
Ay, Dünya'nın tek doğal uydusu ve Güneş Sistemi içindeki beşinci büyük doğal uydudur. Dünya ile Ay arasında ortalama merkezden merkeze uzaklık 384.403 km, yani Dünya'nın çapının yaklaşık otuz katı kadardır. Jeofiziksel açıdan Ay, gezegen kütleli gök cismi veya uydu gezegendir. Kütlesi, Dünya'nın kütlesinin %1,2'si ve çapı 3.474 km (2.159 mi) ile Dünya'nın yaklaşık dörtte biri kadardır. Yüzeyinde kütleçekim etkisi yerçekiminin yaklaşık %17'sidir. Ay, Dünya'nın yörüngesinde bir turunu 27 gün 7 saatte tamamlar. Dünya, Ay ve Güneş geometrisinde görülen periyodik değişimler sonucunda her 29,5 günde tekrar eden Ay'ın evreleri oluşur.

Meteoroit, dış uzayda bulunan küçük bir kaya veya metal cisimdir. Meteoroitler, asteroitlerden önemli ölçüde daha küçük ve boyutları taneciklerden bir metreye kadar değişen nesneler olarak ayırt edilirler. Meteoroitlerden daha küçük nesneler, mikrometeoroit veya uzay tozu olarak sınıflandırılır. Pek çoğu kuyruklu yıldızlardan veya asteroitlerden gelen parçalardır, diğerleri ise Ay veya Mars gibi gök cisimlerinden çarpma etkisiyle fırlatılmış olan uzay enkazıdır.

Apollo 14; Apollo programının 8. mürettebatlı görevi, 3. Ay'a insanlı iniş ve ilk dağlık inişi barındıran insanlı ay göreviydi. Görev 31 Ocak 1971'de başlamış, astronotlar 5 Şubat 1971'de Ay'a inmiş ve yaklaşık 9 saatlik bir Ay yürüyüşünden sonra 9 şubatta Dünya'ya geri dönmüşlerdir. Görevin getirdiği örnekler Ay'ın volkanik faaliyetleri ve Dünya'dan seken göktaşları hakkında bilgi vermiştir.

Hermann Mayer Salomon Goldschmidt, 17 Temmuz 1802 ve 26 Nisan 1866 yılları arasında yaşamış ve özellikle asteroitler dalında birçok gök cisminin keşfini yapmış ünlü bir Alman astronom ve ressamdır. Frankfurt'ta Yahudi bir tüccarın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Paris'e yerleşip burada görsel sanatlar konusunda eğitim almış ve daha sonra kariyerini önceleri hobi olarak ilgilendiği astronomiye adamıştır. Goldschmidt'in bu bilim dalındaki üstün başarıları Ay'da kendisinin adı verilen bir kraterle ebedileştirilmiştir.

Oberon, Uranüs'ün önemli uydularının en dışta olanıdır. Ortalama 760 km çapıyla Uranüs'ün ikinci en büyük uydusudur. 1787 yılında William Herschel tarafından keşfedilmiştir. Adı William Shakespeare'in A Midsummer Night's Dream adlı oyununda perilerin kralı olan Oberon'dan gelir. Oberon'un yörüngesi kısmen Uranüs'ün Manyotosferinde bulunmaktadır.Dış yüzeyi ile çekirdek arasındaki sınırda Sıvı su tabakası mevcut olabilir. Dış yüzeyinde çok sayıda çarpma kraterleri bulunur, yaklaşık olarak 210 kilometre çapında çarpma kraterlerinin olduğu düşünülüyor.

Çarpma krateri, bir gezegenin, Ay'ın veya başka bir katı cismin yüzeyinin de, daha küçük bir cismin yüzeye hiper hızla çarpmasıyla oluşan bir dairesel çöküntüdür. Patlama veya içsel çökme nedeniyle oluşan volkanik kraterlerin tersine çarpma kraterleri, çevresindeki araziden yükseklik olarak daha alçakta olan kenar ve zeminleri yükseltir. Çarpma kraterleri küçük, basit, kâse biçiminde çöküntüden geniş, karmaşık çoğul halkalı çarpma havuzuna kadar dağılım gösterir. ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Barringer Meteor Krateri küçük çarpma kraterinin dünya üzerindeki en bilindik örneğidir.

Wolfe Creek Krateri, Batı Avustralya'daki bir göktaşı krateridir.

Olympus Mons, Güneş Sistemi'nde bilinen en yüksek volkan ve en yüksek dağdır. Son patlaması 25 milyon yıl önce olmuştur.

Chicxulub Krateri, Meksika'nın Yucatán Yarımadası'nın altında gömülü olan bir tarihöncesi gök taşı krateridir. Kraterin merkezi, adını aldığı Chicxulub kasabası yakınlarındadır. Chicxulub gök taşının yeryüzüne çarpmasının zamanlaması, Kretase-Paleojen sınırı ile tam denk geldiği için, kraterin kuş olmayan dinozorların soyunun tükenmesine neden olduğu sonucuna varılmaktadır. Çapı 180 kilometreden fazla olan krater, Dünya üzerinde çarpma sonucu meydana geldiği doğrulanan en büyük yapılardan biridir. Kraterin oluşmasına neden olan gök taşının çapı en az 10 kilometre idi.

Kretase-Tersiyer yok oluşu, K-T yok oluşu, Kretase-Paleojen yok oluşu veya K-Pg yok oluşu, günümüzden yaklaşık 66 milyon yıl önce yaşanan ve o zaman var olan birçok canlı türünü ortadan kaldıran, küresel bir yok oluş olayıdır. Bu yok oluş öyle olağanüstü boyutlardaydı ki, yerbilimsel devirlerden Mezozoyik zamanı bitmiş ve Senozoyik zamanı başlamıştır. Mezozoyik'in son dönemi Kretase, Senozoyik'in ilk dönemi Paleojen'dir.

