İçeriğe atla

Integra Fairbrook Wingates Hellsing

Integra Helsing
YaratanKōta Hirano
Bilgileri
Takma ad(lar)ıIntegra Fairburke Wingates Hellsing (Gerçek Kimlik)
AileArthur Hellsing (babası, merhum), Richard Hellsing (amcası, merhum), Abraham Van Helsing (büyükbabası veya büyük büyükbabası, merhum)

Integra Fairbrook Wingates Hellsing (インテグラル・ファルブルケ・ウィンゲーツ・ヘルシング Integuraru Faruburuke Wingētsu Herushingu), daha çok kullanılan adıyla Integra Hellsing, Kouta Hirano'nun anime ve mangasının ana karakterlerinden birisidir. Hem OVA hem de TV animesinde seslendirmesi Yoshiko Sakakibara ve Kaori Mizuhashi (genç Integra) tarafından yapılmıştır. İngilizce seslendirmesinde ise Victoria Harwood ve Tricia Dickson görev almıştır.

Daha önceleri Kouta Hirano'nun ilk mangalarından biri olan Hi and Low'da dış görünüşü bir Nazi kumandanı gibidir.

Nitelikleri

Integra Hellsing, 22 yaşında soylu bir kadın, hem Hellsing ailesinin son üyesi hem de lideri ve Protestan Kraliyet Şövalyelerinin başıdır. Ayrıca Hellsing'in gizli silahı Alucard'ı, dolayısıyla Hellsing Organizasyonu'nu kontrol edebilen yegane insandır. Integra, duygularının işine karışmasına çok izin vermeyen birisidir. İzin verdiği duygular ise çoğunlukla öfke patlamalarıdır.

Hellsing ailesi tanrıdan bir görev yolundadır ve Integra bu görevi her şeyden önce tutar. Birleşik Krallık ve Protestan Kilisesi ona emanettir. Hiç kimsenin, özellikle kendisinin hata yapmasını kabullenemez. Organizasyonunu büyük bir vatanseverlikle ve etkileyici bir güçle yürütür. Ayrıca Alucard'ın zorlamalarına ve değişik baştan çıkarma metotlarına karşı koyabilen, gücüne hükmedebilen tek insandır ve onun da saygısını bu yüzden kazanmıştır.

İsminin kökeni

TV serilerinde hiçbir zaman tam adıyla çağırılmamıştır. Sadece bir keresinde Sör Integra Wingates Hellsing diye televizyon anime serilerinin 3. bölümünde (Kılıç Dansçısı) Alexander Anderson tarafından zikredilmiştir. Ana karakterlerin çoğu onu Sör Integra diye çağırır. Sadece Alucard bu onursal lakabı kaldırarak onu çağırmaya cesaret edebilir. Bir seferde de Bayan Integra olarak anılmıştır.

Soyadı Hellsing ise büyük ihtimalle Helsing'in alternatif bir söylenişidir.

Wingates'in ise kökeni belli değildir. Ama tipik bir İngiliz ismidir. Ve ayrıca neden dam yerine sör unvanı kullandığına dair mangada da, animede de hiçbir neden belirtilmemiştir. Bu, yeni başlayan TV animesi izleyicileri için bir karmaşa olmuştur. Çünkü mangada tam bir kadın gibi görünmesine rağmen TV serilerinde Gonzo, Integra'yı cinsiyet karmaşası yaşayan biri gibi resmetmiştir. Ayrıca sör unvanının da babasından gelip gelmediği belli değildir. Eğer öyleyse kalıtsal olarak soylu biridir. Alucard da ona efendi unvanıyla hitap eder.

Ailesi ve başlangıcı

Ünlü ve gizemli Hellsing ailesinin içinde doğan Integra animedeki 13, mangadaki 12 yıllık hayatını babasının yani Sör Arthur Hellsing'in yerini almak için hazırlanarak geçirmiştir. Integra'nın annesi ise Integra'nın geriye dönüşlerinde hiç yer almaz. Bunun nedeni olarak Integra'nın annesiyle hiç karşılaşmamış olması ya da annesinin Integra çok küçükken ölmüş olması öne sürülebilir. 12 yaşındayken Integra'nın babası da ölmüştür. Giderken de Integra'ya Protestan Kraliyet Şövalyelerine liderlik etme ile İngiltere'yi koruma görevini bırakmıştır ve kardeşi Richard'tan da ona destek olmasını rica etmiştir.

