
Zazaca, Hint-Avrupa dil ailesinin İran dilleri grubunda bulunan Kuzeybatı İran koluna bağlı bir dildir. Zazalar tarafından Türkiye'nin doğusunda Bingöl, Elâzığ, Erzincan, Erzurum, Sivas ve Tunceli; güneydoğusunda Diyarbakır, Adıyaman, Şanlıurfa ile Muş'un Varto ilçesi ve Bitlis'in batısında Mutki ilçesi civarındaki köylerde yoğunlukla konuşulur. Zazacaya gramer, genetik, dil bilimi ve söz varlığı açısından en yakın diller Hazar Denizi kıyılarında konuşulan Talışça, Tatça, Gilekçe, Simnanca, Sengserce ve Mazenderancadır.

Zazalar, Hint-Avrupa dil ailesine bağlı bir dil olan Zazaca konuşup Türkiye'nin çoğunlukla Doğu Anadolu Bölgesi'nde; Bingöl, Bitlis, Elazığ, Erzincan ve Tunceli, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde ise; Diyarbakır, Adıyaman, Şanlıurfa illerinin belirli bölgelerinde yaşayan İranî bir halktır. Yaklaşık 2-3 milyon nüfusa sahip olan Zazalar; Türkler, Kürtler ve Araplardan sonra sayısal olarak Türkiye'deki dördüncü en büyük etnik grubu oluşturmaktadır.

Sakalar, Kuzeydoğu Avrasya stepleri ile Tarım havzasında yaşayan ve at yetiştirme, madencilik yapma kabiliyetleri geliştirmiş olan tarihi halk. Kaynakların genelde Sakaları Türkî ya da İrani bir halk olarak sayılmasının yanı sıra kimlikleri konusunda tartışmalar sürmektedir. Ancak Avrasya stepleri'deki kurganlarda bulunan kişilerin naaşları üzerinde son yapılan genom ve mitokondriyal DNA çalışmaları sonuçlarına göre, kurganlarda bulunan Saka naaşlarına genetik yakınlık gösteren kişilerin hepsinin günümüz Türki halklara mensup olan bireyler oldukları görülmektedir.

İskitler veya yayıldıkları doğu bölgelerindeki isimleri ile Sakalar, MÖ 8. yüzyıl ile MS 3. yüzyıl arasında Avrupa'nın doğusu ile Orta Asya'da, Tanrı Dağları ve Fergana Vadisi'ni de içine alan bölgelerde yaşamış, Tuva ve (Altay-Sayan) kökenli, Doğu Avrasya-Batı Avrasya kültür ve genetik bileşenlerini içerdiği varsayılan heterojen göçebe halktır. İskitler için tarih boyunca Grek kaynaklarında Skuthēs (Σκύθης), Asur kaynaklarında Aşguzai, Fars kaynaklarında Sakā ve Çin kaynaklarında Sai tabirleri kullanılmıştır.
Ötüken, Ötügen veya Ötüken Ormanı, ; Türklerin Orta Asya'daki kutsal başkentidir ve Moğollar tarafından da kutsal kabul edilir. Ormanlarla kaplı bir dağ olan "Ötüken Dağı" da eski Türkler tarafından kutsal kabul edilir. Çince kaynaklarda U-te-kien şeklinde geçtiği ve Çin kaynaklarında dağ ismi olarak geçen Tu-kin, Yü-tü-kiün ile ilişkili olabileceği belirtilmektedir. Ötügen (Ötüken) Türklerin yeryüzünde ilk var olduğu ve oradan Dünya’ya dağıldığı yerin adı olarak da kabul edilmektedir. Teoman tarafından kurulan Büyük Hun Devleti'nin başkenti de Ötüken idi. Ayrıca Orhun Nehri kaynaklarını bu bölgeden alır ve Göktürk Kağanlığı’nın da başkenti yine bu yörede kurulmuştur. İnanca göre bütün büyük devletlerin başkenti burada kurulmalı idi. Gerçekten de pek çok Türk ve Moğol Devleti biraz genişledikten sonra başkentlerini bu bölgeye taşımışlardır. Ötüken dağının Nama adında bir koruyucu ruhu vardı.

