İçeriğe atla

Hocaizm

Enver Hoca, 1971

Hocaizm, adını Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti lideri Enver Hoca'dan alan, 1970'lerin sonunda dünya komünist hareketindeki bölünme sonucunda ortaya çıkan, Marksizm-Leninizm'in revizyonizm karşıtı bir çeşididir. Stalin sonrası dönemin ve iktidardaki iki komünist parti olan Çin Komünist Partisi ve Arnavutluk Emek Partisi arasındaki 1978'deki keskin ayrılığın ardından Enver Hoca'nın görüşlerini tanımlamak için kullanılmaktadır.[1]

Hocaizm, Marksizm-Leninizm'in uluslararası bir eğilimidir. Bununla birlikte katı bir Titoizm ve destalinizasyon karşıtıdır.[2]

Gelişimi

Stalin sonrası SSCB eleştirileri

1940'lı yılların ikinci yarısından itibaren, Marksizm-Leninizm'e, Stalin'in görüşlerine ve onun dönemindeki Sovyetler Birliği'ne bağlı olan Enver Hoca önderliğindeki Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti, Tito'nun başlatmış olduğu revizyonizm diye tabir ettiği uygulamalara karşı mücadele etmiştir.

Enver Hoca, Stalin'in ölümünden sonra ortaya çıkan destalinizasyon politikalarına en sert tepkiyi koyanlardan biri olmuştur. Arnavutluk Emek Partisi; Çin Komünist Partisi ile birlikte Kruşçev'i "revizyonist" olarak itham edecek ve onu Marksizme ihanetle suçlayacaktır. Buna paralel olarak Kuzey Kore de destalinizasyon yanlılarını partiden tasfiye edecek ve sürgüne yollayacaktır.[3] Böylece "Hocaizm"in günümüzdeki belirgin ilk görüşleri böyle ortaya çıkacaktır.

Sovyetler Birliği'nin 1968 yılında Çekoslovakya'ya girmesi üzerine Enver Hoca, Varşova Paktı'ndan çekildiğini açıklamış, Sovyetler Birliği'nin bu tutumunu sert bir dille kınamış ve Sovyetler Birliği politikalarına yönelik çok ağır ithamlarda bulunmuştur:[4]


Çin-Arnavutluk ayrışması

Mao Zedong'nun ölümünden sonra iki ülke ilişkileri farklı bir kılığa büründü. Enver Hoca, Mao'nun ölümünden sonraki Çin idarecilerinin Maocu çizgiden uzaklaştıklarını, emperyalist güçlere ve emperyalist hareketlerine göz yumduklarını iddia ediyordu. Çinlileri ABD'ye yanaşmakla suçluyordu. Bu gelişmeler üzerine iki ülke arasındaki ilişkiler bozuldu ve Çin yapılan anlaşmaları tek taraflı olarak kaldırdı. 7 Temmuz 1978 günü Çin Halk Cumhuriyeti, Arnavutluk'un Pekin'deki elçiliğine bir resmi nota vererek, Çin'in Arnavutluk'a yaptığı ekonomik ve askeri yardımı durdurmayı, yardım kredilerini kesmeyi ve gönderdiği tüm askeri ve ekonomik uzmanları geri çekmeyi kararlaştırdığını bildirdi. Arnavutluk hükûmetinin tepkisi ise sadece sözle olmasına karşın, sert oldu ve Çin yönetimini Marksizm-Leninizmden sapmak ve Amerikan emperyalizmine yakınlaşmakla suçlayarak bir emperyalist süper devlet olmayı amaçladığını iddia etti. [4]

Günümüzde

Arnavutluk Emek Partisi 1991'de iktidardan düşmüştür. Günümüzde, Enver Hoca'nın görüşlerini paylaşan partiler Uluslararası Marksist-Leninist Parti ve Örgütler Konferansı etrafında toplanmışlardır.

