İçeriğe atla

II. Kılıç Arslan

II. Kılıç Arslan
عز الدين قلج أرسلان بن مسعود
II. Kılıç Arslan'ın dönemine ait madeni para
Türkiye Selçuklu Sultanı
Hüküm süresi1156-1192
Önce gelenI. Rükneddin Mesud
Sonra gelenI. Gıyaseddin Keyhüsrev
Doğum1113
Ölüm1192
Aksaray
Tam adı
II. Kılıç Arslan bin Mesud
HanedanSelçuklu Hanedanı
BabasıI. Rükneddin Mesud
DiniSünni İslam
II. Kılıçarslan devrinde Türkiye Selçuklu Devleti'nin sınırları

II. Kılıç Arslan (Arap alfabesiyle: عز الدين قلج أرسلان بن مسعود (İzz el-Din Kılıç Arslan bin Mesud) (d. 1113 - ö. 1192, Aksaray) Türkiye Selçuklu Devleti'nin sultanıdır. Babası I. Rükneddin Mesud'un yerine tahta çıkmıştır. Anadolu Selçuklu Devleti tarihinde ilk kez altın sikke basımı onun hükümdarlığındadır.[1]

Taht kavgaları, komşu devletlerle çatışmalar ve anlaşmalar

I. Rükneddin Mesud, geleneğe uyarak ülkesini üç oğlu arasında paylaştırmıştı. Büyük oğlu II. Kılıç Arslan hem veliaht olarak ilan edilmiş hem de kendine Elbistan melikliği verilmişti. Üçüncü oğlu Şahinşah'a Ankara ve Çankırı yöreleri verildi. Devlet (veya Dolat) adlı ikinci oğlu hakkında elde belge bulunmamaktadır. Damatları olan Danışmendli Zünnûn'a Kayseri melikliği ve Danişmendli Yağıbasan'a Sivas melikliği verilmişti.

I. Rükneddin Mesud'un 1155'te ölmesinin ardından oğulları ve damatları arasında taht kavgaları başladı. II. Kılıç Arslan melik olarak bulunduğu Elbistan'dan Konya'ya gelerek tahta çıktı. Önce Elbistan ve Kayseri'yi eline geçirmek için harekete geçen Sivas meliki Yağıbasan üzerine yürüdü; ama Musul Atabeyi Nureddin Zengi siyasi baskısından korkması dolayısıyla onunla anlaştı. II. Kılıç Arslan'ın bu zayıflığını fark eden Bizans İmparatoru I. Manuil ona karşı geniş bir birlik kurdu. 1159'da Musul Atabegi Nureddin Zengi ile yöredeki Haçlı Devletleri ve kardeşi Şahinşah, kayın-biraderleri Yağıbasan ve Zünun ve Malatya Meliki Zülkarneyn bu birliğe katılmışlardı. Kılıç Arslan uzlaşma çareleri aradı. Önce Yağıbasan'a bir elçi gönderdi ve barış istedi; sonra bunu karşılığında Elbistan'ı ona vermeyi teklif ettiyse de her iki girişimden de sonuç alamadı. Kızını Konya'dan Erzurum melikine gelin olarak göndermekte iken gelin alayı Yağıbasan tarafından baskına uğratılıp kızı Zünun ile nikahlandı. Buna bir karşılık vermek için Kılıç Arslan Yağıbasan'a hücum ettiyse de mağlup düştü.

II. Kılıç Arslan devletini ayakta tutabilmek için önce Bizans İmparatorluğu'yla barış yapmanın yollarını aradı. 1162'de İstanbul'a gidip orada 80 gün kalarak Bizans ile bir antlaşma yaptı. Buna göre karşılıklı yardımlaşma yapılacağı gibi, Türkmenler de Bizans'a akınlarda bulunmayacaktı.

