İçeriğe atla

Hamidiye Alayları

Kontrol Edilmiş
Hamidiye Alaylarında görevli bir Kürt subay

Hamidiye Alayları ya da Hamidiye Hafif Süvari Alayları, Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid'in Doğu Anadolu Bölgesi'nde oluşturduğu çalışmalarına 1890 yılında başlanılmış, 1891 yılında fiilen kurulmuş Osmanlı birlikleridir. Birlikler çoğunlukla Sünni Kürtlerden oluşmuş[1] ancak Doğu Anadolu'da yaşayan Karapapak (Terekeme) Türkleri, Çerkesler,[2][3] Türkler,[4][5] Türkmenler[6] ve Yörükleri[7] de içermiştir.

Ermenilerin 13 Haziran 1878'de Berlin Konferansı'na "Ermenistan'a ilişkin proje" sunması ve bu projenin olumlu karşılanmasından sonra Osmanlı Devleti sınırları içinde tedhiş ve katliam eylemleri hızlandı. Ermeni Hınçak ve Taşnak örgütleri düzenli ordu hâline dönüştü. Rusya, "şark vilayetleri"ne yönelik emellerini açıkça ifade etmekteydi ve işgal hazırlıklarına başlamıştı. II. Abdülhamit, doğu meselesi adı altında Avrupalı devletler tarafından istenilen reformlarınHristiyan tebaa için önce özerklik, sonra bağımsızlık; Osmanlı Devleti için de zayıflama ve parçalanma anlamına geldiğini düşünüyordu. Bölgede "asayişin temini, Ermeni şaki ve katillerin tedip edilmesi ve Rus işgaline karşı" halktan silahlı güçler oluşturmayı kararlaştırdı. Bu sebeple 1890 yılı sonrasında Doğu Anadolu'da bir Ermeni devletinin kuruluşunu engellemek amacıyla Hamidiye Alaylarının kurulmasını sağladı.

Kuruluş sebepleri

Resmî kaynakların dışında Hamidiye Alaylarının kuruluş gerekçeleri farklılık arz etmektedir. M. S. Lazarev, Hayal Olan Kürdistan ve Kürt Sorunu isimli kitabının 151. sayfasında alayların kuruluş gerekçesini şöyle açıklamaktadır:

"Hamidiye Alayları ile, Kürtleri Rusya karşısında güçlü bir askerî siper, İran'a karşı saldırı aracı durumuna getirme amacı yanında önemli amaçlarından biri Kürtleri, Türk idari makamlarının sıkı gözetimi altında durmaya alıştırmaktı. Bununla birlikte Hristiyan ulusal azınlıkların, özellikle de Ermenilerin yükselen özgürlük hareketlerine karşı kullanmak amacıyla kuruldu."[8]

Nihat Gültepe, alayların kuruluş amacını şöyle açıklıyor:

"Hamidiye Alayları'nın kurulması ile şunlar amaçlanmıştır: Askeri disiplin içine alınan aşiretlerden Doğu Anadolu için kolluk kuvveti olarak faydalanmak, düzenli süvari birlikleri oluşturarak, olası bir Rus işgaline karşı elde hazır kuvvet oluşturmak, dış tahriklere kapılan ve isyana kalkışacakları açık olan unsurları yola getirme, aşiretleri iskan ettirmek ve bunları medenileştirmek; onları disiplin altına alarak eğitmek, aşiret kavgalarına son vererek bu yöndeki bütün potansiyeli devlet lehine kullanmak, bu vesile ile yol, köprü, okul binaları vs. yaparak Doğu Anadolu'nun imarına çalışmak."[9][10]

