İçeriğe atla

Hörgüç kaya

Hörgüç kaya, Myot Tepesi yakınında, İskoçya

Buzul biliminde hörgüç kaya, bir buzulun ilerlemesiyle oluşan bir kaya oluşumudur. Buzulun alttaki ana kaya üzerinden geçişi, sık sık kayanın "stoss" (yukarı akış) tarafında aşınma ve "lee" (aşağı akış) tarafındaki parçalanma sonucu asimetrik erozyon biçimlerine neden olur. Bazı jeologlar bu terimi bir metreden birkaç yüz metreye kadar olan ölçeklerdeki yer şekilleriyle sınırlandırmaktadır[1]:324–326 ve daha büyük öğeleri kayalık ve kuyruk olarak belirtirler.

Kökenbilim

18. yüzyıl Alp kaşifi Horace-Bénédict de Saussure, 1786'da Roches moutonnées terimini icat etti. Bu kayalarda, kendi döneminde Fransız soyluları arasında moda olan ve saçları yerinde tutmak için koyun yağı (dolayısıyla moutonnée) ile yumuşatılan peruklara bir benzerlik gördü.[1]:323–324 Fransızca terim genellikle yanlış bir şekilde "koyun kayası" olarak yorumlanır.[2][3]

Tanım

Kuzeybatı Toprakları, Kanada'daki Büyük Esir Gölü'ndeki hörgüç kaya yüzeyinin eğik bir görünümü; Horace de Sassure'nin bahsettiği eski moda perukları andıran bitişik, dalgalı buzulla aşınmış ana kaya sıralarına dikkat edin

Hörgüç kayada erozyona bağlı yukarı akış ve aşağı akış yönlerinin zıt görünümü oldukça belirgindir; yan taraflar, bir zamanlar üzerinden geçen buzulun gittiği yönde düzleştirilmiş ve aşınmıştır. Genellikle buzul çizikleriyle işaretlenir.

Pürüzlü ve sarp buz altı (aşağı akış) tarafı, buzun basınçla biraz erimesi ve kayadaki çatlaklara sızmasıyla başlayan bir erozyon süreci olan sökme veya koparma yoluyla oluşturulur. Su yeniden donduğunda kaya buzulla birleşir. Ancak buzul ileriye doğru gitmeye devam ettikçe taşı çatlamaya maruz bırakır ve kaya oluşumundan parçalar koparır. Çalışmalar, aşağı akış tarafındaki parçalanmanın, yukarı akış tarafının aşınmasından çok daha önemli bir erozyon süreci olduğunu göstermektedir.[]

Buzullaşmış bir yukarı akış ve aşağı akışıyla hörgüç kayanın (erozyonla oluşur) yan profili, bir drumlinin (çökelmeyle oluşur) yan profilinin tersidir. Drumlinde dik taraf yaklaşan buzul yönünde uzanmak yerine ona dönüktür.

Flyggberg olarak anıldıkları İsveç'ten daha büyük örnekler de bilinmektedir.[1] :326–327İsveç Flyggbergleri Sten Rudberg ve diğerleri tarafından yeniden şekillendirilmiş monadnocklar olarak yorumlandı.[4] Aşınmış ve sarp aşağı akış profilleri olmayan buzla düzleşmiş anakaya tümsekleri balina sırtları veya kaya drumlinleri olarak adlandırılır.[1] :326–327

Perst (1983), buzullaşmış "hörgüç kaya yüzeyi" ile basit bir "yukarı akış ve aşağı akış" buzul şekli arasında bir ayrım olduğunu belirtir. Literatürde "hörgüç kaya yüzeyi" teriminin kötüye kullanıldığını ve terimin "yukarı akış ve aşağı akış" terimiyle değiştirilebildiğini söylüyor. "Hörgüç kaya yüzeyi", Horace de Saussure zamanında Fransız peruklarında görülen sürekli, dalgalı veya inişli çıkışlı bukle sıralarına benzeyen kesintisiz bir ana kaya yüzeyi olduğunu, basit bir yukarı akış ve aşağı akış şekli ise sadece pürüzsüz bir üst taraf ve aşınmış bir alt taraf görünümüne sahip bir ana kaya çıkıntısının ifade ettiğini belirtmektedir.[5]

