İçeriğe atla

Hendek Halkı (Ashâbü’l Uhdud) Olayı

Hendek Halkı (Ashâbü’l Uhdud olarak da bilinir.) (Arapça : أصحاب الأخدود) Kuran'ın Büruc Suresi'nde geçen bir kıssadır. Allah'a inandıkları için müşrikler tarafından hendeğe atılıp ateşe verilen insanlar hakkındadır.[1]

Büruc Suresi'ndeki Kıssa

4'ten 9'a kadar olan ayetler, hendekte yakılan bir grup müminden bahseder. Ayetlerin Türkçe meali aşağıda yer almaktadır:

Ayet Türkçe Meal
4-5 O çukurları, alev alev yanan ateş çukurlarını hazırlayanlar mahvolmuşlardır!
6-7 Hani o sırada ateşin başında oturmuşlar, inananlara yaptıklarını seyrediyorlardı.
8-9 Aziz, övgüye lâyık, göklerin ve yerin mâliki olan Allah'a inandıkları için, sırf bu sebeple onlara ağır işkence uyguladılar. Ama Allah her şeye şahittir.[2]

Kur'an, onların sırf Allah'a inandıkları için öldürüldüğünü belirtir. 10. ayette ise işkencecilerin akıbetinden bahsedilmektedir:

Ayet Türkçe Meal
10 Mümin erkeklere ve mümin kadınlara işkence edip de sonra tövbe etmeyenler var ya, işte onları cehennem azabı, yakıcı azap beklemektedir.[2]

"Uhdud"un anlamı

El-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân'a göre "Uhdud", (Arapça: أخددود) "Khadd"dan (Arapça: خدد) türetilmiştir ve bu, "karaya yayılmış geniş ve derin hendek" anlamına gelir.[3] Yanmanın gerçekleştiği yer olduğuna inanıldığı için bu adı almıştır.[4]

Olayın zamanı ve yeri

Uhdud, Suudi Arabistan'ın Necran şehrinin 5 km (3,1 mil) güneyinde yer alan tarihî bir yerdir. Uhdud Olayı, son Himyarite Kralı Dhu Nuwas zamanında MS 520 veya 523'te meydana geldi.[4][5]

Olayın diğer kaynaklara yansıması

Hendek halkı hakkında farklı hikâyeler de vardır. Bunlardan biri Muhammed'den önceki devirlere aittir. Kıssa şöyledir:

"Sihirbaz yaşlandıkça ve ömrü neredeyse sona ermek üzereyken sihrini öğretmek için kraldan bir çocuk seçmesini istedi. Kral, sihir öğretmesi için ona bir çocuk gönderdi. İlerleyen günlerde çocuk yolda bir rahibe rastladı ve ona uğramaya başladı. Çocuk, bundan sonra Allah'a inanmaya başladı. Bunun neticesinde hasta insanları iyileştirme mucizesini gösterdi. Kral, çocuğun Allah'a inandığını öğrendiğinde ondan Allah'ı reddetmesini emretti, aksi hâlde çocuğun öldürülmesini istedi. Çocuk, kralın emrini reddetti ve öldürüldü. Kral, çocuğun dinine uyanları da hendeklerde yaktı."[6][7][8]

İbn İshak-Guillaume bu kıssayı, Kral Dhu Nuwas'ın emriyle Necranlı Hristiyanlarının öldürülmesine bir ima olarak yorumladı. Hristiyan kaynaklarına göre bu olay, MS 523 civarında gerçekleşti. Kral Dhu Nuwas, Yahudiliğe geçti ve Yusuf'u yeni adı olarak seçti. Hristiyanları Yahudiliğe geçmeye zorlamak için Necran'a gitti. Yahudiliğe geçmeyi reddeden Hristiyanları bir hendekte canlı canlı yaktı.[4]

Allah'ın Habeşistan'a bir peygamber yolladığına dair bir hadis de vardır; fakat Habeş halkı peygambere inanmamış, peygamber ve ashabını bir hendekte yakmıştır.[9]

Danyal'ın yoldaşlarının da bir hendekte yakıldığı bilinmektedir.[10] Bazıları bunun Yemen, Konstantinopolis, Babil, Irak ve Şam gibi birçok yerde defalarca yaşandığını ve bu hikâyenin sadece böyle bir olayla ilgili olmadığını söylüyor.[11]

