İçeriğe atla

Harmanören Höyüğü

Arkeolojik Höyük
Adı:Harmanören - Göndürle Höyük
il:Isparta
İlçe:Atabey
Köy:Harmanören
Türü:Höyük
Tescil durumu:Tescilli[1]
Tescil No ve derece:760 / 1
Tescil tarihi:22.05.1990
Araştırma yönetimi:Kazı

Harmanören - Göndürle Höyük, Isparta İl merkezinin yaklaşık 27 km. kuzeydoğusunda, eski adı Göndürle olan Harmanören Köyü'nün güneydoğusunda yer alan bir höyüktür. Köyün 1 km. kadar doğusunda, Tavşanlıtepe'nin güney eteklerinde, arkeoloji literatüründe Göndürle Tunç Çağı mezarlığı olarak geçen bir mezarlık bulunmaktadır. Göndürle Höyüğü ise mezarlığın 250-300 metre güneydoğusundadır. Harmanören Köyü yakınlarında ikinci bir höyük daha vardır ve diğeriyle karışmaması için Göndürle I olarak adlandırılmıştır. Esasen mezarlığın Göndürle I Höyüğü'ne ait olduğu kabul edilmektedir. Esas höyük 150 x 100 metre boyutlarındadır.[2]

Kazılar

Göndürle I, tüm ovadan rahatlıkla görülen bir yükselti olarak birçok araştırmacının dikkatini çekmiş, Tahsin Özgüç, James Mellaart, David H. French gibi arkeologlar tarafından tanıtılmıştır. Ancak kazılara 1989 yılında, özellikle mezarlık bölgesindeki kaçak kazıların öğrenilmesi üzerine kurtarma kazılarına geçilmiştir. Kazılar, Isparta Müzesi adına 1989, 1991-92 yıllarında yapılmıştır. Daha sonra 1993 yılında itibaren Mehmet Özsait başkanlığındaki kazılara başlanmıştır. Kazı çalışmaları, kazılara ara verildiği 1994[3] yılı sayılmazsa hep mezarlık bölgesinde yürütülmüştür.[2] Höyükte ise İsparta Müzesi tarafından sondaj çalışmaları yapılmıştır.[4]

Tabakalanma

Höyükte sadece yüzey bulgularına dayanılarak tabakalanmadan söz edilmekte olup, Geç Kalkolitik Çağ'dan MÖ 1. binyıl sonuna kadar kesintisiz süren bir yerleşim öngörülmektedir. Mezarlık alanında ise henüz bir tabakalanma belirlenmiş değildir.[2] Mezarlıktaki küp mezar geleneğinin Erken Tunç Çağı başlarından Orta Tunç Çağı başlarına kadar kullanıldığı belirtilmektedir.[5]

Buluntular

Ele geçen çanak çömlek buluntusu ağırlıklı olarak gaga ağızlı testilerdir. Mezar küplerinin Erken Tunç Çağı II ve III'e tarihlendiği belirtilmektedir.[2]

Mezarlık alanı tümüyle küp mezarların olduğu yerleşme dışı bir mezarlıktır. Küpler doğu – batı yönelimli olarak gömülmüştür. Çoğunluğunun ağzı doğuya, az bir kısmı güneydoğuya ve kuzeydoğuya bakmaktadır. Ele geçen küçük küplerde ise gömüt armağanları olduğu düşünülmektedir. İçinde ölü olan büyük küplerde benzerlik görülmez. Bu durum, özellikle gömü için üretilmedikleri, normal erzak küpleri oldukları şeklinde yorumlanmıştır.[2]

