İçeriğe atla

Hrisopolis Muharebesi

Koordinatlar: 40°01′00″K 26°02′00″D / 40.01667°K 26.03333°D / 40.01667; 26.03333
Kontrol Edilmiş
Hrisopolis Muharebesi
I. Konstantin savaşları
Tarih18 Eylül 324
Bölge
Sonuç Konstantin'in Bizans'ta Roma İmparatoru olması
Taraflar
Roma İmparatorluğu Roma İmparatorluğu
Komutanlar ve liderler
I. KonstantinLicinius
Kayıplar
Bilinmiyor 25,000-30,000[1]


Hrisopolis Muharebesi, Hrisopolis (bugünkü Üsküdar)'ın Kalkedon (bugünkü Kadıköy) yakınlarında, iki Roma İmparatoru I. Konstantin ve Licinius arasında 18 Eylül 324'te çıkmıştır. Savaş bu iki imparatorun son karşılaşmasıydı. Licinius, donanması Hellespont Muharebesi'nda yenilmesinden sonra, güçlerini Byzantium şehrinden çekip boğazın karşısına, Anadolu yakasındaki Kalkedon'a götürdü. Konstantin takibe geçerek sonraki muharebeyi kazandı. Bu galebeden sonra tek imparator olarak kalan Konstantin 292 yılında imparator Diocletianus tarafından uygulanmaya başlayan iki "augustus" ve bunların seçtikleri iki "ceasar" şeklinde imparatorluk idaresi olan Tetrarşi dönemini sona erdirmiş oldu.[2]

Geçmiş

Hellespont Muharebesi'nde Licinius'un donanması büyük bir yenilgiye uğramıştı. Licinius'un amirali olan Abantus, fark edilir derecede daha küçük donanmaya sahip Konstantin'in oğlu caesar Crispus tarafından büyük bir yenilgiye uğratılmıştı. Bu deniz muharebesindeki zaferinin ardından Konstantin Anadolu yakasına geçti. Konstantin ordusu ile Boğazı geçişini Boğaz kıyılarında yeniden yaptırmış olduğu hafif taşıt gemiler filosu ile başardı. Buna baş neden Licinius tarafının ordusunun büyük bir kısmının, Licinius tarafından yeni olarak ortak imparator olarak atanmış, Martinian komutasında Çanakkale Boğazı'nın Marmara Denizi ağzında (Avrupa yakasında bulunan Gelibolu karşısında) Asya yakasında bulunan Lampasacus (modern Lapseki) civarında konuşlanıp buralara yakın olan Marmara Denizi güney sahillerini savunması idi.

Deniz kuvvetlerinin yok edilmesinden sonra, Licinius, Byzantium'da bulunan garnizonu tahliye etti ve burada bulunan askerî birliklerini ordusunun önemli kısmının bulunduğu Asya yakasındaki Kalkedon'a nakletti. Bu Kalkedon konuşlu ana ordu Adrianopolis Muharebesi (324) sonucunda büyük zayiat vermiş ve epeyce gücünü ve moralinin kaybetmişti. Licinius bu ana orduyu takviye etmek ve bu ana orduya ekstra destek sağlamak için Martinian'ın komutasındaki Lampasacus (Lapseki)'de bulunan diğer önemli ordusunun ve Aliquaca (veya Alica) komutasındaki bulunan Vizigotlar'dan oluşan atlı yardımcı askerî güçlerin Marmara Denizi güneyinde harekât yaparak Kalkedon'a getirilmesi emrini verdi. Licinius ile Konstantin arasında 18 Eylül'da yapılan Hristoplis Muharebesi'ne bu takviye ve destek güçlerin Licinius'a erişip erişmediği; ve muharebeye katılıp katılmadıkları hakkında elimizde belge bulunmamaktadır; ama bu ordunun Kalkedon'a Hristopolis Muharebesi'ne yetişememiş olduğu çok muhtemeldir. .

