İçeriğe atla

Harezm

Kontrol Edilmiş
Harezm'in merkezi Konye-Ürgenç, günümüzde Türkmenistan'dadır

Harezm (Arapça: خوارزم / Khwārizm, Özbekçe: Xarəzm, Farsça: خوارزم / Khwārazm), Ceyhun Nehri'nin (Amu Derya) Aral Gölü'ne döküldüğü yerin her iki yanında yer alan tarihsel bölgedir.

"Harezm" kelimesi, tarihî süreç içerisinde Arapların bölgeyi ele geçirmelerine kadar bir kavim ismi olarak da kullanılmış; Arapların Türkistan'a yayılmaları ile birlikte ismin anlamı coğrafi bir özellik kazanmıştır.[1] Günümüzde Harezm toprakları İran, Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan sınırları içinde kalır.

Tarihî bölgeler: Horasan (A), Maveraünnehir (B) ve Harezm (C)

Arkeolog Sergey Tolstov'un ifadesiyle "Asya'nın Mısır'ı" konumunda olan Harezm bölgesi, tarihin en eski çağlarından itibaren yerleşim merkezi olmuş ve kendine has sosyal ve kültürel kimliğini korumuştur.[1] Harezm idarecilerine Harezmşah denilirdi. Ceyhun nehrinin sağ tarafında Kâs, sol tarafında Gürgenç (Cürcaniye) gibi iki önemli merkezi vardı.[1]

İslâmiyet'in kabulünden sonra Harezm'de ilim, şiir ve edebiyatta büyük bir gelişme oldu. Moğol istilasına kadar İslam dünyasının en önemli merkezlerinden biri haline geldi. Hârizmî ve Biruni gibi önemli bilim adamları Harezm'de doğdu ve yetişti. Bölge, 11. ve 12. yüzyıllarda Oğuz ve Kıpçak boylarının yerleşmesi ile Türkleşti. Harezm Türkçesi ortaya çıktı ve Türk dilinin gelişiminde önemli eserler verildi.[2] Moğol istilasından sonraki merkezi Hive oldu.

"Harzem", "harezm", "havarizm", "xorazm" kelimeleri günümüzde "horzum" olarak anılmaktadır.[3]

Tarihçe

MÖ 6-4. yüzyıllar arasında İran Ahameniş İmparatorluğu'nun parçasıydı. Bölgede "Hârizmşah" (harezmşah) unvanıyla hüküm süren ilk hanedan, Fars sülalesinden Afrigoğulları'dır. Afrigoğulları, Arapların fethine kadar Harezm'i bağımsız olarak yönettiler. Merkezleri Kâs şehri idi. 7. yüzyılda bölgeye Arap akınları başladı ve İslam dini yayıldı. Harezmlilerin İslâm'dan dönmeleri üzerine Emevi komutanı Kuteybe bin Müslim 712'de bölgeyi ikinci kez fethetti.[4] Afrigoğullarının devamı olan sülâle fetihten sonra yerinde bırakıldı ve Harezm'deki hâkimiyetine devam etti.

10. yüzyıl başında Samaniler, Gürgenç'i bizzat kendilerine bağlı ayrı bir vilayet haline getirdiler. Bölgenin diğer yanı halen Afrigoğulları idaresinde idi. Samanilerin atadıkları ilk vali Ebü'l-Abbas Me'mûn b. Muhammed, güçlenince Kâs'ı zaptetti; Afrigoğulları'nın son temsilcisini öldürterek Harzemşah unvanın aldı. Böylece Hârizm'i, Me'mûnîler adlı yeni bir hanedan yönetmeye başladı.[5] Me'muniler bilim adamları ve edebiyatçıları koruyan bir hanedan idi. Memuniler'in sarayında İbn Sînâ, Bîrûnî, İbnü'l-Hammâr, Ebû Sehl el-Mesîhî, Ebû Mansûr es-Seâlibî, İbn Irâk gibi meşhur âlimler ağırlandı.[5]