Medyada

Animasyon filmi The Boy and the King, hendekte yakılan insanların hikâyesini anlatmaktadır.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "People of the Ditch". 4 Mart 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  2. ^ a b "Burûc Suresi - 1-10. Ayet Tefsiri". 25 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. 
  3. ^ "85". An enlightening commentary into the light of the Quran. 19. Imam Ali foundation. 
  4. ^ a b c Encyclopaedia Of The Quran, Jane Dammen McAuliffe, vol.2, pp.147–148
  5. ^ "Ukhdud Najran the story is narrated by Quran and successive civilizations". 24 Eylül 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ağustos 2015. 
  6. ^ Abdul Malik bin Hisham Ibn Hisham, Biography of the Prophet, Darol-Ma'refah Publication, Beirut, vol.1, pp.35–36, 1355 H.Sh.
  7. ^ Muhammad Bal'ami, History of the Prophets and Kings, Sorosh Publication, Tehran, vol.2, pp.121–122, 1378 H.Sh.
  8. ^ "The Story of the Boy and the King from Surah al-Buruj". 14 Ekim 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Eylül 2015. 
  9. ^ Barghi, Ahmad ibn Muhammad. Almahasen. 1. s. 250. 
  10. ^ Shaykh Tabarsi. Majma' al-Bayan. 10. s. 706. 
  11. ^ al-Tha'labi, Ahmad ibn Muhammad. Ghesas al-Anbia. 1. Beirut. ss. 438-439. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Kur'an</span> İslamın temel dinî metni

Kur'an veya yaygın kullanılan adıyla Kur'an-ı Kerim, Müslüman inancına göre, yaklaşık 23 yıllık bir süreçte ayetleri Allah tarafından Cebrâil adındaki melek aracılığıyla Muhammed'e parça parça vahiyler hâlinde indirilen bir kutsal kitaptır. İslam inancına göre Kur'an, Muhammed'in gerçek bir peygamber olduğunu kanıtlayan en önemli ve en büyük mucizedir. Müslümanlar, namaz başta olmak üzere belli başlı ibadetlerinde Kur'an'dan çeşitli bölümler okurlar.

Peygamber veya yalvaç, Tanrı aracılığıyla bir dini veya dinî öğretiyi yaymakla görevlendirildiğine inanılan kişidir. Peygamberler ayrıca dinî terminolojide âyet, işaret veya mûcize denilen doğaüstü güç veya olayların kendilerine atfedildiği mitolojik veya yarı mitolojik insanlardır. İbrahimî dinlerin inananları, peygamberlerin Tanrı'dan aldıkları “vahiy” adlı mesajları diğer insanlara ulaştırdıklarına inanırlar.

<span class="mw-page-title-main">Şuayb</span> İslamda bir peygamber

Şuayb,, Tanah'taki Yitro olduğu sanılan Yahudi din büyüğüydü. Yahudilik ve Hristiyanlık'ta aziz, İslam'da ise bir peygamber olduğuna inanılır.

<span class="mw-page-title-main">Fatıma</span> İslam peygamberi Muhammedin küçük kızı

Fatıma bint Muhammed, Fatımatü'z-zehra, İslam peygamberi Muhammed'in kızı, Ali bin Ebu Talib'in eşi.

İslam peygamberleri, İslâm dininde Âdem ile başlayıp Muhammed ile son bulan ve peygamber oldukları kabul edilen dinî şahsiyetlere denir.

Uzza, İslâm öncesi Arabistan'daki bereket tanrıçası olup bu dönemde Mekke şehrinin üç baş tanrıçasından biriydi. O dönemlerde Uzza, Manat ve Lat, asıl ulaşılmak istenen ulu tanrı El-İlah'ın kızları olarak anılıyorlardı.

<span class="mw-page-title-main">Meryem Suresi</span> Kuranın 19. suresi

Meryem Suresi, Kur'an'ın 19. suresidir. Sure 98 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">İbrahim</span> Yahudilik, Hristiyanlık ve İslamın müştereken kabul ettiği peygamber, bu dinlerin ortak atası

İbrahim, Yahudilik, Hristiyanlık ve İslam gibi İbrahimî dinlerin ortak atasıdır. Yahudilikte, Yahudiler ile Tanrı arasındaki özel ilişkinin kurucu babası, Hristiyanlıkta, Yahudi ya da Yahudi olmayan tüm inananların ruhsal atası, İslam'da ise Adem ile başlayan ve Muhammed'de sona eren peygamberler zincirinin bir halkasıdır.