1153'te II. Kılıç Arslan Artuklular ile anlaşıp birlikte Yağıbasan üzerine yürüdü. Bağdaşıkları Fırat'ı geçerek Malatya meliki Zülkarneyn'e hücuma geçerken Kılıç Arslan da Yağıbasan'dan Sivas'ı aldı. Yağıbasan, Şahinşah ile birleşmek üzere Çankırı'ya kaçtı ise de 1164'te orada öldü. Kılıç Arslan Ankara ve Çankırı üzerine giderek bu yöreleri kardeşi Şahinşah'tan aldı. En son olarak Kayseri alındı. Fakat Şahinşah ve Zunnun Nureddin Zengi'ye sığındılar ve Malatya'nın alınmasına Nureddin Zengi karşı olduğu için bu kale alınamadı. Kılıç Arslan'ın amcası Göksun meliki Gökarslan da Nureddin Zengi'ye katıldı ve Nureddin Zengi 1173'te Maraş ve Göksun'u Türkiye Selçukluları'ndan aldı.

Tam o yıl Sivas'ta büyük bir açlık ortaya çıktı. Sivas meliki olan Kılıç Arslanın kızkardeşi ve ölen Yağıbasan'ın karısı yeni kocası ile halka zahire yardımı yapmaktan çekindi ve ortaya çıkan bir halk isyanı sonucunda halk tarafından öldürüldüler. Halk Nureddin Zengi'ye sığınmış olan Zunnun'u melik olarak istedi ve Zunnun'da Musul'dan gelerek Sivas melikliği görevini yüklendi. Fakat açlık ve şiddetli hava şartları dolayısıyla iki taraf bir antlaşmaya vardılar. Nüreddin Zengi eline geçirdiği şehirleri iade etti ve Kılıç Arslan da Zunnun'un Kayseri meliki olarak atanmasına razı oldu.

Ermeni Derebeyi Toros da Türkiye Selçuklu Devleti'ne karşı harekete geçmişti.

1174'te Zengi Hanedanının Suriye ve Musul hükümdarı Atabeg Nureddin Zengi Şam'da öldü. Nureddin Zengi'nin genç yaşta oğlu Salih İsmail Mısır'da iktidarı eline geçirmiş olan Selahaddin Eyyubi'ye karşı gelemedi. 1174'te Şam'ı eline geçiren Selahaddin, Nureddin Zengi'nin dul karısıyla evlenip Salih İsmail'in taht naibi tayin edildi ve 1181'de Salih İsmail ölümü ile Zengiler idaresi sona erdi. Selahaddin Eyyubi ilgisini Kudüs, Filistin ve Mısır üzerine teksif etti. Böylece II. Kılıç Arslan'ın Doğu Anadolu'da rakiplerine destek sağlayan büyük bir siyasi güç ortadan kalkmış oldu.

Batı sınırını güvence altına alan ve doğuda rakiplerine desteğinin azaldığını gören II. Kılıç Arslan Anadolu'ya geri yöneldi. Kayseri meliki olan kayınbiraderi Danışmendli Zunnun ve şehzadesi Şahinşah'ın birleşik ordusunu yendi ve onlar Bizans'a sığındılar. Ankara, Darende ve Kayseri'yi onlardan aldı. 1175'te kayınbiraderi Danışmendli Yağıbasan'ın oğullarını Selçuklu uc beyleri tayin ederek Danişmendlilerin egemenliğine son verdi. Zengiler'den de bazı topraklar ele geçirdi ve Ermenileri de yendi.

Bizans ile savaş ve Miryokefalon Muharebesi

Fakat çok geçmeden II. Kılıç Arslan ile Bizans arasındaki barış bozuldu. Bizans İmparatoru I. Manuil Zengilerin ortadan kalkmasını ve Selahaddin'in güney-doğu Akdeniz problemlerine teksif olmasını stratejik olarak II. Kılıç Arslan'ın bir dayanağının ortadan kaldığı şekilde değerlendirdi. Ayrıca Eskişehir yörelerinde yoğun bir şekilde çoğalan Türkmenler, Denizli, Kırkağaç, Bergama ve Edremit'e kadar Bizans topraklarına yıllık hücumlar yapmaktaydılar ve Manuil bu akınları önlemek istemekteydi. Danişmendli Zunnun ile şehzadesi Şahinşah da Bizans'a sığınmışlardı. I. Manuil büyük bir askeri sefer için hazırlıklara başladı. Ayrıca Anadolu'ya arka arkaya Danişmendli Zunnun ve sonra şehzadesi Şahinşah komutasında ve Bizans birlikleriyle güçlendirilmiş orduları Anadolu'ya gönderdi. II. Kılıç Arslan orduları her iki orduyu da yenik düşürüp Bizans'a geri püskürttü. Kılıç Arslan Bizans'a ikinci bir barış heyeti gönderip müzakerelerde bulunduysa da bunlar da İmparator tarafından reddedildi.

