İçeriğe atla

Henri Tajfel

Henri Tajfel
Doğum22 Haziran 1919
Włocławek, Polonya
Ölüm3 Mayıs 1982 (62 yaşında)
Oxford, İngiltere
MilliyetPolonyalı
Kariyeri
DalıSosyal psikoloji
Çalıştığı kurumlarBristol Üniversitesi, Oxford Üniversitesi, Durham Üniversitesi

Henri Tajfel (22 Haziran 1919 - 3 Mayıs 1982), Polonyalı sosyal psikologdur.

Önyargının bilişsel unsurları ve sosyal kimlik kuramı üzerine yürüttüğü öncü çalışmalarla bilinmektedir. Avrupa Sosyal Psikoloji Derneği (EASP) kurucularından biridir.[1]

Yaşamı

Polonya`daki yaşamı

1919 yılında Polonya'nın Włocławek şehrinde doğdu. Polonya`da büyüdü, ancak Yahudilerin üniversite eğitimi almaları konusundaki sınırlamalardan dolayı[] kimya alanında öğrenim görmek için Fransa`ya gitti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla birlikte Fransa ordusunda görev almak için gönüllü oldu. Savaşın başlamasından bir yıl sonra Alman askeri kuvvetleri tarafından esir alınarak esir kampına gönderildi.

Hayatta kalmayı başaran Tajfel, savaştan döndüğünde ailesinin Yahudi soykırımından kurtulamadığını öğrendi. Bu dönemde yaşadıklarının etkisi ve savaş dönemi gözlemlerinin sonucu olarak önyargı ve gruplar arası ilişkiler psikolojisi üzerine çalışmalar yürüttü.

Britanya`daki yaşamı

Savaştan bir süre sonra Britanya`ya yerleşerek orada bir hayat kurdu. 1951 yılında Londra Üniversitesi Birkbeck Koleji`nde psikoloji öğrenimine başladı. Önyargı üzerine yazdığı bir makale ile burs kazandı. 1954 yılında mezun olduktan sonra sırasıyla Durham Üniversitesi`nde ve Oxford`da öğretim görevlisi olarak çalıştı.

1962 yılında Linacre Koleji, Oxford`da kurucu üyeliğe getirildi. Burada sosyal yargı, ulusçuluk ve önyargının bilişsel unsurları başta olmak üzere sosyal psikolojinin farklı alanlarında çalışmalar yürüttü.

1967 yılında Bristol Üniversitesi`nde Sosyal Psikoloji Kürsüsüne getirildi. Burada gruplar arası ilişkilerle ilgili çalışmalar yürüttü ve bulunduğu üniversiteyi Avrupa`nın sosyal psikoloji merkezi haline getirmeye çalıştı. 1982 yılında kanserden hayatını kaybetmeden kısa bir süre önce Bristol`den emekli olarak Oxford`a geri döndü.

Sosyal psikoloji alanındaki çalışmaları

İlk araştırmaları

Tajfel, Durham Üniversitesi ve Oxford Üniversitesi`nde yürüttüğü ilk çalışmalarda sosyal yargı süreçlerini inceledi. O dönemde kabul gören yaygın görüşün aksine kategorizasyon süreçlerinin önyargının psikolojik boyutunu güçlü bir şekilde etkilediğini ileri sürmüştü. O dönemde çoğu araştırmacı, uç düzeydeki önyargının yetkecilik gibi belirli kişilik özelliklerinden kaynaklandığını ileri sürmekteydi.[2] Tajfel, yalnızca belirli kişilik özelliklerine sahip olanların değil, Almanların büyük bir bölümünün Nazizm’i desteklediklerini ve Yahudilere karşı aşırı önyargıya sahip olduklarını gözlemlediğini için bu görüşün hatalı olduğuna inandı. Nazizm “sıradan” Almanların desteği olmadan başarıya ulaşamazdı. Bu nedenle Tajfel, önyargının temellerinin olağan dışı kişilik özelliklerinde değil de olağan düşünce süreçlerinde bulunup bulunmadığını bulmaya çalıştı.