Kuruluşu

Dördüncü Ordu Kumandanı Müşir Zeki Paşa'nın da desteklediği bu projeye paşaların büyük bir kısmı karşı çıktı. Buna rağmen Abdülhamid, Zeki Paşa'yı bu işle görevlendirdi. Kendisine Erzincan'ı merkez seçen Müşir Zeki Paşa, 1891 ilkbaharında faaliyete geçti. İlk iş olarak Mirlivâ Mahmûd Paşa'yı Van, Malazgirt, Hınıs taraflarına gönderip aşiretlerden Hamidiye Alaylarının kurulumunu başlattı. Bu faaliyet beş yıl sürdü. 1896'da Erzincan, Dersim, Erzurum, Diyarbakır, Van, Malazgirt, Urfa ve doğuda daha birçok yerde Hamidiye Süvari Alayı meydana getirildi. Bu dönemde sadece Erzurum vilayeti dâhilinde sekiz alay kuruldu.

II. Abdülhamid'in emri ile alaylar, İbrahim ve Kerim paşalar tarafından kurulmaya, altyapıları oluşturulmaya başlandı. Böylece Türk tarihinde ilk gayrinizami harp usullerini uygulayanlar İbrahim ve Kerim paşalar olmuşlardır.[11] Daha sonra resmî statüde yapılan ilk düzenleme, 1891 yılında olmuştur. 1896 ve 1910 yılında da bu yasa düzenlemelerden geçmiştir. İlk başta alay sayısı elli civarında iken zaman içinde alay sayısı artarak 1908 yılında 65 olmuştur. Teşkilat büyük ölçüde Vilayet-i Sitte'nin Erzurum, Van, Bitlis, Diyarbakır ve Erzurum vilayetlerinde görülür. Sivas vilayetinde ise bir alay kurulmuştur. Kurulan alaylardan sadece dört tanesi 5. Ordu, diğerleri ise 4. Ordu mıntıkasındadır. Ancak Anadolu dışında Trablusgarp'ta da bu teşkilatın kurulduğu görülmektedir. İsim olarak ise ilk kez 1880 yılında biraz farklı olmakla beraber Yemen'de görülür. II. Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra teşkilatın mahiyeti ve adı değişmiştir. Hamidiye ismi 1910 yılında İttihat ve Terakki Partisi tarafından 1910 yılında son yapılan düzenleme ile Aşiret Hafif Süvari Alayları Nizannamesi ile ortadan kaldırılmıştır. Bu alayların ismi Aşiret Süvari Alayları olarak değiştirilmiştir.

Kaynakları ve altyapısı

Hamidiye Alayları'ndan bir süvari bölüğü

Hamidiye Alayları ile ilgili kanunun 19. maddesinde alayların yapısı ve kimliği hakkında şu bilgilere yer verilmiştir:

1891'de ilk olarak çıkarılan elli üç maddelik nizamnamede Hamidiye Süvari Alaylarının nasıl kurulacağı ve özelliklerinin nasıl olacağı açıklanmıştır. Buna göre bu alayların isimleri "Hamidiye Süvari Alayları"dır. Bu alaylar; dört bölükten az, altı bölükten fazla olmayacaktır. Her bölük; dört takımdan, her takım da otuz iki neferden az, kırk sekiz neferden fazla olmayacaktır. Her alay en az 512, en fazla 1.152 kişiden meydana gelecektir. Her dört alay, bir liva sayılacaktır. Büyük aşiretlere bir veya birden fazla alay, küçük aşiretlere ise birkaç bölük kurma hakkı verilecektir. Ancak alay kurulması ve eğitim maksadıyla aşiretlerin birleştirilmesi önlenecek, merkezî otoritenin veya ordu kumandanlarının emri ile sadece savaş zamanında birleştirilecekti. Her alaydan iki çavuş Ordu-i Hümayun merkezine gönderilip mektep alayında eğitime tabi tutulacaktı. Ayrıca her alaydan bir çocuk seçilerek İstanbul'a gönderilecek, orada süvari mektebinde tahsil gördükten sonra mülazımlık (teğmen) rütbesiyle memleketine ve alayına dönecekti.

