İçeriğe atla

Hayvanlarda dinî davranışlar

Bazı hayvan davranışlarını proto-dinlerle ilişkilendiren çalışmalar hayvan inancı adı altında incelenmektedir. İnsan dışı canlıların Tanrı'ya veya tanrılara inandığı, dua ettiği, ibadet ettiği, metafizik kavramına sahip olduğu, ritüel öneme sahip eserler yarattığı veya insan dinlerinde görülen davranışları sergilediğine dair hiçbir kanıt yoktur. Bununla beraber hayvanların dini inanca sahip olup olamayacakları dinin tanımına bağlıdır. Antroposantrik, antropomorfik, tanrısal ve sözmerkezci olmayan davranışların "din" kabul edilmesi durumunda, hayvanların dini inanışlarının olduğu iddia edilebilir.[1][2] Ayinsel davranışlar şempanze, fil, yunus ve diğer hayvanlarda görülmektedir.

Modern hayvanlardaki proto-dinsel davranışlar, dinin modern insanlardaki gelişimiyle ve şempanze ile insanın son ortak atasındaki din kavramıyla ilişkili olabilir.

Kuyruksuz maymunlarda ayinsel davranışlar

Teolog ve biyolog Oliver Putz, şempanzelerin ahlaki muakeme yapabildiklerini ve Hristiyanların onları Tanrı suretinde yaratılmış olarak kabul edebileceğini belirtmiştir.[3] Nancy R. Howell, şempanze ve bonobolarda görülen bağlılık, dayanışma ve sosyallik gibi özelliklerin insanlardaki kültür ve maneviyatın öncülleri olduğunu iddia etmektedir.[4] Primatolog Jane Goodall ise, bazı şempanzelerin şiddetli yağmur başladığında veya şelaleyle karşılaştıklarında dans ettiklerini söylemiştir. Goodall'a göre bu davranışlar dini ayinlerin öncülleridir.[5]

Diğer hayvanlarda ayinsel davranışlar

Ronald K. Siegel, Afrika fillerinde görülen proto-dinsel davranışları incelemiş, fillerin doğal döngülerin farkında olduğunu ve aya taptıklarını tespit etmiştir. Ona göre filler ilkdördünde dal sallıyor ve dolunayda ayinsel banyo yapıyorlardı.[6] Büyük Plinius, fillerin gök cisimlerine saygı duyduğunu belirtmiştir.[7]

Hayvanlarda cenaze törenleri

Keder duygusu birçok hayvanda ortak olsa da, cenaze törenleri çoğu hayvanda görülmemektedir. Buna karşın cenaze törenleri Afrika fillerinde iyi belgelenmiştir.[8]

Ronald K. Siegel şöyle yazmıştır: "... fillerin ölüleri özenle gömmesi görmezden gelinebilecek bir detay değildir. Hayvan cesetleriyle karşılaşan filler, genellikle cesedi çamur, toprak ve yapraklarla gömerler. Fillerin fillere ek olarak gergedan, bufalo, inek, buzağı ve hatta insan cesetlerini gömdüğü belgelenmiştir. Fillerin kendi ölülerini büyük miktarlarda meyve, çiçek ve renkli yeşilliklerle gömdüğü gözlemlenmiştir."[9]

Hem doğada serbestçe yaşayan hem de esaret altında tutulan şempanzelerde, grup üyesinin ölümünde ayinsel davranışlar gözlemlenmiştir. Bu davranışlar, şempanze grubunun veya şempanzenin saatlerce sessiz kalmasıyla başlar. Sessizliği değişik ses ve davranışlar takip eder; cesedi tımarlama, grup üyelerinin cesede bakması, sızlanmalar ve çığlıklar görülebilir.[10]

Ölülerle ilgilenme fil ve şempanzelere özgü değildir. Yunusların yakın zamanda ölen grup üyesiyle birkaç gün kaldığı ve dalgıçların cesede yaklaşmasını engellediği bilinmektedir.[11] Bununla birlikte, bu davranışların sebebi bilinmemektedir. Bilim insanları onların davranışlarını gözlemlese de, yunusları cesedi koruması için motive eden düşünce süreçleri gözlem kapsamında değildir.[12]