Hiung-nu, Türkçe tarihyazımında bilinen isimleri ile Büyük Hun İmparatorluğu veya Asya Hun İmparatorluğu, eski Çin kaynaklarına göre MÖ 3. yüzyıl ile MS 1. yüzyılın sonları arasında doğu Avrasya bozkırlarında yaşamış göçebe halklardan oluşan boylar konfederasyonudur. Bilinen ilk Türk devletidir. Hiung-nu halkı hakkındaki bütün bilgiler dağınık Çin kaynaklarına ve arkeolojik bulgulara dayanmaktadır. Dilleri hakkındaki değişik varsayımlar, Çin kaynaklarında bulunabilen çoğunluğu kişi ve unvan adları olan sözcüklere dayanmaktadır. Dillerindeki sözcüklerin Çin lehçelerindeki transkripsiyonlarına göre dillerinin Türk, İrani, Moğol, Ural, Yenisey kökenli veya yalıtık dil olduğuna ve hatta halkın çok uluslu olduğundan dilin de karışık bir dil olabileceğine dair görüşler bulunmaktadır.

Ogur grubu, Oğur grubu, Ogur öbeği, Oğur öbeği, Ön Bulgar grubu, Lir Türkçesi, Hun-Bulgarca ya da R-Türkçesi Türkî diller ailesinin bir koludur. Bu grubun günümüzde tek hayatta kalmış olan dili, yaklaşık iki milyon kişinin konuştuğu Çuvaşçadır. Gruba ait tarihi bir dil olan Ön Bulgarca bugün ölü dillerdendir.

Kuşanlar, Hindistan’ın kuzeyinde M.Ö. 2. yüzyılın ikinci yarısında hüküm sürmüş bir hanedan. Batılı kaynaklarda Sogdiana ve Bactria, Çin kaynaklarında ise Tai Hsia diye adlandırılan, bugün Afganistan'ın kuzey kesiminde Ceyhun Irmağı ile Hindukuş Dağları arasında kalan bölgenin Orta Asya kavimleri istilası sonucunda, M.Ö. 3. yüzyılda kurulmuş olan Grek Baktriya Krallığı çökmüş ve yerine M.S. 1. yüzyılda yerli kayıtlara göre Kuşan, Çin kaynaklarına göre ise Ta-Yüeh-chih adında kurulan devlettir. Kuşanlar, Yüeçi Konfederasyonun beş bölümünden biriydi, ve yüksek ihtimalle İrani veya Tohar, Ön Hint-Avrupalı Kansu'dan göç eden ve eski Baktriya'ya yerleşen göçebe insanlardır. Kuşanlar ilk dönemler muhtemelen idari işlerde Yunancayı kullanıyorlardı, ancak kısa sürede Bactrian dilini kullanmaya başladılar. Kurucu hanedanın Türk kökenli olduğuna dair çeşitli iddialar da vardır. Öyle ki bir Keşmir tarihçisi olan Kalhana’nın Rajatarangini’sinde zikredilen “Turushkanvaya” ismidir. Grandhara bölgesinde Türk asıllı krallar olduğundan bahseder.

Antik İran ya da Büyük İran sözcüğünün anlamı İran kültürel etkisine sahip bölgeleri ifade eder. Kabaca İran kültürünün yeri olan İran Platosu merkezinde olmak üzere Kafkasya, Doğu Anadolu Bölgesi toprakları, İndus Nehri ve Pakistan içeren topraklar içerisinde kalan bölgenin tarihsel adıdır. Ayrıca İran kültürüne etki eden bu terimi Encyclopædia Iranica tarafından da kullanılmaktadr.
Med dili veya Medce, Medler tarafından konuşulmuş bir dildir. Ölü bir dil olan İran dillerinin Kuzeybatı İran dilleri kolu içinde sınıflandırılmıştır. Aynı kol içinde sınıflandırılan diğer diller Kürt dilleri, Goranice, Eski Azerice, Zazaca, Tatça, Mazenderanca, Gilanca ve Beluçça gibi dillerdir. Med dili İskit dilleri, Saka dili, Avestaca ve Eski Farsça ile birlikte Antik dönemde konuşulmuş İran dilleri arasında yer almaktadır.