Muharebe

I. Konstantin (yak.337) döneminde bastırılmış bir sikke. Üzerinde I. Konstantin'in Hristiyanlik sembolu olan sarısalkım ağacı ve ona dolanan bir yılan bulunmakta
Yunan alfabesinden Hristiyanlık Chi-Rho harfleri sembolü
Hristiyanlık Sarısalkım ağacı sembolü

Konstantin'in ordusu İstanbul boğazı'nın geçip Asya kıyısında "Kutsal Burun" olarak bilinen mevkide karaya çıktı. Buradan ordu güneye, Kalkedon'a karşı, harekâta geçti. Licinius ordusunu Kalkedon'dan birkaç mil kuzeye Hristopolis'e doğru yönlendirdi. Konstantin'in ordusu, Licinius'un ordusundan daha önce Hrisopolis'e dolaylarına ulaştı. Konstantin, inandığı Hristiyan tanrısının rehberliğini bulmak amacıyla çadırına çekildikten sonra, Konstantin inisiyatifi ele alarak hemen saldırı yapmaya karar verdi.

Bu muharebenin değişik dinsel inançlara bağlı iki taraf altında olduğu; muharebeyi kazanan tarafın dinsel inançlarını tüm imparatorluğa empoze etmeye gayret edeceği bu savaştaki orduların kullandığı sembolü olan flama-bayraklardan anlaşılmakta idi. Konstantin Hristiyan inançlı idi ve ordusu savaş için Hristiyanlık sembolü olan "sarısalkım ağacı ve buna dolanan yılan" bulunan flama-bayrak kullanmakta idi. Licinius'un ordusu antik Roma'nın fark edilir yüzü olan putperest tanrılar için savaşmakta ve bu tanrılar imajları dolu flama-bayraklar altında savaşmakta idi. Licinius esas ordusunu daha önceki muharebede zayıfladığını ve Marmara kıyılarını koruyan takviye ve destek ordularının Kalkedon'a daha yetişmediğini görmekte idi. Buna uygun strateji ve taktik olarak tüm cepheden genel saldırı yapılmamasını emretti. Bu stratejik karar Hristiyan olan birincil kaynaklar ve sonra yine Hristiyan olan Avrupalı ikincil kaynak tarihçileri tarafından dinsel ve batıl inançlara göre yorumlanmıştır. Bu yorumcular ellerinde hiçbir yazılı belge ve sözlü hikâye kanıt olmadan, Licinius'un Konstantin'in ordusunun altında yürüdüğü Hristiyanlık sembolleri olan "Sarışalkım Ağaçlı ve Yılanlı" flama-bayrakları görünce onun sahsi batıl inançlarına dayanarak korkuya kapıldığını ve bunun için ordusuna taarruz etmeme emri verdiğini iddia etmektedirler.

Buna karşılık Konstantin ordusunun çeşitli ince düşünüşlere dayanan manevralar yaparak ilerlemesini kabul etmedi. Ordusuna tüm cephelerden tek bir masif ön cephe halinde Licinius'un ordusu üzerine hızla hücum etme emri verdi. Tüm cephelerden bu masif taarruz Licinius'un ordusunu bozguna uğrattıp büyük sayıda askerlerin taarruza direnmeyip firar etmeye başlamalarına ve ordunun dağılmasına neden oldu. Böylece Konstantin ve ordusu Hrisopolis Muharebesi'nde büyük ölçekli bir çatışma ile kesin bir başarı ve galibiyet elde etti. Tarihçi Zosimus'a göre, Hrisopolis'te muazzam bir asker kırımı yaşandı. Licinius'un raporuna göre kendi ordusundan 25,000 ila 30,000 asker öldü ve daha fazla sayıda da asker savaştan firar etti. Licinius muharebe meydanından şahsen kaçmayı başardı. Ordusundan hayatta kalan 30,000 civarında askeri, Tetrarşi sistemine göre imparatorluğun doğu kısmının başkenti olan Nikomedia (modern İzmit) şehrinde bir araya topladı.

Sonuç

Licinius ve oğlunu gösteren bir altın sikke

Licinius, Nicomedia'daki savaştan kurtulmuş askerleriyle Konstantin'in zafer kazanmış ordusuna karşı ayakta duramayacağını anladı. Kendisini düşmanın insafına bırakıp Konstantin'e teslim olmaya ikna oldu. Konstantin'in baba-bir kızkardeşi ve Licinius'un eşi olan Constantia arabuluculuk görevini gördü. Başlangıçta kızkardeşin uğraşları işe yaradı. Konstantin kayınbiraderinin hayatını bağışladı. Fakat birkaç ay sonra Konstantin onun idam edilip öldürülmesine karar verdi ve dolayısıyla vermiş olduğu ciddi büyük yemini tutmamış oldu. Licinius'un idam edilmesine bahane neden olarak onun teslim olduktan sonra ihanet edecek hareketlerde bulunduğu ve Konstantin ordusunun kurmay heyeti üyelerinin Licinius'un idamını talep etmeleri olduğu belirtilir.

