İçeriğe atla

Hasan Tahsin Paşa

Hasan Tahsin Paşa
Doğum1845
Messaria, Osmanlı İmparatorluğu
Ölüm1918 (72-73 yaşlarında)
Lozan, İsviçre
Bağlılığı Osmanlı İmparatorluğu
Branşı Osmanlı ordusu
Hizmet yılları1870-1912
RütbesiFerik
Çatışma/savaşları1897 Osmanlı-Yunan Savaşı
Balkan Savaşları
"Selanik'in Tahsin Paşa tarafından Veliaht Prens I. Konstantin'e teslim edilmesini gösteren taşbaskı, K. Haupt, 1912, Atina, Ulusal Tarih Müzesi"

Hasan Tahsin Paşa (1845–1918), Birinci Balkan Savaşı'nda görev almış Osmanlı subayı.

Messaria'da (şimdiki Molista) doğmuş bir Arnavut'tu.[1][2] Yanya'da Rum Zosimea lisesinde okudu, akıcı şekilde Rumca biliyordu. 1870 yılında Katrin'de jandarmalığa başladı, daha sonra astsubay olarak Osmanlı Ordusu'na katıldı. Kısa süre sonra subay oldu, 1881 yılında Yanya Jandarma Komutanı oldu. 1908-1910 yılları arasında Yemen valisi olarak görev yaptı.

Birinci Balkan Savaşı başladığı sırada Selanik'teki 8. Geçici Kolordu Komutanı olarak görev yapmaktaydı. Prens Konstantin komutasındaki Yunan kuvvetleri, güneyden Selanik şehrine ilerlemeye başladı. Sarantaporon, Vardar ve Yenice Muharebeleri'nde Yunan kuvvetlerini durdurmaya çalıştıysa da yenildi. 22. Tümen'in kalıntılarından, 1 Anadolu redif tümeninden ve V. Kolordu'dan bir kısım birlikler olmak üzere, toplam 30.000 civarı asker ve yalnızca 30 topla direnmeye çalıştıysa da 2-3 Kasım tarihlerindeki muharebelerde yenilgiye uğradı.[3] Kuzeydoğu'dan da 7. Bulgar Tümeni'nin Selanik'e yaklaşması üzerine Yunan komutanlarıyla şehrin teslim için görüşmelere başladı. 8 Kasım [E.U. 26 Ekim] 1912'de Selanik'i ve 26,000 Osmanlı askerini Yunan ordusuna teslim etti. I. Konstantin, dönemin başbakanı Venizelos'a ordunun ve şehrin teslim haberini telgrafla bildirdiğinde paşa zor durumdaydı:

Dün bütün gün ve gece, ordu Aksios köprüsünden geçti. Dün gece İngiltere, Fransa, Almanya ve Avusturya genel konsolosları, Selanik askeri valisi ve Tahsin Paşa’nın temsilcisiyle birlikte Topçin karargâhına geldiler, beni bulup şehrin ve ordunun teslimi hakkında şartlar ileri sürdüler. Savaşın sonuna kadar tarafsız kalmayı vadederek, Türk ordusunun, silahlarını muhafaza etmesine izin vermemi rica ettiler benden. Reddettim. Silahların mutlaka teslim edilmesini istedim. Ancak, taviz olarak, savaştan sonra silahların geri verilmesini kabul ettim. Sonra, cevap için son ve kesin vade olarak sabahın altısını saptadım. Sabah saat beşte, Selanik askeri valisi bir diplomatik temsilci eşliğinde gelerek silahların teslimini prensip olarak kabul ettiğini bildirdi; ancak acemi eratın eğitimi için kullanılan 5.000 tüfeğin istisna sayılmasını teklif etti. Ret cevabım üzerine, başkomutanla anlaşmak üzere iki saatlik yeni bir süre rica edip gitti. Bu yeni süre sona erdiği zaman, ortaya çıkmamışlardı daha. Bu nedenle, ileri harekâta geçmesini orduya emrettim. Harekât saat dokuzda başladı. İleri saflarımız düşmanın öncülerine yaklaştığında, saat akşamın dört buçuğuydu. Tahsin Paşa bana derhal bir subay yollayıp, şartları kabul ettiğini bildiren bir mektup ulaştırdı. Dolayısıyla ileri harekâtı durdurdum, silahların ve şehrin teslim protokolünü imzalamak üzere Tahsin Paşa’ya iki subay yolladım.[4]

Bu sebepten Divan-Harb tarafından vatan haini olarak gıyabında yargılandı ve idam edilmesine karar verildi.