Kategorizasyon süreçlerini incelediği bir dizi deney gerçekleştirdi. Çalışmaları sonucunda belirli bir kategori yüklemesinin insanların değerlendirmelerini doğrudan etkilediğini buldu. Bu deneylerinden bir tanesi şöyledir; katılımcılara bir dizi çizgi ayrı ayrı gösterilerek çizgilerin uzunluğuna yönelik bir tahminde bulunulması istenir. Bu durumda ortaya çıkan değerlendirme hatalarının rastlantısal olduğu bulunur. Daha sonra en uzun çizgiler A, en kısa çizgiler ise B şeklinde isimlendirilerek sunulur. Bu durumda değerlendirme hatalarının belirli bir örüntü sergilediği gözlenir. Şöyle ki katılımcılar her bir kategoride (A ya da B) yer alan çizgileri birbirine gerçekte olduğundan daha benzer, kategoriler arasındaki farklılıkları ise gerçekte olduğundan daha büyük değerlendirir.[3] Bu bulgu kategorizasyonla ilgili sonradan yapılan çalışmaları etkilemeye ve doğrulanmaya devam etmiştir.[4]

Tajfel, sosyal yargılarla ilgili bu bulgunun önyargı ile ilişkili olduğunu gördü. Çizgileri farklı kategorilere ayırmak, gerçek dünyada insanları farklı gruplara (Örn., Fransız, Alman, İngiliz) ayırmaya benzemektedir. Bu deneyler, ulus temelli bir kategoride yer alan kişileri gerçekte olduğundan daha benzer, farklı kategorilerdeki kişileri ise olduğundan daha farklı algılamanın bilişsel olarak yerleşik bir süreçle ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu bağlamda, çizgilere yönelik değerlendirmeler sosyal gruplara yönelik kalıpyargısal değerlendirmelere benzetilebilir. Tajfel, kategorilerin kişiler için anlamlı olduğu durumlarda ortaya çıkan bu yanlılığın daha da büyüyeceğini savundu.

Bu sonuçlar, önyargının psikolojik temellerinin belirli kişilik özellikleri ile ilişkili olmadığını, olağan düşünce süreçleriyle, özellikle kategorizasyon süreciyle, ilişkili olduğunu göstermiştir. Tajfel bu konudaki fikirlerine “Önyargının Bilişsel Unsurları” adlı makalesinde yer verdi. Bu makalesiyle Gordon Allport Gruplar Arası İlişkiler Ödülüne layık görülmüştür.[5]

Gruplar arası ilişkiler

Bristol Üniversitesi`nde gruplar arası ilişkiler üzerine çalışmaya başladı ve ünlü minimal grup deneylerini gerçekleştirdi. Bu araştırmalarda[6][7] katılımcılar rastlantısal bir şekilde iki gruba ayrıldı. Katılımcılar yer aldıkları grubun diğer üyelerinin kim olduklarını bilmiyorlardı ve bu kişilerle gelecekte etkileşim kurmayı beklemelerine yol açacak bir nedene sahip değillerdi. Buna rağmen grup üyeleri, kendilerine verilen kaynakları diğer grubun üyelerine verilenle kıyaslandığında iç grup üyelerinin lehine, grubun kazancını maksimuma çıkaracak bir şekilde dağıtmışlardır. Rastgele basit bir grup kategorizasyonunun bile insanların sahip oldukları kaynakları farklı olarak algılanan dış grup üyeleri yerine iç grup üyelerinin lehine dağıtmaları için yeterli olduğu bulunmuştur.[8]

Sosyal kimlik kuramı

Bu araştırmaların akabinde Tajfel ve öğrencisi Turner sosyal kimlik kuramını[9] geliştirmişlerdir. Kurama göre insanlar, kendilerini bir veya daha fazla iç grubun üyesi olarak kategorize etme ve kimliklerinin bir parçasını bu üyelikleri temelinde inşa etme eğilimine sahiptirler. Sosyal kimlik kuramı, insanların pozitif ayırt ediciliği en üst düzeye çıkaracak şekilde gruplarla özdeşleştiğini öne sürer. Gruplar hem kim olduğumuza ilişkin bir kimlik algısı sunar hem de benlik saygımızın artmasını sağlar. Sosyal kimlik kuramı grup dinamikleri, gruplar arası ilişkiler, önyargı ve kalıpyargı ve örgüt psikolojisi olmak üzere sosyal psikolojinin birçok alanında önemli bir yere sahiptir.

Tajfel`in etkisi

Tajfel`in sosyal psikoloji üzerindeki etkisi, özellikle Britanya ve Avrupa`da hala sürmektedir.[10] Gerçekten sosyal ve geniş kapsamlı konularla ilişkilendirilen bir sosyal psikoloji bakış açısı yarattığı için yarattığı etki, araştırmalarının ötesine ulaşmıştır. Tajfel, sosyal psikologların önemli sosyal problemleri ele alırken psikolojik boyutların tarihi, ideolojik ve kültürel faktörlerle nasıl etkileşime girdiğini incelemesi gerektiğini savundu. Ortaya koyduğu görüşlerin etkileri, “Sosyal Gruplar ve Kimlikler[11] adlı kitapta görülebilir.

