
Suudi Arabistan veya Suudistan ya da resmî adıyla Suudi Arabistan Krallığı, Arap Yarımadası'nda bulunan en büyük ülkedir. Kuzeybatı'da Ürdün, kuzey ve kuzeydoğu'da Irak, doğuda Kuveyt, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, güneydoğuda Umman, güneyde Yemen, kuzeydoğusunda Basra Körfezi ve batısında Kızıldeniz ile çevrilidir. Buraya iki kutsal caminin arazisi de denir; çünkü İslam'a göre iki kutsal şehir olan Mekke ve Medine bu ülkededir. Suudi Arabistan, Orta Doğu'daki bütün körfez ülkelerinde olduğu gibi hızla gelişmektedir.

Umman ya da resmî adıyla Umman Sultanlığı, güneybatı Asya'da, Arap Yarımadası'nın güneydoğu kıyısında yer alan Arap ülkesidir. Kuzeybatıda Birleşik Arap Emirlikleri, batıda Suudi Arabistan, güneybatıda ise Yemen ile sınır komşusudur. Güneyde ve doğuda Umman Denizi, kuzeydoğuda ise Umman Körfezi ile çevrilidir. Ülkenin Birleşik Arap Emirlikleri tarafından çevrelenmiş, Madha ve Müsendem olmak üzere 2 adet eksklavı bulunmaktadır. Maskat en büyük şehir ve başkenttir.

Tanah'ta, Habil ve Kabil/Kayin, Adem ve Havva'nın ilk iki oğludur. İlk doğan Kabil bir çiftçi, kardeşi Habil ise bir çobandır. Tanah'a göre Kabil, kardeşi Habil'i kıskandığından dolayı ona karşı kin ve nefret beslemiş, en sonunda da kardeşini öldürerek İnsanlık tarihindeki ilk cinayeti işlemiştir. Bunun üzerine YHVH (Tanrı), Kabil'i cehennem azabıyla cezalandırmıştır.
Ebu'l-Huzeyl el-Allâf, İslam felsefesinde rasyonel din düşüncesinin ortaya çıkışında önemli bir rol oynamış düşünürdür. Ayrılanlar olarak da adlandırılan Mutezile akımının, yunan felsefesiyle bağlantılı başlıca din filozoflarından biridir. İslam felsefesinde nedensellik ilkesini ilk defa olmak üzere ileri süren ve temellendirmeye yönelen filozof olmuştur. Doğal nedenselliği tanrısal nedenselliğe bağlayarak açıklamış ve kelâmcılar gibi o da Tanrı sorusunu temel almıştır.

Hâşimoğulları veya Hâşimîler, Hüseyin bin Ali tarafından kurulan Arap ailesi. İslam peygamberi Muhammed'in mensup olduğu Benî Haşim ailesine bağlı bir Kureyş boyu olduğunu iddia etmektedirler. Ayrıca kan bağı ve kabile birlikteliği yoluyla Kızıl Deniz boyunca kurulan hanedanların sahibi olan boy. Sülale ismini İslam peygamberi Muhammed'in büyük-büyükbabası Haşim bin Abdimenaf'dan alır. I. Dünya Savaşı esnasında İngiliz desteğiyle Osmanlı Devleti'ne isyan etmiş, Arap Yarımadası'nın kontrolünü eline geçirmiş, fakat birkaç yıl sonra Suudi Hanedanlığı'na yine bir isyanla kaybetmişlerdir.

Hamid el-Münteşeri, Suudi millî futbolcudur. Defans mevkiinde görev yapan el-Münteşeri, 2005'te Dinamo Kyiv'de forma giyen Özbek forvet Maksim Şatskih'i geçerek Yılın Asyalı Futbolcusu ödülünü kazandı. El-İttihad kulübüyle 2004 ve 2005 yıllarında AFC Şampiyonlar Ligi'ni kazandı.

Sami Abdullah Sami el-Cabir, Suudi millî futbolcu ve teknik direktör.

Diriye Emirliği veya İlk Suûdi Devleti, 1744 yılında kuruldu. Şeyh Muhammed bin Abdülvahhab, Diriye'ye yerleştiğinde Diriye Prensi Muhammed bin Suud Vahhabî'nin dâvâsını desteklemeye ve benimsemeye hazırdı.

Yasir Said el-Kahtani, forvet pozisyonunda görev yapan Suudi millî futbolcudur. Lakapları Nişancı ve Robin Hooddur.

