İçeriğe atla

Hazım Koyunlu

Hazım Koyunlu (d.1897, İstanbul); Subay, İstiklal Madalyası sahibi, 20 Ekim 1922 tarihinde İstanbul'a çıkan ve işgal altındaki İstanbul Halkı tarafından büyük tezahüratla karşılanan yüz kişilik Jandarma birliğinin komutanı (Üsteğmen Hazım).

Üsteğmen Hazım komutasındaki Jandarma birliğinin kalabalık bir halk topluluğu tarafından Ayasofya önünde karşılanışı

1922 Ekim ayında Anadolu Yunan işgalinden kurtarılmıştı. Sıra Mudanya Mütarekesi neticesinde sıra Trakya ve İstanbul'un teslim alınmasına gelmişti. 18 Ekim 1922'de Trakya'yı teslim almaya memur edilen ve İstanbul'da Ankara'nın temsilcisi olarak görevlendirilen Refet Paşa 19 Ekim 1922'de, beraberinde 100 kişilik jandarma birliği ve maiyetiyle birlikte, Gülnihal Vapuruyla Mudanya'dan hareket ettiler. Refet Paşa'nın maiyeti arasındaki kişilerden Üsteğmen Hazım, Üsteğmen Ferid, Teğmen Keşif ve Zabıt Vekil Nafiz Beyler Jandarma Bölüğüne kumanda ediyorlardı. Refet Paşaya Bursa'dan beri iştirak eden Macit Bey 20 Ekim 1922 tarihli Akşam gazetesinde şöyle anlatıyor:

Limana girdiğimiz ve camileri, mineralleri, evleri iyiden iyi gördüğümüz zaman, tertemiz giyinmiş, harpten ve güneşten yanmış, zaferden gözleri parlamış askerlerimiz, hep bir ağızdan “seni de geldik, kurtaracağız İstanbul” şarkısını o derece müessir, o kadar masum bir Anadolu şivesiyle söylüyorlardı. Vapurdaki he asker biliyordu ki, kendisi ikinci fatihti…

Gemi Kabataş iskelesine yanaşmış, Refet Paşa maiyetiyle İstanbul'a ayak basmıştı ancak 100 jandarma neferinin karaya çıkmasına İtilaf generalleri tarafından ilk gün izin verilmemişti. Jandarmalar o geceyi gemide geçirdi. Ertesi gün (20 Ekim) itilaf generalleri ile yapılan görüşmelerde bir anlaşmaya varıldı ve askerler Refet Paşa'nın “özel maiyeti” olarak kabul edilerek ve karaya çıkmaları sağlandı. O gün İstanbul tekrar heyecanlı tezahürata sahne olmuştu. Refet Paşa'nın Jandarma bölüğü de Sirkeci'de karaya çıkmış, alkışlar ve yaşa millî ordu, avazeleri arasında Sultanahmet Meydanına doğru yürümüştü. Cuma namazı çok kalabalık bir cemaat ile Ayasofya Camii'nde kılınmış, cemaatin gösterdiği arzu üzerine Refet Paşa müezzin mahfiline çıkarak bir hitabede bulunmuş, hem cemaati ağlatmış ve hem de kendisi ağlamıştı. İşgal altında olan kentin, gerçek sahibinin Türkler olduğunu ve bu kadim Türk toprakların Türkiye'ye ait olduğunu göstermek için Türk askerleri İstanbul'a gelmişlerdi. Dört yıldır düşman işgali altında inleyen İstanbul Refet Paşanın gelişi ile bayram havası yaşıyordu. Vakit gazetesi ise halkın coşkusunu şu şekilde satırlarına taşımıştı: “Şimdiye kadar şehrimiz hiçbir sebeple bu kadar kendi kalbinden kopup gelmiş bir vecd ve cuşiş göstermemiştir. İstanbul’un tarihinde, bu tarzda bir günün misalsiz olduğunu söylemek hiçte mübalağa olmaz.” [1][2][3][4]

21 Ekim 1922 tarihli Tevhid-i Efkar Gazetesi'nin manşetinde şu haber vardı: “İstanbul Halkı dört senedir müştak ve mütehassir beklediği kahraman fatihlerini, asırlardan beri görülmemiş bir vecd ve heyecanla karşıladı. Bize reha, hayat, nur getiren şanlı gaziler size bin bin minnet ve şükran! Bin selam ve ihtiram!”

