İçeriğe atla

Hamidiye Katliamları

Hamidiye Katliamları
William Sachtleben tarafından Kasım 1895'te çekilen ve Erzurum'da öldürülen Ermenileri gösteren fotoğraf.[1]
BölgeOsmanlı İmparatorluğu
Tarih1894-1896
HedefErmeniler ve Süryaniler
Saldırı türü
Katliam, yağma
Ölü80.000-300.000[2]
İşleyenlerII. Abdülhamid yönetimi
Osmanlı askerleri ve Kürt militanlar
SebepErmeni karşıtlığı

Hamidiye Katliamları (ErmeniceՀամիդյան ջարդեր Hamidyan çarter) veya bazı Türkçe olmayan kaynaklarda geçen adlarıyla 1894-1896 Ermeni katliamları ve Büyük Katliamlar,[3] 1890'ların ortalarında Osmanlı İmparatorluğu hükûmeti tarafından ülkede yaşayan Ermenilere yapıldığı iddia olunan katliamlardır. Katliamlar sonucu ölenlerin sayısı 80.000 ile 300.000 arasında gösterilmekte,[2] dönemin gazete haberlerine göre 50.000 çocuğun ise yetim kaldığı belirtilmektedir. Kırım, The New York Times 'ın Eylül 1895 tarihli makalesindeki başlıkta Ermeni Holokost olarak geçiyordu.[3][4] Buna karşın Osmanlı kaynakları ise aksi iddia olarak böyle bir sayıda Ermeninin öldürülmediği Müslümanların katledildiği Ermeni Çetelere karşı operasyon yapılıp bu çetelerin ve isyanların bastırıldığı iddiasındadır.[5][6]

Katliamlar

Döneme ait politik bir Fransız karikatürü, Abdülhamid'i "Ermeni kasabı" olarak tasvir ediyor

Katliamlar, Osmanlı İmparatorluğu'nun dağılmakta olan emperyal bölgelerinin korunması için Ümmetçiliği devlet ideolojisi haline getirmiş II. Abdülhamid'in[7][8] ardından isimlendirilmiştir.[9] Saldırıların odağı Ermeni halk olmasına rağmen, pek çok diğer Hristiyan halka karşı da pogromlar gerçekleştirilmiştir. Bunlardan biri olan ve Süryanileri hedeflemiş Diyarbakır katliamı, çağdaşı olan en az bir kaynağa göre 25.000 kişinin ölümüne neden olmuştur.[10]

Osmanlı'nın iç bölgelerinde 1894'te başlayan katliamlar, ilerleyen yıllarda daha geniş bir alana yayılmıştır. Çoğu öldürme olayı 1894-96 arasında meydana gelmiş, 1897 yılında ise uluslararası camianın Abdülhamid'e baskıları sonucunda sona ermeye başlamıştır.[11] Abdülhamit hükûmeti, 1890'larda başlayan Ermeni milliyetçisi ve ayrılıkçısı hareketi bastırmak için katliamlarda Kürt militanları kullanmış, ancak Ermeni militanlar ve sivil halk arasında bir ayrım yapılmadan öldürülmüştür.[11]

Hamidiye katliamına dikkat çekmek için ve tepki olarak, Ermeni Devrimci Federasyonu tarafından Avrupalılar tarafından işletilmekte olan Osmanlı Bankası'na bir baskın gerçekleştirilmiştir.[12] Bu her ne kadar katliamların Kostantiniyye'ye sıçramasına engel olmamışsa da, Avrupalı devletlerin dikkatini çekmiştir.[13] Katliamın gerçekleştiği dönemde telgrafın kullanılmaya başlanmış olması, olayların dönemin Batı Avrupa ve Kuzey Amerika medyasında geniş çevrede duyulmasını ve rapor edilmesini sağlamıştır.

