İçeriğe atla

Her Türk asker doğar

"Her Türk asker doğar", Türk milliyetçiliğinde ve devlet anlayışında yer edinmiş milliyetçi-militarist söylemdir. Resmî tarih tezlerinden ders kitaplarına ve günlük yaşamdan siyasi alan ile medyaya kadar genişçe bir kullanım sahası bulunmaktadır. Söylem temelde Türk milliyetçiliğinin askerî tasavvuruna işaret ederken sivil alana etkileri oldukça belirgindir. Öyle ki Türkiye'de bir dönem rütbeli asker-öğretmenler tarafından zorunlu ders olarak okutulan Millî Güvenlik Bilgisi dersi ve günümüzde devam eden zorunlu askerlik uygulaması bu bağlamda değerlendirilmektedir.[1]

Söylem Türkiye'de her dönem kabul gören bir özelliğe sahiptir[2] ve militarist motivasyonu beslemekteyken "millete olan güvene" de atıf yapmaktadır.[3] Aynı zamanda "hegemonik erkeklikle" yakından ilişkilidir.[4]

Ordunun "Peygamber ocağı" olarak görüldüğü Türk düşününde askerlik "vatan borcu" olarak görülmektedir. Bu düşünce ordu millet anlayışı eksenide ortaya çıkmıştır[5] ve söylem asker uğurlamalarında sıklıkla dile getirilmektedir. Bu noktada Erik-Jan Zürcher de "Türklerin asker millet olmalarının" cumhuriyetçi milliyetçiliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu söylemektedir.[3]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Altınay, Ayşegül. "Tabulaşan Ordu Yok Sayılan Militarizim" (PDF). s. 1245. 10 Kasım 2017 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Kasım 2020. 
  2. ^ Dönmez, Gökhan. "1982 Anayasasında Vicdanî Ret Olgusu". Bitlis Eren Üniversitesi Akademik İzdüşüm Dergisi. s. 51. 23 Mart 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 2 Kasım 2020. 
  3. ^ a b Onur Kınlı; İrem Özgören Kınlı (2020). "Is Every Turk Born a Soldier? A Historical-Processual Analysis". Historical Social Research, 45. s. 83-84. Erişim tarihi: 2 Kasım 2020. 
  4. ^ Fatma Oya Aktaş, "Türkiye'de Erkekliğin Kurgulanışında Askerliğin Yeri", Yayımlanmış YL tezi, İstanbul, İstanbul Üniversitesi SBL Kadın Çalışmaları Enstitüsü, 2010: 6.
  5. ^ Rabia Arzu Kalemci; Mustafa Mehmet Gökoğlu; İpek Kalemci Tüzün. "Örgütsel Alanda Kurumsal Mantıklar Arası Oluşan Çelişki: Türk Askerlik Hizmeti Alanı Örneği" (PDF). Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İİBF Dergisi. s. 161-162. 21 Eylül 2021 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF). Erişim tarihi: 2 Kasım 2020. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kemalizm</span> Türkiye Cumhuriyetinin kurucu ideolojisi

Kemalizm, 1935'ten 1937'ye kadar Kamâlizm veya Atatürk'ün ölümü sonrası yaygınlaşan bir diğer adıyla Atatürkçülük; Türkiye Cumhuriyeti'nin, Atatürk İlkeleri'ni esas alan kurucu ideolojisidir. Kemalizm, Mustafa Kemal Atatürk tarafından uygulandığı şekliyle laikliğe ve Batı demokrasisine dayanan ulusal ve üniter bir cumhuriyet rejiminin kurulması, ekonomik kalkınma ve sanayileşme, yüksek öğrenime ve bilimsel faaliyetlere devlet desteği, spora ve sanata teşvik, ücretsiz ve zorunlu eğitim gibi kapsamlı siyasi, sosyal, ekonomik, kültürel ve dinî reformları içermektedir. Reformların amacı Atatürk'ün ifadesiyle "muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkmak", çağdaş bir hayat tarzını benimsemektir.

<span class="mw-page-title-main">Ziya Gökalp</span> Türk yazar ve toplum bilimci

Ziya Gökalp, Türk yazar, toplum bilimci, şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebûsanda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilliği yapmıştır. "Türk milliyetçiliğinin babası" olarak da anılır.

<span class="mw-page-title-main">Afet İnan</span> Türk sosyolog ve tarihçi

Afet İnan, Türk sosyolog, tarihçi ve akademisyen. Mustafa Kemal Atatürk'ün manevi kızıdır.