Hörgüç kaya tamamen buzul yer şekli olmayabilir, biçimini büyük oranda buzullaşmadan önce alır. Şekle katkıda bulunan çatlaklar tipik olarak buzullaşma öncesine dayanır ve hörgüç kaya benzeri formlar, Doğu Afrika ve Avustralya gibi tropik bölgelerde bulunabilir. Dahası, İsveç'teki Ivö Klack'ta kaolin madenciliği nedeniyle açığa çıkan aşınmış kaya yüzeyleri hörgüç kayaya benziyor.[6]

Kaynakça

  1. ^ a b c d Douglas Benn and David Evans, Glaciers & Glaciation, Arnold, London, 1st ed. 1998 9780340584316 Kaynak hatası: Geçersiz <ref> etiketi: "BennEvans" adı farklı içerikte birden fazla tanımlanmış (Bkz: )
  2. ^ Lutgens, Fred and Ed Tarbuck, Essentials of Geology, Prentice Hall, 2011, 11th ed. 978-0321714725
  3. ^ McInnes, Marnie (7 Temmuz 2017). "Why Geologists Think Glacial Mountains Look Like Sheep". The Atlantic. 15 Temmuz 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 15 Temmuz 2017. 
  4. ^ Lidmar-Bergström, Karna; Olvmo, Mats (2015). Plains, steps, hilly relief and valleys in northern Sweden – review, interpretations and implications for conclusions on Phanerozoic tectonics (PDF). Geological Survey of Sweden. s. 13. 26 Ekim 2016 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 29 Haziran 2016. 
  5. ^ Prest, V.K. (1983). Canada’s heritage of glacial features. Miscellaneous Report 28, Geological Survey of Canada, pp. 26–27, fig. 24 a, b and c
  6. ^ Lindström, Erling (1988). "Are roches moutonnées mainly preglacial forms?". Geografiska Annaler. 70 A (4): 323-331. doi:10.2307/521265. 

Dış bağlantılar

Wikimedia Commons'ta Roches moutonnées ile ilgili çoklu ortam belgeleri bulunur

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Buzul</span> büyük kar ve buz kütlesi

Buzul, dağ zirvelerinde yaz kış erimeyen ve yer çekiminin etkisiyle yer değiştiren büyük kar ve buz kütlesidir. Eğimli arazilerde yıllar boyunca biriken kar kütlesinin önce buzkar, sonra da buza dönüşmesiyle oluşur. Buzullar okyanuslardan sonra dünya üzerindeki ikinci büyük su deposu ve en büyük tatlı su deposudur, tatlı suyun % 98,5'ini oluştururlar. Hemen hemen her kıtada buzullara rastlanır. Dünya'nın belirli bölgeleri, bütün yıl erimeyen ve "buzul" adını alan buzlarla kaplıdır. Bunlar kutup bölgeleriyle yüksek dağların tepeleridir. Buzul oluşabilecek bölgenin deniz yüzeyinden yüksekliği, enlemin artmasıyla azalır. Ekvator yakınlarında 0° enlem çevresinde buzullara rastlamak için Runewenzorilerin 4.400 m yüksekliğine çıkmak gerekirken, Alplerde (45°) 2500 m'ye, Norveç'te (60°) 1500 m'ye çıkmak yeterlidir. Kutupta buzullara deniz yüzeyinde rastlanır.

<span class="mw-page-title-main">Orojenez</span> sıradağların oluşumunu açıklayan yerbilimsel terim

Orojenez, İç kuvvetlerin ortaya çıkma şekillerinden birini ifade eden orojenez terimi dağ oluşumu anlamına gelir.