Ölü sayısı

Katliamlar sonucunda toplu mezarlara gömülen Ermeniler, Erzurum

Her ne kadar kesin ölü sayısının belirlenmesi imkânsız olsa da, tarihçiler tarafından belirtilen sayı 80.000 ile 300.000 arasında olmaktadır.[14]

Alman papaz Johannes Lepsius topladığı bilgilere ve hesaplamalarına dayanarak, 88.243 Ermeni'nin öldüğünü, 546.000'inin göç etmek zorunda kaldığını, 2.493 köyün yok edildiğini, bu köylerden 456'sında yaşayan halkın zorla İslam'a döndürüldüğünü,[15] 649 kilisenin kapatıldığını ve bu kiliselerden 328 tanesinin camiye dönüştürüldüğünü rapor etmiştir.[16] Bunlara ek olarak Lepsius 100.000 Ermeni'nin daha açlık ve hastalıklar sonucunda öldüğünü tahmin etmiş, ölü sayısını 200.000 belirlemiştir.[17]

Birleşik Krallık büyükelçisi, 1895 yılının sonlarına kadar 100.000 kişinin öldürülmüş olduğunu tahmin etmiştir.[18] Türkolog ve Almanya Dış İşleri Bakanlığı'na bağlı diplomat Ernst Jäckh, 200.000 Ermeni'nin öldürüldüğünü, 50.000'ünün sürgüne yollandığını ve 1 milyonunun yağmacılığa uğradığını iddia etmiştir.[18][19] Fransız diplomat ve tarihçi Pierre Renouvin, görev süresindeki belgelere göre 250.000 Ermeni'nin öldüğünü iddia etmiştir.[18][20]

Osmanlı ve Türk yetkililer ise bu sayıda bir ölümün olmadığı, müslüman saldırı ve katliamı ve bunun neticesinde bu saldırıları yapan çetelere operasyon yapılıp isyanlarının bastırıldığı iddiasındadır.[5][6]

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. ^ "The Graphic" (İngilizce). 7 Aralık 1895. s. 35. Erişim tarihi: 5 Şubat 2018 – The British Newspaper Archive vasıtasıyla. []
  2. ^ a b Akçam, Taner (2006). A Shameful Act: The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility. New York: Metropolitan Books. ss. 42. ISBN 0-8050-7932-7. 
  3. ^ a b Adalian, Rouben Paul (2010). Historical Dictionary of Armenia, 2nd ed. Lanham, Maryland: Scarecrow Press. s. 154. 
  4. ^ "Fifty Thousand Orphans made So by the Turkish Massacres of Armenians", The New York Times, 18 Aralık 1896, 18 Şubat 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 9 Ocak 2020, The number of Armenian children under twelve years of age made orphans by the massacres of 1895 is estimated by the missionaries at 50.000 .
  5. ^ a b Osmanlı Belgelerinde Ermeni İsyanları (1895-1896) -II (PDF), Başbakanlık Devlet Arşivleri Müdürlüğü, 2008, 9 Kasım 2022 tarihinde kaynağından arşivlendi (PDF), erişim tarihi: 14 Kasım 2022 
  6. ^ Türk dünyası araştırmaları. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı. 2005. ...II. Abdülhamit'in tam bir halife sıfatı ile ümmetçiliği gaye edinmiş olması... 
  7. ^ Afyoncu, Erhan. "II. Abdülhamid'in devleti ayakta tutma siyaseti". Sabah. 6 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Şubat 2020. ... devletlere karşı da İslâmcılık siyasetini bir tehdit unsuru olarak öne çıkarmıştır... 
  8. ^ "Hamidian massacres | Ottoman and Armenian history". Encyclopedia Britannica (İngilizce). 6 Şubat 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 6 Şubat 2020. They are generally called the Hamidian massacres—after the Ottoman Sultan Abdülhamid II, during whose reign they were carried out—to distinguish them from the later Armenian Genocide, which began in 1915. 
  9. ^ Angold, Michael (2006), O'Mahony, Anthony (Ed.), Cambridge History of Christianity, 5. Eastern Christianity, Cambridge University Press, s. 512, ISBN 978-0-521-81113-2, 7 Temmuz 2019 tarihinde kaynağından arşivlendi, erişim tarihi: 9 Ocak 2020 .
  10. ^ a b Cleveland, William L. (2000). A History of the Modern Middle East (2.2yer=Boulder, CO bas.). Westview. s. 119. ISBN 0-8133-3489-6. 
  11. ^ Hovannisian. "The Armenian Question in the Ottoman Empire," pp. 224–26.
  12. ^ Balakian. The Burning Tigris, pp. 35, 115.
  13. ^ Akçam, Taner (2006) A Shameful Act: The Armenian Genocide and the Question of Turkish Responsibility p. 42, Metropolitan Books, New York 978-0-8050-7932-6
  14. ^ On this issue in general, see Selim Deringil (April 2009), "'The Armenian Question Is Finally Closed': Mass Conversions of Armenians in Anatolia during the Hamidian Massacres of 1895–1897 27 Nisan 2020 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.," Comparative Studies in Society and History 51, pp. 344-71.
  15. ^ Hovannisian. "The Armenian Question in the Ottoman Empire," p. 224.
  16. ^ Forsythe, David P. (ed.) (2009). Encyclopedia of human rights. Oxford: Oxford University Press. ISBN 0195334027. 
  17. ^ a b c Dadrian. The History of the Armenian Genocide, p. 155.
  18. ^ Jäckh, Ernst. Der Aufsteugende Halbmond, 6th ed. (Berlin, 1916), p. 139. (Almanca)
  19. ^ P. Renouvin, E. Preclin, G. Hardy, L'Epoque contemporaine. La paix armee et la Grande Guerre. 2nd ed. Paris, 1947, p. 176. (Fransızca)