"Asakir-i Hamidiye Süvari Alayları Kürt ve Arab aşairinden mürettep olduğundan bu akvama mensup olanlardan her birinin mensup olduğu kabail ve eşairin iktiza edegeldikleri şekil ve kıyafette bulunması münasip ve muvafık olacağından şimdilik üç nümune intihab olunmak ... şarttır. Üzerlerindeki ahali-yi saireden fark olunacak surette alayın isim ve numarası yazılı bir alamet-i farika bulunacaktır."[12]

Alayların subayları ise İstanbul'da askerî eğitim görmüş aşiret çocuklarından oluşacaktı. Bu ihtiyacı karşılamak için İstanbul'da Aşiret Mektebi adıyla askerî okullar kuruldu. Bu subaylar gösterdikleri başarılar ile üst mertebelere çıkabileceklerdi.

Ruslara yönelik olarak Şafii Kürtlerden oluşturulan Hamidiye Alayları amacına uygun faaliyette bulunmaz. Hamidiye Alayları daha çok eşkıyalık yapar. Ermeni ve Alevi köylerine baskınlar düzenleyip çapulculuk yaparlar 23 Temmuz 1908'de İkinci Meşrutiyet’in ilanından hemen sonra Eylül 1908 ayında Kürt Hamidiye Alaylarının silahlarını ellerinden almak isteyen İttihatçılar bunu başaramazlar.

Şafii Kürtlerin ağa ve aşiret reislerinin çocuklarının eğitildiği İstanbul’daki “Aşiret Mektebi”nde ve Hamidiye Alaylarında ise Kürt milliyetçiliği filizlenmiş ve örgütlenmeye başlamıştır. Bu durum Doğu Anadolu’da Alevi-Şafii çatışmasını beraberinde getirir. Sonuçta Okul Müdürü Kolağası Kâmil Bey, “Bunlar aşiret değil haşerat!” der.

40. Alay Sivas'ta olup, Mihrali Bey tarafından Kars'tan Sivas'a yerleşen Karapapak (Terekeme) Türklerinden teşkil edilmiştir. 1892 yılında kurulmuştur. Diğer alaylar, civariyet itibarıyla birbirine yakın olmasına karşılık 40. Alay onlardan ayrı, bağımsız ve müstakil görülmektedir. Bu yüzden diğer alaylar livalar şeklinde örgütlenmişken 40. Alay diğerlerinden uzak olduğu için herhangi bir livaya bağlanmamış, doğrudan doğruya Sivas Vilayeti'ne bağlı olarak kalmıştır. Bu alayın en önemli özelliklerinden birisi, mensuplarının çoğunun Mihrali Bey ile birlikte 1877-1878 Rus savaşında Kafkas cephesindeki savaşlarda görev yapan kahramanlardan meydana gelmiş olmasıdır. Diğer yandan 40. Alay, tarihe komutanı Mihrali Bey ile birlikte 1905 yılında Yemen'e gitmesi ile geçmiştir. Mihrali Bey başta olmak üzere alayın büyük kısmı Yemen'den gelememiştir.

Sultan Abdülhamid'in tahttan indirilmesinden sonra iktidara geçen İttihat ve Terakki Fırkası, Hamidiye Alaylarının teşkilatını lağvetti. Aşiret hafif süvari alayları adıyla yeniden düzenlendi ve sayıları da azaltılarak yirmi dörde indirildi. Doğuda meydana gelen Ermeni isyanlarında önemli faydası görülen bu alaylar, Balkan Savaşı'nda yerinden oynatılmadı.

1913 yılında, alaylar yeni bir teşkilatlanma içerisine sokularak İhtiyat Süvari Alayları adı altında, iki fırka hâlinde, merkezi Erzurum olan Dokuzuncu Kolordu'ya bağlandılar. I. Dünya Savaşı'nda doğuda dinç ve zinde olarak Ruslara karşı çarpışan bu alaylar, Rus birliklerini geri çekilmeye zorladılar. Ermenilerin tehcir edilmesinde etkin oldular.

