Türk sözcüğünün köken bilimini, sözcüğün geçirdiği düşünülen süreçleri ve bu ismi kullanan halkları ifade eder.

İtalyanca, çoğunluğu İtalya ve İsviçre'nin güneyindeki Ticino kantonunda yaşayan 61 milyon kişi tarafından konuşulan Hint-Avrupa dil ailesine mensup bir Latin dilidir. İtalyan asıllı göçmenlerce Amerika Birleşik Devletleri'nde, Arjantin'de, Brezilya'da, Kanada'da ve Avustralya'da da sıkça konuşulur.

Bayrak, bir ülkeyi veya kurumu temsil eden renkli kumaş. Genellikle uzun bir sopa veya direğin ucunda salınırlar. Her ülkenin bağımsızlığını simgeleyen bir bayrağı vardır. Bayraklar çoğunlukla diktörtgen şeklindedir ancak bazı istisna durumlarda farklı şekillerde olabilirler.

İzlandaca, Cermen dillerinden biri ve İzlanda'nın resmî dilidir. İzlandacaya en yakın diller, Faroe Adaları'nda konuşulan Faroe dili ile Sognamål gibi Batı Norveç lehçeleridir. İzlanda, anakaraya uzak bir ada devleti olmasından dolayı, diğer ülkelerle arasında kayda değer oranda kültür alışverişi gerçekleşmemiş, bunun sonucunda dile çok az yabancı sözcük girmiştir. İzlanda'nın konumu Amerika'ya daha yakın olmasına rağmen, İzlandaca bir İskandinav dilidir.
Kelime veya sözcük, tek başına anlamlı, bir ya da birbirine bağlı birden fazla biçimbirimden (morfem) oluşan, ses değeri taşıyan dil birimidir.

Tekne ya da bot, su üzerinde kalmak ve hareket etmek amacıyla inşa edilen araçlara verilen genel addır. Genelde polyester veya ahşap malzemeden imâl edilir.
- Gezi teknesi: Daha çok turistik bölgelerde ticari amaçlı kullanılmak için dizayn edilen tekneler.
- Sürat teknesi: Hobi amaçlı deniz üstünde hızla dolaşmayı aynı zamanda eğlenmeyi sağlayan tekne türü.
- Yolcu teknesi: İki kara arasında köprü görevi gören tekneler.

Hazar Kağanlığı ya da kısaca Hazarlar, 7. ve 11. yüzyıllar arasında; Hazar Denizi'nin çevresinde; Van Gölü'nden, Karadeniz kıyılarından, Kiev'e; Aral Gölü'nden, Macaristan'a kadar olan geniş topraklarda hüküm sürmüş, Doğu Avrupa'da yerleşik bir Türk devletidir. Hazar kelimesi, gez(mek) anlamına gelen kaz- kökünden türemiştir. Ka-zar; gezer yani serbest dolaşan, bir yere bağlı olmayan anlamına gelmektedir. Hudūd al-'Ālam adlı esere göre, Hazar kağanları Ansa' sülalesindendir ve Orta Asya'dan gelmişlerdir. Hazarların bir süre Büyük Hun Devleti'ne bağlı kavimler arasında bulunmuş olmaları ihtimali vardır. 586'dan sonraki Bizans kaynaklarında Hazarlar, "Türkler" olarak geçmektedir.
Batur (Bahadır), kahraman ve yiğit savaşçı anlamına gelen, Türk ve Moğol dili kökenli onursal unvan. Bu unvan, cengâverlerlik ve yiğitlik yapmış askeri komutanlar ve destansı kahramanlar için kullanılan bir Altay terimidir. Batır, Badır, Bağatur, Bagatur, Bogatur, Bagatır, Batar, Bağatar, Bahadır olarak da söylenir.

Onüçüncü Kabile, Macar tarihçi Arthur Koestler'in (1905-1983) Türk tarihini de ilgilendiren bir kuramı ve bu kuramı tanıttığı kitabının adıdır.
Aymak, Türkçe ve Moğolcada kullanılan bölge ve toplumu ifade eder terim.

