İçeriğe atla

Ion (diyalog)

Platon tarafından kaleme alınmış Ion diyaloğu Sokrates'in sanat anlayışına dair bilgi edinmek için önemli bir kaynaktır, Bu diyaloğun merkezinde, Sokrates'in bir şiir ustası olan İon ile yaptığı tartışma yer alır. Şairlik kavramı ve şairlerin ilham aldığı kaynaklar üzerine derinlemesine bir inceleme sunan bu metin, antik dönemdeki sanat anlayışını anlamak için değerli bir kaynaktır.

Diyaloğun Özeti

Sokrates'e göre, şairlerin yazdıkları eserlerdeki ilham, bilinçsiz bir şekilde gelir.[1] Onlar, Tanrısal bir kaynaktan aldıkları ilhamla şiirlerini yazarlar. Bu nedenle, şairlerin yazma yeteneği Tanrı'dan gelir ve bu ilham sayesinde ortaya çıkar. Sokrates'e göre, aklı başında olan bir şair, Tanrısal ilham olmadan gerçek bir şiir yazamaz. Dolayısıyla, şairlerin eserlerindeki başarı da Tanrı'nın bir lütfudur.[1] Platon'un İon diyaloğunda vurguladığı bir diğer nokta da şairlerin rolüdür. Onlara göre, şairler Tanrı'nın tercümanıdır.[1] Yani, yazdıkları eserlerde Tanrı'nın ilhamını yansıtırlar. Bu bağlamda, rhapsodlar da tercümanların tercümanıdır. Yani, şairlerin eserlerini yorumlayarak dinleyicilere aktaran rhapsodlar, aslında şairlerin eserlerindeki Tanrısal ilhamı yineleyen aracılardır: "Şairler, senin Homeros üzerine yaptığın rapsodluk gibi, güzel sözleri sanatla değil tanrı vergisiyle söylerler. Tanrı vergisiyle söylediklerinden ötürü de, başarı gösterdikleri sanatlar ayrıdır. Bazıları Dithyrambos, bazıları Enkomion (methiye,) kimisi Hyporkheima (musikili ve şarkılı rakslar), kimisiyse İambosta muvaffaktır."[1] Sokrates, buradan yola çıkarak her kişinin belirli alanlarda uzman olduğunu ve bu uzmanlığın da Tanrı ile ilişkilendirilebileceğini ifade eder. Örneğin, bir balıkçının uzmanlığı balıkçılık üzerinedir ve bu da onun belirli bir Tanrısal ilhamla balık avlama konusunda yetenekli olmasına bağlanabilir. Bu bağlamda, her mesleğin veya uzmanlığın ardında Tanrısal bir etki veya ilham olduğu düşünülür. Şairler, Tanrı'nın tercümanıdır, bu bağlamda rhapsodlar, Tanrı'nın tercümanı olan şairlerin yani tercümanların tercümanıdır.[2] Seyircilerin duygulanması ve duygu göstermesi de Tanrı'nın gücünden gelmektedir.[3]

Kaynakça

  1. ^ a b c d Platon, Ion. Meb Yayınları. s. 18. 
  2. ^ Platon, Ion, Meb Yayınları s.20
  3. ^ Platon, Ion, Meb Yayınları s.21-22

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Cemal Süreya</span> Türk şair, yazar ve çevirmen (1931–1990)

Cemal Süreya, kimlik adıyla Cemalettin Seber, Türk şair, yazar ve çevirmen. Türk şiirinde modernist bir hareket olan İkinci Yeni şiirinin öncü şairlerinden biridir. İlk şiir denemelerini ortaokulda eskizlerle, lisede aruzla yapsa da asıl şiir çalışmaları üniversite yıllarında başlamıştır. Üvercinka (1958), Göçebe (1965), Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973), Uçurumda Açan (1984), Sıcak Nal (1988), Güz Bitigi (1988) ve Sevda Sözleri (1990) adlarındaki şiir kitaplarının yanı sıra deneme, eleştiri, günlük ve antoloji türlerinde de yazmıştır. Eserlerinde en sık işlediği temalar aşk, kadın, yalnızlık, sosyal ve siyasal eleştiriler, ölüm, tanrı düşüncesi, portreler ve manzum poetikadır. Ayrıca Fransızcadan kırka yakın kitabı Türkçeye çevirmiştir. Onüç Günün Mektupları (1990) dışında hiçbir yazısı veya şiiri, dergi ve gazetede yayımlanmadan kitaba dönüşmemiştir. Sosyalist bir dünya görüşüne sahip olan Süreya, Papirüs dergisini çıkarmış ve bu dergide edebî görüşlerini açıklamasının yanı sıra dergiyi bir aydın olarak fikirlerini ortaya koymak için araç olarak kullanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sokrates</span> Antik Yunan filozofu