Gömüler "hocker" biçimine (ana rahmindeki gibi) küplere konulmakta, yanlarına, bazen de küpün dışına gömüt armağanları bırakılmaktadır. Bazıları ikinci defa ölü gömmekte kullanılmıştır. Küplerin ağzı yassı bir taşla ya da çan biçiminde bir çanakla sıkıca örtülmektedir. Küpün etrafı iri taşlar ya da çanak çömlek kırıklarıyla doldurulmakta sonra toprak atılmaktadır. Gömüt armağanları çoğunlukla yivli süslemeleri olan gaga ağızlı testilerdir. Kazı çalışmalarının ilk yıllarında bulunan keman biçimli idol, Antalya / Korkuteli yakınlarındaki yalnız yüzey araştırması yapılmış olan Çaykenarı Höyüğü'nde bulunan idollere benzemektedir. Mehmet Özsait başkanlığındaki kazılarda disk başlı idoller de bulunmuştur. Yuvarlak ya da üçgen başlı, kolsuz, yuvarlak gövdeli idollerdir. Maden buluntular ise kefen iğnesi olarak kullanılmış olması muhtemel topuz ve konik başlı, delikli iğneler, bakır ve tunç bilezikle, arkeoloji literatüründe tıraş bıçağı olarak tanımlanan yassı namlulu iki bıçaktır.[2]

Ele geçen pek çok iskelet ve kemik olmasına karşın cinsiyet ve yaş belirlemede kullanılabilecek iskelet bölümleri, çeşitli nedenlerle kendini gösteren tahribatlar sonucu yapılamamıştır. Öte yandan uzun kemiklerin tümünün kırık olması nedeniyle de boy ölçümleri elde edilememiştir. Diğer yandan bebek ve çocuklar için görece daha iyi sonuçlar elde edilebilmiştir.[6] İskeletleri incelenen birey sayısının dörtte birinde bazı hastalıklar saptanabilmektedir. Bu sayıda kadın bireylerin sayısı, erkek bireylerin sayısının üçte biri kadardır. Bazı bireylerde kemiklerde osteoartrit belirtilerine rastlanmış, erkeklerde fazla olan bu patolojinin ağır işlerde çalışmaktan kaynaklandığı kabul edilmiştir.[7] Çocuk ölümlerinde en sık karşılaşılan yaş aralığı 3-7 yaş olarak saptanmıştır. Çocuk ölümlerinin yarısı bu yaş grubundaki bireylerdir. Diğer yaş grupları içinde 12-16 (ergenlik) yaş grubu ölümleri görece fazladır. Çocuklarla ilgili bu istatistikler, doğumda, doğum öncesinde ve doğumdan kısa bir süre sonra gerçekleşen ölümlerde, mezarlık dışında gömü yapılmış olduğu varsayımını getirmektedir.[8]

Değerlendirme

Isparta Müzesi arkeologları gömüt armağanlarına bakarak mezarlığı MÖ 2.800 - 2.300 arasına tarihlemektedirler. Disk başlı idoller Troya III, Afyon / Sandıklı Kusura Höyük, Denizli / Çivril Beycesultan Höyüğü, Antalya / Elmalı Karataş - Semayük ve Eskişehir / Seyitgazi Küllüoba Höyüğü buluntularına benzemektedir. Bu tip idoller Erken Tunç Çağı'nın II. evresi başlarından itibaren Batı Anadolu, Akdeniz Bölgesi ve Göller Bölgesi'nde yayılma göstermiştir.[2]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. ^ TAY – Yerleşme Ayrıntıları
  2. ^ a b c d e f g "TAY – Yerleşme Dönem Ayrıntıları". 24 Haziran 2016 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Nisan 2012. 
  3. ^ 18. Kazı Sonuçları Toplantısı, (1996) Cilt 1, Sh.: 457
  4. ^ "Current Archaeology in Turkey". 6 Temmuz 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 12 Nisan 2012. 
  5. ^ Türk Tarih Kurumu[]
  6. ^ Songül Alpaslan Roodenberg, Harmanören - Göndürle Höyük Mezarlığı İskeletlerinin Antropolojik Analizi Sh.: 2
  7. ^ Songül Alpaslan Roodenberg, Sh.: 3
  8. ^ Songül Alpaslan Roodenberg, Sh.: 3-4

İlgili Araştırma Makaleleri

Hayaz Höyük, Adıyaman ilinin Samsat ilçesine bağlı Hayaz köyü yakınında bulunan arkeolojik bir yerleşmedir. Samsat ilçesinin 17 km. güneyinde bulunan köy ve höyük daha sonra Atatürk Baraj Gölü suları altında kalmıştır. Göl oluşmadan önce Fırat ile onun bir kolu olan Kalburcu Çayı'nın birleştiği noktada bulunmakta idi.

