İçeriğe atla

Hüseyingazi Türbesi

Koordinatlar: 39°56′45″N 32°57′45″E / 39.945839°K 32.962561°D / 39.945839; 32.962561
Hüseyin Gazi Türbesi
Hüseyingazi Türbesi
Türkiye üzerinde Hüseyin Gazi Türbesi
Hüseyin Gazi Türbesi
Hüseyin Gazi Türbesi
Koordinatlar: 39°56′45″N 32°57′45″E / 39.945839°K 32.962561°D / 39.945839; 32.962561
İlçeMamak
İlAnkara
İdare
 • Ülke Türkiye
Zaman dilimiUTC+3 (EET)
 • Yaz (YSU)UTC+3

Hüseyin Gazi Türbesi, Ankara'nın Mamak ilçesine bağlı Hüseyin Gazi semtinde yer alan, tarihi ve dini önemi büyük bir yapıdır. Türbe, Anadolu'ya gelen Türkmen topluluklarının inanç merkezlerinden biri olarak kabul edilir ve 13. yüzyılda Alevi-Bektaşi geleneklerine uygun olarak bir tekke olarak kurulmuştur. Hüseyingazi Dağı'nın tepesinde konumlanmıştır.

Tarihçe

Anadolu'nun Türkleşmesi sürecinde Horasan'dan gelen erenler, özellikle Türkmen nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde manevi rehberler olarak önemli roller üstlenmişlerdir. Bu erenlerden biri de Hüseyin Gazi olarak bilinir. Hüseyin Gazi'nin kimliği ve hayatı hakkında çok fazla bilgi bulunmamakla birlikte, ona dair anlatılanlar genellikle efsaneler üzerine kuruludur. Bu efsanelerde, Hüseyin Gazi'nin bir Türk komutanı olduğu, Anadolu'ya bir uç beyi olarak geldiği ve ünlü kahraman Battal Gazi'nin babası olduğu söylenir.

Bazı kaynaklar, Hüseyin Gazi'nin Arap kökenli bir Abbasi savaşçısı olduğunu ve Bizans'a karşı mücadele ederken şehit düştüğünü ileri sürer. Ancak, bu bilgi Alevi-Bektaşi topluluğunun gözünde önemli bir farklılık yaratmaz. Bu topluluk, Hüseyin Gazi'yi kendi kültürleriyle bütünleştirerek bir Türk olarak kabul etmiş ve onun manevi mirasını yaşatmayı sürdürmüştür. Tarihte, Abbasi ordusunda köle statüsünde görev yapan binlerce Türk askeri bulunduğu da hatırlanmalıdır.

Evliya Çelebi'nin Ziyareti

Büyük Türk gezgini Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Anadolu'yu gezerken Hüseyin Gazi Türbesi'ni ziyaret etmiş ve bu ziyaretini ünlü Seyahatname'sinde detaylı bir şekilde anlatmıştır. 1648 yılında Ankara'ya gelen Çelebi, türbeye ilişkin gözlemlerini şöyle dile getirir: "Hüseyin Gazi tekkesinin vakıfları çoktur. Senede bir kez burada cem yapılır. Kırk, elli bin adam toplanır." Bu ifadeler, türbenin o dönemde önemli bir inanç merkezi olarak kabul edildiğini ve büyük bir topluluğun katılımıyla dini törenlerin gerçekleştirildiğini göstermektedir.

Günümüz

Hüseyin Gazi Türbesi, Anadolu'da Alevi-Bektaşi kültürünün önemli merkezlerinden biri olmasının yanı sıra, tarih boyunca hem yerel halk hem de ziyaretçiler için manevi bir değer taşımıştır. Türbe, bugün de inanç turizmi açısından önemini korumakta ve ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Hüseyin Gazi'nin kişiliği ve tarihî kimliği üzerine net bilgiler olmasa da, onun etrafında şekillenen efsaneler ve inançlar, bu yapının kültürel ve dini önemini artırmaktadır.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Bektaşîlik</span> Sufi/tasavvufî tarikat

Bektâşîlik, adını 13. yüzyıl Anadolu'sunun İslâmlaştırılması sürecinde etkin faaliyet gösteren ve Hoca Ahmed Yesevî'nin öğretilerinin Anadolu'daki uygulayıcısı konumunda olan Hacı Bektaş-ı Veli'den alan, daha sonra ise 14. ilâ 15. yüzyıllarda Azerbaycan ve Anadolu'da yaygınlaşan Hurûfilik akımının etkisiyle ibahilik, teslis (üçleme), tenasüh ve hulul anlayışlarının da bünyesine katılmasıyla 16. yüzyılın başlarında Balım Sultan tarafından kurumsallaştırılan, On İki İmam esasına yönelik sufi/tasavvufî tarikat.