Kaali krateri, Estonya'nın Saaremaa adasında bulunan ve meteor çarpması sonucu oluşmuş 9 farklı kraterden oluşan bir krater grubudur. Bu kraterlerin oluşum tarihi, tahmini olarak MÖ 7. yüzyıl veya günümüzden 4000 yıl önce arasında değişmekte olup bir çarpma olayı sonucu meydana gelen ve insan nüfuslu bir yerleşim alanında oluştuğu bilinen en yeni kraterlerden birisidir.

Deep Impact, Cape Canaveral Uzay İstasyonu'ndan 12 Ocak 2005, 18.47 UTC'de fırlatılan bir NASA uzay sondasıydı. Bir çarpma aygıtı bırakarak Tempel 1 (9P/Tempel) kuyruklu yıldızının iç bileşimini incelemek amacıyla tasarlanmıştır. 4 Temmuz 2005, 05.52 UTC'de çarpma aygıtı kuyruklu yıldızın çekirdeğiyle başarılı bir şekilde çarpıştı. Çarpışma, çekirdeğin iç kısmındaki enkazı kazarak bir çarpma krateri oluşturdu. Uzay aracı tarafından çekilen fotoğraflar kuyruklu yıldızın beklenenden daha tozlu ve daha az buzlu olduğunu gösterdi. Çarpışma, beklenmedik derecede büyük ve parlak bir toz bulutu oluşturdu ve çarpma kraterinin görünümünü gizledi.

Bosumtwi Gölü Gana'daki tek doğal göldür. Yaklaşık 105 kilometre (65 mi) çapında eski bir çarpma krateri içindedir. Yaklaşık 30 km (19 mi) Ashanti'nin başkenti Kumasi'nin güneydoğusundadır ve popüler bir rekreasyon alanıdır. Bosumtwi Gölü'nün krater gölü yakınlarında toplam nüfusu yaklaşık 70.000 olan yaklaşık 30 köy vardır. Turistlerin geldiği köyler arasında en popüler genellikle Abono'dur.

Selenoloji ya da aybilim, Ay'ı inceleyen bilim dalına denir. Ay'ın yapısı, Dünya'nınkinden apayrıdır. Ay'ın hatırı sayılır bir atmosferi olmadığından hava durumu ve dolayısıyla ondan kaynaklanacak bir erozyon görülmez; Ay'ın levha tektoniği yoktur ve kütleçekimi, Dünya'nınkinden azdır. Küçük boyutlarından dolayı daha çabuk soğumuştur. Yüzeyinin karmaşık morfolojisi farklı süreçlerin kombinasyonuyla, bilhassa çarpma kraterleri ve volkanizmayla meydana gelmiştir. Ay farklılaşmış bir cisim olup kabuk, manto ve çekirdekten meydana gelir.
Logoisk Krateri, Belarus'ta Lahojsk şehrine yakın bir göktaşı çarpma krateridir.

Lutetia, ana asteroit kuşağında yer alan bir M-tipi asteroitdir. 1852 yılında Hermann Goldschmidt tarafından keşfedildi. Adı, Paris'in Latincesi olan Lutetia'dan gelmektedir.

Güney Kutbu-Aitken Havzası, Ay'ın uzak yüzünde bulunan bir çarpma krateridir. Yaklaşık 2.500 km çapında ve 6,2 ila 8,2 km derinliğinde, Güneş Sistemi'ndeki bilinen en büyük çarpma kraterlerinden biridir. Ay'da tanınan en büyük, en eski ve en derin havzadır. 4,2 ila 4,3 milyar yıl önce, Nektar Öncesi dönemde oluştuğu tahmin edilmektedir. Adını, bir uçta Ay'ın Güney Kutbu ve kuzey ucunda Aitken krateri olmak üzere havzanın zıt taraflarındaki iki özelliğinden almıştır. Bu havzanın dış kenarı, Dünya'dan Ay'ın güney kolunda yer alan ve bazen gayri resmi olarak "Leibnitz Dağları" olarak adlandırılan devasa bir sıradağ olarak görülebilir.

Ay krateri, Ay'daki çarpma kraterleridir. Ay'ın yüzeyinde, tümü çarpmalarla oluşan birçok krater bulunmaktadır. Uluslararası Astronomi Birliği, günümüzde 1.675'i tarihlendirilmiş 9.137 krateri tanımaktadır.

Dünya üzerindeki çarpma yapılarının aşağıdaki listesi, 2018 itibarıyla Earth Impact Database'de kayıtlı 190 doğrulanmış kraterden bir seçkiyi içermektedir. Listelerin yönetilebilirliğini korumak için, belirli bir zaman dilimindeki sadece en büyük çarpma yapıları dahil edilmiştir. Farklı kıtalar için alfabetik listeler aşağıdaki Kıtalara göre çarpma yapıları bölümünde bulunabilir.

Avustralasya saçılma alanı, tektit saçılma alanlarının en genç ve en büyüğü olup, son tahminlere göre Dünya yüzeyinin %10 ila %30'unu kaplayabileceği düşünülmektedir. Araştırmalar, tektitlerin oluşumuna neden olan çarpmanın yaklaşık olarak 788.000 yıl önce gerçekleştiğini ve muhtemelen Güneydoğu Asya'da meydana geldiğini göstermektedir.