Ali Güler, Türk asker, tarihçi, yazar, akademisyen ve siyasetçi.

Vicdani ret, bir bireyin politik görüşleri, ahlaki değerleri veya dinsel inançları doğrultusunda zorunlu askerliği reddetmesidir. Vicdani retçiler kendilerini antimilitarist ya da pasifist olarak tanımlayabilmektedirler.

Ulusalcılık, Kemalist ve milliyetçi bir ideolojidir. Ulusalcılık sözcüğü aynı zamanda Atatürk milliyetçiliğinin bir diğer ismi olarak da kullanılmıştır. Günümüz siyasetinde ortak bir tanımı olmayıp, çoğunlukla sol pozisyonda yer alan milliyetçi görüşe sahip Kemalistleri tanımlamakta kullanılmıştır. Türk Dil Kurumu tarafından ise "ulusalcılık" ve "milliyetçilik" sözcükleri eş anlamlı olarak tanımlanmıştır.

Muharrem Ergin, Türk Türkologdur.

<span class="mw-page-title-main">Alperen Ocakları</span> aşırı sağcı gençlik örgütü

Alperen Ocakları Eğitim Kültür ve Dayanışma Vakfı ya da kısaca Alperen Ocakları, kimi zaman Alperenler olarak anılan, Nizam-ı Âlem Ocakları ismiyle kurulmuş olan aşırı sağcı gençlik yapılanmasıdır.

Remzi Oğuz Arık, Türk arkeolog, yazar ve politikacı.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk İlkeleri</span> Atatürkün politikalarını belirleyen altı ilke

Atatürk İlkeleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün yürürlüğe koyduğu, döneminin pragmatik politikalarını belirlemiş altı ilkedir. "Altı Ok" denilen altı ilkeye ilk olarak 1931'de "Kemalizm" adı verildi ve Atatürk'ün Dil Devrimi sürecinde, 1935'te Arapça Kemal adını 1937'ye dek kullanacağı Eski Türkçe Kamâl adıyla değiştirmesini takiben 13 Mayıs 1935'te "Kamâlizm" adıyla ülkenin kurucu ve tek partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'nin program ilkeleri olarak benimsendi. Daha sonra, 1937'de çıkarılan bir kanunla 1924 Anayasası'na eklenen ilkeler, anayasal olarak Türkiye'nin ulusal ideolojisi hâline geldi.

<span class="mw-page-title-main">Atatürk milliyetçiliği</span> Atatürkün milliyetçilik anlayışı

Atatürk milliyetçiliği, Atatürk'ün millet tanımından yola çıkarak Kemalizm'in milliyetçilik ilkesini oluşturur. Atatürk'e göre millet, geçmişte bir arada yaşamış, bir arada yaşayan, gelecekte de bir arada yaşama inancında ve kararında olan, aynı vatana sahip, aralarında ortak dil, kültür, ahlak ve siyasi birlik olan insanlar topluluğudur. Atatürk'ün tanımladığı milliyetçilik; din ve ırk ayrımı gözetmeksizin, ulus tanımını vatandaşlık ve üst kimlik değerlerine dayandıran sivil milliyetçi bir vatanperverlik anlayışıdır.

<span class="mw-page-title-main">Onur Öymen</span>

Onur Başaran Öymen, Türk diplomat ve siyasetçidir. Diplomat olarak uzun bir süre dış ülkelerde Türkiye Cumhuriyeti'ni temsil eden Onur Öymen, daha sonra siyasete girmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi 22. dönem İstanbul ve 23. dönem Bursa milletvekili olan Öymen, aynı zamanda 5 Kasım 2003'ten 23 Mayıs 2010 tarihine kadar Cumhuriyet Halk Partisi genel başkan yardımcısıydı.

Zühtü Tarhan ; Türk siyasetçi ve eski Basın Yayın ve Turizm Bakanı.

<span class="mw-page-title-main">Türk milliyetçiliği</span> Türk halkını ulusal veya etnik tanımlarla yücelten ve teşvik eden bir siyasi ideoloji

Türk milliyetçiliği, ulusal veya etnik tanımlarla Türk milletinin ilerlemesini, gelişmesini amaçlayan siyasi bir görüştür. Türkçülük ile aynı olmayıp, içinde Türkçülük dahil olmak üzere çeşitli Türk milliyetçisi ideolojileri barındırır.