<span class="mw-page-title-main">Buzul çağı</span> yeryüzü ve atmosfer sıcaklığının uzun süren bir dönem boyunca azalarak kıtasal, kutup ve alp buzullarının genişlemesi ve varlığını sürdürmesi

Buzul çağı ya da buz çağı, Dünyanın ve atmosferinin sıcaklığının uzun süren dönem boyunca azalarak kıtasal, kutup ve alp buzullarının genişlemesi ve varlığını sürdürmesidir. Dünyanın iklimi, gezegende buzulların olmadığı sera dönemleri ile buzul çağları arasında gidip gelir. Dünya halen Kuvaterner buzullaşması içindedir. Buzul çağındaki soğuk iklimin bireysel darbeleri buzul dönemi ve buzul çağındaki aralıklı sıcak dönemlere ise buzullararası denir.

<span class="mw-page-title-main">Tortul kayaçlar</span>

Üç ana kayaç türünden biri olan tortul kayaçlar, yeryüzünde en çok görülen kayaç türüdür. Dünya'nın yüzeyinin yaklaşık yüzde 75'ini yerkabuğunun ise yaklaşık yüzde 8'ini kaplarlar. Bu kayaçlar genellikle tabakalı olarak bulunurlar ve içerisinde organizma kalıntıları (fosil) bulundururlar. Sarkıt ve dikitler bu kayaçların oluşturduğu jeolojik yapılara örneklerdir. Tortul kayaçların büyük bir kısmı dış etmenler tarafından yeryüzünün aşındırılmasıyla meydana gelen çeşitli büyüklükteki unsurların (sediman) taşınarak çukur sahalara biriktirilmesi sonucu oluşmuşlardır. Bu olaya genel anlamda tortullaşma denir. Biriken unsurlar önceleri boşluklu gevşek bir yapıya sahiptirler. Fakat zamanla sıkışıp sertleşirler. Bir birikme sahasında, sonradan biriken unsurlar öncekiler üzerinde birikerek ağırlıkları vasıtasıyla basınç yaparlar. Bu basınç sonucu unsurlar, aralarındaki boşlukların küçülmesi ve büyük ölçüde ortadan kalkmasıyla sıkışır ve sertleşirler. Tortul depoların veya kayaçların oluştukları ortamlar yerden yere farklılık gösterirler.

<span class="mw-page-title-main">Vadi</span> coğrafyada tepeler arasındaki alçak alan

Vadi ya da koyak, akarsuyun içinde aktığı, kaynaktan ağıza doğru sürekli inişi bulunan ve birkaç kilometre ile binlerce kilometre arasında olabilen coğrafi alandır. Kısaca vadi, iki dağın arasında zamanla oluşan çukurluktur. Vadiler, akarsuların yaptığı aşınmayla yanlamasına, derinlemesine gelişir. Genellikle dağ ya da tepelerle çevrelenirler.

<span class="mw-page-title-main">Karçal Dağları</span> Artvin ili sınırları içinde kalan dağ silsilesi

Karçal Dağları veya Karaçal Dağı veya Karçhali Dağı, Türkiye'nin kuzeydoğu ucunda, Artvin ili sınırları içinde kalan dağ silsilesidir. Karçal veya Karaçal adı, Gürcüce "Karçhali"den değişime uğramıştır ve Karçhali (კარჩხალი) "çıplak dağ", "kayalık dağ" anlamına gelir. Karçhali Vadisi ile Karçhali Deresi adını bu dağdan alır.

<span class="mw-page-title-main">Peribacası</span>

Peribacası, ince uzun, kurak havzalardan ve kırgıbayır yüzeylerinden çıkan, vadi yamaçlarından inen sel sularının yeri aşındırmasıyla oluşan bir kaya oluşumudur. Peri bacalarının gövdeleri genellikle yumuşak minerallerden ve tepesi sert, daha zor aşınan kayadan oluşur. Gövdeleri genellikle konik şekle sahiptir. Şekilleri erozyon biçimlerine göre değişir. Farklı mineral katmanları gövdelerinde farklı renklere sebep olabilir. Çapları 1 ila 15 metre arasında değişir, bu sınırlamanın dışına çıkan oluşumlar peri bacası olarak sınıflandırılamazlar. Peri Bacaları esas olarak çölde kuru ve sıcak bölgelerde bulunur. Yaygın kullanımda kukuletalar veya kuleler arasındaki fark, kukuletaların totem direği şeklindeki bir gövdeye sahip olarak tanımlanırken değişken bir kalınlığa da sahiptir.