Köşkerbaba Höyük, Malatya İl merkezinin 31 km. kuzeydoğusunda, Karakaya Baraj Gölü suları altında kalmış olan bir höyüktür. Öncesinde Fırat kıyısından 100 metre içerdeydi. Höyük adını hemen yakınındaki bir yatırdan almaktadır. Höyüğün en üst tabakası eski yıllarda köprü inşaatı sırasında büyük ölçüde tahribata uğramıştır.

Şemsiyetepe Höyüğü, Elazığ il merkezinin batısında, Bilaluşağı Köyü'nün hemen güneyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğün büyük bir bölümü günümüzde Karakaya Baraj Gölü kıyısında kalmıştır. Höyük, 70 x 90 metre ölçülerinde, 5-6 metre yükseklikte dairesel ve küçük bir tepedir. Esasen höyük orta boy bir yerleşme sayılırdı, fakat Fırat günümüze kadar yerleşmenin kuzey ve kuzeybatı kesimini yemiştir.

Kavuşan Höyük, Diyarbakır ili Bismil ilçesinin 10 km güneydoğusunda, Şeyhan Deresi ile Dicle'nin birleştiği bölgenin hemen doğusunda yer alan bir höyüktür. Dicle kıyısından 65-70 metre kadar güneydedir. Höyüğü kuzey yarısı Dicle tarafından yenmiş olup, güney yamaçları ise Şeyhan Deresi alüvyonlarıyla örtülmüştür. Yüzey de yaygın tarım yapılmasıyla tahrip olmuştur. Höyük boyutları 175 x 75 metre olup, yükseklik kuzey kesimde 8 metre iken güneyde 2 metre kadardır. Alan olarak 1,5 hektar olduğu belirtilmektedir.

Tilkitepe Höyüğü ya da eski kaynaklarda Şamramaltı Van il merkezinin 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Günümüzde Van Havaalanı sınırları içinde olup kısmen havaalanı olarak kullanılmaktadır. Höyük 55 metre çapında, 6-7 metre yüksekliğindedir.

Resuloğlu, Çorum il merkezinin batı-güneybatısında, Uğurludağ ilçesinin batısında yer alan bir Erken Tunç Çağı mezarlığı ve aynı adla bilinen bir höyüktür. Mezarlık alanının güneydoğusunda, kuzeyinde ve kuzeybatısında, yüzey araştırmalarıyla saptanan ve aynı döneme tarihlenen yerleşimler bulunmaktadır. Söz konusu mezarlık, kaçak kazılarla büyük ölçüde tahrip edilmiştir.

Çine Tepecik Höyük, Aydın İl merkezinin güneyinde, Çine İlçesinin 5 km. batısında, Karakollar Köyü'nün 3 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Çine Çayı'nın 1 km. doğusunda bulunan höyük 120 x 40 metre boyutlarında olup 9 metre yüksekliktedir.

Ilıpınar Höyüğü, Bursa İl merkezinin kuzeydoğusunda, Orhangazi İlçesi'nin yaklaşık 2 km. güneyinde, İznik Gölü'nün 2 km. batısında yer alan bir höyüktür. Yerleşim alanı 2,5 hektar olup tepenin çağı 250 metredir. Yüksekliği 3 metreden 10 metreye değişmektedir. Höyükte ilk yerleşmenin günümüzden 8 bin yıl önce gerçekleştiği ileri sürülmektedir. İlk yerleşimcilerin Orta Anadolu'dan 10-15 aile olarak gelip yerleştikleri düşünülmektedir. Höyüğün ilk yerleşmede dahi eksiksiz bir tarım ekonomisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Şimdilik, bölgede tarıma başlanılan ilk yerleşim olarak görülmektedir.