Gazne Devleti'nin sultanı Mahmud, kendisini yıkılmakta olan Samanilerin doğal mirasçısı saydığı için eski Samani hâkimiyetindeki Harizm'in ona biat etmesini istiyordu.[1] 1017'de Harizm Gazne Devleti'nin hâkimiyetine girdi ve Me’mûnîler hânedanı mensupları esir olarak Horasan'a gönderildi. Gazneli Mahmud'un vali olarak atadığı Altuntaş 1032 yılındaki ölümüne kadar Harezm'i çok iyi yönetti.[5] Daha sonra oğulları Harezmşah oldu. Altuntaş'ın oğlu Harun zamanında Gaznelilerle ilişkiler bozuldu. Gazne Sultanı'nın görevlendirdiği Şah Melik 12 Şubat 1041 tarihinde Harezm kuvvetlerini bozguna uğratarak başşehir Gürgenç'e girdi. Altuntaş ailesinin son temsilcisi İsmail Selçuklu Hanedanı'na sığındı. İki yıl sonra Tuğrul ve Çağrı beyler Şah Melik'i Harezm'den uzaklaştırdılar ve bölge bu tarihten itibaren Selçuklular tarafından tayin edilen valilerce yönetildi.

Celaleddin Harzemşah'ın İndus Nehri'ni geçerek Cengiz Han'dan kaçışı

1097'de Selçuklular'ın bölgeye vali atadığı Kutbeddin Muhammed tarafından temelleri atılan Harezmşahlar Devleti, Harezm merkez olmak üzere ortaya çıkan ilk büyük devlettir. Başlangıçta Büyük Selçuklu İmparatorluğu'na bağlı olan bu devlet, Sultan Sencer'in 1157'deki ölümünden sonra bağımsızlığını kazanarak, kısa süre içinde başta Harezm olmak üzere Horasan, Maveraünnehir ve Irak-ı Acem'i de içine alan çok geniş bir sahaya hükmetti. Harezm, bu dönemde en seçkin bilim insanı ve sanatçıları cezbeden bir ilim merkezi haline geldi. 1218'de bir Moğol ticaret kafilesinin Otrar'da Vali Gayır Han İnalcık'ın emriyle öldürülmesi üzerine Moğol hükümdarı Cengiz Han 1219 yılının sonlarına doğru Harizm'i istilâ etmeye başladı.[5] Alaaddin Muhammed Harezmşah, Harizm'den ayrılmak zorunda kaldı. Halkın başa geçirdiği Humârtegin adlı bir kumandan başşehir Gürgenç'i Moğol birliklerine karşı savunduysa da başarılı olamadı ve şehir birkaç ay sonra düştü.[5] 1220'de bütün ülke Moğollar'ın istilâsına uğradı ve bu saldırı devletin sonunu getirdi. Alaaddin'in oğlu Celâleddin Harezmşah, yeni Moğol akınları karşısında Hindistan'a sığındı ve 1231'de öldü. Böylece Harizm tamamen Moğol hâkimiyetine girmiş oldu.

Timur'un Ürgenç kuşatması

Harezm, Cengiz Han'ın ölümünden sonra büyük oğlu Cuci'ye verildi. Cuci'nin oğulları arasındaki paylaşımda Batu Han'a verildi ve Batu Han'ın kurduğu Altın Orda Devleti'nin bir parçası oldu. Harezm'in yönetimini 14. yüzyılda Kongrat Türkleri'ne bırakıldı. Bu yüzyılda Harezm tekrar ilim ve sanat merkezi haline geldi.[5]

Çağatay Hanı adına hareket eden Timur, 1371'den başlayarak Harezm üzerine seferler yaptı. 1371–1379 arasında düzenlediği dört seferle Harezm bölgesini fiilen hakimiyeti altın aldı. Ancak bölgeye hakim olan Kongrat kabilesini kendisine bağlayamamştı; Kongratlar Altın Orda Hanı'na yakındılar. Timur, 1388'de beşinci defa Harezm'e yürüdü Harezm'i işgal edip öfke ile halkın Semerkand'a sürülmesini, Ürgenç'in de tahrip edilip yerine arpa ekilmesini emretti. Ancak üç yıl sonra şehrin yeniden imarı için emir verdi.[5] Timur'un 1405 yılında ölümünden sonra Harezm'i Şeybaniler işgal etti.

Harizm, 16. yüzyılın başlarında Özbek İlbars hanedanının egemenliği altında Hive Hanlığı'nın merkezi oldu. 1717 ve 1839'da Rus saldırılarını geri püskürten Hive Hanlığı 1873'te yenilerek Rusya'nın korumasına girdi. Sovyet Devrimi'nden sonra hanlık kaldırılarak yerine Harezm Sovyet Halk Cumhuriyeti kuruldu (1920 - 1924). Harezm daha sonra SSCB'ye katıldı.