Bir yıl sonra, Konstantin'in kızkardeşi ve idam edilmiş Licinius'un oğlu genç Licinius da imparator Konstantin'in öfkesine ve belki de şüphelerine kurban gidip idam edildi.

Son rakibi olan Licinius'un yenilgisinden sonra Konstantin, İmparator Maxımian'ın imparator Diocletianus tarafından Nisan 286'da tek Augustus mertebesine yükselmesinden beridir ilk defa olarak, Roma İmparatorluğu'na tek bir imparator olarak hüküm eden imparator oldu. İmparator Konstantin Roma İmparatorluğu'nun doğu kısmını eline geçirdikten sonra gayet hayati bir karar alarak Roma İmparatorluğu'nun yine iki kısımdan oluşmasına ve Doğu Roma'nın yeni ikinci bir başkent olarak seçtiği bir merkezden yönetilmesini kabul etti. Roma İmparatorluğu'nun doğu kısımları için başkent olarak Byzantium şehrini seçti ve bu eski kenti büyük bir imar hareketi ile yenileyip kentin ismini kendi ismine atıfla Konstantinopolis olarak değiştirdi.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Kaynak: Grant, Michael (1993)
  2. ^ Kaçar, Turan "İmparator Constantinus'un Yükselişi", Tarih İnceleme Dergisi, Cilt XX, Sayı I. Online:[1] 7 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.
  • Bu madde kısmen İngilizce Wikipedia "Battle of Chrysopolis" maddesi kaynaklıdır. Online:[2]4 Kasım 2009 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

Dış kaynaklar

Birincil kaynaklar

  • Eusebius, (İng.çev.: Ernest Cushing Richardson) (ed. Philip Schaff ve Henry Wace) (1890) Life of Constantine, Cilt:1 - From Nicene and Post-Nicene Fathers, 2. seri . Buffalo, NY: Christian Literature Publishing Co. (İngilizce)
  • Zosimus, (İng.çev.: R.T. Ridley) (1982) Historia nova Zosimus: New History, Canberra: Byzantina Australiensia 2 (İngilizce)

İkincil dış kaynaklar

  • Grant, Michael (1985), The Roman Emperors: A biographical Guide to the Rulers of Imperial Rome 31 BC-AD 476, Londra. ISBN 0-297-78555-9 (İngilizce)
  • Grant, Michael (1993), The Emperor Constantine, Londra. ISBN 0-7538-0528-6 (İngilizce)
  • Odahl, C.M., (2004) Constantine and the Christian Empire, Londra:Routledge ISBN 0-415-17485-6 (İngilizce)

Dış bağlantılar

  • Turhan Kaçar, "İmparator Constantinus'un Yükselişi", Tarih İnceleme Dergisi, Cilt XX, Sayı I. Online: [3]7 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

İlgili Araştırma Makaleleri

324 yılı Jülyen takviminin Çarşamba günü başlayan artık yılıdır. Zamanda, Crispus ve Constantinus'ın Konsolosluk yılı olarak da bilinir.

<span class="mw-page-title-main">I. Konstantin</span> 306–337 yılları arasındaki Roma imparatoru ve İstanbul kentinin "Büyük" lakabıyla anılan kurucusu

I. Konstantin veya Büyük Konstantin, Hristiyanlığı kabul eden ilk Roma imparatoru, Konstantinopolis kentinin ve Doğu Roma İmparatorluğu'nun "Megas/Büyük" lakabıyla anılan kurucusu.

<span class="mw-page-title-main">Nikomedia</span> Bitinya bölgesinde bir antik kent

Nikomedya Marmara Denizi'ne açılan İzmit Körfezi'nin ucunda Bitinya Kralı I. Nikomedes tarafından kuruldu.