Titriş Höyük, Şanlıurfa İl merkezinin kuş uçuşu 36 km. kuzeyinde, Karaköprü İlçesi'nin 18 km. kuzeydoğusunda yer alan bir höyüktür. Kısmen Bahçeli köyünün altına da uzanan höyük 3,3 hektarlık olup tepe, 33 hektarlık bir alana yayılmakta ve 22 metre yüksekliktedir. Höyük, Atatürk Barajı su toplama sahası dışında kalmaktadır. Titriş Höyük, tepe, teraslara yayılan aşağı şehir ve bunların oluşturduğu kent merkezinin ötesinde dış şehir olarak büyük bir yerleşmedir. Yukarı kent (akropolis) tepenin 200 x 180 metre boyutlarındaki üst kesiminde yer alır. Tepenin doğusunda ve batısındaki 300 x 180 ve 400x 200 metre boyutlarındaki teraslarda aşağı şehir yayılmaktadır. Tepenin kuzey kesiminde ise 800 x 200 metre alana yayılmış bir dış şehir bulunmaktadır. Bunlara ilaveten höyüğün yaklaşık 400 metre kuzeybatısında bir mezarlık alanı vardır. Tüm bunların dışında yerleşmenin bütünüyle dışında işlik ve mandıra tarzı, birkaç evden oluşan yapılar bulunmaktadır. Bu haliyle tamamı 43 hektar gibi o dönem için inanılması güç bir yayılma alanı oluşmaktadır.

Karahöyük 1, Konya İl merkezinin yaklaşık 7 km. güneybatısında yer alan bir höyüktür. Konya il sınırları içinde birden fazla Karahöyük adlı yerleşim olduğu için bu höyük Karahöyük 1 olarak geçmektedir. Biri büyükçe olan on bir tepecikten oluşur. Bu tepeler üzerindeki yerleşim 1.000 x 500 metre genişliğe ulaşmaktadır. Açmalardan birinde 29 metrede ana toprağa ulaşılması, kalın bir dolgu tabakası altında olduğunu göstermektedir.

Kusura Höyük, Afyon İl merkezinin 55 km. güneybatısında, Sandıklı İlçesi'nin 12 km. güneyinde, Kusura Köyü'nün hemen batısında yer alan bir höyüktür. Tepe 400 metre çapında, 14 metre yüksekliğindedir.

<span class="mw-page-title-main">Hacınebi Höyüğü</span> Birecikte bir höyük

Hacınebi Höyüğü, Şanlıurfa İl merkezinin kuzeybatısında, Birecik İlçesi'nin 5 km kuzeyinde, Uğurcuk Köyü'nün (Hacınebi) yanında yer alan bir höyüktür. Fırat'ın bölgede doğuya doğru kıvrım yaptığı kesimde bulunan höyük, nehir vadisi üzerinden, Mezopotamya'dan İç Anadolu'ya uzanan ticaret yollarının ve üzerinde ve kavşağındadır. Tepe, 240 x 140 metre boyutlarında ve 7-2 metre yüksekliktedir. Bu boyutlarıyla 33 dönümlük bir alanı kaplamaktadır.

Karaoğlan Höyüğü, Ankara İl merkezinin 25 km. güneyinde, Mogan Gölü'nün güneydoğu ucunda yer alan bir höyüktür. Bulunduğu bölge Ankara bölgesinden güneydoğu ve güneybatı yönlerine uzanan ana ticaret yollarının kavşağı durumundaydı. Tepe, 260 x 180 metre boyutlarında ve 18-20 metre yüksekliğindedir. Höyük Ankara – Konya kara yolu üzerindedir.