İlgili Araştırma Makaleleri

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı-Yunan Savaşı (1897)</span> 1897 yılında Osmanlı İmparatorluğu ve Yunanistan Krallığı arasındaki savaş

1897 Osmanlı-Yunan Savaşı veya Otuz Gün Savaşı 1897 yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan Krallığı arasında meydana gelen savaştır. Yaklaşık bir ay süren savaş, Osmanlı ordusu'nun kesin zaferiyle sonuçlandı.

<span class="mw-page-title-main">Taner Akçam</span> Alman akademisyen, sosyolog, yazar

Altuğ Taner Akçam, Türk tarihçi ve sosyolog.

<span class="mw-page-title-main">Guenter Lewy</span> Amerikalı siyasetbilimci ve yazar

Guenter Lewy (1923-), ABD'nin Massachusetts eyaletinde bulunan Massachusetts Üniversitesi'nden emekli profesör ve tarihçidir.

<span class="mw-page-title-main">Osmanlı Ermenileri</span> Osmanlı Devletinin Ermeni halkı

Osmanlı Devleti kuruluş döneminde Ermeniler, genellikle Çukurova, Doğu Anadolu Bölgesi ile Kafkasya bölgelerinde bulunan beyliklerin egemenliği altında yaşamışlardır. Bursa'nın başkent olduğu dönemde Ermeni ruhani reisliği başkente alınmıştır. İstanbul'un fethinden sonra da İstanbul'a taşınmış ve daha sonra da İstanbul Ermeni Patrikhanesi kurulmuştur. Ermeniler Anadolu'dan gelen göçlerle İstanbul'da büyük bir cemaat oluşturmuştur.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı</span> Osmanlı İmparatorluğunda ikamet eden Ermenilerin savaş boyunca göçe zorlanması ve sistematik katli