Sıra AşiretYeri SüvariPiyadeToplam
1 Sipkan Tutak 400 250 650
2 Sipkan Hosuna 400 175 575
3 Sipkan Cemal Verdi 400 225 625
4 Zilan Toprakkale250 360 610
5 Zilan Karakilise450 250 700
6 Karapapaklar ve Kürtler Eleşkirt ve Karakilise 400 150 650
7 Karapapaklar ve Kürtler Tulak - Kalakilise 300 200 500
8 Keşvan Hasankale200 175 475
9 Şapikan ve Badayan Kızıldiz 250 325 575
10 Taşkesen, Diyadin Kasatkanlı 198 350 548
11 Mikaili Karakilise, Diyadin175 325 500
12 Hamdiki, Başımi, Hal Hesini Karakilise, Diyadin 225 350 525
13 Haydaran Bergiri Muradiye200 318 518
14 Haydaran Bergiri Muradiye 175 350 525
15 Şevli Van, Timar200 350 550
16 Kalıkan, Livi Erciş255 270 525
17 Mukuri Saray215 315 530
18 Takarı Zermaniz, Saray 300 380 680
19 Millî, Şemsiki Saray 225 425 650
20 Şkeftka Eblak 327 213 540
21 Adaman, Zilan, Hecidıran Erciş 250 275 525
22 Haydaran Erciş 175 350 525
23 Haydaran Adilcevaz200 350 550
24 Heydaran Erciş 175 350 525
25 Marhoran Adilcevaz 250 300 550
26 HasenanHınıs (Kumdeban) 335 205 540
27 Hasenan Malazgirt340 200 540
28 Hasenan Malazgirt (Diknuk, Dinbut) 304 230 534
29 Hasenan Moranköyü 310 230 540
30 Hasenan Bullanık 308 232 540
31 Cibran Gümgüm308 232 540
32 Cibran Hınıs 310 235 545
33 Cibran Varto 315 330 545
34 Zirkan Tekman 300 250 550
35 Zirkan Söylemez 375 500 875
36 Cibran Kiği 285 265 550
37 Celali Bayezit (Örtülü kışlağı) 305 370 540
38 Celali Bayezit (Şeyhlu kışlağı) 300 240 540
39 Takori Mahmudiye (Saray) 305 301 606
40 Kafkasya muhacirleri Sivas275 500 775
41 Millî Mardin275 265 540
42 Millî Siverek255 375 630
43 Millî Siverek 303 247 550
44 KarakeçiliSiverek 305 225 530
45 Kikan Res ül Eyn, Mardin 350 270 620
46 Tay (Arap) Nusaybin445 185 630
47 KarakeçiliSiverek 310 230 540
48 MiranCezire335 205 540
49 Miran Cezire 308 232 540
50 Ertoşi Başkale,Norduz 375 300 625
51 KaysUrfa 450 200 650
52 Kays Harran400 150 550
53 Berazı Urfa 250 300 550
54 Berazı Urfa 300 300 600
55 Berazı Urfa 275 300 575
56 Gevdan Hakkâri200 300 500
57 Şadili Hasankale 300 250 550
58 Adaman Erciş 200 350 550
59 Pinyan Hakkâri 150 400 550
60 Şidan Hakkâri 350 300 650
61 Kasıkan Söylemez 250 300 550
62 Kiki Harran 250 350 600
63 Millî Viranşehir550 250 800
64 Millî Viranşehir 600 225 825
65 Belideyi Erciş, Patnos, Malazgirt 250 200 450
* TOPLAM * 19306 18410 37581