Yassıhöyük, Denizli İl merkezinin güneydoğusunda, Acıpayam İlçe'sinin 8 km. kuzeyinde, günümüzde belde olan Yassıhöyük Köyü'nün hemen kuzeyinde yer alan bir höyüktür. Höyüğü oluşturan iki tepeden büyük olanı 350 x 200 metre boyutlarında, 14 metre yükseklikte, diğer ise 190 x 150 metre boyutlarında ve 5 metre yüksekliktedir. Kültür toprağı ova tabanından en az 4 metre daha derine uzanmaktadır. Denizli İli, Acıpayam ilçesinin Yassıhöyük Köyü yakınlarındaki aynı adla bilinen höyük, arkeoloji yazınında Yassıhöyük 1 olarak geçmektedir.

Tavas Karahisar Höyüğü, Denizli İl merkezinin güneyinde, Tavas İlçesi'nin 10 km. kuzeybatısında, Karahisar Köyünde, Kabakozlar Mevkii'nde yer alan bir höyüktür. Küçük bir tepe olan höyük son birkaç on yıl içinde tesviye edilmiştir. Bir yandan bu işlem, diğer yandan höyük üzerinde tarım yapılması höyükte önemli ölçüde tahribata yol açmıştır. Günümüzde ova seviyesine inmiştir.

Aşağı Salat Höyüğü, Diyarbakır'ın Bismil İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Yukarısalat Belde'sinin 3 km. güneyinde, günümüzde 10 – 15 haneli Aşağı Salat Mahallesi'nin altında yer alan bir höyüktür. Dicle Nehri kıyısındaki höyük Salat Çayı'nın Dicle'ye katıldığı yerin 2 km. doğusundadır. Tepe, yaklaşık olarak 150 x 100 metre boyutlarında, nehir seviyesinden 3 metre yükseklikteki bir teras üzerindedir. Kültür dolgusu 5 metre kadar olan höyüğün güney yamacı Dicle taşkınlarıyla tahrip olmuştur. Güneydoğu kesiminin ise su ile aşınmıştır. Aşağı Salat Höyüğü Kuzey Mezopotamya kültür alanı içinde kurulmuş küçük bir köy yerleşimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Salat Vadisi'nden gelen doğal yol, Dicle Nehrini Höyük'ün de yer aldığı Salat Mevkii'nde geçerek doğuya ve güneye yönelmektedir. Höyük'ün yaklaşık 50 metre güneybatısında bir mezarlık alanı yer almaktadır.

Gavurtepe Höyük, Manisa İl merkezinin güneydoğusunda, Alaşehir İlçesi'nin güneybatısında, Gediz Ovası'nda Sarıkız Çayı'nın batı yakasında yer alan bir höyüktür. Yamaçları oldukça dik ve sarp bir tepedir. Bulunduğu yer olarak, hem batı kesimindeki yerleşimlerle, hem de Hitit topraklarının batı yerleşimleriyle ulaşım sağlayabilecek konumda görünmektedir. Öte yandan Gediz Vadisi üzerinden Balıkesir ve Denizli ulaşımları üzerindedir.

Kaklık Mevkii, Afyonkarahisar il merkezinin kuzey-kuzeydoğusunda, Burhaniye Köyü'nün 1,2 km. güneybatısında yer alan bir düz yerleşmedir. Bulunduğu yer Kaklık Mevkii olarak bilinmektedir.

Senirce Höyüğü, Isparta il merkezinin yaklaşık olarak 15 km. kuzey – kuzeybatısında, Isparta ile Gönen İlçesi arasında, Senirce Köyü'ne 1,5 km. mesafede yer alan bir höyüktür.

Karayavşan Höyüğü, Ankara il merkezinin güneybatısında, Polatlı İlçesi'nin 20 km. doğusunda, Karayavşan Köyü'nün hemen yanında yer alan bir höyüktür. Polatlı – Haymana kara yolunun hemen kuzeyindedir. Tepe, 13 metre yükseklikte orta boy bir höyüktür.