1176 yazında Bizanslılar, içinde çok sayıda Frank, Peçenek, Macar ve Sırp paralı askeri bulunan iki ordu ile II. Kılıç Arslan üzerine yürüyüşe geçtiler. Kuzeyden yürüyen ve İmparator'un amca oğlu General Andronikos Vatatzes komutasındaki ordu Kastamonu ve Amasya üzerinden Eylül 1176'da Niksar'a gelip bu kaleyi kuşattı. Fakat bu yörede bulunan Selçuklu ordusu ile sur önlerinde yapılan "Niksar Muharebesi"'nde Bizans'lılar çok büyük bir yenilgiye uğradılar ve savaşta ölen komutanları Vatatzes'in başı Konya'ya II. Kılıç Arslan huzuruna gönderildi.

Bizanslıların güneyden giden büyük ordusu imparator I. Manuil komutasındaydı ve Konya'yı ele geçirmeyi hedeflenmişti. II. Kılıç Arslan 17 Eylül 1176'da Sandıklı ile Dinar'ın doğusunda, Isparta'nın Gelendost ilçesi sınırlarında Miryokefalon Muharebesi'nde Bizans ordusunu pusuya düşürdü ve ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu, Türklerin Anadolu'da Bizans karşısında Malazgirt'ten sonraki en büyük zaferdi. Bu yenilginin ardından Bizans İmparatorluğu, Türkleri Anadolu'dan çıkarma umudunu tümüyle yitirdi.

Barış ve gelişme dönemi

Özellikle 1176'daki Miryakefalon Savaşı ve 1190'daki Üçüncü Haçlı Seferi arasında Türkiye Selçukları ülkesi tek bir idare altında bir barış ve refah ülkesi oldu ve hızlı bir ekonomik ve sosyal gelişme sağlandı. Anadolu'da ticaret ve dış ülkelerle ticaret önem kazandı. Anadolu'da ticaret yollarında bulunan birçok hanın yapımı ve kervansaray yapımı başlangıcı Kılıç Arslan'ın döneminde başlamıştır. II. Kılıç Arslan döneminden kalan Alay Bey kervansarayı bunların en başındadır. İlk Selçuklu tersaneleri II. Kılıç Arslan döneminde kurulduğu bildirilir. Konya'da açılan medereselerin gelişmesi Anadolu'da ilim ve sanatın gelişmesine de büyük katkıda bulunmuştur. Dış ülkelerle yapılan ticaretin de gelişmesi ve Anadolu'nun isminin Avrupa kaynaklarında ilk defa "Türkiye" olarak geçmesi bu dönemde olmuştur.[2]

Bu nispi barışa rağmen bazı çatışmalar olmaya devam etti. Önce II. Kılıç Arslan 1175'te Malatya'yı eline geçirdi. Suriye'ye de devleti eline geçirmiş olan Eyyubiler ile II. Kılıç Arslan Eyyubiler eline geçmiş olan Raban kalesi üzerinde anlaşmadılar. Sonunda Selçuklu veziri İhtiyarüddin Hasan'ın iyi diplomasisi ile iki taraf uzlaşabildiler. Bu barış sırasında Eyyubiler ile Selçuklular Ermeni Prensi III. Rüpen üzerine sefer yaptılar. Fakat 1182'de II. Kılıç Arslan'ın Artuklular ile Diyarbakır ve Silvan'ı ellerine geçirmeleri tekrar aralarının bozulmasına yol açtı.