Ayrıca bakınız

  • Ertoşi
  • Hamidiye katliamları

Kaynakça

  • Avyarov, Osmanlı - Rus ve İran Savaşlar'ında Kürtler 1801 - 1900, SİPAN, Ankara, 1995, ISBN 975-59829-1-0.
  1. ^ Eppel, Michael. A People Without a State: The Kurds from the Rise of Islam to the Dawn of Nationalism, page 81 (İngilizce). University of Texas Press. ISBN 9781477311073. 
  2. ^ Eppel, Michael (13 Eylül 2016). A People Without a State: The Kurds from the Rise of Islam to the Dawn of Nationalism (İngilizce). University of Texas Press. ISBN 9781477311073. 
  3. ^ Palmer, Alan, Verfall und Untergang des Osmanischen Reiches, Heyne, München 1994 (engl. Original: London 1992), pp. 249, 258, 389. 3-453-11768-9.
  4. ^ Palmer, Alan, Verfall und Untergang des Osmanischen Reiches, Heyne, München 1994 (engl. Original: London 1992), pp. 1-448, ISBN 3-453-11768-9, S. 249, 258 und 389
  5. ^ Van Bruinessen, Martin. Agha, Shaikh and State - The Social and Political Structures of Kurdistan 9 Mayıs 2015 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.. London: Zed Books, 1992, p. 185. Van Bruinessen mentions the "occasional" recruiting of a Turkish tribe (the Qarapapakh)
  6. ^ Shaw, Stanford J. & Ezel Kural Shaw, Reform, Revolution, and Republic: The Rise of Modern Turkey, 1808-1975, in: Shaw, Stanford Jay, History of the Ottomoman Empire and Modern Turkey, 2, pp. I-XXV + 1-518, Cambridge University Press, Cambridge et al. 1977, ISBN 0-521-21449-1 + ISBN 0-521-29166-6, S. 246
  7. ^ Öhrig, Bruno, Meinungen und Materialien zur Geschichte der Karakeçili Anatoliens, in: Matthias S. Laubscher (Ed.), Münchener Ethnologische Abhandlungen, 20, Akademischer Verlag, München 1998 (Edition Anacon), zugleich Inaugural-Dissertation zur Erlangung des Doktorgrades der Philosophie an der Ludwig-Maximilians-Universität zu München, München 1996, 1-355 + 2 S., ISBN 3-932965-10-8, S. 36, u. a. mit Verweis auf Ş. Beysanoğlu, Ziya Gökalp´in İlk Yazı Hayatı - 1894-1909, Istanbul 1956, S. 164-168
  8. ^ M.S. Lazarev, Kürdistan ve Kürt Sorunu sy. 151
  9. ^ Nihat Gültepe, Hayat Tarih Mecmuası, Temmuz 1976 sy. 48
  10. ^ Türkiye'de İstihbaratçılık ve Mit, Erdal Şimşek, sy 56
  11. ^ Türkiye'de İstihbaratçılık ve Mit, Erdal Şimşek, sy 57
  12. ^ Türkiye'de İstihbaratçılık ve Mit, Erdal Şimşek, sy 59

İlgili Araştırma Makaleleri

Mihrali Bey (1844-1905), hayat öyküsü Borçalı edebi geleneklerinin önemli ürünlerinden biri olan Mihrali Bey Destanı 'na konu olmuş Karapapak kökenli bir halk kahramanı.

<span class="mw-page-title-main">Koçgiri İsyanı</span> Türk Kurtuluş Savaşı sırasında çıkmış bir isyan

Koçgiri İsyanı, Şubat 1921'de Sivas'ın doğusunda bulunan ve ezici çoğunluğun militan olduğu Koçgiri bölgesinde başlayan bir Kürt ayaklanmasıydı. İsyan Alevi-Kürt topluluğu olan ve Sivas'ın doğusunda ikamet eden Koçgiri aşireti tarafından çıkarıldı. Aşiret liderlerinin Kürdistan Teali Cemiyeti ile yakın ilişkileri vardı. İsyan, Haziran 1921'de bastırıldı.