Ermeni Kırımı, 1915 Olayları/Ermeni Tehciri veya Ermeni Soykırımı, Osmanlı hükûmetinin Ermenilere karşı gerçekleştirdiği sürgün ve katliamlardır. Etnik temizliğin sonucunda ölen Ermenilerin sayısı tartışmalıdır; sayı, çeşitli araştırmacılara göre 600.000 ile 1,5 milyon arasında değişiklik gösterir. 1914 yılında Osmanlı topraklarında yaşayan Ermeni nüfusu yapılan farklı tahminler mevcuttur. Osmanlı resmî kayıtlarına göre 1.2 milyon ile Ermeni Patrikhanesi'ne göre 1 milyon 914 bin 620 Ermeni yaşamaktaydı. 1922 sayımlarına göre ise 817 bin Ermeni 'mülteci' olarak Osmanlı topraklarını terk etmiş, 95 bin Ermeni ise din değiştirerek Türkiye topraklarında yaşamaya devam etmiştir. Bu tahminlere göre Osmanlı topraklarında bulunan 900 bin hayatta kalmışken, 300 bin ile 1 milyon arasında Ermeni hayatını kaybetmiştir. Olayların başlangıç tarihi çoğunlukla 250 Ermeni aydının ve komite liderinin Osmanlı yöneticileri tarafından İstanbul'dan Ankara'ya sürüldüğü ve birçoğunun öldürüldüğü 24 Nisan 1915 ile ilişkilendirilmektedir. Ermeni Kırımı, sağlıklı erkek nüfusun toptan öldürülmesi ya da askere alınarak zorla çalıştırılması ve sonrasında kadın, çocuk ve yaşlılarla birlikte ölüm yürüyüşü koşullarında Suriye Çölü'ne sürülmesi gibi olaylarla birlikte I. Dünya Savaşı sırasında ve sonrasında iki aşamada gerçekleşti. Osmanlı askerlerinin koruması eşliğinde yaşadıkları yerlerden sürülen Ermeniler; sürgün sırasında yiyecek ve su sıkıntısı yaşadı; ayrıca çeşitli raporlara göre zaman zaman soygun ve katliamlara maruz kaldı. Ülke genelindeki Ermeni diasporası, genel anlamda Ermenilerin Doğu Anadolu'dan sürülme işleminin doğrudan bir sonucu olarak ortaya çıktı.

<span class="mw-page-title-main">Süryani Katliamı</span> Osmanlı İmparatorluğu tarafından gerçekleştirilen sürgün

Süryani Soykırımı veya Arami Katliamı, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu ordusunun güneydoğu Anadolu ve İran'ın tarihi Azerbaycan bölgesinde, bazı Kürt aşiretlerinin yardımıyla Süryani Hristiyan azınlıklara karşı işlediği, tüm Süryani ve Süryani-i Kadim nüfusu 1914'de 58.983 iken bu sayının yaklaşık 5 katı olan 270 bin ila 300 bin arasında Süryani'nin öldüğü iddia edilen, sürgün etme ve katliamdır. Lakin daha sonra, alttaki Görüntüler kısmında bulunan resimden de görüldüğü üzere Rosie Malek-Yonan, Los Angeles, California'da bulunan Süryani Soykırım Anıtı'na bu sayıları 3 katına çıkarıp, 500 bin daha arttırarak 750 bin Süryani'nin soykırıma uğratıldığını belirten plakayı koydurmuştur ki bu da aslen 1914'te yaşayan tüm Süryani sayısının 12.7 katıdır.

<i>Andonyan Belgeleri</i>

Naim Beyin Anıları: Ermeni Tehciri ve Katliamları ile ilgili Resmi Türk Belgeleri, Osmanlı Ermenisi Aram Andonyan'a ait 1919 ve 1920 senesinde Londra'da Hodder & Stoughton yayınevinde basılmış bir kitap. İçinde Andonyan belgeleri diye bilinen ünlü Talat Paşa telgraflarının kopyalarını barındırıyor.

Garabed Paşayan Han veya Paşayan Karabet Efendi Osmanlı hekimi ve 1912 Nisan-Ağustos Osmanlı Meclis-i Mebusanı Sivas üyesi.