Bizans İmparatoru II. Aleksios döneminde ise Selçuklular adım adım Ege bölgesi ve Bitinya'daki şehirleri ellerin geçirmeye başladılar. Uluborlu, Kütahya ve Eskişehir tekrar Selçukluların ellerine geçti. 1183'te II. Aleksios'un ölümü üzerine Bizans'ta çıkan kargaşalıktan faydalanan bir Selçuklu ordusu tekrar Ege Denizi kıyılarına kadar arazileri ellerine geçirdiler. Fakat Alaşehir yine bir Bizans şehri olarak kaldı.

Devletin varislere bölünmesi

II. Kılıç Arslan 1186'da ülkesini 11 oğlu arasında şöyle paylaştırdı:[3]

# Melik Verilen bölge
1Kutbeddin MelikşahSivas, Aksaray
2Rükneddin SüleymanşahTokat ve civarı
3Nureddin SultanşahKayseri ve civarı
4Muğiseddin TuğrulşahElbistan
5Muizeddin KayserşahMalatya
6Muhiddin MesudAnkara merkez, Çankırı, Kastamonu ve Eskişehir
7Gıyaseddin KeyhüsrevUluborlu, Kütahya civarı
8Nasreddin BerkyarukşahNiksar, Koyulhisar
9Nizameddin ArgunşahAmasya
10ArslanşahNiğde
11SancarşahEreğli ve güneyi

Bu bölünmeye göre Kılıç Arslan devlet merkezinde Sultan olarak ve oğulları içişlerinden yarı bağımsız olarak bölgelerinin melikleri oldular. Fakat hemen oğulları arasında veliahtlık mücadelesi başladı. Kılıç Arslan 1189'da Konya'yı eline geçiren ve kendini veliaht ilan ettiren büyük oğlu Kutbeddin'in bir kuklası haline geldi. 1190'da III. Haçlı Seferi orduları Konya'ya geldiğinde orada otorite Kılıç Arslan değil oğlu Kutbeddin idi.

Üçüncü Haçlı Seferi Alman ordusuna karşı

1190'da Üçüncü Haçlı Seferi'ne katılan ve karadan gelen Kutsal Roma-Cermen İmparatoru Friedrich Barbarossa komutası altındaki Alman asıllı Haçlı ordusunun Anadolu'dan geçişi için II. Kılıç Aslan elçilerini İmparator Edirne'ye gelmişken Almanlara göndermiş ve onlarla bir antlaşma yaparak bu ordunun Anadolu'dan Selçuklu ordusunun hücumlarına maruz kalmadan geçişini garantilemişti.

Fakat bu karar yaşlı olan II. Kılıç Arslan tarafından ülkenin paylaştırılması sonucu yerel iktidar kazanmış olan oğulları, özellikle Konya'yı eline geçiren Kutabeddin Melikşah tarafından beğenilmedi. Bu oğullarına bağlı Türkmenler yürüyüşte bulunan Alman Haçlı ordusuna zaman zaman hücumlarda bulundular. Akşehir üzerinden gelen Alman Haçlı ordusu, 17 Mayıs 1190'da Anadolu Selçuklu Devleti başkenti olan Konya önlerine geldi. Yapılan anlaşma gereğince bu ordunun barış içinde, şehre girmeden, şehrin kenarından geçmesi gerekmekteydi. Fakat 18 Mayıs'ta Alman ordusu Konya'ya hücum edip şehri ele geçirdi.[4]

Değişik tarihçiler bu beklenmedik sonuç için değişik açıklamalar yapmaktadırlar. Bazı Alman tarihçileri imparator Friedrich'in ordusuna yapılan Türkmen hücumlarina karşı Selçuklulara bir gözdağı verip yaptırım uygulamaya karar verdiğini bildirirler.[5] Diğer tarihçiler II. Kılıç Arslan'ın büyük oğlu Kutbeddin'in babasıyla ihtilaf halinde olduğunu; bu nedenle devletin başkenti olan Konya'yı savunmak için ordusuyla şehre geldiğini; babasını tutuklattığını; hemen şehir dışında surlar önünde Alman Haçlı ordusu ile muharebeye giriştiğini ve bu muharebeden yenik çıktıktan sonra geri çekilip Konya şehrinin Alman Haçlı ordusu tarafından ele geçmesine neden olduğunu bildirirler.