Yunanlar tarafından serbest bırakılmasından sonra, önce Fransa'ya, sonra İsviçre'ye sürgüne gitti. 1918 yılında Lozan'da öldü ve oraya gömüldü. 1937 yılında mezarı Selanik'e taşındı. Savaş esnasında emir subaylığını yapan oğlu Kenan Mesare Yunan vatandaşı oldu ve özellikle Balkan Savaşları'nı resmettiği tablolarıyla tanındı. Diğer oğlu Qemal Mesarea Arnavutluk'a taşındı, daha sonra Arnavutluk'un Yunanistan büyükelçisi olarak görev yaptı.

Kaynakça

  1. ^ George Gawrych (26 Aralık 2006), The Crescent and the Eagle: Ottoman Rule, Islam and the Albanians, 1874-1913, I. B. Tauris, s. 196, ISBN 978-1845112875, ...the government appointed a number of Albanians to important positions in the empire. Hasan Tahsin became the new governor of Yanya... 
  2. ^ Riza Nur (1968), "Hayat ve Hatıratım", II, Altındaǧ Yayinevi, OCLC 5884946, Selânikte kumandan olan Arnavut Tahsin Paşa hiç harpsiz ve şartsız Selânik'i Yunanlara teslim etti. Bunun için Yunanlardan para... 
  3. ^ Aram Andonyan, Balkan Savaşı, Çev. Zaven Biberyan, Aras Yayıncılık, İstanbul, 1999, s. 376. ISBN 9789757265214.
  4. ^ Andonyan, Balkan Savaşı, s. 381. ISBN 9789757265214.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Selanik</span> Kuzey Yunanistanda şehir

Selanik, metropol alanında bir milyondan fazla nüfusu ile Yunanistan'ın en büyük ikinci şehri ve Makedonya coğrafi bölgesinin, Orta Makedonya idari bölgesinin ve Makedonya ve Trakya Merkezi Olmayan İdaresi'nin başkentidir. Yunancada η Συμπρωτεύούσα, kelimenin tam anlamıyla "ortak başkent" olarak da bilinir. Συμβασιλεύουσα veya Konstantinopolis ile birlikte Bizans İmparatorluğu'na "birlikte hükmeden" şehir olarak tarihsel statüsüne atıfta bulunulur.

<span class="mw-page-title-main">Yanya</span>

Yanya, 70.203 nüfus (2001) ile Yunanistan'ın Epir bölgesinin en büyük şehri ve aynı adı taşıyan ilin (nomos) merkezidir. Kuruluş yılı İS 510 yılıdır. John'un koruması altında kurulduğundan dolayı, Yunancada "Yahya'nın Şehri" anlamındaki İoannina adı verilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Dramalı Mahmut Paşa</span> Osmanlı generali

Dramalı Mahmut Paşa, kısaca Dramalı diye de bilinir, Yunanlar Dramalis diye yazar.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Balkan Savaşı</span> Balkan Birliği ile Osmanlı Devleti arasında 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913 tarihleri arasında gerçekleşen savaş

Birinci Balkan Savaşı, 7 Ekim 1912-30 Mayıs 1913'te Bulgaristan Krallığı, Sırbistan Krallığı, Yunanistan Krallığı ve Karadağ Krallığı'ndan oluşan Balkan Birliği'nin Osmanlı Devleti'ne karşı başlattığı savaş. Bu savaş ile Balkan devletleri, Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki topraklarının büyük bir bölümünü ele geçirmiştir. Bu savaş sonucunda Osmanlı Devleti Edirne ve Kırklareli'ne kadar olan Midye-Enez Hattı'nın batısındaki tüm topraklarını Balkan devletlerine bırakmak zorunda kaldı.

<span class="mw-page-title-main">Sarantaporon Muharebesi</span>

Sarantaporon Muharebesi , aynı zamanda Sarantaporo veya Sarandaporon olarak da çeşitli şekillerde tercüme edilmiştir, Eski Jülyen takvimde 9-10 Ekim 1912'de günümüz Gregoryen Takviminde 22-23 Ekim 1912'de gerçekleşti. Birinci Balkan Savaşı sırasında Veliaht Konstantin yönetimindeki Yunan kuvvetleri ile General Hasan Tahsin Paşa yönetimindeki Osmanlı kuvvetleri arasında yapılan ilk büyük muharebeydi. Muharebe, Yunan ordusunun Teselya'yı, Orta Makedonya'ya bağlayan Sarantaporo geçidinde Osmanlı savunma hattına saldırmasıyla başladı.

