C, c, ISO temel Latin alfabesi ve Türk alfabesinin üçüncü harfidir. İngilizce söylenişi şeklindedir. Türkçedeki söylenişi [d͡ʒ] şeklindedir.

Kilise, Hristiyanlıkta kendi din adamları, kendi binaları ve diğerlerinden ayrılan doktrinleri bulunan mezheplerden her birine verilen isim. Hristiyan mezhepleri Roma Katolik Kilisesi, Protestan kiliseler ve Ortodoks Kilisesi'dir.

Entelektüel, aydın ya da münevver, zekâsını ve analitik düşünme yetisini mesleği gereği ya da kişisel amaçlarına erişmekte kullanan kişi. Entelektüel kelimesinin kökeni Latince intellectus (anlamak) sözcüğüne dayanır ve günümüzde genellikle şu anlamlardan birinde kullanılır:
- Kapsamlı bilgi ve birikim gerektiren soyut konularla derinlemesine ilgilenen kişi.
- Mesleği, mal ve hizmet üreten diğer meslek gruplarından farklı olarak, fikir ve bilgi üretmek ve/veya yaymak olan kişi.
- Kültür ve sanat konularında uzman kabul edilen, bu konulardaki bilgisi birikimi kültürel bir otorite olmasına olanak sağlayan ve toplum karşısında çeşitli konularda değerlendirmeler yapan kişi.

Berber, erkek saçı kesen; sakal ve bıyık tıraşı yapan meslek erbâbı. Günümüzde pek çok berber saç boyama ve fön çekimi gibi işlemleri de gerçekleştirmektedir. Türkçeye Farsça berber kelimesinden geçmiştir. Kelimenin kökeni muhtemelen Latince barba (sakal) kelimesidir.

Lingua franca veya geçer dil, ortak bir dili veya lehçeyi paylaşmayan insanların birbiriyle iletişim kurmak için kullandığı ortak dildir. Lingua francalar insan tarihi boyunca, ticari, kültürel, dinî, yönetimsel veya diplomatik gereklilikler dolayısı ile gelişmiş, farklı milletlere mensup bilim insanları ve akademisyenler arasındaki iletişimi sağlamak için de kullanılmıştır.

Şerbet, şekerli, ballı, güllü, baharatlı veya meyve aromalı ferahlatıcı içecek veya tatlı yapımında kullanılan şekerli sıvı.

Angluslar, 5. yüzyılda, günümüzde İngiltere olarak bilinen bölgeye yerleşen, Saksonlar ve Jütlerle karışarak Anglosaksonları meydana getiren Cermen halkı.
Milat, tarih hesaplamalarında İsa'nın doğduğu kabul edilen gün. İsa'nın doğum tarihine dair net bir bilgi olmamakla birlikte, miladi takvime göre oluşturulmuş zaman çizelgesinde başlangıç noktası yani 1 Ocak 1 tarihi olarak kabul edilir. Bu takvimde 0 yılı tanımlanmamıştır. Bu tarihten önceki tarihler milattan önce (MÖ), bu tarihten sonraki tarihler milattan sonra (MS) olarak tanımlanır. Ayrıca İsa'dan önce (İÖ) ve İsa'dan sonra (İS) terimleri de aynı anlamda kullanılır.
Müneccimler veya yıldızbilimciler, Hristiyan geleneğinde bebek İsa'ya "Yahudilerin kralı" olarak hürmetlerini sunmak için doğudan geldiğine ve hediye olarak altın, günnük ve mür getirdiğine inanılan soylu âlimlerdir.Kitâb-ı Mukaddes'te isimlerinden ya da kral olduklarından bahsedilmez ancak sonraki dönem efsanelerde Gaspar, Melkior ve Baltazar isimli üç kral oldukları söylenir. Batı efsanelerinde üç kişi, doğu efsanelerinde 12 kişi oldukları söylenir.
Tötonlar, MÖ 4. yüzyıldan itibaren Jütland'da yaşamış bir halk. Başta Strabo ve Marcus Velleius Paterculus olmak üzere çeşitli Yunan ve Romalı kaynaklara göre bir Cermen ırkıdır.

Batı dünyası, Batı medeniyeti ya da kısaca Batı, dünyanın diğer medeniyetlerine kıyasla Avrupa ve Kuzey Amerika ile Avustralya ve Yeni Zelanda'yı kastetmek için kullanılan siyasal kavram. Soğuk Savaş esnasında Batı kavramı Batı Bloku olarak Avrupa'daki ve Kuzey Amerika'daki komünist olmayan ülkeleri kastetmek için kullanılmıştır.

Kafkas ırkları, Avrupa, Batı Asya, Hindistan'ın bir kısmı ve Kuzey Afrika halklarının tamamını tanımlamakta kullanılan bir kavram. Geçmişte ten rengine bakılmaksızın bu bölgelerde yaşayan tüm halklar için kullanılıyordu. Günümüzde daha çok beyaz Avrupalıları tanımlamak için kullanılır.

