İçeriğe atla

Hemze

Hemze (Arapça: اَلْهَمْزَةْ (al-hamzah)‎, ء ‎, IPA: /ʔ/), Arap alfabesinde tek başına bir harf olmayıp elif harfinin harekeli hâlidir.

Yazılış

Hemze tek başına yazılabileceği gibi genelde elif, vav ve ye harfleriyle birlikte yazılır. Bunlara ve harekesi olan herhangi bir harfe hemzenin bineği de denir. Ancak hemzenin bineği olmamalarına rağmen ha ve he harflerinin de hemzeli hâli vardır. (ځ ‎, ۀ ‎)


Tek başına Ye ile Vav ile Elif ile
ءئؤأ‎, إ

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">İbranice</span> Afro-Asyatik dil ailesinin Kenan koluna bağlı bir dil

İbranice (עִבְרִית‎,

<span class="mw-page-title-main">Tuğra</span> Osmanlı padişahlarının isim ve sanlarını içeren imza türü

Tuğra, padişahın ismi ve lakabı bulunan alâmet, imza. Tuğra, hat sanatının bir kolu halinde yüzyıllar boyunca usta hattatlar eliyle yazılmıştır.

İki nokta, bir noktalama işareti. İki nokta üst üste olarak da bilinir. Metin içerisinde çoğunlukla alıntı yaparken, liste yaparken ve açıklama yaparken kullanılır.

Hurûfilik ya da Hurûf'îyye, adını Arapça hurûf kelimesinden alan, kutsal metinlerde harf ve kelimelerin sayısı, sırası ve diziliminin belirli şifreler barındırdığı iddiasıyla bunlardan kelime, cümle veya cümlecikleri oluşturan harflerin ebced değerlerinden metnin düz anlamı ile ilgili olmayan, telmih, ima, işaret gibi ikincil anlamlar çıkartan ve bu anlamlar üzerinden yeni anlayış ve kavrayışlara yol açan yaklaşımlara verilen addır.

<span class="mw-page-title-main">Harf</span> alfabetik bir yazı sisteminde grafem

Harf, yazı yazmak için kullanılan semboldür. Harfler, Seslerin yazı sistemlerindeki karşılığıdır. Harflerin hepsi birleşerek alfabeyi oluştururlar. Yazı harfler dışında rakam, noktalama işaretleri ya da başka semboller içerebilir ama harfler yazının en temel öğesidir.

Tecvid, Kıraat ilmi içinde yer alan, Kur'an okuma usulü ve ilmidir.

Oymak, familya ile cins arasında yer alan taksonomik grup. Aralarında büyük taksonomik farklar olan veya birçok türün birbirleriyle kesin çizgilerle ayrılmadığı durumlarda sınıflandırmayı kolaylaştırmak için kullanılır. Diğer taksonomik gruplarda olduğu gibi büyük harflerle başlar ve tek kelimeden oluşur ama italik yazılmaz. Eğer grup fazla büyükse alt oymak ve infra oymaklara da ayrılabilir. Oymağın bilimsel adının sonu şöyle belirlenir:

Alef, İbrani alfabesi'nin ilk harfidir - א. Sayısal değeri 1'dir. Ses değeri yoktur. Sesini, üzerine konan ünlü harfleri ifade eden noktalama işaretinden alır. Noktalama işaretlerine göre genelde "A" ve "E" olarak okunmasına rağmen ender de olsa "O", "U" ve "İ" olarak da okunabilir.

Musevilik'te de, tıpkı diğer dinlerdeki gibi dualar Tanrı'yla bir iletişim kurma, ona yakarma, ondan istekte bulunma ya da şükretme amaçlıdır. Musevilerin ettiği başlıca dualar şunlardır:

Elif (ا), Arap alfabesinin birinci harfi. İbranice muadili alef harfidir. Ebced hesabındaki değeri 1'dir. Kamerî harflerdendir.

Ayn , Arap alfabesinin on sekizinci harfi.

Vav, İbrani alfabesi'nin ve Ebced hesabına göre Arap alfabesinin altıncı harfi olup modern Arap alfabesinin yirmi yedinci harfidir.

<span class="mw-page-title-main">Ye (Arap)</span>

Ye (ﻱ), Arap alfabesinin yirmi sekizinci ve son harfi. İbranice muadili Yud harfidir.

Kamerî harfler, Arapça kelimelerin Elif-Lam takısıyla belirlilik kazandığı durumlarda Elif-lam'ın Lamı okunduktan sonra okunan harflerdir.

