
Çanakkale Savaşı veya Çanakkale Muharebeleri, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir. İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya ile güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul'u zapt etmek suretiyle Almanya'nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletleri'ni zayıflatma amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

İnebahtı Deniz Muharebesi, 7 Ekim 1571'de Papa V. Pius tarafından düzenlenen Katolik devletler koalisyonu olan Kutsal İttifak'ın bir filosunun Patras Körfezi'nde Osmanlı İmparatorluğu filosunu büyük bir yenilgiye uğrattığı bir deniz çatışmasıdır. Osmanlı kuvvetleri, İnebahtı'ndaki deniz üssünden batıya doğru yelken açmışlardı ki, Sicilya'nın Messina kentinden doğuya doğru yelken açan Kutsal Birlik filosuyla karşılaştılar.

Hamidiye, "Abdülhamid kruvazörü" olarak 1903 yılında İstanbul sularına gelerek Osmanlı donanmasına katılan ve İkinci Meşrutiyet'in ardından adı Hamidiye olarak değiştirilen bir gemi.

Blitzkrieg ya da yıldırım harbi, II. Dünya Savaşı sırasında Almanların temel savaş doktrinidir. Doktrinin amacı hızlı ve ani saldırılarla, düşmanın düzenli bir savunma kurmasını engelleyip sonra da hızlı bir şekilde yok etmektir. I. Dünya Savaşı'nda uygulanan siper savaşı yöntemine karşı geliştirilmiştir. Tankların, uçakların ve zehirli gazların gelişmesiyle siper savaşları terk edilmeye başlanmış, daha çok hareketli savunmaya geçilmiştir. Almanların bütün savaş araçları bu doktrin üzerine üretilmiştir.

Nil Muharebesi, Fransız Devrim Savaşları'nın deniz savaşlarından biridir. Fransa'nın Mısır Seferi'nin ilk aşamalarındandır. Amiral Horatio Nelson komutasındaki Britanya donanmasıyla Amiral François-Paul Brueys D'Aigalliers komutasındaki Fransız donanması arasında 1-2 Ağustos 1798 tarihlerinde, Nil deltasındaki Abukir Koyu'nda gerçekleşmiştir. Abukir Deniz Muharebesi olarak da adlandırılır.

Savaş gemisi, öncelikli olarak deniz kuvvetleri ve donanma tarafından deniz savaşlarında kullanılmak üzere yapılan bir askerî gemi türüdür. Genellikle ticari gemi ve diğer gemi türlerinden tamamen farklıdırlar. Silahlandırılmış olabildiği gibi, ticari gemilerden farklı olarak hasara dayanıklı, manevra kabiliyeti yüksek ve hızlı tasarlanırlar. Ticari gemilerde olmadığı gibi, tipik bir savaş gemisi sadece silahlar, cephane ve mürettebatı için erzak taşır. Genellikle bir donanmaya bağlı olduğu gibi bazı durumlarda özel şirketlerin de savaş gemileri bulunabilir. Yapımı çok eskilere dayanan bu aracın yapılma nedeni, deniz ve okyanuslarda yolcu taşıyabilmesi ve deniz savaşı yapabilmesidir.

Hava savaşı, askerî saldırıların hava kuvvetleri ve/veya diğer kuvvetlere âit hava silahları kullanılarak gerçekleşen savaş türüdür. Bu tür saldırı türünün belli başlı iki türü vardır:
- Havada saldırı: düşman uçaklarına, savaş uçakları ve kara silahlarıyla havada karşılık verilmesi şeklinde
- Havadan saldırı: kara hedeflerine ve düşmanın kara silahlarına karşı havadan saldırı düzenlenmesi şeklinde

Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.
Dördüncü nesil savaş, savaş nesillerinden biridir. Harp ile siyasetin, asker ile sivilin, barış ile çatışmanın, savaş alanı ile emniyetli bölgenin aralarındaki bulanık hatların olması olarak nitelendirilen savaş türü. Sanayi Çağı'nda savaş ile beraber modern savaştır.

İmroz Deniz Muharebesi ya da Elli (Seddülbahir) Deniz Muharebesi, Birinci Balkan Savaşı sırasında 16 Aralık 1912 tarihinde Seddülbahir Burnu ve İmroz adası açıklarında Osmanlı ve Yunan deniz güçleri arasında meydana gelmiştir. Osmanlı donanması bu harekât ile Çanakkale Boğazı çıkışındaki Yunan ablukasını kırmayı amaçlamaktaydı. Yunanların Pavlos Kunduriotis komutasındaki bir zırhlı kruvazör, üç ön dretnot ve dört muhribinin; Osmanlıların Ramiz Numan Bey komutasındaki iki ön dretnot, iki zırhlı korvet, bir kruvazör ve dört muhribi ile karşı karşıya geldiği deniz muharebesi, Balkan Savaşları boyunca gerçekleşen en büyük deniz çatışmasıdır.

SMS Brandenburg, Alman Donanması'nın 1890'ların başında inşa edilen Brandenburg sınıfı dört pre-dreadnought zırhlısından ilkidir. Sınıftaki diğer gemiler SMS Kurfürst Friedrich Wilhelm, SMS Weißenburg ve SMS Wörth'tür. Brandenburg, Alman Donanması için inşa edilen ilk pre-dreadnought gemidir. Donanma daha önce sadece kıyı savunma gemileri ve zırhlı fırkateynler inşa etmişti. Geminin omurgası 1890'da AG Vulcan tersanesinde serildi. 21 Eylül 1891'de denize indirilen gemi donatımının tamamlanmasının ardından 19 Kasım 1893'te Alman Donanması'na katıldı. Brandenburg ve üç kardeş gemisi, taşıdıkları altışar topla dönemin dört top taşıyan zırhlılarına kıyasla daha modern tasarımlardı. Geminin adı Almanya'nın Brandenburg ilinden gelmektedir.