<span class="mw-page-title-main">Kafkasya Cephesi</span> Osmanlı Cephesi

Kafkasya Cephesi, I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı İmparatorluğu'nun 2. ve 3. orduları ile Rus İmparatorluğu Kafkas Ordusu'nun karşı karşıya geldikleri cephe. Kafkasya Cephesi, savaş sırasında Doğu Anadolu Bölgesi içlerine kadar genişlemiş, Trabzon, Bitlis, Muş ve Van şehirlerine kadar yayılmıştır. Kara harbi, Karadeniz Bölgesinde bulunan Osmanlı İmparatorluğu deniz gücü ve Rus donanması tarafından desteklenmiştir.

<span class="mw-page-title-main">3. Ordu (Osmanlı İmparatorluğu)</span>

3. Ordu Osmanlı Ordusu komutasındaki ordulardan biridir. Başlangıçta Balkanlar'da kurulmuş ve daha sonra Osmanlı Devleti'nin Kuzey ve Doğu kısımlarını savunmuştur. Balkanlar'da olduğu sürede İkinci Meşrutiyet'i desteklemiş ve bu hareketin askeri kuvvetlerinin çekirdeğini oluşturmuştur. Başlangıçta Ordu merkezi Selanik'ti. I. Dünya Savaşı ile Erzurum Kalesi'ne taşındı. Karargahı önce Erzurum sonra Suşehri ve en sonunda Sivas yakınlarına taşındı. Ünlü subaylarının arasında Enver Paşa ve Mustafa Kemal Atatürk vardır.

Serdarabad Muharebesi, 21 Mayıs-29 Mayıs 1918 tarihinde Ermeni düzenli ordusu, Ermeni milisi ve Osmanlı ordusunun karşılaştığı savaştır. Serdarabad Anıtı bu savaş anısına dikilmiştir.

<span class="mw-page-title-main">İran Cephesi</span>

İran Cephesi veya İran'ın İşgali ya da Osmanlı'nın İran ile yaptığı son savaş olan 1914-18 Osmanlı-İran Savaşı, Osmanlı, Britanya ve Rusya ve Kaçar Devleti'nin arasında Kuzey Azerbaycan'da yaşanan bir dizi askeri çatışmadır. Cephenin, İran için yıkıcı olduğu aşikârdı. Çatışmalarda, İngiliz ve Rus faaliyetlerinin etkisiyle 1917-1919 yılları arasında yaşanan İran kıtlığı nedeniyle 2 milyondan fazla İranlı sivil öldü. Kaçar hükûmetinin I. Dünya Savaşı ve sonrasında ülkenin egemenliğini koruyamaması, 1921'de bir darbeyle Rıza Şah Pehlevi'nin ülkenin başına geçmesine ön ayak oldu.

Şadıllı Aşireti Türkiye'nin Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu, Akdeniz bölgelerinde, İran ve Azerbaycan'da mensupları bulunan, Kürt asıllı bir aşirettir. Bazı araştırmacılar ise Türk kökenli olduğu iddiasında bulunmuştur.

Milli aşireti, Türkiye'nin büyük Kürt aşiretlerinden birisidir. Milli aşiretinin daha yaygın olarak kullanılan adları Milan, Millayi, Milanlu, Milanli gibi isimlerdir.

<span class="mw-page-title-main">Cibranlı Halid Bey</span> Kürt siyasetçi

Miralay Cibranlı Halid Bey, Osmanlı Devleti ve Türkiye'nin subayı. Kürt İstiklal Komitesine başkanlık ettiği ileri sürülmektedir.

<span class="mw-page-title-main">Bedirhan Bey</span> Kürt lider

Bedirhan Bey, Botan Emiri.

Karakeçili aşireti, Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensup olan ve 1071'deki Malazgirt Meydan Muharebesi'nin ardından günümüzdeki Türkiye topraklarına yerleşen aşiret. Günümüzde, İç ve Batı Anadolu ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaşmışlardır.

