
Plasenta (döleşi), anne ve fetüse ait iki dolaşım sistemini birbirinden ayıran bir organdır.
Kürtaj ya da kazıma, hamilelikte rahim içerisindeki ceninin tıbbi müdahale ile alınması. Bunun yanı sıra rahim iç duvarından kazınarak örnek alınıp incelenmesi de kürtaj olarak adlandırılır. Türkçeye 1930'larda Fransızca curetage sözcüğünden geçmiştir.

Koza, Nuri Bilge Ceylan'ın yönettiği 1995 tarihli Türk filmi.

Hamilelik veya gebelik, erkekten gelen sperm ile kadının yumurtalıklarından atılmış olan yumurtanın döllenmesi ile meydana gelen fetusun kadın organ ve dokularında değişiklikler meydana getirdiği, doğuma kadar geçen yaklaşık 9 aylık dönem.

Rüzgâr Gibi Geçti, orijinal adıyla Gone with the Wind, Margaret Mitchell'ın Pulitzer Ödüllü aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmış 1939 ABD yapımı bir filmdir.

Progesterone (P4), insanların ve diğer türlerin âdet döngüsü, hamilelik ve embriyogenezinde yer alan endojen steroid ve progestojen cinsiyet hormonudur. Progestojenler adı verilen bir grup steroid hormona aittir ve vücuttaki ana progestojendir. Progesteronun vücutta çeşitli önemli işlevleri vardır. Aynı zamanda cinsiyet hormanları ve kortikosteroidler de dâhil olmak üzere diğer endojen steroidlerin üretiminde önemli bir metabolik ara maddedir ve bir nörosteroid olarak beyin fonksiyonunda önemli rol oynar.

Meme veya emcek, bir primatın gövdesinin üst ventral bölgesinde yer alan iki çıkıntıdan biridir. Her ne kadar erkekler de meme uçlarına sahip olsalar da, memeler kadınlarda daha belirgindir ve fonksiyonları daha fazladır. Yapısal olarak areola, areolar bezi, Cooper ligamentleri, Spence kuyruğu, meme bezi, süt kanalı, terminal uç tomurcuk, meme alveolleri, meme yarığı, meme başı, göğüs boşluğundan oluşur. Kadınlarda, memeler pektoralis majör kaslarının üzerinde bulunur ve genellikle ikinci kaburga seviyesinden insan göğüs kafesinin önündeki altıncı kaburga seviyesine kadar uzanır.

Amniyosentez, doğumöncesi fetusun içinde yüzdüğü sıvıdan cerrahi müdahale ile bir miktar sıvı alma işlemine verilen addır. Genellikle genetik incelemeler için önerilen bir işlemdir.
Bir ilacın gebelik kategorisi, gebelik sırasında anne tarafından belirtildiği şekilde kullanılması durumunda, ilaca bağlı fetal hasar riskinin bir değerlendirmesidir. Anne sütünde farmasötik ajanlar veya metabolitleri tarafından verilen herhangi bir riski içermez.

Lost dizisi 3. sezonunun 18. bölümüdür. 25 Nisan 2007'de yayınlanan bölümün yazarları Edward Kitsis ve Adam Horowitz, yönetmeni Fred Toye'dir. Sun-Hwa Kwon merkezli bir bölümdür.
Gastroşizis, Yunancada yarık karın anlamına gelen ve sağlam göbek kordonunun lateralinde abdominal duvar kusuru oluşması durumudur. Hem Omfalosel hem de gastroşiziste bağırsaklar karın içinde değil, dışarıda yer alırlar. Omfaloselde bağırsakların üzeri karın içi zarı ile örtülü iken diğerinde bu durum böyle değildir.
Üçlü tarama testi, down sendromu, nöral tüp defekti ve trizomi 18 adı verilen genetik hastalığın anne karnındaki bebekte olma olasılığını saptayan bir kan incelemesidir. Ayrıca üçlü test yardımı ile diğer bazı anomalileri de saptamak olasıdır. Bebeğin karın duvarı anomalilerinde, böbrek anomalilerinde de test sonuçları yüksek çıkabilir.

I. Mary İngiltere'nin ilk hükümdar kraliçesidir. Tahta geçtiğinde İngiltere Protestanlığın etkisi altındaydı lakin İngilizler hâlâ büyük ölçüde Katolik idi. Kraliçe katı kurallar uygulayarak protestanları idam ettirdi hatta canlı canlı yaktırdı ve koyu katolik olan İspanya kralı II. Felipe ile evlendi, hiç çocuğu olmadı. II. Felipe ile evlenerek Habsburg ve Tudor hanedanları birleşmiştir ve I. Mary ve II. Felipe şu unvanları kullanmışlardır: "Philip ve Mary, Tanrının lütfuyla, İngiltere, İspanya, Fransa, Napoli, Kudüs, İrlanda ve Sicilya Kralı ve Kraliçesi, inancın Savunucuları, Avusturya Arşidük ve Arşidüşesi, Burgunya, Milano ve Brabant Dükü ve Düşesi, Habsburg, Flandre ve Tirol Kontu ve Kontesi". Protestanları idam ettirmesinden ve Protestan propagandasından dolayı Kanlı Mary olarak anılır. I. Elizabeth döneminde geliştirilen birçok yeniliğin temeli, Mary'nin hükümdarlığında başlamıştır.