Harezm Bölgesi ve Bu Bölgenin Türkleşmesi

İslamiyet'in ilk zamanlarında Harezm'de konuşulan dil, aslında İrani olmakla birlikte diğer İran lehçelerinden çok farklı olan Harezm lehçesi idi. XI.. yüzyılda baş­layan Harezm'in Türkleşmesi hadisesi, XIII. yüzyıla kadar devam etmiş ve Harezm ile ona bağlı bölgelerde yeni bir yazı dilinin kuruluşu, bu Türkleşmesinden sonra gerçekleşebilmiştir. Harezm'in Türkleşmesinde özellikle Oğuzlar ve Kıpçaklar çok önemli bir rol oynamışlardır. Ayrıca Kalaçlar, Kimekler, Bayavutlar, Kangılar ve birtakım göçebe Türk aşiretleri de bu hususta etkili olmuşlardır.. Bölgenin Türkleşmesinde rol oynayan bu unsurlar, bölgenin kendine has lehçesini de oluşturmuşlardır. Bu lehçe, Karahanlı yazı dili ile bağlantılı ve Oğuz, Kıpçak, Kanglı ve diğer boyların lehçelerinin karışımı ile oluş­muş Harezm Türkçesidir.[6]

Kaynakça

  1. ^ a b c d Erdoğan, Coşkun. "Harezm'de Gazneli Hakimiyetinin Tesisi ve Altuntaşlar Dönemi (1017-1041)". Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler dergisi Sayı 50, Yıl 2013. 17 Kasım 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Mayıs 2018. 
  2. ^ Kuyma, Erol. "Harezm Dönemi Türkçesi ve Eserlerine Genel Bir Bakış". Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt 8 Sayı 1, Yıl:2015. 8 Mayıs 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 8 Mayıs 2018. 
  3. ^ "Soyadlarımızın Kökeni". 10 Ekim 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 14 Aralık 2015. 
  4. ^ Özcan, Emine Sonnur. "Ebû'r-Reyhân Muhammed bin". Milel ve Nihal, Cilt: 10 Sayı: 3. 7 Mayıs 2018 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Mayıs 2018. 
  5. ^ a b c d e f g Özaydın, Abdülkerim. "Hârizm" (PDF). Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Cilt 16, Yıl 1997. 8 Mayıs 2018 tarihinde kaynağından (PDF) arşivlendi. Erişim tarihi: 7 Mayıs 2017. 
  6. ^ Gülden,YÜKSEKKAYA,"HAREZM TÜRKÇESİ VE HAREZM TÜRKÇESİ İLE YAZILAN ESERLER 23 Şubat 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.",Türkoloji Makaleleri 31 Mart 2016 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Cengiz Han</span> Moğol İmparatorluğunun kurucusu ve ilk hükümdarı (1162–1227)

Cengiz Han,, Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk Kağanı olan Moğol komutan ve hükümdardır. Hükümdarlığı döneminde gerçekleştirdiği hiçbir savaşı kaybetmeyen Cengiz Han, dünya tarihinin en büyük askerî liderlerinden birisi olarak kabul edilmektedir. 13. yüzyılın başında Orta Asya'daki tüm göçebe bozkır kavimlerini birleştirip, bir ulus hâline getirerek Moğol siyasi kimliği çatısı altında toplamıştır. Cengiz Han, hükümdarlığı döneminde 1206-1227 arasında, Kuzey Çin'deki Batı Xia ve Jin Hanedanı; Türkistan'daki Kara Hıtay, Maveraünnehir; Harezm, Horasan ve İran'daki Harezmşahlar, Kafkasya'daki Gürcüler, Deşt-i Kıpçak'taki Rus Knezlikleri, Kıpçaklar ile İdil Bulgarları üzerine seferler yaptı. Bunların sonucunda Pasifik Okyanusu'ndan Hazar Denizi'ne ve Karadeniz'in kuzeyine kadar uzanan bir imparatorluk kurdu.

<span class="mw-page-title-main">Köhne Ürgenç</span>

Köhne Ürgenç, Türkmenistan’ın kuzeydoğusunda Ceyhun Nehrinin güney kıyısında Taşoğuz ilinde yer alan ortaçağ harabelerinin adıdır.