Deliorman ya da Deli Orman, Aşağı Tuna Ovası'nda yer alan; Rusçuk, Razgrad, Silistre, Şumnu, Eski Cuma ve Dobriç şehirlerini de kapsayan geniş bir bölgedir. Bu bölge hâlâ Türklerin yoğun olarak oturdukları yerlerden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Sarı Saltuk</span> Türk ermiş

Sarı Saltuk Baba Balkanların Osmanlılar tarafından fethedilmesinden önce başlıca Balkanlarda ve civârındaki bölgelerde seyahat ederek insanlara İslâm'ı tebliğ eden Alevî-Bektâşî şeyhi ve Türkmen bir Derviştir.

Balım Sultan, Alevî-Bektaşiliği sağlam bir sistemle hem Türkmen hem de Alevî ve ocaklarıyla kurumlaştırmasıyla bilinen Horasan kökenli Seyyid Alevî-Bektâşî bir Türkmen ve Tasavvuf âlimi olup, Alevî Pîri ve Horasanlı Türkmen Şeyhi Hacı Bektâş Velî'den sonraki ikinci Pîri'dir. Anadoluya Türk-İslam'ı yaymaya görevlendirilen Hacı Bektâş Velî ile birlikte kendisiyle Anadoluya gelen 90.000 Alevî Türkmen Horasan Erenlerin soyuna mensup olup, önemli bir kişiliği vardır. Alevî-Bektâşî Türkmenlerinin günümüz Türkiye'de en çok yoğun olarak Çorum, Tokat, Amasya, Nevşehir (Hacıbektaş) ve Türkiye'nin birçok yöreleri ve illerindeki gibi, Türkmen aşireti ve Balım Sultan'ın Alevî ocaklarından sorumlu olduğu gibi, Alevî-Bektâşî Müslümanların, Hacı Bektaş Velî'den sonra ikinci Pîr, yani Şia-î Batınîyye (Tasavvufî) âlimi bir Rehber, Pîr, Mürşid ve Önder olarak kabul edilir.

<span class="mw-page-title-main">Yunus Emre</span> Türk şair ve mutasavvıf (1240–1320)

Yunus Emre (1240-1320), Anadolu sahasında yetişmiş Türk şair ve mutasavvıf. 13. yüzyılın son yarısı ve 14. yüzyılın başlarında yaşamış Türkmen bir derviş olan Yunus Emre, Anadolu'da Türkçe şiirin öncüsüdür. Tarihî şahsiyeti hakkındaki bilgiler yetersiz, hatta birbirini yalanlayıcı nitelikte olmakla birlikte biraz da menkıbelere karışmıştır. Yunus Emre hakkında biyografik bilgi veren velayetnameler ile manzum şiirler dışında temel kaynak bulunmamaktadır.

Ahmet Cemalettin Çelebi (1862), Türk siyasetçi ve Alevi-Bektaşi önderi.

<span class="mw-page-title-main">Ahmed Yesevî</span> Türk mutasavvıf ve şair

Ahmed Yesevî ya da Ata Yesevî (Kazakistan Türkçesi: Қожа Ахмед Яссауи; Özbekistan Türkçesi: Xoja Ahmad Yassaviy; 1093, Sayram - 1166, Türkistan, kendi gibi Türk asıllı olan Arslan Baba'nın talebesidir. "Pîr-i Türkistan" lakabıyla bilinen bir mutasavvıf ve şairdir.

<span class="mw-page-title-main">Avşar, İmranlı</span> Sivas ili, İmranlı ilçesine bağlı bir köy

Avşar, Sivas ilinin İmranlı ilçesine bağlı bir köydür.

<span class="mw-page-title-main">Tekke</span> tarikattan olanların barındıkları, Tanrı’ya tapındıkları, dinsel törenler yaptıkları yer, dergâh.

Tekke, tarikattan olanların barındıkları, ibadet ve tören yaptıkları yer, dergâh gibi yapılardır. Osmanlı İmparatorluğu'nda tekke anlamında günümüz Türkiye'deki Müslüman Türkmen Alevî-Bektâşîlerin Cem Evi, yani Mescid'in yanı sıra dergâh, âsitane sözcükleri olarak kullanılmıştır. Bazı tarikatlarda hankâh ve âsitane yalnızca merkez tekkeye denir.