Erken modern insanlar üzerinde yapılan çalışmalarla ilgisi

Hayvanların ayinsel davranışları, dinsel inanç sistemlerinin atalarımızda nasıl gelişebileceğine dair fikir sağladığı için paleoantropologları ilgilendirmektedir. Cro-Magnon insanının cenin pozisyonunda bulunmuş iskelet kalıntıları, bu şekilde gömülmenin yeniden doğuşu kolaylaştırdığına yönelik ilkel mitle ilişkilendirilmektedir. İnsan olmayan canlılardaki benzer davranışların incelenmesi, insanların doğasını daha iyi anlamayı sağlayabilir.[13] Nitekim Afrika fillerinin cenaze törenleri ile Neandertallerin cenaze törenleri arasında yüzeysel benzerlikler tespit edilmiştir.

Evrimci psikolog Matt Rossano, dinin üç aşamada evrildiğini iddia etmiştir. Üst Paleolitik dönem öncesi din, sosyal bağı kolaylaştırmak için kullanılan mest edici ayinlerle karakterize edilmiştir. Üst Paleolitik Çağ'da şamanik şifa ayinleri gelişmiştir. Son olarak, zaman içinde mağara sanatı, ayinsel eserler, ata ibadeti, mitler ve ahlaki yapılardan oluşan dini ifadeler gelişmiştir.[14] Eğer bu iddia doğruysa, Goodall'ın gözlemlediği şempanze davranışlarının Üst Paleolitik dönem öncesi insan dinleriyle benzerlik gösterdiği kabul edilebilir. Bununla birlikte, De Waal bonoboların ayinsel davranışlar gösterdiğine ilişkin kanıt olmadığını, ancak son derece huzurlu olduklarını ve ahlaki muakeme yapabildiklerini belirtmiştir. Bu durum, ahlak ve proto-dinlerin birlikte gelişmiş olabileceğini düşündürmektedir.[15]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ Harrod JB. (2014). "The Case for Chimpanzee Religion" Journal for the Study of Religion, Nature and Culture (8.1)
  2. ^ Harrod (2011). "A Trans-Species Definition of Religion". Journal for the Study of Religion, Nature and Culture. 5 (3): 327-353. doi:10.1558/jsrnc.v5i3.327. 
  3. ^ Putz O (2009). "Social Apes in God's Image: Moral Apes, Human Uniqueness, and the Image of God" Journal of Religion and Science, August
  4. ^ Harrod JB. (2014). "The Case for Chimpanzee Religion 4 Haziran 2019 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi." Journal for the Study of Religion, Nature and Culture (8.1)
  5. ^ Goodall J () "Primate spirituality" The Encyclopaedia of Religion and Nature. edited by B. Taylor. Thoemmes Continuum, New York. Pp. 1303-1306
  6. ^ Siegel RK (1980). "The Psychology of Life After Death 18 Kasım 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi." American Psychologist, Vol. 35(10), October pp.911-931
  7. ^ "The elephant is the largest of them all, and in intelligence approaches the nearest to man. It understands the language of its country, it obeys commands, and it remembers all the duties which it has been taught. It is sensible alike of the pleasures of love and glory, and, to a degree that is rare among men even, possesses notions of honesty, prudence, and equity; it has a religious respect also for the stars, and a veneration for the sun and the moon." Pliny, Natural History (VIII.1)
  8. ^ Bekoff M (2009). "Grief in Animals" Psychology Today, October
  9. ^ Siegel RK (1980). "The Psychology of Life After Death 18 Kasım 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi." American Psychologist, Vol. 35(10), October pp.911-931
  10. ^ Harrod (2014). "The Case for Chimpanzee Religion". Journal for the Study of Religion, Nature and Culture. 8 (1): 16-25. doi:10.1558/jsrnc.v8i1.8. 
  11. ^ Ritter F (2007). "Behaviour Responses of Rough-toothed Dolphins to a Dead Newborn Calf 18 Kasım 2018 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi." Marine Mammal Science April pp.429-433
  12. ^ Dudzinski KM; Sakai M; Masaki K; Kogi K; Hishii T; Kurimoto M (2003). "Behavioural Observations of Bottle Nose Dolphins Towards Two Dead Conspecifics" Aquatic Mammals 29.1, pp.108-116
  13. ^ Siegal RK (1981). "Accounting for 'Afterlife' Experiences" Psychology Today, January p.4
  14. ^ Rossano MJ (2006). "The Religious Mind and the Evolution of Religion" Review of General Psychology, Vol 10(4) December pp346-364
  15. ^ De Waal, Frans (2013) The Bonobo and the Atheist. W.W. Norton & Co., 978-0-393-07377-5