<span class="mw-page-title-main">Harezmşahlar Devleti</span> Orta Asyanın Harezm bölgesinde kurulu eski bir Türk devleti (1077–1231)

Harezmşahlar veya Harzemşahlar Devleti, Orta Asya'da Harezm bölgesinde Kutbeddin Muhammed Harezmşah tarafından kurulan Türk-İran geleneğine dayalı bir devlettir. Bu devlet, Anadolu Selçuklu Devleti ile 1230 yılında yapılan Yassıçemen Muharebesi sonucunda iyice zayıflamış, 1231 yılında Celaleddin Harezmşah'ın ölümü ile yıkılmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Mâverâünnehir</span> Tarihî bölge

Maveraünnehir, Orta Asya'da, Ceyhun ve Seyhun nehirleri arasında kalan tarihi bölge.

<span class="mw-page-title-main">Altın Orda Devleti</span> Türk-Moğol hanlığı

Altın Orda, Altın Ordu Devleti, Uluğ Ulus veya Kıpçak Hanlığı bir Türk hanlığıdır. Cengiz Han ölmeden önce topraklarını oğulları arasında paylaştırmış ve Seyhun Irmağı ile Balkaş Gölü'nün batısındaki yerleri büyük oğlu Cuci Han'a vermişti. Cuci Han'ın küçük oğlu Batu Han, batıya doğru giriştiği seferlerle bu toprakları genişletti. Cuci'nin toprakları sonradan Batu Han ile ağabeyi Orda Han arasında paylaşıldı. Balkaş ile Aral gölleri arasındaki ve Seyhun Irmağı'nın güneyindeki yerler Orda'ya verildi. Harezm ve yeni alınan topraklarsa Batu'nun yönetimine bırakıldı. Orda'nın yönetimindeki doğu bölgesine Ak Orda, Batu'un yönetimindeki batı bölgesine de Gök Orda adı verildi. Gök Orda sonradan Altın Orda olarak adlandırıldı.

<span class="mw-page-title-main">Gazneliler</span> Orta Asyada eski bir Türk devleti

Gazneliler, 963-1186 yılları arasında Maveraünnehir, Afganistan, Hindistan'ın kuzeyi ve Horasan'da hüküm sürmüş olan Türk devleti. Gazneliler adlarını başkent edindikleri, hâlen Afganistan sınırları içinde bulunan Gazne şehrinden almıştı. Mahmud-ı Gaznevî'nin Yemînüddevle lakabına atıfla bu hanedana Yemînîler denilmektedir. Ayrıca hanedanın babası Sebük Tigin'e atıfla Sebük Teginîler olarak da anılmaktadır. Gazne Devleti'nden önce bu topraklarda hüküm sürmüş olan Fars asıllı Samanîlerin siyasi ve kültürel etkisinden dolayı Gazneli Türkler, zaman içerisinde Farslaşmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Moğol İmparatorluğu</span> 13. ve 14. yüzyılda hüküm sürmüş olan, tarihin bitişik sınırlara sahip en büyük kara imparatorluğu

Moğol İmparatorluğu, 13. ve 14. yüzyıllarda tarihin en büyük bitişik imparatorluğuydu. Doğu Asya'da bugünkü Moğolistan'da ortaya çıkan Moğol İmparatorluğu, en güçlü döneminde Japon Denizi'nden Doğu Avrupa'nın bazı bölgelerine kadar uzandı, kuzeye doğru Kuzey Kutbu'nun bazı bölgelerine kadar uzandı; doğuya ve güneye doğru Hint alt kıtasının bazı bölgelerine girdi, Güneydoğu Asya'yı istila etmeye çalıştı ve İran Platosu'nu fethetti; ve batıya doğru Levant ve Karpat Dağları'na kadar uzandı.

<span class="mw-page-title-main">Çağatay Han</span> Cengiz Hanın 2. oğlu, Moğol Prensi

Çağatay Han, Moğol prensi ve Cengiz Han'ın ikinci oğlu.

<span class="mw-page-title-main">Celâleddin Harezmşah</span> Harezmşahlar Devletinin son hükümdarı (1220–1231)

Celaleddin Harezmşah Mengüberti ya da Celaleddin Harzemşah, Harezmşahlar Devleti'nin son hükümdarıdır. Alaaddin Muhammed'in oğludur.

Hindistan'ın Moğollar tarafından istilası, 1221 – 1327 yılları arasında Hindistan yarımadasına düzenlenen çok sayıdaki Moğol İmparatorluğu istilalarını anlatır. Moğollar Kaşmir bölgesine boyun eğdirseler de Delhi Sultanlığına karşı yapılan saldırılar başarısız olur.

<span class="mw-page-title-main">Alâeddin Tekiş</span>

Alâeddin Tekiş 1172 ile 1200 döneminde Harezmşahlar devletinin hükümdarlığını yapmıştır.