Türkiye'de vicdani ret, kanunlarda hak olarak tanınmadığı ve vicdani retçilerle ilgili özel bir düzenleme yapılmadığı için vicdani retçiler, diğer tüm askerlik çağına gelmiş erkek Türk vatandaşları ile aynı şekilde muamele görürler. Türkiye'de vicdani ret kararından sonra alınan cezaya rağmen askerlik görevi için çağrının ve silah altına alınma emrinin devam etmesi sebebiyle retçiler ya retlerinden vazgeçip askerlik görevini yerine getirmekteler ya da sivil itaatsizliğe devam etmekteler. Reddinde ısrar edenler ya firari olarak yaşamakta ya da silah altına alınmalarına rağmen verilen görevleri reddettikleri için askeri cezaevlerine atılmaktadırlar.

<i>Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak</i>

Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak, Ziya Gökalp'in Balkan Savaşları'ndan sonra çeşitli mecralarda yayımladığı düşünce yazılarını içeren 1918'de yayımlanmış kitap.

Türkiye'de muhafazakârlık, genel anlamdaki muhafazakârlık ideolojisinin Türkiye'de nasıl anlaşıldığını ifade etmektedir.

Osmanlı İmparatorluğu'nda feminizm genel olarak II. Meşrutiyet sonrasındaki göreceli özgürlük ortamında ivme kazandı. Daha öncesinde ise dinsel ve geleneksel nedenlerden dolayı kısıtlı olan kadın yaşamı Tanzimat ile değişime uğramıştı. Tanzimat döneminde yetişen eğitimli kadınlar sonraki kuşaklarda Osmanlı'da hak arayışlarına girdi. II. Meşrutiyet döneminde ise örgütlü hareket edilmeye başlandı ve çeşitli kadın cemiyetleri kurulup kadın dergileri çıkarıldı. 19. Yüzyılda Avrupa feminizmi oy hakkını savunup bu konuda mücadele verirken Osmanlı kadını daha fazla özgürlük, iş olanağı, eğitim ve sosyal yaşam mücadelesi veriyordu. Özellikle Kadınlar Dünyası adlı dergi ile Osmanlı Müdafaa-i Hukuk-ı Nisvan Cemiyeti feminizm bağlamında Osmanlı'da uç noktalardaydı. Ülkeye geç gelen milliyetçilik anlayışı doğrultusunda da bazı kadınlar eski Türklerde var olan kadın-erkek eşitliğini verdikleri mücadelede dile getiriyordu.

Türkiye'de din dersleri, ilkokul 4'ten lise son sınıfa kadar her yıl okul müfredatında Anayasa'nın 24. maddesinin 4. fıkrası gereği olarak zorunlu olarak yer alan ve çoğunlukla İslam dininin Sünni mezhebi anlatılan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersini ve lise müfredatında yer alan çeşitli ilişkili seçmeli dersleri kapsar. Türkiye'de okullarda din dersi, 1928'den 1940'ların sonuna kadar müfredata dahil edilmemiş, sonrasında ise seçmeli bir ders olarak okullara konulmuştur. 12 Eylül Darbesi'nden sonra ise din dersleri Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi adıyla ilkokul 4'ten lise sona kadar yeni Anayasa'nın 24. maddesinin 4. fıkrası gereği zorunlu hale getirilmiştir. DKAB dersine ek olarak, 2012'den itibaren liselerde seçmeli olarak "Kur’an-ı Kerim", "Hz. Muhammed’in Hayatı" ve "Temel Dini Bilgiler” dersleri de ilave edilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Şehitler ölmez vatan bölünmez</span> Türk milliyetçiliğinde kalıplaşmış bir söylem

"Şehitler ölmez vatan bölünmez", Türk milliyetçiliğinde yer edinmiş milliyetçi söylem. Spor müsabakalarından siyasi mitinglere ve şehit cenazelerine kadar uzanan bir kullanım sahası bulunmaktadır. Söylem toplum hafızasında yer edinmiştir ve vatanseverlik duygusu ile ayrılıkçılık karşıtlığını besler. Slogan, 1960'larda Türkiye'de ülkücü hareketin ilk ortaya çıktığı yıllarda kullanılmaya başlanmış, Türkiye-PKK çatışması ile yaygınlaşmıştır. Türkiye-YPG çatışmaları ve Türk güvenlik güçlerinin müdahil olduğu farklı olaylar ile beraber günümüzde halen kullanılmaya devam etmektedir.