Ayrıca bakınız

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ Communism for Know-It-Alls. Filiquarian Yayınları, LLC. 2008. s. 23
  2. ^ Ascoli, Max (1961). The Reporter, Cilt 25. s. 30.
  3. ^ Lankov, Andrei N., Crisis in North Korea: The Failure of De-Stalinisation, 1956, Honolulu, Hawaii Üniversitesi Yayınları, 2004
  4. ^ "Arşivlenmiş kopya". 29 Kasım 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 19 Kasım 2014. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Komünizm</span> Bütün malların ortaklaşa kullanıldığı ve özel mülkiyetin olmadığı toplum sistemini hedefleyen ideoloji

Komünizm ; üretim araçlarının ortak mülkiyeti üzerine kurulu sınıfsız, parasız ve devletsiz bir toplumsal düzen ve bu düzenin kurulmasını amaçlayan toplumsal, siyasi ve ekonomik bir ideoloji ve harekettir. Sadece üretim araçlarının ortak kullanımına dayanan sosyalizm ile tam olarak aynı anlama gelmemesine rağmen hatalı bir biçimde eş anlamlı olarak da kullanılabilmektedir. 20. yüzyılın başından beri dünya siyasetindeki büyük güçlerden biri olarak modern komünizm, genellikle Karl Marx'ın ve Friedrich Engels’in kaleme aldığı Komünist Parti Manifestosu ile birlikte anılır. Buna göre özel mülkiyete dayalı kapitalist toplumun yerine meta üretiminin son bulduğu komünist toplum gerçektir. Komünizmin temelinde yatan sebep, sınıfsız, ortak mülkiyete dayalı bir toplumun kurulması isteğidir. Sınıfsız toplumlarda en genel anlamıyla tüm bireylerin eşit olması fikri karşıt görüşlüler tarafından "ütopya" olarak görülür ve zorla yaşanmaya çalışılırsa kaosa yol açacağı iddia edilir. Paris Komünü, komünist sistem yaşayabilmiş ilk topluluktur. Bunun dışında Mahnovist hareket öncülüğünde Ukrayna ve İspanya iç savaşı sırasında yaklaşık dört yıl süren anarko-komünist hareketle şekillenen toprakların kolektifleştirilmesi esasına dayalı olarak komünist topluluklar da kurulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Marksizm</span> Alman filozof Marxın düşüncelerine dayanan devrimci sosyalist akım

Marksizm, özgün bir siyasal felsefe akımı, tarihin diyalektik materyalist bir yorumuna dayanan ekonomik ve toplumsal bir dünya görüşü, kapitalizmin Marksist açıdan çözümlenmesi, bir toplumsal değişim teorisi, Karl Marx'ın ve Friedrich Engels'in çalışmalarından çıkarılan, insanın özgürleşmesiyle ilgili bir düşünce sistemidir.

Leninizm veya Lenincilik, Marksizm üzerine kurulmuş siyâsî ve iktisâdî bir teoridir.

<span class="mw-page-title-main">Enver Hoca</span> Komünist eski Arnavutluk lideri

Enver Halil Hoca, Arnavut komünist politikacı. 1941'den 1985'te ölümüne kadar Arnavutluk Emek Partisi Genel Sekreteri'ydi. Aynı zamanda Arnavutluk Emek Partisi Politbüro üyesi, Arnavutluk Demokratik Cephesi Başkanı ve silahlı kuvvetlerin başkomutanıydı. 1944'ten 1985'te ölümüne kadar ülkeyi yönetti. Ayrıca 1944'ten 1954'e kadar 22. Arnavutluk Başbakanı ve çeşitli zamanlarda Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti'nin hem dışişleri bakanı hem de savunma bakanı oldu.

<span class="mw-page-title-main">Destalinizasyon</span> Stalinin ölümünün ardından yeni genel sekreter seçilen Nikita Kruşçev ile başlayan bir dizi siyasî reform

Destalinizasyon, Sovyetler Birliği'nde Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin'in ölümünün ardından yeni genel sekreter seçilen Nikita Kruşçev ile başlayan süreci ifade eden terim. Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin 20. Kongresi, Stalin'in ölümünden 3 yıl sonra 14 Şubat-25 Şubat 1956'da yapıldı ve bu tarihten itibaren Stalin dönemine ait uygulamalar, "kişinin putlaştırılması" olarak değerlendirildi ve destalinizasyon süreci başlatılmış oldu. Stalin'e ait görüşlerin etki ve gücünün çözülmesi, buna bağlı hiyerarşik yapı ve ideolojik hâkimiyetin geriletilmesi girişimi; destalinizasyon olarak ifade edilir.