Artemision Deniz Muharebesi, Pers İmparatorluğu'nun Yunanistan'a İkinci Pers Saldırısı sırasında, üç gün içinde gerçekleşen bir dizi deniz muharebesidir. Muharebe Eğriboz Adası açıklarında gerçekleşmiş olup, MÖ 480 yılının Ağustos ya da Eylül ayında, Yunan-Pers Savaşları'nın ünlü muharebesi Thermopylae Muharebesi ile aynı tarihlerdedir. Bir yanda Sparta, Atina, Korint ve diğer Grek kent devletlerinin donanmalarından oluşan Grek İttifakı Donanması'yla, diğer yanda I. Serhas'ın Akamenid İmparatorluğu Donanması arasında gerçekleşmiştir.

Donanma taktikleri bir deniz savaşında düşman donanmasını kuşatma veya imha etmek için uygulanan metotların genel adıdır. Askeri taktiklerin deniz savaşlarında uygulanması olarak nitelendirilir.

Keşif, askerî harekâtta bir bölgede doğal özellikler ve düşman varlığı hakkında bilgi ve askerî istihbarat edinme harekâtıdır.

Atlantik Savaşı, tarihteki en uzun, en büyük ve en karmaşık deniz savaşı olarak bilinir. Mücadele, II. Dünya Savaşı'nın patlak vermesiyle başlamış, Mayıs 1945'teki Alman teslimine kadar sürmüştür. II. Dünya Savaşı'nın ilerleyişine göre savaşa dahil olan ülkeler, deniz muharebelerinden geriye çekilmek durumunda kalan ülkeler olmuştur. Atlantik Savaşı'nın ilk dönemlerinde İngiltere, alman denizaltıları (U-bot) karşısında zorluk yaşamıştır, savaşa ABD'nin katılmasıyla ve teknolojik gelişmelerin muharebe sahasına uygulanmasıyla beraber U-bot saldırıları geriletilmiştir.

T geçişi veya T kapatma 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında deniz harbinde kullanılan bir taktik manevra. Savaş gemisi hattının düşmana göre doğru konumlanarak, aynı anda tüm silahlarını aynı hedeflere doğrultmaya, buna karşılık düşmanın sadece ön silahları tarafından ateş altına alınmaya uygun bir pozisyon almasını amaçlar.

Borda, bir geminin yan kısmı, bir savaş gemisinin bir tarafında bulunan top bataryası; ya da deniz savaşındaki koordineli ateş anlamına gelir. 16. yüzyıldan buharlı geminin ilk on yıllına kadar savaş gemilerinde gövdenin her iki yanına yerleştirilmiş top bataryaları bulunurdu. 18. yüzyılda men-of-war gemilerinde bulunan toplar sadece kısa menzilde isabetliydi ve delici güçleri vasattı, bu da tahta gemilerin kalın gövdelerinin ancak kısa mesafelerde delinebileceği anlamına geliyordu. Bu nedenle ahşap gemiler, bordayı ilk ateşleyen olup savaşta avantajlı başlayabilmek için savaş sırasında top ateşi etkili oluncaya kadar birbirlerine yaklaşırlardı. Ayrıca gemilere yükleme ve boşaltma yapıldığı sırada bordayı koruma amaçlı Maliborda tahtası veya yükleri korumak için Maliborda ağı, borda üzerinden sarkıtılmaktadır.

Yetmiş dört, nominal olarak 74 silah taşıyan iki katlı bir hat gemisiydi. 1740'larda Fransız donanması tarafından geliştirildi ve daha sonra üçüncü sınıf olarak sınıflandırılarak Kraliyet Donanması'nın envanterine girdi. İngilizlerden sonra İspanyol, Hollanda, Danimarka ve Rus donanmaların envanterine girdi. Gemi; tasarım, ateş gücü ve yelken nitelikleri açısından iyi bir dengeye sahipti, ancak daha da önemlisi, gemi 1820'lerden itibaren geliştirilen daha fazla silah taşıyan ve daha büyük gemilere ve 19. yüzyılın sonlarında geliştirilen demir zırhlı savaş gemisine kadar gemi yapımında bir ideal form olarak kabul edildi.

Køge Körfezi Savaşı, Danimarka-Norveç ve İsveç İmparatorluğu arasında, Skåne Savaşı sırasında 1-2 Temmuz 1677 tarihinde Køge körfezinde gerçekleşen bir deniz savaşıydı. Savaş, amiral Niels Juel için büyük bir başarıydı ve Danimarka deniz tarihindeki en büyük deniz zaferi olarak kabul ediliyor.
Yaylım ateşi, temel olarak verilen bir komut üstüne hafif veya ağır ateşli silahların aynı anda ateşlenmesi ile oluşan atış perdesidir. Bu atış şeklinin icrası ile amaç düşmanın taarruza kalmasını engellemek, hareket kabiliyetini en aza indirmek veya zaten taarruza geçmiş düşman unsurun taarruzunu kırmaktır. Uygulamanın ilk kullanılmaya başlaması Napolyon Savaşları dönemine tarihlenir. Bu ilk devirlerde amaç belirli bir hat üzerinde sabit duran piyadeyi en kısa sürede etkisiz hale getirmek ve süvari taarruzunu olabildiğince kırmaktır. En yaygın ve ağır sonuçları olan uygulamaları ise teknolojinin de gelişmesi ile I. ve II. Dünya Savaşları sırasında görülmektedir. Özellikle 1. Dünya Savaşı sırasında yenilikçi bir ordu olan Fransız ordusu tarafından, bu savaş taktiği uygulanmıştır.