Ama neredeyse Arthur'un ölümünden anlar sonra küçük bir kızın Hellsing'i yönetme fikrini kıskanarak Integra'ya saldırır. Integra da şansının yardımıyla, babasının başı belaya girince zindanlara gitmesi öğüdüne uyarak, malikanenin alt katlarına ulaşmayı başarır. Fakat girer girmez mühürlenmiş bir vampir vücuduna rastlar. Ama Richard onu bulur ve ateş eder, Integra'nın omuzundan kurşun sıyırınca kanlar yerlere saçılır. Kanları Arthur'un 20 yıl önce hapsettiği vampir yalamaya başlar. Yenilenerek normal hale gelmeye başlayan canavar, Integra'ya acı çektirmek isteyenleri öldürmeye başlar. Richard umutsuz bir şekilde son bir kez Integra'yı öldürmeye yeltenir ama kurşunu Alucard adlı vampirin kolu tarafından engellenir. Integra yerdeki bir silahı alır ve amcasına doğrultur, onu öldürerek Hellsing'in kan bağının son üyesi olmayı hak eder. Bununla beraber Alucard da onun sadık hizmetkârı olmaya kendini adar. Bundan kısa bir süre sonra Integra şövalye unvanını alır ve babasının eski arkadaşlarından biri olan Sör Shelby Penwood'a takdim edilir. Penwood onun Hellsing gibi bir görevi kaldırabilmek için çok genç olduğunu söyler. Ancak sonradan ise fikrini değiştirerek, kamikaze görevinden önce onunla tanışmanın ve ona hizmet etmenin bir onur olduğunu ifade etmiştir.

Kendini feda ederek Londra'nın işgali sırasında Millennium [en] ayak takımı askerlerini patlatması, Integra'nın insanlığın değeri üzerine yeniden düşünmesini sağlamıştır.

Genç Integra utangaç ama tuttuğunu koparan bir tiptir ama Alucard onun hizmetkârlarından biri olduktan sonra daha çok güven dolmuştur ve rahatlamıştır tabi bu sayede öz güveni kraliçe ile olan görevine de yansımıştır. Integra, Seras gibi belirli bir yaşa geldikten sonra büyük bir tecrübe kazanmıştır. Savaşın başladığı dönemde masumiyetinin büyük bir kısmını kaybetmiştir. Zorluklarla karşılaştığında zayıflık göstermeyen aksine bilgeleşen gerçek bir lidere dönüşmüştür. Major ondaki bu kendi tabiriyle "güzel genç bayan" dan "gerçek ve tehlikeli düşman" a dönüşümü fark etmiştir. Hatta onu öyle çağırdığı için özür bile dilemiştir ve onu zeplinine gerçek bir karşılaşma için davet etmiştir.

Integra'nın bilinen ailesi Abraham Van Helsing'i de içeriyordur. Eski bir metafizikçi ve felsefeci olan Abraham, Bram Stoker'in Dracula adlı eserinin baş karakterlerinden birisidir. Babası ise Arthur Hellsing'dir. Ama 1989'da yani Integra 13 yaşındayken kanserden ölmüştür. Integra'yı çok sevmiştir ve diğer çocuklar gibi olmadığı için onun hep daha iyi, daha mutlu olmasını sağlamaya çalışmıştır. Integra Hellsing'deki şu anki pozisyonunuyla Kraliyet Yuvarlak Masa Şövalyelerindeki sandalyesini ondan miras almıştır. Amcası Richard da bu yüzden zavallı kızın suratına mermileri boşaltmaya çalışmıştır. Ama Alucard sayesinde Integra kurtulmuş hem de liderliği tek başına ele geçirmiştir.