Sokrates, Antik Yunan filozofudur. Heykeltıraş Sophroniskos'un ve Ebe Fenarete'nin oğludur. Yunan felsefesinin kurucularındandır.

<span class="mw-page-title-main">Aristoteles</span> Antik Yunan filozofu (MÖ 384–322)

Aristoteles veya kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir.

<span class="mw-page-title-main">Platon</span> Antik Yunan filozofu

Platon veya Eflatun, Antik Yunan filozofu ve bilgesi.

İkinci Yeni, Türk şiirinde 1950'li yıllarda ortaya çıkmış bir şiir hareketidir.

<i>Devlet</i> (Platon)

Devlet, Sokrates'in sağlıklı ve mutlu bir toplum hayatı için düşündüğü devlet modelini anlatan Platon'un bir eseridir. Günümüzdeki devlet felsefesi üzerinde temel kaynaklardan biri olması açısından önemlidir. Aynı zamanda mutluluk felsefesi üzerine yazılmış bir metindir. Eserde Platon'un hocası olan Sokrates'in konuşmaları yer almaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Ahmet Haşim</span> Türk şair

Ahmed Haşim, Fecr-i Ati topluluğu üyesi Türk şair ve yazar.

<span class="mw-page-title-main">Orhan Veli Kanık</span> Türk şair (1914–1950)

Orhan Veli Kanık, daha çok Orhan Veli olarak tanınan Türk şairdir. Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile birlikte yenilikçi Garip akımının kurucusu olan Kanık, Türk şiirindeki eski yapıyı temelinden değiştirmeyi amaçlayarak sokaktaki adamın söyleyişini şiir diline taşıdı. Şair otuz altı yıllık yaşamına şiirlerinin yanı sıra hikâye, deneme, makale ve çeviri alanında birçok eser sığdırdı.

<span class="mw-page-title-main">Oktay Rifat</span> Türk şair, romancı ve oyun yazarı

Ali Oktay Rifat, Türk şair, oyun yazarı ve roman yazarı. Türk şiirinin en büyük isimlerinden birisi kabul edilir. Orhan Veli ve Melih Cevdet'le birlikte Garip Akımı'nın kurucularındandır. 1955 yılından itibaren İkinci Yeni adlı şiir akımına yönlenmiştir. Şiir dışında roman ve oyun türlerinde de eserler vermiştir. Şair Nazım Hikmet'in kuzenidir.

<span class="mw-page-title-main">Sezai Karakoç</span> Türk şair, yazar, düşünür ve siyasetçi (1933–2021)

Ahmet Sezai Karakoç, Türk şair, yazar, düşünür ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">Batı felsefesi</span>

Batı felsefesi, Antik Yunan'dan başlayıp günümüze kadar gelen Batılı felsefe tarihi anlayışı. Özellikle Avrupa'nın ve batı olarak adlandırılan dünyanın 19. yüzyıl'da felsefe tarihini yazarken kategorize ettikleri düşünce geleneği Batı felsefesi olarak adlandrılır. Platon'dan başlayıp modern zamanlara uzanan belirli bir felsefe yapma tarzı batı felsefesinin ayırıcı özelliği, daha ayrıcalıklı özelliği olarak anlaşılır. Bu eğilim genel bir yaklaşımla "Doğu'da felsefe yoktur" savını ileri sürer. Antik Mısır, Mezopotamya, İran, Çin ve Hint kültürleri tarih olarak çok daha eski olmalarına ve buralarda yaşayan insanların belirli düşünce geleneklerine sahip olmalarına rağmen, Batı felsefesi Antik Yunan dönemiyle birlikte başlatılır ve bunlar dışta bırakılır. Doğu felsefesi, Hint ve Çin felsefeleri dahil olmak üzere çok önceleri başlamıştır, bu gelenekler etkileşimlerle sürekli varlıklarını devam ettirmişlerdir, ancak Batı felsefesi bu gelenekleri felsefe-dışı sayma yönelimindedir. Felsefe tarihi kitapları, genel bir eğilim olarak, MÖ 500'lerden başlayarak bugüne kadar, batı olarak addedilen bölgelerde ve batılı düşürlerce ortaya konulan felsefe yapma geleneği Batı felsefesi olarak görülür.