Hazım Bey'in at üstünde Ayasofya önündeki fotoğrafını yayımlayan 21 Ekim 1922 tarihli Tasfir-i Efkar gazetesi fotoğrafın altında şunları yazıyordu: “Üstadane bir hamlesi ordular hükümdarlar başvekiller deviren kahraman İslam Ordusunun İstanbul’da İstanbul’un kulübünü feth eden ilk kafilenin kumandanı Hazım Bey İstanbul’un ta yürekten kopup gelen her vecd-i galeyanı şükranlarına muzaffer ordu namına mukabele ederken”

Refet Paşa'nın İstanbul'a gelişi İstanbul'un işgalinin sonunu başlatan sürecin ilk adımı oldu ve 4 yıllık işgalin üzüntüsü içerisindeki halk bu duruma adeta bir bayram edasıyla yaklaştı. İlerleyen süreçte ise Türk Kuvvetleri adım adım ilerledi ve İstanbul resmen 6 Ekim 1923'te tekrar Türk hakimiyeti altına girdi [1]

Kaynakça

  1. ^ a b "Mustafa Selçuk". Refet Paşa ve 100 Jandarması. Atlas Tarih, Sayı 29. 2014. 
  2. ^ Ali Fuad Cebesoy, Siyasi Hatıralar/Lozandan Cumhuriyet. Temel yayınları. 2007. s. 156. 
  3. ^ "Gelişi ve Sevinç Gösterilerini Yansıtan Kahramanlık". Mesut Meyveci. 19 Nisan 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 27 Ekim 2021. 
  4. ^ Betül Aslan, Refet Paşa ve İşgalden Kurtulacak İstanbul’un İdaresi Meselesi. Yüksek Lisans Tezi. Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü. 1991. s. 18. 

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Mehmet Esat Bülkat</span> Türk asker

Mehmet Esat Bülkat veya Esat Paşa, Türk asker. Balkan Savaşları sırasında kendi gibi asker olan küçük kardeşi Mehmet Vehip Kaçı ile birlikte Yanya'da gösterdiği savunma ve direnişi ile tanınan Esat Paşa, yine küçük kardeşi ile birlikte görev aldığı Çanakkale Savaşı'nda büyük başarı göstermiş; düşman kuvvetlerinin boğazı geçip İstanbul'a varmasını önleyen komutanlardan biri olmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı</span> Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki direniş hareketinin işgal kuvvetleri ve iş birlikçilerine karşı verdiği siyasi ve askerî mücadele

Türk Kurtuluş Savaşı, I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun İtilaf Devletleri'nce işgali sonucunda Mîsâk-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için 1919-1922 yılları arasında gerçekleştirilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadeledir. Batı Anadolu'da İtilaf Devletleri'nin harekete geçirdikleri Yunan ordusuna; güneyde Fransız ordusuna; doğuda Ermenistan'ın kuvvetlerine; İstanbul rejimine sadık milislere, feodal güçlere ve ayrılıkçılara karşı savaşılmıştır. Bu mücadelenin Batı Cephesi Yunan millî belleğine "Küçük Asya Felaketi" adıyla kazınmıştır. Savaş sırasında Yunan ve Ermeni kuvvetleri, bir etnik temizlik harekâtı olarak, Türk halkına karşı katliamlar, yağmalar ve tecavüzler gerçekleştirmiştir. Savaş, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla sonuçlanmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Mondros Mütarekesi</span> Osmanlı İmparatorluğunu fiilen sona erdiren ateşkes antlaşması

Mondros Mütarekesi ya da Mondros Ateşkes Antlaşması, I. Dünya Savaşı sonunda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan mütarekename. Osmanlı İmparatorluğu adına Bahriye Nazırı Rauf Bey tarafından, Limni adasının Mondros Limanı'nda demirli Agamemnon zırhlısında 30 Ekim 1918 akşamı imzalanmıştır. Bu antlaşma ile beraber Osmanlı İmparatorluğu fiilen sona ermiştir.

<span class="mw-page-title-main">Refet Bele</span> Türk asker ve siyasetçi

İbrahim Refet Bele, Türk asker ve siyasetçi. Kurtuluş Savaşı'na katılan ilk beş generalden birisidir. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında İçişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı görevlerinde bulunmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Mudanya Mütarekesi</span> Türk Kurtuluş Savaşı sonunda imzalanan antlaşma

Mudanya Mütarekesi veya Mudanya Ateşkes Antlaşması, Kurtuluş Savaşı'nın sonunda imzalanan mütarekedir. Osmanlı İmparatorluğu bu mütarekeyle beraber hukuken sona erdi.

<span class="mw-page-title-main">Damad Ferid Paşa</span> 216. Osmanlı sadrazamı

Damad Mehmed Ferid Paşa, Osmanlı diplomatı ve devlet adamı. VI. Mehmed saltanatında 4 Mart 1919 - 30 Eylül 1919 ve 5 Nisan 1920 - 17 Ekim 1920 tarihleri arasında toplam bir yıl bir ay on beş gün sadrazamlık yapmıştır. Mustafa Kemal Paşa önderliğindeki ulusal kurtuluş hareketine muhalefetinden ötürü savaştan sonra Yüzellilikler listesine alınmış ve vatan haini ilan edilmiştir. 1922 yılında yurt dışına kaçmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Ali Fuat Cebesoy</span> 6. Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı

Ali Fuat Cebesoy, Türk asker ve siyasetçi.

İrâde-i Milliye İtilaf Devletleri’nin işgallerine karşı 1919'da Anadolu’da başlayan Kurtuluş Hareketi'nin ilk yayın organı olarak Sivas'ta çıkarılan gazetedir.

<span class="mw-page-title-main">Cevat Abbas Gürer</span> Türk asker ve siyasetçi

Mehmet Cevat Abbas Gürer, Türk asker, siyasetçi, Mustafa Kemal Paşa’nın başyaveri, Meclis-i Mebûsan ve TBMM I., II., III., IV. ve V. dönem Bolu milletvekili.