<span class="mw-page-title-main">Yenice Muharebesi</span> I. Balkan Savaşıda bir muharebe

Yenice Muharebesi veya Giannitsa Muharebesi, 19- 20 Ekim (2- 3 Kasım 1912 tarihleri arasında yapılan, Yunanların zaferiyle sonuçlanan bir Balkan savaşı muharebesi. Gerek Yunan ordusunun doğru taktiği, gerek de Yunan ordusunun ve donanımının sayıca Osmanlı Devleti'nin savaştaki ordusundan fazla olması Yunan ordusunun zaferini kesinleştirmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Bijan Muharebesi</span>

Bijan Muharebesi veya Üçüncü Yanya Muharebesi, Balkan Savaşları'nda 4-6 Mart 1913 tarihlerinde gerçekleşen muharebe. Savaşın sonunda gerçekleşen bu muharebe birçok bakımdan savaşın seyrini değiştirmiştir. Bizani, Yanya'daki en iyi istihkam edilmiş bölgelerden biriydi. Yanya ile birlikte 128 toptan kurulu 21 batarya ile korunuyordu. Vizani istihkamı da bizzat Wilhelm Leopold Colmar Freiherr von der Goltz tarafından inşa ettirilmişti. Yanya'nın savunmasında olduğu gibi bu muharebede de Esat Paşa ve kardeşi Vehip Paşa komutadaydı. Yunan ordusunun başında ise Prens Konstantin ve General Sabuncakis bulunuyordu.

Beşpınar Muharebesi veya Pente Pigadia Muharebesi Birinci Balkan Savaşında Osmanlılar ile Yunanistan Krallığı arasında yapılmış bir muharebedir.

Soroviç Muharebesi, kimi kaynaklarda Vevi Muharebesi olarak da geçer, eski takvime göre 21–24 Ekim 1912 (O.S.), tarihinde Birinci Balkan Savaşı esnasında yapılmış bir muharebedir. Bu muharebe 1. Balkan Savaşındaki az sayıdaki Osmanlı zaferlerinden biridir.

<span class="mw-page-title-main">Balkan Savaşları Müzesi (Selanik)</span>

'Balkan Savaşları Müzesi Selanik’ten 25 kilometre mesafede Gefira 'da 1999'da ziyarete açılmış müzedir.

<span class="mw-page-title-main">Merhamlı Muharebesi</span>

Merhamlı ya da, eskiden Edirne vilayetine şimdi ise Yunanistan'ın Dedeağaç iline bağlı bir yerleşim birimidir. Bulgar ve Osmanlı orduları arasında 14/27 Kasım 1912'de yaşanan Merhamlı Muharebesi Birinci Balkan Savaşı muharebelerindendir. Uzun bir takip sonrası Batı Trakya'da General Nikola Genev ve Albay Aleksandar Tanev yöetimindeki Bulgar ordusu Kırcaali Muharebesi sonrası Gümülcine tarafına geri çekilmeye çalışan askerlerle birlikte 10,000-18.000 arası güçlü Tuğgeneral Mehmet Yaver Paşa komutasındaki Kırcaali Müfrezesi birliklerini sıkıştırır. Merhamlı köyünde sarılıp sıkıştırılıp saldırıya uğrayan Osmanlı birliklerinin, sadece bir kısmı Meriç nehrini geçerek kaçabildi. Kalan kısmı sonraki gün olan 28 Kasım'da teslim oldu.

<span class="mw-page-title-main">Kılkış-Langaza Muharebesi</span>

Kılkış-Langaza Muharebesi Yunanistan Krallığı ile Bulgaristan Krallığı arasında İkinci Balkan Savaşı sırasında yapılmış muharebedir. İki ordu da Orta Makedonya'nın Kılkış yerleşim biriminde karşılaşmış ve 19-21 Haziran 1913'te yapılan bu muharebeden Yunanlar galip ayrılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Görice Muharebesi (1912)</span>

20 Aralık 1912'de gerçekleşen bu olay neticesi Osmanlı'nın elindeki bir Arnavut şehri olan Korçë (Görice/Hemhudut) Yunanların eline geçmiştir.