<span class="mw-page-title-main">Harutün Şahrigyan</span>

Harutün Şahrigyan, Ermeni bir politikacı, asker, avukat ve yazardır. Atom (Ատոմ) veya Nitra (Նիթրա) takma adlarıyla daha iyi bilinir, Ermeni Devrimci Federasyonu'nda (EDF) önemli bir role sahipti ve aynı zamanda Ermeni Millet Meclisi üyesi, bir avukat ve Ermeni Sorunu hakkında yayınların yazarıdır. Ermeni kırımı kurbanıdır.

<span class="mw-page-title-main">Leslie Davis</span>

Leslie A. Davis (1876–1960) Amerikalı diplomat ve 1914 - 1917 arası ABD'nin Harput konsolosu. Ermeni Soykırımı konusundaki çalışmaları ile tanınır. New York'ta avukat olarak başladığı kariyerine diplomat olarak devam etmiştir. Batum, Özbekistan, Kafkasya elçiliklerinden sonra Osmanlı Devleti'nin Harput elçisi olarak görevlendirilmiştir. Ermeni Kırımı sırasında Hazar Gölü ve civarında Ermenilerin, Türk hükûmetinin desteklediği Kürt çeteler tarafından toplu katliama tabi tutulduğunu iddia etmiştir. Ayrıca 1 milyon Ermeni'nin soykırıma uğradığını ilk ortaya atan kişidir.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Soykırımı'nın inkârı</span> Ermenilere soykırım yapılmadığı iddiasını savunan tez

Ermeni Soykırımı'nın inkârı, Ermeni Kırımı'nın soykırım olarak tanımlanamayacağını savunan veya iddiaların bilimsel yollarla, belgelerle açıklanması gerektiğini savunan tezdir. Ermeni Soykırımı'nın inkârı, bazı ülkelerde tamamen yasaklanmışken bazı ülkelerde soykırım olduğunu ifade etmek hoş karşılanmamaktadır. Pek çok kaynakta ölen insanların sayısı soykırım olduğuna kanıt olarak gösterilmektedir. Ancak bazı araştırmacılara göre de bir soykırım söz konusu değildir. Bu yaklaşımda olanlar, zamanın hükûmetinin bir Ermeni Tehciri gerçekleştirdiğini, olumsuz şartlardan dolayı birçok insanın öldüğünü söylemektedir.

Resulayn Kampları, Ermeni Kırımı sırasında 1915 yılında çıkarılan Tehcir Kanunu ile birlikte göç ettirilen Ermeniler için, Resulayn şehri yakınındaki çöl alanda kurulan 25 toplama kampından biridir. Bu kamplar Ermeniler için anma alanlarına dönüştürülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Türkiye'de el konulan Ermeni mülkleri</span>

Türkiye'de Ermeni mülklerine el konulması, ülkenin Ermeni topluluğuna ait varlıklara, mülklere ve topraklara yönelik Osmanlı hükûmetleri tarafından başlatılan ve Türkiye hükûmetleri tarafından devam ettirilen el koyma olayı. 1890'ların ortalarında Hamidiye katliamları sırasında ilk örnekleri görüldü ve Ermeni Kırımı sırasında zirveye ulaştı. Daha sonra 1955'teki 6-7 Eylül Olayları'na ve 1974'teki yeni girişimlere kadar devamlı bir şekilde sürdü. Ermeni Kırımı sırasında yaşanan el koymaların çoğu, Ermenilerin Suriye Çölü dahil olmak üzere çeşitli yerlere zorunlu göç ettirilmesinin ardından hükûmetin Ermenilerin mal varlıklarını "terk ettiğini" söylemesiyle yapıldı. Ermenilerin hemen hemen tüm mülklerine el konularak yerel Müslüman nüfusa dağıtıldı. 1974'te çıkan bir kararla birlikte ulusal güvenlik gerekçe gösterilerek 1936'da getirilen mülk beyan etme ve tapuya kayıt ettirme zorunluluğu sonrasında Ermeniler tarafından edinilen mal varlıklarına el konuldu.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni-Kürt ilişkileri</span> Irklararası tarihsel ilişki