Zayıf bir ihtimaldir ama Integra tamamıyla Avrupalı değildir. Ten rengi diğer karakterlerinkinden biraz daha koyudur (sütlü kahve gibi.). Ayrıca bunu destekleyen kanıtlardan biri de animenin 10. bölümü olan Canavarın Efendisinde, Integra'nın geriye dönüşlerinden birinde bebek haldeki Integra'nın annesi olabilecek, sari giyen bir kadın tarafından tutulduğunu görüyoruz. Bu da Integra'nın annesinin Hint bir göçmen olabileceği önergesini kuvvetlendiriyor.

Yetenekleri

Integra hızıyla refleksleriyle mükemmel bir eskrim ustasıdır. Manganın 1. kitabında Alexander Anderson'un saldırısını engellemeyi başarışından ve bir Nazi vampiriyle dövüşünden bunu anlayabiliriz. 9. kitapta da Wild Geese ağır silahlı ekibinin karşısına bile çıkamayacağı vampir askerlerden birinin kafasını kesmesi de bu teoriyi güçlendiren bir faktördür. Silah atışı da ölümcül derecede sabittir. Animede bu yeteneği 2. bölüm olan kulüp M bölümünde poligonda attığı yerden şaşmadan aynı boşluğu yeniden vurmuştur. Elindeki silah Walther PPK'dir. Ayrıca Baretta 93R adlı bir silahı da vardır. Başka bir bölümde ise Integra aynı kurşunla Jan Valentine'yi yüzünden 6 sefer vurur. 6. kitapta da benzer yetenekler gösterir. Ama atış yeteneğine ait en güzel örnek OVA'nın 1. bölümünde modifiye edilmiş bir Sig-Sauer P226'yı Alexander Anderson'un kutsanmış bıçaklarına boşaltır ve bıçakları kullanılmaz duruma getirir.

Ayrıca çok zekidir. Jessica ve Leif adlı vampir sevgililerin bıraktıkları izlere bakarak bir sonraki hedeflerini tahmin edebilmiş ve bir strateji önermiştir.

Jan Valentine'nin ipucusunu kullanarak Millenium'un kimi kastettiğini tahmin etmiştir. (Walter ve Alucard'ın önceden bilmesine rağmen.)

Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir. Ama bu Major'un planlarıyla baş edebilmesine yönelik bir sorun değildir.

Hayranlar tarafından belirlenen şu faktöre göre Alucard'ın güçlerini kontrol edebilmek için karanlık sanatlar ve simya ile yetiştirilen Integra büyükbabasının çalışmalarını devam ettirir. Bu animenin 11. ve 12. bölümlerinde açık bir şekilde belli edilir. (Integra Masonik bir simge içinde bir ayin yapar.) Manganın son bölümlerinde Alucard son kontrol sistemini serbest bırakır. Animede Integra bunun için bir şeyler söyler. Ama mangada Integra'nın bu konu ile bağlantısının olup olmadığı bilinmemektedir. Bunun yerine AlucardIntegra'dan bir emir vermesini ister. Alucard'ın güçleri üzerinde herhangi bir kontrolü olmayan Integra emir verdiğinde ise Alucard sorgulamadan uygulayacak kadar da sadıktır.

Alucard & Integra

Mangada Alucard ve Integra hakkında da güçlü hipotezler var. Bunlardan biri Alucard'ın mangada Integra'nın kocası olabileceğine dair. Çünkü 95. bölümde AlucardIntegra'yı kontes diye çağırmıştır. Ama bunun nedeninin aralarındaki etkileşimden mi yoksa yasal faktörlerden mi olduğu bir muammadır.

Integra'nın Alucard ile ilişkisi çok karmaşıktır. Alucard, Arthur'un ölümünden ve Integra tarafından uzun uykusundan uyandırılışından beri Integra ile bağlantılıdır. (manganın 1. kitabı ve animenin 10. bölümü) Integra onun efendisi olmuştur.