<span class="mw-page-title-main">Euripides</span> Antik Yunan oyun yazarı

Euripides, Aiskhylos ve Sophokles'ten sonra Atina'nın yetiştirdiği üçüncü büyük tragedya ozanıdır.

Sofistler, MÖ 5. yüzyılda para karşılığında felsefe öğreten gezgin felsefecilerdir. Özellikle Atina’da çağın önde gelen bilgeleri var olan değerleri (kritias) eleştirmişlerdir. Göreceli ve kuşkucu düşüncenin köklerini atmışlar ve geliştirici olmuşlardır.

Mehmet Çınarlı, Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Türk yazar, şair, denemeci, eleştirmen. Hisarcılar akımının kurucusu.

Thrasymakhos, Antik Yunan sofist. Sokrates'in çağdaşıdır. Yazdıklarının çok azı bugüne ulaşmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Euthifron</span> Sokratik diyalog

Euthyphron Platon'un dindarlık üzerine yazdığı gençlik dönemi başka bir deyişle Sokratik diyaloglarından biridir. Euthyphron Sokrates'in Savunması ve Kriton diyalogları birbirinin devamı niteliğindedirler. Sokrates, MÖ 399 yılında Meletos adlı bir genç tarafından gençlerin ahlakını bozmak ve dinsizlik suçlamalarıyla açılan dava için mahkemeye gelmiştir. Savunma mahkeme sürecini, Kriton mahkeme sonrasını, Euthyphron ise mahkemenin hemen öncesini anlatır. Yani eser Sokrates'in Savunması'nın önceli olma özelliğini taşır.

<span class="mw-page-title-main">Euthyphron ikilemi</span> Platonun yarattığı, ahlakın kökeni üzerine etik problem

Euthyphron ikilemi ya da İlahi buyruk teorisi ilk kez Platon'un Euthyphron ile diyaloğunda ortaya atılmış olan felsefi ve teolojik problem. Kısaca "ahlaki davranışlar tanrı tarafından emredildiği için mi ahlakidir, yoksa ahlaki olduğu için mi tanrı tarafından emredilmiştir" şeklinde bir sorudan ibarettir ve 2400 yıldır din felsefesinin temel sorularından biri olmuştur. İkilem tek tanrılı dinlerdeki teolojik tartışmalarda küçük bir farklılıkla yeniden kurulmuştur. İkilemde ya birinci ya ikinci seçenek tercih edilmek zorunda kalınmış, Hristiyanlıkta Ockham ile Augustinus, İslamiyette de Eş'ariyye ve Mutezile akımları iki farklı ucu desteklemiştir. Din felsefesindeki bu tartışma bugün de canlılığını korumaktadır.

Mustafa İlhan Geçer, Türk yazar, şair, araştırmacı, eleştirmen, güfteci. Hisar dergisinin ve Hisarcılar akımın kurucularındandır.

<span class="mw-page-title-main">Kostas Varnalis</span> Yunan şair

Kostas Varnalis, Yunan şair. Dimotiki adı verilen halk Yunancasını kullanan şair, bununla birlikte şiirlerinde her zaman klasik ve geleneksel bir biçim tercih etti. 1920'li yıllardan itibaren Marksist bir görüş doğrultusunda politik şiirler yazdı, bu şiirlerinde ve diğer eserlerinde istihzalı bir üslup kullanırken klasik Yunan hikâyelerini de bu bağlamda yeniden ele aldı.

<i>Yasalar</i> (kitap)

Yasalar, Platon'un Devlet kitabını yazdıktan sonra yazmış olduğu son ve en uzun kitabıdır. Bu kitapta Platon, Devlet' teki birtakım görüşlerinde değişiklik yapmakla birlikte farklı görüşlere de yer vermiştir. Yasalar, Devlet ile birlikte siyaset felsefesinin temelini atan bir eserdir. Platon'un çoğu diyaloğunun aksine Sokrates, bu kitapta yer almaz.