<span class="mw-page-title-main">İzmir'in Kurtuluşu</span> İzmirin Yunan işgalinden kurtuluşu

İzmir'in Kurtuluşu, 26 Ağustos'ta başlayan Büyük Taarruz harekâtı sonucu Türk ordusunun Yunan işgali altındaki İzmir'e 9 Eylül 1922'de girmesini belirten tarih terimidir.

Akbaş Cephaneliği Baskını, Mondros Mütarekesi gereği Fransız kuvvetlerince el konulan Osmanlı ordusuna ait Eceabat yakınındaki cephaneliğe Balıkesir Redd-i İlhak Cemiyeti mensubu Köprülü Hamdi Bey önderliğinde 40 atlı arkadaşın 26-27 Ocak 1920'de düzenlediği baskın.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul'un İşgali</span> Mağlup Osmanlı İmparatorluğunun başkentinin İtilaf Devletleri tarafından işgali

İstanbul'un İşgali, Osmanlı İmparatorluğu ve İtilaf Devletleri arasında imzalanan Mondros Bırakışması ile Birinci Dünya Savaşı'nın bu ülkeler arasında sona erdiğinin ilan edilmesinin ardından gerçekleşmiştir. Osmanlı başkenti İstanbul, önce 13 Kasım 1918, sonra 16 Mart 1920'de olmak üzere iki kez işgal edildi. İlk işgalde, İstanbul'un önemli ve stratejik noktaları kontrol altına alındı ancak idareye el konulmadı; ikinci işgal ile idareye el konuldu. Eylül 1922'ye gelindiğinde, İzmir'in Kurtuluşu'ndan sonra, Mustafa Kemal Paşa İstanbul'u kurtarmak için Türk birliklerine İngiliz ve Fransız işgalindeki Çanakkale'ye hareket etmeleri emrini verdi. Bu emir üzerine Çanakkale Krizi patlak verdi. Türkler Kurtuluş Savaşı verdiği sırada İrlanda sorunuyla uğraşan Birleşik Krallık, Ankara Hükûmeti ile savaşın eşiğine geldi. Liberal Başbakan David Lloyd George Mustafa Kemal'in birliklerine karşı taarruza geçilmesini istediyse de müttefiklerinin desteğini alamadı ve ülkesindeki savaş karşıtı muhalefet ile dominyonların güçlü direnişiyle karşılaştı. Lloyd George'u gereksiz bir savaş başlatmaya çabalamakla itham eden Muhafazakâr Parti'nin 19 Ekim 1922'de Carlton Club deklarasyonu ile koalisyondan ayrılması sonucu Lloyd George hükûmeti düştü. İlerleyen süreçte diplomatik olaylar Türklerin lehine gelişti. İşgal, son İtilaf birliklerinin 4 Ekim 1923'te şehri terk etmesinden sonra, Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3. Kolordu birliklerinin 6 Ekim 1923'te tören eşliğinde şehre girmesiyle sona erdi.

<span class="mw-page-title-main">Memduh Necdet Erberk</span>

Memduh Necdet Erberk, Türk asker ve siyasetçi.

<span class="mw-page-title-main">Lozan Barış Konferansı</span> 1922-1923

Lozan Barış Konferansı, İsviçre'nin Lozan (Lausanne) şehrinde 8 ay sürmüş ve Türk tarafının kayıtsız şartsız bağımsızlık talebi nedeniyle çetin geçmiştir. Görüşmelerde Türkiye'yi temsil eden İsmet Paşa başkanlığındaki heyetin bu başarıdaki rolü büyüktür.

Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Osmanlı savaş suçlularını yargılama çabası, Paris Barış Konferansı (1919) tarafından ele alındı ve nihayetinde Osmanlı İmparatorluğu ile yapılan Sevr Antlaşması'na (1920) dahil edildi.

<i>Veda</i> (roman)

Veda, Ayşe Kulin'in 2007 yılında yayımlanan tarihi romanıdır.

<span class="mw-page-title-main">İstanbul'un Kurtuluşu</span> İstanbulun İtilaf Devletlerince işgalinin sona ermesi

İtilaf Devletleri donanmaları 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'na dayanarak 13 Kasım 1918'de Haydarpaşa önlerine demirleyip İstanbul'a girdi. Fiilen gerçekleşmiş olan işgal, 16 Mart 1920 tarihinde resmi işgale dönüştü.

<span class="mw-page-title-main">Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı</span> Mustafa Kemalin Bandırma Vapuru ile yapılan yolculuk sonrası Samsuna ulaşması olayı

Mustafa Kemal'in Samsun'a çıkışı, 19 Mayıs 1919 tarihinde 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal'in Bandırma Vapuru ile yaptığı yolculuk sonrası Samsun'a ulaşması olayı. Bu olay Kurtuluş Savaşı'nın fiili başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Sadullah Güney</span>

Sadullah Güney Türk asker, bürokrat ve siyasetçi.

Selahattin Selışık, Türk asker.