Üniforma; meslekî, kurumsal ya da sanatsal nedenlerle giyilen tek tip kıyafet. Bazen forma olarak kısaltılır ve özellikle sporcu ve öğrenci üniformalarını tanımlamakta kullanılır.

Polis karakolu veya polis merkezi, polis memurlarının ve polis gücünde görevli sivil memurların görev yaptığı bina ve tesisler. Çoğunlukla sadece karakol olarak adlandırılır. Bünyesinde kısa süreli gözaltı (nezaret) hücreleri ve sorgu odaları bulunur. Polis araçları ve diğer araç-gereçlere ev sahipliği yapar. Polis karakolu, polisin sorumlu olduğu bölgelerde işlenen suçlarda, şüphelilerin götürüldüğü ilk kurumdur. Burada şüphelilerin ilk sorguları yapılır ve gerekirse gözaltına alınırlar. Ülkeden ülkeye değişmekle birlikte, karakollarda araç trafik kaydı işlemleri gibi bazı idari işlemler de gerçekleştirilir.
Litürji, özellikle Hristiyanlıkta, halka açık dinî ibadetlerin (ayinlerin) nasıl yapılacağını belirleyen formlar bütünü. Bu formlara uygun olarak düzenlenmiş ayinlere de litürji denir. Litürji sözcüğü özel isim olarak özellikle Ortodoks Kilisesindeki Efkaristiya anlamında kullanılır.
Filantropizm veya insanseverlik, başkalarının tıbbî, ekonomik ve sosyal standartlarını yükseltmek ve mutluluklarını artırmak için organize faaliyetler düzenlemek. Daha kapsamlı olan hayırseverlik kavramının bir alt kategorisidir ve İslamî vakıflar, kilise yardım grupları, Antik Yunanistan'daki Platon Akademisi gibi oluşumlar filantropik faaliyetlere örnek olarak gösterilebilir.
Sivil, uluslararası hukukta herhangi bir ülkenin silahlı kuvvetlerine veya diğer silahlı gruplara mensup olmayan kişi. Siviller herhangi bir muharebede silahlı çatışmaya girmeyen kişilerdir ve hakları ve güvenlikleri kısmen çeşitli uluslararası antlaşmalarca güvence altına alınmıştır. Sivil sözcüğü zaman zaman çeşitli meslek gruplarınca, o meslek grubunda olmayan kimseleri tanımlamak amacıyla metaforik olarak da kullanılır.

Bilim insanı, bilimci veya bilimadamı-bilimkadını, evrene ilişkin olgulara ve değişkenlere yönelik bilimsel veri elde etme yöntemlerini kullanarak sistematik bir şekilde bilgi elde etmeye çalışan kişidir. Daha sınırlı anlamda ise bilimsel yöntem kullanan bir bireydir. Kişi bilimin bir veya birden fazla alanında uzman olabilir. Bilim insanları; fiziksel, matematiksel ve sosyal alanlar da dâhil olmak üzere bilimin tüm alanlarında araştırmalar yaparlar. Onlar olaylar hakkında soru soran ve bu soruları sistematik olarak cevaplama yoluna giden insanlardır. Doğaları gereği meraklı ve iyi organize insanlardır. Diğer insanların aksine, bilim insanları bir şeyleri gözlemleme yeteneğine ve gözlemlediklerinde bir şeyler görebilme yetisine sahip olurlar.
Uluslararası bilimsel kelime dağarcığı, köken dili belli olan veya olmayan, ancak birkaç modern dilde şu anda kullanımda olan bilimsel ve özel sözcüklerden oluşur. "Uluslararası bilimsel kelime dağarcığı" terimi ilk kez Philip Gove tarafından Webster's Third New International Dictionary'de (1961) kullanılmıştır. Crystal tarafından belirtildiği gibi bilim, yeni sözcükler için özellikle verimli bir alandır. Webster's Third'e göre, "bazı ISV kelimeleri, antik çağ dillerinden birinden, genellikle Latince ve Yunanca'dan oldukça genel ve basit bir anlama sahip bir kelime alınarak ve ona çok özel ve karmaşık bir anlam kazandırılarak yaratılmıştır.

Sigiliografya, aynı zamanda Yunanca kökenli adı olan sphragistics ile de bilinen, arşiv belgelerini doğrulamak için kullanılan balmumu, kurşun, kil ve diğer mühürleri inceleyen bilimsel bir disiplindir. Mühürlerin yalnızca sanatsal tasarımı ve üretimi ile ilgili yönleri araştırmak yanında aynı zamanda bunların kullanıldığı yasal, idari ve sosyal bağlamları da göz önünde bulundurmaktadır. Belgebilim, hanedanlık armaları, sosyal tarih ve sanat tarihi ile bağlantıları vardır ve tarihin yardımcı bilimlerinden biri olarak kabul edilir. Mühürler üzerine çalışan bir öğrenciye Sigiliografcı denir.