<span class="mw-page-title-main">Bizantion</span> Eski İstanbulun bulunduğu topraklarda kurulmuş olan antik Yunan kolonisi

Bizantion ya da Byzantium, İstanbul şehrinin kent olarak ilk atası ve Konstantinopolis'ten önceki adıdır. Antik Yunanistan'da bugünkü Topkapı Sarayı'nın bulunduğu bölgede, Boğaz'ın güneybatı girişinde, Haliç ve Marmara Denizi'nin arasında tarihi yarımadanın doğu ucunda kurulmuş bir şehirdir. Efsaneye göre Megara, Argos, Korint'ten gelen Helen kolonici Dorlar tarafından MÖ 667'de kurulmuş ve adını Kral Bizas veya Bizantas'tan almıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ostrogotlar</span>

Ostrogotlar (Ostrogoth), Roma İmparatorluğu'nun son dönemlerinde ortaya çıkmış bir Cermen kabilesiydi. Ostrogotlar, Gotların doğu koluydu. Gotların batı koluna ise Vizigotlar deniyordu.

<span class="mw-page-title-main">Aurelianus</span> Roma İmparatoru (MS 270-275)

Lucius Domitius Aurelianus, Aurelian olarak bilinen ve 3. yüzyıl sonu - 4. yüzyıl başında Roma İmparatorluğunun gücünü tekrar toparlamasına yardım eden birkaç başarılı "asker imparator"dan ikincisi olan Roma imparatoru.

<span class="mw-page-title-main">Phocas</span>

Phocas (547-610) Bizans imparatoru (602-610). Lejyon gedikli subaylarındandı. İmparator Mauricius'a karşı bir askeri ayaklanmaya elebaşılık yapıp isyan başarılı olunca imparatorluk görevini gaspedip meşru İmparator Mauricius'un boynunu vurdurdu. Hükümdarlığı zamanında Pers-Sasani istilaları ve içeride ardı arkası gelmeyen suikastler oldu. 610'da Herakleios tarafından tahttan indirildi ve öldürüldü.

<span class="mw-page-title-main">Julianus</span> 331-363 yılları arasında yaşamıştır. 361-363 yılları arasında Konstantin Hanedanına mensup son pagan Roma imparatoruydu.

Flavius Claudius Iulianus ya da Julianus Apostata, 361-363 yılları arasında Konstantin Hanedanı'na mensup Roma imparatoruydu. Kendisi son pagan Roma imparatoruydu ve imparatorluktaki çöküşü durdurmak amacıyla geleneksel ibadeti geri getirmeye çalışmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Magnentius</span>

Magnentius, 18 Ocak 350 – 11 Ağustos 353 arasında kendisini İmparator ilan eden Galya doğumlu Roma isyancısı.

<span class="mw-page-title-main">Martinianus</span> Roma İmparatoru

Sextus Marcius Martinianus, temmuz-18 Eylül 324 yılları arasında görev yapmış Roma İmparatoru. İmparator Licinius tarafından müşterek imparator olarak atanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Licinius</span>

Flavius Galerius Valerius Licinianus Licinius, 308'den 324 yılına kadar görev yapmış Roma imparatoru.

<span class="mw-page-title-main">Maxentius</span> Batı Roma İmparatoru

Marcus Aurelius Valerius Maxentius, Eski imparatorlardan Maximian'ın oğlu ve İmparator Galerius'un damadı olan 306 - 312 yılları arasında tahta çıkmış Batı Roma imparatoru.

<span class="mw-page-title-main">II. Basileios</span> Makedonyalı Hanedanından Bizans imparatoru

II. Basileios 960'tan 15 Aralık 1025'e kadar Bizans imparatoru unvanını taşımıştır. I. Basileios ile başlayan Makedonyalı hanedanından olup, II. Romanos ile Theofano'nun oğludur. 960'tan 963'e kadar babası II. Romanos ile; 963'ten 969'a kadar II. Nikiforos ile ve 969'dan 976'ya kadar I. İoannis ile kardeşi olan VIII. Konstantinos ile birlikte daha çok sembolik olarak ortak imparatorluk unvanı taşımıştır. 976'dan 15 Aralık, 1025'e kadar imparatorluk gücünü tam olarak yüklenmiş; ancak kardeşi VIII. Konstantinos sembolik ortak imparatorluğunu korumuştur.