Kubrat ya da Kurt, 632-638 yılları arasında hüküm süren Büyük Bulgarya Hanı. Aynı zamanda Organa'nın yeğenidir.
Amiral veya genel amiral, bağımsız ülkelerin deniz kuvvetlerinde yüksek rütbeli deniz subaylarına verilen unvanın genel karşılığı. Kara ve hava kuvvetlerindeki general rütbesine eşdeğerdir. Türk Deniz Kuvvetleri'nde amirale direkt karşılık gelen rütbe olmamakla birlikte deniz albaydan sonra sırasıyla gelen tuğamiral, tümamiral, koramiral, oramiral ve büyük amiral rütbeleri vardır.
Tong Yabgu Kağan, 618 ve 630 yılları arasında Batı Göktürk Kağanlığı'nı yöneten kağan. Tong adının, Eski Türkçe'den günümüz Türkçesine "kaplan" şeklinde çevrildiği düşünülmektedir. Bu konuya dair diğer yorumlar ise "yeterlilik" ve "tamlık" anlamına geldiğidir. Ayrıca kelimenin; ilk Türkçe döneminde kullanılan "dolu, içi boş olmayan" anlamlarına gelen; "toñ (tong)" sözcüğünden geldiği de düşünülebilir. Bu kelimenin bir başka anlamı da "son"dur.

Kangar Birliği, günümüzdeki Kazakistan Cumhuriyeti sınırları içerisinde Yedisu Bölgesi harici alanda kurulmuştur. Kangar ismi Orta Çağ Kazak, Özbek ve Karakalpak uluslarının parçası olan Kangly insanları için kullanılan bir isimdir. Kangar Birliği'nin başkenti Ulytau Dağları'nda bulunuyordu. Üç kabilesi Kangar olarak bilinen Peçenekler, Oğuzlar, Karluklar ve Kimek-Kıpçaklar tarafından yenildikten sonra Bulgarlara saldırdı ve Doğu Avrupa'da Peçenek devletini kurdu.
Günümüzde Türkiye Cumhuriyeti'nde kullanılan Türkiye, Eski Fransızcadaki Turquie sözcüğünden türemiştir. Orta Çağ Latincesinde Turquia ve Turchia olarak geçer. Yunan kaynaklarında Τουρκία olarak adlandırılmıştır. Orta Çağ İngilizcesi'nde ilk defa, 1369 yılında Chaucer tarafından yazılmıştır. O zamanın diğer uygarlıkları tarafından Osmanlı İmparatorluğu'ndan sık sık Türkiye veya Türk Medeniyeti olarak bahsedilirdi.
Kurultay Altay budunlarında politik ve askeri kararların alındığı meclise verilen addır. Eski Türklerde kurultaya daha çok "toy" adı verilmiştir. Günümüzde ise, hem Moğol hem de Türk topluluklarında parlamento veya seçimli toplantı anlamında kullanılmaktadır.
Tarduş Kağan ya da Tardu, Batı Göktürk Kağanlığı'nın kurulmasını sağlayan siyasi ortamı oluşturan yabgu. Aslen bir Yabgu olmasına rağmen, yaptığı fetihlerle Türk Kağanlığı'nın genişlemesini sağlamış; İşbara Kağan ile girdiği mücadele ise ülkenin 604 yılında ikiye bölünmesiyle sonuçlanmıştır.
İlteber, Türk Kağanlığı ve Hazar Kağanlığı'nın siyasi hiyerarşisinde kendisine vergi toplama ve bunun belirli bir miktarını Türk kağanına ödeme görevi bulunan boy başkanlarına verilen addır. Bu terime ilk kez, 680'de Kuzey Kafkasya Hunları'nda rastlanmaktadır. Hristiyan kaynaklarında, Albanya'da hüküm süren Hun derebeyinin adı Alp Ilteber olarak geçmektedir.

Türk göçleri, Türk boylarının ve Türk dillerinin 6. ve 11. yüzyıllar arasında Avrasya'daki yayılma sürecini ifade etmektedir.
Ek, dilbilimde bir köke veya gövdeye eklenerek yeni bir kelime veya kelime biçimi oluşturmak için kullanılan biçimbirimdir. Ekler, yapım eki ve çekim eki olmak üzere ikiye ayrılabilir. Konumları göz önünde bulundurulduğunda ön ek, son ek, sirkumfiks ve iç ek başlıca ek türlerini oluşturur.