<span class="mw-page-title-main">Âl-i İmrân Suresi</span> Kuranın 3. suresi

Âl-i İmrân Suresi, Kur'an'ın 3. suresidir. Sure, 200 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Yunus Suresi</span> Kuranın 10. suresi

Yunus Suresi Kur'an'ın onuncu suresidir. Sure 109 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Ankebût Suresi</span> Kuranın 29. suresi

Ankebût Suresi, Kur'an'ın 29. suresidir. Sure, 69 ayetten oluşur.

<span class="mw-page-title-main">Mesih</span> kurtarıcı olarak beklenen figür

İbrahimî dinlerde mesih, bir grup insanın kurtarıcısı veya özgürlüğe kavuşturucusudur. Geleneksel Yahudilikte maşiah, mesihçilik veya Mesih Çağı gibi kavramlar, kutsal mesh yağıyla meshedilmiş bir seçkine atıfta bulunan Tanah'la ortaya çıkmıştır.

Sâbiîlik veya Mandeizm/Mandaeizm (Mandaeans) (Arapça: الصابئة veya مندائية), Orta Doğu'da bir din. Araplarca Sabiiye olarak adlandırılan grup, kendilerine bilgili, gnostik anlamlarına gelen Manden, din adamlarına ise Nasura demektedirler.

<span class="mw-page-title-main">Lut</span> Peygamber

Lut, bugünkü İsrail ile Ürdün sınırı arasındaki topraklarda yaşayan bir kavim olan Lut kavmine gönderildiğine inanılan peygamber. İbrahim'in akrabası olduğuna ve İbrahim'in peygamberliğini ilk kabul eden kişi olduğuna inanılır. Lut'a kavminin azap haberini vermeye giden üç büyük melek önce İbrahim'e gidip, ona bir çocuğunun olacağı müjdesini vermişlerdir. Yahudilik ve Hristiyanlık inancına göre Lut, peygamber değil yalnızca bir din büyüğüdür.

<span class="mw-page-title-main">Mübahele Ayeti</span>

Mübahele Ayeti, Âl-i İmrân Suresi'nin 61. ayetidir. Mübahele, kelime anlamı olarak "karşılıklı beddua etme" demektir.

Tarihte Yahudilik ile İslam arasındaki etkileşimin tarihi, İslamın Arap Yarımadası'nda doğup buradan yayılmaya başladığı 7. yüzyıla kadar uzanır. Gerek Yahudiliğin gerekse İslamın kökenleri Ortadoğu'da, İbrahim'e dayandığından, her ikisi de İbrahimi olarak kabul edilir. Yahudilik ile İslam'ın paylaştığı birçok ortak yön bulunmaktadır: temel dini görünümü, yapısı, hukuk felsefesi ve uygulaması ile İslam ile Yahudilik birbirine benzer. Gerek bu benzerliklerden ötürü, gerekse Müslüman kültürü ve felsefesinin İslam dünyası içinde yaşayan Yahudi cemaatleri üzerindeki etkisi yoluyla, geride kalan 1.400 yıl boyunca bu iki din arasında kesintisiz ve hatrı sayılır bir fiziki, teolojik ve siyasi örtüşme ortaya çıkmıştır.

Muhacirun,, İslam peygamberi Muhammed ile birlikte Mekke'den Medine'ye (Yesrib'e) hicret eden Mekkeli Müslümanlar için kullanılır. İslami Hicri takvimin başlangıcını teşkil eden bu önemli olaya Hicret denir. Medine'de Muhacirun Müslümanları karşılayıp rivayete göre tüm mallarını onlarla paylaşarak yeni bir hayat kurmalarını sağlayan fedakâr Müslümanlara ise Ensar denir.

Arap Yarımadası'ndaki Yahudi kabileler, İslam'dan önce Arap Yarımadası'nda yaşamını sürdürmüş Mizrahi Yahudi gruplarıydı. Bu kabilelerin atalarının İbrani olup olmadığı yüzde yüz belli değildir. Yahudi geleneğinde Rehabitler gibi göçebe kavimlerin antik zamanlarda Yahudiliğe geçtiğinden bahsedilir.

<span class="mw-page-title-main">Abdullah bin Mesud</span> sahabe

Abdullah bin Mesud, sahabi ve ilk dönem müfessir, muhaddis ve fâkihlerindendir.

<span class="mw-page-title-main">Ay'ın ikiye bölünmesi</span> İslam peygamberi Muhammede atfedilen bir mucize

Ay'ın ikiye bölünmesi, Sünniler'in çoğuna göre bazı hadisler ve Kamer Suresi'nin ilk ayetlerine dayanılarak Muhammed'e atfedilen, Ay'ın dolunay halinde iken bir gece vaktinde Muhammed'in el işaretiyle ikiye ayrılması mucizesidir.