Yıllardır Alucard, Integra'nın büyümesinde ve olgunlaşmasında ona yardım etmiştir. Kendi hizmetini hak edecek daha iyi bir lider olmasını sağlamıştır. Ve Integra Alucard'ın itaat edeceği ve ömrünü onun onuru ve hayatını korumaya adayacağı yegane kişidir. Mesela Integra Enriko Maxwell tarafından "dişi domuz" diye çağırılarak aşağılandıktan sonra Alucard ortaya çıkmıştır ve efendisine hakaret ettiği için onu İngiltere'yi canlı terk edememekle tehdit etmiştir. Seride Alucard Integra'nın silahı olarak resmedilmiştir. Bunu 3. ve 8. kitapta Alucard çok iyi açıklamıştır. Kendisinin öldürmekten vicdan azabı çekmediğini, öldürürken Integra'nın tetiği çektiğini, bu yüzden Integra'nın pişmanlık duyan kişi olması gerektiğini anlatmıştır. Integra Alucard'ın hareketleri yüzünden endişelenir ama bazen onun gerçek doğasını anlamakta zorluk çekse de emirlerini uygulamasında ona güvenir. Walter ona 3. ve 8. kitaplarda onun gerçek bir canavar olduğunu hatırlatmıştır.

8. kitapta Integra Alucard'ı sıcak bir gülümsemeyle karşılar ve Alucard 72. bölümde ağladığında Integra şoke olmaktan çok onun için üzülmüştür. 89. ve 90. bölümlerde Alucard'ın varlığı silindiğinde Integra daha önceleri gösterdiğinden daha çok duygularını ortaya çıkarmıştır.

Walter & Integra

Integra herhangi bir konuda fikir danıştığında ya da yardım istediğinde Walter hep güvenilir ve babacan bir figür olmuştur. Örnek olarak 2. kitapta Integra'nın vampire dönüştürülmüş adamlarını vurma konusunda Sör Islands'ın emirlerine karşı çıkması üzerine korumacı bir eda ile yaklaşması ya da Integra bir karar verdiğinde onun yanında sessiz bir şekilde onu desteklemesi verilebilir. 5. kitapta aralarında çeşitli saldırı metotları hakkında bir konuşma geçer. Sonraları Millennium [en], Londra'ya doğru gelen savaş zeplinine çözüm bulma konusunda kafa yorarlar ve 6. kitapta her ne bedelde olursa olsun geri gelmesini söylediğinde aralarındaki sevginin boyutunu anlıyoruz.

Daha sonra Walter bir hain olduğunda Millenium onu alır. Hellsing Organizasyonu karşısında Nazi askeri olarak hayatına devam eder. Bu dönüşümünde tam olarak nasıl gerçekleştiği belli değildir. Bir iki dakikalık iç çekişmeden sonra Integra Alucard'a onu öldürmesi için emir verdiğinde yüzüne acı dolu bir ifade yerleşmiştir. İçindeki acıya rağmen Seras ile birlikte geriye bakmaksızın zepline girerler. Walter Integra'yı sevdiğinden daha çok Alucard'dan nefret eder. Son anlarında Integra'ya veda ederken ise eskiden olduğu o kibar hoş adama döner.

Ölümünden 30 yıl sonra Integra onun yokluğunu hissetmektedir. Ama Walter'ı kırışıklıklarını fark ettiğinde bir hain gibi değil de eski sevgi dolu babacan uşağı gibi hatırlar.

Seras & Integra

TV serisinde Seras ve Integra arasında bir bariyer olmasına rağmen manga ve OVA'larda beraber hareket ederler. Seras onun için kendini Hellsing'e adamıştır. Integra ise genç drakulinaya karşı bir sempati ve ilgi duyar. Integra, Seras'ı manganın ilk bölümlerinde kurtarır. Mesela ilk kitapta Anderson'un bıçaklarını saldırısına hedef olacakken Integra bıçakları vurarak onu kurtarır. Alucard'ın aksine Seras'ın berserk modunu sadece onaylamamakla birlikte onun o transtan çıkması için elinden geleni yapar. 26. bölümde Seras'ın kan içmediğini fark edince Integra parmağını keser ve Seras'tan mikrop kapmaması için yalamasını ister. Integra öyle bir durum hazırlamıştır ki Seras'ın hem beslenebileceği hem de susuzluğuna yenik düştüğünü sanmayacağı bir duruma sokar. Seras tereddüt ederek Integra'nın emrine uyar ama rahatlar. Bununla beraber 57. bölümde Seras Integra'yı İskariyot'un asker/rahiplerinden sol gölge koluyla bir bariyer yaparak korur.