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Eski Taş Çağı</span> çağlar

Kaba Taş Devri, Yontma Taş Devri veya bilimsel adıyla Paleolitik Çağ olarak tanımlanan Eski Taş Çağı günümüzden yaklaşık 2 milyon yıl önce başlamış ve 12.000 yıl önce son bulmuştur. Ancak verilen bu tarihlerin dünya geneli içinde geçerli olduğunu ve yerel olarak değişmeye açık bulunduğunu da belirtmek gerekir. İnsanlık tarihinin %99'u gibi çok büyük bir bölümünü kapsayan bu çağ, aynı zamanda ilk insan atalarının ortaya çıkışı ve ilk aletlerin üretimi yoluyla insanın kavrama yeteneği ve temsil etmesiyle de söz konusu tarihin gelişimi içinde çok önemli bir yer tutmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Din sosyolojisi</span> sosyolojinin bir dalı

Din sosyolojisi, dini kurum ve dini yapılanmaları, dini temalarla toplumsal yapı arasındaki ilişkileri ve dinin toplum, toplumun din üzerindeki etkilerini araştıran bilimsel bir disiplindir. Din sosyologları toplumun din üzerinde dinin toplum üzerindeki etkilerini bir başka deyişle toplum ve din arasındaki diyalektik ilişkiyi açıklamaya çalışır.

<span class="mw-page-title-main">Hayvan kurbanı</span>

Hayvan kurbanı, dini anlamda bir tanrıyı yatıştırmak veya iyiliğini sürdürmek için bir veya daha fazla hayvanın ritüel olarak öldürülmesi ve sunulmasıdır. Geç Antik Çağ'da Hristiyanlığın yayılmasına kadar Avrupa ve Eski Yakın Doğu'da hayvan kurban etme yaygındı ve bugün bazı kültürlerde veya dinlerde devam ediyor. Kurban ritüeli bazı kültürlerde insanların kurban edilmesini kapsıyordu ve muhtemelen tarih içerisinde hayvan kurbanı ile yer değiştirmişti.

<span class="mw-page-title-main">Bonobo</span> Şempanze ile birlikte oluşturduğu Pan cinsine ait, insansı türü

Bonobo, Primates (primatlar) takımının Hominidae familyasına dahil Pan (şempanze) cinsini oluşturan iki türden biridir ve yakın geçmişe dek daha çok "pigme şempanze" ya da "cüce şempanze" adları ile anılmıştır. Pan cinsinin diğer türü olan Pan troglodytes , iki türün daha iri yapılı olanıdır ve "şempanze" adı daha çok bu türü ifade etmek için kullanılır. Bu maddede ise bu konuda artış göstermekte olan eğilim tercih edilmiş ve "şempanze" terimi Pan cinsini ifade edecek şekilde kullanılmıştır.

Kült veya tarikat, popüler kültür ve akademide çok çeşitli tanımları olan, tartışmalı bir terim olup birçok disiplinden bilim insanı arasında devam eden bir tartışma konusudur. Dini hareketlerin sosyolojik sınıflandırılmasına göre kült, sosyal olarak sapkın, yeni inanç ve uygulamalara sahip dini veya sosyal bir grup olarak tanımlanmaktadır. Ancak bir grubun inanç ve uygulamalarının yeteri derecede sapkın ya da yeni olup olmadığı genelde net olmayan bir konudur. “Kült” kelimesi her zaman tartışmalı olmuştur. Zira net ve herkesçe kabul gören bir tanımı olmadığı için bu tabir, farklı doktrin ve uygulamalara sahip gruplara karşı şahsi saldırılarda kullanılan öznel bir adlandırma görevi görebilmektedir.