Yediler, kendilerine özel görevler verilmiş peygamberler; İbrahim, Halil, Musa, Harun, İdris, Yusuf ve İsa.

<span class="mw-page-title-main">Ahi Evran Camii ve Türbesi</span>

1482 yılında, Ahilik Teşkilatının kurucusu Ahî Evran adına yaptırılan Alevi Tekkesi ve Cem Evi Türbesi, Kırşehir il merkezinde bulunmaktadır. Türbeye içinden bir merdivenle çıkılmaktadır. Kırşehir il merkezinde yer almaktadır. Zaviye; planlı mescid, Ahiliğin kurucusu Ahi Evran'ın türbesi ve zaviye- tekke olarak kullanılan mekanlardan oluşmaktadır.

Kelime anlamı; mistik İslamda yükselmek için zikrullah yapan kişidir. Tekke ve dergahlarda kurumsal bir kimlik kazanarak ilahi okuyan ve cehri zikir yaptıran görevliye de bu isim verilir. Kadirilikte önemli bir mertebedir.

Dede, Alevilikte Ehl-i Beyt soyundan geldiğine inanılan şerif ve seyyidlere, içtimai ve dinî liderlere, yani önderlere verilen addır.

Kalender Çelebi İsyanı ya da Kalender Şah İsyanı, 1527'de Kalender Çelebi liderliğinde başlayan ayaklanmadır. Kalender Çelebi İsyanı 1527 yılında Osmanlı İmparatorluğu'na karşı Anadolu'da çıkan dini içerikli büyük bir isyandır.

Alevî nüfusu, Türkiye'de üçte biri İstanbul bölgesinde yaşayan Alevîler’in daha sonra en yoğun olarak bulundukları yöreler arasında Ankara, Adana, Bursa, Antalya, Aydın Damal ve Zile şehirleriyle, Orta ve Doğu Anadolu'da yer alan Erzincan, Sivas, Malatya, Tunceli illeri gelmektedir. Türkiye'de en çok Alevî köyü ise 60'ı karışık olmak üzere toplam yaklaşık 460 adet köy olup Sivas ilinde yer almaktadır. Bunların ardından sırasıyla, Tunceli, Erzincan, Tokat, Çorum, Kahramanmaraş, Bingöl, Amasya, Erzurum, Malatya, Adıyaman, Yozgat, Hatay, Elazığ, Muş, Balıkesir, Mersin, Kars, Adana, Ankara, Eskişehir, Gaziantep, İzmir, Kırıkkale, Kütahya ve Ordu illeri gelmektedir.

Osmanlı Devleti'nin kuruluş devrinde Aleviler

Garip Dede Türbesi, İstanbul ili Küçükçekmece ilçesi Fatih mahallesinde bir türbedir. Anadolu erenlerinden biri olduğu ve Alevi-Bektaşi inancına göre türbesi Macaristan'da bulunan Gül Baba'nın müsahibi olduğu rivayet edilen Garip Dede'nin, 16. yüzyılda öldüğünde gömüldüğü mezar, 1995 yılında Nurettin Şen'in katkılarıyla türbe haline getirilmiştir. Önce türbeye küçük cemevi eklenmiştir. Ardından alt kat aşevi, üst katı cemevi olarak yeni bir bina yapılmıştır.

Balaban , Türkiye'nin Marmara, Ege, İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde bulunan, Afşar'ın (Avşar) Köpekli kolunun bir oymağıdır. Tarih sahnesinde 16. yüzyılın başlarından itibaren bir Alevi-Türkmen aşireti olarak yer alıyor.

<span class="mw-page-title-main">Erikli Baba Tekkesi</span> İstanbulda bir Alevi-Bektaki tekkesi

Erikli (Eryek) Baba Tekkesi, İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde bulunan bir Alevi-Bektaşi dergâhıdır.

<span class="mw-page-title-main">Ardıç Türbesi</span>

Ardıç Türbesi, halk arasında Ardıç Baba olarak bilinen, Sivas ilinin Şarkışla ilçesine bağlı Kaymak köyünde yer alan bir türbedir. Şarkışla'nın Kaymak köyündeki Ardıçlı Tepesi mevkiinde, dağın tepesinde bulunan türbe, Türkmen Alevileri ve Bektaşiler tarafından kutsal kabul edilen bir yerdir. Burada yer alan Ardıç ağacı, bölge halkı için büyük bir manevi öneme sahiptir. Emlek yöresi olarak anılan bölgede yer almaktadır.