Kaynaklar

  1. ^ "The History of the Easp 1967-2017" (PDF). European Association of Social Psychology. 2017. 29 Aralık 2020 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. 
  2. ^ Adorno (1950). The Authoritarian Personality. New York: Harper and Bros. s. 990. ISBN 9780393004922. 1 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2022. 
  3. ^ Bknz. chapter four ("The importance of exaggerating") 1 Temmuz 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. and five ("Differences and similarities: some contexts of judgements") 1 Temmuz 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Tajfel, H. (1981). Op. cit.
  4. ^ Örneğin: Corneille, O. (2002). "On the role of familiarity with units of measurement in categorical accentuation: Tajfel and Wilkes (1963) revisited and replicated". Psychological Science. 13 (4): 380-383. doi:10.1111/1467-9280.00468. PMID 12137143. 1 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2022. 
  5. ^ Bknz. chapter six ("Cognitive Aspects of Prejudice") 1 Temmuz 2022 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi., Tajfel, H. (1981). Op. cit.
  6. ^ Tajfel, H. (1970). Experiments in Intergroup Discrimination 16 Temmuz 2024 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  7. ^ Tajfel, H. (1970). Experiments in Intergroup Discrimination 5 Kasım 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi..
  8. ^ Tajfel, H. (1978). "The achievement of group differentiation (pp. 77-98)". Differentiation between social groups. Studies in the social psychology of intergroup relations. Londra: Academic Press. s. 474. ISBN 9780126825503. 1 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2022. 
  9. ^ Tajfel, H., & Turner, J. C. (1986). "The social identity theory of intergroup behaviour (pp. 7–24)". Austin, William G.; Worchel, Stephen (Ed.). Psychology of Intergroup Relations (2.2özgünyıl=1979 bas.). Chicago: Nelson-Hall. ISBN 978-0-830-41075-0. 
  10. ^ Dumont, K. and Louw, J. (2009). "A citation analysis of Henri Tajfel's work on intergroup relations", International Journal of Psychology, 44, 46-59.
  11. ^ Robinson, W. P.; Tajfel, H. (edd.) (1996). Social Groups and Identities. Developing the legacy of Henri Tajfel. Oxford: Routledge. s. 386. ISBN 9780750630832. 1 Temmuz 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Temmuz 2022.  0-750-63083-3; 978-0-750-63083-2.

İlgili Araştırma Makaleleri

Psikoloji veya Ruh bilimi, içgüdüsel davranışları ve zihni inceleyen bilimdir. Bilinçli ve bilinçsiz olayların yanı sıra daha çok duygu ve düşüncenin incelemesini içeren Psikoloji, çok kapsamlı bir bilimsel alandır. Bu alanda uzman olan ve aynı zamanda bilgi araştırması yapanlara psikolog denir. Psikologlar, beyinin ortaya çıkan özelliklerini ve ortaya çıkan özelliklerle bağlantılı tüm fenomenleri anlamaya çalışırlar ve bu şekilde daha geniş nöro-bilimsel araştırmacı grubuna katılırlar. Psikoloji bilimi, bir sosyal bilim olmasına rağmen aynı zamanda doğa bilimleri olarak da kategorize edilebilir. Özellikle beyin biyolojisi bilgisini oldukça kullanır ve geliştirir.

Sosyal biliş sosyal etkileşimde rol oynayan bilgiyi işleme, kodlama, depolama ve hatırlama gibi bilişsel süreçlerdir. İnsanların kendilerini kuşatan fiziksel, sosyal çevrelerini ve çevreleriyle olan ilişkilerini, diğer insanlar ve kendileri hakkında nasıl izlenim oluşturduklarını, nasıl hissettiklerini ve düşündüklerini ve bu türden bir düşünce biçiminin yargıları ve davranışları nasıl etkilediğini incelemektedir. Toplumsal bağlamdan etkilenen ve toplumsal bağlamı etkileyen bilişsel süreç ve yapıları incelemektedir Ancak sosyal biliş terimi diğer psikoloji ve bilişsel sinirbilim alanlarında yaygın şekilde kullanılmaktadır. Bu alanlarda sosyal biliş terimi çoğunlukla otizm ve diğer bozukluklar nedeniyle kesintiye uğrayan çeşitli sosyal becerilere karşılık gelmektedir. Bilişsel sinirbilim alanında ise sosyal bilişin biyolojik temelleri araştırılmaktadır. Benzer şekilde Gelişim psikolojisi alanında da sosyal biliş becerileri gelişimsel perspektifle incelenmektedir.

