdır.

Uluslararası insancıl hukuk, silahlı çatışma sırasında temel insan haklarının korunmasıyla ilgilenen uluslararası hukuk dalı.

Nesâyihü'l-Vüzerâ ve'l-Ümerâ ya da Hüseyin Ragıp Uğural'ın adlandırmasıyla Devlet Adamına Öğütler, III. Ahmed döneminde yaşamış Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın dokuz bölümden oluşan ve nasihatname türünde sayılabilecek eseri. İsim konusunda farklı telifleri bulunan fakat yaygın olarak "Nesâyihü’l-Vüzerâ ve’l-Ümerâ" şeklinde bilinen bu eser Koçi Bey Risalesi ve Lütfi Paşa’nın Asafnâmesi gibi Osmanlı devlet teşkilatının bozulması üzerine yazılan ve birtakım çözüm önerilerinde bulunan bir eserdir. Dönem koşulları, bozulan siyasi düzen, Osmanlı modernleşmesinin geçirdiği zihniyet evrimleri ve devlet yöneticilerinin entelektüel zekâlarını göstermesi bakımından Türkiye'de çağdaş düşünce tarihi alanında önemli bir kaynaktır. İçeriği sadrazamın ahlak ve davranış biçimleri, rüşvetin zararları, yeniçeri ocağının, bazı memurlukların, makam sahibi kişilerin ve halkın anlık durumu üzerinedir. Ordinaryüs profesör Hilmi Ziya Ülken bu eseri ekonomik ve siyasi bir tenkit ürünü olarak görerek çağdaşı Thomas More'un Ütopya'sı ile olan karşıtlığına dikkat çekmektedir.

Mali hukuk ya da maliye hukuku gelir hukuku ve gider hukuku olmak üzere temelde ikiye ayrılırken, bütçe hukukunu da mali hukukun üçüncü alt dalı olarak nitelendirmek mümkündür.

Kamu gücü, idarenin kamu yararı amacını gerçekleştirebilmesi için sahip olduğu ayrıcalıkları ve yükümlülükleri ifade eden bir kavramdır. İdarenin kamu gücü olmadan yürüttüğü faaliyetler özel hukukun kapsamına girmekte olup bu davalar adli yargıda görülür. Bu sebeple özel hukukun kapsamını aşan birtakım yetki ve yükümlülükleri kamu gücü olarak tanımlanır ve bundan doğan davalar idari yargıda görülür.

Özlem Yenerer Çakmut Türk ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukuku profesörüdür. Hamide Zafer ve Nur Centel ile yazdığı Türk Ceza Hukukuna Giriş kitabı ders kitabı olarak yaygın bir şekilde kullanılmaktadır.