İçeriğe atla

Hayvan üslubu

Hayvan üslubu, Hun ve Göktürk Devirlerinde gelişen, İslam sonrası Türk Sanatı'nda da etkisini gösteren erken devir Türk sanatı'nın en önemli tarzıdır.

Bitkisel üslup, İslam sonrası döneme kadar hayvan üslubu gibi yaygınlık kazanamamıştır. Türk hayvan üslubu Hun Türklerinin egemen olduğu ve yaşadığı bölgelerde yapılan eserlerde görülmesi ve diğer toplulukların örneklerinden daha gelişmiş olmasıyla ayırılır. Hayvan üslubu konusunda en fazla karşılıklı etkileşim Türk ve Çin sanatları arasında olmuştur.

Bu üslubun bozkır kültürünün başlangıcı olarak kabul edilen M.Ö 3000'den itibaren oluşmaya başladığı kabul edilir. Graousset'e göre hayvan üslubu hunlar tarafından en olgun seviyesine ulaştırılmıştır.

Özellikleri

  • Hayvanlar tek ya da grup halinde ele alınmış, tek olarak alınan hayvanların bir bölümü daire içinde kıvrılmış olarak tasvir edilmiştir.
  • Objeler hayvan ya da hayvan başı şeklinde olabilmektedir.
  • Eserlerde hayvan motifleri kullanılır.
  • İnsanlara az, bitkilere nadiren rastlanır.
  • Figürlerin asimetrik ya da simetrik olanlarına rastlanır.
  • Hayvanlar sakin ya da hareketli gruplar halinde ele alınmışlardır.
  • Mitolojik veya doğaüstü hayvan tasvirleri kullanılmıştır.
  • Kartal gagası, kartal pençesi veya gözü ya da geyik boynuzu, gibi bazı hayvan uzuvları abartılarak ele alınmıştır.
  • Hayvan mücadele sahnelerinde hayvanların gövdeleri üzerinde, nokta, virgül, nal biçimlerine benzer şekiller yer almaktadır.
  • Genelde gümüş ipliklerle dokunarak yapılır.

Kaynakça

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Heykel</span> taş, tunç, bakır, kil, alçı vb. maddelerden yontularak, kalıba dökülerek veya yoğrulup pişirilerek biçimlendirilen eser, yontu

Heykel ya da yontu, sanatsal bakış açısıyla meydana getirilmiş üç boyutlu formlara denir. Heykel temelde mekânın kapsanması, kavranması ve mekân ile ilişki kurulması ile ilgilenir.

<span class="mw-page-title-main">Masal</span> kurgusal bir hikaye içeren folklorik fantezi karakterler

Masal ya da erteği esas itibarıyla sözlü anonim halk edebiyatı ürünü, kahramanları arasında olağanüstü kişi veya yaratıkların bulunabildiği, anlatılan olayların tamamen gerçek dışı olduğu, yer ve zaman ögesinin ise daima belirsiz olduğu bir anlatı türüdür.

<span class="mw-page-title-main">Hilmi Ziya Ülken</span>

Mehmet Hilmi Ziya Ülken, Türk düşünce yaşamında ve Türkiye'de bir felsefe geleneğinin oluşmasında büyük etkisi olmuş bir filozof ve sosyologdur.

<span class="mw-page-title-main">İshak Paşa Sarayı</span> Tarihî saray

İshak Paşa Sarayı; Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan bir saraydır. Yapımına 1685 yılında başlanan ve 1784'te tamamlanan saray; içinde barındırdığı cami, türbe, kütüphane, mahzenler, koğuşlar, harem ve selamlık bölümleri ile büyük bir yapı kompleksidir. Osmanlı İmparatorluğu döneminde inşa edilmesine karşın genel olarak Selçuklu mimarisinden izler taşıyan İshak Paşa Sarayı'nda; Batı kökenli barok, gotik, rokoko ve ampir gibi sanat akımlarının etkileri de gözlemlenir. 2000 yılından beri UNESCO'nun Dünya Mirası Geçici Listesi'nde bulunmaktadır.