Toplumsal grup, üyeleri arasında etkileşim olan, ortak amaç ve çıkarlara sahip, belirlenen değer ve normları paylaşan insanların birlikteliğini ifade etmektedir. Toplumsal grup, hem sosyal psikolojinin hem de sosyolojinin çalışma konularından biridir. Bununla birlikte, psikologların ve sosyologların toplumsal grubu ele alış biçimleri farklılık göstermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Sosyal psikoloji</span> toplumun insanların düşüncelerini ve davranışlarını nasıl etkilediğini araştıran bilim dalı

Sosyal psikoloji bireylerin düşüncelerinin, iç dünyalarının ve davranışlarının başkalarının gerçek, hayalî ve anlaşılan oluşundan nasıl etkilendiğine dair bir bilimsel çalışmadır. Bu alanda araştırma yapanlar genellikle psikolog veya sosyolog'lardan oluşmaktadır. Buna rağmen bütün sosyal psikologlar hem birey, hem de topluluk bazında çalışırlar. Benzerliklerine rağmen iki alan amaçları, yaklaşımları, yöntemleri ve terimlerinde farklılaşırlar. Biyofizik ve kavrama psikolojisi gibi sosyal psikoloji de disiplinlerarası bir alandır.

Bilişsellik aralarında dikkat, bellek, dil kullanma ve anlama, öğrenme, değerlendirme, sorun çözme ve karar verme gibi zihinsel yetileri oluşturan bir kümeyi tanımlamada kullanılan bilimsel terimdir. Psikoloji, felsefe, dilbilim ve bilişim bilimi gibi çeşitli bilimsel disiplinler bilişselliği de inceler. Ancak disiplinlere göre bilişselik teriminin kullanımı farklılık gösterebilir. Örneğin psikoloji ve bilişsel bilimde "bilişsellik" genellikle bireyin psikolojik işlevlerinin bilgi işleme açısından bakış olarak kullanılır. Sosyal psikolojinin sosyal bilişsellik dalı tutum, yükleme ve grup dinamiğini açıklamaya çalışır. Bilişsel psikoloji ve bilişsel mühendislikte "bilişsellik" tipik olarak katılımcının ya da işletimcinin zihninde ya da beyninde meydana gelen bilgi işleme süreci olarak anlamlandırılır.

Öz sunum (kendini sunma ya da benlik sunumu) bireylerin, etkileşim içinde bulundukları kişilerdeki izlenimlerini kontrol etme çabası olarak tanımlanır. İzlenim yönetimi bazı kaynaklarda öz sunum ile aynı anlamda kullanılmasına rağmen tanım olarak öz sunumu içinde barındıran, daha kapsayıcı bir kavramdır. Kısaca, izlenim yönetimi bireyin bir eşya, grup, olay veya kendisi hakkında başkalarının izlenimini şekillendirme çabası olarak tanımlanmaktadır.

Sistemi meşrulaştırma kuramı, mevcut politik, sosyal ve ekonomik sistemlerin meşrulaştırılmasının ardında yatan psikolojik süreçleri açıklamaya çalışan bir sosyal psikoloji kuramıdır.

Sosyal baskınlık yönelimi (SBY) sosyal ve politik tutumları yordayan bir kişilik faktörü ve yaygın olarak kullanılan bir Sosyal Psikolojik ölçektir. SBY, grup temelli ayrımcılık düzeylerinde bireysel farklılıkların ölçümü olarak kavramsallaşmıştır. Bir başka deyişle, bireyin herhangi bir sosyal sistem içinde hiyerarşi ve düşük statülü gruplar üzerinde otorite kurma tercihinin bir ölçümüdür. Bu, grup içi ve gruplar arası eşitlikçilik karşıtı bir eğilimdir. SBY, sosyal baskınlık kuramının ölçülebilir bir bireysel farklılık bileşenidir.

Sosyal kimlik kuramı, grup olgusunun analizinde iç grup dinamikleri, gruplar arası ilişkiler ve kolektif benliğe yönelik açıklamalar getiren bir sosyal psikoloji kuramıdır. Sosyal psikologlar Henri Tajfel ve John Turner tarafından geliştirilmiştir. Kişisel bilişsel süreçleri, kişiler arası etkileşimleri ve sosyolojik süreçleri bir arada ele alarak sosyal kimlik kavramının farklı analiz düzeylerinden incelenmesini mümkün kılmaktadır.