Bölüm 82'de Kurt Operasyonunda İntegra ve Seras, Kaptan Hans Günsche ile karşılaşır. Seras onu halletmeye çalışırken İntegra'nın esas düşmanlarıyla mücadele etmesini önerir. İlk başta kabul etmez ve Seras için endişelendiği yüzünde belli olan İntegra devam etmeyi başta reddeder. Ama Seras onu her şeyin böyle daha iyi olacağı konusunda ikna eder. Integra da ikna olur ama ölmesi halinde onu hiç affetmeyeceğini ekler. Son bölümde de ona daha samimi bir şekilde davranır. Artık bir çocuktan farklı olduğu anlaşılır.

TV serileri ile OVAlar ve manga arasındaki farklar

TV serilerinde İntegra'nın karakteri hakkında sayılamayacak kadar çok şey değiştirilmiştir. Mangadaki halinden daha soğuktur, daha ciddidir, daha kibirlidir. Kontrolünü kaybetmeye daha çok yatkındır. Ve hataya tahammül edemez. Ailesinin onuru her şeyden hatta görev duygusundan bile önce gelir. Penwood ve Seras Victoria ile ilişkileri minimuma indirilmiştir.

Integra'nın lider olmak için çabası ve savaşla yüzleşmesi tamamen silinmiştir. Anime de zaten tecrübeli bir liderdir sadece lider olma çabası yerine organizasyonu çökertmeye çalışanlarla ve Alucard'ın kanlarını karıştırıp içme fikriyle baş etmeye çalışır. Animenin sonunda ise bütün adamları öldürülmüş, yuvarlak masa şövalyeleri tarafından hain damgası yemiş bir halde Londra Kulesinin altına hapsedilir. Burada Alucard onun kurtuluşu için bir kez daha ona vampir olmayı teklif eder. İntegra'ya herhangi bir cevap verdirmeyip konu açıkta bırakılmıştır.

Fiziksel olarak ise belirgin bir şekilde uzundur. Saçı ise daha kısadır. Cildi daha beyazdır. Mavi bir askot ve bunun üstüne altın bir kravat iğnesi geçirerek zeytin yeşili bir ceket takım giyer.

OVA'daki görüntüsü mangadakiyle neredeyse birebir aynıdır.

Manga anime ve OVA'daki en büyük ortak özelliklerden biri de Seras Victoria'ya olan tepkidir. Üçünde de İntegra önce Seras'ı kabul etmede biraz zorluk yaşar. Ama sonradan onu kabul etmek zorunda kalır. OVA'da saç rengi biraz daha koyudur. Aynı şey derisi için de geçerlidir. Askotu kırmızıdır ve gümüş bir kravat iğnesi takılıdır. Ayrıca OVA'larda ve mangada belirgin bir şekilde feminendir.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Anime</span> Japonyaya özgü çizim sanatıyla çizilmiş animasyonlar

Anime (Japonca: アニメ, IPA:

<span class="mw-page-title-main">Sakura Haruno</span> Naruto serisindeki kurgusal bir karakter