Şemsî harfler, Arapça kelimelerin Elif-Lam takısıyla belirlilik kazandığı durumlarda Elif-lam'ın Lamını okumadan, şeddeli (tekrarlı) okunan harflerdir.

Değişen yıldız belirtmesi, astronomi'de değişen yıldız'lara verilen özel bir tanımlayıcıdır. 17. yüzyılda Bayer tüm parlak yıldızları kataloglarken, takımyıldız adlarının kısaltmaları önüne eski yunan alfabesinin harflerini koyarak bir adlandırma yoluna gitmiştir. Yunan alfabesinin harfleri yeterli olmayınca bu adlandırmaya Latin alfabesinin küçük harfleri ve daha sonra da büyük harfleri ile devam etmiştir. Fotoğraf filminin astronomide kullanılmaya başlaması ile gözlenen yıldız sayısındaki hızlı artış sonucu, Hevelius ve Flamsteed, harflerle yapılan adlandırmanın yeterli olmayacağını düşünerek, bir takımyıldızdaki üyeleri sağ açıklık sırasına dizmişler ve takımyıldız adının önüne sayıları koyarak yıldızları adlandırmayı tercih etmişlerdir. Argelander, 19. yüzyıl ortasında "Bonner Durchmunsterung (1855)" kataloğu ve haritalarını oluştururken, çok sayıda ışık değişimi gösteren yıldızın var olduğunu görmüş ve bunların düzenli bir şekilde adlandırılması gerektiğini düşünmüştür. Argelander değişen yıldızların adlandırılması için arayış içinde iken Latin alfabesinin küçük harfleri tükenmiş, büyük harflerin ise bir kısmı kullanılmış durumdaydı. Alfabenin sonuna yakın harfler hiçbir takımyıldız üyesi için kullanılmamıştı. Argelander öncelikle, bir takımyıldızda 9 dan fazla değişen keşfedilemeyeceği düşüncesi ile Latin alfabesinin R, S, T, U, V, W, X, Y, Z harflerini takımyıldız isminin "in" halinin önüne koyarak adlandırmaya başlamıştır. Ancak yeterli olmadığını görünce, aynı harflerin ikili kombinasyonlarını kullanmıştır:

Yunancanın romanizasyonu, genelde Yunan alfabesi ile yazılan Yunanca metinlerin, Latin alfabesi ile temsili veya bunu yapmayı sağlayan bir sistemdir. Yunancanın romanizasyonu için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bu yöntemler, kaynak metnin Eski Yunanca mı Modern Yunanca mı olduğuna ve arzu edilen dönüştürmenin transkripsiyon mu transliterasyon mu olduğuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir.

<span class="mw-page-title-main">Bektaşî inancı</span>

Hurûfî-Bektâşî inancı Hurûfîlik akımı İranlı bir Şiî mutasavvıf olan “Fadl’Allah Ester-Âbâdî” tarafından kuruldu. Halep sınırlarından, Batı Anadolu’ya doğru hareket eden “Hurûfîler” Seyyid Nesîmî’nin H. 820 / M. 1417 yılında Halep’te idamından sonra Irak’tan Azerbaycan’a ve oradan da Doğu Anadolu’ya kadar olan bölgelerde Hurûfîliği yaydılar. Nesîmî’nin Divânı ve hayat hikayesi birçok mutasavvıf için iyi bir kaynak ve sermaye oldu. Nesîmî, daha Fadl’Allah Yezdânî’nin “Hurûfîlik” mezhebinin ortaya çıkmasından beş asır önce yaşayan Hulûl ve ilhada yönelik söylemleri nedeniyle de aynı sonucu paylaşmış olan Hallâc-ı Mansûr’un yolunda olarak kabul edildi. Aslen İbâh’îyyûn olan “Hurûfîler”, aynı zamanda Mücessime’den olduklarından dolayı, Cenâb-ı Hakk’ın cisim olarak, Bâtınîliğin esas prensibi olan hulûle olan inançları nedeniyle de “Fadl’Allah Hurûfî” şeklinde belirdiğine inanırlar.

<span class="mw-page-title-main">Çift ipte düğme</span>

Çift ipte düğme, iki ip üzerinde, o iki ipin oluşturduğu, sepet örgülü / saç örgülü görünüşlü cevizimsi bir düğümdür.

Çınarlı Tren İstasyonu, İzmir'in Konak ilçesi Çınarlı Mahallesi'nde 1561. Sokak üzerinde yer alan TCDD'ye ait eski hemzemin tren istasyonudur.