Minimal grup paradigması, sosyal psikolojide kullanılan bir deney yöntemidir. Henry Tajfel ve arkadaşları tarafından 1970'lerde geliştirilmiştir. İlk geliştirildiğinde, gruplar arasındaki ayrımcılık oluşması için gerekli asgari koşulları araştırmak amacıyla kullanılmıştır. Günümüzde pek çok farklı amaç için sosyal psikoloji araştırmalarında kullanılmaktadır. Bu paradigmayı kullanarak yapılan çalışmalar, insanlar gelişigüzel bir özelliğe göre gruplara ayrıldığında grup üyelerinde kendi grubundan olanları diğerlerine tercih etme, kendi grubunu kayırma eğilimi ortaya çıkmaktadır.

Nepotizm, kayırmacılık veya akraba kayırma, öznel ve adil olmayan şekilde yapılan ayrımcılık.

Sosyal baskınlık kuramı (SBK) artı değer üreten toplumlarda görülen grup temelli sosyal hiyerarşinin nasıl oluştuğunu ve sürdürüldüğünü açıklamak hedefiyle Jim Sidanius ve Felicia Pratto isimli iki Amerikalı sosyal psikolog tarafından geliştirilen bir gruplararası ilişkiler kuramıdır.

Psikoloji, davranış ve zihinsel süreçlerin bilimidir. Öncelikli hedefi, hem genel prensipler oluşturarak hem de spesifik vakaları araştırarak bireyleri ve grupları anlamaktır.

Psikoloji temel bilimi, psikoloji alanında yapılan araştırmaların bazıları, uygulanan psikolojik disiplinlerde yapılan araştırmalardan daha "temel" dir ve doğrudan bir uygulaması yoktur. Psikoloji içerisindeki temel bilim yönelimini yansıttığı düşünülen alt disiplinler arasında biyolojik psikoloji, bilişsel psikoloji, nöropsikoloji vb. alt dallar sayılabilmektedir. Bu alt disiplinlerdeki araştırmalar, metodolojik titizlik ile karakterizedir. Psikolojinin temel bilim olarak kaygı, davranış, biliş ve duyguların altında yatan yasaları ve süreçleri anlamaktır. Temel bilim olarak psikoloji, uygulamalı psikoloji için bir temel sağlar. Uygulamalı psikoloji, aksine, temel psikolojik bilimlerin ortaya koyduğu psikolojik ilkelerin ve teorilerin uygulanmasını içerir; bu uygulamalar zihinsel ve fiziksel sağlık ayrıca eğitim gibi alanlarda sorunların üstesinden gelmeyi veya refahı artırmayı amaçlamaktadır.

Bu liste dikkate değer psikologları ve psikoloji alanında önemli katkıda bulunan insanları gösterir. Liste söz konusu olan kişilerin soyadlarının alfabetik sıralanması sonucu oluşturulmuştur.

<span class="mw-page-title-main">İç grup ve dış grup</span>

Sosyoloji ve sosyal psikolojide, iç gruplar, bir kişinin kendisini psikolojik olarak özdeşleştirdiği toplumsal gruplardır. Dış gruplar ise tersine, bireyin kendini özdeşleştirmediği toplumsal gruplardır. İnsanlar; akran grupları, aileler, spor takımları, siyasi partiler, cinsiyetler, dinler veya milletlerle kendini özdeşleştirebilir. Toplumsal gruplarla ve kategorilerle psikolojik olarak özdeşleşme ile çeşitli olgular arasında ilişkiler bulgulanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Akran grubu</span> yaklaşık olarak aynı yaştaki ve genellikle benzer rütbe veya sosyal statüdeki ortaklar

Sosyolojide, bir akran grubu hem bir sosyal grup hem de benzer ilgi alanlarına (homofilik), yaşa, geçmişe veya sosyal statüye sahip birincil bir grup insandır. Bu grubun üyeleri, kişinin inançlarını ve davranışlarını etkileyebilir. Akran grupları hiyerarşiler ve farklı davranış kalıpları içerir. Örneğin bir lise ortamında, 18 yaşındakiler 14 yaşındaki bir akran grubudur çünkü okulda benzer ve paralel yaşam deneyimlerini birlikte paylaşırlar. Bunun aksine, öğretmenler öğrencileri bir akran grubu olarak paylaşmazlar çünkü öğretmenler ve öğrenciler iki farklı rol ve deneyime sahiptir.

Martijn van Zomeren, University of Groningen'deki Davranışsal ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde misafir profesör olarak görev yapmakta olan, kolektif eylemler konusunda gerçekleştirdiği çalışmalarla tanınan Hollandalı bir sosyal psikologdur.

<span class="mw-page-title-main">Amélie Mummendey</span>

Amélie Mummendey bir Alman sosyal psikoloğudur. 2007'den ölümüne kadar, Friedrich Schiller Üniversitesi Jena'da Yüksek Lisans Akademisi için Rektör Yardımcılığı yapmıştır.