<span class="mw-page-title-main">Ali Galip Olayı</span> Sadrazam Damat Ferit Paşa hükûmetinin gerçekleştirdiği girişim

Ali Galip Olayı, Sadrazam Damat Ferit Paşa hükûmetinin, Elazığ Valisi Ali Galip Bey'in önderliğinde Sivas Kongresi'nin yapılmasını engellemeye ve Mustafa Kemal Paşa'yı ortadan kaldırmaya, Heyet-i Temsiliye ve Millî Mücadeleyi durdurmaya çalıştığı girişim.

<span class="mw-page-title-main">Alişir</span> Kürt Aşiret Lideri

Alişir veya Alişer Zaza asıllı halk ozanı. Alişanzade Mustafa Paşa'nın katibi oldu. Mustafa Paşa'nın ölümünden sonra oğlu olan; Koçgiri aşireti reisi ve Kürt Teali Cemiyeti üyesi olan Alişan Bey'in vasi tayin edildi. Daha sonra Alişan Bey ile beraber Koçgiri İsyanı’nın tertipleyicileri arasında yer almıştır. İlerleyen yıllarda, Seyid Rıza'ya Dersim İsyanı'nda destek vermiş, isyancılara liderlik yapmıştır. İsyan devam ederken, 9 Temmuz 1937'de bölgede yaşayan kendi halkı tarafından karısıyla beraber öldürülmüştür.

<span class="mw-page-title-main">Türk Kurtuluş Savaşı El-Cezire Cephesi</span>

Osmanlı İmparatorluğu, I. Dünya Savaşı'ndan ayrıldıktan sonra İngilizler ilk iş olarak Musul Vilayeti'ni işgal etti. Mondros Ateşkes Antlaşması'na bile aykırı olarak işgal edilen Musul Vilayeti'ni tekrar elde edebilmek için çeşitli planlar tatbik edildi. Zaten bölge ahâlîsinin çoğunluğunun Türk ve Kürtlerden müteşekkil olması, Anadolu Türkleri ile kültürel bağların kurulmasında kolaylık sağlamıştı. Hem bölge insanının ayaklanmaları hem de Özdemir Bey'in komutanlık ettiği Derbent Muharebesi cephedeki önemli gelişmelerdendir.

Yeniköy Antlaşması, 8 Şubat 1914 tarihinde Osmanlı İmparatorluğu ve Rus İmparatorluğu arasında imzalanmış bir düzenleme antlaşmasıdır. Bu mukavele, Gulkeviç ve Said Halim arasında 8 Şubat 1914 tarihinde İstanbul'da imza edilmiştir. Bu antlaşmayla Osmanlı doğudaki Ermeni illerinin yönetimini fiilen yabancı müfettişlerin idaresine bırakmıştır. Osmanlı'nın I. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından 31 Aralık 1914'te yayınlanan bir fermanla müfettişlikler lâğvedilmiştir. Antlaşma Baskın Oran'a göre Ermeni Kırımı'nın en önemli sebebidir.

<span class="mw-page-title-main">Ermeni-Kürt ilişkileri</span> Irklararası tarihsel ilişki

Ermeni-Kürt ilişkileri, Kürtler ve Ermeniler arasındaki tarihsel ilişkileri kapsamaktadır.

<span class="mw-page-title-main">Birinci Sason İsyanı</span> Ermenilerin, 1894 yılı içerisinde Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine karşı başlattığı ayaklanma olayı