<i>Pan</i> (cins) bonobo ve şempanzeyi içeren primat cinsi

Şempanze, Orta ve Batı Afrika'da yayılış gösteren Pan cinsine mensup iki insansı türüne verilen genel ad.

Pandeizm, panteizmin deistik formudur veya deizmin panteistik formudur.

<span class="mw-page-title-main">Devlet ateizmi</span>

Devlet ateizmi, katı ateizmin veya nonteizmin siyasi rejimlere dahil edilmesidir. Bir dereceye kadar genellikle ideolojik olarak dinsizlikle ve dinsizliğin teşvikiyle ilişkilendirilen bir din - devlet ilişkisini tanımlar. Devlet ateizmi, bir hükûmetin ruhban karşıtlığını teşvik etmesi anlamına gelebilir. Dinin vatandaşın günlük yaşamına dahil edilmesi de dahil olmak üzere, kamusal ve siyasi yaşamın her alanında dinin kurumsal güç ve nüfuzuna karşı çıkan bir anlayıştır.

Ortak ata, evrimsel süreçte, birden fazla canlı türünün ortak genetik öncülü olan canlı. Modern biyolojide, Dünya üzerinde yaşayan ya da soyu tükenmiş birçok canlının, diğer alt canlı türlerinin ortak atası olduğu kabul edilir. Ayrıca tüm canlıların "evrensel bir ortak ata"dan ya da "ortak gen havuzu"ndan geldiği kabul edilir. Evrensel ortak ata kavramı, ilk kez 1859'da Charles Darwin'in Türlerin Kökeni kitabında ortaya atılmıştır.

Zihin teorisi diğerlerinin bilgi, duygu, inanç, niyet ve zihinsel durumlarını anlama becerisidir. Başlangıçta şempanzelerin zihinsel durumlardan çıkarım yapmaları için kullanılsa da bugün genel olarak insanlar için kullanılmaktadır.

Derin ekoloji, ekolojik felsefe içinde, insanın doğaya üstünlüğünü radikal bir tavırla reddeden hareket. Doğaya özel değer veren ve ideolojik bir akım olan derin ekoloji, bireylerin ve toplumların bu doğaya saygı duymalarını ister. Dolayısıyla insanı evrenin merkezine yerleştiren insanmerkezli paradigmaya karşıdır.

<span class="mw-page-title-main">Evrimsel psikoloji</span> evrim teorisinin sosyal ve doğa bilimlerinde uygulanması

Evrimsel psikoloji (EP), bellek, algı, dil gibi psikolojik özellikleri çağdaş evrimsel bir bakış açısıyla inceleyen bilim dalıdır. Evrimsel psikoloji, bunun yanında insanın hangi psikolojik özelliklerinin, ne tür bir uyarlanma geliştirdiğini, yani doğal seçilim veya cinsel seçilimin işlevsel sonuçlarını belirlemeye çalışır. Kalp, akciğer ve bağışıklık sistemi gibi fizyolojik mekanizmalar hakkındaki uyarlanımcı düşünce ile evrimsel biyolojideki düşünce ortaktır.

<i>Ardipithecus ramidus</i> soyu tükenmiş hominid türü

Ardipithecus ramidus, 4.4 milyon yıl önce Etiyopya'nın Afar Bölgesi'nde yaşamış bir australopitesin türüdür. A. ramidus, modern hominidlerin aksine, hem iki ayak üzerinde yürüme hem de ağaçlarda yaşam (ağaçlık) için uyarlamalara sahiptir. Bununla birlikte, insanlar kadar iki ayaklılıkta veya insan olmayan büyük insansı maymunlar kadar ağaçlarda yaşamaya uygun bir anatomiye sahip değildi. Miyosen insansıları ile birlikte keşfi, günümüz şempanze, orangutan ve gorilleri gibi görünen şempanze-insan son ortak atası hakkındaki akademik anlayışı çağdaş bir anatomik kökene sahip olmayan bir canlı haline getirdi.