<span class="mw-page-title-main">Stalinizm</span> Marksist-Leninist ideolojinin teori ve pratiği

Stalinizm veya Stalincilik, Marksist-Leninist ideolojinin 1928-1953 yılları arasında Sovyetler Birliği’ni yöneten Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin’in uyguladığı siyasi sistemde kullanılan teori ve pratiğine verilen addır.

Çin-Sovyet Ayrılığı, dönemin iki büyük komünist devleti olan Çin ve Sovyetler Birliği (SSCB) arasında 1960-1989 yılları arasında Marksizm-Leninizm'e dair teorik ve ideolojik tartışmalardan kaynaklanan ciddi bir diplomatik ayrılıktır. Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Josef Stalin'in 1953 yılındaki ölümünden sonra Nikita Kruşçev tarafından başlatılan destalinizasyon ve barış içinde bir arada yaşama politikaları sonucunda doktriner ayrılıklar kısmen başlamış, 1969'da zirveye ulaşmış ve farklı yollarla 1980'lerin sonuna kadar sürmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Sosyalist revizyonizm</span> Sosyalist revizyonizm, Marksist hareketin içinde revizyonizm sözcüğü, önemli Marksist öncüllerin çeşitli fikirlerinin, ilkelerinin ve teorilerinin revizyondan geçmesi gerektiğine inanan bir düşünce tarzıdır.

Sosyalist revizyonizm, Marksist hareketin içinde revizyonizm sözcüğü, önemli Marksist öncüllerin çeşitli fikirlerinin, ilkelerinin ve teorilerinin genellikle burjuvazi sınıfı ile birlik olma benzeri değişiklikler içeren bir revizyondan geçmesi gerektiğine inanan bir düşünce tarzıdır.

<span class="mw-page-title-main">Sovyetler Birliği Komünist Partisi 20. Kongresi</span>

Sovyetler Birliği Komünist Partisi 20. Kongresi, 14 – 26 Şubat 1956 tarihinde yapılmıştır. Kongre özellikle parti genel sekreteri Nikita Kruşçev’in yaptığı ve Gizli söylev olarak bilinen, Josef Stalin ve döneminin şiddetle eleştirildiği konuşmayla hatırlanır. Sovyet dış politikasında Barış içinde bir arada yaşama yaklaşımının ilan edildiği kongredir.

<span class="mw-page-title-main">Gizli söylev</span>

Gizli Söylev veya Kruşçev Raporu, Sovyetler Birliği Komünist Partisi 20. Kongresinde Genel Sekreter Nikita Kruşçev tarafından 25 Şubat 1956 tarihinde yapılan konuşmadır. Konuşmada, 1953 yılına kadar iktidarda olan Sovyet lideri Josef Stalin tarafından yapılan yanlış uygulamalar, orduda ve partide gerçekleştirilen tasfiyeler, kişi kültünün oluşturulması eleştirilir. Kruşçev konuşmasında Stalin'i kıyasıya eleştirirken Bolşevik lider Vladimir Lenin'e ve Sovyetler Birliği Komünist Partisine sahip çıkacaktır.

<span class="mw-page-title-main">Arnavutluk Emek Partisi</span> 1946-1991 yılları arasında Arnavutluk’daki tek yasal siyasi parti

Arnavutluk Emek Partisi 1946-1991 yılları arasında Arnavutluk’da yasal tek siyasi parti olarak iktidarda olmuştur.