El-Ehli ya da tam adıyla En-Nadi El-Ehli er-Riyadi's-Suudî, Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde 1937'de kurulmuş bir futbol kulübüdür. Dûrî el-Muhtarifin es-Suudî'de mücadele etmektedir. Maçlarını 24,000 kişilik Prens Sultan bin Fahd Stadyumu'nda oynamaktadır.
İttihad FC tam adıyla El-İttihad Cidde Futbol Club, 1929 yılında Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde kurulmuş bir futbol kulübüdür. Dûrî el-Muhtarifin es-Suudî'nde mücadele etmektedir. Maçlarını 23,000 kişilik Kral Abdullah Stadyumu'nda oynamaktadır.

Al-Hilal Saudi Football Club, 1957 yılında Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da kurulmuş bir futbol kulübüdür. Dûrî el-Muhtarifin es-Suudî'de mücadele etmektedir. Maçlarını 71,000 kişilik Kral Fahd Stadyumu'nda oynamaktadır.

Kâbil, Afganistan'ın başkenti ve en büyük şehri.

El Baha Bölgesi, Suudi Arabistan'ın 13 yönetim bölgesinden birisidir.
Aklîleşme, İslâm düşüncesi'nde hicrî birinci yüzyılda ortaya çıkmış Mu'tezile adlı ekolün getirdiği yeni bir kelâmî-felsefî yaklaşımdır. Getirdiği yeni düşünceler, büyümekte olan İslâm Devleti'nin karşılaştığı yeni düşüncelerin getirdiği eleştirilere karşı koymayı amaçlarken İslâm inancını etkilemiş ve yeni Mu'tezile mezhebinin yayılmasına neden olmuştur. Bu düşünceleri yayarak tanınanların başında Ebu'l-Huzeyl el-Allâf bilinmektedir. Düşünceleri yeni mezhebi etkilemekten de öte Ehl-i Sünnet inanç mezheplerinden Eş'arilik'i de etkilemiştir.

Suud Ailesi, Suudiler veya Suud Hanedanı, Suudi Arabistan'ın kraliyet ailesi. Hanedan ilk Suudi Devleti olarak bilinen Diriye Emirliği'nin (1744-1818) kurucusu Muhammed bin Suud'un torunları ve kardeşlerinden oluşur, ancak ailenin egemen grubunu öncelikle Suudi Arabistan'ın modern kurucusu İbn Suud'un torunları oluşturur.

Hizb-i İslami, "İslam Partisi" anlamına gelir. Çoğunlukla Afganistan'daki komünist yönetimle ve SSCB ile olan savaşları ile bilinir. Gulbeddin Hikmetyar tarafından kurulmuş ve yönetilmiştir. 1975 yılında Afganistan'da kurulmuştur. 1969'da komünizme karşı savaşmak amacıyla Kâbil'de Kâbil Üniversitesi'nden bir grup öğretmen ve öğrencinin kurduğu "Müslüman Gençlik" organizasyonunun çatısı altında büyümüştür. Parti Peştun milliyeti içerisinde büyümüştür. İdeolojisini Müslüman Kardeşler, Ebu'l A'lâ el-Mevdudî ve Pakistan İslam Cemaati'nden almıştır.

Selman bin Abdülaziz Âl-i Suud, 7. Suudi Arabistan kralı, Suud Hanedanı'nın başı ve İki Kutsal Caminin Hizmetkârı. Kral Selman aynı zamanda Başkomutan unvanlarına da sahiptir. Selman, 23 Ocak 2015'te üstlendiği başbakanlık görevini de 27 Eylül 2022'de veliaht prens Muhammed bin Selman'a devretmiştir.

Asir Emirliği, Arap Yarımadası'nda kısa süreli bir devlet idi. Emirlik günümüzde Suudi Arabistan'ın güneybatısında Cizan'da yer almaktaydı. Emirliğin başkenti Sabya olup limanları Cizan ve Midi idi.

Suudi Arabistan'da LGBT hakları hükûmet tarafından tanınmamaktadır. Suudi toplumsal adetler ve kanunlar, büyük ölçüde Arap kabile adetleri ve aşırı muhafazakâr Vahhabi inançları tarafından şekillendirilir. Eşcinsel ya da trans olmak yaygın olarak ahlaksız ya da uygunsuz olarak algılanır ve hukuk sistemi, hemcins cinsel ilişkilerini ve karşı cins kılığına girilmesini hapis cezası, bedensel ceza ya da ölüm cezası ile cezalandırır.