Sakura Haruno , manga ve anime serisi Naruto'da kurgusal bir karakterdir. Mangakanın karısından esinlenilerek çok severek Japon kültürüne uygun olarak tasarladığı Sakura manganın ilk başında Hatake Kakashi'nin Genin olarak öğrencisidir, daha sonra Tsunade'nin yardımcısı olarak Chunin olmuştur. Küçükken Ino Yamanaka onun edindiği ilk dostudur. Ino ve Sakura aynı anda okulun en popüler çocuğu olan Uchiha Sasuke'ye âşık olmuştur. Önce çok iyi arkadaş olan Ino ve Sakura şimdi birbirilerinin rakibidir. Baş karakter olan Naruto, shippuden serisinin sonuna kadar Sakura'dan hoşlanmaktadır ama Sakura, Sasuke'den hoşlandığı için Naruto'ya yüz vermemektedir hatta hislerinden bihaberdir. İlk başlarda Naruto'yu tam anlamıyla görmezden gelen Sakura sonraları Naruto'ya iyi davranmaya başlamıştır ve ikilinin arkadaşlığı gelişerek devam eder. Animesinin bir bölümünde pembe ve güzel saçlarını kesmiştir. Sakura, bir klanı olmamasına rağmen gösterdiği gelişimle fanlarının kendilerini özdeşleştirdikleri bir karakterdir. Anti fanlarınıysa erkekler arasında toplaşmıştır. Naruto'nun erkek izleyicileri onun çocukken ağlak, bencil, çocuksu hallerini klasik olsa da bir Shounen serisine yakıştırmamaktadırlar. Aynı zamanda bir shounen klasiği olarak fillerlarla artırılmış komedi adı altındaki şiddet sahnelerini şahsi olarak ciddiye alırlar.

<i>Sihirli Şövalyeler</i>

Sihirli Şövalyeler veya Magic Knight Rayearth, CLAMP tarafından yazılan bir manga serisidir. Seri, Kasım 1993-Nisan 1996 tarihleri arasında Kodansha'nın Nakayoshi dergisinde iki seri ve altı tankōbon cilt halinde yayınlandı. Seri, paralel evren fantezisi ve sihirli kız, mecha anime türlerinin sentezidir.

<i>Çelik Simyacı</i> Japon manga serisi

Metal Simyacı, Çelik Simyacı veya Fullmetal Alchemist, Hiromu Arakawa tarafından yazılan bir manga serisidir. Seri, Ağustos 2001-Eylül 2010 arasında Square Enix'in Monthly Shōnen Gangan dergisinde 27 tankōbon cildi halinde yayımlandı. Çelik Simyacı dünyası, Sanayi Devrimi sonrasındaki Avrupa'ya benzemektedir. Bu kurgusal dünyadaki en gelişmiş bilimsel tekniklerden birisi simyadır. Öykü, simya yoluyla annelerini yaşama döndürmeye çalışırken başarısızlığa uğrayan ve kendi bedenleri parçalanan Edward ve Alphonse Elric adlı iki kardeşin, bedenlerini geri getirmek amacıyla felsefe taşını arayışlarını konu alır.

Ah! Tanrıçam, Kōsuke Fujishima yazılan bir manga serisidir. Seri, Eylül 1988-Nisan 2014 tarihleri arasında Kodansha'nın Monthly Afternoon dergisinde 48 tankōbon cilt halinde yayınlandı. Seri, başlangıçta sihirli bir kız arkadaşla romantik komedi olarak başlarken zaman içinde aksiyona ve içinde geçtiği dünyanın mistik yanını incelemeye ağırlık vermiştir.

<i>Portakal Yolu</i>

Portakal Yolu, üç lise öğrencisi arasında oluşan bir aşk üçgeninin büyülü bir şekilde anlatılmış fantastik hikâyesidir. Hikâyenin baş karakteri, 15 yaşındaki Kasuga Kyosuke adlı lise öğrencisidir. Hikâyeyi olağan bir aşk hikâyesi olmaktan çıkaran, Kyosuke ve ailesinin ESPer kabiliyetlerinin olmasıdır. Kyosuke, Hikaru Hiyama ile arkadaşlıktan öte bir ilişki yaşarken aynı zamanda Ayukawa Madoka'yla gizli bir aşk yaşamaktadır. Hikâyenin büyük bir kısmı, kararsızlıklar ve anlaşmazlıklara odaklanır.