Birinci Sason İsyanı, 1894 Sason İsyanı veya Talori İsyanı, 1894 senesinde Sason'da gerçekleşen Ermeni isyanını ifade eder. Sason günümüzde Batman iline bağlı bir ilçe olmakla beraber Diyarbakır ile Muş arasında kalan dağlık bir bölgedir. İsyan birçok eserde "Sason isyanı" olarak anılsa dahi bazı kaynaklarda "Talori İsyanı" olarak da geçmektedir. Bazı kaynaklarda Talori İsyanı denmesinin sebebi isyanın Sason'a bağlı Talori vadisinde başlamasından ötürüdür. Talori Vadisi ise Sason ile Muş arasında dağlarla çevrili geniş bir vadidir. Ayrıca bu vadi Silvan'lı Bekran aşireti'nin yaz aylarında yayla olarak kullandığı bir yerleşim yeridir. 1875 yıllarında bölgede üç Ermeni köyü mevcutken zamanla köy sayısı on dörde çıkmış ve bölgede Ermeni nüfusunda hızlı bir artış yaşanmıştır. Hızla artan Ermeni nüfusu, Bekranlılar'ın bölgeden çıkmasını istiyor ve bölge aşiretleri ile manastır rahiplerinin desteklerini alarak kendilerinden şikayetçi oluyorlardı.Nitekim bölgede Ermeniler ile Kürtler arasında uzun süredir bir ihtilaf sürüyordu. Ermeniler emniyetlerini sağlamak adına Kürtler'e her yıl vermeleri gereken geleneksel haracı aşiret reislerine vermiyor ve Kürt aşiretlerine karşı direniyorlardı. Osmanlı Devleti ise Kürt aşiretlerini bir Ermeni kalesi olarak görülen Sason'a yönlendirerek direnen Ermenileri kontrol altında tutmak istemekteydi. Bunun üzerine İstanbul Kumkapı Olayın'dan sonra olayın sorumlularından Mihran Damadyan 1891 senesinde Sason'a gelerek yerli Ermeni halkı örgütlemeye yönelik girişimlerde bulunmuştur. "Damadyan Çetesi" adıyla Sason dahilinde kurulan çete Sason'da yaşayan Kürtler'e yönelik saldırılar düzenlemiştir. Çete lideri Damadyan'ın yakalanmasının ardından 1894'te Ermeni Taşnak örgütü, Sason halkının kendilerini Hamidiye tasfiyelerine karşı savunmasına yardımcı olmak için yerel nüfusa silah sağlayarak bölgedeki gerginliklerden yararlanmış ve Talori vadisinde birinci Sason isyanını başlatmıştır. Ardından Damadyan'ın yakalanması üzerine isyancılar Hınçak cemiyeti üyesi olan Hamparsun Boyacıyan önderliğinde, Sason Talori'de kanlı eylemler gerçekleştirmiş ve Hınçaklar, Zadyan ile Behran aşiretlerine saldırarak yağmacılığa başlamışlardır. Boyacıyan'ın Sason bölgesinde halkı kışkırtarak yaptığı propagandalara dair II.Uluslararası Türk-Ermeni İlişkileri ve Büyük güçler sempozyumunda şu ifadeler yer almıştır:

<span class="mw-page-title-main">Van İsyanı (1896)</span> Ermenilerin, 1896 yılı içerisinde Osmanlı İmparatorluğu egemenliğine karşı Van bölgesinde başlattığı ayaklanma olayı

Van İsyanı, 1895 senesinin sonlarına doğru Ermeni komiteciler'in Kafkasya ile İran'dan Doğu Anadolu bölgesine yüklü miktarlarda silah ve cephanelik taşıyarak Van bölgesinde çıkardıkları isyanı ifade eder.

Mahmudi Beyliği, Hoşap'ta hüküm sürmüş Mahmudi aşiretinin kurmuş olduğu Kürt beyliktir. Mahmudi aşiretinin bölgeye nereden geldiği hakkında ihtilaflı bilgiler mevcuttur. Şerefname'de, Karakoyunlular döneminde Kara Yusuf tarafından Şam'dan veyahut Azerbaycan'dan bölgeye getirildikleri yönünde bilgiler yer almaktadır. Ayrıca Mahmudi aşireti reisi Mahmud Ağa'nın Cizre'den, Azerbaycan'a gittikleri ifade edilmiştir.