Her ne sebeple olursa olsun Konya'yı eline geçiren Alman Haçlı ordusu bu şehirde fazla kalmadı ve 5 gün sonra şehirden ayrılıp yine Kudüs'e hedefle Göksu Irmağı vadisinden Akdeniz'e gitmek için yürüyüşe geçti. Bu Alman Haçlı ordusu tam Akdeniz'e varmakta iken komutanları olan imparator Friedrich 10 Haziran 1190'da Göksu Nehri'nde boğulup öldü. Bundan sonra dağılan Alman Haçlı ordusu Türkiye Selçuklularına ve II. Kılıç Aslan ve varisi oğullarına problem olmaktan çıktı.

Ölümü

Alman Haçlı ordusunun dağılmasından sonra kardeş kavgası daha da ciddileşti. Kutbeddin babasını zorla birlikte alarak, Kayseri'yi eline geçirmek niyetiyle kardeşi Nureddin Sultanşah'a hücuma geçip şehir kalesini kuşattı. Kılıç Arslan kaçmayı başarıp Kayseri'ye sığındı. Kutbeddin Konya'ya döndü ve orada bağımsız Selçuklu Devleti Sultanı olduğunu ilan etti. Yaşlı olan Kılıç Arslan önce diğer birkaç oğlu arasında dolaştı. 1192'de Kılıç Arslan Uluborlu'da bulunan oğlu Gıyaseddin Keyhüsrev'le birlikte Konya'ya yürüyerek şehri eline geçirdi ve Aksaray'a kaçan Kutbeddin'i kovalayıp şehri kuşattılar. 1192'de 79 yaşındayken Aksaray Kuşatması sırasında öldü. Konya'yı elinde bulunduran yedinci büyük oğlu I. Gıyaseddin Keyhüsrev Sultan olarak tahta geçirildi.

Türbesi Konya'da Alaeddin Camii yanındadır. İç organlarının gömülü olduğu türbesi ise Aksaray'da şehre hâkim tepenin üzerindedir.

II. Kılıç Arslan ölmeden çok önce ülkesini 11 oğlu arasında bölüştürmuştü. Ama bu oğulları arasındaki çatışmalar daha kendisi yaşamaktayken ortaya çıkmıştı. Bunlar ölümünden sonra devam edip Türkiye Selçuklu devletini çok zayıflattı. Uzun süren bir saltanattan sonra II. Kılıç Arslan'ın ülkesine tek bir güçlü barış sağlamaması ve ülkeyi oğulları arasında bölüştürmesi; hem kendi saltanatının son yıllarında ve hem de ölümünden sonra Türkiye Selçuklu Devleti'nin barış ve refahına çok aksi tesirlerde bulunmuştur.[2]

Kaynakça

  1. ^ Rukiye Çevik, “Alaeddin Keykubat Devri Türkiye Selçuklularında Devlet ve Sosyal Hayat” 9 Ocak 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. sh.: 49
  2. ^ a b Katharine Branning tarafından hazırlanan "Turkishhan" websitesi 9 Kasım 2005 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. (İngilizce)
  3. ^ Turan, Osman, Selçuklular Zamanında Türkiye: Siyasi Tarih Alp Arslan'dan Osman Gazi'ye (1071-1328), Boğaziçi Yayınları, İstanbul 2002
  4. ^ Tyerman,C.(2006) God's war: a new history of the Crusades, say.418,426
  5. ^ Runciman, Steven (1954) (cev. )Runciman, Steven (çev. Fikret Işıltan) (1992), Haçlı Seferleri Tarihi: III. Cilt Akka Krallığı, Ankara:Türk Tarih Kurumu Yayınları ISBN 975-
II. Kılıç Arslan
Alt kolu Türkiye
Doğumu: 1113 Ölümü: 1192
Resmî unvanlar
Önce gelen:
I. Rükneddin Mesud

Türkiye Selçuklu Sultanı

1156 – 1192
Sonra gelen:
I. Gıyaseddin Keyhüsrev

İlgili Araştırma Makaleleri

I. Kılıç Arslan ya da Kılıçarslan, Anadolu Selçuklu Devleti'nin kurucusu Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın oğlu ve ikinci Anadolu Selçuklu sultanıdır.