Türk kültürü kökeni Orta Asya'nın kültürel birikimine dayanan bir kültürdür. Selçuklu döneminden itibaren Doğu Akdeniz ve İslam kültürleri ile etkileşim halinde olup Modern Türkiye'ye kadar gelişti.

<span class="mw-page-title-main">Tengricilik</span> Türk ve Moğol halkları tarafından inanılan çok tanrılı ve daha sonra tek tanrılı din

Tengricilik veya Tengrizm, Avrasya stepleri'nde ortaya çıkan, şamanizm ve animizme dayanan dinî bir inançtır. Türk ve Moğol toplumlarının inandığı dinlerden biridir. Tengri'ye tapınmanın yanında Animizm ve Totemlik bu inancın ana kısımlarını oluşturmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Türk ve İslam Eserleri Müzesi</span> müze

Türk ve İslam Eserleri Müzesi, İstanbul'un Fatih ilçesinde bulunan, İslâm sanatı eserlerini topluca kapsayan ilk Türk müzesidir.

Çini, bir yüzü sırlı, su geçirmez bir tabaka veya cam ile seramiğin ateşle birbirine kaynaştırılması sonucu ortaya çıkan levhadır.

<span class="mw-page-title-main">Türk edebiyatı</span> Türkçe yazılmış edebî eserler

Türk edebiyatı, Türk yazını veya Türk literatürü; Türkçe olarak üretilmiş sözlü ve yazılı metinlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Tezhip</span> süslemeli el yazması

Tezhip kelimesi, Arapça zeheb (altın) kökünden türemiş olup, ‘altınlamak’ anlamına gelir. Çoğulu olan “tezhibat” “altınlama süslemeler” demektir. Tezhip günümüzde daha çok İslam kökenli kitap bezeme sanatlarına verilen addır. Tezhip sanatını icra eden erkeklere müzehhip kadınlara müzehhibe adı verilir.

<span class="mw-page-title-main">Griffon</span> mitoloji

Griffon veya griffin, genellikle aslan vücutlu, kartal kanatlı ve kafalı mitolojik yaratıktır. Farklı betimlemelerinde hayvanın dört ayağı da aslan ayağı, yalnız arka ayakları aslan ayağı veya tüm ayakları kartal ayağı olabilir. Antik Yunancada "kıvrılmış", "kırık" anlamındaki "grýps veya gryphos" sözcüklerinden türediği düşünülür. Latinceye "grýphus" şeklinde geçmiştir. Grifonlar göğü, tan ağarışını, ilim, irfan ve kuvvet gibi kavramları ifade eder.

<span class="mw-page-title-main">Türkler</span> Türkî etnik grup

Türkler, çoğunlukla Türkiye ve Osmanlı İmparatorluğu'nun eski topraklarında yaşayan bir Türk halkıdır.

<span class="mw-page-title-main">Büyük Saray Mozaikleri Müzesi</span> müze

Büyük Saray Mozaikleri Müzesi, İstanbul'da Sultanahmet Meydanı'nındaki Arasta çarşısında yer alan mozaik müzesidir. Müze binası, üzerine Sultanahmet Camii Çarşısı'nın yapıldığı Büyük Saray'ın, tabanı mozaiklerle kaplanmış olan peristil bölümünün kalıntıları üzerine inşa edilmiştir. Peristilin diğer bölümlerine ait mozaikler de bulundukları yerden müze binasına getirilmiştir.

Kırım Arkeolojisi ve Sanatı, Altın Orda devrinin de öncesine kadar uzanan eserleri kapsamaktadır. Bunun için; Yunan Kolonileri, İskit toplulukları, Bosfor devleti, Samurlat, Kimmerler, Avrupa Hunları, Gotlar, Alanlar, Avarlar, Peçenekler ve Hazarlar için önem taşımaktadır.