Alacadağ Muharebesi, Osmanlı Devleti ve Rus İmparatorluğu arasında yapılan 93 Harbi'nin Kafkas Cephesindeki muharebelerinden biridir. Muharebeyi kazanan Ruslar için Kars'ın önü açılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">IV. Konstantinos</span> Bizans imparatoru

IV. Konstantinos (Yunanca adi: Κωνσταντίνος Δ', Kōnstantinos IV, ; 668 – Eylül 685 döneminde Bizans imparatoru.

1787-1791 Osmanlı-Avusturya Savaşı, Osmanlı İmparatorluğu ile II. Katerina'nın başında olduğu Rus İmparatorluğunun mütteffiki olan Kutsal Roma Cermen İmparatorluğuna bağlı Avusturya Arşidüklüğü arasında yapılan ve Avusturya'nın ufak toprak kazancı ile sonuçlanan bir savaştır.

<span class="mw-page-title-main">Gotlar Savaşı (535-554)</span> Bizans–Cermen çatışması (535–554)

Gotlar Savaşı, 535'ten 554'e kadar Bizans İmparatorluğu ile Ostrogot Krallığı arasında yapılan ve İtalya ve Dalmaçya'da yer alan savaştır. Tarihçiler bu savaşı iki safhada incelerler: Birinci safha 535-540 dönemindedir; bu safhada Bizanslı General Belisarius komutasındaki Bizanslılar, İtalya'yı tekrar Bizans hakimiyeti altına almayı başarmışlardır ve en sonunda Batı Roma İmparatorluğu son döneminde başkent olan Ravenna şehrinin ellerine geçmesi ile bu safha sona ermiştir. İkinci safhada yeni Ostrogot kralı Totila, yeni bir Ostrogot ordusu toplayıp, İtalyan şehirlerini tekrar işgal etmiştir. Ostrogotlar'ın direnişi uzun ve zorlu çabalar sonucunda Bizans generali Narses tarafından bastırılmıştır. Narses, bu safhada Frank ve Alaman kavimlerinin 554'te Kuzey İtalya'ya yaptıkları hücumları da geri püskürtmeyi başarmıştır. Aynı yıl, 554'te, Bizans İmparatoru I. Justinianus, "Pragmatik Sanction" adı verilen bir İmparatorluk buyruğu ile İtalya'nın Bizans yönetimi altında nasıl organize olacağını açıklamıştır. Bu galibiyetlere rağmen, Kuzey İtalya'da bulunan bazı şehirler Bizanslılar'a teslim olmayıp, 560'lı yılların ortalarına kadar bu direnişlere devam etmişlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Taginae Muharebesi</span> Gotlar Savaşı (535-554) sırasında Bizans İmparatorluğu ile Ostrogotlar Krallığı arasındaki muharebe

Taginae Muharebesi veya Busta Gallorum Muharebesi, Temmuz 552 meydana gelen Doğu Roma İmparatorluğu generali Narses İmparator I. Justinianus namına Ostrogotlar Krallığı'nın kralı Totila'yı mağlup etmiştir. Bu muharebede Ostrogotlar Krallığı Kralı Totila öldürülmüştür. Bu muharebe Gotlar Savaşı (535-554)'nın en sondan bir önceki büyük muharebesiydi.

<span class="mw-page-title-main">Vandallar Savaşı</span>

Vandallar Savaşı, Haziran 533 - Mart 534 döneminde Bizans İmparatorluğu ile Vandal Krallığı arasında yapılan, Vandal Krallığı'nın yenilip ortadan kaldırılması ile sonuçlanan ve çoğunluğu modern Tunus'ta yer alan savaştır. Bu savaş kendini tüm Roma İmparatoru olarak gören Bizans İmparatoru I. Justinianus'un Batı Roma İmparatorluğu'nun batıdaki arazileri tekrar eski sınırlarına kadar eline geçirmek amacı ile giriştiği bir seri muharebeden oluşan savaşların ilki idi.

<span class="mw-page-title-main">Hadrianapolis Muharebesi (324)</span> 324 muharebe

Hadrianapolis Muharebesi, 3 Temmuz 324'te Trakya'da bir Roma iç savaşı sırasında gerçekleşmiştir; iki imparator I. Konstantin ve Licinius arasında yapılmıştır. Licinius büyük bir yenilgiye uğramış ve bunun sonucunda ordusu ağır kayıplar vermiştir. Konstantin kazandığı askeri ivme ile karada ve denizde daha fazla muharebe kazanmış ve sonunda Licinius'un Chrysopolis'te nihai yenilgisine yol açmıştır.