<span class="mw-page-title-main">Haçlı Seferleri</span> Orta Çağda Avrupalı Katoliklerin Orta Doğuyu ele geçirmek için Müslümanlara karşı başlattığı seferler

Haçlı Seferleri veya Haçlı Akınları, Orta Çağ döneminde Hristiyan Latin Kilisesi tarafından başlatılan, desteklenen ve bazen de yönetilen bir dizi dini savaştı. Bu askeri seferlerin en iyi bilinenleri, 1095 ile 1291 yılları arasında Kudüs ve çevresini Müslüman yönetiminden geri almayı amaçlayan Kutsal Topraklara yapılan seferlerdir. 1099'da Kudüs'ün ele geçirilmesiyle sonuçlanan Birinci Haçlı Seferi'nden başlayarak düzinelerce askeri sefer düzenlendi ve yüzyıllar boyunca Avrupa tarihinin odak noktasını oluşturdu.

<span class="mw-page-title-main">Anadolu Selçuklu Devleti</span> Batı Oğuz Türkleri tarafından kurulmuş olan, Anadoluda hüküm sürmüş eski bir devlet (1077–1308)

Anadolu Selçuklu Devleti, Türkiye Selçuklu Devleti veya Rum Sultanlığı, Selçuklu Türklerinden olan Kutalmış oğlu Süleyman Şah tarafından Anadolu'da İznik başkent olmak üzere 1077 yılında kurulmuş olan Türk devletidir.

<span class="mw-page-title-main">Miryokefalon Muharebesi</span> Anadolu Selçukluları ile Bizans arasında yaşanmış savaş

Miryokefalon (Myriokephalon) Muharebesi Anadolu Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan ile Bizans imparatoru I. Manuil arasında yapılan savaştır. Anadolu'da Türk hakimiyetinin kabul edildiği savaştır. Anadolu'nun tapusunun alındığı savaş olarak da bilinir. Savaşın yapıldığı yerin neresi olduğu konusunda günümüzde farklı il ve ilçe belediyeleri sempozyum, konferans, çalıştay düzenleyerek sahiplenmeye çalışmaktadır. Savaşın yapıldığı yer konusunda akademi camiasında çeşitli çalışmalar ortaya konmuş fakat tam olarak tespiti yapılamamıştır.

<span class="mw-page-title-main">I. Mesud</span> 4. Anadolu Selçuklu Sultanı

I. Rükneddin Mesud (1095-1156) en uzun süre hüküm sürmüş Anadolu Selçuklu Sultanı'dır.

<span class="mw-page-title-main">Dânişmendliler Beyliği</span> bir Türk beyliği

Danişmendli Beyliği, 1080–1178 yılları arasında Sivas merkez olmak üzere Çorum, Tokat, Niksar, Amasya, Malatya, Elazığ, Kayseri şehirleri civarında kurulmuş bir Anadolu beyliğidir. II. Kılıçarslan tarafından yıkılmıştır. İlk başkenti Niksar olup sonraki başkenti Sivas'tır. Anadolu Selçuklu Devleti'ne katılan ilk Türk beyliğidir.

<span class="mw-page-title-main">İkinci Haçlı Seferi</span> 1147–1149 yılları arasında gerçekleşen Haçlı seferi

İkinci Haçlı seferi, 1147-1149 yılları arasında gerçekleşen Haçlı Seferleridir.

<span class="mw-page-title-main">Melikşah (Anadolu Selçuklu sultanı)</span> Anadolu Selçuklu Devleti sultanı

Şahinşah veya Melikşah Anadolu Selçuklu Devleti sultanı (1107-1116). Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan'ın büyük oğludur. Büyük Selçuklu Devleti'nin hükümdarı olan Melikşah ile karıştırılmamalıdır.