<span class="mw-page-title-main">Japonya'da din</span> Japonyada yaşayanların dinî demografisi

Japonya'da Şintoizm ve Budizm olarak 2 din hakimdir. 2006 ve 2008 yıllarında yapılan araştırmalara göre, Japonya nüfusunun %40'ından azı örgütlü bir dine mensuptur.

<span class="mw-page-title-main">Frans de Waal</span> Hollandalı primatolog ve etolog

Frans Bernardus Maria "Frans" de Waal, Hollandalı-Amerikalı etolog ve primatolog. Emory Üniversitesi psikoloji bölümünde primat davranışları konusunda Charles Howard Candler profesörlüğünden emekli olmuştur. Emory Üniversitesi Yerkes Ulusal Primat Araştırmaları Merkezi'ndeki (YNPRC) Living Links Merkezi'nin kurucusu ve eski yöneticisidir. İçimizdeki Maymun, Bonobo ve Ateist 'in de aralarında bulunduğu birçok popüler bilim kitabının yazarıdır. ABD Ulusal Bilimler Akademisi (2004) ve Hollanda Kraliyet Bilimler Akademisi (1993) üyesidir.

<span class="mw-page-title-main">Marksist-Leninist ateizm</span> Diyalektik-Materyalist Ateizm

Marksist-Leninist ateizm ya da bilinen diğer adıyla Marksist-Leninist bilimsel ateizm, Marksizm-Leninizm'in antiklerikal ve dinsizlik unsurudur. Sovyetler Birliği'nin resmi devlet ideolojisi idi.

<span class="mw-page-title-main">Gombe Şempanze Savaşı</span> 1974-1978 yılları arasında şempanzeler arasında yapılan savaş

Gombe Şempanze Savaşı, Tanzanya'daki Gombe Ulusal Parkı'nda iki şempanze topluluğu arasında yaşanan, 1974'ten 1978'e kadar süren şiddetli çatışmalar serisidir. İki grup ilk zamanlarda Kasakela topluluğu altında birleşik bir şekilde yaşamaktaydı. 1974'te araştırmacı Jane Goodall, topluluğun parçalanmaya başladığını fark etti. Sekiz ay boyunca, büyük bir şempanze grubu, Kasakela'nın güney bölgesine yerleşti ve Kahama topluluğu olarak adlandırıldı. Ayrılıkçılar, altı yetişkin erkek, üç yetişkin dişi ve bir gençten oluşuyordu. Kasakela'da ise sekiz yetişkin erkek, on iki yetişkin dişi ve onların yavruları kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Hayvan bilişi</span> insan olmayan hayvanların zekası

Hayvan bilişi, insan-olmayan hayvanların zihinsel kapasitelerini kapsayan bir alandır. Bu alanda kullanılan hayvan koşullandırma ve öğrenim çalışmaları, karşılaştırmalı psikolojiden geliştirilmiştir. Aynı zamanda etoloji, davranışsal ekoloji ve evrimsel psikolojinin etkisinde kalmıştır; bazen bu alandan bilişsel etoloji adıyla da bahsedilir. Hayvan zekası terimiyle ilişkilendirilen pek çok davranış aynı zamanda hayvan bilişinin de kapsamındadır.

<span class="mw-page-title-main">Sami mitolojisi</span>

Geleneksel Sámi ruhani uygulamaları ve inançları bir tür animizm, çok tanrıcılık ve antropologların şamanizm olarak düşünebilecekleri geleneklere dayanır. Dini gelenekler, Laponya'da bölgeden bölgeye önemli ölçüde değişebilir.

<span class="mw-page-title-main">William Wollaston</span>

William Wollaston, bir okul öğretmeni, İngiltere Kilisesi rahibi, Latince, Yunanca ve İbranice bilgini, ilahiyatçı ve önemli bir Aydınlanma dönemi İngiliz filozofudur. Bugün, ölümünden iki yıl önce tamamladığı bir kitap olan Doğanın Dini Tasvir Edildi ile anılmaktadır. Kapalı bir yaşam sürdü, ancak on sekizinci yüzyıl felsefesi ve doğal din kavramı açısından Locke, Berkeley ve Hume gibi İngiliz aydınlanma filozofları ile aynı sırada yer almaktadır.