<i>Cardcaptor Sakura</i>

Cardcaptor Sakura veya Sakura, ayrıca Card Captor Sakura olarak da bilinir ve genellikle CCS şeklinde kısaltılır, CLAMP tarafından yazılan bir manga serisidir. Seri, Mayıs 1996-Haziran 2000 tarihleri arasında Kodansha'nın Nakayoshi dergisinde 12 tankōbon cilt halinde yayınlandı. Seri, yanlışlıkla bir dizi sihirli kartı dünyaya serbest bıraktıktan sonra büyülü güçler keşfeden bir ilkokul öğrencisi olan Sakura Kinomoto'ya odaklanmaktadır. Cardcaptor Sakura: Clear Card-hen adlı bir devam serisi Temmuz 2016 tarihinden bu yana yayınlanmaktadır.

<i>Ay Savaşçısı</i> Naoko Takeuchi tarafından yazılmış bir manga serisi

Ay Savaşçısı, özgün ismiyle Bishoujo Senshi Sailor Moon, manga yaratıcısı Naoko Takeuchi'nin ilk olarak manga sonra ise anime şeklinde yapılan eseridir.

<i>Vampir Prenses Miyu</i>

Vampir Prenses Miyu Narumi Kakinouchi ve Toshiki Hirano tarafından yapılan korku türünde bir Japon çizgi dizisidir. Bu animeden yola çıkılarak yazılan çizgi roman serisi de aynı adı taşımaktadır. Dizinin ana karakterleri Miyu adındaki vampir kız ile onun şeytani arkadaşı Larva'dır.Vampir Prenses Miyu'daki vampirler "Shinma" veya tanrı-iblis avcılarıdır ve vampirlerin sonuncusu olarak Miyu, Shinma'yı avlama ayrıcalığına sahiptir.

Bu madde, Amerikan televizyon dizisi Buffy the Vampire Slayer'da rol alan yan karakterlerin bir listesidir.

<span class="mw-page-title-main">Uryū Ishida</span> Bleach manga ve anime serisinde kurgusal kahraman

Uryū Ishida , Tite Kubo'nun çizdiği Bleach manga ve anime serisinde kurgusal bir karakter ve önemli bir kişidir. Ichigo Kurosaki'nin sınıf arkadışıdır ve son Quincy olarak tanıtılmıştır. En son yapılan Shonen Jump anketinde Soifon'u yaklaşık 120 oyla geçerek 15inci sıraya yerleşmiştir.

<i>Hellsing</i> Japon manga ve anime serisi

Hellsing, Kouta Hirano tarafından yazılan bir manga serisidir. Seri, Mayıs 1997-Eylül 2008 tarihleri arasında Shōnen Gahōsha'nın Young King OURs dergisinde 10 tankōbon cilt halinde yayınlandı. Seri, İngiltere'yi tehdit eden vampirler, hortlaklar ve diğer doğaüstü düşmanlarla savaşan gizemli ve gizli Hellsing Örgütü'nün çabalarını anlatmaktadır.

Seras Victoria, Hellsing adlı animenin baş karakterlerinden biridir. Hellsing OVA serilerinde de vardır.Japonca seslendirmesini Fumiko Orikasa, İngilizce seslendirmesini K.T. Gray yapmıştır. Seras eskiden bir polis memurudur ve vampirlerle savaşmak için D11'e katılmıştır. Alucard'la tanışmadan önce normal bir insandır. Alucard'ın onu ısırmasıyla bir vampire dönüşür. Fakat vampirliği alışmakta büyük zorluk çeker ve kan içmeyi uzun bir süre reddeder.Sonra Alucard ona kan içmezse vücudunun zayıf düşeceğini söyler ve onu ikna etmeye çalışır.

Tılsımlı Gelinlik , Şōgakukan'ın Ciao dergisinde yayınlanan, Nao Yazawa ve Sukehiro Tomita'nın shoujo manga serisidir. Kuzey Amerika'da VIZ Media tarafından çevrildi ve yayınlandı, toplamda altı cilttir.