<span class="mw-page-title-main">Driskos Muharebesi</span>

Driskos Muharebesi, 9-11 Aralık 1912'de gerçekleşti.Ancak Konduravki köyü mevkiindeki çatışmalar nedeniyle bu muharebe Konduvraki- Driskos Muharebesi olarak da bilinir. Bu muharebe Birinci Balkan Savaşı sırasında Alexandros Romas komutasındaki Yunan kuvvetleri ile General Esad Paşa komutasındaki Osmanlı kuvvetleri arasında yapılan bir muharebedir. Muharebe, Yunan Ordusunun Hani Kamber Ağa'daki Osmanlı savunma hattına saldırmasıyla başladı.

21-23 Ekim 1912 Tarihleri arasında Yunan Epir Ordusunun birlikleri ile Yanya Kolordusu kuvvetleri arasında gerçekleşen muharebedir. Yanya kolordusunun Balkan Savaşı'nda girdiği ilk muharebe olup Osmanlı zaferi ile sonuçlansa da bu muharebedeki bazı hatalar hemen ardından girişilen Gribova Muharebesi'ndeki yenilgi bu başarının kullanılamamasına neden olmuştur.

Gribova Muharebesi, Osmanlı Yanya Kolordusu ve Yunan Epir Ordusu arasındaki muharebelerden biridir. İki ordunun karşı karşıya geldiği ilk muharebe olan Komçiadis Muharebesi tam hedeflenen gibi olmasa da Osmanlı zaferi ile 23 Ekim günü sonuçlanmış ve Komçiadis geçidindeki Yunan ordusu birlikleri Arta (Narda)'ya kadar ötelenmiştir. Ancak Yunan Epir ordusu Gribova tepelerindeki yamaçları ellerinde tutmaktadır. Komçiadis muharebesinin zaferle sonuçlandığı anda Esad Paşa Gribova yamaçlarının alınması için birliklerine emir verir. Komçiadis muharebesindeki başarı ve zaferin nimetlerinden yararlanabilmek için bu mevziilerinde alınması elzemdir.

Birinci Balkan Savaşı Muharebeleri arasındadır. Yunan Zaferi ile sonuçlanan bu muharebe akabinde Yanya Kolordusu Yanya Müstahdem Mevkii'ne çekilmek zorunda kalmış ve Yanya'yı doğrudan ele geçirmek için Yunan saldırıları ve kuşatması başlamıştır.

Birinci Yanya Muharebeleri, Birinci Balkan Savaşı sırasında Pista Muharebesi akabinde Yunanların doğrudan Osmanlı Yanya Kolordusundan Yanya Kalesi'ni almak için yaptığı saldırılardır. Yunanların Manalusa Muharebesi'nde zorlukla kazandığı küçük ilerleme haricinde muharebeler Osmanlı lehine sonuçlanmış hatta Osmanlılar asker kaybı pahasına firarlara rağmen Epir Ordusundan bir kısım ek topraklar kazanmış ve Yanya Kalesi üzerindeki saldırılar geçici sürede olsa engellenmiştir.

İkinci Yanya Muharebesi veya Muharebeleri 5 Ocak 1913 ile 20 Ocak 1913 arasında hazırlık muharebelerinin ve 20-23 Ocak arasında ise esas muharebenin yapıldığı bir muharebeler silsilesidir. 5-20 Ocak tarihleri arasındaki Yunan ordusunun asıl muharebe öncesi Yanya'yı tamamen kuşatma amaçlı Dristinik ve Aydonat (Çamlık) Muharebelerinin ikisi de Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır. Bu arada Osmanlı'ya bağlı Arnavutlar ve düzensiz birlikler Yunanların ikmal hattı olan Saranda limanına baskın yapıp Yunanların asıl saldırı için malzeme ve ikmal götürmelerini geciktirmişlerdir. 20 Ocak-23 Ocak arasındaki muharebe ise Yunanların ufak toprak kazançlarına karşın ağır kayıplara uğramasına neden olmuş ve Yunanlar saldırılarını durdurmak zorunda kalmıştır. Kısacası muharebeler baştan sona Osmanlı zaferi ile sonuçlanmıştır.