Ermeni-Kürt ilişkileri, Kürtler ve Ermeniler arasındaki tarihsel ilişkileri kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı terminolojisi</span>

Ermeni Kırımı terminolojisi İngilizce, Türkçe ve Ermenicede farklıdır ve Ermeni Soykırımı'nın reddi ve Ermeni Soykırımı'nın tanınması sorunları çerçevesinde siyasi tartışmalara yol açmıştır. Çalışmalarını İngilizce dilinde yapan tarihçilerin çoğu olayları tanımlamak için "soykırım" sözcüğünü kullansa da başka terimler de vardır.

1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı boyunca birçok Türk sivil, siyasetçi ve askerî lider katliamlara ve yağmaya katılmayı reddedip Ermenilerin tehcir edilmesini ve katledilmesini durdurmaya çalıştı. Bu kişilerin çoğu eylemlerinin sonucu olarak pozisyonlarını kaybettiler ve bazıları öldürüldü.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni Kırımı'nın tarihyazımı</span>

1915 ve 1917 yılları arasında en az 800.000 Ermeni'nin öldürüldüğü Ermeni Kırımı'nın tarihyazımı I. Dünya Savaşı'nın sonundan beri değişikliklere uğradı. Türkiye'nin dışındaki tarihçilerin çoğu Kırım'ın meydana geldiğini ve olayların bir soykırım olduğunu savunmaktadır, ancak bununla birlikte Kırım'ın sebepleri ve motivleri gibi bazı önemli hususların yorumlanmasında büyük farklılıklar vardır.

<span class="mw-page-title-main">Mayıs 1915 Üçlü İtilaf Bildirgesi</span> Üçlü itilaf Deklarasyonu 24 Mayısta Rus imparatorluğunun İsteğiyle Osmanlı İmparatorluğunda  Ermeni kırımının kınanması ve failleri sorumlu tutan, itham eden bir bildiri

Mayıs 1915 Üçlü İtilaf Bildirgesi veya 1915 Üçlü İtilaf Deklarasyonu, 24 Mayıs 1915 tarihinde Rus İmparatorluğu'nun inisiyatifiyle Üçlü İtilaf devletlerini oluşturan -Rusya, Fransa ve Büyük Britanya- tarafından imzalanan ve Osmanlı İmparatorluğu'nda devam eden Ermeni Kırımı'nı kınayan ve failleri sorumlu tutmakla itham eden bildiri.

<span class="mw-page-title-main">1919-1920 İstanbul yargılamaları</span>

1919-1920 İstanbul yargılamaları, I. Dünya Savaşı sonrasında, Mondros Mütarekesi'nden kısa bir süre sonra Osmanlı İmparatorluğu'nun askerî mahkemelerinde görülen davalardır. İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) lider kadrosu ve seçilmiş bazı eski yetkililer, anayasayı ihlal etme, savaş zamanında vurgunculuk ile hem Ermenilerin hem de Rumların katledilmesi gibi çeşitli suçlamalarla itham edildi. Mahkeme, katliamların organizatörleri olarak görülen Enver Paşa, Talât Paşa ve Cemal Paşa ile diğerlerini ölüm cezasına mahkûm eden bir karara vardı.

<span class="mw-page-title-main">Sebastatsi Murad</span>

Sivaslı Murad, Ermeni fedai idi. Sivas ilçesinin 20 km doğusunda Ermeni köyü Govdun'da (Կովտուն) yakın zamanda köye taşınmış fakir bir kırsal ailede doğmuştur. Çocukluğunda çoban ve çiftlik işçisi olarak çalıştıktan sonra, gençken İstanbul'a taşındı ve burada çok az bir maaşla taşıyıcı olarak çalıştı. Sosyal Demokrat Hınçak Partisi'ne katıldı ve 1890'larda Osmanlı İmparatorluğu içinde Ermenilere ikinci sınıf muameleyi protesto eden Ermeni gösterilerine katıldı.