Higurashi no Naku Koro ni; korku, gerilim, trajedi içeren bir anime. Seri, toplamda 4 sezondan ve Nekogoroshi-hen adında bir OVA'dan oluşur. Korku ve gerilim içerikli animeler arasında çok seçkin bir yere sahip bir anime olmasıyla beraber, hikâyesi ve anlatım tarzı oldukça farklı seyretmektedir.

Alucard, Kouta Hirano tarafından yaratılan anime ve manga serisi Hellsing'de yer alan kurgusal karakter. Efendisi Integra Hellsing'e bağlı bir hizmetkârdır ve Walter C. Dornez'le II. Dünya Savaşı yıllarına dayanan köklü bir arkadaşlığı vardır. Oldukça güçlü bir vampir olan Alucard, Hellsing Organizasyonu ile birlikte diğer vampirler ve kötü güçlerle mücadele halindedir. Gelişmiş gücü, görünümünü değiştirebilme, hipnotize etme, yeniden yapılanabilme gibi teknikleri içeren yetenekleri vardır. Düşmanı tamamıyla engelledikten ve rezil ettikten sonra öldürür. Ama genelde rakiplerine onu öldürmeleri için ikinci bir şans bile verir. Manganın 8. kitabına göre o Vlad Drakula'dır ama Alucard'ın karışık bir karakter olduğunu söylemek daha doğru olur. Bram Stoker'ın Drakula'sıyla gerçek Vlad Dracula'nın bir karışımıdır. Bram Stoker'ın kitabında olaylar geçtikten sonra Abraham Van Hellsing Dracula'nın kontrolünü ele alır, onu yeniden adlandırır. Hatta Alucard da Dracula'nın tersten okunuşudur. Sonra da onu Hellsing ailesinin hizmetkârları arasına alır. Manga Bram Stoker'ın kitabından 100 yıl sonra geçer. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Hellsing Nazi organizasyonuna karşı mücadele etmeye zorlanır.

<i>Titana Saldırı</i> Manga Serisi

Titana Saldırı, Hajime Isayama tarafından yazılan bir manga serisidir. Seri, Eylül 2009-Nisan 2021 tarihleri arasında Kodansha'nın Bessatsu Shōnen Magazine dergisinde 34 tankōbon cilt halinde yayınlandı. Animesi, üç anime filmi, OVA'ları, animeden uyarlanmış iki live-action filmi ve bir miniserisi bulunmaktadır.

Black Clover, Yūki Tabata tarafından yazılan bir manga serisidir. Seri, Şubat 2015 tarihinden bu yana Shueisha'nın Weekly Shōnen Jump dergisinde yayınlanmaktadır. Seri, görünüşte herhangi bir büyülü güç olmadan doğmuş genç bir çocuk olan Asta'nın etrafında dönmekte olup Black Bulls'taki büyücü arkadaşlarıyla bir sonraki Büyücü Kralı olmayı planlamaktadır.

Lamorak, kendi başına büyük bir şövalye olan Kral Pellinore'nin oğlu olan Sir Lamorak, bazı efsanelere göre Percivale'nin kardeşiydi. Lamorak, Yuvarlak Masa'nın en güçlü, en vahşi ve en acımasız Şövalyelerinden biriydi. Morgause'un sevgilisi Sör Lamorak'ın babası Pellinore, Morgause'un kocası King Lot of Orkney'i ikili olarak öldürmüştü.

<span class="mw-page-title-main">Palamedes (Arthur efsanesi)</span> Şövalye

Palamedes Kral Arthur efsanelerinde yuvarlak masa şövalyeleri içinde yer alan bir şövalyedir. Başlangıçta bir sarazen ve putperest iken sonrasında Hristiyan olarak görülür. Karşılıksız sevgi ile Isolda'ya bağlıdır ve bu da onu sık sık Tristan ile çatışır hale getirmektedir. Palamedes'in babası Kral Esclabor'dur. Kardeşleri Safir ve Segwarides de Yuvarlak Masa'da yer almaktadır. Palamedes romansı adını ondan almıştır.