Portre, resim, fotoğraf, heykel ve benzeri sanat türlerinde bir kişinin yüzünün ve yüz ifadesinin betimlenmesi ile oluşturulan eserdir. Bu eserlerin amacı, kişinin görünüşünü, kişiliğini ve ruh hâlini yansıtmaktır. Bu sebeple fotoğrafçılıkta portreler enstantane olarak değil, belirli bir kompozisyon dahilinde kişinin poz vermesiyle çekilir. Portrelerde genelde, betimlenen kişi ressama ya da fotoğrafçıya doğru bakar ve bu sayede kişinin izleyiciye en başarılı şekilde aktarılması sağlanır.

Edward Henry Weston bir 20. yüzyıl Amerikan fotoğrafçısı. Weston, Amerika'nın en etkili ve yenilikçi fotoğrafçılarından biri ve 20. Yuzyilin fotograf ustalarindan biri olarak anılmaktadır. Kırk yıllık kariyeri boyunca Weston; manzara, natürmort, portre, tarz sahnelerini fotoğraflandı. Söylenir ki onun kadrajinda Batı Amerika'nın insanları ve mekanlarinin bulunmasiyla o modern fotoğrafçılığa özünde Amerikan hatta Kaliforniyalı bir yaklaşım getirmiştir. 1937 yılında Weston, Guggenheim Bursunu alan ilk fotoğrafçı oldu ve iki yıl içinde 8x10 görüşlü fotograf makinesiyle 1,400 civarında negatif uretmistir. Onun en ünlü fotoğraflarından bazıları uzun yıllar yaşadığı yere yakın olan Point Lobos, Kaliforniya'daki, ağaçlar ve kayaların fotoğraflaridir.

Düğün fotoğrafçılığı, evlenen gelin ve damat çifti için yapılan, düğünü ve düğün ile ilgili diğer aktiviteleri konu alan fotoğraf çekimidir. Çiftin pozlu fotoğrafları, nikâh seremonisi, düğün eğlencesi, hazırlıklar ve benzeri aktivitelerin biri ya da daha fazlasının fotoğraflanmasını kapsar.

Preeklampsi veya gebelik zehirlenmesi, hipertansiyon ve idrarda yüksek miktarda protein bulunmasıyla karakterize bir obstetrik hastalıktır. Bu bozukluk çoğunlukla üçüncü trimestre'de meydana gelir ve zamanla daha da kötüleşir. Kırmızı kan hücrelerinin yıkımı, düşük seviyede kan platelatları, karaciğer fonksyon bozukluğu, böbrek disfonksyonu, şişkinlik, akciğerlerde su toplaması sebebiyle kısa soluk alıp verme ve görünüş bozuklukları görülebilmektedir. Preeklamsi hem anne hem de doğacak olan bebek için kötü sonuçlar doğurabilir. Eğer tedâvi edilmezse, fetüsün alınmasına kadar süren sonuçlar ortaya çıkabilir.

Hamilelik testi, bir kadının hamile olup olmadığını belirlemeye çalışır. Kan ve idrarda belirteçler bulunur ve gebelik testleri bu maddelerden birinin örneklenmesini gerektirir. Keşfedilecek bu belirteçlerden ilki, insan koryonik gonadotropinin (hCG), 1930'da döllenmiş ovaların (yumurtaların) sinsiyotirofoblast (zigot) hücreleri tarafından üretildiği keşfedildi.
Ergen hamileliği olarak da bilinen genç gebelik, WHO'ya göre 20 yaşın altındaki bir kadında gebeliktir, ancak kimilerince 18 veya 17 yaşın altı da genç gebelik olarak sayılabilir. Hamilelik, ilk adet döneminden (menarş) önce olabilen ancak genellikle adetlerin başlamasından sonra ortaya çıkan yumurtlamanın başlamasından sonra cinsel ilişki ile ortaya çıkabilir. İyi beslenmiş kadınlarda ilk regl genellikle 12-13 yaş civarında gerçekleşir.
Hamilelik sırasında tütün kullanımı, tütünün genel sağlık etkilerine ek olarak sağlık ve üreme üzerinde birçok zararlı etkiye neden olmaktadır. Bir dizi çalışma, tütün kullanımının hamile sigara içicileri arasında düşüklerde önemli bir faktör olduğunu ve fetüsün sağlığına yönelik bir dizi başka tehdide katkıda bulunduğunu göstermiştir.