<span class="mw-page-title-main">I. Gıyâseddin Keyhüsrev</span> Türkiye Selçuklu Sultanı

I. Gıyaseddin Keyhüsrev Türkiye Selçuklu Sultanı ve II. Kılıç Arslan'ın oğludur. İki değişik dönemde tahta çıktı.

<span class="mw-page-title-main">II. Süleyman Şah</span> Türkiye Selçuklu Sultanı

II. Süleyman Şah ya da Rükneddin Süleyman Şah Türkiye Selçuklu Sultanı'dır (1196-1204).

Ebu'l-Kasım, Anadolu Selçuklu Devleti'nin ilk döneminde İznik valisidir. Hanedanın kurucusu ve ilk sultan Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ın ölümünden sonraki Fetret döneminde 3 yıllık bir süre Anadolu Selçuklu Devleti'ni yönetti. Süleyman Şah doğu seferine çıkarken akrabası Ebu-l Kasım'ı devletin başına vekili olarak atamıştı.

<span class="mw-page-title-main">Melik Gazi</span>

Melik Emir Gazi ya da Emir Gazi ya da Melik Gazi, Danişmendliler'in üçüncü hükümdarıdır.

<span class="mw-page-title-main">Artuklu Beyliği</span> Güneydoğu Anadoluda hüküm sürmüş bir Türk beyliği (1102–1409)

Artuklu Beyliği ya da diğer adıyla Artuklular, Harput, Mardin ve Hasankeyf bölgelerinde 1102-1409 yılları arasında hüküm sürmüş bir Oğuz Türkmen beyliğidir.

<span class="mw-page-title-main">I. Friedrich (Kutsal Roma imparatoru)</span>

I. Friedrich veya Friedrich Barbarossa, 12. yüzyılda yaşamış Alman kralı ve Kutsal Roma Cermen İmparatoru. Almanya Kralı olarak 4 Mart 1152 tarihinde Frankfurt'ta seçildi ve 9 Mart 1152 tarihinde Aachen'da taç giydi. Pavia'da 24 Nisan 1155'te İtalya Kralı ve 18 Haziran 1155'te Roma'da Papa IV. Adrian tarafından imparator olarak taçlandırıldı. İki yıl sonra, Latince: sacrum ("kutsal") terimi ilk kez onun imparatorluğuyla bağlantılı bir belgede yer aldı. Daha sonra 30 Haziran 1178'de Arles'de Burgonya Kralı olarak resmen taç giydi. Yönetmeye çalıştığı kuzey İtalya şehirleri tarafından Barbarossa olarak adlandırıldı: Barbarossa İtalyancada "kızıl sakal" anlamına gelir; Almanca: Kaiser Rotbart olarak bilinirdi ve bu da İngilizcede "İmparator Kızıl Sakal" anlamına gelir. Daha sonraki Almanca kullanımda bile İtalyanca lakabın yaygınlığı, İtalya seferlerinin onun kariyeri için önemini yansıtmaktadır.

Yağıbasan ya da Nizameddin Yağıbasan Danişmendliler'in Sivas kolunun hükümdarı.

Haçlı seferleri kronolojisi:

Akşehir Muharebesi veya Philomelion Muharebesi, Anadolu Selçuklu devleti sultanı Şahinşah ile Bizans İmparatoru I. Aleksios arasında 1116 yılında arka arkaya birkaç günde yapılan bir seri askeri çatışmadan oluşan ve Bizans İmparatorluğu galibiyeti ile sona eren muharebe.

Bizans-Selçuklu Savaşı Küçük Asya ve Suriye'deki güç dengesini Bizans İmparatorluğu'ndan Selçuklulara kaydıran bir dizi belirleyici muharebedir. Orta Asya'nın bozkırlarından gelen Selçuklular, Hunların yüzlerce yıl önce benzer bir rakip olan Roma karşısında uyguladıkları taktikleri tekrarladılar, ancak bu sefer yeni kabul ettikleri İslam'ın verdiği coşkuda vardı; Selçuklular birçok yönden Levant, Kuzey Afrika ve Küçük Asya'da Dört Halife, Emevîler ve Abbâsîler tarafından başlatılan Arap-Bizans savaşları'ndaki Müslümanların fetihlerine yeniden başladılar.

Kutbeddin Melikşah veya II. Melik Şah II. Kılıç Arslan'ın en büyük oğludur. Sivas ve Aksaray melikidir. 1190-1192'de Anadolu Selçuklu Devletinin fiili hükümdarıydı.