Osmanlı İmparatorluğu kültürü, Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayanların ortak kültürüdür.

<span class="mw-page-title-main">Türk halısı</span>

Türk halıları, Orta Asya'dan Anadolu'ya göç eden Türkler'in anayurtlarından beraberlerinde getirdikleri dokuma geleneğine dayanan, el tezgahlarında üretilmiş düğümlü, havlı dokuma yaygı ve örtülerdir. Anadolu'nun Türkler tarafından fethinden sonra gelişimi Anadolu'da sürmüştür ve "Anadolu halısı" olarak da bilinir. "Kilim, sumak, cicim, zili" gibi düz dokumalar ile birlikte dünyada en çok bilinen ve en eski el sanat ürünlerindendir. Anadolu'da dokunan tüm halılara Türk halısı denir ancak genel olarak "Türk Halısı" diye şöhret kazanan klasik Türk halıları Anadolu'nun batısında ve büyük kısmı Ege Bölgesi ile civarı vilayetlerde dokunan halılardır.

<span class="mw-page-title-main">Türk sanatı</span> türk tarihinden sanatlar

Türk sanatı, Orta Çağ'da Türklerin Türk coğrafyası olan Anadolu topraklarına gelişlerinden itibaren, günümüze kadar geçen süre içerisinde bu coğrafi bölgede oluşturdukları tüm görsel sanat eserlerini tanımlamak amacıyla kullanılan bir terimdir. Türkiye yani Anadolu toprakları, Türklerden önce de Hititliler, Eski Yunanlar ve Bizanslılar da dahil olmak üzere, pek çok medeniyete ev sahipliği yapmış, bu kültürlerinde ürettiği pek çok sanat eserini barındırmış ve barındırmaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Mezopotamya sanatı</span>

Mezopotamya sanatının adı çoğu arkeolojik kayıtlarda geçer. Bu kayıtlar, erken avcı-toplayıcı topluluklardan, Sümer, Akad, Babil ve Asur imparatorluklarının yaşadığı Tunç Devri'ne kadar geçen süreyi kapsar. Sonraları bu imparatorlukların yerini Demir Çağı'nda Eski Asur ve Eski Babil imparatorlukları almıştır. Genellikle medeniyetin beşiği olarak görülen Mezopotamya, önemli kültürel gelişmeleri de beraberinde getirmiştir. Bunlardan biri de en eski yazı örnekleridir. Mezopotamya sanatı MÖ 4000 tarihinden Persli Ahameniş İmparatorluğu'nun bölgeyi fethettiği MÖ 6. yüzyıla kadar Batı Avrasya'daki en soylu, en gelişmiş ve en detaylı sanat olma yolunda Antik Mısır ile rekabet içinde olmuştur. Ana vurgu oldukça dayanıklı taş ve kilden yapılmış çeşitli heykeller üzerindedir. Çok az sayıda resim günümüze ulaşmıştır ama belirtilene göre, birkaç istisna dışında, boyamalar genellikle geometrik ve dekoratif bitkisel şekiller yapmak için kullanılmıştır. Buna rağmen çoğu heykellerin de boyandığı görülür. Ayrıca çok sayıda silindir mühür de günümüze ulaşmıştır. Küçük boyutlarına rağmen bunların çoğunun üstünde karmaşık ve detaylı sahneler vardır.

<span class="mw-page-title-main">Azerbaycan halısı</span>

Azerbaycan halısı, Azerbaycan'da yapılan geleneksel bir halıdır. Azerbaycan halısı, çeşitli boyutlarda, yoğun bir dokuya ve havlı veya havsız bir yüzeye sahip, desenleri Azerbaycan'ın birçok halı yapım bölgesinin karakteristiği olan el yapımı bir tekstildir. Geleneksel olarak, halılar Azerbaycan'da zeminleri kaplamak, iç duvarları, kanepeleri, sandalyeleri, yatakları ve masaları süslemek için kullanılırdı.