Türk Şahileri, MS 7. ila 9. yüzyıllarda Kabil ve Kapisa'dan Gandara'ya kadar hüküm süren Batı Türk veya Türk-Eftalit kökenli bir hanedandı. Halaç etnik kökenine de sahip olabilirler. Gandara bölgesi, doğuda Keşmir krallığı ve Kanauj krallığı ile sınırında olabilir. 560'lardan itibaren Batı Türkleri, Transoksonya'dan yavaş yavaş güneydoğuya doğru genişlediler ve Baktriya ve Hindukuş bölgesini işgal ederek büyük ölçüde bağımsız yönetimler oluşturdular. Türk Şahileri, Tokaristan Yabgularının siyasi bir uzantısı olabilir.

Proto-Hint-Avrupalılar veya Ön Hint-Avrupalılar, dilsel yeniden yapılandırmalara göre Hint-Avrupa dillerinin atası olan Proto-Hint-Avrupa dilini konuşmuş Avrasya'nın tarih öncesi insanları.

Grek-Baktriya Krallığı, Orta Asya'daki Baktriya ve Soğdya'yı MÖ 250'den 125'e kadar kontrol etmiş, Hint-Yunan Krallığı ile birlikte Helenistik dünyanın en doğusundaki devlet. Günümüz Afganistanının kuzeyinde merkezlenmiştir. Devletin günümüzdeki doğu Afganistan ve Pakistan'a MÖ180'de genişlemesi, MS 10'a kadar devam edecek Hint-Yunan Krallığı'nı kurmuştur.

I. Mithridatis; MÖ 165-MÖ 132 yılları arasında Part kralı.

İran Hunları terimi bazen dördüncü ve yedinci yüzyıllar arasında Afganistan'da ve komşu bölgelerde yaşayan ve kuzeybatı Hindistan'a kadar genişleyen bir grup farklı kabile için kullanılır. Kabaca Hunalara karşılık gelirler. Ayrıca Sasani İmparatorluğunun kuzeydoğu sınırlarını tehdit ettiler ve Şahların onlara karşı eksik belgelenmiş birçok kampanya yürütmesine neden oldular.

Tegin Şah, Şahi Tegin ya da Sri Şahi Batı Göktürk kökenli Türk Şahiler hanedanının hükümdarı. 7. ve 8. Yüzyıllar sırasındaki Egemenliği Kâbil'den Kapisa'ya kadar uzanan coğrafyayı kapsamıştır.

Balalık Tepe, eski Baktriya, modern Özbekistan'da, birçok duvar resminin bulunduğu bir Orta Asya arkeolojik alanıdır. Burası, soylu bir Ak Hun klanına ait küçük, müstahkem bir malikanenin bulunduğu yerdi. Genellikle Dilberjin'deki tablodan biraz daha geç bir döneme, MS 5. yüzyılın sonlarından MS 7. yüzyılın başlarına, veya MS 6. yüzyılın sonundan MS 7. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir. Balalık Tepe'deki resimler Acına Tepe ve Kafir-kala'yı da kapsayan "Tokharistan okulunun" bir parçasıdır. Bunların ardından kronolojik olarak Soğd sanatı Pencikent gelmektedir.

Sinatrukes y. 75 MÖ ile y. 69 MÖ arası Part İmparatorluğu'nun kralıdır. Bazı kaynaklar dahil) onun Part hükümdarı I. Mithridates'in ve II. Fraates'in üvey kardeşi olduğunu söyler. Tarihçi David Sellwood, Sinatrukes'i muhtemelen I. Mitridates'in küçük erkek kardeşi olarak adlandırır. Sinatrukes'in yerine oğlu III. Fraates geçti.

Touraj Daryaee İranlı İranolog ve tarihçidir. Kendisi şu anda Fars Çalışmaları ve Kültürü Maseeh Başkanı olarak görev yapmakta ve Kaliforniya Üniversitesi, Irvine'de Dr. Samuel M. Jordan Fars Araştırmaları Merkezi'nin direktörü olarak çalışmaktadır.

I. Vardanes, 40 ile 46 yılları arasında kadar Part İmparatorluğu'nun kralıdır. Babası II. Erdevân'in veliahtıydı, ancak tahtın rakip adayı olan kardeşi II. Gotarzes'e karşı sürekli savaşmak zorunda kaldı. Vardanes'in kısa saltanatı, Part soylularından oluşan bir grubun kışkırtmasıyla avlanırken suikasta kurban gitmesiyle sona ermiştir.