Barış içinde bir arada yaşama, Soğuk Savaş döneminde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği tarafından geliştirilmiş teoridir. Buna göre nükleer silahlara sahip Sovyetler Birliği ve sosyalist ülkeler ile kapitalist devletler bir arada barışçıl bir şekilde varlıklarını devam ettirebilirler. Bu teori sosyalizm ile kapitalizmin uzlaşmaz çelişki içinde olduklarından bir arada yaşayamayacaklarını söyleyen marksizmin genel söylemiyle çelişmektedir. Teori Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı ülkeleri tarafından ABD ve NATO örgütüne üye ülkeleriyle olan ilişkilerinde bir dönem hakim olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti</span>

Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti, Arnavutluk'un sosyalist devlet yönetimi dönemdeki 1946-1992 yılları arasında resmi adı idi. Devletin adı önceden 1946-1976 arasında Arnavutluk Halk Cumhuriyeti idi, fakat Stalin'in ölümü sonrası oluşan uluslararası ayrımın etkisiyle ismin önüne "sosyalist" kelimesini eklenmiştir.

Öncü parti ya da öncücülük, klasik Marksizm'de yer alan sınıf mücadelesi teorisine, Lenin tarafından "Proletarya Partisi" kapsamında yaptığı katkıyı ifade eden terim. Bu kavram Lenin tarafından Ne Yapmalı? adlı eserinde detaylı olarak açıklanır. Sovyet Anayasası 6. maddesi bu teoriye göre hazırlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Sovyetler Birliği Komünist Partisi 22. Kongresi</span> Moskovada 1961de yapılan kongre

Sovyetler Birliği Komünist Partisi 22. Kongresi 17 Ekim ile 31 Ekim 1961 tarihleri arasında Moskova'da toplanmıştır. 4413 Sovyet delegesi ve 83 yabancı Komünist Partisinden gözlemci Nikita Kruşçev ve diğerlerinin politikalar konularında değerlendirmelerini dinlemişlerdir. Çin-Sovyet ayrılığının kesinleştiği kongre olmuştur ve bu nedenle Çin Komünist Partisi'nin katıldığı sonuncu kongre olmuştur. Kongre, 22. Merkez Komitesi'ni seçti.

<span class="mw-page-title-main">Yunanistan Komünist Partisi'nin Yeniden Kuruluşu Hareketi 1918-55</span>

Yunanistan Komünist Partisi'nin Yeniden Kuruluşu Hareketi 1918-55 veya bilinen adıyla Anasintaksi, 1996 yılında Yunanistan'da kurulan ve Marksist-Leninist, stalinist ve Hocaist görüşlere sahip komünist parti.

<span class="mw-page-title-main">Arnavutluk Komünist Partisi</span> Arnavurlukta bir komünist parti

Arnavutluk Komünist Partisi, Arnavutluk'ta 1991 yılında kurulan Marksist-Leninist, Hocaist ve revizyonizm karşıtı komünist parti. Arnavutluk Emek Partisi'nin 1991 yılında Arnavutluk Sosyalist Partisi'ne dönüşmesinden ve yeni partinin sosyal demokrasi'yi benimsemesinden sonra, eski partinin bölünmesiyle kurulmuştur.

Arnavutluk-Sovyetler Birliği ilişkileri, Sovyetler Birliği ile Arnavutluk ve 1944'te ilan edilen Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerdir.

<span class="mw-page-title-main">Arnavutluk-Çin ilişkileri</span> Arnavutluk ve Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ikili ilişkiler

Arnavutluk-Çin ilişkileri, tarihî olarak Arnavutluk Sosyalist Halk Cumhuriyeti ile Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) arasındaki ikili ilişkileri içerirdi; günümüzde ise bu ilişkilerin taraflarını Arnavutluk Cumhuriyeti ile ÇHC devletleri oluşturmaktadır. Pekin'de Arnavutluk, Tiran'da ÇHC büyükelçilikleri bulunmaktadır.

Anti-revizyonizm, Marksizm-Leninizm içinde 1950'lerde Sovyet lider Nikita Kruşçev'in reformlarına karşı ortaya çıkan bir pozisyondur. Kruşçev'in selefi Josef Stalin'den farklı bir yorum getirdiği durumlarda, uluslararası komünist hareket içindeki anti-revizyonistler Stalin'in ideolojik mirasına bağlı kalmış ve Kruşçev ve haleflerinin yönetimindeki Sovyetler Birliği'ni devlet kapitalisti ve sosyal emperyalist olmakla eleştirmişlerdir.