<span class="mw-page-title-main">Menderes</span> nehrin yatağındaki kıvrım

Menderes,, bir nehrin yatağında meydana gelen kıvrımlara verilen addır.

Paleoklimatoloji, doğrudan ölçümlerin alınmadığı iklimlerin incelenmesidir. Araçsal kayıtlar Dünya tarihinin yalnızca küçük bir bölümünü kapsadığından, eski iklimin yeniden inşası, doğal çeşitliliği ve mevcut iklimin evrimini anlamak için önemlidir. Paleoklimatoloji, kayalar, tortular, sondaj delikleri, buz tabakaları, ağaç halkaları, içinde korunmuş verileri elde etmek için Dünya ve yaşam bilimlerinden çeşitli PROXY yöntemlerini kullanır. Vekilleri tarihlendirme teknikleriyle birleştirilen bu paleoiklim kayıtları, Dünya atmosferinin geçmiş durumlarını belirlemek için kullanılır.

Akarsu terasları, vadinin nehir tarafından daha da derinleştirilmesinden sonra yamaçta kalan eski vadi topraklarının kalıntılarıdır. Bunlar, nehir boyunca, nehrin taşıma gücündeki azalmaya bağlı olarak akarsu tarafından taşınan kaya malzemesinin sedimantasyonundan kaynaklanır. Nehir terasları vadinin her iki tarafında veya sadece bir tarafında geliştirilebilir. Tektonik hareketler ve bir nehrin taşıma kapasitesini artırarak, nehir daha önce oluşturulmuş bir terasta tekrar yükselebilir ve karakteristik teras merdivenlerini oluşturabilir.

<span class="mw-page-title-main">Yellowstone Grand Kanyonu</span>

Yellowstone Grand Kanyonu ABD'de Yellowstone Irmağı'nın Yellowstone Millî Parkı'nda yapmış olduğu Aşağı Yellowstone Şelalesi'nden hemen sonra içine girdiği kenarları gayet dik kayalardan oluşan bir kanyon vadisidir. Bu kanyon yaklaşık 38.5 km uzunlukta; 0.45 km ile 1.2 km genişlikte ve kayadan kenarları 366 m ile 244 m diklikte değişmektedir.

Teras , akarsu vadi yamaçlarında, deniz ve göl kıyılarında, eğim kırığının üzerindeki düz veya hafif eğimli alan. Değişik alanlarda ve değişik nedenlerle oluştuklarından sınıflandırma yapılmıştır. Terasa benzeyen fakat sadece üst üste sert ve yumuşak kayaların farklı aşınmasından oluşan şekle sözde taraçalar denir. Menderesli nehirlerin kenarlarında polijenik taraçalar) oluşur. Dalga aşındırmasıyla abrazyon taraçaları, vadi kenarlarında eski kum çakıl depolarına akarsu taraçaları, falezlerin üstünde çakıl kum depolanan yüzeylere deniz taraçaları denilir.

<span class="mw-page-title-main">Kayaç döngüsü</span>

Yer kabuğunu oluşturan üç temel kayaç türü vardır. Bunlar; magmatik kayaçlar, tortul kayaçlar ve başkalaşım kayaçlarıdır. Bu kayaçlar oluştukları günden bugüne kadar geçen zamanda birçok değişikliğe uğramışlardır. Her ne kadar bulundukları yerde hiç hareket etmeden kalsalar da, her biri çok uzun yıllardır süren bir değişikliğin parçasıdır. Kayaçların oluştukları günden bu yana devam eden ve farklı tür kayaçların doğal yollarla birbirine dönüşmesini açıklayan bu olaya "kayaç döngüsü" denir. Kayaç döngüsünü devam ettiren etken, doğal olaylardır. Kayaç döngüsünün geçtiği evreler:

<span class="mw-page-title-main">Kıyı coğrafyası</span>

Kıyı coğrafyası, kıyıların ve kıyıdaki yer şekillerinin oluşumu, oluşum koşulları ve dağılımı ile ilgilenen Fiziki coğrafya bilim dalıdır.