<span class="mw-page-title-main">Alâeddin Muhammed</span>

Alaaddin Muhammed Harezmşah Harezmşahlar Devleti'nin 1200-1221 döneminde Harezmşah unvanı ile hükümdarı idi. Saltanatının başında Büyük Selçuklu Devleti'nin çökmesi nedeniyle geniş topraklar elde etmiştir. Fakat sonradan Cengiz Han hükümdarlığı altında genişlemeye başlayan Moğollar ile savaşmak zorunda kalmıştır. Moğol orduları Harezmşah ülkesini talan ve harap edip halkına büyük zayiat verdirmişlerdir. Alaaddin Muhammed Harezmsah Moğol ordularına yenildi ve sonunda onlar tarafından kovalanıp Hazar Denizi üzerinde bir adaya saklandı ve 1221'de bu adada öldü.

<span class="mw-page-title-main">Ürgenç</span>

Ürgenç veya Gürgenç, Özbekistan'da şehir.

Harezm Türkçesi, Türk dilinin tarihinde konuşulmuş ve yazılmış olup Karahanlı Türkçesi sonrasında gelen tarihî dönemlerinden biridir.

Ali Tigin, Karahanlı devletinin Maveraünnehir bölgesi hükümdarı, İlig Hanlar hanedanından (1017-1034). Türk idare teşkilâtına göre iç siyasette serbest, fakat önemli dış işlerde Büyük Hana bağlıydı. Hâkimiyeti elinden alınınca (1020), Karahanlı hükümdarı Yusuf Kadir Arslan Handana kaçarak başkent Buhara'ya geldi, bölgeyi istila etti. Karahanlı hükümdarına karşı Selçuklu Oğuzlarının başı Arslan Yabgu ile anlaştı. Bu anlaşmayı öğrenen Arslan Han, kardeşi İlig Arslan'ı müttefiklerin üzerine gönderdiyse de İlig Arslan yenildi. Gazne hükümdarı Sultan Mahmud, Ali Tigin ve Arslan Yabgu birleşmesini tehlikeli gördüğü için, onlara karşı harekete geçti; Maveraünnehir bölgesine girdi. Karahanlı hükümdarı Yusuf Kadir Han da hücuma geçerek Semerkand'a kadar olan bölgeyi istila etti. Arslan Yabgu ile Alı Tigin bu durumda ayrı ayrı hareket etmeye karar verdiler. Ali Tigin alelacele Buhara'yı terk etti (1025). Bir süre sonra memleketine gelerek düşmanlarını temizledi.

Şah Melik, Yengi-kent ve Cend Oğuzları Yabguluğu'nun başı; Harezmşahlar Devleti'nin valisi ve daha sonra da hükümdarı (1041-1042). 1042'de Çağrı Bey tarafından öldürüldü. Sonradan Büyük Selçuklu İmparatorluğu Sultanı Tuğrul Bey'in eşi olacak olan Altuncan Hatun'un ilk kocası idi.

<span class="mw-page-title-main">Karluk Krallığı</span> Karluk Türkü kökenli Afgan hanedanı

Karluk Krallığı; Karluklar tarafından Pakistan'ın Kurram bölgesi ve Afganistan'ın Gazne, Bamyan bölgerinde kurulan Türk devletidir.

Kendisi Gazneli ordusunda bir komutandır. Kendisi bir memlüktür. Yani esir ya da köleyken seçilerek devlet makamlarına kadar yükselmiştir. Gazneli Sultanı Sultan Mahmud 1000-1001 yıllarında Altuntaş'ı Herat'a vali tayin etti. Altuntaş Sultan Mahmud ile Karahanlı hanı İlig Nasr Han arasında geçen savaşta sağ kanadı yönetti. Ayrıcana Altuntaş Sultan Mahmud'un Hindistan seferlerine katıldı ve Sultan Mahmud ile Yusuf Kadir Han arasındaki müzakerelere katıldı.

Turgai Nehri Muharebesi, Harezmşahlar devleti ile Moğol İmparatorluğu arasındaki ilk muharebedir. Muharebe Turgai nehri sahilinde gerçekleştiği için böyle isimlendirilir. 1219 senesinin Nisan ayında gerçekleşen muharebenin kesin tarihi bilinmemektedir. Günümüz tarihçileri muharebenin sonuçsuz bittiği görüşündedirler.

Altuntaş, 1017'den 1032'deki ölümüne kadar Harzemşah olan Türk komutan.