<span class="mw-page-title-main">Buzul jeomorfolojisi</span>

Buzullar kendi ağırlığı altında yavaş yavaş hareket eden sıkıştırılmış kardan oluşan büyük buz kütleleridir. Buzullar şekillerine ve altındaki topoğrafyaya göre; örtü ve küçük örtü (takke) buzulları ve şelf buzulu olarak sınıflandırılırlar.

<span class="mw-page-title-main">Pleistosen</span> halk dilinde Buz Devri olarak adlandırılan, yaklaşık 2.580.000 ila 11.700 yıl önce süren jeolojik dönem

Pleistosen ya da Pleyistosen, genellikle halk dilinde Buz Devri olarak adlandırılan, yaklaşık 2.580.000 ila 11.700 yıl öncesini kapsayan jeolojik çağdır. Dünyanın en son tekrarlanan buzullaşma dönemidir. Pleistosen'in sonu, son buzul döneminin sonuna ve arkeolojide kullanılan Paleolitik çağın sonuna karşılık gelir. Pleistosen, Kuvaterner Döneminin ilk dönemi veya Senozoik Çağın altıncı dönemidir. ICS zaman ölçeğinde, Pleistosen üç aşamaya ayrılır. Bunlar;

Plaj gelişimi; deniz, göl veya nehir suyunun toprağı aşındırdığı kıyı şeridinde meydana gelir. Kumlar, kayalık ve tortul malzemeleri kum birikintilerine aşındıran, asırlık, tekrarlayan işlemlerle kumun biriktiği yerlerdir. Nehir deltaları, göl veya okyanus kıyılarını genişletmek için nehrin çıkışında birikerek yukarıdan silt bırakır. Tsunamiler, kasırgalar ve fırtına dalgalanmaları gibi felaketler plaj erozyonunu hızlandırır.

<span class="mw-page-title-main">Sediment taşınması</span>

Sediment taşınımı; katı madde taşınımı, tortu taşıma, katı parçacıkların (tortu) hareketidir. Tipik olarak tortu üzerinde etkili olan yerçekimi kombinasyonu ve/veya tortunun sürüklendiği sıvının hareketi nedeniyle meydana gelir. Tortu taşınması, parçacıkların kırıntılı kayaçlar çamur veya kil; sıvı hava, su veya buzdur. Yerçekimi kuvveti, parçacıkları dinlenmekte oldukları eğimli yüzey boyunca hareket ettirir. Sıvı hareket nedeniyle tortu taşıma, nehirler, akıntılar ve gelgit nedeniyle su, okyanuslar, nehirler, denizler ve diğer organları oluşur. Ulaşım, buzulların akarken ve rüzgarın etkisi altındaki karasal yüzeylerden de kaynaklanır. Sadece yerçekimi nedeniyle tortu taşınması, genel olarak eğimli yüzeylerde, tepeler, eğilimli yüzeyler, uçurumlar ve kıta sahanlığı - kıta eğim sınırı dahil olmak üzere meydana gelebilir.

<span class="mw-page-title-main">Eksfoliyasyon eklemi</span>

Eksfoliyasyon eklemleri veya lehva eklemleri, kayadaki yüzeye paralel kırılma sistemleridir ve genellikle eş merkezli levhaların erozyonuna yol açar..

<span class="mw-page-title-main">Enkaz Akışı</span>

Enkaz akışları, su yüklü toprak kütlelerinin ve parçalanmış kayaların dağ kenarlarından aşağıya doğru koştuğu, akarsu kanallarına aktığı, nesneleri yollarına sürüklediği ve vadi tabanlarında kalın, çamurlu tortular oluşturduğu jeolojik olaylardır. Genellikle kaya çığları ve diğer heyelan türleriyle karşılaştırılabilir yığın yoğunluklarına sahiptirler, ancak yüksek gözenek sıvısı basınçlarının neden olduğu yaygın çökelti sıvılaşması nedeniyle, neredeyse su kadar akışkan bir şekilde akabilirler.